İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID © 2023 CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞI YAYINLARI © 2023 PUBLICATIONS BY PRESIDENCY’S DIRECTORATE OF COMMUNICATIONS İletişim / Contact Kızılırmak Mahallesi Mevlana Bulv. No:144 Çukurambar Ankara/TÜRKİYE T +90 312 590 20 00 | webinfo@iletisim.gov.tr Prestij Grafik Rek. ve Mat. San. ve Tic. Ltd. Şti. T +90 212 489 40 63, İstanbul Matbaa Sertifika No: 45590 Baskı / Print Yayın Sertifikası No: 45482 / Publication Certificate No: 45482 1. Baskı, İstanbul – 2023 / 1st edition, İstanbul – 2023 ISBN: 978-625-7377-71-3 İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Ön Söz Prof. Dr. Fahrettin Altun 13 Foreword Prof. Fahrettin Altun 259 Takdim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 09 Preface President Recep Tayyip Erdoğan 255 01. Geçmişten Günümüze Mültecilere Kucak Açan Türkiye 15 Türkiye’s Outlook On Refugees: Hıstorıcal Process 263 02. Türkiye’nin Mültecilere Yaklaşımı 25 Türkiye’s Approach To Refugees 273 03. Mülteci Krizine Diğer Ülkelerin Yaklaşımı 109 The Approach Of Other Countrıes To The Refugee Crısıs 357 04. Suriyeliler İçin Bir Umut Var: Güvenli Bölge 239 There Is Hope For Syrıans: Safe Zone 385 İ Ç İ N D E K İ L E R C O N T E N T S İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID “TÜRKİYE DÜNYADA EN FAZLA MÜLTECİYE EV SAHİPLİĞİ YAPAN ÜLKEDİR.” A daletsizlik, eşitsizlik ve belirsizliklerin arttığı ve jeopo- litik mücadelelerin yeniden ön plana çıktığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu koşullarda uluslararası örgütlerin çağımı- zın sorunlarına etkin yanıtlar bulmakta zorlanması ve evrensel değerlerin erozyona uğraması yeni arayışlar ile çıkar çatış- malarını da beraberinde getiriyor. Böyle bir ortamda Türkiye, “Dünya Beşten Büyüktür” şiarı ve “Daha Adil bir Dünya Mümkün” anlayışıyla hakkaniyetli bir dünya inşa edilmesi için mücadele ediyor. T A K D İ M Ülkemiz kapsayıcı, şeffaf ve hesap verebilir bir küresel yönetişim sis- temi tesis edilmesi için çaba sarf ederken, krizlerle çevrili bir coğraf- yada tarihi sorumlulukları çerçevesinde sahada ve masada etkin bir varlık gösteriyor. Türkiye olarak; devletimizin ve milletimizin menfaatlerini korurken, mazlumlara ve ihtiyaç sahiplerine sırtımızı dönmedik. Müşfik bir güç olarak konumlanan ülkemizin çabalarının odağına insanı koy- duk. İnsanı odakta gören devlet geleneğimiz, kalkınma ve insani yar- dımlar alanına da yansıdı. Milli gelire oranla kişi başına düşen insani harcama miktarına göre dünyanın en cömert ülkesi olan Türkiye aynı zamanda, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak da öne çıkıyor. Devle- timiz kendi ülkelerindeki yıkımdan kaçmak zorunda kalan 3,6 mil- yona yakını geçici koruma altındaki Suriyeli olmak üzere, toplam 4 milyonu aşkın yerinden edilmiş kişiyi misafir ediyor. Suriyelilere her türlü hizmet ve yardımı sağlamak için bugüne kadar 40 milyar ABD Doları’nın üzerinde harcama yapılmasının yanı sıra, gönüllü ve onur- lu bir şekilde Suriye’ye geri dönüşleri teşvik eden Türkiye’nin çaba- ları sayesinde yüzbinlerce Suriyeli evlerine geri döndü ve dönmeye devam ediyor. Türkiye’nin yürüttüğü dış yardım faaliyetlerinde insanilik ve has- sasiyet noktasında gösterilen özene binaen tarihin ilk Dünya İnsani Zirvesi (DİZ) 23-24 Mayıs 2016 tarihlerinde BM bünyesinde İstan- bul’da gerçekleştirildi. İnsani yardımlar konusunda Türkiye’nin kü- resel konumunu tasdik ve teyit eden bu zirveye180 ülkeden 55 Devlet veya Hükümet Başkanı, 60’ın üzerinde Bakan ve 40’tan fazla ulusla- rarası örgütten üst düzeyde katılım sağlandı. Toplam 6.000 katılım- cının yer aldığı zirve, tek seferde en fazla ülkenin katılım sağladığı New York dışında düzenlenen en büyük BM Zirvesi olma özelliğini de taşıyor. Türkiye olarak yardım elimizi din, dil, renk, bölge ayrımı gözetmek- sizin Myanmar’dan, Somali’ye, Yemen’den Afganistan’a, Irak’tan, Ukrayna’ya kadar dünyanın dört bir yanına ulaştırdık, dünya siya- setinde dillendirilmeyen, sümen altı edilen konuları uluslararası ka- muoyunun vicdanı olarak gündeme getirdik. Savaşların sona ermesi, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözümü için arabuluculuk girişim- lerinde bulunduk. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümüne yaklaştığı- mız bu dönemde; savaşlar, iklim değişikliği, salgın hastalıklar, ener- ji ve gıda güvenliği, terörizm, ırkçılık ve İslam karşıtlığı gibi küresel planda etkiler yaratan günümüz sorunlarının çözümüne yönelik ça- balarımızla insani yardımda “Türkiye Modeli”ni oluşturduk. Göster- diğimiz gayretin yalnızca yurtta barış ve refahın standartlarını yük- seltmekle kalmayıp, aynı zamanda Türkiye’nin kendi coğrafyasına ve ötesine yaptığı katkıları da güçlendireceğine ve insanlığın ortak hedeflerine fayda sağlayacağına inanıyoruz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız tarafından hazırlanan “İnsani Yardımda Türkiye Modeli” kitabının da milletimizin alice- naplığını ve ülkemizin bu alanda dünya için teşkil ettiği emsali vur- gulayan bir eser olacağını ümit ediyorum. TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÖN SÖZ | 13 T ürkiye, stratejik coğrafi konumu nedeniyle, tarih boyun- ca farklı nedenlerle gelişen göç dalgalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Zamanı geri sardığımızda Osmanlı İmparator- luğu’na sığınma olarak değerlendirilebilecek ilk nüfus ha- reketinin Yahudi göçü olduğunu görürüz. Ayrıca, Avusturya-Macaris- tan İmparatorluğu’nun dağılması sonrası Macar ve Lehler, Kırım’dan kaçan Çerkez ve Tatarlar ile Rusya’da gerçekleşen Bolşevik İhtilali sonrası Rus, Rum ve Ermeniler Osmanlı İmparatorluğu’na sığınmış ve himaye edilmişlerdir. Dolayısıyla Türkiye, sadece Cumhuriyet döne- minde değil; Cumhuriyet öncesinde de yaşanan göçlerle çeşitli defalar sığınılacak bir liman olma özelliği taşımıştır. Bugün Türkiye’de yaklaşık olarak 4 milyon mülteci barınmaktadır. Mültecilerin 3,6 milyonu Suriyelilerden oluşurken, geri kalanı sırasıy- la Afganistan, Irak, İran, Somali ve diğer ülkelerden gelenlerden oluş- maktadır. Elinizdeki kitap; başta Suriyeli mülteciler olmak üzere tüm yönleriyle Türkiye’nin mültecilere bakış açısını, yaptığı çalışmaları, uluslararası yaklaşımı, dünyanın mültecilere bakış açısını ve son olarak başta Su- riyeliler olmak üzere tüm mültecilere yönelik Türkiye’nin önerilerini ele alan bir çalışmanın ürünüdür. Türkiye’nin Cumhuriyet öncesi ve sonrasında karşılaştığı göç dalga- larının detaylarını okuyarak başlayacağınız bu çalışma, Suriyeli mül- Ö N S Ö Z 14 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ tecilere yönelik eğitim, sağlık, barınma, istihdam, insani yardım ve diğer birçok başlıkta bugüne kadar yapılanları verilerle ve görsellerle ortaya koymaktadır. Elbette sadece sınırlarımız içerisinde değil, Türkiye’nin güvenli hale getirdiği Suriye topraklarında da okul, hastane ve diğer gündelik ih- tiyaçlar için nasıl çalışmalar yaptığını, bu bölgelere hem Türkiye’den hem dünyanın farklı ülkelerinden dönen yüz binlerce Suriyelinin hu- zur içerisinde nasıl yaşadıklarını şahit olacaksınız. Çalışmanın bir diğer bölümünde Türkiye’nin mülteciler politikası- nın sadece kendi sınırları ve yakın coğrafyası ile sınırlı olmadığını Çad’dan Bangladeş’e, Myanmar’dan Uganda’ya, Lübnan’dan Ukray- na’ya kadar dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan mülteci krizlerin- de yine eğitimden sağlık hizmetlerine, temiz içme suyundan insani yardımlara kadar verdiği hizmetleri detaylarıyla inceleyebileceksiniz. Kitabın “mülteci krizine diğer ülkelerin yaklaşımı” bölümünde, 2022 sonu itibarıyla dünya genelinde 108.4 milyon yerinden edilmiş insa- nın Türkiye dışında, özellikle gelişmiş ülkelerde yaşadıkları zorluk- lara, karşılaştıkları kötü uygulamalara, mülteci kamplarına ve mül- tecilere yönelik zaman zaman ırkçılığa, yabancı düşmanlığına varan söylemlere tanık olacaksınız. Çalışmanın son bölümünde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdo- ğan’ın gerek BM Genel Kurulu’nda gerekse birçok uluslararası toplan- tıda dile getirdiği, Suriyeli mülteci meselesinde tüm dünyanın elini rahatlatacak, geçici değil kalıcı bir çözüm önerisi olan Suriye’nin ku- zeyinde güvenli bölge kurmaya yönelik Türkiye’nin hazırlamış olduğu projeyi tüm detaylarıyla görebileceksiniz. Mülteciler sadece Türkiye’nin değil, hepimizin, insanlığın ortak so- runu ve hepimizin doğru bir şekilde vermesi gereken sınav niteliğin- dedir. Sorumluluk hepimize aittir. Suriyeliler ve dünyadaki tüm mül- teciler için yeni bir umudu yeşertmek, yeni bir bakış açısını, yeni bir paradigmayı birlikte oluşturmak zorundayız. TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANI PROF. DR. FAHRETTİN ALTUN Geçmişten Günümüze Mültecilere Kucak Açan Türkiye 0 1 16 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MÜLTECİLERE KUCAK AÇAN TÜRKİYE | 17 1.1. Türkiye’nin Mültecilere Bakışı: Tarihsel Süreç Türkiye coğrafi ve stratejik konumu nedeniyle tarihsel süreçte farklı ne- denlerle göç dalgalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’na sığınma olarak değerlendirilebilecek ilk nüfus hareketi, Yahudi göçüdür. Avrupa’da din değiştirmeye zorlanan Yahudiler, krallıkların baskısından kaçarak, kitleler halinde Osmanlı topraklarına sığınmışlardır. Ayrıca, 1848 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun dağılması sonrası Macar ve Lehler, Kırım’dan kaçan 4 milyonu aşkın Çerkez ve Tatarlar ile Rusya’da gerçekleşen Bolşevik İhtilali (Ekim Devrimi) sonrası Rus, Rum ve Ermeniler Osmanlı İmpa- ratorluğu’na sığınmış ve himaye edilmişlerdir. Osmanlı döneminde gerçekleşen göç hareketleri, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da devam etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, Doğu Av- rupa’dan gelen soydaşlar ve Müslüman toplumlar için varış ülkesi; bazı göç hareketleri için geçiş ülkesi ve bölgesinde devam eden siyasi istikrar- sızlıklar nedeniyle hedef ülke haline gelmiştir. Cumhuriyet döneminde, Türkiye’ye yönelik göç hareketleri aşa- ğıdaki gibi özetlenebilir: 1922-1938 yılları arasında karşılıklı mübadele ile 384 bin göçmen Yu- nanistan’dan, 1923-1945 yılları arasında 800 bin kişi Balkanlardan, 1933-1945 yılları arasında 800 bin kişi Almanya’dan, 1988 yılında 52 bin kişi Irak’tan, 1989 yılında 345 bin kişi Bulgaristan’dan, Birinci Körfez Krizi ve Irak’a ABD müdahalesi nedeniyle 1991 yılında 51 bin kişi Irak’tan, 18 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 1992-1997 yılları arasında Eski Yugoslavya’daki iç savaş sürecinde 20 bin kişi, 1999 yılında meydana gelen iç karışıklıklar sebebiyle 17 bin 746 kişi Kosova’dan, Türkiye’ye göç etmiştir. Son olarak 2011 yılında Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle 3,6 milyon- dan fazla Suriyeli Türkiye’ye göç etmiştir. Suriyeli misafirler “geçici koru- ma statüsü” ile yaşamlarını Türkiye’de sürdürmeye devam etmektedir. 1.2. Hukuksal Ve Kurumsal Değişim Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası Türkiye’ye doğru yaşanan göç hareketi, Türkiye’nin göç politikası ve yönetiminde bir kırılma nokta- sı olmuştur. Türkiye’nin Suriyelilere yönelik açık kapı politikası izlemesi, Türkiye’nin göç yönetiminde hukuksal ve kurumsal boyutlarıyla önemli değişikliklere yol açmıştır. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarından Suriye iç savaşına kadar geçen dönemde; Türkiye’de yabancıların Türkiye’ye girişleri, kabulleri, vatan- daşlığa alınmaları, ikâmet, iskân, çalışma ve sınır dışı edilmeleri çeşitli kanunlarla düzenlenmiştir. 1934 tarihli ve 2510 sayılı İskân Kanunu; 1928 tarihli ve 1312 sayılı Vatandaşlık Kanunu; 1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasa- port Kanunu ve 1950 tarihli 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun söz konusu kanunlara örnek olarak gös- terilebilir. Türkiye’deki iltica ve sığınma işlemlerinde; İkinci Dünya Savaşı’ndan son- ra Avrupa’da ortaya çıkan mülteci sorununu çözmeye yönelik olarak 1951 yılında imzalanan “Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme” (Ce- nevre Sözleşmesi) Türkiye’deki mevzuatın en önemli dayanağı olmuştur. 1961 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanan Cenevre Sözleş- mesiyle Türkiye, yalnızca Avrupa’dan gelerek iltica etmek isteyen yaban- cıları sözleşme kapsamında mülteci olarak kabul edeceğini belirtmiştir. 1951 Cenevre Sözleşmesi iltica ve sığınma konularında temel teşkil etse de 1980’li yılların sonu ve 1990’lı yılların başında komşu ülkelerde mey- dana gelen çatışmalar sebebiyle toplu olarak Türkiye’ye koruma ihtiyacı olan kişilerin gelmesi bir yönetmelik hazırlanmasına neden olmuştur. Bu yıllarda Türkiye’ye gelen sığınmacıların statülerinin belirlenmesi ve ulus- GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MÜLTECİLERE KUCAK AÇAN TÜRKİYE | 19 lararası standartlarda bir koruma sağlanabilmesi için 1994 yılında “Tür- kiye’ye İltica Eden veya Başka Bir Ülkeye İltica Etmek Üzere Türkiye’den İkamet İzni Talep Eden Münferit Yabancılar ile Topluca Sığınma Amacıy- la Sınırlarımıza Gelen Yabancılara ve Olabilecek Nüfus Hareketlerine Uy- gulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” yürürlüğe konulmuş- tur. Bu yönetmelik ile Avrupa dışından gelen kişilere geçici sığınma hakkı verilmiştir. Türkiye’nin 1999 Helsinki Zirvesi’nde Avrupa Birliği (AB)’ne aday ülke statüsü elde etmesiyle, Türkiye’nin göç politikası ve yönetimi üzerinde AB’nin etkisi de hissedilmeye başlamıştır. Bu bağlamda, AB ile ilk Katılım Ortaklığı Belgesi’nin imzalandığı 2001 yılından itibaren göç politikası ve müktesebatına uyum süreci yaşanmıştır. Bu çerçevede, özellikle 2005 yı- lında kabul edilen “İltica ve Göç Ulusal Eylem Planı” önem arz etmektedir. 20 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde, öncelikle 2008 yılında İçişleri Ba- kanlığı bünyesinde “Göç ve İltica Bürosu” kurulmuştur. Göç ve İltica Bü- rosu koordinasyonunda katılımcı bir yaklaşımla “Yabancılar ve Uluslara- rası Koruma Kanunu Taslağı” hazırlanmıştır. Bu kanun taslağı 4 Nisan 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiş ve 11 Nisan 2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Ardından İçişleri Bakanlığına bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuştur. 29 Ekim 2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 85 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Genel Müdürlüğün statüsü Başkanlık olarak değiştiril- miştir. Dolayısıyla, özellikle son dönemde Türkiye’ye yönelik göç hareket- lerinin artması, izlenen politikaları etkilemiş ve göç yönetiminin kurum- sallaşması yönünde önemli adımlar atılmasına yol açmıştır. 1.3. İstatistiklerle Türkiye’de Mülteciler Türkiye’de yaklaşık 4 milyon mülteci bulunmaktadır. Aşağıdaki grafikte Türkiye’deki mültecilerin uyruklarına göre dağılımı gösterilmektedir. 143.339 19.888 4.680 8.946 Irak İran Ukrayna Diğer Uyruklar Önemli Rakamlar 4 Milyon Mültecinin Uyruklarına Göre Dağılımı (21.07.2022 verisi) Suriye Afganistan 145.704 3.6 Milyon GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MÜLTECİLERE KUCAK AÇAN TÜRKİYE | 21 *22/06/2023 itibarıyla Türkiye’deki mültecilerin çok büyük bir kısmını geçici koruma altındaki Suriyeliler oluşturmaktadır. Yukarıdaki grafik, 2011 yılından itibaren yıl- lara göre geçici koruma kapsamındaki Suriyelilere ilişkin dağılımı göster- mektedir. Grafikten de anlaşılacağı üzere, geçici koruma kapsamındaki Suriyeli sayısı 2013-2014 yılları arasında ciddi bir sıçrama yaparak yakla- şık 225 binden 1.5 milyonun üzerine çıkmıştır. 22 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Türkiye’de bulunan Suriyelilerin sayısının Türkiye nüfusuna oranı %4.13’tür. Bunların büyük çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturmak- tadır. *22/06/2023 itibarıyla Ayrıca, 2022 yılında yasa dışı yollardan sınırları geçmek isteyen toplam 24.480 göçmen Türk karasularında yakalanmıştır. Yine, 2022 yılı Türk karasularında 790 yakalama vakası gerçekleşmiştir. GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MÜLTECİLERE KUCAK AÇAN TÜRKİYE | 23 *22/06/2023 itibarıyla Türkiye bir yandan milyonlarca mülteciye kapılarını sonuna kadar açıp ev sahipliği yaparken diğer yandan düzensiz göçe karşı çok ciddi bir mü- cadele vermektedir. Bu bağlamda, Türkiye’de 2023 yılında (15.06.2023 iti- barıyla), çoğunluğu Afganistan, Suriye, Pakistan, Türkmenistan, Bangla- deş, Filistin, Yemen, Özbekistan, Fas ve Irak uyruklu olmak üzere toplam 71 bin 780 düzensiz göçmen yakalanmıştır. Türkiye’nin Mültecilere Yaklaşımı 0 2 TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 27 2.1. Türkiye’nin Suriyelilere Ev Sahipliği 2.1.1. Büyük Bir Göç Hareketi Olarak Suriyelilerin Yer Değiştirmesi Tunus ve Mısır’da başlayan ve “Arap Baharı” olarak adlandırılan değişim rüzgârı, 2011 yılının başında Suriye’yi de derinden etkilemiştir. İlk olarak Deraa’da meydana gelen gösteriler, 16 Mart 2011 tarihinden itibaren ülke geneline yayılmış ve kontrolden çıkan olaylar sonucunda Suriye kendisini bir iç savaşın içinde bulmuştur. Suriye’deki savaştan kaçarak diğer ülke- lere sığınmak zorunda kalan Suriyelilerin yaratmış olduğu göç dalgası II. Dünya Savaşı sonrasında dünya tarihinin gördüğü en büyük göç dalga- sıdır. Suriye’deki gelişmeler sonucunda yaşanan göç dalgası ve yarattığı insanlık krizi 11’inci yılını doldururken hala çözüme kavuşmamıştır. Bu kriz nedeniyle; ilk olarak 29 Nisan 2011 tarihinde 252 kişilik Suriyeli kafilenin ülkemize giriş yapmasının ardından Türkiye, 2015’ten bu yana dünyada en fazla “mülteci” barındıran ülke konumuna gelmiştir. Türki- ye, Suriye İç Savaşı’nın neden olduğu “göç dalgası”nın ardından politika olarak “Açık Kapı Politikası” uygulanacağını açıklamıştır. Ayrıca, Türki- ye’deki Suriyeliler “Geçici Koruma Rejimi” (Temporary Protection Regi- me) kapsamına alınmış, “Geri Göndermeme” (Non- Refoulment Princip- le) ilkesi benimsenmiştir. Mevcut durum itibarıyla, Türkiye Suriye’den kaçmak durumunda kalan yaklaşık 6.7 milyon kişinin (BMMYK 31.12.2021 tarihli verisi) neredeyse üçte ikisini tek başına misafir etmektedir. Göç İdaresi Başkanlığının ve- rilerine göre; 22.06.2023 tarihi itibarıyla Türkiye’de “Geçici Koruma” kap- samında bulunan Suriyelilerin sayısı 3.334.092’dir. Bu sayının yanı sıra Türkiye’de ‘ön kayıt’ altına alınmış, ancak henüz “geçici koruma” kapsa- mında bulunmayan Suriyeliler de bulunmaktadır. 28 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Sadece geçici koruma kapsamında olan Suriyelilerin sayısı bile yaklaşık 85,3 milyon olan Türkiye nüfusunun %3.9’una tekabül etmektedir. Diğer ifadeyle, Geçici Koruma kapsamındaki Suriyelilerin sayısı, aralarında Ermenistan, Katar, Bahreyn, Moğolistan, Cibuti, Slovenya, Makedonya, Litvanya, Letonya, Estonya, Lüksemburg, Malta ve İzlanda’nın da bulun- duğu birçok ülkenin nüfusundan daha fazladır. 29 Nisan 2011 tarihinden itibaren 2022 Temmuz ayına kadar Türkiye, Su- riyeliler için 40 milyar Dolar harcama yapmıştır. Milyonlarca Suriyelinin varlığı, Türkiye’de toplumsal, ekonomik, siyasi ve güvenlikle ilgili alanlar- da etkisini göstermiştir. Bu sürecin sağlıklı yönetilmesi için ülkemiz tek başına olağanüstü fedakârlıklar yapmaktadır. II. Dünya savaşından sonra dünya tarihinin gördüğü en büyük insanlık krizi karşısında sorumluluk Türkiye’nin kaldıramayacağı kadar büyük olup, tüm uluslararası toplumun omuzlarındadır. Daha da önemlisi; Su- riye’de barışın sağlanmasına ve Suriyelilerin evlerine geri dönebilmeleri TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 29 konusundaki çabalarımıza ve tüm uluslararası toplumun desteği çok bü- yük önem arz etmektedir. 2.1.2. Türkiye’nin Suriyelilere Yönelik Hizmetleri Türkiye’nin 911 km kara sınırına sahip olduğu Suriye’nin içinde bulun- duğu çatışma ortamı, bugüne kadar çok sayıda masum insanın hayatı- na mal olmuş ve milyonlarca Suriyelinin yaşadıkları topraklardan ülke içinde başka bölgelere ya da Türkiye dâhil diğer ülkelere göç etmesine yol açmıştır. Bu durum, Türkiye’yi çeşitli sınamalarla karşı karşıya bı- rakmıştır. Ülkemiz, hayatlarını kurtarmak için kendisine sığınan herke- se sahip çıkmayı insani bir görev olarak telakki etmektedir. Türkiye gerek ulusal sınırları içerisinde gerekse Suriye topraklarında bu trajediden etkilenen ihtiyaç sahiplerine yardım için tüm imkânlarını seferber etmektedir. Suriyelilerin barınma, eğitim, sağlık ve benzeri so- runlarının çözümü için yoğun çaba göstermektedir. 30 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.1.2.1. Türkiye Sınırları İçerisinde Yürütülen Hizmetler 2.1.2.1.1. Barınma Türkiye, sınırlarına gelen Suriyeliler için Açık Kapı Politikası uygulamış ve rızası dışında kimsenin geri gönderilmemesi ilkesi çerçevesinde hare- ket etmiştir. Suriye vatandaşlarının kitlesel olarak ve yoğun bir biçimde sınır noktalarımıza gelmeleri nedeniyle, öncelikle kendilerine “geçici ko- ruma” sağlanmış ve bu kişiler Çadır Kent, Konteyner Kent ve ülke gene- linde barındırılmak suretiyle koruma altına alınmıştır. Türkiye’nin Suriyeliler için tesis ettiği modern barınma merkezlerinde tüm fiziki ve sosyal imkânlar bulunmaktadır. Bu merkezlerde Suriyeli- lerin temizlik, güvenlik, altyapı, barınma, ayni yardım, teknik hizmetler, itfaiye, çamaşırhane, sağlık, psiko-sosyal destek, eğitim, mesleki kurs, sosyal ve dini hizmetler, tercümanlık gibi ihtiyaçları tamamen ücretsiz olarak karşılanmaktadır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 31 2.1.2.1.1.1. Geçici Barınma Merkezlerinde Yaşayan Suriyeliler Hâli hazırda 5 ilde bulunan 7 geçici barınma merkezinde 65 bin 636 Su- riyeli bulunmaktadır. Geçici barınma merkezlerindeki yabancılara hem AFAD Kart hem Kızılay Kart aracılığıyla destek sağlanmaktadır. 2019 yılının başında barınma merkezlerinde kayıtlı Suriyeli sayısı 143 bin 558 kişiyken, 22 Haziran 2023 tarihi itibariyle 77 bin 922 kişi azala- rak 65 bin 636 kişiye inmiştir. Verilere göre Türkiye’de bulunan Suriyeli- lerin yalnızca %1,97’si barınma merkezlerinde yaşamaktadır. *22/06/2023 itibarıyla 32 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.1.2.1.1.2. Şehirlerde Yaşayan Suriyeliler 22 Haziran 2023 tarihi itibariyle şehirlerde yaşayan Suriyeli sayısı 3 milyon 278 bin 456 kişidir. Türkiye’deki Suriyelilerin %98,3’ü şehirlerde yaşamaktadır. Suriyelilerin hangi şehirde yaşayacağı planlaması İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. KORUMA KAPSAMINDA BUL K DA Ma in STANBUL BURSA ANKARA KONYA ADANA HATAY FA x M 65.636 531.392 439.062 311.386 90.840 240.198 236.056 175.805 118.784 136.240 331.201 3 milyon 278 bin 456 3.334.092 TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 33 2.1.2.1.2. Eğitim Türkiye kitlesel göç hareketinin başladığı tarihten itibaren Suriyeli ço- cukların eğitim almalarına yönelik çalışmalar yürütmektedir. Bu bağ- lamda, Türkiye geçici koruma altındaki örgün eğitim çağında bulunan çocukların seviye ve denkliklerini belirleyerek, hızlıca eğitim öğretime başlamalarını sağlamıştır. Ayrıca geçici koruma altındaki yabancı öğ- rencilerin okula erişimlerini artırmak amacıyla geçici eğitim merkezleri kurmuştur. Suriyeli öğrencilerin Türkçeyi öğrenmeleri ve uyumlarını kolaylaştır- mak amacıyla 2016-2017 eğitim öğretim yılından itibaren anasınıfı, birinci, beşinci ve dokuzuncu sınıf öğrenciler devlet okullarına yönlen- dirilmiştir. Ayrıca 2016-2017 eğitim öğretim yılında geçici eğitim mer- kezleri müfredatlarına haftada 15 saat yoğun Türkçe dersi eklenmiş ve bu merkezlerin Türk eğitim sistemine geçiş merkezi olarak hizmet ver- mesi kararı alınmıştır. 34 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.1.2.1.2.1. Eğitime Erişimi Sağlanan Yabancı Uyruklu Öğrenciler Göç İdaresi Başkanlığının Haziran 2022 verilerine göre 1.455.959 eğitim çağında yabancı uyruklu öğrenci bulunmaktadır. 2022 Haziran itibarıy- la bu grubun 892.122 (%61,27) eğitim-öğretime dâhil edilmiştir. Bu öğ- rencilerin 693.738’i Suriyelidir. Ayrıca eğitim öğretime dâhil edilen öğ- rencilerin 700.229’si (%48,09) kız, 755.730’si (%51,01) erkek öğrencidir. 700.000 693.738 65.292 IRAK AZERBAYCAN MISIR RUSYA FEDERASYONU ÜRDÜN 34.936 9.3817 .207 5.1324 .885 3.3593 .087 3.045 600.000 500.000 400.000 300.000 200.000 100.000 0 2.1.2.1.2.2. Eğitime Erişimi Sağlanan Geçici Koruma Altındaki Suriyeli Öğrenciler Göç İdaresi Başkanlığının Haziran 2022 verilerine göre 1.455.959 olan Suriyeli eğitim çağındaki nüfusun 693.738’i (%58,95) eğitim-öğretime dahil edilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin okullara kayıt süreci devam etmek- tedir. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 35 Ülkemizde yaşayan Suriyelilerin Türk eğitim sistemine entegre edil- mesi politikası kapsamında 2016-2017 eğitim öğretim dönemi itibarıyla Suriyeli çocukların resmî okullara yönlendirilmesi kararı alınmıştır. Bu doğrultuda geçici koruma altındaki 644.672 (%99) öğrenci resmi okulla- rımızda Türkçe müfredatla eğitim görmektedir. Ayrıca 5.864 (%1) öğren- ci açık okullarda eğitim öğretim görmektedir. 2016-2017 eğitim öğretim döneminde alınan karar gereği yeni geçici eği- tim merkezlerinin açılması durdurulmuş ve kapatılma süreci başlamış- tır. Eylül 2017 verilerine göre 370 olan geçici eğitim merkezi sayısı 2019 yılında 23’e düşmüştür ve 2020 Haziran ayı itibariyle tamamen kapatıl- mıştır. Hali hazırda ülkemizde bulunan tüm yabancı uyruklu öğrenciler resmi okullara kayıt edilmektedir. Ülkemizde eğitim gören Suriyeli öğrencilerin cinsiyete göre oranına ba- kıldığında, kız ve erkek öğrenci sayılarının oldukça dengeli olduğu gö- rülmektedir. Cinsiyete göre toplam öğrenci sayıları incelendiğinde kız- ların oranı %49,13 (438.326) iken erkeklerin okullaşma oranının %50,87 (453.796) olduğu görülmektedir. 36 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2021 – 2022 eğitim öğretim yılı Kademelere Göre Okullaşan Yabancı Öğrenci Sayısı SINIF E Okul Kayıtlı Öğrenci YÖBİS Kayıtlı Öğrenci Toplam Eğitim Kademelerine Göre Çağ Nüfusu Toplam Kademelere Göre Toplam Çağ Nüfus Kademeye Göre Okullaşma Oranı Okul Öncesi (5 yaş) 49.414 9 49.423 49.423 129.113 129.113 %38,28 1. Sınıf (6 yaş ) 113.780 63 113.843 359.700 127.879 463.766 %77,56 2. Sınıf (7 yaş) 73.522 72 73.594 122.993 3. Sınıf (8 yaş) 80.792 61 80.853 103.581 4. Sınıf (9 yaş) 91.352 58 91.410 109.313 5. Sınıf (10 yaş) 89.158 40 89.198 305.342 107.454 381.275 %80,08 6. Sınıf (11 yaş) 76.251 45 76.296 101.910 7. Sınıf (12 yaş) 83.397 37 83.434 86.841 8. Sınıf (13 yaş) 56.391 23 56.414 85.070 9. Sınıf (14 yaş) 28.955 25 28.980 83.794 77.256 291.712 %33,98 10. Sınıf (15 yaş) 23.689 17 23.706 72.114 11. Sınıf (16 yaş ) 19.850 8 19.858 71.276 12. Sınıf (17 yaş) 11.239 11 11.250 71.066 Lise Hazırlık 24 0 24 24 HEP (A, B, C ve D) 0 7.476 7.476 7.476 Açık okullar 0 0 7.831 7.831 Toplam Öğrenci Sayısı 797.814 7.945 813.590 813.590 1.265.866 1.265.866 %64,27 TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 37 2.1.2.1.2.3. PIKTES Projesi Türkiye’deki Mülteciler için AB Mali Yardım Aracı (FRIT) kapsamında, doğrudan hibe yöntemiyle finanse edilen “Suriyeli Çocukların Türk Eği- tim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesi (PIKTES-I)” 3 Ekim 2016 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı ve AB Komisyonu arasında imzalanan sözleşmeyle uygulanmaya başlamıştır. PIKTES-I Projesi 23 ili kapsamıştır. PIKTES-I Projesinin ana faaliyetleri Türkçe Dil Eğitimi, Arapça Dil Eğitimi, Telafi Eğitimi, Destekleme Eğiti- mi, Taşıma Hizmeti, Kırtasiye, Ders Kitabı ve Giyim Yardımı, Farkında- lık Artırma Faaliyetleri, Eğitim Materyali Satın Alınması, Türkçe Dil Sı- nav Sistemi Geliştirilmesi, Rehberlik ve Danışmanlık Faaliyetleri, Okul ve Geçici Eğitim Merkezlerine (GEM) Güvenlik ve Temizlik Personelinin Sağlanması, Eğitim Ekipmanlarının Sağlanması, Öğretmen Eğitimleri, İdari ve Diğer Personel Eğitimleri, İzleme ve Değerlendirme’dir. Projenin başlangıç raporunda gerçekleştirilmesi taahhüt edilen tüm fa- aliyetler için belirlenen tüm göstergelere tam anlamıyla ulaşılmış ve 3 Temmuz 2019 tarihinde proje sona ermiştir. 38 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ PIKTES-I Projesinin ardından Avrupa Komisyonu tarafından 24 Tem- muz 2018’de resmi olarak yayınlanan ‘Komisyon Uygulama Kararı’ bel- gesi ile PIKTES II Proje sözleşmesi 20 Aralık 2018 günü imzalanmıştır. PIKTES II Projesi yürütüldüğü illerde Suriyeli çocukların eğitime eri- şimini artırmayı, Suriyeli öğrencilere sunulan eğitimin kalitesini artır- mayı, eğitim kurumlarının ve personelinin kurumsal kapasitesini iyi- leştirmeyi, Suriyeli öğrencilerin ve ebeveynlerin sosyal entegrasyonunu artırmayı hedeflemektedir. PIKTES II Projesi, PIKTES-I faaliyetlerine ek olarak, okul öncesi eğitim, mesleki ve teknik eğitim, sosyal uyum etkinlikleri ve yetişkinlere Türk- çe öğretimi konularını da içeren yirmi dört faaliyetiyle daha kapsamlı hale getirilmiştir. PIKTES I-II projeleri kapsamında şuana kadar yapılan faaliyet verileri tabloda sunulmuştur. İhtiyaç sahibi Suriyelilere yardım sağlamak ve çocukların okula devam- larını ve erişimlerini artırmak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, UNICEF ve Türk Kızılay işbir- liğiyle “Yabancılar İçin Şartlı Eğitim Yardımı-YŞEY” protokolü imzalan- mıştır. Bu kapsamda 2017 yılı Mayıs ayından günümüze okula düzenli devam koşulunu sağlayan öğrencilere 2 ayda bir “Şartlı Eğitim Yardımı” ödemesi yapılmaktadır. 2017 yılı Mayıs ayında toplam faydalanıcı sayı- sı 56.245 iken 2022 Mayıs ayı itibari ile 497.620’ye ulaşmıştır. Bu kap- samda, bu güne kadar 800.839 çocuk en az bir kez YŞEY yararlanıcısı olmuştur. Ayrıca, Türkiye’de öğrenim çağındaki Suriyeli öğrencilerin eğitime kazandırılması için uluslararası kuruluşlar ve yabancı devletler ile çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 39 Türkçe Dil Kursu 1,306,363 öğrenci Arapça Dil Kursu 26,279 öğrenci Erken Çocukluk Eğitimi 62,943 öğrenci Telafi Eğitimi 88,289 öğrenci Destekleme Eğitimi 147,935 öğrenci Okul Taşıma 310,701 öğrenci Kırtasiye 2,813,238 öğrenci Eğitim Materyali 4,569,174 kitap Donatım Malzemesi 5,108 okul Personel Eğitimi 51,753 yönetici ve öğretmen Psikososyal Destek 561,932 öğrenci Aile Bilgilendirme Semineri 33,150 aile Akıllı Tahta 27,200 adet Hane Ziyareti 6,020 aile Mesleki ve Teknik Eğitim Bursu 26,049 öğrenci Sosyal Uyum 52,412 öğrenci, 24,036 aile Farkındalık Eğitimi 5 kısa film, 786,622 broşür, poster Prefabrik Anaokulu 300 Prefabrik Özel Eğitim Anaokulu 50 Konteyner Anaokulu 20 40 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.1.2.1.2.4. Suriyeliler İçin Yaygın Eğitim Faaliyetleri Örgün eğitim faaliyetlerinin yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı tarafın- dan Türkçe öğretimi başta olmak üzere Halk Eğitim Merkezleri bünye- sinde genç ve yetişkin Suriyelilere yönelik yaygın eğitim faaliyetleri de sürdürülmektedir. Bu sayede mesleki beceri ve hobi kurslarına katılan Suriyeliler hem gelir elde edebilecek donanıma hem de yaşadıkları ağır travmadan kurtulabilmek ve normal hayata dönebilmek için güçlü bir ortama sahip olmaktadırlar. 2014-2022 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Halk Eğitimi Merkezlerinde gerçekleştirilen Mesleki ve Teknik kurslara 208.422, ge- nel kurslara 1.653.994 olmak üzere toplamda 1.862.416 yabancı uyruklu kursiyer katılmıştır. Genel eğitim; yabancı diller, okuma-yazma, spor, kişisel gelişim ve eğitim, aile ve tüketici bilimleri, çocuk gelişimi ve eği- timi, müzik ve gösteri sanatları, sanat ve tasarım, can ve mal güvenliği, sosyal hizmetler ve danışmanlık, havacılık konularında düzenlenmiş- tir. Mesleki eğitim ise, el sanatları teknolojisi, giyim üretim teknolojisi, bilişim teknolojileri, çocuk gelişimi ve eğitimi, güzellik ve saç bakım hizmetleri, bahçecilik, elektrik-elektronik teknolojisi, tesisat teknoloji- si ve iklimlendirme, tekstil teknolojisi, metal teknolojisi, kişisel gelişim ve eğitim, halkla ilişkiler ve organizasyon hizmetleri, ahşap teknolojisi, hasta ve yaşlı hizmetleri, seramik ve cam teknolojisi gibi konularda ger- çekleştirilmiştir. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 41 2.1.2. 1. 2.5. Suriyelilerin Öğrenim Gördüğü Okullardaki Öğret- menlerin Eğitimi Okullarında yoğun olarak yabancı uyruklu öğrenci bulunan öğretmenle- re yönelik çeşitli etkinlikler düzenlenmiştir. Bu kapsamda, “Yabancılara Türkçe Öğretimi” ve “Kültürlerarası Beceriler” seminerleri yapılmış ve “Oyun Yoluyla Türkçe Öğretimi” seminerleriyle öğretmenlerin didaktik becerileri güçlendirilmiştir. Sınıfında Yabancı Uyruklu Öğrenci Bulunan Öğretmenlerin Eğitimi kursları düzenlenmiştir. Bu eğitimi alan eğiticiler tarafından mahallinde 105.512 öğretmene eğitim verilmiştir. 2.1.2. 1. 2.6. Suriyeli Gönüllü Eğitici Eğitimleri Geçici eğitim merkezlerinin kapatılmasıyla birlikte Suriyeli gönüllü eğiti- ciler, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında eğitim dışı faa- liyetlerin yürütülmesine (saha ziyaretleri, tercümanlık, veli iletişimi vb. konularda) destek olmak amacıyla görevlendirilmiştir. 2016-2021 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında toplam- da 12.037 Suriyeli gönüllü eğitici eğitime destek sağlamış olup Suriyeli Gönüllü Eğitici programı 2021 Temmuz ayı itibariyle sonlandırılmıştır. Program Suriyeli öğrencilerin eğitim ihtiyaçları çerçevesinde Milli Eği- tim Bakanlığına tarafından belirlenen kriterlere göre revize edilerek Su- riyeli Destek Personeli programına geçilmiştir. 42 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Suriyeli Destek Personeli Programı 23 ilde (Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Batman, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kilis, Kocaeli, Konya, Malatya, Mardin, Mer- sin, Osmaniye, Sakarya, Şanlıurfa) yürütülmektedir. Program kapsa- mında Suriyeli destek personeli aracılığıyla yabancı uyruklu çocukların sosyal uyumlarını ve Türk eğitim sistemine dâhil olmalarını destekle- mek, daha özel olarak, yabancı uyruklu ailelerin çeşitli eğitim fırsatları konusunda farkındalıklarının artmasına katkıda bulunmak ve saha ça- lışmaları yoluyla kayıt süreçlerini desteklemek; okul yönetimi ile iletişi- mi kolaylaştırmak hedeflenmektedir. 2.1.2.1.2.7. Suriyeli Öğrencilere Yönelik Yükseköğretim Politikaları Türkiye’de yükseköğretimde göçmenlere yönelik verilen eğitim konusu özellikle Suriye’den son 10 yılda yapılan göçlerle daha yoğunlaşmış ve sistematik ele alınması gereği ortaya çıkmıştır. Söz konusu gelişim süre- ci ilk göçlerle geçici tedbirlerle başlamış, zamanla geçici koruma altında- ki Suriyelilerin ne zaman ülkelerine dönecekleri konusundaki belirsiz- lik kalıcı çözüm arayışlarını ve politikaları beraberinde getirmiştir. Öncelikle geri dönecekleri sanılan öğrencilere sadece eğitimden geri kalmamaları için özel öğrenci statüsüyle bir yıl boyunca ders alma hak- ları tanınmış ancak bu statüyle öğrencilerin bir diploma alma hakları olamamıştır. 2013’te kendi ülkelerinde öğrenci olduklarını belgelemek şartıyla Türkiye’deki üniversitelere Suriyeli öğrencilerin geçişine imkân sağlanmıştır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 43 Fakat söz konusu imkân Suriyeli gençlerin gerekli prosedürleri bilme- melerinin yanı sıra istenilen belgeleri temin etmede yaşadıkları zorluk sonucu çok fazla karşılık bulamamıştır. Bu durumun çözümünde bey- annameye dayalı tescil hakkının verilmesi uygulamasına geçilmiştir. Öğrenim hakkı yanında Suriyeli öğrencilere yönelik maddi destekler yine Türkiye tarafından sağlanmıştır. 2013’te 500’e yakın Suriyeli öğrenci- ye yurt ve burs imkânı verilmiştir. Yükseköğretim Kurulu tarafından, üniversitelerin Suriyeli öğrenciler için düzenlediği kültürel zorluklarla baş etmelerine yönelik eğitim programları ve maddi destekler koordine edilmektedir. 2.1.2.1.2.8. Suriyeli Akademisyenlere Yönelik Yükseköğretim Politikaları Geçici koruma altındaki Suriyelilerin yükseköğretimde yer almasının bir boyutu da Suriyeli akademisyenlerle ilgilidir. Söz konusu akademisy- enlerin Türk üniversitelerinde istihdamı yürütülen çalışmalarla müm- kün kılınmıştır. Bu kapsamda 2016’da YÖK tarafından “Yabancı Aka- demik Bilgi Sistemi” projesi başlatılarak 31 farklı ülke vatandaşı 5 bin akademisyenin sisteme kaydı sağlanmıştır. Türkiye’deki üniversitelerde çoğunluğu ilahiyat ve Arapça bölümlerinde olmak üzere Suriye uyruklu 345 akademisyenin görev yaptığı tespit edilmiştir. Şanlıurfa’daki Harran Üniversitesi (HRÜ) kadrosuna Suriyeli 7 öğretim görevlisi alındı 44 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Gaziantep Üniversitesinde 20’nin üzerinde Suriyeli akademisyen bulu- nuyor. Mardin Artuklu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde Suri- yeli akademisyenlerin de olduğu Arapça işletme, Siyaset Bilimi ve Ulus- lararası İlişkilerle Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik bölümleri açıl- mıştır. Suriyeli öğrenciler için Suriye’de terörden arındırılan bölgelerde çoğu Suriyeli akademisyenlerden oluşan Gaziantep Üniversitesine bağlı El Bab’da İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesiyle Afrin’de Eğitim Fakültesi kurulmuştur. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 45 46 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.1.2.1.3. Sağlık 2.1.2.1.3.1. Sağlık Bakanlığı ve Üniversitelere Ait Sağlık Tesislerinde Sunulan Hizmetler Türkiye’ye sığınan Suriyelilere yönelik sağlık hizmetlerinin sunumuna 29 Nisan 2011 tarihinde Hatay ilinde başlanmıştır. Sağlık hizmeti sunu- muna Türkiye sınırından itibaren başlanılmaktadır. Bu doğrultuda, Sınıra yaralı ya da acil hasta olarak getirilen kişiler 112 acil sağlık ekipleri tarafından hastanelere nakledilmekte ve gerekli tedavileri yaptırılmakta, Ülkemize girmek üzere sınıra ulaşan kişiler genel sağlık taramasın- dan geçirilmekte ve ihtiyaç duydukları sağlık hizmetleri sunulmak- ta, Risk grubunda yer alan 15 yaş altındaki çocuklar ile 15-49 yaş arasın- daki kadınlara yönelik aşılama çalışmaları yapılmaktadır. Türkiye’de kayıt altına alınan ve geçici kimlik numarası verilmiş olan Suriyeliler, ikamet illerinde acil sağlık, koruyucu ve temel sağlık hizmet- leri ile tedavi edici tüm sağlık hizmetlerinden, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında faydalanabilmektedir. Geçici kimlik numarası almamış olanlara ise “Geçici Koruma Yönetme- liği” çerçevesinde, bulaşıcı hastalıklarla mücadele, bağışıklama ve acil sağlık hizmetleri sunulmaktadır. Geçici koruma altına alınan Suriye- liler, Sağlık Bakanlığı tarafından işletilen sağlık tesislerine, sevk aran- maksızın, Geçici barınma merkezlerinin dışında ise Toplum Sağlığı TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 47 Merkezleri ve Bağlı Birimleri (Göçmen Sağlığı Merkezleri, Verem Savaş Birimleri vb.), Aile Sağlığı Merkezleri, Hastaneler (kamu, özel, üniversi- te) ve Geçici Gönüllü Sağlık Tesisleri tarafından hizmet verilmektedir. 2.1.2.1.3.2. Göçmen Sağlığı Merkezlerinde Sunulan Hizmetler Türkiye’deki Suriyelilerin koruyucu ve temel sağlık hizmetlerini daha etkin ve verimli bir şekilde alabilmesi, dil ve kültür bariyerinden kay- naklanan sorunların aşılması ve sağlık hizmetlerine erişimin arttırıl- ması için ilçenin toplum sağlığı merkezine bağlı olarak göçmen sağlığı merkezleri (GSM) oluşturulmaktadır. GSM’ler, ülkemizdeki aile hekimliği uygulamasına benzer şekilde, orta- lama her 4.000 kişiye hizmet verecek bir hekim ile bir yardımcı sağlık personelinden oluşan göçmen sağlığı birimlerini (GSB) ihtiva etmekte- dir. 48 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ GSM’lerde, sağlık personeline ilave olarak, iki dil bilen (Arapça-Türkçe) hasta yönlendirme elemanları ile destek hizmetleri personeli de görev yapmaktadır. Geçici barınma merkezlerinde, yaşayan nüfus ve hastanelere uzaklık göz önünde bulunarak 7/24 esasına göre hizmet sunulması uygulama- sına devam edilmektedir. Hali hazırda 29 ilde, 182 göçmen sağlığı merkezi içerisinde 774 göçmen sağlığı birimi açılmış olup faaliyetlerine devam etmektedir. “Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin Sağlık Statüsünün ve Türkiye Cumhuriyeti Tarafından Sunulan İlgili Hizmetlerin Geliştirilmesi Pro- jesi (SIHHAT)” çerçevesinde; hali hazırda faaliyet gösteren GSM’lerin desteklenmesi, ihtiyaç duyulan yerlerde yeni GSM’lerin oluşturulması ve bu merkezlerde hizmet sunmak üzere Suriyeli sağlık çalışanlarının istihdam edilmesine yönelik çalışmalar yapılmaktadır. 2.1.2.1.3.3. Suriyeli Sağlık Personeli İstihdamı ve Eğitim Faaliyetleri Suriyelilerin yoğun olarak yaşadıkları illerimizde yaşanan insan ka- pasitesi eksiklikleri ve Suriyelilerin sağlık hizmetlerine erişimlerinde yaşadıkları dil bariyeri göz önünde bulundurularak, Türkiye’de geçici koruma altına alınan Suriyeli sağlık çalışanlarının istihdam edilebilme- lerinin yolu açılmıştır. Böylece Suriyeli sağlık çalışanları geçici barınma merkezleri ile göç- men sağlığı merkezlerinde, Suriyelilere hizmet sunmak üzere istihdam edilmeye başlamıştır. Başvuruları kabul edilen ve mülakatlarda başa- rılı olan Suriyeli sağlık çalışanları öncelikli olarak 5 (beş) gün teorik, 6 (altı) hafta uygulamalı uyum eğitimi almaktadır. Eğitimleri başarıyla tamamlayanlar “Mesleki Yetki Belgesi” elde etmekte ve göçmen sağlığı merkezlerinde istihdam edilebilmektedir. Suriyeli sağlık çalışanlarına; Türk Sağlık Sistemi, Türkiye’de uygulanan sağlık programları, etkili iletişim teknikleri, çatışma yönetimi, kültürler TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 49 arası iletişim, göç ve sağlık mevzuatı gibi konu başlıklarını içeren eği- timler verilmektedir. SIHHAT Projesi kapsamında istihdamı sağlanan personel dağılımı şöy- ledir: Branş TEORİK EĞİTİM ALAN PERSONEL SAYISI GENEL TOPLAM UYGULAMALI EĞİTİM ALAN PERSONEL SAYISI GENEL TOPLAM 2016 2017 2018 2017 2018 Hekim 220 876 180 1.276 633 254 887 YSP 122 873 208 1.203 572 427 999 HYP 172 290 726 1.188 0 0 0 31.10.2019 İTİBARIYLA İŞBAŞI YAPAN PERSONEL DAĞILIMI Hekim Ebe Hemşire Hasta Yönlendirme Personeli Destek Personeli Sosyal Çalışmacı Psikolog Sayı 678 954 1.108 400 11 13 Toplam 3.164 50 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.1.2.1.3.4. Sağlık Hizmet Verileri Türkiye’de 81 il genelinde Suriyelilere sunulan sağlık hizmetlerine dair veriler aşağıdaki tabloda detaylı bir şekilde gösterilmektedir. 81 İL GENELİ SAĞLIK HİZMETLERİ VERİLERİ 2011-2018 TOPLAM EYLÜL 2019 EKİM 2019 2019 GENEL TOPLAM 2011-2019 GENEL TOPLAM POLİKLİNİK SAYISI HSGM BAĞLI BİRİMLERİ 12.874.638 843.193 884.403 7.383.121 20.257.759 KHGM BAĞLI BİRİMLERİ 35.178.716 835.698 858.225 8.598.500 43.777.216 ÜNİVERSİTE/ ÖZEL HASTANELER 738.924 53.281 53.930 488.326 1.227.250 TOPLAM 48.795.278 1.732.172 1.796.558 16.469.947 65.262.225 YATAN HASTA SAYISI KHGM’NE BAĞLI HASTANELER 1.797.282 34.357 34.626 359.969 2.157.251 ÜNİVERSİTE/ ÖZEL HASTANELER 66.240 5.145 5.098 49.554 115.794 TOPLAM 1.863.522 39.502 39.724 409.523 2.273.055 AMELİYAT SAYISI KHGM’NE BAĞLI HASTANELER 1.547.283 35.340 35.933 345.018 1.892.301 ÜNİVERSİTE/ ÖZEL HASTANELER 34.378 2.538 2.550 21.787 56.165 TOPLAM 1.581.661 37.878 38.483 366.805 1.948.466 DOĞUM SAYISI KHGM’NE BAĞLI HASTANELER 406.355 8.973 9.018 91.658 498.013 ÜNİVERSİTE/ ÖZEL HASTANELER 9.227 1.045 1.000 8.638 17.865 TOPLAM 415.582 10.018 10.018 100.296 515.878 SINIRDAN ALINAN YARALI SAYISI 50.806 466 387 5.218 56.024 TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 51 2011-2019 yılları arası Geçici Koruma Altına Alınan Suriyelilere yönelik ülkemiz sağlık sistemi içerisinde 65 Milyon hasta muayenesi, 2 milyon ameliyat ve 2 Milyon 200 Bin Yatan hasta hizmeti verilmiş olup yaklaşık 5 Milyar 122 Milyon TL tutarında hizmet sunulmuştur. Ayrıca, Türkiye’deki Suriyeliler, vatandaşlarımız gibi, ulusal aşı takvi- mimize göre aşılanmaktadır. Ekim 2019 sonu itibarıyla yapılan aşı doz sayıları tabloda yer almaktadır. 2019 YILI AŞI VERİLERİ (EKİM 2019) KAMP İÇİ KAMP DIŞI TOPLAM BCG 378 6008 6386 DaBT-İPA-Hib 1227 23539 24766 KPA 1050 20703 21753 HBV 788 15709 16497 KKK 345 6490 6835 Suçiçeği 335 5462 5797 HAV 483 7679 8162 TD 363 3533 3896 Ekim Toplam 94.092 2019 Toplam 1.017.665 2014-2019 Genel Toplam 5.945.739 2.1.2.1.3.5. Bulaşıcı Salgın Hastalıklarla Mücadele ve Aşılama Fa- aliyetleri Suriyeli çocuklar, ülkemizdeki aşı takvimine uygun olarak aşılanmak- tadır. İlave olarak tamamlama ve destekleme çalışmaları yapılmaktadır. Bu doğrultuda; 2013-2015 yılları arasında yapılan 9 tur Çocuk Felci aşı- lama çalışmaları neticesinde 5.288.639 doz aşı; 2013-2015 yılları arasın- da yapılan Kızamık kontrol çalışmaları kapsamında da hassas ve aşısız olan göçmen çocuklara 2.381.626 doz aşı yapılmıştır. 52 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Şubat, Mayıs ve Kasım 2017’de üç tur halinde gerçekleştirilen kampan- ya çalışmaları sırasında 0-59 ay arasındaki yaklaşık 370 bin Suriyeli çocuk, bulundukları yerde ziyaret edilmiş; kayıtsız olanlar kayıt altına alınmış; aşısızlara ya da aşısı eksik olanlara KKK, Beşli karma ve Hep B Aşısı yapılmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından barınma merkezi bulunan yerlerde Suriyelilerde görülmesi muhtemel bulaşıcı hastalıklara yönelik çalışmalar da yürütülmektedir. Bu minvalde; 2012-2019 Ekim ayı sonu itibarıyla Suriyelilerden alınan toplam 195.078 kan yayması, Sıtma has- talığı açısından değerlendirilmiş olup vaka tespit edilmemiştir. 2012-2019 Ekim ayı sonu itibarıyla yabancı uyruklu misafirlerde 9.820 Şark Çıbanı vakası tespit edilerek tedavi edilmiştir. 2012-2019 Ekim ayı sonu itibarıyla yapılan Tüberküloz hastalığına yö- nelik çalışmalarda kampların bulunduğu illerde 1.291 Suriye doğumlu- da hastalık tespit edilmiş ve tedavilerine başlanmıştır. 2.1.2.1.3.6.Yabancı Uyruklular Polikliniği Göçmen sağlığı merkezi açılmayan yerleşim yerlerinde yaşayan geçici koruma altındaki Suriyeliler ile diğer uyruktan yabancılara (UK kapsa- mında olanlar, İkamet İzinliler vb.) birinci basamak sağlık hizmetlerini sunmak üzere, bu kişileri yoğun olarak yaşadıkları ilçe merkezlerinde, Toplum Sağlığı Merkezleri/İlçe Sağlık Müdürlükleri bünyesinde “Ya- bancı Uyruklular Polikliniği (YUP)” açılması çalışmaları başlatılmıştır. Bu merkezler, dil bilen personel ile desteklenecektir. Öncelikle her ilde en az bir YUP açılması planlanmış olup hali hazırda 80 ilde 99 poliklinik hizmet vermektedir. 2018 TOPLAM 2019 TOPLAM GENEL TOPLAM Başvuru Sayısı 65.416 76.014 141.430 Muayene Sayısı 49.525 57.619 107.144 Aşı Sayısı 44.464 42.744 87.208 Bebek İzlem Sayısı 5.759 6.529 12.288 Çocuk İzlem Sayısı 1.904 2.667 4.571 Gebe İzlem Sayısı 1.480 1.706 3.186 TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 53 2.1.2.3.5. Acil Sağlık Hizmetleri Kapsamında Sunulan Hizmetler 2012-2019 YILLARI ARASINDA 112 AMBULANS İLE TAŞINAN YABANCI UYRUKLU VAKA SAYISI Yıl Suriye Uyruklu Vaka Sayısı Diğer Vaka Sayısı Toplam Vaka Sayısı 2012 4 407 411 2013 68 1.684 1.752 2014 26.843 9.344 36.187 2015 109.363 32.819 142.182 2016 130.441 30.642 161.083 2017 127.797 38.461 166.258 2018 112.184 56.198 168.382 Eylül-19 98.945 60.644 159.589 Toplam 605.645 230.199 835.844 140.000 120.000 180.000 160.000 100.000 80.000 60.000 40.000 20.000 0 2012 411 1.752 36.187 142.182 161.083 166.258 168.382 159.589 2013 2014 2015 2016 2017 2018 Eyl 19 54 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.1.2.1.4. İstihdam Suriye uyruklu yabancılara 2016 yılından 30.06.2022 tarihine kadar ve- rilen izinlerin sayısı 345.349’dur. Aşağıdaki tablo illere göre Suriyelilere verilen çalışma izinlerinin dağılımını detaylı şekilde göstermektedir. İLLER İZİN SAYISI İstanbul 153.691 Bursa 39.153 Gaziantep 36.519 Mersin 16.897 Kahramanmaraş 10.939 Hatay 10.720 Konya 9.570 Kocaeli 7.719 İzmir 7.175 Adana 6.718 Diğer 46.248 TOPLAM 345.349 TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 55 Suriye uyruklu yabancılara 2016 yılından 30.06.2022 tarihine kadar ve- rilen izinlerin 289.227’si geçici koruma sağlanan Suriyelilere aittir. Ge- çici koruma sağlanan yabancılara verilen izinlere ilişkin istatistiklerin detayı aşağıdaki tabloda gösterilmektedir. İLLER İZİN SAYISI İstanbulv 127.302 Bursa 36.442 Gaziantep 25.825 Mersin 11.176 Kahramanmaraş 10.394 Konya 9.071 Kocaeli 7.412 İzmir 6.903 Hatay 6.534 Adana 6.296 Diğer 41.872 TOPLAM 289.227 56 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.1.3. Sınır Ötesinde Suriyelilere Yönelik Sunulan Hizmetler 2.1.3.1. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Bölgesinde Yürütülen Hizmetler Türkiye, Suriye’nin kuzeyine yönelik yürüttüğü Fırat Kalkanı Harekatı (FKH) ve Zeytin Dalı Harekâtından (ZDH) sonra, teröristlerden arındır- dığı bölgelerde temel insani ihtiyaçları karşılamak ve hayatın normal- leşmesini sağlamak için birçok hizmet yürütmüş ve bu bölgelerin ihya- sına ve inşasına odaklanmıştır. Yürütülen bu hizmetler eğitim, sağlık ve insani yardım çerçevesinde analiz edilebilir. 2.1.3.1.1. Eğitim Türkiye askeri operasyonlar sonrasında; FKH ve ZDH bölgelerinde eği- tim alanındaki çalışmalara hızla başlamıştır. FKH bölgesinde 988 oku- lun bakım onarım çalışmalarını yürütülmüş ve öğretmen istihdamı, kırtasiye, temizlik, ısınma ve ders kitapları alanlarındaki ihtiyaçları gi- derilmiştir. Haziran 2022’ye kadar bölgedeki öğrencilere 10.687.732 ders kitabı basılarak dağıtılmıştır. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtı Bölgelerinde gerçekleştirilen “Bakalorya Sınavına (lise ve orta- okul bitirme sınavı) bugüne kadar 40.581 öğrenci katılmıştır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 57 BÖLGE ADI FIRAT KALKANI ONARILAN OKUL 454 TOPLAM AKTİF OKUL 682 ÖĞRENCİ ANAOKULU 6,811 İLKOKUL 178,384 ORTAOKUL 31,033 LİSE 10,013 TOPLAM ÖĞRENCİ 226.241 ÖĞRETMEN 7,828 İDARECİ (Müdür-Müdür Yrd.) 914 DİĞER PERSONEL 940 TOPLAM PERSONEL 9.682 BÖLGE ADI BARIŞ PINARI ONARILAN OKUL 265 TOPLAM AKTİF OKUL 475 ÖĞRENCİ ANAOKULU 1,832 İLKOKUL 44,517 ORTAOKUL 4,040 LİSE 1,155 TOPLAM ÖĞRENCİ 51,544 ÖĞRETMEN 1,878 İDARECİ (Müdür-Müdür Yrd.) 468 DİĞER PERSONEL 171 TOPLAM PERSONEL 2,517 BÖLGE ADI ZEYTİN DALI ONARILAN OKUL 269 TOPLAM AKTİF OKUL 271 ÖĞRENCİ ANAOKULU 452 İLKOKUL 58,084 ORTAOKUL 10,407 LİSE 3,418 TOPLAM ÖĞRENCİ 72,361 ÖĞRETMEN 2,062 İDARECİ (Müdür-Müdür Yrd.) 393 DİĞER PERSONEL 210 TOPLAM PERSONEL 2,665 *Haziran 2022 itibariyle 58 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.1.3.1.2. Sağlık Sağlık Bakanlığı Türkiye’de olduğu gibi, FKH ve ZDH bölgelerinde insa- ni yardım hastanelerinin inşası, halk sağlığı hizmetleri, sağlık hizmet- leri kapasitesinin geliştirilmesi gibi sağlık hizmetlerini başarıyla yürüt- müştür. 2.1.3.1.2.1. İnsani Yardım Hastaneleri Sağlık Bakanlığı bugün itibarıyla FKH ve ZDH bölgesinde Cerablus, Af- rin, Azez El Ehli, El Bab, Çobanbey ve Mare olmak üzere 653 yatak kapa- siteli 6 hastane ile Suriyelilere hizmet sunmaktadır. Azez Vatan Hasta- nesi ise Ocak 2020 tarihinde hizmete açılmıştır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 59 Cerablus Hastanesi 60 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Afrin Hastanesi TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 61 Azez Vatan Hastanesi Azez Vatan Hastanesinin Tadilat Öncesi Durumu 62 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ El Bab Hastanesi TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 63 Bölgede hizmet sunmakta olan İnsani Yardım Hastanelerinde; Suri- ye vatandaşı 244 Uzman Tabip, 41 Tabip, 12 Diş Tabibi, 18 Eczacı, 452 Hemşire başta olmak üzere toplam 989 sağlık personeli ile 776 teknik ve destek hizmet personeli istihdam edilmektedir. Hastanelerde toplam 1.765 Suriyeli personel görev yapmakta olup, Sağ- lık ocaklarında görev yapan 785 personel ile beraber toplam 2.550 Su- riyeli personel istihdamı sağlanmaktadır. Hastanelerin yönetimi ve Su- riyeli personelin eğitim faaliyetlerini yürütmek üzere, halen 250 Türk Personel (Başhekim, Hastane Müdürü, Başhemşire, Uzman Tabip, Ta- bip, Sağlık Personeli ve diğer Personel) görevlendirilmiştir. 2018 yılı ba- şından bugüne kadar toplam 1.455 Türk personel bölgede görev almıştır. T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından işletilmekte olan insani yardım hasta- nelerinde 2019 yılı ilk 11 aylık dönemde 1 Milyonun üzerinde muayene işlemi gerçekleştirilmiştir. FKH ve ZDH bölgelerinde Haziran 2022’ye kadar toplam 2 Milyon 280 Bin hastaya poliklinik hizmeti verilmiş, 18.974 doğum yaptırılmış, 39.647 kişinin ameliyatı başarı ile gerçekleştirilmiş ve yaklaşık 100 bin hastaya yatarak tedavi hizmeti sunulmuştur. Marea Hastanesi 64 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Hastane Adı Poliklinik Sayısı Toplam 2017 Yılı 2018 Yılı 2019 11 Ay Afrin - 62.277 120.350 182.627 Cerablus 268.518 401.014 367.118 1.036.650 El-Bab 111.222 184.029 238.745 533.996 Çobanbey Hastanesi - 20.384 132.638 153.022 Marea Hastanesi - 14.392 105.650 120.042 Azez El Ehli Hastanesi 48.588 130.880 74.701 254.169 Toplam 428.328 812.976 1.039.202 2.280.506 Hastane Adı Doğum Sayısı Toplam 2017 Yılı 2018 Yılı 2019 11 Ay Afrin - 235 545 780 Cerablus 2.549 2.830 1.593 6.972 El-Bab 575 3.707 2.843 7.125 Azez El Ehli - - - - Çobanbey Hastanesi - 265 2.193 2.458 Marea Hastanesi - 203 1.436 1.639 Toplam 3.124 7.240 8.610 18.974 TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 65 Hastane Adı Ameliyat Sayısı Toplam 2017 Yılı 2018 Yılı 2019 11 Ay Afrin - 691 2.677 3.368 Cerablus 3.542 3.784 3.352 10.678 El-Bab 2.352 4.925 5.479 12.756 Çobanbey Hastanesi - 370 3.680 4.050 Marea Hastanesi - 212 2.336 2.548 Azez El Ehli Hastanesi 1.253 2.787 2.207 6.247 Toplam 7.147 12.769 19.731 39.647 Hastane Adı Yatan Hasta Sayısı Toplam 2017 Yılı 2018 Yılı 2019 11 Ay Afrin - 1.162 5.379 6.541 Cerablus 10.711 15.121 14.128 39.960 El-Bab 3.297 8.618 18.858 30.773 Çobanbey Hastanesi - 995 7.232 8.227 Marea Hastanesi - 854 5.615 6.469 Azez El Ehli 1.025 3.580 1.910 6.515 Toplam 15.033 31.042 53.122 98.485 66 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Yeni açılan veya bakım ve onarımının tamamlanmasıyla hizmete giren hastanelerin sağlık hizmetlerini etkin sunmasının önemli bir sonucu; Türkiye’ye sevk edilen hasta sayısının her geçen gün düşmesidir. Bu kapsamda, 2019 yılında hastanelere müracaat eden hasta sayısı yakla- şık %40 civarında artarken aynı dönemde Türkiye’ye sevk edilen hasta sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık % 30 oranında azalış göstermiştir. 2.1.3.1.2.2. Halk Sağlığı Hizmetleri Sağlık Bakanlığı FKH ve ZDH bölgelerinde halk sağlığı hizmetleri çerçeve- sinde sağlık ocaklarının açılması, içilebilir su yönetimi, içme ve kullanma sularının sanitasyonu, çevre sağlığına yönelik çalışmalar, bulaşıcı hastalık- lara yönelik önlemler, salgın hastalıklarla mücadele, Mahalli Meclislerle iş birliği halinde atık yönetimi ve halk sağlığı eğitimlerini yürütmektedir. Suriye’deki T Yard Hasta Sayıları ile Suriye’den Türkiye’ye Sevk Sayıları Türkiye’ye Sevk Sayıları;2018; 5.959 Türkiye’ye Sevk Sayıları;2017; 6.883 Hasta Muayene Sayısı; 2017; 428.328 Hasta Muayene Sayısı; 2018; 812.976 Hasta Muayene Sayısı; 2019; Tahmini 1.133.675 Türkiye’ye Sevk Sayıları;2019; Tahmini 4.179 Türkiye’ye Sevk Sayıları Hasta Muayene Sayısı TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 67 2.1.3.1.2.2.1. İnsani Yardım Amaçlı Hizmete Açılan Sağlık Ocakları İnsani yardım kapsamında ihtiyaç duyulan temel sağlık hizmetlerinin verilebilmesine yönelik öncelikle var olan sağlık birimlerinin tespiti ça- lışması yapılmış ve FKH ve ZDH bölgelerinde 34 sağlık ocağı tespit edil- miştir. Ancak 34 sağlık ocağından büyük bölümünün (29 sağlık oca- ğının) iç karışıklıklar döneminde tahrip olduğu ve hizmet sunulamaz duruma geldiği görülmüştür. İhtimlat, Azez (3 Nolu), Çobanbey ve Dabık Sağlık Ocaklarının T.C. Sağ- lık Bakanlığınca teslim alınan durumları. Bu kapsamda 29 Sağlık ocağının tadilat ve onarım çalışmalarına önce- lik verilerek hizmete açılmıştır. T.C. Sağlık Bakanlığınca tadilat ve onarım ile hizmete açılan sağlık ocaklarının mevcut hali. 68 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Ayrıca, sağlık hizmet birimi bulunmayan bölgelere sağlık ocağı açmak için Mahalli Meclisler ile çalışma yapılarak, T.C. Sağlık Bakanlığınca 14 yeni sağlık ocağı hizmete açılmıştır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 69 Afrin ve Zoğara Kampında Hizmete Açılan Yeni Sağlık Ocakları 70 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Netice olarak; birinci basamak sağlık hizmetlerinin etkin kılınabilmesi için T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından toplam 48 sağlık ocağı hizmete açıl- mıştır. T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından FKH ve ZDH bölgesinde yer alan birin- ci basamak sağlık tesislerinde; 144’ü hekim, 206’sı ebe ve hemşire olmak üzere toplam 785 Suriyeli personel istihdam edilmektedir. Mevcut sağlık ocaklarında önemli bir hizmet sunumu gerçekleştirilmektedir. 2019 yılı ilk 9 aylık dönemde 605.273 muayene, 51.960 diş hekimi muayenesi ile toplam 657.233 hastaya poliklinik hizmeti verilmiştir. Bunlardan 459.107 kişiye ihtiyaç duyulan ilaçlar ücretsiz olarak dağıtılmıştır. 2019 Yılı İlk 9 Aylık Hizmet İstatistikleri (Eylül Dahil) FKH VE ZDH BÖLGESİNDE SUNULAN BİRİNCİ BASAMAK HİZMETLER VE PERSONEL BİLGİLERİ HATAY SGG KİLİS SGG GAZİANTEP SGG TOPLAM Pratisyen Hekim Muayene Sayısı 327.485 88.117 17.237 19.349 4.843 355.164 76 16 11 21 99 27 57 59 69 55 48.262 35.080 27.989 4.034 4.340 64.892 15 12 14 10 33 8 2 21 35 14 62.711 43.618 6.734 362 280 39.051 11 14 4 2 32 7 0 0 29 32 438.458 166.815 51.960 23.745 9.463 459.107 102 42 29 33 164 42 59 80 133 101 Takip Edilen Toplam Gebe Sayısı Takip Edilen Toplam ( 01-11 ay) Bebek Sayısı Diş Hekimi Muayene/Tedavi Sayısı Uzman Hekim Muayene Sayısı Ayaktan İlaç Verilen Kişi Sayısı AKTİF PERSONEL SAYISI Pratisyen Hekim Eczacı Hemşire Diş Hekimi Toplam Uzman Hekim Sayısı Diğer Sağlık Personelleri Temizlikçi/Hizmetli Güvenlik Görevlisi TOPLAM PERSONEL SAYISI Hasta Kayıt/ Bigi İşlem / Büro Personeli Ebe 490 164 131 785 TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 71 2.1.3.1.2.2.2. İçilebilir Su Yönetimi ve Çevre Sağlığı Hizmetleri a) İçme ve Kullanma Sularının Yönetimi ve Su Sanitasyon Çalışmaları Bölgede yaşanan iç karışıklık nedeniyle birçok yerleşim yerinde su şebeke sistemi tahribata uğramış veya kullanılamaz hale gelmiştir. T.C. Sağlık Bakanlığı FKH ve ZDH bölgelerinde Suriye içerisindeki Mahalli Meclisler- le birlikte içilebilir su kaynaklarının tespitine yönelik çalışma yapmış ve her bir bölgede içilebilir su kaynağının tespiti, koruma altına alınması ve su sanitasyonu faaliyetleri başlatılmıştır. Bu kapsamda tüm bölgelerde aynı faaliyetler eş zamanlı başlatılmış olup örneğin; El Bab merkezde 200 ve 400 ton kapasiteli 2 ayrı su deposu tespit edilmiştir. Su Depoları ve İzlem Noktalarından Numune Alım Çalışmaları 2017 yılından bu güne yaklaşık 15.000 su kuyusunun sanitasyonu yapılmıştır. 72 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ b. Katı Atık Yönetimi ve Bertarafına Yönelik Çalışmalar Bölgede hayatın normalleşmesine bağlı olarak T.C. Sağlık Bakanlığının çevre sağlığı hizmetlerine ilişkin önerileri ve Mahalli Meclislerin zaman içerisinde kurumsallaşmasıyla atık yönetimi daha düzenli hale getiril- miştir. Yoğun bir şekilde ilaçlama yapılmakla birlikte katı atık bertarafına yö- nelik tesislere ihtiyaç duyulduğundan, T.C. Sağlık Bakanlığı koordinas- yonu ile Mare’de Tıbbi Atık İmha Merkezi kurulmuştur. Bu merkez ile Afrin’den El Bab’a kadar tüm bölgeye hizmet verilmektedir. Mare’de Hizmete Açılan Tıbbi Atık İmha Alanı 2.1.3.1.2.2.3. Atık Su Yönetimi, Bulaşıcı Hastalıkların Önlenmesi ve Salgınlarla Mücadele FKH ve ZDF bölgesinde ilk günden itibaren su, hava yolu ve temas ile bulaşan hastalıkların (başta kızamık, grip, gastroenterit, tifo, hepatit A, leishmania ve sıtma gibi) olası tanıları yakından takip edilmiş, sürve- yans ve filyasyon çalışmaları yapılmıştır. Mahalli Meclislerle işbirliği içinde halk sağlığına yönelik tedbirler alınmış ve eğitimler düzenlen- miştir. Bölgede kanalizasyonların ciddi ölçüde tahrip olması ve ıslah çalışma- larının etkin yapılamaması nedeniyle salgın hastalıklar açısından böl- gesel mücadele çalışmaları yapılmaktadır. Bu bağlamda, açıkta akan kanalizasyon ve foseptiklerin düzenli olarak kireçlenmesi, ortak kul- lanılan alanlarının dezenfekte ettirilmesine yönelik çalışmalar düzenli olarak yaptırılmaktadır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 73 Ayrıca; dere yatağı, su birikintileri vb. alanlar ile çöp toplama alanlarına yönelik düzenli olarak Mahalli Meclis görevlileriyle birlikte ilaçlama ça- lışmaları yapılmaktadır. FKH ve ZDH Bölgesinde bulunan 50’nin üzerindeki dağınık kamp ile 20’ye yakın düzenli kampın yaz dönemi boyunca ayda 2 kez rutin ola- rak ilaçlama faaliyeti tamamlanmıştır. Bölgede yoğun olarak Leishmania (Şark Çıbanı) vakaları görülmektedir. Bu hastalıkla mücadele amacıyla FKH ve ZDH bölgelerinde Leishmania tarama, tespit, tedavi ve mücadele merkezleri olarak çalışma yapmak üzere 5 ayrı dispanser açılmıştır. 2017 yılından Haziran 2022’ye kadar 5.427 Leishmania vakası tespit edilmiş ve bunların %85’inin tedavisi ta- mamlanmıştır. Bildirimi zorunlu hastalıkların takibi için yerel dilde formlar düzenlene- rek istihdam edilen tüm personele eğitimler verilmiş ve takibe yönelik işlem tesis edilmeye başlanmıştır. 74 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.1.3.1.2.2.4. Aşılama Hizmetleri FKH ve ZDH bölgelerinde rutin bebeklik ve çocukluk çağı aşılama hiz- metlerinin düzenli olarak yapılmadığı tespit edildiği için gerekli tüm hazırlıklar hızlıca yapılarak, aşılama hizmeti Suriyelilere sunulmuştur. Ayrıca, yıllardır aşılama hizmetlerinin olmaması nedeniyle oluşan has- talıklara yönelik aşı kampanyaları başlatılmıştır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 75 2.1.3.1.2.2.5. Gebe ve Bebek İzlem Çalışmaları Bölgede hizmete açılan sağlık ocaklarında özellikle ebe ve hemşire is- tihdamları sağlanarak, gebe ve bebeklerin tespit ve izlem hizmetlerine başlanmıştır. Saha çalışması yapan personel tarafından ücretsiz dağı- tılmak üzere gerekli ilaçlar tedarik edilerek kullanıma sunulmuş olup, bu kapsamda tespit edilen gebe ve bebekler için vitamin ve mineral ve- rilmiştir. 2.1.3.1.2.3. Hasta Nakil ve Ambulans Telsiz İletişim Sistemi Sağlık ocakları ve hastanelerde sunulan hizmetlere ilave olarak sağlık ekiplerinin vakalara daha hızlı müdahalesini sağlamak ve hasta sevk- lerini yönetmek amacıyla Çobanbey Hastanesine Ambulans Telsiz İleti- şim Sistemi kurulmuştur. SURİYE'DE FKH VE ZDH BÖLGELERİNDE 2019 İLK 10 AYDA YAPILAN TOPLAM ASI DOZLARI Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Erkek Kadın Toplam Toplam 15.749 5.616 15.923 12.601 9.644 16.418 13.202 16.331 13.212 10.118 14.495 5.204 14.127 11.534 8.993 14.585 12.021 14.533 12.022 9.444 30.244 10.820 30.050 24.135 18.637 31.003 25.223 30.864 25.234 19.562 1.896 3.353 5.645 6.730 1.921 982 1.955 3.522 5.874 7.317 15.511 8.332 6 1 1.662 2.926 4.974 6.503 1.739 916 1.710 3.067 5.171 7.080 13.574 7.825 7 3 3.558 6.279 10.619 13.233 3.660 1.898 3.665 6.589 11.045 14.397 29.085 16.157 13 4 30.244 10.820 33.608 30.414 29.256 13.233 34.663 27.121 34.529 31.823 30.607 14.397 29.085 16.157 13 4 1.143 2.056 3.440 7.516 56 114 1.192 2.139 3.648 7.807 3.482 7.963 0 2 928 1.975 3.230 6.698 37 105 959 2.034 3.383 6.967 3.020 7.055 0 1 2.071 4.031 6.670 14.214 93 219 2.151 4.173 7.031 14.774 6.502 15.018 0 3 30.244 10.820 35.679 34.445 35.926 27.447 34.756 27.340 36.680 35.996 37.638 29.171 35.587 31.175 13 7 BCG Hep(B) OPV1 OPV2 OPV3 OPV4 IPV1 IPV2 Penta1 Penta2 Penta3 Penta4 MR1/MMR1 MR2/MMR2 Vit(A)1 Vit(A)2 Gebe Gebe Olmayan 1 Yaş Altı Aşılar 1 Yaş Altı 1 Yaş Altı 1-2 Yaş Altı 1-2 Yaş Altı 1-2 Yaş Altı 0-2 Yaş Altı 0-2 Yaş Üstü 0-2 Yaş Üstü 0-2 Yaş Üstü Genel Toplam Kadınlara Yönelik Tetanoz Asısı Uygulaması 125 583 286 1.336 1.357 3.193 2.569 3.040 6.479 5.140 10.816 13.292 Dose 2 Dose 3 Dose 4 Dose 5 Dose 6 76 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Sistem hali hazırda Çobanbey, Azez, El Bab, Afrin, Gandura ve Cerab- lus merkezlerine konulan sistem roleleriyle tüm bölgeye hizmet sunmak üzere işletilmekte olup, 40 Ambulans ile 12 sağlık birimi arasında çalış- maktadır. Çobanbey Ambulans Telsiz İletişim Sistemi Kapsama Alanı ve Role Dağılım Bilgileri TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 77 2.1.3.1.2.4. Sağlık Hizmetleri İçin İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Sağlık personeli olarak çalışanların yetkinlik düzeyleri yakından takip edilerek hizmet içi eğitimine ihtiyaç duyanlar ile eğitim konularının tes- piti yapılmış ve her hastane ölçeğinde eğitim programları uygulanmaya başlamıştır. Ayrıca hastane ve sağlık ocaklarında fiilen çalışan personelin hizmet içi eğitimleri kapsamında gerekli olan temel ve mesleki uygulama eği- timleri düzenli olarak verilmektedir. 2.1.3.1.3. İnsani Yardım Faaliyetleri Afet ve Acil Durum Başkanlığı (AFAD), Kızılay ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın da içinde yer aldığı STK’lar tarafından FKH ve ZDH bölgele- rinde Haziran 2022 itibariyle yürütülen insani yardım faaliyetleri şöy- le özetlenebilir: FKH ve ZDH bölgesinde yer alan dağınık ve düzenli toplam 287 kamp- ta 377.667 kişi barınmaktadır. Kamplarda yaşayan mültecilerin ihti- yaçları başta AFAD ve Kızılay olmak üzere birçok kurum ve uluslarara- sı, ulusal ve yerel STK’lar tarafından karşılanmaktadır. Harekat bölgelerine günlük olarak dağıtım bölgelerinin nüfusuna oranlanarak un dağıtımı yapılmaktadır. Unların çoğunluğu Toprak Mahsulleri Ofisi olmak üzere uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tara- fından sağlanmaktadır. Bölgelere toplamda 355.767.613 kg un dağıtımı yapılmıştır. AFAD Çobanbey Lojistik Merkezi ve Afrin Lojistik Deposunda Ulus- lararası STK’ların fonları ile kurulan fırınlar ile yerel meclislerin an- laşmalı olduğu fırınlarda üretilen ekmekler günlük olarak kamplarda kalan mültecilere ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılmaktadır. ZDH ve FKH bölgeler Harekat Bölgelerinde ülkesi içinde yerinden edilmiş nüfusun yaşadığı kamplara AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar ta- rafından toplamda 42.598 adet çadırın dağıtımı gerçekleştirilmiştir. 78 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Çadırkentler başta olmak üzere ihtiyaç sahiplerine AFAD koordinesin- de uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 594.551 adet battaniyenin dağıtımı yapılmıştır. AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 3.305.204 adet gıda kolisi ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmıştır. Büyük bir bölümünü kömür oluşturmak üzere AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 8.600.564 kg odun ve kömür ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmıştır. 2022 yılında Kurban bayramı et dağıtımları ile birlikte harekat bölgele- rinde AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafın- dan toplamda Ayrıca, ZDH bölgesinde, ZDH bölgesinde AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 9.657.257 adet sıcak yemek dağıtımı ya- pılmıştır. ZDH bölgesinde AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 286.514 adet kumanyanın dağıtımı gerçekleştirilmiştir. ZDH bölgesinde AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 65.318 adet yatak ihtiyaç sahiplerine da- ğıtılmıştır. Yine STK’lar aracılığı ile 21.452 adet diğer barınma malze- meleri (halı-branda) temin edilmiştir. ZDH bölgesinde AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 199.683 adet hijyen setinin dağıtımı ya- pılmıştır. ZDH bölgesinde AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 75.916 adet bebek maması, 39.712 adet be- bek bezi dağıtımı yapılmıştır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 79 ZDH bölgesinde AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 2.5888.978 adet (0.5-1,5-5 lt) suyun dağı- tımı yapılmıştır. ZDH bölgesinde AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 938.003 adet/paket/kg süt, meyve suyu, tuz, şeker, ayçiçek yağı, kuru bakliyat ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmış- tır. ZDH bölgesinde 325.947 adet giyim malzemesi STK’lar aracılığı ile ihti- yaç sahiplerine ulaştırılmıştır. ZDH bölgesinde AFAD tarafından 976 adet, STK’lar tarafından 4.162 adet olmak üzere toplamda 5.138 adet soba, ocak ve ısıtıcının dağıtımı sağlanmıştır. ZDH bölgesinde AFAD tarafından 4.000 kg, STK’lardan tarafından 47.492 kg olmak üzere toplamda 51.492 kg meyve ve sebzenin ihtiyaç sahiplerine dağıtımı gerçekleştirilmiştir. ZDH bölgesinde AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 16.380 adet oyuncak çocuklara ulaştırıl- mıştır. ZDH bölgesinde AFAD tarafından 40 adet ve STK’lar aracılığıyla 34 adet olmak üzere toplamda 74 adet tekerlekli sandalye ve hasta yemek masası ihtiyaç sahiplerine teslim edilmiştir. ZDH bölgesinde STK’lar aracılığı ile 19.780 takım kırtasiye seti okul ça- ğındaki çocuklara dağıtılmıştır. ZDH bölgesinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 186 camiinin bu- lunduğu tespit edilmiştir. Hasarlı durumda olan 70’e yakın yapıdan 3 müftülük binası ve 38 camiinin tadilatları tamamlanmıştır. 80 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.1.3.2. Barış Pınarı Harekâtı Bölgesinde Sunulan Hizmetler 2.1.3.2.1. Eğitim BPH bölgesinde eğitim öğreti- me başlayan okullar ve diğer okulların bakım, onarım ve mefruşat çalışmaları devam etmektedir. Aşağıdaki tablo BPH bölgesine ilişkin rakam- ları da kapsayacak şekilde Türkiye’nin sınır ötesinde eği- tim alanında verdiği hizmetle- re dair verileri detaylı şekilde göstermektedir. 2.1.3.2.2. Sağlık FKH ve ZDH sonrasında yürütülen sağlık hizmetlerindeki tecrübeye binaen BPH bölgesinde öncelikle istihdam edilebilecek sağlık personeli- nin tespit çalışması yapılmıştır. Bu kapsamda, Resulayn Hastanesi için 40’ı Uzman Hekim olmak üzere toplam 215 Suriyeli personel pozisyonu ile Tel Abyad Hastanesi için 25’i Uzman Hekim olmak üzere toplam 152 Suriyeli personel pozisyonu tahsis edilmiştir. ONARILAN OKUL TOPLAM PERSONEL ANAOKULU ORTAOKUL 868 868 5.064 210.022 26.899 7.878 249.863 7.967 1.165 976 10.104 70 70 60 6.500 500 270 7.330 123 2 45 170 540 540 4913 158.427 19.989 5.742 189071 6.266 828 787 7.881 258 258 91 45.095 6.410 1.866 53.462 1.578 333 142 2.053 BÖLGE TOPLAM FIRAT KALKANI BÖLGE *Haziran 2022 itibariyle TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 81 2.1.3.2.2.1. İnsani Yardım Hastanelerinin Hizmete Açılması BPH bölgesinde halkın sağlık hizmeti ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak öncelikle 26 Ekim 2019 tarihinden itibaren Mobil Sağlık Aracı ile hizmet verilmiştir. Ardından Telabyad Hastanesinin bir kısmının tadi- latı yapılarak, 28 Ekim 2019 tarihinde Kadın Doğum, Dahiliye, Çocuk, Acil Servis ve Ambulans hizmeti verilmeye başlanmıştır. Telabyad Has- tanesinde 13 Kasım 2019 tarihinden itibaren 24 saat sağlık hizmetine geçilmiş olup, Kasım ayı içerisinde 7.538 hastaya hizmet verilmiş ve 2 tane doğum eylemi gerçekleştirilmiştir. Benzer şekilde, Resulayn’da da bölge halkının sağlık hizmeti ihti- yacını karşılamak amacıyla 1 Ka- sım 2019 tarihinden itibaren Mobil Sağlık Aracı ile hizmet verilmiştir. Rasulayn Hastanesinin bir kısmı- nın tadilatı yapılarak, Acil Servis ve Ambulans hizmeti, dahiliye, çocuk ve kadın doğum alanında polikli- nik hizmeti verilmeye başlanmıştır. Rasulayn Hastanesinde 1 Aralık’tan itibaren 24 saat hizmete geçilmiş olup Kasım ayında 8.094 hastaya hizmet verilmiş ve 1 doğum eylemi gerçekleştirilmiştir. BPH bölgesinde 10 tane sağlık ocağı tespit edilmiş, Telabyad’da Hamam, Türkmen Sağlık Ocağı ve Suluk Sağlık Ocağı hizmete açılmıştır. Tel Abyad Hastanesi Acil Servis ve Poliklinik Hizmetleri Rasulayn Hastanesi 82 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.1.3.2.2.2. Halk Sağlığı Hizmetleri Çerçevesinde Hizmete Açılan Sağlık Ocakları BPH bölgesinde 10 tane sağlık ocağı tespit edilmiş Telabyad’da Hamam Türkmen Sağlık Ocağı ve Suluk Sağlık Ocağı hizmete açılmıştır. Hamam Türkmen Sağlık Ocağı Açılışı Tel Abyad Bölgesi Suluk Sağlık Ocağı TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 83 2.1.3.2.3. İnsani Yardım Faaliyetleri BPH alanında Tel Abyad ve Resulayn bölgelerinde Haziran 2022 itiba- riyle AFAD, Kızılay ve AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından dağıtılan yardım malzemeleri aşağıdaki gibidir AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 187.661 kg/adet kumanya dağıtımı yapılmıştır. AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 622.187 adet/paket/kg süt, meyve suyu, tuz, şeker, ayçiçek yağı, kuru bakliyat gibi muhtelif gıda malzemesi ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmıştır. Dağıtılan gıda kolisi AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve ye- rel STK’lar tarafından toplamda 261.997 adettir. Gıda dışı diğer yardım ise, AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 3.843.151 adettir. Dağıtılan su AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 193.650 adettir. Dağıtılan hijyen setinin sayısı, AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 48.860 adettir. Dağıtılan çocuk bezinin sayısı AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 63.873 adettir. Dağıtılan un miktarı, AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve ye- rel STK’lar tarafından toplamda 38.745.453 kg’dır. Dağıtılan ekmek AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 3.454.453 adet olmuştur. Dağıtılan giyim ve ayakkabı AFAD koordinesinde uluslararası, ulu- sal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 1.152.806 adettir. 84 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 70.153 adet battaniye ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmıştır. AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 5.628 adet yatak yardımı yapılmıştır. AFAD koordinesinde uluslararası, ulusal ve yerel STK’lar tarafından toplamda 32.559 adet oyuncak yardımı yapılmıştır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 85 2.2. Üçüncü Ülkelerde Türkiye’nin Mültecilere Yönelik İnsani Yardımları Dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye sadece kendi sı- nırları içerisindeki mültecilere değil dünyanın dört bir yanındaki yardı- ma muhtaç sığınmacıya umut olmaktadır. Türkiye’nin mültecilere yö- nelik yürüttüğü insani yardım faaliyetlerinden bazı örnekler şunlardır: 86 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.2.1. Çad 20 Haziran 2016 tarihinde, kitlesel nüfus hareketleri kapsamında, 10 bin gıda kolisi Gore bölgesindeki; Danamaca, Kobitey, Dosseye, Doholo, Gondje ve Amboko kamplarında dağıtılmıştır. Yaşanan insani kriz nedeniyle, “İnsani Yardım Platformu Orta Afrika Cumhuriyeti (OAC) İnsani Yardım Kampanyası” çerçevesinde, İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) tarafından temin edilen ve içerisinde ilaç, gıda, battaniye ve giysi bulunan yaklaşık 55 tonluk in- sani yardım malzemesi AFAD koordinasyonunda THY’ye ait kargo uçağı ile 11 Haziran 2014 tarihinde, Çad’da bulunan OAC vatandaşlarının ihti- yaçlarını gidermek üzere Çad’ın başkenti Encemine’ye sevk edilmiştir. Ayrıca, Gore mülteci kamplarında ve çevresinde bulunan 20.000’i mülteci olmak üzere yaklaşık 26.000 kişiye hizmet veren UNHCR sağlık merkezine TİKA güneş enerjisi ile çalışan pompa sistemli su kuyusu ve depo yaptırmıştır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 87 2.2.2. Bangladeş 2017-2018 yılları arasında, Myanmar’dan Bangladeş’e göç etmek zorun- da kalan Arakanlılar için gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında, Ar- akanlıların sağlık ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Sağlık Bakan- lığı tarafından inşa edilen bir sahra hastanesi Kutupalong Bölgesinde kurulmuştur. Hastanede 8 poliklinikte Sağlık Bakanlığından 24 ve yerelden 30 per- sonel çalışmaktadır. Ayrıca, Kutupalong mülteci kampına ulaşımın kolaylaştırılması amacıyla TİKA tarafından bir çelik köprü inşa edilm- iştir. AFAD Başkanlığı tarafından inşa edilen bambu ev alanında örnek bir mahalle oluşturulmuştur. 1.920 bambu ev ile 100 adet tuvalet, 100 adet banyo yapımı tamamlanmıştır. İkisi derin olmak üzere 10 adet su kuy- usu açılmış ve merkezi su dağıtım noktası oluşturulmuştur. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramına yönelik faaliyetlerde ye- relden temin edilen 1.500 adet oyuncak Arakanlı ve Bangladeşli çocuk- lara dağıtılmıştır. Yerelden temin edilen 17.000 adet gıda paketi 5 nolu kamp bölgesinde AFAD, Türk Kızılayı ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın ev yapımına devam ettiği Türk Tepesinde dağıtılmıştır. Ayrıca, Arakanlı mültecilerin %55’inin çocuk olması nedeniyle eğitim projelerine de özel önem atfedilmiş, bu kapsamda TİKA ve UNICEF işbirliğinde 30 okul Ar- akanlı çocukların istifadesine sunulmuştur. 88 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 89 Bangladeş’te Türk Kızılay oldukça kapsamlı faaliyetler yürütmekte- dir. 2012 yılı Mayıs ve Ekim aylarında Myanmar’ın Arakan eyaletinde Müslüman ve Budistler arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle ortaya çıkan ve hâlihazırda sayıları 1.200.000 kişiye ulaşan Arakanlı mültecil- erin Bangladeş’e sığınmaları neticesinde oluşan insani krize müdahale çerçevesinde, Türk Kızılay Myanmar – Bangladeş İnsani Yardım Oper- asyonu başlatılmıştır. Bangladeş-Myanmar arasında yaşanan Arakanlı Müslümanlar mülteci krizine yapılan insani yardım faaliyetleri bünye- sinde Bangladeş’te; 2012 ve 2017 yılları arasında düzenli olarak nakdi bağış ve gıda yardımı yapılmıştır. Ayrıca 2013 yılında Bangladeş Kızılayı Raman Bibi Anne ve Çocuk Sağlığı Merkezi destekleme projeleri yürütülmüştür. 2016 yılında ise Bangladeş Kızılayı Anne Çocuk Sağlığı Merkezi restora- syonu çalışmaları gerçekleştirilmiştir. 2018-2019 yıllarında Kızılay Köyü Geçici Barınak Projesi kapsamın- da 1 çevre birimleri (tuvalet, banyo, enerji sistemi, derin su kuyusu, toplum merkezi, sokak aydınlatması, çocuk oyun parkı, futbol sahası vb.) ile 1.118 adet geçici barınak 90 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2018 yılında İçilebilir Su Temini Projesi kapsamında barınak projesi içinde olan 9 adet derin su kuyusu haricinde Kamp 13’de 7 adet derin su kuyusu ve Kamp 16’da 1 adet derin su kuyusu açılmıştır. Aynı yıl içerisinde Uluslararası Hilal İslam Komitesi’ne Arakan Krizi için nak- di yardım yapılmıştır. Bangladeş’te bulunan Arakanlı Müslümanlara toplam 50.000 gıda paketi, 38.000 hijyen paketi, 30.925 battaniye, 182 aile destek kiti, 5.000 su (2 lt), 4.635 şemsiye, 206 tarpolin ve 2.900 yağmurluk dağıtımı gerçekleştirilmiştir. 2018 yılı içerisinde Bangladeş Kızılayı Anne Çocuk Sağlığı Merkezine yeni oda inşaatı yapılması, çevre duvarı inşa edilmesi, mobilya ve ek- ipman alımı için nakdi yardım yapılmıştır. 2019 yılında 3 adet Sağlık Merkezi İnşaatı Projesi tamamlanmıştır. Yine, 2019 yılı içerisinde Arakanlı Müslümanlara gıda kolisi, hijyen kiti ve gıda dışı insani yardım malzemesi dağıtılmıştır. Myanmar’da Arakanlı mülteci hareketi sebebiyle kapasite geliştirme faaliyetlerine maddi destek verilmiş ve nakdi yardım yapılmıştır. 2012-2019 yılları arasında Bangladeş’te insani yardım faaliyetleri çerçevesinde 1.500.000 faydalanıcıya ulaşılmıştır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 91 2.2.3. Libya 2011 yılında Libya’da meydana gelen iç karışıklıklar sebebiyle 3.197 ton insani yardım malzemesi gönderilmiştir. 575 yaralı, 264 refakatçisi ile birlikte ülkemizde tedavi altına alınmıştır. 92 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.2.4. Myanmar 2013 yılında Rohingyalı Müslümanlar için gıda ve gıda dışı malzeme temin edilmiştir. 2014 yılında AFAD tarafından aktarılan kaynaklarla, TİKA tarafından yürütülen gıda ve gıda dışı malzeme yardımı projesi, UNICEF ile yapılan “Rakhayn Eyaletinde Yerlerinden Edilmiş Şahıslara Acil Su, Sanitasyon ve Hijyen Yardımı Projesi” kapsamında Rohingyalı Müslümanların temel ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmıştır. Ayırca, Myanmar’daki Arakan bölgesinin başkenti olan Sittwe’de dört ana birimden oluşan bir klinik TİKA tarafından inşa edilmiştir. Bu kli- nikte küçük cerrahi işlemler yapılabilmekte, anne ve çocuk sağlığı ve genel sağlık başta olmak üzere ayakta tedavi hizmeti verilebilmektedir. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 93 2.2.5. Irak Türkiye yerinden edilenler için Irak’ta kamp kurabilen tek ülke ol- muştur. AFAD, terör örgütü DEAŞ’tan kaçan Ezidi ve Türkmenler için 35.000 kişilik 3 kamp kurmuştur. Şariye’de 24.000’den fazla Ezidi, Tür- kiye’nin kurduğu kamp sayesinde kendisi ve ailesi için barınak bulmuş- tur. Irak’taki DEAŞ’tan kaçan yerinden edilmiş kişiler için 1.200 insani yardım tırı ile gıda, ilaç, barınma ünitesi, hijyen malzemesi, giyim gibi ihtiyaçları ulaştırılmıştır. 94 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.2.6. Ürdün Ürdün’de Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yar- dım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) bağlı Vahdet Filistin Mülteci Kampı’nda bulunan Vahdet Kız Lisesi TİKA tarafından yenilenmiş ve okula donatım desteği sağlanmıştır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 95 2.2.7. Kenya TİKA tarafından yürütülen Sağlık Hizmetlerine Kaliteli Erişimin Güç- lendirilmesi Programı kapsamında 8-15 Şubat 2019 tarihlerinde Ken- ya’nın ikinci büyük mülteci kampında sağlık taramaları gerçekleştiril- miştir. Bu insani yardım TİKA ile UNHCR koordinasyonunda yerli ve yabancı 10 kurum ile ortaklaşa yapılmıştır. Hafta boyunca genel cerrahi, çocuk cerrahisi, üroloji ve kadın doğum branşlarında 238 majör cerrahi operasyon; iç hastalıkları kardiyoloji ve kadın doğumda 1250 tarama/ muayene; göz branşında 2.500 tarama ve toplamda 7.000 hasta program kapsamında sağlık taramasından geç- miştir. 96 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.2.8. Somali TİKA 2019 yılı Ramazan ayı kalkınma yardımları programı kapsamın- da Somali’nin başkenti Mogadişu’daki mülteci kamplarında yaşayan 500 aileye gıda yardımında bulunmuştur. Ayrıca, TİKA Somali sınırındaki Dadaab Mülteci Kampı’nda “Gören Gözler Gülümseyen Yüzler” projesini gerçekleştirmiştir. TİKA, UNHCR ve Hayrat Vakfı işbirliğinde düzenlenen sağlık projesinde 250’den fazla göz ameliyatı gerçekleştirilmiştir. 2.2.9. Kamerun Mart 2014’ten bu yana Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yaşanan iç karışık- lıkların sebep olduğu insani kriz nedeniyle “İnsani Yardım Platformu Orta Afrika Cumhuriyeti İnsani Yardım Kampanyası” çerçevesinde İs- lam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları (İDSB) tarafından temin edilen battaniye, beşik örtüsü, genel maksat çadırı, kıyafet ve su arıtma kese- ciklerinden oluşan yaklaşık 25 tonluk insani yardım malzemesi AFAD koordinasyonunda Kamerun’un başkenti Yaoundé’ye 24 Temmuz’da THY kargo uçağı ile ulaştırılmıştır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 97 2.2.10. Afganistan Türk Kızılay, Afganistan Daimi Delegasyon Başkanlığı 2018 yılı Tem- muz ayında Başkent Kabil’de ihdas edilmiş ve faaliyete geçmiştir. Hâli- hazırda 2 kurum personeli ve 3 yerel personel ile çalışmalarını sürdür- mektedir. Bölgedeki savaş ve çatışma ortamından etkilenen ihtiyaç sahibi kişilere yapılan gıda ve gıda dışı yardımların haricinde mültecilere yönelik “Gö- nüllü Geri Dönüş Sonrası Destek Projesi” de uygulanmaktadır. 2018 yılından bugüne Afganistan’daki insani yardım faaliyetleri çerçe- vesinde 50.000 faydalanıcıya ulaşılmıştır. 98 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.2.11. Bosna-Hersek Bosna Hersek’te Türk Kızılay insani yardım faaliyetleri, öncelikli olarak Bosna’da transit geçişle kayıtlı 28.000 mülteci ve ülke içerisinde hâli- hazırda sayıları 8.500’ü bulan kayıtlı mültecilerin yaralarını sarmak ve bölgede yaşayan yardıma muhtaç yerel halkın ihtiyaçlarını karşılamak için yürütülmektedir. Türk Kızılay Bosna Hersek Daimi Delegasyon Başkanlığının 2018 yılında kuruluşunun ardından, 2018 yılı içerisinde Bosna Hersek’e 9 tırlık muhtelif insani yardım malzemesi (327 adet muhtelif çadır, 10.000 adet battaniye, 1.000 adet mutfak seti, 2 adet seyyar mutfak ve 2 adet seyyar mutfak ekipmanı) sevkiyatı gerçekleştirilmiştir. 2019 yılında Türkiye’den Bosna Hersek’e 5 tırlık insani yardım mal- zemesi (20 adet genel maksatlı çadır, battaniye, muhtelif giyim) gön- derilmiştir. Türk Kızılay Bosna Hersek Delegasyon Başkanlığı bünyesinde ülke- deki mültecilere yönelik olarak gıda, gıda dışı insani yardım malze- mesi dağıtım faaliyetleri ve sosyal yardım faaliyetleri yürütülmeye devam edilmektedir. 2018 yılından bu yana Bosna Hersek’teki insani yardım faaliyetleri çerçevesinde 35.000 faydalanıcıya ulaşılmıştır. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 99 2.2.12. Filipinler TİKA tarafından Filipinler’in başkenti Manila’da 500 kişilik iftar prog- ramı gerçekleştirilmiş ve Müslümanların yaşadığı Mindanao’da çatış- malardan dolayı yerlerinden olmuş 600 aileye gıda paketi dağıtılmıştır. 2.2.13. Uganda TİKA tarafından Uganda’da Bidi Bidi Mülteci Kampında düzenlenen Ramazan programı kapsamında toplam 1.000 aileye gıda yardımı ger- çekleştirilmiştir. Uganda’nın kuzeyinde yer alan Bidi Bidi mülteci kam- pında özellikle Güney Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki iç savaş ve terörden kaçan aileler barınmaktadır. 100 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2.2.14. Lübnan TİKA, 2018’de Beyrut’un kuzeyinde Harisa’da bulunan ve zor koşullar altında yaşamlarını sürdürmeye çalışan 210 Suriyeli göçmen aileye yak- laşık 7.5 ton gıda ve 420 battaniye yardımında bulunmuştur. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 101 2.2.15 Ukrayna Türkiye’nin Ukrayna’ya İnsani Yardımları İnsanımız için ülkemizde, insanlık için sınırların ötesinde özveriyle ça- lışmalarını sürdüren AFAD, Ukrayna’daki acil insani ihtiyaçların karşı- lanması amacıyla hazırlanan gıda, battaniye, yatak, hijyen malzemesi ve çadırdan oluşan yardım tırlarını, savaşın 2. gününden itibaren bölge- ye göndermiştir. Romanya-Ukrayna sınırı Siret Sınır Kapısı, Afet ve Acil Durum Başkanlığı (AFAD) tarafından gerçekleştirilen insani yardım ve sıcak yemek dağıtımı. 102 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ AFAD’dan Ukrayna sınırında savaş mağdurlarına çorba ikramı. Romanya’ya gelen Ukraynalı sivillere verilen insani yardım kolileri. İyiliği ve merhameti kendine rehber edinmiş Türkiye, bölgedeki soğuk havaya rağmen sınırı geçenlere sıcak yemek ikram etmeye ve sadece in- san hayatını değil nefes alan tüm canlıların mağdur olmaması için zor koşullara rağmen büyük bir özveri ve gayretle çalışmalarına devam et- miştir. Dünyanın neresinde olursa olsun krizlerde insanlığın yanında olmaya devam eden Türkiye, sınır tanımadan, zor koşullar altındaki savaş mağ- durlarının ihtiyaçlarının giderilmesi için faa TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 103 liyet yürütmektedir. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırıları sürerken ülkeden ayrılarak Romanya’ya gelen Ukraynalı siviller, sınır kapısını geçmeleri- nin ardından AFAD ekipleri tarafından karşılanmış; gıda, giyecek, ula- şım ve barınacak yer gibi ihtiyaçları giderilmiştir. Romanya-Ukrayna sınırı Siret Sınır Kapısı, AFAD insani yardım ve sıcak yemek dağıtımı. Barış ve istikrarı tahkim için diplomasi trafiğine devam eden Türkiye, savaşın insani boyutunu da göz ardı etmemektedir. Yardımlarını Türk ve yabancı ayrımı yapmadan gerçekleştiren AFAD, 24 saat esasına göre hem Türk vatandaşlarına hem Ukraynalı savaş mağdurlarına çorba ve sıcak yemek ikramında bulunmuştur. AFAD eşgüdümünde 1 mobil mutfak tırı, 12-18 Mart 2022 tarihlerinde Romanya-Ukrayna Siret sınır noktasında, 20 Mart – 25 Mayıs 2022 ta- rihleri arasında Ukrayna Lviv kentinde, 26 Mayıs-15 Ağustos 2022 ta- rihleri arasında Ukrayna Kiev’de sıcak yemek hizmeti sunmuştur. Söz konusu hizmet 19 Ağustos 2022 tarihinden itibaren Ukrayna Çernigiv bölgesine kaydırılmıştır. Mobil mutfak tırının yönetim ve çalışmaları- nın koordinasyonu için 3 kişilik bir AFAD ekibi bölgede bulunmuştur. 104 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Ukrayna’ya insani yardım götürmek için yola çıkan Türk Kızılay konvoyu. Barışın dünyasını kurma saikiyle hareket eden Türkiye, ilk günden iti- baren hızlı bir refleks göstererek yardımların ulaştırılması için özveriyle çalışmalarını sürdürmüştür. Türk Kızılay her koşulda insanlığın ya- nında olduğunu, Rusya’nın askerî müdahalede bulunduğu Ukrayna’ya destek amacıyla gönderdiği yardım konvoylarıyla bir kere daha gözler önüne sermiştir. Türk Kızılay ve AFAD’ın yardım malzemelerini taşıyan tırlar. Anadolu’nun şefkatli elini mazluma uzatan Türk halkı, savaşın açtı- ğı yaraların bir nebze de olsa sarılabilmesi amacıyla Ukrayna halkına insani yardım malzemeleri gönderilmesi için harekete geçmiştir. Türk Kızılay ve AFAD aracılığıyla insani yardım malzemelerini taşıyan tırlar Ukrayna’ya gönderilmiştir. Silahlı çatışmaların başladığı gün Ukrayna Kızılhaçı’nın talebi doğrultusunda Türk Kızılay tarafından Ukrayna İnsani Yardım Operasyonu başlatılmıştır. Karayolu ile 16 parti halinde, toplam 62 TIR (56 TIR Ukrayna ve 6 TIR Moldova) ile insani yardım malzemesi sevkiyatları gerçekleştirilmiştir. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 105 Türk Kızılay tarafından Ukrayna’daki savaş mağdurlarına yapılan yardım. Ukrayna’daki savaş mağdurlarının yaralarını sarmak için durmaksı- zın çabalayan Türk Kızılay, Ukrayna Kızılhaçı’nın yetersiz kaldığı böl- gelerde, savaş mağdurlarına beslenme, barınma, giyim, sağlık, hijyen gibi yardımlarını ulaştırmıştır. Ukrayna Kızılhaçı ile koordineli olarak çalışmalarını yürüten Türk Kızılay, çatışma ve sınır bölgelerindeki sığı- naklarda yaşamlarını sürdürmeye çalışanların her türlü ihtiyacını kar- şılamıştır. Türk Kızılayı Ukrayna’da savaştan etkilenen sivillere yardım dağıtıyor. Gönülden gönüle bir yol kuran, şartlar ne olursa olsun yardıma koşan Türk Kızılay, sivillerin bu süreçten en az şekilde etkilenmesi ve oluşacak yaraların derinleşmesini engellemek için elinden gelen tüm çabayı gös- termektedir. 106 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Türk Kızılay ekiplerinin Ukrayna’dan gelenlere ikramlarda bulunması. Krizin başladığı ilk andan itibaren insan odaklılık prensibiyle çalış- malarını sürdüren Türkiye, şefkat elini Ukraynalı savaş mağdurlarına da uzatmaktadır. Savaş mağdurlarına Türkiye’nin yardım elini uzatan AFAD, Romanya-Ukrayna sınırındaki Siret Sınır Kapısı’nda, yoğun kar yağışına rağmen insani yardım ve sıcak yemek dağıtımını sürdürmüş- tür. Sağlık konusunda da Türkiye bölgeye yardım elini uzatmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığınca görevlendirilen 10 personel de 4 Mart- 1 Nisan 2022 tarihleri arasında Romanya Siret Sınır Noktasında çatış- malardan etkilenen kişilere yönelik sağlık hizmetleri yürütmüştür. Türkiye’de mahsur kalan Ukraynalı işitme engelli sporcuların misafir edilmesi. Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu (TİESF), savaş esnasında Türkiye’de bulunan Ukrayna işitme engelli futbol ile basketbol millî ta- kımlarının Tekirdağ’da misafir edileceğini duyurmuştur. TÜRKİYE’NİN MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI | 107 Ülkelerine dönemeyen Ukraynalı tır şoförleri Antalya’da misafir edildi. Ukrayna’ya ihraç edilen ürünleri taşımak için Türkiye’ye gelen ancak sa- vaş nedeniyle ülkelerine dönemeyen Ukraynalı tır şoförleri, Antalya’nın Kumluca ilçesinde misafir edilmiştir. Ukraynalı tır şoförlerine, Kumluca Belediyesi ile ihracatçı firma sahipleri kapılarını açmıştır. Türk Kızılay’ın Savaş Mağduru Çocuklar ile etkinlikler düzenlemektedir. Türk Kızılay Çocuk Programları Koordinatörlüğü, Rusya’nın Ukray- na’ya savaş açması sonrası Kırklareli’nde Kredi ve Yurtlar Kurumunda misafir edilen ailelerin çocuklarına moral vermek için etkinlikler dü- zenlenmiştir. Mülteci Krizine Diğer Ülkelerin Yaklaşımı 0 3 110 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Mülteciler konusunun insanlığın ortak meselesi olması gerekirken, dünya genelinde birçok devlet mülteciler sorununu ortadan kaldırmak ve onların ihtiyaçlarını karşılamak için iş birliğine yanaşmamakta ve hiçbir maliyete katlanmak istememektedir. Bu bakış açısı, mültecilere ilişkin istatistiklere, devlet liderlerinin söylemlerine, hükümetlerin uygulamalarına yansımaktadır. Türkiye’nin dünyanın dört bir yanında mülteciler için sarf ettiği çabayı takdir etmekle birlikte diğer devletlerin mülteciler için sorumluluklarını yerine getirdiğini söylemek mümkün değildir. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 111 3.1. İstatistiki Karşılaştırmalarla Dünyada Mülteciler Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) 2022 veri- lerine göre, dünya genelinde 108,4 milyon yerinden edilmiş kişi bulun- maktadır. 2022 yılı içerisinde 19,1 milyon kişi zorla yerinden edilmiştir. Dünya üzerinde yerinden edilen insan sayısı 20 yıl öncesine göre 2.7 kat yükselmiştir. Dünya genelinde her gün 52 bin kişi yaşadığı yeri terk edip başka ülkelere göç etmektedir. 2022 UNHCR verilerine göre dünyada en fazla Suriyeliler yerlerinden edilmiştir. 6.5 milyon Suriyeliyi, 5.7 milyon Ukraynalı, 5.7 milyon Af- ganlı, 5.4 milyon Venezuelalı, 2.3 milyon Güney Sudanlı, 1.2 milyon Myanmarlı. (Rapora Ukraynalı mülteciler dahil edilmemiştir.) Dünya üzerindeki mültecilerin yarısını çocuklar oluşturmakta, bun- ların arasında yaklaşık 150 bin çocuk refakatsiz çocuk mülteci konu- mundadır. 112 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Yaklaşık 3.6 milyon ile en fazla mültecinin bulunduğu Türkiye’yi, İran 3.4 milyon, Kolombiya 2.5 milyon, Almanya 2.1 milyon, Pakistan 1.7 milyon Uganda 1.5 milyon, Sudan 1.1 milyon mülteciyle izlemektedir. En Çok Mülteci Barındıran Ülkeler 0.5 1 1.5 2 2.5 3.5 3 4 TÜRKİYE 3.6 Million Sudan 1.1 Million Uganda 1.5 Million Pakistan 1.7 Million Kolombiya 2.5 Million Almanya 2.1 Million İran 3.4Million MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 113 Suriyeli mülteciler özelinde de Türkiye en fazla mülteciyi misafir eden ülke konumundadır. Türkiye’yi Lübnan, Ürdün, Almanya, Irak ve Mısır takip etmektedir. Dünyada Barınan Suriyeli Mülteci Sayısı TÜRK YE Lübnan Ürdün Almanya Irak 262.756 Etopya 132.871 109.343 Suda 3.502 Avustury 9.179 Hollanda 32.092 0 3.651.428 831.053 675.433 532.065 n 9 a 4 500.000 1.000.000 1.500.000 2.000.000 2.500.000 3.000.000 3.500.000 4.000.000 *UNHCR 2022 Raporu 114 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Gelişmiş ülkeler, dünya üzerindeki mültecilerin %24’ünü kabul et- miştir. Dünyada en fazla mülteci kabul eden ülke Türkiye’dir. Toplamda yaklaşık 3.6 milyon mülteci Türkiye’de yaşamaktadır. Türkiye, yerinden edilen Suriyelilerin yarısından fazlasına ev sa- hipliği yapan ülke olarak ön plana çıkmaktadır. Suriyeli mülteciler 6 kıtada 127 ülkeye dağılmış durumdadır. Ancak, Suriyeli mültecilerin %85’i hâlâ Ortadoğu bölgesindedir. Dünya genelinde toplam 6.5 milyon Suriyeli mülteci vardır. Suriye- lilerin çok büyük çoğunluğu ise Türkiye’de bulunmaktadır. Türki- ye’de bulunan Suriyeli mültecilerin tüm dünyadakilere oranı %52’dir. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 115 3.2. Göç Ve Mülteci Konusunda Lider Söylemleri Avrupalı devletler başta olmak üzere birçok devletin mültecilere yönelik olumsuz bakış açısı devlet liderlerinin ve uluslararası örgütlerin bazı üst düzey yetkililerinin söylemlerine de yansımaktadır. Devlet liderlerinin ve üst düzey yöneticilerin açıklamalarından bazıları aşağıda yer almak- tadır. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis (2019) “Yunanistan’a hoş geldiniz, ancak sadece bizim seçtiklerimiz. Kar- şılamadıklarımız geri döndürülecek. Sığınma hakkı olmadığı halde girmek isteyenlere ve yasa dışı insan kaçakçılarına kapıları tama- men kapatıyoruz.” Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (2019) “Benim hedefim, burada olması için sebebi olmayan herkesi atmak.” “Herkesi iyi bir şekilde karşılayabilmek için çok fazla cazip bir ülke olmamalıyız.” İtalya Eski İçişleri Bakanı Matteo Salvini (2019) İtalya Sicilya’da bulunan 5 bin kişi kapasiteli Mineo kampının kapa- nışına katılan Salvini “Ne güzel bir gün! Burası yeniden gerçek eko- nomi, yani tarım, ticaret ve iş olanakları için kullanılacak, mülteci ticareti için değil. Bu toprakları bir problemden kurtarmanın guru- runu yaşıyorum. İtalyanlar klimalı, uydu antenli böyle yapılarda kal- mayı ancak rüyasında görürken, bu imkânlar mültecilere veriliyor.” 116 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Avusturya Eski Başbakanı Sebastian Kurz (2018) “Eğer (mültecilerin dağıtımı) mümkün değilse, sığınmacı ve göç- menlerin bulunduğu kıta üzerinde güvenli bölgeler oluşturulabilir. Bu, AB tarafından desteklenmeli ve hatta belki organize edilmeli ve askeri olarak korunmalı.” Slovakya Eski Başbakanı Robert Fico (2016) “Size söyleyebilirim ki kota sistemi altında asla tek bir Müslümanı Slovakya’ya getirmeyeceğiz.” ‘‘Benim ülkem Slovaklar için inşa edildi, azınlıklar için değil.’’ Çekya Eski Cumhurbaşkanı Milis Zeman (2015) ‘‘Müslüman sığınmacılar yerel hukuka ve fazlasına saygı duymaya- cak. Şeriat kurallarını uygulamanın yollarını arayacaklar.’’ Fransa Aşırı Sağcı Ulusal Cephe Partisi Eski Başkanı Matine Le Pen (2015) ‘‘Adım atılmazsa, bu göç akımı 4. Yüzyıldaki barbar istilası gibi ola- cak ve sonuçları da aynı olacak. Sosyal anlaşmamızı, özgürlüğümü- zü ve kimliğimizi korumak için bu çılgınlığı bir an önce durdurmalı- yız.” Fransa Beziers Belediye Başkanı Robert Menard (2015) ‘Hoş gelmediniz. Fransa’da apartmanları istila eden sığınmacılar.’’ Polonya Yardımcısı, Hukuk ve Adalet Partisi Lideri Jaroslaw Kaczynski (2015) ‘‘Göçmenler Avrupa’ya dizanteri ve koleranın yanı sıra parazit de ta- şıdılar.’’ İngiltere Eski Başbakanı David Cameron (2015) ‘‘İnsan yığınları daha iyi bir yaşam için Akdeniz’den İngiltere’ye gel- meyi istiyorlar.’’ Fransız Cumhuriyetçiler Partisi Üyesi Nadine Morano (2015) ‘‘Biz beyaz ırk Yahudi-Hristiyanız. Fransaya saygı duyuyoruz. İste- miyorsanız, gidebilirsiniz.’’ MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 117 ABD Eski Başkanı Donald Trump (2019) ABD-Meksika sınırında düzensiz göçmen çocuk ve ailelerin tutuldu- ğu tesislerin aşırı kalabalık olduğu, birçok çocuğun yasa dışı şekilde 72 saatten fazla gözaltında tutulduğu ve çocuklara sıcak yemek veril- mediğinin ortaya çıkması üzerine Trump “Eğer yasa dışı göçmenler, çabuk inşa edilmiş ya da yeniden yapılmış merkezlerdeki koşullar- dan memnun değilse, onlara gelmemelerini söyleyin. Bütün prob- lemler çözülür!” Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi Olaf Scholz (2022) “Milyonlarca mülteci, Türkiye’ye sığındı. İmzaladığımız mülteci anlaş- ması, Türkiye’ye bu görevleri yerine getirmesinde destek olmayı söz konusu ediyor. Bu anlaşma, mültecilerin yararına imzalanmıştır. Sa- yın Merkel de bunu hep bu şekilde gördü. Bizim gerçek görevimiz, sadece ülkelerimize mülteciler geldiğinde değil onlara dünyanın her yerinde mülteci sorunu olduğunda sorumluluğu üstlenmek, sadece komşularımız da değil Afrika’da da bu tür olaylar yaşanıyor. ‘Bize gelmedikleri sürece bu sorun bizi ilgilendirmiyor’ diyemeyiz. Bu ne- denle Türkiye ile olan sözleşme gibi bu tür sözleşmelere ihtiyacımız var.” Kanada Uluslararası Kalkınma Bakanı Harjit Sajjan (2022) “Suriye krizi, Suriye ve komşu ülkelerdeki milyonlarca insanı etki- lemeye devam ediyor. Kanada; Irak, Ürdün, Lübnan, Mısır ve Türki- ye’ye çok sayıda Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapma konusundaki cömert destekleri için teşekkür ediyor” Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşlerden Sorumlu Eski Genel Sek- reter Yardımcısı Joyce Msuya (2022) “Türkiye Hükümeti’ne insani yardım çalışmalarını desteklediği ve Suriyeli mültecilere ev sahipliği yaptığı için teşekkür ediyoruz.” ABD BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas Greenfiel (2022) “Suriyeli mültecilere ev sahipliği konusundaki cömertliği, Ukray- na’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne desteği ile Ukrayna halkı- na yardımları nedeniyle teşekkürlerimi iletiyorum.” 118 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 3.3. Mültecilerin Çeşitli Ülkelerde Karşılaştıkları Sorunlu Uygulamalar Suriye’deki savaştan kaçarak yeni bir hayat umuduyla Avrupa’ya ulaşan mülteciler çoğu zaman kamplarda uygun olmayan koşullarda yaşam- larını sürdürmeye çalışmaktadır. Suriyeli mülteciler sağlık, beslenme, eğitim gibi temel ihtiyaçlar konusunda birçok problem yaşamaktadır. Europol’ün (Avrupa Polis Teşkilatı) güncel verilerine göre yaklaşık 10.000 refakatsiz mülteci çocuk kayıp olarak aranmaktadır. Mültecilerin Avrupa’ya göç güzergâhında bulunan birçok ülkede mülteciler polis şiddetiyle karşılaşmaktadır. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Fransız polislerin Calais kentinde Jungle kampın- daki sığınmacılara kötü muamelede bulunduğunu açıklamıştır. Fransız polisinin, sığınmacıların Calais kentini terk etmesi için yi- yecek ve içeceklere biber gazı sıktığı da ifade edilmiştir. Uluslararası yardım kuruluşu Oxford Açlıkla Mücadele Komitesi (Oxfam), Yunan adalarındaki mülteci kamplarında bulunan bin- lerce korumasız kişiye yapılan kötü muameleyi kınamıştır. Yayım- ladığı raporda Oxfam, Ege adalarındaki mülteci kamplarının aşırı kalabalık olduğunu, hamile kadınlar ve refakatçisi olmayan çocuk- ların kaderlerine terk edildiğini, kamplarda sağlık hizmeti ve sıcak suya erişimin olmaması gibi birçok sorunun bulunduğunu belirte- rek Avrupa Birliği’ni göreve davet etmiştir. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 119 Fransa’nın Calais kentinde birçok mülteci, uzun süre köprü altla- rında ve oldukça sağlıksız koşullarda yaşamıştır. Eylül 2015’te Macaristan, Sırbistan sınırı boyunca sığınmacıları ülke dışında tutmak için 175 km’lik dikenli telden çit örmüş ve sı- nırın 8 kilometre içerisinde yakalananlar Sırbistan’a geri gönderil- miştir. Çekya, mültecilerin ellerine kalıcı damgalarla numara yazmıştır. Bu uygulama Avrupa’da 2. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin Yahu- dilere yönelik muameleleriyle benzeştirilmesine yol açmıştır. Bosna Hersek’in Bihaç şehri yakınlarındaki ormanlık alanda bulu- nan Vucjak Kampı’nda kalan 500’e yakın düzensiz göçmen, özel- likle mevsimin ilk karının yağması ve dondurucu soğukların başla- masıyla zor şartlar altında yaşam mücadelesi vermektedir. Yunan Sosyal Dayanışma Merkezi’ne göre, ülkede refakatsiz çocuk sayısı 4 bin 962’ye çıkarken, bu çocuklardan 3/4’ü uygun olmayan kamplarda kalmaktadır. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatoviç, Yunanis- tan’daki sığınmacıların yaşam savaşı verdiğini vurgulamış ve “Mi- dilli, Sisam ve Korint’te korkunç koşullara tanık oldum.” demiştir. Akdeniz’de 104 göçmeni güvertesine alan kurtarma gemisi Ocean Viking, haftalarca Avrupa’da yanaşabileceği bir liman aramış, bir- çok Avrupa ülkesi gemiyi kabul etmemiştir. 2015 yılında Macaristan-Sırbistan sınırındaki Röszke kasabasında, kadın bir kameraman Sırbistan’dan Macaristan’a girmeye çalışan mülteci küçük bir kıza tekme atmış, kucağındaki çocuğuyla kaç- maya çalışan babayı çelme takıp düşürmüş ve görüntülenen olaylar tepkilere yol açmıştır. 120 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 3.4. Farklı Ülkelerde Bulunan Mülteci Kampları Türkiye’de büyük fedakârlık ve gayretle kurulan barınma merkezleri diğer ülkelerdeki mülteci kampları ile karşılaştırılamayacak derecede niteliklidir. Birçok ülkede mülteciler için oluşturulan kamplar temel ihtiyaçların karşılanmasına olanak vermemekte, güvenlik konusunda yetersiz kalmakta ve insani koşulları sağlayamamaktadır. TÜRKİYE Hatay MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 121 FRANSA Calais, Vahşi Orman Sığınmacı Kampı 122 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ TÜRKİYE Kilis, Geçici Barınma Merkezi MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 123 TÜRKİYE Kilis Konteyner Kenti 124 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ YUNANİSTAN Moria Mülteci Kampı MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 125 TÜRKİYE Kilis, Elbeyli Geçici Barınma Merkezi 126 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ YUNANİSTAN Makedonya sınırındaki İdomeni Kampı MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 127 TÜRKİYE Nizip Konteyner Kenti Lindsay Lohan Mehmet Öz 128 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ YUNANİSTAN Ritsona (Voiotia) Mülteci Kampı MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 129 TÜRKİYE Sarıçam Geçici Barınma Merkezi 130 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ BANGLADEŞ Cox’s Bazar, Maynar Guna Bölgesi Kutupalong Mülteci Kampı MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 131 3.5. Türkiye’nin Mülteci Meselesindeki Rolü Ve Çalışmalarına İlişkin Açıklamalar Türkiye’nin genelde mülteciler özelde Suriyeliler için hemen her alanda attığı adımlar ve yürüttüğü çalışmalar uluslararası toplum tarafından takdir edilmektedir. Bu bağlamda, çeşitli devlet liderlerinin, yöneticiler- inin ve uluslararası örgütlerin temsilcilerinin Türkiye’nin çalışmalarına dair yaptığı olumlu açıklamalar aşağıda sunulmaktadır. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres (2021) “Türkiye’nin ve Türk toplumunun mültecilere yönelik muazzam cömertliğine bizzat aşinayım. Korunmaya muhtaç mültecilere desteği için Türkiye’ye içten teşekkürlerimi sunuyorum.” BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi (2021) “Türkiye, yalnızca milyonlarca mülteciyi korumaya devam etmesi- yle değil, aynı zamanda onlara nasıl ev sahipliği yapılacağını göster- mesiyle de dünyaya örnek oluyor.” Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (2019) “Türkiye’nin mültecilerle ilgili yükü büyük. Bunu çok iyi biliyoruz. Türkiye’nin hassasiyetlerini çok iyi anlıyoruz.” ABD Eski Başkanı Donald Trump (2019) “Türkiye 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. Avrupa’nın bu kon- uda adım atarak daha fazla sorumluluk alması gerekiyor. Umarım Avrupa gerekeni yapacaktır.” 132 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ İngiltere Eski Başbakanı Boris Johnson (2019) “Türkiye’nin 4 milyon sığınmacıya yaptığı ev sahipliği nedeniyle yüz yüze kaldığı devasa baskıları, PKK’dan gelen terör tehdidini, ki bu Türkiye’nin yüz yüze olduğu gerçek bir tehdittir, kabul ediyoruz.” Hırvatistan Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Davor Bozinovic (2019) “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin burada (Suriyelilerin barındığı kamplar) yapmış olduğu hizmetler ve sosyal aktiviteler gerçekten takdire şayan.” NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg (2019) “DEAŞ’a karşı mücadelede ve sözde hilafetin fiziksel olarak yıkıl- masında Türkiye kararlı bir şekilde katkıda bulundu. Hiçbir müt- tefik Türkiye kadar Suriyeli sığınmacı almadı. Türkiye 3,6 milyon Suriyeliyi aldı ve hiçbir NATO ülkesi Türkiye kadar terör saldırısı yaşamadı.’’ Almanya Federal Göç ve Mülteci Dairesi Başkanı Hans Eckhard Sommer (2019) “Mülteci politikalarında Türkiye güvenilir bir ortaktır. Bu ülke Suri- ye’den üç milyondan fazla mülteci kabul etti. Bu, farkında olmamız gereken bir başarıdır.” BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi (2018) “Türkiye ve halkı, evlerindeki savaş ve yıkımdan kaçan milyonlar- ca Suriyeliye güvenlik ve aynı zamanda sığınma alanı sağladı. Dün- yanın en büyük ekonomilerine sahip olan ülkelerin toplamda ev sahipliği yaptığından daha fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak, uluslararası toplum, Türkiye’nin süregelen cömertliğinde dayanışma gösterilmesi bağlamında üzerine düşeni yapmalıdır.” MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 133 BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) Sözcüsü Jens Laerke (2018) “Türkiye’nin dünyanın farklı yerlerinden mültecilere yaptığı ev sa- hipliği diğer ülkeler için olağanüstü bir örnek.” BM Genel Sekreteri Özel Danışmanı Al Meraikhi (2017) “BM’nin insani yardımlar konusunda bir standardı var. Ancak Tür- kiye’de gördüm ki bu standartların çok çok üzerinde işler yapılıyor. Dünyada artık ‘Türkiye Modeli’ diye bir gerçek var.” Almanya Eski Başbakanı Angela Merkel (2016) “Türkiye tarafından çalışma izni verilen Suriyeli sığınmacılar daha farklı imkanlara kavuşacak, çünkü işsizlik ve yanı sıra iş arayan sığınmacılar varsa, bu her ülkede tartışma yaratır. Bu, bana göre atılan çok cesurca bir adımdır.” AB Konseyi Eski Başkanı Donald Tusk (2016) “Sadece siyasi açıdan söylediğim bir söz değil gerçekten şahsi kanaa- tim şöyle: Türkiye, bugün tüm dünyada göçmenleri nasıl barındır- mamız gerektiğine dair dünyaya örnek olacak tek ülkedir. En önde gelen ülkedir. Türkiye’ye bu konuda kimsenin ders verme durumu yoktur. Sizinle bu konuda iş birliği yapmaktan gurur duyuyorum.” AB Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans (2016) “Gaziantep’te gördüklerinin kendileri için çok önemli olduğunu be- lirterek, “Gerçekten, buraya bu kadar büyük sayıda sığınmacının gelmesi çok büyük bir olay. Tüm Avrupalılar bunu görmeli. AB olar- ak bu konuda yalnız olmadığınızı söylemek istiyorum.” BM Genel Sekreteri Antonio Guterres (2013) ‘’Türkiye bugün mültecilerin nasıl korunması gerektiği konusun- da örnek bir ülke. Çok sayıdaki Suriyeli mülteciye kapılarını açtı ve hepsine yüksek standartlarda yardım hizmeti sundu. Bizim BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) olarak katkımız, Türki- ye’nin yaptıklarının yanında sadece denizde bir damla.’’ 134 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Angelina Jolie (2012) ‘‘Şimdi (yaklaşık bir yıl önce Türkiye’ye geldiğini anımsatarak) on- dan on kat daha fazla sığınmacı var. Çok minnettarız. Bugün çok sayıda aileyle ve çocukla da görüştüm. Aileler ve çocuklar da Türk halkına ve Türk hükümetine aynı şekilde minnettarlar. Çok duy- gusallar ve Suriye’de yaşananlardan dolayı büyük endişe duyuyor- lar, Suriye’de kalan aileleri ve arkadaşlarını merak ediyorlar. Türk hükümeti büyük cömertlik göstererek bu olağanüstü kampı kurmuş. Gerçekten çok etkileyici. Guterres’in söylediği gibi hepimiz ülkelerin- den kaçmak zorunda kalan ailelerin barındırılması için bu şartlarda kamplar olmasını umut ediyoruz. Hiçbir yerde bunun gibi bir kamp görmedim.’’ MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 135 Diğer devletlerin liderleri ve yetkilileri Türkiye’yi mültecilere yönelik yü- rüttüğü çalışmalar bağlamında “model ülke” veya “örnek ülke” olarak nitelendirmektedir. Bununla birlikte, Türkiye diğer devlet liderlerinden kendisini övmesini beklememekte, mülteciler meselesinde daha fazla sorumluluk almalarını beklemektedir. Aslında, Türkiye askeri operasyonlar ve diplomatik süreçlerin sonucun- da Suriye’nin kuzeyinde oluşturduğu güvenli bölgede Suriyeliler için yeni bir yerleşim alanı oluşturma projesiyle, bir yandan Suriyeliler için bir umudun hala var olduğunu göstermekte diğer yandan Avrupalı dev- letleri yeni bir sınama ile baş başa bırakmaktadır. 136 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 3.6. Uluslararası Basında ‘Türkiye Modeli’ YAYIN ORGANI: AP YAYIN TARIHI: 26 EYLÜL 2016 ÜLKE: ABD ÇEVIRI YERI: ANKARA ÇEVIRI ŞEKLI: ÖZET TÜRKİYE’DEKİ MÜLTECİLER İÇİN AB BÜYÜK BİR YARDIM PROJESİ BAŞLATTI Avrupa Birliği pazartesi günü, Avrupa’ya göçmen akınını durdurmak maksadıyla Türkiye ile yapılan tarihî anlaşma kapsamında, Türki- ye’deki en korunmaya muhtaç mültecilere yardım için 348 milyon av- roluk bir yardım projesi başlattı. Kamp dışında yaşayan bir milyon kadar mülteciye, kendi gıdalarını satın almalarının dışında barınma, eğitim ve diğer ihtiyaçlarını karşı- lamaları için bankamatik kartı verilecek. Kartlar, ailelerin büyüklüğü- ne ve ihtiyaçlarına bağlı olarak her ay doldurulacak. AB’nin insani yardım ve kriz yönetiminden sorumlu komisyonunun üyesi Hristos Stilyanidis,“Bugün burada AB’nin Türkiye’nin yanında olduğunu göstermek için bulunuyorum.(...) Eşi benzeri görülmemiş bir kriz, eşi benzeri görülmemiş bir çözümü gerektirir. (...) Bu krizi çözmek için çığır açan bir insani yardım programı başlatıyoruz.” Söz konusu program, AB’nin, Türkiye’nin Suriyeli göçmenlere destek sağlamasına yardım etmek için 2016 ile 2017’de ülkeye üç milyar avro sağlaması yönünde yapılan anlaşmanın bir parçası. AB, Türkiye’nin Avrupa’ya yönelen göçmenleri durdurmada iş birliği yapması karşılı- MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 137 ğında üyelik görüşmelerini hızlandırmayı ve Avrupa’ya seyahat eden Türk vatandaşları için vize kısıtlamalarını kolaylaştırmayı da kabul etti. Türkiye’nin, Terörle Mücadele Kanunu’nu gevşetmesi talebinde bulu- nan AB’ye direnmesiyle birlikte vize kurallarını rahatlatma planları durma noktasına geldi. Türkiye’nin AB’den sorumlu bakanı Ömer Çelik konuyla ilgili açıkla- masında “AB’nin desteğini memnuniyetle karşılıyoruz. (...) Ancak bu desteğin Türkiye’ye ulaştırılma şekliyle ilgili bazı eleştirilerimiz bulu- nuyor. Bu yardımın sivil toplum örgütleri vasıtasıyla iletilmesi süreci yavaşlatmaktadır.” dedi. Stilyanidis ile düzenleyeceği basın toplantısı öncesinde konuşan Çe- lik açıklamasına şöyle devam etti: “Bu yardımı Türkiye için istemiyo- ruz. Bizim bu yardıma ihtiyacımız yok. Bu yardımı mazlumlara daha iyi sağlık ve eğitim hizmeti sunabilmek için istiyoruz.” Türkiye yaklaşık üç milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. Türk hükûmeti, Suriye’deki iç savaş başladığından bu yana mülteciler için harcadığı paranın 25 milyar dolar olduğunu belirtiyor. Çelik bu konuda “Rakamların gösterdiği üzere uluslararası toplumun sağladığı yardım, Türkiye’nin çabalarının yanında küçük ve yetersiz kalıyor.” ifadelerini kullandı.(DBA)(SPH) 138 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ money is correctly spent. Turkey is home to an estimated 3 million refugees. Turkey's government says the amount the state and Turkish civic society organizations have spent on the refugees since the start of the civil war in Syria has exceeded $25 billion. "As the numbers show, the assistance provided by the international community to these efforts by Turkey has remained little and insufficient," Celik said. EU launches large cash aid project for refugees in Turkey AP - 26 Sep 2016 EU launches large cash aid project for refugees in Turkey Ankara - TUR ANKARA, Turkey (AP) — The European Union on Monday launched a 348 million-euro ($391 million) aid project to help up to a million of the most vulnerable refugees in Turkey — part of a landmark EU deal with Turkey aimed at curbing the flow of migrants to Europe. The refugees, living outside of camps, are to receive debit cards that will allow them to buy their own food and pay for other basic needs. The cards would be topped up monthly, with payments dependent on the size and needs of the families. The program has been billed as the EU's largest humanitarian program. "I am here today in person to demonstrate that the EU stands with Turkey, "said EU Humanitarian Aid and Crisis Management Commissioner Christos Stylianides at the program's launch. "An unprecedented crisis requires an unprecedented response," Stylianides said. "We are launching a ground-breaking humanitarian program to respond to this crisis." The program is part of an agreement the EU has with Turkey to provide a total of 3 billion euros in 2016 and 2017 to help Turkey support Syrian migrants. The EU has also agreed to fast track membership talks and ease visa restrictions for Turkish citizens traveling to Europe in return for Turkey's cooperation in stopping migrants heading to Europe. However, plans to loosen visa rules came to a standstill after Turkey balked at the EU's demand that it relax its anti-terrorism laws. Turkey has criticized the EU for alleged delays in the disbursement of the funds and the fact that the money is not being sent to Turkey directly to spend on the refugees. "We welcome the EU ... support," said Omer Celik, the Turkish minister in charge of EU affairs. "But we have criticisms concerning the way this support is being transferred to Turkey. For it to be transferred via civil society organizations slows the process down." "We don't want this aid for Turkey, we don't need this aid. We want this aid to provide better health and education services to the oppressed," Celik said earlier, during a joint news conference with Stylianides. Stylianides said 652 million euros in funds have been contracted out, of which 467 million euros had already been paid. The aid program launched on Monday is to be administered by the World Food Program, with the help of the Turkish Red Crescent, the Turkish crisis management agency and the Turkish ministry for family and social policy. The European Commission says safeguards are in place to ensure the MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 139 YAYIN ORGANI : EL CEZIRE ING. YAYIN TARIHI : 20 HAZIRAN 2016 ÜLKE : KATAR ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : TAM METIN KİLİS’TEKİ MÜLTECİ KAMPINDAN CANLI YAYIN SUNUCU: Dünya, bugüne kadar kayıt altına alınan en kötü mülteci krizini yaşıyor. BM; savaş, zulüm ve yoksulluk nedeniyle evlerinden ayrılmak zorunda kalan insanların sayısının, son beş yıl içinde iki katına çıktığını söyledi. Geçen yıl 60 milyonu aşkın insan evlerinden kaçmaya zorlandı. Geçen her dakikada, yaklaşık 24 kişi yerinden edi- liyor; bu rakam, 10 yıl önceki rakamın iki katından daha fazla. Tüm mültecilerin yarısından fazlası, Afganistanlı, Somalili ve Suriyeliler- den oluşuyor. Avrupa’ya ulaşan bir milyonu aşkın mültecinin yarısı Suriyeli. En fazla sayıda mülteciyi Türkiye kabul etti. Şimdi 2,7 mil- yon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’ye geçelim. Muha- birimiz Reza Sayyah orada (Kilis) bulunuyor. Reza, Bekaa Vadisi’nde (Lübnan) bulunan kampları gördük. İnsanlar yıllardır orada, fakat hâlâ oldukça baştan savma yapılar olduğu göze çarpıyor. Senin ar- kandaysa Suriyeli mülteciler için tesis edilen yapılar kesinlikle daha sağlam görünüyor. REZA SAYAH: Gözlemlediğimiz kadarıyla burası etkileyici bir kamp. Temiz, düzenli; güvenli görünüyor; burada sanat ve el sanatları sınıf- ları olduğu görülüyor; çocuklar için okullar var, dün yaz tatiline ayrıl- dılar. Buradaki koridorlara ve sokaklara baktığınızda yüzlerce çelik konteyner var, oldukça temiz ve düzenliler. Şu an için iyi durumda- lar. Fakat bu, Suriyeli mültecilere kalıcı bir yuva bulma bağlamında elbette çözüm değil. Amaçları, bir şekilde Suriye’ye geri dönmenin yolunu bulmak veya kalıcı bir ev bulmak. Bunun olup olmayaca- ğı veya ne zaman olacağına dair büyük bir belirsizlik var. Şu anda bulunduğumuz Kilis şehri Suriye sınırına yaklaşık 10 km, Halep’e de kabaca 60 km uzaklıkta yer alıyor. Savaş sırasında son beş yıl içinde Kilis’ten yüz binlerce mülteci giriş yaptı. Kilis’te Suriyeli mültecilerin sayısı Türk vatandaşlarından fazla: 120 bine 90 bin. Burada Suriyeli 140 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ mülteciler için çok şey yaptılar. Bu sebeptendir ki bu şehir Nobel Ba- rış Ödülüne aday gösteriliyor. SUNUCU: Oradaki sevimli çocukları neler bekliyor? Onlara yönelik ne tür faaliyetler mevcut? SAYAH: Okulları var, sanat ve el sanatları dersleri var… Onlara bak- tığınızda şunu merak ediyorsunuz: İyi bir eğitim alabilecekler mi? Hayallerine kavuşabilecekler mi? Elbette ki her çocuk bu şansı hak ediyor. Fakat şu noktada hayatları belirsizlikle çevrelenmiş durumda. Görünen o ki BM ve birtakım kentsel örgütler Dünya Mülteci Günü’nü kullanarak dünyanın dikkatini bu çocukların ve Suriyeli mültecilerin dramına çekmeyi amaçlıyor ve dünya devletlerini, Batılı ve bölgesel hükümetleri, bu mültecilere yardım etmek ve nihayetinde Suriye’deki savaşı bitirmenin bir yolunu bulmak için birlikte çalışmaya ikna ede- bilmeyi umut ediyorlar. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 141 YAYIN ORGANI : THE STAR YAYIN TARIHI : 22 NISAN 2016 ÜLKE : GÜNEY AFRIKA YAZAR : SHANNON EBRAHIM ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : TAM METIN AVRUPA SURİYELİ MÜLTECİ KRİZİNE DAİR YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ BAŞKALARINA DEVREDİYOR --3 Milyar Avro Karşılığında Türkiye, İnsani Çabalarını Sergiliyor... Afrika’da Kamplar İç Karartıcı-- Beyaz plastik bir konteynırda ailenizin beş üyesiyle birlikte üç yıl ya- şadığınızı hayal edebiliyor musunuz? Prefabrik bir caminin, bir park ve bir okulun dışında sadece sizi çevreleyen dikenli teller var ve yapa- cak bir şey yok. Üzerinde yürüyeceğiniz çimenler veya altında otura- bileceğiniz ağaçlar bile yok. Fakat temel gıda malzemeleriniz geliyor, çamaşırlarınız yıkanıyor, bedava eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşa- biliyor ve prefabrik bir marketten edinebileceğiniz ihtiyaçlarınız için aylık 425 rand alabiliyorsunuz. Aralıksız bombardımanlardan ve çatışmalardan kaçan ve Türkiye’de- ki mülteci kamplarında yaşayan Suriyeli mülteciler işte tam da böy- le yaşıyor. Ancak hayal kırıklıklarına rağmen, neredeyse bir milyon mülteciye ev sahipliği yapan Kenya’daki Dadaab kampındaki koşul- larla karşılaştırırsanız, Türkiye’deki mülteciler, mülteciler için en iyi olduğu düşünülen koşullarda yaşıyor. Bu hafta, büyük ölçüde yıkılan Suriye’nin Halep kentinden bir saatlik sürüş mesafesinde bulunan, Suriye sınırına sadece 40 km uzaklıktaki Türkiye’nin Nizip ilçesinde Suriyeli mülteciler için kurulmuş bir kam- pı ziyaret ettim. Türkiye’nin, Yunanistan’a giren tüm mültecilerin Türkiye’ye gönderi- leceği ve 3 milyar avro karşılığında korunacakları AB ile anlaşmasına dair tartışmalar sürerken, Türk hükümeti insani çabalarını vitrine çı- karmak için mülteci kamplarına gazeteci gruplarını getiriyor. 142 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 2,7 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’nin, Suriyeli mülteci- ler için tüm AB ülkelerinden daha fazlasını yaptığı açık. Bu mültecile- rin çoğuna 26 kampta yardım ediliyor. Türkiye’nin nüfusunun AB’nin yedide biri olduğu düşünüldüğünde bu dikkati çekici. Türkiye şimdiye kadar Suriyeli mültecilerin bakımı için 10 milyar dolar harcadı. Suriye sınırına yakın bazı Türk kasabala- rında artık Türklerden çok Suriyeliler yaşıyor. Kilis’te yerel nüfus 100 binken Suriyeli mülteciler şimdi 110 bin kişi. Türkler hayranlık verici şekilde, kaçan Suriyelilere karşı gerçek bir insanlık dersi göstererek, takdire şayan bir hoşgörü ve sempati ser- gilediler. Afrika’daki diğer ülkelerde mülteciler kamplara kapanıp kalırken, bu- rada Suriyelilerin Türk toplumunda çalışmasına izin veriliyor fakat kampları terk ederlerse artık insani destek alma haklarını kaybedi- yorlar. Suriye sınırına 70 km uzaklıkta, Türk baklavasıyla ünlü çok eski bir kent olan Gaziantep’te şu anda yaşayan 300 bin Suriyeli mül- teciden sadece 30 bini mülteci kamplarında yaşıyor. Suriyeli mülteciler ne kadar “şanslı” olurlarsa olsunlar, beyaz kontey- nır evinin önündeki bir taburede oturan 22 yaşındaki Fatima, tüm umudunun bir gün “normal bir hayata sahip olmak” olduğunu söy- lüyor. Bu ailelerin trajedisi bana giderek daha da gerçekçi geliyor zira sa- vaştan önce 2008 ve 2010’da Suriye’yi ziyaret etmiş ve yaptırımlar ve uluslararası tecrit karşısında tamamen kendine yeter bir hale gelmiş, oldukça metanetli bir topluma şahit olmuştum. Tuvalet kağıdından, kozmetiğe, mobilyadan kıyafete her şeyi kendileri için kendi başla- rına üretmişlerdi. Halk gururlu, iyi eğitimli ve kendine yeter durum- daydı. Cenevre’deki görüşmelerin katliamlara bir son vereceğine dair umut- lara rağmen mülteciler, süren savaştan kaçmaya devam ediyor. Günde 2 bin kişinin gittiği Yunan adalarına ulaşan kişi sayısı son 20-30 gün içinde düşerken, AB-Türkiye anlaşması Yunanistan’a mülteci akınını en aza düşürmekte başarılı olmuş gibi görünüyor. Artık Yunan poli- si mültecileri taşıyan plastik botları parçalamakla tanınıyor ve daha sonra bu botlarla gelen insanlar hakkında Türkiye’ye gönderilmek üzere işlemler yapılıyor. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 143 Tüm bunlar kıyılarına vuran insan tsunamisinin altında mücadele veren Yunanistan’ın üzerindeki yükü hafifletebilirdi fakat Avrupa’nın bu mültecilerle ilgili yükümlülüklerini Türkiye’ye devretmesine izin verdi. Bu anlaşma BMMYK (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği), Ço- cukları Koruyun, Sınır Tanımayan Doktorlar ve İnsan Hakları İzleme Örgütleri tarafından açıkça eleştiriliyor. Avrupa, topraklarına mülteci akınını durdurmak için insan hakları ve mülteciler yasalarından tavizler vermek de dahil her şeyi yapmaya is- tekli görünüyor. BMMYK, mültecilerin geniş kapsamlı olarak üçüncü bir ülkeye geri gönderilmelerinin Avrupa yasaları veya uluslararası yasalara uyumlu olmaması nedeniyle AB-Türkiye planını insan hak- larının ihlali olarak değerlendirdi. AB’nin 20 bin mülteciyi iki yıl içinde yerleştirme sözü, şaşırtıcı şe- kilde yavaş ilerliyor ve bölgesel kuruluş geçen yılki 66 bin mülteciyi Yunanistan’dan alarak yeniden yerleştirme vaadini bile henüz yerine getirmedi. Şimdiye kadar 28 ülkeli Birliğe sadece 600 mülteci yeni- den yerleştirildi. Almanya cömert bir şekilde 1,1 milyon mülteciyi kabul ederken Av- rupa’nın geri kalan çoğunluğu Suriyeli mültecilerin dramının -Türki- ye, Lübnan, Ürdün veya Irak olsun- bir başkasının sorunu olmasını istiyor gibi görünüyor. İşte zengin böyle zenginleşiyor, -Türkiye’nin yaptığı gibi çabalarınız için 3 milyar avronun pazarlığını yapmazsa- nız- fakir de böyle fakirleşiyor. 144 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 145 146 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ YAYIN ORGANI : STANDARD DIGITAL NEWS YAYIN TARIHI : 24 NISAN 2016 ÜLKE : KENYA YAZAR : NZAU MUSAU ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : TAM METIN MÜLTECİ KAMPI SURİYELİLERE SAVAŞTAN UZAK HUZURLU BİR ORTAM SUNUYOR Türkiye’nin en yoğun nüfuslu altıncı şehri Gaziantep’ten ayrılır ay- rılmaz ünlü İpek Yolu, sizi son yıllarda sürekli kan ve gözyaşı döken Suriye’nin sıkıntılı Halep şehrine götürüyor. Yol kenarlarında meyve bahçeleri, ufak fıstık ağaçları ve aralara ser- piştirilmiş zeytinliklere rastlıyorsunuz. Ardından Suriye sınırının 40 kilometre ötesindeki Nizip ilçesi sizi içine çekene kadarsa dağlar, ka- yalar ve çöl var. Nizip’i çok az geçince solda yol -yorgun bir yolcu gibi- yavaşça tepele- re kıvrılıyor. Aşağı inerken ise ortama uymayan bir yerleşke görüyor- sunuz; 145 bin metrekarelik büyük bir konteyner kampı. Kampın dibinden tarihi Fırat Nehri geçiyor. Nehrin saf suları 4.818 insanın acılarına tanık oluyor ve aslında bunu binlerce yıldır yapıyor. Dikenli tellerle çevrili ana kapıda dişi bir köpek ve altı yavrusu ileri geri dolaşıyor. Girişin solunda küçük bir oğlan çocuğu beton döşe- melerin arasında elinde kürekle kum kazıp biraz ileriye yığarak oyun oynuyor. İleri geri yaptığı bu hareketten duyduğu gurur her anne-babanın ilgi- sini çekecek nitelikte. Bana oğlumu hatırlattı. Prefabrik malzemeden yapılmış idari binada ise birkaç anne-baba -bazıları kötürüm- sıralara oturmuş bazı işleri için kamp görevlilerini bekliyorlar. Kampın genel müdürü İbrahim Elmiş tarafından içeriye ofisine kabul edildiğimizde bunun sıradan bir kamp olmadığını anladım. Toplantı odası Nairobi’deki birinci sınıf bir şirkete benziyordu -özel yatar san- dalyeler, ithal masalar ve pırıl pırıl bir ortam vardı. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 147 Türk olan Elmiş bozuk bir İngilizce ile “Bayanlar baylar, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Nizip kampına hoş geldiniz. Burada Suriyeli kardeşlerimize kendimizden daha itinalı ve özenli bakıyo- ruz.” diyor. Kampı gezdirmeye başladıklarında, Türkiye’nin kurucusu Mustafa Atatürk’ün izler gözlerle baktığı portresi altında söylenen bu sözler somut bir anlam kazanıyor. Kampın tam girişinde modern bir lunapark oyuncağı var ve bir kö- şede adeta küçümser gibi duruyor. Nairobi’deki çoğu ana okulunun sahip olmaktan gurur duyacağı türden bir oyuncak. Tel örgüler ara- sından ana koridoru geçiyoruz; solumuzda ise Fırat Nehri kıyısında, aşağılara doğru konteyner kampları uzanıyor. Fareli köyün kavalcısı hikayesindeki gibi Nizip’teki çocuklar da birer birer ortaya çıkıyor ve önümüze, arkamıza takılıyorlar. Çok meraklı- lar. Altı yaşlarındaki Cibril gibi cesur olanları bize yetişiyor. Türkiye’nin en yoğun nüfuslu altıncı şehri Gaziantep’ten ayrılır ay- rılmaz ünlü İpek Yolu, sizi son yıllarda sürekli kan ve gözyaşı döken Suriye’nin sıkıntılı Halep şehrine götürüyor. Yol kenarlarında meyve bahçeleri, ufak fıstık ağaçları ve aralara ser- piştirilmiş zeytinliklere rastlıyorsunuz. Ardından Suriye sınırının 40 kilometre ötesindeki Nizip ilçesi sizi içine çekene kadarsa dağlar, ka- yalar ve çöl var. Nizip’i çok az geçince solda yol -yorgun bir yolcu gibi- yavaşça tepele- re kıvrılıyor. Aşağı inerken ise ortama uymayan bir yerleşke görüyor- sunuz; 145 bin metrekarelik büyük bir konteyner kampı. Kampın dibinden tarihi Fırat Nehri geçiyor. Nehrin saf suları 4.818 insanın acılarına tanık oluyor ve aslında bunu binlerce yıldır yapıyor. Dikenli tellerle çevrili ana kapıda dişi bir köpek ve altı yavrusu ileri geri dolaşıyor. Girişin solunda küçük bir oğlan çocuğu beton döşe- melerin arasında elinde kürekle kum kazıp biraz ileriye yığarak oyun oynuyor. İleri geri yaptığı bu hareketten duyduğu gurur her anne-babanın ilgi- sini çekecek nitelikte. Bana oğlumu hatırlattı. Prefabrik malzemeden 148 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ yapılmış idari binada ise birkaç anne-baba -bazıları kötürüm- sıralara oturmuş bazı işleri için kamp görevlilerini bekliyorlar. Kampın genel müdürü İbrahim Elmiş tarafından içeriye ofisine kabul edildiğimizde bunun sıradan bir kamp olmadığını anladım. Toplantı odası Nairobi’deki birinci sınıf bir şirkete benziyordu -özel yatar san- dalyeler, ithal masalar ve pırıl pırıl bir ortam vardı. Türk olan Elmiş bozuk bir İngilizce ile “Bayanlar baylar, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Nizip kampına hoş geldiniz. Burada Suriyeli kardeşlerimize kendimizden daha itinalı ve özenli bakıyo- ruz.” diyor. Kampı gezdirmeye başladıklarında, Türkiye’nin kurucusu Mustafa Atatürk’ün izler gözlerle baktığı portresi altında söylenen bu sözler somut bir anlam kazanıyor. Kampın tam girişinde modern bir lunapark oyuncağı var ve bir kö- şede adeta küçümser gibi duruyor. Nairobi’deki çoğu ana okulunun sahip olmaktan gurur duyacağı türden bir oyuncak. Tel örgüler ara- sından ana koridoru geçiyoruz; solumuzda ise Fırat Nehri kıyısında, aşağılara doğru konteyner kampları uzanıyor. Fareli köyün kavalcısı hikayesindeki gibi Nizip’teki çocuklar da birer birer ortaya çıkıyor ve önümüze, arkamıza takılıyorlar. Çok meraklı- lar. Altı yaşlarındaki Cibril gibi cesur olanları bize yetişiyor. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 149 Refugee camp offers S By Nzau Musau Updated Sun, April 24th 2016 at 13:32 Once you leave Gaziantep takes you to the troubled A shed in recent years. On the sides are orchards with olive groves. And then swallows you up 40km into Slightly beyond Nizip on to up the hills and when it des 145,000 square metres co At the foot of the camp is t on the sorrows of 4,818 hu Syrians tranquility away from 2 GMT +3 p, Turkeyʼs sixth populous city, the fa Aleppo in Syria, where tears and bloo littered with diminutive pistachio tree n mountains, rocks and desert until N o Syrian border. o the left, the road - like a weary trave scends, unseemly site beckons: an e ntainer camp ensconced beneath. he historic Euphrates River, its pristi umans, indeed as they have for mille conflict mous Silk Road od have been es interspersed Nizip town eler - meanders expansive ne waters spying nniums. 150 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ At the main gate of the razor-wire fenced camp, a dog and her six puppies roam aimlessly. On the left side of the entrance, a young boy plays, scooping sand between pressed concrete floor tiles and dumps it a short distance away. The vanity of the back and forth exercise beguiles any parent. He reminds me of my son. At the main administration block built of prefabricated materials, a few parents, some crippled, sit on the desks awaiting the camp officials for some business. As soon as we are ushered into the main office by director general of the camp, Ibrahim Elmis, I figure out that this is no ordinary camp. The boardroom cuts the image of a blue-chip company in Nairobi - executive reclining seats, exotic table and spotless mien. “Ladies and gentlemen, welcome to Nizip camp run by Emergency and Disaster Management unit. Here, we are more careful and watchful of our Syrian brothers probably more than we are with ourselves,” Elmis, a Turk, thunders in broken English. As the tour of the camp begins, the reality of this statement, uttered beneath the watchful eyes of the portrait of Turkish founding father Mustafa Atartuk, assumes a concrete meaning. Right at the entrance of the camp, a modern amusement play equipment stands on a corner as though scorning miserly. Itʼs the kind that most kindergarten schools in Nairobi pride in possessing. We take the main hallway bordering the chain-link, the container camps to our left cascading downwards on the banks of River Euphrates. Like to the pied piper of Hamelin, the children of Nizip emerge one by one and form a swell behind and ahead of us. They are a curious lot. The brave ones like Jibril, approximately 6 years, catch up with us. Heʼs a fine young refugee. His front teeth have fallen off in a “strange land.” Heʼs inquisitive and his language betrays his cause. We cannot understand each other. He nags and pesters me all through. I later realise he is interested in MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 151 As soon as I give him, he disappears in the same manner he came. Milal is my new catch, flushed out from his childhood in Allepo. He too has no clue why I am here and is lost in his innocence. I pick up a conversation through a translator but before we could hit it off, a camp official shouts at the swell of kids about us, they scatter away into oblivion. Ahead of us, we meet another group of children, flocking by my colleague from Ethiopia, Sam. To shake them off, he grabs the hand of one of the kids and kisses it away. They all burst into laughter complete with “hi-5” punches. We enter into a huge prefab building on our right. It turns out to be a pre-school complex. Inside are portioned rooms, a corridor at the centre. The first room is the computer games room. Here, a group of five kids sit on their desks playing games. The computers are loaded with all manner of children games designed to enhance their mental capacities. Mohamed, transfixed onto one of the wall games boys of his age are fond of, was so busy that when I bade him bye he responded ʻgood nightʼ. It is only when I was disappearing into the opposite room, the library, I heard him loudly correcting himself: “Good day.” In the library, Abdulaziz and Mohamud are “chewing” mathematics and physics books like there is no tomorrow. They are in their early teenage, I could tell by their demeanor. Surrounding them are countless books of all types arranged in shelves. Slightly ahead of these classes in a semi-autonomous unit was the kindergarten school. The kids went ecstatic when they saw us. Their imposing multi-coloured classroom was littered with pin-ups, drawing, toys etc. An adjacent room is a toy store, stuffed to the full. We crossed over to yet another unit, a laundry unit: “They donʼt wash their clothes. Instead, they bring us their dirty clothes and we launder them with these machines then they collect a little while later,” Aisha, a laundry attendant at the unit tells us. 152 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ The next facility after the laundry is a mini-mart, a supermarket. Here, refugees shop for their basics using a loaded shopperʼs card issued for free by the Turkish government upon registration. We move in to the container camps. They are partitioned into a bedroom, a sitting room, kitchen, bathroom and an extra room. They are all air-conditioned, connected to electricity and piped water. The bathrooms have hot showers and every container has a pay-TV satellite dish. Whatʼs more, the basic kitchenware like the cooker are provided for free by the government. Itʼs a super duper camp by any standard. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 153 YAYIN ORGANI : THE DAILY TELEGRAPH YAYIN TARIHI : 24 NISAN 2016 ÜLKE : INGILTERE ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : TAM METIN ZENGİNLİK PAYLAŞMAKLA NASIL BÜYÜR --Çok Farklı Ülkelerden İhtiyacı Olan Binlerce İnsan Güvenilir Bir Dost Sayesinde Hayata Tutundu… Şimdi Türkiye İnsani Yardımlarda Dünyanın Üçüncü Büyük Bağışçısı-- Dünyada milyonlarca insan sıcak bir yatak, temiz içme suyu, bir tas çorba ve bir kalemden mahrum. Hatta bazıları o gün yaşayıp yaşama- yacaklarını bile bilemez durumda. Maddi zenginlik, hafife alınmama- lı. Dünyadaki devletler için halkına yeterli zenginlik, eğitim, sağlık ve güvenlik sağlamak esastır. Öte yandan her zamankinden daha fazla iletişim halinde olan bir dünyada yaşıyoruz. Nerede yaşıyorsak yaşa- yalım, meydana gelen her gelişmeden anında haberdar olabiliyoruz. Bir kişi ne kadar eğitimli ise kendisi kadar şanslı olmayan kişilerle o kadar çok empati kurabiliyor. Ege kıyılarında bulunan Aylan Kür- di’nin cansız bedeni dünyadaki herkesi rahatsız etti ve bu sebepsiz değil. Türkiye özellikle son 13 yılda kayda değer bir büyüme oranını sürdürdü. Ülkenin kişi başına düşen milli geliri ve gayrisafi milli hası- lası arttı. Fakat meselenin tümü bu değil. Türkiye, aynı zamanda yüz binlerce çocuğun Aylan’ın akıbetini paylaşmasını da engelledi. --Türkiye, Suriyeli Mültecilerin Yardımına Koşan Bir Ülke-- En son ve yürek burkan örnek, Arap baharından sonra başlayan Suri- ye iç savaşından kaçan milyonlarca mültecidir. BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre Türkiye, 2,5 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Eğer bugün bu insanlar yaşıyorsa, bunu sınırla- rını açan Türkiye’ye borçludur. Bu ayın başında Avrupa Birliği ile bir anlaşma imzalayan Türkiye, savaştan kaçan mültecilere daha iyi im- kânlar sunabilecek. Nihayet mülteciler kendilerini burada güvenli ve evlerinde hissedebilecek. Kültürel yakınlık ve ortak inancın yanı sıra Türk halkının köklü misafirperverliği ve hayırseverliği, Türk halkı ile 154 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Suriye halkı arasındaki bağları güçlendiriyor. --Kültürel Bağlar Olsun ya da Olmasın-- Nerede bir tabii afet, savaş veya fakirlik varsa Türkiye, oraya ulaşıp elindeki her türlü kaynakla ihtiyacı olanlara yardım etmeyi vazifesi sayar. Dahası Türkiye ırk, din, cinsiyet veya dil ayrımı yapmaksızın yardım eli uzatır. Örneğin Türkiye 2010’da neredeyse 310 bin insanın hayatını kaybettiği büyük bir depremin vurduğu Haiti’nin en büyük bağışçılarından birisidir. Başka pek çok örnek daha var. 2004 Güney Asya’daki deprem ve tsunami, 2005 Pakistan’daki deprem, 2006’da Lübnan’daki insani kriz… Liste çok uzun. --Türkiye: “Yükselen Bağışçı”-- Dünya Gıda Programı, Türkiye’yi “yükselen bir bağışçı” olarak görü- yor. 2006’da Türkiye neredeyse 4,2 milyon dolarlık insani yardımda bulunmuştu ve bu rakamın bugün altı milyar doları aştığı tahmin edi- liyor. Bu yapılan sadece, doğrudan para yardımı. Türkiye, küresel in- sani yardımlara gayrisafi yurt içi hasılasında ayırdığı pay bağlamında en cömert ülkeler listesinde ABD ve İngiltere’den sonra üçüncü sırada geliyor. Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan beri yaşanan en büyük insani kriz olarak düşünülen şimdiki mülteci krizini hafifletmek için yaptığı fedakârlıkların parasl adeğerini belirlemek ise mümkün değil. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 155 THIS REPORT IS PRODUCED AND PUBLISHED BY GLOBAL CONNECTION MEDIA SA WHICH TAKES SOLE RESPONSIBILITY FOR THE CONTENT Chemicals industry promises strong reactions Kalkan: Mediterranean dream first hand Turkish chemical manufacturers have ever-increasing production and export potential in cosmetics, medicines, paints, medical devices and equipment. Page 10 Kalkan is a hidden paradise, known for its Mediterranean lifestyle, its white houses with terraces adorned with bougainvillea, and its world- renowned Kaputaş Beach stretching underneath a rain of stars... Page 15 Turkish Economy’s Steady Growth Despite some geopolitical headwinds, Turkey’s economy is going from strength to strength and GDP growth forecasts remain impressive. All this contributes to Turkey’s growing stature on the world stage. Page 4 156 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 05 APRIL 2016 M illions of people all over the world are deprived of a warm bed, clean drinking water, a bowl of soup, a pencil – and some even do not know if they will survive the day. Material wealth should not be underestimated. It is essential for any government in the world to provide its people with sufficient wealth, education, health, and se- curity. On the other hand, we live in a world more connected than ever, and where we can learn any de- velopments almost instantaneous- ly. The more educated a person is, the more likely he or she is to em- pathise with those who are much less fortunate. Aylan Kurdi’s life- less body discovered on an Aegean beach was unsettling for everyone around the globe and not without cause. Turkey has sustained signifi- cant growth, particularly in the last 13 years, as the country’s per cap- ita national income and GNP in- creased. Yet, this is not all that mat- ters. Turkey has also prevented hundreds of thousands of children from sharing Aylan’s fate. Turkey, the country that came to the aid of Syria’s refugees The most recent and disheart- ening example, is the fleeing of millions of refugees from the civ- il war in Syria, that began after the Arab Spring. According to UNHCR data, Turkey is home to 2.5 mil- lion Syrian refugees. If these peo- ple are alive today, they owe it to Turkey, which has opened its bor- ders to them. And, after the agree- ment signed at the beginning of this month between the European Un- ion and Turkey, the country will be able to provide much better ameni- ties to the refugees fleeing from war. At last, they can feel at home and safe here. Besides cultural proximi- ty and a shared faith, the ingrained hospitality and benevolence of the Turkish people are strengthening the bonds between the Turkish and Syrian peoples. Cultural links or not Wherever there is a natural dis- aster, war, or poverty, Turkey takes it as its duty show up and help those hit, with every resource it can mus- ter. What’s more, the country ex- tends its helping hand without discriminating based on race, re- ligion, gender or language. For ex- ample, Turkey was one of the big- gest donors to Haiti, which was hit by a powerful earthquake that killed nearly 310,000 people in 2010. There are many more examples: the 2004 South Asia earthquake and tsunami; the 2005 Pakistan earth- quake, the humanitarian crisis in Lebanon in 2006... The list is long. Turkey: “The rising donor” The World Food Programme considers Turkey as a “rising do- nor.” In 2006, Turkey provided nearly $4.2 million in humanitar- ian aid, and it is estimated that this figure exceeds $6 billion today. Then again, this is just the direct financial aid. Turkey is the third most generous country after the US and the UK, in terms of the share of its GDP it allocates for global hu- manitarian assistance. It isn’t pos- sible to determine the financial value of the sacrifices Turkey has made to alleviate the present ref- ugee crisis, which is considered to be the largest humanitarian crisis since World War II. Ü From a diverse range of countries, thousands of people in need held on to life thanks to a reliable friend: At present, Turkey is the world’s third-largest donor of humanitarian aid. Turkey’s strength in healthcare ALEX BRUCE O ver the past decade, Turkey’s healthcare system has under- gone a major trans- formation. Today, Turkey’s medical sector no longer serves only its rapidly growing popu- lation, but is a major attraction for health tourists seeking cost- effective, quality treatment that they might not be able to find, or afford, in their own coun- tries. A report by the Turkish Industrialists & Business As- sociation predicts that by 2020 health tourism will account for more than a third of overall tourism revenue, generating $8 billion in revenue. “Turkey became one of the top 10 medical tourism desti- nations last year, although the country ranked 17th place five years ago.” Levent Baş, the vice president of Turkey’s Medical Tourism Development Council, echoes this: “Turkey has been the best medical tourism des- tination after the US and Ger- many in quality. Many health centres in Istanbul now make al- most half of their revenue from their foreign patients.” Global reputation One field of medicine at which Turkey excels is cosmetic procedures, and of those, Turkey is earning a global reputation as a leader in hair transplant treatments. One of the pioneers in this field, Dr Melike Kulahci, has a career that mirrors Tur- key’s own advances in medicine; her Istanbul clinic, Transmed, founded in 1994, is one of the leading clinics of its type, and is renowned for using the very lat- est technologies, including stem cell and other therapies based on breakthroughs in gene sequenc- ing. She explains: “At the begin- ning of the new millennium, when it was announced that the human genome had been decod- ed, a new era started in hair loss therapies. Today, we use many new techniques and materials that are allowed in clinical use to multiply stem cells.” Demand, she says, has been almost over- whelming. “Ten years ago we would be performing a mere 200 cases per year whereas we had 1,200 cases in 2015 alone.” Indeed, Turkey is distin- guishing itself not just as a low- er cost, high-quality destination, but as one that takes full advan- tage of expensive medical tech- nologies that may be unavaila- ble or prohibitively expensive in a patient’s home country. Many of the biggest private hospitals have teamed up with major in- ternational hospitals, such as the Mayo Clinic in Minnesota, and Johns Hopkins Medical Interna- tional in Baltimore. For example, the Johns Hopkins-associated Anadolu Medical Center, set in landscaped grounds on the out- skirts of Istanbul, boasts world- class cancer treatment technol- ogies. As well as being one of the very few providers of bone marrow transplantations in the country, it was one of the first hospitals in the world to offer the leading-edge TrueBeam and Cy- berKnife technologies, highly advanced radiotherapy devices that allow clinicians to target tu- mours to an unprecedented de- gree of accuracy. Further development While the healthcare sec- tor has taken huge strides in the past decade, the government is keenly focused on developing the sector further. One ambitious plan is the Ministry of Health’s commitment to build free zones dedicated to healthcare near major cities. These free zones will offer one stop shops for all industries relating to health, in- cluding hospitals, rehabilitation centres, research and develop- ment facilities and pharmaceu- tical factories. The free zones are being developed alongside the government’s push for leg- islative changes to help bolster R&D in the country. For exam- ple, recent changes in legislation have opened the way for univer- sities and other research facili- ties to investigate new technolo- gies such as stem cells and gene therapies, while other changes to laws regulating clinical research in Turkey have paved the way for an increased number of clin- ical studies within the country. It’s a field that could help open up new treatments and put ad- vances into practice to ensure the country’s high standing in global healthcare. Ü In a little over a decade, the country’s commitment to expanding its healthcare sector has put it in the top 10 global healthcare destinations, with a reputation for value for money, clinical excellence and access to cutting-edge technologies. HOW WEALTH GROWS THROUGH SHARING Turkey has been the best medical tourism destination after the US and Germany in quality. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 157 YAYIN ORGANI : THE TIMES YAYIN TARIHI : 08 NISAN 2016 ÜLKE : INGILTERE YAZAR : HANNAH KUCINDA SMITH ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : TAM METIN NOBEL ÖDÜLÜ İÇİN SIRADA BEKLEYEN ŞEHİR ÜÇÜNCÜ MÜLTECİ KAMPINA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK Yerlerinden edilmiş Suriyelilerin akınıyla nüfusu iki katından fazla artan bir Türk şehri, Belediye Başkanı’nın şehrin artık dolduğunda ısrar etmesine rağmen Avrupa Birliği (AB) fonlarıyla kurulan ilk mül- teci kampına ev sahipliği yapması için seçildi. Suriye sınırına beş kilometre uzakta bulunan Kilis’in nüfusu beş yıl önce 90 bindi. Bugün bu rakama 130 bin Suriyeli mülteci daha eklen- di. Birçoğu sınırın hemen ötesindeki Halep vilayetinden geliyor. 25 bin kadarı Türk hükümetince kurulan ve idare edilen kamplar- da kalsa da birçok Suriyeli şehir merkezinde yaşıyor. 250 bin kişi ise Türkiye’nin idare ettiği sınırın Suriye tarafındaki kamplarda hayatını idame ettiriyor. Yunanistan’dan geri gönderilen Suriyelilerin bazısına ev sahipliği yapması için Kilis’te gelecek hafta başka bir mülteci kampı açılacak. Kampın ne kadar kişiyi barındıracağı açıklanmadı. Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara şehrin mültecileri sıcak karşıladı- ğını ancak şu anda şişen nüfusuyla başa çıkmakta zorlandığını söy- ledi. Türkiye’nin en küçük ve en yoksul şehri Kilis her bir sakini için beş metrekarelik yeşil alana sahip olmakla övünürdü. Şimdi bu rakam sa- dece 1,1 metrekare. Su tüketimi günde bir milyon litreden 30 milyon litreye çıktı; beş yıl önce 30 ton çöp toplanırken şimdi 160 ton topla- nıyor. Ölüm sayılarında da patlama yaşanıyor: Burada artık her ay 1600 kişi ölüyor; mülteci krizinden önce bu sayı 700 kişiydi. 158 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Belediye Başkanı Kara şunları ifade ediyor: “Mültecilerin burada kal- ması için birçok fırsat yaratmalıyız. Evlere ve kirli suyu temizleyecek yerlere ihtiyacımız var. Yaz geldiğinde insanlar evlerinde duramıyor; yeşil alana ihtiyaçlara var ki dışarı çıkabilsinler.” Türk hükümeti Nobel Barış Ödülü için Kilis’i, Yunan Adası Midilli karşısında aday gösterdi. Midilli de geçen sene boyunca Avrupa yo- lunda on binlerce göçmeni sıcak karşıladığı için aday gösterilmişti. Ancak şimdi Midilli’ye varan göçmenler Kuzey Avrupa’ya giden bu işlek güzergahın aniden kapandığını görüyor. Kilis’teki kampın finansmanı geçen ay Türkiye’ye verilen üç milyar avroluk yardımdan sağlanıyor. Anlaşmaya göre 20 Mart’tan itibaren Yunanistan’a yasa dışı seyahat eden göçmenlerin tamamı -Yunanis- tan’da iltica için başvurmazlarsa- Türkiye’ye geri gönderilecekler. Türkiye’nin aldığı her Suriyeli mülteci için bir mülteci Avrupa’ya ye- niden yerleştirilmek üzere seçilecek. Yunanistan’a, Türkiye’ye geri gönderilenden daha fazla göçmenin varmasıyla bu plan pazartesi günü karmaşayla başladı. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 159 160 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 161 YAYIN ORGANI : AP YAYIN TARIHI : 30 HAZIRAN 2023 ÜLKE : ABD ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : ÖZET AVRUPA SINIR AJANSI, GÖÇMENLERİN YASA DIŞI SINIR EDİLMELERİ İDDİALARI KARŞISINDA YUNANİSTAN’DAN CEVAP İSTİYOR Avrupalı bir yetkili cuma günü Avrupa Birliği’nin sınır ajansının (Frontex), Yunanistan Sahil Güvenliğinden, botlarla Türkiye’ye geçen göçmenlerin yasa dışı yollarla sınır dışı edildiği iddia edilen iki vakay- la ilgili “açıklama ve bilgi” istediğini söyledi. Yetkili, Frontex’in Direktörü Hans Leijtens’in Frontex yönetim kuru- lunda Yunanistan’ı temsil eden üst düzey bir polis yetkilisine mektup yazdığını, 10 Temmuz’a kadar cevap istediğini söyledi. Atina birçok kez Yunan sularına giren göçmenleri, iltica talebinde bu- lunmalarına izin vermeden Türkiye’nin deniz yetki alanlarına geri bı- rakmakla suçlandı. Bu, “geri itme” olarak bilinen yasa dışı bir uygula- ma. Yunanistan’ın Türkiye ile kara sınırını geçen göçmenlere yönelik tavrına dair de benzer iddialar var. Yunanistan suçlamaları reddederken göç politikasının “sert ama adil” olduğunu söylüyor. Perşembe tarihli mektupta, 11 ve 22 Nisan tarihlerinde Ege’nin doğu- sundaki Midilli Adası açıklarında yaşandığı iddia edilen iki olaydan bahsediliyor. Ada, yakınlardaki Türk kıyılarından ufak botlarla geçen göçmenler için uğrak bir nokta. İlk vaka New York Times tarafından, bir aktivistin sağladığı görün- tülere dayanılarak haberleştirilmişti. Buna göre Yunan yetkililer Mi- dilli’ye ulaşan bir grup göçmeni yasa dışı bir şekilde sınır dışı ederek Türk yetkilerin alması için denizde bir cankurtaran botuna bıraktı. İkincisindeyse bölgede devriyeye yardım eden bir Portekiz Frontex botunun göçmenleri taşıyan bir botu durdurarak Yunan Sahil Güven- 162 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ liğine teslim ettiği, onların da botu Türk sularına geri dönmeye zorla- dığı iddia ediliyordu. Leijtens’in mektubunda Frontex’in 11 Nisan’daki vakayla ilgili olarak “iddiaların ciddiyetini teyit eden” bir “Ciddi Vaka Raporu” hazırladığı belirtildi. Leijtens ayrıca Yunanistan’dan 11 Nisan’da yaşandığı iddia edilen ola- ya dahil olan sahil güvenlik botunun görüntü ve video kayıtlarını ya- yımlamasını talep etti. (ONR)(BÜN) MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 163 AP - 30.06.2023 Europe's border agency seeks answers from Greece on alleged illegal deportations of migrants .style1 { font-size: medium; text-align: center; } The Associated Press - 30.6.2023 19:10:49 Europe's border agency seeks answers from Greece on alleged illegal deportations of migrants ATHENS, Greece ATHENS, Greece (AP) __ The European Union's border agency is seeking "clarifications and information" from Greece's coast guard on two alleged cases of migrants who crossed by boat being illegally deported back to Turkey, a European official said Friday. The official said Frontex's executive director Hans Leijtens wrote to a senior police official representing Greece on the Frontex management board, requesting a reply by July 10. The agency helps patrol EU member Greece's eastern borders. Greece's center-right government has in recent years stepped up patrols in the eastern Aegean Sea, radically reducing the numbers of migrants from the Middle East and Africa crossing in small boats from neighboring Turkey. But Athens has been repeatedly accused of dumping migrants who enter Greek waters back inside Turkey's maritime jurisdiction without allowing them to apply for asylum __ an illegal practice known as "pushbacks." There have been similar claims on Greece's treatment of migrants crossing the land border with Turkey. Greece denies the accusations, saying its migration policy is "strict but fair." Separately, Greece's coast guard has been strongly criticized for its handling of the June 14 sinking of a trawler carrying hundreds of migrants from Libya to Italy, which left more than 500 people feared dead. The European official, who had knowledge of the Frontex communication, spoke to The Associated Press on condition of anonymity as they were not authorized to discuss the matter with the media. The letter dated Thursday referred to two alleged incidents on April 11 and 22 off the eastern Aegean island of Lesbos __ a major destination for migrants crossing from the nearby Turkish coast in small boats. The first was reported by The New York Times, based on a video provided by an activist. It claimed Greek authorities illegally deported a group of migrants who had reached Lesbos, leaving them on a life raft at sea for Turkish authorities to pick up. In the second, it was alleged that a Portuguese Frontex boat helping patrol the region stopped a boat carrying migrants and handed it over to the Greek coast guard, which forced it back into Turkish waters. Leijtens' letter said Frontex has launched a "Serious Incident Report" into the April 11 case, which "confirms the gravity of the allegations." "I am aware that there might be investigations in progress with regard to the events mentioned above," it said. "However, I would like to emphasize that it is of paramount importance for (Frontex) to receive all clarifications and information that are at this moment at the disposal of the (Greek) Coast Guard in view of current and future cooperation" between Greek authorities and Frontex. 164 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ The letter was first reported by Spain's El Pais newspaper. Leijtens also asked for Greece to release image and video recordings from the coast guard vessel involved in the alleged April 11 incident. The New York Times report said migrants were brought by van to a Lesbos beach and taken by speedboat to a coast guard vessel which allegedly left them adrift on a life raft. Greek Prime Minister Kyriakos Mitsotakis, re-elected for a second four-year term on June 25, has said he takes the alleged April 11 incident "very seriously" and has ordered an investigation. Questioned on reports Frontex might potentially consider suspending its deployment to Greece, Mitsotakis said Friday: "Any issues can always be solved in good faith, (but) the issue that you mentioned has not come to my attention at all." Speaking at a press conference in Brussels after a two-day EU summit that focused on migration , he added that his government had enjoyed a "steadily good cooperation" with the agency. "I think that with Frontex we have a common mission: to protect our external borders, and of course to always save people who may be in danger at sea," he said. ___ Follow AP's global migration coverage at https://apnews.com/hub/migration MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 165 YAYIN ORGANI : THE GUARDIAN YAYIN TARIHI : 22 MAYIS 2023 ÜLKE : INGILTERE YAZAR : JENNIFER RANKIN ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : ÖZET AVRUPA BİRLİĞİ YUNANİSTAN’A SIĞINMACILARI “GERİ İTMESİYLE” İLGİLİ BAĞIMSIZ SORUŞTURMA ÇAĞRISINDA BULUNDU Üst düzey bir yetkilinin pazartesi günü belirttiğine göre Avrupa Ko- misyonu, Yunanistan’dan, geçen ay Yunan Sahil Güvenliğinin göç- menleri Ege Denizi’nde terk ettiğini gösteren görüntülere dayanan bir New York Times haberine ilişkin soruşturma başlatmasını istedi. Avrupa Komisyonunun göçten sorumlu üyesi Ylva Johansson, Twit- ter’daki açıklamasında, “Servislerim, Yunan yetkililere, bu olayın tamamen ve bağımsız bir şekilde soruşturulmasına yönelik resmi bir talep gönderdi. Avrupa Komisyonu uygun gördüğü takdirde resmi adımlar atmaya hazırdır.” dedi. The New York Times’ın cuma günü yayımlanan bulguları Yunan, Av- rupa Birliği (AB) ve uluslararası yasaların ihlal edildiğine işaret ediyor ama Yunan yetkililer şimdiye kadar videodaki olaya ilişkin yorumda bulunmayı reddetti. Görüntülerdeki sahil güvenlik gemisine büyük oranda AB fonlarıyla ödeme yapılıyor; bu da ülkenin AB yetkililerinin soruşturmasıyla karşı karşıya kalmasına neden olabilir. The New York Times, 11 Nisan’da Midilli’de çekilen görüntüyü, meta- veri analizi ve konum belirleme gibi çeşitli araçları kullanarak doğru- ladı. Times muhabirleri ayrıca olaya karışan göçmenlerin izini buldu ve geçen ay Türkiye’nin sahilindeki bir gözaltı merkezinde onlarla görüştü. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, yakın zamanda yaptığı açıklamada göç politikasının “sert ama adil” olduğunu söyleyerek savundu. Miçotakis, geçen hafta seçimlerden önce The New York Ti- 166 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ mes’a verdiği kısa mülakatta, bu yaklaşımı sayesinde hükümetinin AB ile ilişkilerde “makul bir iyi niyet” kazandığını söyledi. Pazartesi günü Brüksel’de muhabirlerin sıkıştırdığı Avrupa Komisyo- nu temsilcileri, Komisyon’un bir adım atmadan önce The New York Times’ın bulgularının soruşturulması ve doğrulanması konusunda Yunan yetkililere bel bağlayacağını söyledi. Komisyon’un göç politikası sözcüsü Anitta Hipper, “Bunu soruştur- mak Yunanistan’daki kurumların sorumluluğu.” dedi. Avrupa Komisyonu’nun Yunanistan hakkında “ihlal prosedürü” baş- latma yetkisi var. Bu resmi süreç kapsamında AB, kurallarını ihlal eden üyeleri cezalandırıyor. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 167  (8FDOOVIRUඈQGHSHQGHQWඈQTXඈU\ඈQWR*UHHFHµSXVKEDFN¶RIDV\OXPVHHNHUV_*UHHFH_7KH*XDUGඈDQ KWWSVZZZWKHJXDUGඈDQFRPZRUOGPD\HXFDOOVIRUඈQGHSHQGHQWඈQTXඈU\JUHHFHSXVKEDFNDV\OXPVHHNHUV  EU calls for independent inquiry into Greece ‘pushback’ of asylum seekers Officials make formal request to Athens for investigation after video purports to show people abandoned at sea Jennifer Rankin and Lisa O'Carroll in Brussels 0RQ0D\%67 EU authorities have called on Greece to conduct an independent investigation into video footage that purports to show the forced expulsion of asylum seekers from its territory. In a statement on Twitter released the day after Greek elections, the EU home affairs commissioner, Ylva Johansson, said her officials had written to Athens with a formal request “that this incident be fully and independently investigated”. She recalled a meeting she held with the Greek government a year ago when she “made clear that there [was] no place for illegal deportations” and said the European Commission was ready to take “formal steps, as appropriate” without elaborating. The video footage, filmed by an Austrian activist on Lesbos and published by the New York Times last Friday, shows 12 people – men, women and children – being taken out of a van on the island, before being towed out to sea and abandoned on an inflatable raft. The paper subsequently interviewed 11 of the asylum seekers at a detention centre in Izmir on the Turkish coast and used the coordinates of other vessels to verify the footage. )RRWDJHVKRZVDV\OXPVHHNHUVEHඈQJIRUFඈEO\H[SHOOHGIURP*UHHFH±YඈGHR “We didn’t expect to survive on that day,” Naima Hassan Aden, a 27-year-old from Somalia, who was forced out of Greece with her six- month-old baby, told the paper. “When they were putting us on the inflatable raft, they did so without any mercy.” The Greek government, which did not immediately comment on the video, has insisted its migration policy is tough, but fair. The prime minister, Kyriákos Mitsotákis, who on Sunday beat the leftwing opposition, but fell short of an absolute majority, last week said he had protected his country’s borders at land and sea. A European Commission spokesperson rejected suggestions that the incident had been fuelled by remarks, three years ago, by its president, Ursula von der Leyen, who said Greece was Europe’s “shield” in deterring migrants. The spokesperson said the commission had been unable to identify whether reports in the New York Times that the boat was paid for by EU funds was accurate. The Greek government has faced repeated allegations of pushbacks. Previous expulsions at sea have been partly captured on video, but Greek authorities argue they are permitted to repulse undocumented migrants attempting to enter the country’s territory. Independent monitors have pieced together apparent pushbacks from Greek land, but this incident appears to be the first such video footage. 00:52 168 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ YAYIN ORGANI : THE NEW YORK TIMES YAYIN TARIHI : 19 MAY 2023 ÜLKE : ABD YAZAR : NIMET KIRAÇ, MATINA STEVIS- GRIDNEFF, SARAH KERR, KASSIE BRACKEN ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : ÖZET YUNANİSTAN GÖÇMENLERİ DENİZDE BIRAKMADIĞINI SÖYLÜYOR AMA SUÇÜSTÜ YAKALANDI 11 Nisan’da Yunanistan’ın Midilli adasında 12 göçmen -erkek, kadın, çocuk ve bir bebek-plakasız bir minibüsün içine kilitlendi ve sonra bir sürat teknesine zorla bindirildi, ardından bir Yunan Sahil Güven- lik gemisine aktarıldı. Sonra da bu sığınmacılar Yunanistan, Avrupa Birliği ve uluslararası hukuku ihlal edilerek Ege Denizi’nin ortasında terk edildi. Sığınmacılar bir acil durum botu içinde akıntıya bırakıl- dılar. Sığınmacılar Afrika Boynuzu’ndaki savaştan kaçmak için yıllarca ülke ülke dolaşmışlardı. Yeni bir hayata başlama umuduyla Avru- pa’ya henüz ayak basmışlardı ki maskeli adamlar onları topladı ve eşyalarını da aldı. Naima Hassan Aden altı aylık bebeğini kucaklayıp ağlarken, botun içine tıkılmış, açık sularda sallanıyor ve kendilerini güneşten koru- maya çalışıyorlardı. 27 yaşındaki Somalili Aden, “O gün hayatta kalmayı beklemiyorduk. (…) Bizi hiç acımadan şişme bir bota bindirdiler.” dedi. Yaşadıkları çile ve kötü muameleye dair anlattıkları, normalde Yunan hükümeti tarafından reddedilen diğer pek çok sığınmacınınki gibi duyulmayacaktı. Ancak bu olay, bir eylemci tarafından bütünüyle vi- deoya kaydedildi ve The New York Times ile paylaşıldı. Times’ın yaptığı araştırma, söz konusu görüntüleri doğruladı ve des- tekledi. Ayrıca İzmir’de bir gözaltı merkezinde bulduğumuz Somali, Eritre ve Etiyopya’dan gelen sığınmacılardan 11’i ile görüştük. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 169 Birçoğunun üzerinde hala videoda giydikleri kıyafetler vardı. Başla- rına gelenlerle ilgili olarak videodaki olaylarla örtüşen ayrıntılı anla- tımları söz konusuydu. Yunan hükümeti defalarca yaptığımız yorum talebine yanıt vermedi. Başbakan Kiryakos Miçotakis, hükümetinin “sert ama adil” göç poli- tikalarını savundu ve “yasa dışı göçmenlerin” gelişinde yüzde 90’lık bir düşüşle övündü. Son iki buçuk yılın büyük bir bölümünü adada çalışarak ve göçmenle- re yönelik ihlalleri belgelemeye çalışarak geçiren Avusturyalı yardım görevlisi Fayad Mulla tarafından sağlanan video, Yunan makamları- nın sığınmacılara nasıl davranılması gerektiğini düzenleyen ulusla- rarası yasaları ve AB kurallarını ihlal ettiğine dair şimdiye kadarki en çarpıcı kanıt olabilir. The Times, Türkiye’deki sığınmacılarla görüşmenin yanı sıra, video- daki kişileri belirlemek için kare kare analiz yaparak, önemli anların coğrafi konumlarını belirleyerek ve deniz trafiği verilerini kullanmak suretiyle saati ve günü teyit ederek, ayrıca güneşin konumunu ve gö- rünür gölgeleri analiz ederek görüntüleri doğruladı. Videoyu Brüksel’de Avrupa Komisyonundan üç üst düzey yetkiliye bizzat göstererek nasıl doğruladığımızı anlattık. Avrupa Komisyonunun göçten sorumlu sözcüsü Anitta Hipper, Yuna- nistan’ın “sığınma prosedürüne erişimin sağlanması da dahil olmak üzere, AB sığınma kuralları ve uluslararası hukuk kapsamındaki yü- kümlülüklerine tam olarak uyması gerektiğini” söyledi. Yunanistan ve Avrupa Birliği, 2015 ve 2016 yıllarında Suriye, Irak ve başka yerlerden bir milyondan fazla mültecinin gelmesinin ardından göçmenlere yönelik tutumlarını sertleştirdi. 170 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Greece Says It Doesn’t Ditch Migrants at Sea. It Was Caught in the Act. By Matina Stevis-Gridneff, Sarah Kerr, Kassie Bracken and Nimet Kirac May 19, 2023, 3:00 a.m. ET The asylum seekers had already hopscotched countries for years to escape war in the Horn of Africa. They had barely set foot in Europe, hoping to start new lives, when masked men rounded them up and stripped them of their belongings. Now they were crammed into the dinghy, rocking on the open waters and trying to shield themselves from the bright sun as Naima Hassan Aden clutched her 6-month-old baby and wept. “We didn’t expect to survive on that day,” said Ms. Aden, a 27-year-old from Somalia. “When they were putting us on the inflatable raft, they did so without any mercy.” Their ordeal might ordinarily have remained largely unknown, like those of so many other asylum seekers whose accounts of mistreatment have been dismissed by the Greek government. Only on this occasion, it was captured in its entirety on video by an activist who shared it with The New York Times. A Times investigation verified and corroborated the footage. We also interviewed 11 of the asylum seekers from Somalia, Eritrea and Ethiopia whom we located at a detention center in Izmir, on the Turkish coast. Many were still wearing the same clothes they had on in the video. They gave detailed accounts of what happened to them that matched the events in the video — before Times reporters showed them the footage. The approximate height and size of the adults and children matched, too. Sulekha Abdullahi and her six children were cast adrift.CreditCredit...Michael Downey for The New York Times The Greek government did not respond to repeated requests for comment. But campaigning on Lesbos last week ahead of general elections on Sunday, Prime Minister Kyriakos Mitsotakis defended his government’s “tough but fair” migration policies and boasted of a 90 percent drop in the arrival of “illegal migrants.” The government has consistently denied mistreating asylum seekers and points to the fact that it shoulders a disproportionate burden of managing new arrivals to Europe. But the video, provided by an Austrian aid worker, Fayad Mulla, who has spent much of the past two and a half years working on the island and trying to document abuses against migrants, may be the most damning evidence yet of the Greek authorities’ violation of international laws and E.U. rules governing how asylum seekers must be treated. In addition to interviewing the asylum seekers in Turkey, The Times verified the footage by doing a frame-by-frame analysis to identify the people in the video, geolocating key events and confirming the time and day using maritime traffic data, as well an analysis of the position of the sun and visible shadows. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 171 We showed the video in person to three senior officials from the European Commission in Brussels, describing how we had verified it. Later, in written comments, the Commission said that it was “concerned by the footage” and that, though it had not verified the material for itself, it would take the matter up with the Greek authorities. Greece “must fully respect obligations under the E.U. asylum rules and international law, including ensuring access to the asylum procedure,” said Anitta Hipper, the European Commission spokeswoman for migration. The Greek authorities declined requests to meet in person to review the video. Greece and the European Union hardened their attitudes toward migrants after the arrival in 2015 and 2016 of more than one million refugees from Syria, Iraq and elsewhere. The wave of newcomers reshaped European politics, igniting populist hard-right forces who played on nativist angst. Greece is far from alone in cracking down on migrants. Poland, Italy and Lithuania have recently changed their laws to make it easier to repel migrants and to punish those who help them. But the new videos suggest that the Greek authorities have gone still further, resorting to surreptitious extrajudicial expulsions that sweep up even the most vulnerable with the participation of its maritime forces. “Through the will of God, we managed to survive,” Ms. Aden said. Anatomy of an extrajudicial deportation It was just after midday on April 11 that a white unmarked van drove down to a small cove with a wooden dock at the southern tip of Lesbos, according to Mr. Mulla’s video. As the van wound down to the coastline, two men waiting in a speedboat covered their faces with what appear to be ski masks. When the van stopped, three men emerged, unlocked the back doors — and out filed 12 people, several of them small children. The passengers included Ms. Aden and her baby, Awale, with whom she had originally fled Jilib, a small city in an area of Somalia controlled by Al Shabab, a militant group linked with Al Qaeda, she said. Ms. Aden said they had landed on Lesbos in a smugglers’ dinghy a day earlier and had spent a night hiding in the brush before being rounded up by masked men. Sulekha Abdullahi, 40, and her six children were crammed in the van, too. So were Mahdi, 25, and Miliyen, 33, who said they had also arrived on Lesbos by dinghy and sought cover in the brush. They were captured after a short pursuit, and Miliyen’s ankles still bore deep scratches when we interviewed him days later. They agreed to share their stories but asked to be identified only by their first names, fearful of retribution. A few minutes after the group was escorted out of the van, everyone was taken out on the Aegean waters in the speedboat. From a distance it looked like a tourist leisure ride. It was anything but. 172 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Another three minutes passed and then the speedboat approached Coast Guard vessel 617, which was mostly paid for with E.U. funds, according to archived lists of Greek Coast Guard assets. One by one, the migrants were unloaded from the speedboat and taken to the stern of the Coast Guard boat, escorted by six unmasked individuals, some of whom appeared to be wearing the standard dark blue uniform. The Coast Guard craft then turned eastward toward Turkey and got underway. The boat was not sending out its location, according to Marine Traffic, a maritime live data platform that tracks vessels. But The Times was able to approximate its position using location data from other nearby commercial vessels visible in the footage. The Coast Guard boat stopped when it neared the edge of Greece’s territorial waters. The video Mr. Mulla shot from the Lesbos coast is blurry because of the distance, but a black object can later be seen floating beside the Coast Guard boat. In interviews at the Izmir detention facility, all the migrants recounted being pushed onto a black inflatable life raft and set adrift. The use of these engineless rafts has been documented in the past, but the Greek authorities have denied leaving migrants afloat in them, because they are unnavigable and can overturn. The Greek authorities often use a fax message to tip off their counterparts to the presence of stranded migrants in Turkish territorial waters, according to Turkish officials, and an hour or so after the migrants were abandoned, two Turkish Coast Guard boats appeared. The Times was able to approximate the location of the rescue through the coordinates of the MSC Valencia, a large commercial ship anchored nearby, visible in the background. The April 11 rescue, like many others, was posted on a website regularly updated by Turkish authorities. Its Coast Guard said that it had rescued “12 irregular migrants on the lifeboat that was pushed back to Turkish territorial waters by Greek assets,” off the coast of Dikili, opposite Lesbos, at 14:30 local time. Turkish Coast Guard video, independently verified by The Times, shows the migrants arriving at the port of Dikili after being rescued.CreditCredit... The Times analyzed video provided by the Turkish Coast Guard and was able to identify the individuals visible in Mr. Mulla’s footage in one of the shots, which shows the migrants arriving at the port of Dikili in Turkey. The Times was able to confirm it was the same group based on its composition, the physical attributes of its members and their clothing. Fleeing War and Dictatorship The ordeal lasted just a few hours, but it forever changed the course of their lives. The shores of the islands of the eastern Aegean, just miles off the coast of Turkey, have long been chroniclers of misery and epic journeys. The stories told by the 12 asylum seekers involved in the April 11 episode were no exception. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 173 Naima Hassan Aden and her 6-month-old boy, Awale.CreditCredit...Michael Downey for The New York Times Before getting on a dinghy to Greece last month, all of those we interviewed had been in Turkey for at least a year, trying to earn enough money to attempt to get smuggled to Europe. For many, Turkey wasn’t even the first step in their long search for a safe home. Ms. Abdullahi and her older children had fled Somalia for Yemen before it, too, became a war zone. Miliyen had escaped Eritrea’s repression for Ethiopia, but it was soon consumed by civil war. After several failed attempts by Times reporters to track down the asylum seekers, a regional public official in Izmir said that the group had been taken to a detention center in Izmir, on the Turkish coast. The Turkish authorities, eager to highlight the Greek government’s poor treatment of migrants, granted rare access to the facility, and over three hours on April 20 and 21 we visited and interviewed the group, who confirmed that they were the people set adrift. When we spoke with Ms. Aden, she held Awale’s feet in her hands and said she had spent over a year in Turkey trying to see if she could make a life for herself and her baby, who was born there. When she got on a smuggler’s dinghy on the night of April 9, she thought she was heading to Europe for a better future. “Somalia is not a place we can return to,” she said. Sulekha Abdullahi and her 2-year-old son, Marwan Abdi.CreditCredit...Michael Downey for The New York Times A widow, Ms. Abdullahi, accompanied by her children, ages 2 to 17, hoped the same. Originally from Mogadishu, in Somalia, she said she had fled to Yemen in 2013. Her younger children — Mariam, 7, Majid, 5, and Marwan, 2 — had been born there, she said. She decided to move to Turkey as the war in Yemen raged on, and then on to Europe. After they all arrived in Greece, masked men approached. “They said they worked for M.S.F.,” Ms. Abdullahi said, referring to the medical charity Médecins Sans Frontières. It quickly became clear that wasn’t true. The women and some of the older children tearfully recounted having their hijabs torn off, and the men searching their bodies for belongings. “They took everything we had, cash, phones, everything,” Ms. Abdullahi said. Then they were locked in the white van and driven around for several hours. “We couldn’t see anything outside, we had nowhere to sit,” her oldest daughter, Ladan, 17, said. “We were all laying down.” Mahdi and Miliyen had been similarly uprooted by war, fleeing different parts of Ethiopia as the country descended into fratricidal conflict. 174 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Mahdi, 25, at the detention center.CreditCredit...Michael Downey for The New York Times Mahdi said he was an engineering student from Ethiopia’s Oromo region. His parents had borrowed $1,000 to fly him to Istanbul for a new start after his college, the Jimma Institute of Technology, temporarily closed because of the pandemic. “My parents were extremely worried about me because I was not at university and in our district, men were being recruited to fight,” he said. But, Mahdi said, it quickly became clear that Turkey was not going to offer the opportunities his parents had hoped for. The country’s economy was in free-fall, and Turks were souring on the migrants they had once relied on to do the jobs they spurned. His roommate, Miliyen, an only child from southern Eritrea, said he had left with his mother for Ethiopia, just over the border, when the two countries reached their landmark peace agreement in 2018. Mother and son resettled in Humera, in the Tigray region, where they opened a little cafe. But within a year, the Ethiopian government, aided by Eritrea’s dictator, unleashed a brutal war over the region’s independence aspirations. Miliyen, like thousands of others, fled to next-door Sudan, certain he would be killed or recruited to fight if he stayed. His mother was too frail to follow, he said, and stayed behind with neighbors. Now, he said, he has no idea how to contact his mother: The number of the neighbor looking after her was lost forever when the men in Greece took his phone on Lesbos. “I don’t know if my mother is alive,” he said through sobs, “and I don’t know how to find her.” Stuck in Limbo Majid and Mariam Abdi play in a common room in the detention center.CreditCredit...Michael Downey for The New York Times The fate of the group is now unclear. Mahdi, the young Ethiopian, was released in early May on court orders, but told The Times after his release that Miliyen and the Somali women and children were still in detention. Ms. Abdullahi and her family in the detention center.CreditCredit...Michael Downey for The New York Times When interviewed, the Somali women and some of the older children had described the Turkish facility as a prison and said they could not bear to stay any longer. “I’m a mother raising children whose father is dead,” Ms. Abdullahi said. “I have heart issues and high cholesterol. I can’t continue to bear the conditions inside this jail.” Ms. Aden and Awale.CreditCredit...Michael Downey for The New York Times MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 175 Ozge Oguz, a lawyer who works with people at the detention center, said many languish there for months before a decision is made on whether to deport them. “When people are taken to this facility because they were left by the Greeks in boats in the Aegean, they are already victims,” she said. The Turkish authorities may rescue the migrants at sea, but they accord them only limited rights. On paper, Ms. Oguz said, the asylum seekers have a right to apply for international protection in Turkey — but the chances are slim. “They do apply, but they’re rejected,” she said. The Turkish authorities did not respond to requests for comment. By contrast, more than 80 percent of Eritreans and more than half of the Somalis who applied for protection in the European Union last year were successful, according to official statistics. “I just wanted to go to a place where I can seek safety,” Ms. Aden said. Matina Stevis-Gridneff reported from Brussels and Athens, and traveled to Izmir in Turkey with Nimet Kirac to interview the group of migrants. Sarah Kerr and Kassie Bracken reported from New York. Riley Mellen and Christopher F. Schuetze contributed reporting. Meg Felling contributed video production. Additional production by Michael Beswetherick and Rumsey Taylor. 176 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ YAYIN ORGANI : THE GUARDIAN YAYIN TARIHI : 12 NISAN 2023 ÜLKE : INGILTERE YAZAR : GIORGOS CHRISTIDES, KATY FALLON ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : ÖZET MUHAFAZAKÂR PARTİ YUNANİSTAN’IN GÖÇ POLİTİKASINI ÖRNEK GÖSTEREREK ÖVÜYOR... BUNUN YERİNE BİR UYARI GÖREVİ GÖRMELİLER Önde gelen Muhafazakâr Parti üyeleri, Yunanistan’ın, kendi deyimiy- le “sert ama adil” göç politikalarını bariz bir şekilde örnek alınması gereken bir model olarak görüyorlar. İngiltere eski İçişleri Bakanı Priti Patel, mart ayında milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada “Yunan tarzı kabul merkezlerini” kopyalamasına izin verilmiş olsaydı mevcut durumda olmayacaklarını ifade etti. İngilizlerin Yunan modeline ilgisi, eski göç politikaları bakanı Chris Philp’in Yunanistan’a seyahat ettiği 2021 yılı mayıs ayına uzanıyor. Bu ziyareti, 2021 yılı Ağustos’unda Patel’in resmî ziyareti takip etti ve Patel söz konusu ziyarette Yunan sahil güvenliğiyle devriyeye çıkarak göç hususunda “Yunan ortaklarla yakın çalışmaktan” söz etti. Parlamentoda kabul edilen yasa dışı göç kanun tasarısı, sığınmacı- ların Birleşik Kralık’a “yasa dışı ve güvenli ülkeler üzerinden” giriş yapma hakkını kısmen kaldırarak göçü caydırma amacını taşıyor. Tasarıda ve tasarıya ilişkin tartışmalarda Yunan politikasının yansı- maları açıkça görülüyor ve her ne kadar bunların yasallığı ve etkinliği sorgulanabilir olsa da siyasi gerekçeleri gayet net. Muhafazakârlar ve Yunan merkez sağ hükûmeti, oyları güvence altına almak için katı göç politikalarına bel bağlıyor. Yıllar boyunca iki muhabir olarak göç haberleri yaptığımız Yunanis- tan’da halihazırda uygulanan ve şimdi İngiltere’de tartışılan yasa ve politikaların hukuki, ahlaki ve siyasi sonuçlarına tanık olduk. Her iki ülkede de sert politikaları haklı çıkaracak bir hümanizm maskesi bu- lunuyor. İngiltere İçişleri Bakanlığı ve Yunan hükûmeti, politikaları- MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 177 nın, botlarda karşıdan karşıya geçmekten kaynaklanan tehlike altın- daki hayatları korumayı amaçladığını vurguluyor. Ancak bu tür yolculuklar inkâr edilemez derecede tehlikeli ve genel- likle ölümcül olsa da “botların durdurulması” mutlak surette hayat- ların kurtarıldığı anlamına gelmiyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Yunanistan’da 20 binden daha az gi- rişin kaydedildiği 2022 yılında 326 sığınmacının ölü veya kayıp ol- duğunu bildirdi. 2022’deki ölü ya da kayıp sayısının mülteci girşinin zirve yaptığı 2015 yılına kıyasla muhtemelen 20 kat daha fazla. Atina’daki yetkililer tarafından mütemadiyen inkâr edilen ancak de- taylı olarak belgelendirilen Yunanistan sınırlarındaki bir başka cay- dırıcılık uygulaması olan “geri itmeler” ciddi bir şekilde incelendi ve Avam Kamarasında hâlâ destekçi buluyor. Kolluk kuvvetlerinin insanları nasıl motorsuz şişme botlar üzerinde denizde terk ettiğini belgeleyen ve Yunan sahil güvenlik görevlilerinin sığınmacıları doğ- rudan ve yasa dışı bir şekilde Türkiye’ye gönderdiğine dair somut ka- nıtları inceledik ve rapor ettik. Yunanistan’dan gelen rakamlar aynı zamanda katı göç politikalarının gerçekte insanları caydırmadığını gösteriyor. Birleşik Krallık kanun tasarısının belirtilen bir başka he- defi de caydırıcılıktı. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’e göre önceki yıllarda Türkiye ile kara sınırlarında 250 bin geçişin “ön- lendi” ve sığınmacılar bu kara sınırından geçişte muhtelemen yasal haklarından mahrum kalacaklarını, şiddete maruz kalacaklarını ve nihayetinde Türkiye’ye geri döneceklerini biliyorlardı. Bu arada, Londra ve Atina’nın “yasal ve güvenli” olarak sunduğu rota- lar genellikle kısıtlı ya da hiç yok. Örneğin Atina tarafından “güvenli üçüncü ülke” olarak tanımlanan Türkiye’de tehlikede olan bir Suri- yelinin sığınma başvurusunda bulunmak için fiziken Yunanistan’da olması gerektiğinden bir Yunan konsolosluğunda korunma talebinde bulunma imkanı bulunmamaktadır. Birleşik Krallık da dışarıdan sığınma talebinde bulunulması için bir hüküm koymamıştır. Yunanistan örneği üzerinde, Türkiye’nin, bil- hassa mültecilerin düzenli olarak Suriye’ye geri dönmeye zorlandı- ğından açıkça güvensiz olduğu ortaya konulmuştur. Yine teoride 2016 178 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ tarihli AB-Türkiye anlaşması kapsamında Yunan adalarına ulaşan göçmenleri geri almakla yükümlü olmasına rağmen Ankara 2020 yılı Mart ayından bu yana tek bir göçmeni dahi geri kabul etmemiştir. “Teknelerin durdurulması” Yunanistan’ın fiili politikası ancak Lond- ra’daki siyasetçilerin sunduğu Yunan örneği caydırıcılığı en önemli hedef yapan bir politikanın yasal, işlevsel, ekonomik ve ahlaki tehli- kelerini açığa çıkarmaktadır. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 179 4/12/23, 5:27 PM Tories hail Greek migration policies as an example. Instead, they should serve as a warning | Global development | The Guar… https://www.theguardian.com/global-development/2023/apr/12/tories-hail-greek-migration-policies-as-an-example-instead-they-should-serve-as-a-… 1/3 Tories hail Greek migration policies as an example. Instead, they should serve as a warning Katy Fallon and Giorgos Christides Experience in eastern Mediterranean proves deterrence and harsh conditions do little to discourage refugees Global development is supported by About this content Wed 12 Apr 2023 07.00 BST Prominent Conservatives openly view Greece’s self-described “strict but fair” migration policies as a model to emulate. The former home secretary Priti Patel told MPs in March that “we would not be in this current situation” had she been allowed to replicate “Greek-style reception centres”. British interest in the Greek model dates back to May 2021, when the former immigration minister Chris Philp made an “urgent” – as internal documents seen by the Guardian called it – trip to Greece. This was followed by an official visit by Patel in August 2021, who toured a newly constructed Greek camp, went out on patrol with the Greek coastguard and spoke of working “closely with Greek partners” on migration. The illegal migration bill making its way through parliament has a stated purpose to deter asylum seekers entering the UK “illegally” and “via safe countries” in part by removing the right to asylum – for those arriving on small boats, for example. Echoes of Greek policy are apparent within the bill and the debate surrounding it – and while their legality and effectiveness are questionable, their political rationale is clear. The Conservatives and the Greek centre-right government, which faces elections in May, are banking on tough migration policies being a vote-winner. As two reporters who have covered migration in Greece for years, we have witnessed the legal, moral and political ramifications of laws and policies already applied in Greece and now being debated in the UK. 180 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 4/12/23, 5:27 PM Tories hail Greek migration policies as an example. Instead, they should serve as a warning | Global development | The Guar… https://www.theguardian.com/global-development/2023/apr/12/tories-hail-greek-migration-policies-as-an-example-instead-they-should-serve-as-a-… 2/3 These include using disused military bases to house asylum seekers. The immigration minister Robert Jenrick recently called this practice a “success” in Greece. This may come as news to Greek authorities, which acknowledged the inhumane conditions at sites such as the infamous Moria camp on Lesbos, a former barracks that burned to the ground in September 2020. In both countries there is a veneer of humanism justifying tough policies. The Home Office and the Greek government state that their policies are aimed at protecting the lives endangered by crossings in flimsy boats. But while such journeys are undeniably dangerous, and often prove lethal, “stopping the boats” does not necessarily mean lives are saved. In Greece, 326 asylum seekers were recorded as dead or missing by the UN’s refugee agency, UNHCR, in 2022, a year of fewer than 20,000 arrivals. Death and disappearance was 20 times more likely in 2022 compared with the peak of refugee arrivals in 2015. “Pushbacks”, another deterrence practice at Greek borders that is well documented but consistently denied by the authorities in Athens, was seriously examined and still has supporters in the House of Commons. We have both investigated and reported on solidly evidenced cases of law-enforcement officers summarily and illegally sending asylum seekers back to Turkey, documenting how the Greek coastguard routinely leaves people at sea in engineless rafts. Tackling the lucrative smuggling business is put at the top of the Home Office’s agenda in the new bill, but the Greek experience is again telling. Evidence suggests heightened deterrence typically makes people more desperate – and boosts smugglers’ profit margins. There has been a growing trend of boats attempting to bypass Greece taking the far more dangerous sea route to Italy and two consecutive shipwrecks recently claimed dozens of lives. According to court documents we have seen, smugglers charge each person as much as €9,000 (£7,900) for these riskier routes in unseaworthy vessels often carrying as many as 100 people. Priti Patel, then the UK home secretary, is shown plans for a new refugee reception centre on the island of Samos during her official visit to Greece in August 2021. Photograph: Notis Mitarachi/Ministry of Migration and Asylum MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 181 4/12/23, 5:27 PM Tories hail Greek migration policies as an example. Instead, they should serve as a warning | Global development | The Guar… https://www.theguardian.com/global-development/2023/apr/12/tories-hail-greek-migration-policies-as-an-example-instead-they-should-serve-as-a-… 3/3 A dinghy coming from Turkey crammed with refugees nearing the Greek island of Samos in the Aegean Sea. Photograph: Petros Giannakouris/AP Figures from Greece further suggest tough migration policies do not actually discourage people – another stated goal of the UK bill. According to the Greek prime minister, Kyriakos Mitsotakis, 250,000 crossings were “prevented” at the land border with Turkey in previous years, even though aspiring asylum seekers know they are likely to be denied their legal rights, suffer violence and ultimately end up back in Turkey. Sign up to Global Dispatch Free newsletter Get a different world view with a roundup of the best news, features and pictures, curated by our global development team Privacy Notice: Newsletters may contain info about charities, online ads, and content funded by outside parties. For more information see our . We use Google reCaptcha to protect our website and the Google and apply. Meanwhile, the “legal, safe routes” touted by London and Athens, are often restricted or nonexistent. There is no opportunity, for example, for a Syrian in danger in Turkey – designated a “safe third country” by Athens – to request protection at a Greek consulate, since they must be physically present in Greece to apply for asylum. The UK makes no provisions for claiming asylum from abroad either. While some politicians from the UK and Greece insist asylum seekers request protection in the “first safe country” they reach, legal experts have pointed out there is no obligation – and often no opportunity – for them to do so. In Greece’s case, Turkey has been demonstrably shown to be unsafe, not least because of regular forced returns of refugees to Syria. Orderly returns, also central to the UK bill, are notoriously difficult to enforce. With France, there is no such agreement, which could mean thousands remain stuck in the UK in a legal limbo. In the case of Greece, although Turkey is theoretically obliged to take back migrants reaching the Greek islands under an EU-Turkey deal from 2016, Ankara has not accepted a single one since March 2020. Financial figures do not suggest the process is cost-effective either – some estimates for the UK suggest the bill would cost billions of pounds. In Greece, the numbers seeking asylum have fallen, but deterrence costs remain high – hundreds of millions of euros of Greek and EU taxpayers’ money is spent on items such as new vessels for the coastguard, hiring more border guards, new camps or extending a steel wall at the land border with Turkey, a project the EU refuses to sponsor, calling it a “pointless … short-term measure”. “Stopping the boats” is the de facto policy in Greece, but the Greek example touted by politicians in London reveals the legal, practical, financial and moral pitfalls of a policy that makes deterrence its overarching goal. Privacy Policy Privacy Policy Terms of Service 182 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ YAYIN ORGANI : AP YAYIN TARIHI : 23 ARALIK 2022 ÜLKE : ABD ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : ÖZET YUNANİSTAN... AB’NİN DIŞ SINIRLARIYLA BİRLİKTE YAKLAŞIMLAR DA KATILAŞIYOR Polis şefi Konstantinos Tsolakidis ve üç diğer sınır muhafızı, Yuna- nistan ile Türkiye arasında doğal bir sınır oluşturan Meriç Nehri’nde tekneyle devriyeye çıktı. Meriç Nehri, Avrupa’nın en uzak bölgelerinden birinden geçiyor ve Yunanistan ve Avrupa Birliği (AB) Türkiye’den göçmenlerin ülkeye girişini önlemenin yolları üzerinde çalışırken burası aynı zamanda en çok askerileşen bölümlerden biri haline geliyor. Yunanistan 2023’te çelik sınır duvarının uzunluğunu üç katına çıkar- mayı planlıyor. Sağlam çelik sütunlarla yapılan 5 metre yüksekliğin- deki yapının on metre derinliğe ulaşan temel desteği var ve üstünde de dikenli teller ve tutmayı engelleyen metal bir bariyer söz konusu. Sınırın Yunan tarafında ordunun kontrolündeki alanlarda AB, sınırı geçmeye çalışan göçmenleri tespit etmek için makine öğrenmesi yazı- lımı ve çeşitli sabit ve mobil kameralarla sensörler kullanan gelişmiş bir gözetleme ağını finanse ediyor ve test ediyor. Bu önlemleri eleştirenler, Yunanistan’ın göçmenlere ve sığınmacılara karşı otoriter politikaları sıkılaştırdığını, ordunun kontrolü altında olan ve dışarıdan sivil gözlemcilere erişim izni verilmeyen sınır böl- gelerinde gölgeler içerisinde faaliyet gösterdiğini öne sürüyor. The Associated Press’in Yunanistan-Türkiye sınır bölgesine ziyareti de asker ve polis denetiminde gerçekleşti. Polis ve sınır bölgesi sakinleri, duvarın işe yaradığına sevindiklerini söylüyor. Sınırın güneyindeki bir kesimde devriyeleri denetleyen Tsolakidis, “Girmek imkansız. Meriç’te geçişlerin en sık olduğu alanlarda inşa MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 183 edildi. Caydırıcılık kapasitesi de yüzde 100.” diyor. Yunan yetkililere göre pandemiden sonra faaliyetlerin artmasıyla birlikte bu sene kasım sonuna kadar Yunanistan ile Türkiye arasın- daki kara sınırında 250 binden fazla göçmenin geçişi önlendi. Aynı dönemde 5 binden fazla kişi nehri geçtikten sonra gözaltına alındı. Devriyelerde arama köpekleri, hoparlörler ve güçlü spot ışıkları kulla- nan sınır muhafızları, Meriç Nehri’ndeki su seviyesinin yıl içerisinde en düşük seviyesine indiği yaz ve sonbahar başında tek bir günde bin kadar göçmenin karıştığı çok sayıda olayın yaşanmasının nadir bir şey olmadığını söylüyor. Mevsimsel olarak yeniden beliren küçük adacıklar da geçişleri daha kolay hale getiriyor. 2021’de tamamlanan duvar şu anda üç ayrı bölümde 37 kilometre uzunluğunda ve yetkililer, 192 kilometrelik kara sınırının büyük kıs- mını kapsamak için 100 kilometre kadar daha ilave etmeyi planlıyor. Duvarın inşası on sene önce başladığında, siyasi tartışmalara yol aç- mış ve solcu partiler ile Yunan insan hakları gruplarının desteklediği gösterilere neden olmuştu. Bu seferse daha sessiz kalındı. Meclis, pek fazla tartışma yaşanmadan, duvarın uzatılmasına yönelik bir acil durum değişikliğini geçirdi ve ticari ihalelerle maliyet kontrol teminatlarına ilişkin kurallar 30 Haziran 2023’e kadar uygulanmaya- cak. Özel Antenna televizyonunun yayımladığı bir ankete göre Yunan seç- menlerin yaklaşık üçte ikisi, göçün kontrol edilmesi için daha sıkı ön- lemler alınmasına destek veriyor ve sadece yüzde 8,1’i denetimlerin gevşetilmesi gerektiğini söylüyor. Daha sıkı önlemlere desteğin farklı görüşteki partilerde de görüldüğü ve -resmi olarak duvarın uzatılma- sına karşı çıkan- solcu ana muhalefet partisinden seçmenlerin yüzde 60’ından fazlasını kapsadığı belirtildi. Ekimde yapılan bu anket, söz konusu özel kanal için Marc anket şir- keti tarafından gerçekleştirildi. 184 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Duvarın birkaç yüz metre batısında bir kamyona saman yükleyen 41 yaşındaki çiftçi Stavros Lazaridis, “Duvar yapılmadan önce çok soru- numuz vardı. Bir günde köyden 200-300’den fazla göçmen geçebili- yordu. Kontrolden çıkmıştı.” dedi. Yerel polis karakolu, sınır köylerinde kaçakçıların çaldığı ve Selanik’te bir otobüs garının yakınlarında terk edilen pikapları aldı. Bölgede sık sık otoban kenarlarında, küçük bir sırt çantasıyla seyahat eden göç- menlerin bıraktığı kıyafet yığınları bulunuyor. Lazaridis, sınır köylerindeki sakinlerin, birçoğu Avrupa’ya sığınmak için Orta Doğu’daki savaşlardan kaçan göçmenlere önceden anlayışla yaklaştığını ama gece yaşanan karışıklıklardan bıktıklarını söylüyor. Lazaridis, “Bu köylerde yaşayan yaşlılar var, birçoğu da kendi başına yaşıyor ve evlerinden çıkmaya korkuyorlar. Şimdi burası sakin ama (duvarın) olmadığı kuzeyde durum hala çılgınca.” dedi. Anket verilerine göre Ukrayna’daki savaş gibi tehditler, AB’nin dış sınırlarına yaklaşırken Polonya ve Baltık ülkeleri dahil başka AB sı- nır ülkelerinin sakinleri de güvenlik konusunda daha bilinçli olmaya başladı. Deniz sınırları ve sondaj hakları konusunda Yunanistan ile Türkiye arasında yaşanan ani gerginlik, göç konusundaki tartışmalara da göl- ge düşürdü. Sınır polisi ekimde kıyafeti olmayan 92 erkek göçmen bulduktan sonra Yunanistan bir dizi uluslararası şikayette bulundu ve Türk yet- kilileri söz konusu göçmenleri kasten sınırın diğer tarafına itmekle suçladı. Türkiye, defalarca kez, Yunanistan’ı potansiyel sığınmacıları gizlice sınır dışı etmekle -geri itme olarak biliniyor- ve onların hayatını riske atmakla suçladı. Atina ayrıca büyük insan hakları grupları, Birleşmiş Milletler ve AB’nin mülteci ajansları ve hatta hükûmetin bir danışma panelinin eleştirilerinin de hedefi durumunda. Söz konusu panel, 20 yıla yakın süredir Yunanistan-Türkiye sınırında sık sık şiddet kullanılan geri it- MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 185 melerin yaşandığını gösteren yüzlerce güvenilir beyanın toplandığını söylüyor. BM ve AB ajansları, bağımsız bir sınır gözlem organının oluşturulma- sını talep ediyor. Atina şimdiye kadar bu konuda harekete geçmedi. Berlin’deki Hertie School’daki Temel Haklar Merkezinden Begüm Başdaş’a göre AB’nin sınırındaki ülkelerle yaşanan tartışmalar ve on- ların öne sürdüğü, genellikle de meşru olan güvenlik kaygıları, ulus- lararası korumaya muhtaç göçmenlere verilen dikkati azaltıyor ve Avrupa hükümetlerini katı politikalar benimsemeye itiyor. Başdaş, “Göçün askerileşmesi, meseleyi bir insan hakları kaygısı ola- rak görmemizi engelliyor ve beni esas endişelendiren de Avrupa Birli- ğinde göç idaresi yoluyla otoriterliğin yavaş yavaş sızması.” dedi. Başdaş, “İnsanlar sınırlardaki güvenlikleştirmeyi veya duvar inşasını eleştirmiyor çünkü aslında göçle kendi çevrelerindeki demokratik de- ğerlerin, kendi haklarının bozulması arasındaki bağlantıyı görmüyor- lar. Ama gerçekten de bu duvarlar bizim etrafımıza örülüyor.” dedi. 186 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ AP - 23.12.2022 Greece: EUʼs external border is hardening, attitudes are too .style1 { font-size: medium; text-align: center; } The Associated Press - 23.12.2022 10:18:39 Greece: EU?s external border is hardening, attitudes are too LYKOFI, Greece LYKOFI, Greece (AP) __ Accompanied by a cloud of mosquitos, Police Capt. Konstantinos Tsolakidis and three other border guards set out on a boat patrol along the Evros River that forms a natural frontier between Greece and Turkey. The route takes them through a maze formed by tall reeds, past clusters of flamingos and boat trippers visiting a nature reserve where the river fans out to meet the Mediterranean. The Evros __ called the Meric River in Turkey __ runs through one of the remotest parts of Europe. It's also becoming one of its most militarized as Greece and the wider European Union work on ways to prevent migrants enter the country from Turkey. In 2023, Greece plans to triple the length of a steel border wall. The 5-meter (16-foot) high structure, made with sturdy steel columns, has foundation supports up to 10 meters deep and is topped with razor wire and an anti-grip metal scaling barrier. In army-controlled areas on the Greek side of the border, the European Union is funding and testing an advanced surveillance network that uses machine learning software and an array of fixed and mobile cameras and sensors to detect migrants trying to cross the border. Critics of the measures argue that Greece is toughening authoritarian policies against migrants and asylum-seekers, operating in the shadows in border areas that are under military control and where outside civilian monitors are denied access. The Associated Press' visit to the Greek- Turkish border area took place under military and police supervision. Police and border residents say they are just happy the wall is working. "It's impossible to penetrate," says Tsolakidis, who supervises patrols along a southern section of the border. "It's been built in areas along the Evros where crossings were most frequent. And the deterrence capacity is 100%." In a post-pandemic surge of activity, more than 250,000 migrant crossings have been prevented this year at the land border between Greece and Turkey through late-November, according to Greek authorities. During the same period, more than 5,000 people were detained after making it across the river. Border guards, who use sniffer dogs, loudspeakers and powerful spotlights on patrols, say multiple incidents involving up to a thousand migrants are not uncommon in a single day during the summer and early fall when water levels along the Evros hit an annual low. Small islets, some straddling the midpoint of the river where the border technically lies, seasonally reappear, making crossings easier. Completed in 2021, the wall currently spans 37 kilometers (23 miles) in three separate sections, and authorities plan to add up to another 100 kilometers (60 miles) to cover most of the 192- kilometer land border. When wall building started at the border a decade ago, it was met with heated political debate and public demonstrations backed by left-wing parties and Greek human rights groups. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 187 Reaction this time around has been muted. With little discussion, parliament recently passed an emergency amendment sanctioning the extension, with rules for commercial tenders and cost control safeguards both waived through June 30, 2023. A poll published by private Antenna television found that nearly two-thirds of Greek voters support tougher measures to control migration, with just 8.1% arguing that policing needs to be relaxed. Backing for the tougher measures was reported across party lines, and includes more than 60% of voters from the left-wing main opposition party __ which officially opposes the wall extension. The October survey was conducted by the Marc polling company for the private Greek channel. At one newly built section of the wall, buds of cotton from nearby farms are caught in the razor wire, while wild goats, cut off from their usual grazing grounds, scour the riverbank for something to eat. A few hundred meters (yards) westward, 41-year-old farm worker Stavros Lazaridis, tosses bales of hay onto a truck. He says the extension can't come fast enough. "Before the wall went up, we had a lot of trouble. More than 200 or 300 (migrants) could cross through the village in a single day. It was out of control," he said. The local police station has retrieved pickup trucks stolen by smugglers in border villages and abandoned near a bus station in the northern Greek port city of Thessaloniki. Piles of clothes, dumped by migrants traveling with just a small backpack, are often found near highways in the area. Border village residents, Lazaridis says, used to be sympathetic to migrants, many fleeing wars in the Middle East to seek asylum in Europe, but they have grown tired of the nightly disruptions. "There are old people who live in these villages, many living by themselves, and they are scared to leave their homes," he said. "It's quiet here now, but further north where there's no (wall) things are still crazy." Polling data suggests residents of other European Union frontier states, including Poland and the Baltic states, have also become more security conscious as threats like the war in Ukraine draw closer to the bloc's external borders. And a flareup in a spat between Greece and Turkey over maritime boundaries and drilling rights has darkened disputes over migration. Greece has made a series of international complaints after border police in October found 92 male migrants, stripped of their clothing, and accused Turkish authorities of deliberately pushing them over the border. Turkey has repeatedly accused Greece of carrying out clandestine deportations, known as pushbacks, of potential asylum-seekers, and putting their lives at risk. Athens is also under fire from the major human rights groups, United Nations and European Union refugee agencies and even a government advisory panel that say hundreds of credible accounts have been gathered suggesting that often-violent pushbacks have been occurring at the Greek- Turkish border for up to 20 years. The U.N. and EU agencies are demanding the creation of an independent border monitoring body, a request that Athens has so far failed to act upon. 188 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Disputes with countries bordering the EU, and the often-legitimate security concerns they generate, have reduced attention on migrants in need of international protection and are tempting European governments to adopt hard-line policies, argues Begum Basdas at the Center for Fundamental Rights at the Hertie School in Berlin. "The militarization of migration is disabling us from seeing the issue as a human rights concern ... and what is really worrying me is the creeping in of authoritarianism through migration management in the European Union," Basdas said. "People are not really critical of the securitization or wall building at the borders because they don't really see the connection between migration and the decay of democratic values in their own environment, in their own rights," she said. "But, you know, those walls are literally being built around us." ___ Costas Kantouris in Thessaloniki, Greece, contributed. ___ Follow AP's global migration coverage at https://apnews.com/hub/migration MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 189 YAYIN ORGANI : THE TIMES YAYIN TARIHI : 08 EKIM 2021 ÜLKE : INGILTERE YAZAR : ANTHEE CARASSAVA ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : ÖZET AFGAN GÖÇMENLER YUNANİSTAN’DA “DÖVÜLÜP DENİZE ATILIYOR” Yunan Sahil Güvenlik gemisindeki maske takmış denizci, elindeki şişme botu Ege Denizi’ne fırlatarak göçmenlere döndü ve “Buradan defolup gidin, siz buraya ait değilsiniz.” diye bağırdı. Ardından Halid Nazari adlı Afgan’ı omzundan yakalayıp denize attı. Denizci, aralarında Halid’in karısı, yedi yaşındaki kızı ve on yaşındaki oğlunun da bulunduğu diğer 17 mülteciyi de mürettebatın yardımıyla şişme bota doğru itti. Hayatta kalanların anlattığına göre grup, Yuna- nistan ve Türkiye arasındaki sularda can yeleksiz ve motorsuz botla- rıyla sürüklenirken terk edildi. Taliban’ın mayıs ayında askeri bir saldırı başlatıp ağustosta ülkenin kontrolünü ele geçirmesinden bu yana Yunanistan’a girmeye çalışan Afganların sayısı giderek artıyor. Ancak 2 Temmuz’da yaşandığı iddia edilen bu geri itme hadisesini Yunan Sahil Güvenliği veya istihbarat yetkililerine sorduğunuzda hepsi inkar ediyor. Halid gibilerin ifadele- ri ya “sahte haber” olarak reddediliyor ya da Türkiye’nin Yunanistan’a karşı propaganda savaşının bir parçası olarak görülüyor. AB ile yaptığı göçmen anlaşması gereğince Türkiye’nin Suriye iç sa- vaşının başından beri göçmenlerin en çok akın ettiği Ege Denizi’nden Yunanistan’a doğru göç akışını durdurması gerekiyor. Ancak Türki- ye bir yıldır yeni geçişlere çoğunlukla göz yumuyor. 2015’te zirveye ulaşan Ege’deki göçmen akışı o günlerde büyük ölçüde düşerken, son aylarda yeniden hızlandı. Yunanistan sığınmacıları Avrupa’dan uzak tutmaya çalışırken, Türkiye dört milyon mülteciye ev sahipliği yapı- yor ve daha fazlasını kaldıramayacağını söylüyor. Üst düzey bir Yunan istihbarat yetkilisi, “Afganistan’daki krizin kom- şu ülkelere göçmen akışına yol açacağına hiç şüphe yok. Türkiye’ye 190 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ baskı yapmaya başlarlarsa kapılar sonuna kadar açılacak. Buna ha- zırlıklı olmalıyız.” şeklinde konuşuyor. Geri itmelerin sebebi de bu. BM, bu yıl Yunanistan’da 450 vaka bel- geledi ve yasallığı şüpheli uygulama hakkında Yunan hükümetiyle tekrar tekrar görüşme talep etti. Yardım gruplarına göre geçen yıldan bu yana 600 vaka gerçekleşirken aynı dönemde Türkiye’ye toplam 18.321 kişi zorla geri gönderildi. BM Mülteci Örgütü temsilcisi Mireille Girard bunun haftalık bir ru- tine dönüştüğünü ve uygulanan taktiklerin giderek daha çok şiddet içerdiğini belirtiyor. Afgan göçmen Khalid, “Hayatta kalacağımızı hiç düşünmemiştik. An- cak Türk Sahil Güvenliği bizi aldı.” diyor. Ertesi gün ailenin Türk ma- kamları tarafından çekilen fotoğrafları basında yer alıyor. Hollanda merkezli Aegean Boat Report’tan Tommy Olsen, “Yunanis- tan’ın göç akışını düşük tutup mültecileri Avrupa’nın merkezinden uzaklaştırmaya çalışarak AB’nin kirli işlerini yaptığına hiç şüphe yok.” yorumunda bulundu. Yunanistan’ın Kiryakos Miçotakis liderliğindeki merkez sağ hüküme- ti, göç konusunda sert bir duruş sergiliyor. Ülkedeki binlerce göçme- ni yeniden yerleştirmek için Avrupa ülkeleriyle anlaşmalar imzayan Yunan hükümeti, Türkiye ile kara sınırı boyunca duvar inşa ediyor ve Ege’de yüzer bariyerler kurma planları değerlendiriliyor. Ağustosun son haftasında Afgan mültecilerin yasa dışı göçü üç katı- na çıkarken, Suriye savaşının en şiddetli olduğu günlerden bu yana göç akışına dair resmi rakamlar düşmüş durumda. Aktivistler, bu düşüşün büyük kısmının geri itmelere bağlı olduğunu ve tahmini 20 bin kişinin Ege Denizi’nde durdurularak geri gönderil- diklerini belirtiyor. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 191 10/9/21, 11:50 AM Afghan migrants in Greece ‘beaten up and thrown into sea’ | World | The Times https://www.thetimes.co.uk/article/afghan-migrants-in-greece-beaten-up-and-thrown-back-into-sea-v2pp8gfts 1/13 Revealed: why experience isn’t necessary with this major employer Afghan migrants in Greece ‘beaten up and thrown into sea’ Refugees are caught in a tug of war between Athens and Ankara, Anthee Carassava reports from Lesbos VIDEO Anthee Carassava, Lesbos Friday October 08 2021, 5.00pm BST, The Times Share Save T he masked sailor on the Greek coastguard vessel tossed a rubber raft into the Aegean Sea and turned to the migrants on board. “Get the f*** out of here, you don’t belong here,” he shouted at the group and then grabbed one, Khalid Nazari, an Afghan, by  PREVIOUS ARTICLE  NEXT ARTICLE MENU saturday october 9 2021 World 192 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 10/9/21, 11:50 AM Afghan migrants in Greece ‘beaten up and thrown into sea’ | World | The Times https://www.thetimes.co.uk/article/afghan-migrants-in-greece-beaten-up-and-thrown-back-into-sea-v2pp8gfts 2/13 the shoulder and threw him overboard. Then the man turned to the 17 other refugees on board, which included Khalid’s wife, his seven-year-old daughter and ten- year-old son and with the help of some of the crew, hurled them towards the inflatable dinghy. The group were left adrift, bobbing in the sea between Greece and Turkey without life jackets or an engine, according to survivors. “We felt like rats,” recalled Khalid, 34, who is from the Ghazni province in Afghanistan. He said he fled because he had converted to Christianity and feared for his life under the hardline Islamist Taliban. “They were all inhumane,” he added. Afghans have been increasingly making the crossing towards Greece since the Taliban launched a military oĭensive in May and took control of the country in August. ADVERTISEMENT Yet ask the Greek coastguard, police, or intelligence oĮcials about this so called pushback on July 2 or the hundreds more Refugees crowded into two inflatable rafts being picked up by the Turkish coastguard, after allegedly being abandoned at sea by the Greek coastguard From water wheels to solar power – how the energy industry has got smarter  PREVIOUS ARTICLE  NEXT ARTICLE World MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 193 10/9/21, 11:50 AM Afghan migrants in Greece ‘beaten up and thrown into sea’ | World | The Times https://www.thetimes.co.uk/article/afghan-migrants-in-greece-beaten-up-and-thrown-back-into-sea-v2pp8gfts 3/13 about this so-called pushback on July 2, or the hundreds more that have been reported, and they will deny them all. Faces start to twitch, eye contact suddenly strays, an omerta-like silence takes hold or a volley of accusations is returned, with accounts like Khalid’s dismissed as “fake news” or part of a propaganda war against Greece by Turkey. An EU deal with Turkey is supposed to stop refugee flows across the Aegean, one of the most popular migration routes to Europe since the Syrian civil war triggered the movement of more than a million people into the EU, mainly through Greece. But for a year Turkey has largely turned a blind eye to new crossings. While migration flows across the Aegean have dropped dramatically since their 2015 peak, they have picked up again in recent months. Greece and Turkey find themselves embroiled in a migrant tug-of-war with one side trying to keep asylum seekers away from Europe while Turkey hosts four million refugees and says it can take no more. “There is no doubt,” a senior Greek intelligence oĮcial said, “that the crisis in Afghanistan will send migratory flows to neighbouring states. And if they start pressuring Turkey, the floodgates will crack wide open. SPONSORED Carbon neutral by 2050? Find out how we will hi thi ith t Revealed: the US state with more canals than V i Afghans have increasingly made the crossing to Greece since the Taliban took control of the country NICOLAS ECONOMOU/GETTY IMAGES  PREVIOUS ARTICLE  NEXT ARTICLE World 194 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 10/9/21, 11:50 AM Afghan migrants in Greece ‘beaten up and thrown into sea’ | World | The Times https://www.thetimes.co.uk/article/afghan-migrants-in-greece-beaten-up-and-thrown-back-into-sea-v2pp8gfts 4/13 “That’s what we fear. But no way in hell will we allow for a repeat of 2015. We have to be prepared. We are prepared.” Hence the pushbacks. The UN has documented 450 cases in Greece this year, and sought repeated discourse with the Greek government about the legally dubious practice. Aid groups, including the Aegean Boat Report, have counted 600 cases since last year with a total of 18,321 forced returns to Turkey during the same period. In August it said there were 68 incidents with 1,530 asylum seekers forced back across the Aegean — a record for a single month. Britain wants to use pushbacks to stop the number of migrants arriving across the Channel from France. “It has now become a routine, almost weekly aĭair,” said Mireille Girard, the director of the UN refugee agency in Greece. ADVERTISEMENT achieve this with smart technology Venice The Aegean Boat Report Facebook page carried this image, which it claimed was a group of refugees hiding on the island of Samos in an attempt to avoid being returned to Turkey NOT KNOWN One of the UK’s favourite double acts are still going strong, but can they survive wve hours in a cofwn?  PREVIOUS ARTICLE  NEXT ARTICLE World MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 195 10/9/21, 11:50 AM Afghan migrants in Greece ‘beaten up and thrown into sea’ | World | The Times https://www.thetimes.co.uk/article/afghan-migrants-in-greece-beaten-up-and-thrown-back-into-sea-v2pp8gfts 5/13 “In the past, we mainly had mid-sea interceptions with refugee rafts being stripped of their engines, nudged back or towed back to Turkish waters. Now, people are being plucked oĭ Greek soil, bundled up and tossed into life rafts, pushed back to Turkey. The tactics, also, are turning more violent.” In Khalid’s case his family of four and 14 other refugees had reached Lesbos in a flimsy dingy just before daybreak on July 2. A charity documented their presence with pictures and satellite co-ordinates before they trekked to a village to find food, shelter and water. When locals spotted them they called the authorities, so the police arrived and arrested the group. Yet rather than being taken to the island’s refugee centre to be registered and apply for asylum, they were shoved in a van, driven to an unknown location, stripped of their money, possessions and even their shoes, and herded onto a coastguard vessel, they said. By 5pm, 12 hours after they had stepped onto Greek soil, they were being tossed back into the Aegean, and told to head for Turkey. “For four hours we were screaming and crying, wet and shivering from the cold and choppy waters. My daughter was bleeding because her teeth broke when the masked man shoved her into the dinghy,” Khalid said. “We never thought we would survive. But the Turkish coastguard picked us up,” he said, speaking by telephone from Istanbul. The next day the family featured in pictures taken and published by the Turkish authorities.  PREVIOUS ARTICLE  NEXT ARTICLE World 196 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 10/9/21, 11:50 AM Afghan migrants in Greece ‘beaten up and thrown into sea’ | World | The Times https://www.thetimes.co.uk/article/afghan-migrants-in-greece-beaten-up-and-thrown-back-into-sea-v2pp8gfts 6/13 Yet the police in Lesbos said they had no record of any illegal migrant arrival on July 2. The coastguard denied the reported pushback. A senior oĮcial said: “The only thing we do to hinder rafts from entering our waters is to blare out warnings, allowing them to pirouette around our boats, returning safely from where they came from. That’s it. No pushbacks. No contact. No shootings. No violent interceptions whatsoever.” ADVERTISEMENT The EU has voiced concern about the accounts but European leaders are divided over migration conflicted between Map: The Times and The Sunday Times © OpenStreetMap contributors  PREVIOUS ARTICLE  NEXT ARTICLE World MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 197 10/9/21, 11:50 AM Afghan migrants in Greece ‘beaten up and thrown into sea’ | World | The Times https://www.thetimes.co.uk/article/afghan-migrants-in-greece-beaten-up-and-thrown-back-into-sea-v2pp8gfts 7/13 leaders are divided over migration, conflicted between compassion for the fate of Afghans trapped under Taliban rule, and the fear of giving domestic anti-immigrant political opponents a fresh avenue of attack. That has eĭectively left Greece emboldened. Tommy Olsen, of the Netherlands-based Aegean Boat Report, said: “There is no doubt that Greece is doing the EU’s dirty work, keeping migration flows low, and refugees out and away from the heart of Europe.” Greece’s centre-right government, led by Kyriakos Mitsotakis, has taken a tough stance on migration, sealing deals with European countries to resettle thousands of migrants already in the country and building walls along its land border with Turkey. Plans to set up floating barriers across the Aegean are being considered. While illegal arrivals of mainly Afghan refugees nearly tripled in the last week of August and more than 120,000 refugees reside in squalid camps across the country, oĮcially migration flows have dropped dramatically since the peak of the war in Syria. Arrivals total 5,786 since the start of the year compared with 861,630 in 2015, and 74,613 when Mitsotakis took over in 2019. Much of that reduction, activists say, is down to the pushbacks, which have involved intercepting or returning an estimated 20,000 people. The UN has urged Athens to set up an independent mechanism Refugees arrive from Turkey and disembark on the island of Lesbos in 2015, at the peak of the Syrian war, when there were 861,630 arrivals. There have been 5,786 so far this year GETTY IMAGES  PREVIOUS ARTICLE  NEXT ARTICLE World 198 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 10/9/21, 11:50 AM Afghan migrants in Greece ‘beaten up and thrown into sea’ | World | The Times https://www.thetimes.co.uk/article/afghan-migrants-in-greece-beaten-up-and-thrown-back-into-sea-v2pp8gfts 8/13 The UN has urged Athens to set up an independent mechanism to monitor pushbacks — a vague term that means cross-border expulsion without legal process. It is a breach of international maritime law to fail to rescue anyone in danger at sea. But the government has rejected the UN request and lawmakers here recently voted to proscribe aid groups, such as the Aegean Boat Report, which track migrant arrivals on Greek islands. The government has announced plans to launch a major media blitz with an international campaign to deter illegal migrants from trying to sneak in. ADVERTISEMENT Yet like thousands of other Afghans, Khalid remains determined to build a new life in Europe. “About a month after the Lesbos pushback, I tried from another location. It was more dangerous but we succeeded,” he said. “Within hours though, police spotted us again, arrested us, beat us, and threw us back over [the border]. “I will not give up. There is just one road for me and my family: to the West. The other leads to certain death in Afghanistan, under the Taliban.” Europe Greece Taliban Related articles Erdogan and Athens look to settle Aegean row January 25 2021, 12.01am GMT Hannah Lucinda Smith, Istanbul Turkey and Greece will resume talks on their long-running dispute in the Aegean today after a break of nearly five years. ... Masked gangs terrify migrants as they force boats back  PREVIOUS ARTICLE  NEXT ARTICLE World MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 199 YAYIN ORGANI : AP YAYIN TARIHI : 30 EYLÜL 2021 ÜLKE : ABD ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : GENIS ÖZET YUNANİSTAN BAŞBAKANI SINIRLARIN KORUNMASI KONUSUNDA “PİŞMAN DEĞİL” Yunanistan’ın sınırlarını kontrolsüz göç girişimlerine karşı savunma konusunda “pişmanlık duymadığını” belirten Yunanistan Başbakanı, bunun insan haklarına saygılı bir şekilde yapıldığını sözlerine ekledi. Yunanistan Sahil Güvenliği geri itme iddiaları, topraklarına giren insanların sığınma başvurusunda bulunmasına izin vermeden key- fî sınır dışı etme uygulamaları sebebiyle insan hakları grupları, göç- menler ve bazı Avrupalı yetkililerin sert eleştirilerine hedef olmuştu. Yunan yetkililer, bu tip uygulamaların varlığına dair bulgulara rağ- men söz konusu iddiaları defalarca reddetti. Kiryakos Miçotakis perşembe günü, “Sınırlarımızı koruma konusun- da pişman değilim. Türkiye’nin Mart 2020’de göç meselesini araç ola- rak kullanmasını, on binlerce kişiyi Yunanistan’a geçme konusunda cesaretlendirmesini ve kolaylık sağlamasını unutmamalıyız. Buna hayır dedik. Kara sınırımızı savunduk. Deniz sınırımızı savunuyoruz ancak bunu insan haklarına tamamen saygılı bir şekilde yapıyoruz. Denizdeki insanların güvenliğini her zaman öncelik hâline getiriyo- ruz.” açıklamasında bulundu. Miçotakis, Yunan adalarına Türkiye üzerinden gelen insan sayısının geçtiğimiz iki yılda yüzde 90 civarında azaldığına dikkati çekti ve “yasa dışı göçmen akınının frenlenmesi ve yardıma muhtaç durum- daki insanlardan beslenen kaçakçılık ağlarının yok edilmesi konu- sunda Türkiye ile birlikte çalışmanın” Yunanistan’ın çıkarına olduğu- nu söyledi. 200 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ AP - 30.09.2021 Greek PM 'unapologetic' in defending Greek borders AP - 30 Sep 2021 Greek PM 'unapologetic' in defending Greek borders Athens - GRC ATHENS, Greece (AP) — Greeceʼs prime minister says he is “unapologetic about defending" Greeceʼs borders in the face of uncontrolled migration attempts, but insists his country is doing so in a manner that respects human rights. Greece has come under strong criticism from rights groups, migrants and some European officials over allegations that its coast guard carries out so-called pushbacks — the summary deportation of people arriving on Greek territory without allowing them to apply for asylum. Greek officials have repeatedly denied the allegations, despite considerable indications such practices occur. The country has been one of the most popular routes for decades for smugglers to get people into the European Union, with the vast majority attempting the brief but often-dangerous sea crossing to Greek islands from the nearby Turkish coast. But Kyriakos Mitsotakisʼ conservative government has cracked down on migration, particularly after it saw a crush of people trying to cross its northeastern land border with Turkey in March 2020, after Turkey announced its borders into the European Union were open. “I am unapologetic about defending our borders. We should not forget that back ... in March 2020, Turkey instrumentalized the migration issue and actively encouraged and facilitated tens of thousands of people to try to cross into Greece,” Mitsotakis said Thursday. “We said no. We defended our land border. We are defending our sea border, but weʼre doing it with full respect to human rights, putting the protection of people at sea always as a first priority,” he said, speaking at an Athens Democracy Forum conference in the Greek capital. “I can see no conflict between vigilantly defending our borders and, yes, intercepting boats at sea while at the same time behaving in a totally humanitarian manner and taking care of those people whose lives are at risk,” he said. Mitsotakis said he would be traveling to the eastern Aegean island of Samos on Friday, to inaugurate a new camp built there to house asylum-seekers. The previous camp, on the fringe of the islandʼs main town of Vathy, was Greeceʼs most overcrowded refugee camp, with thousands living in a shanty-town of tents and makeshift shacks built outside the perimeter. It was shut down earlier this month, with its residents moved to the new facility. But some rights groups have described the new camp, where access is strictly controlled, as akin to a prison, with its high fences and more remote location in the hills of Samos. Residents can still leave the camp during the day, and authorities have said they are providing buses to and from the main town several times a day. Access to the facility is through electronic key cards and fingerprints. Mitsotakis noted the number of people arriving on Greek islands from Turkey has fallen by about 90% over the past two years, and said Greece had “every interest in working with Turkey to contain illegal flows of migrants and to eradicate the smuggling networks that prey on vulnerable people.” MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 201 The reduction in arrivals, he said, was “an indication that weʼre actually breaking down that, quote unquote, business model.” Turkey, however, “can do more in this direction,” he said, noting Greeceʼs neighbor was not readmitting people who arrived on Greek islands from Turkey but whose asylum applications had been rejected, despite having agreed to do so in a deal with the EU. Nearly 2,000 people currently in Greek island camps could be returned to Turkey under this agreement, he said. “I think it would be a very good indication by Turkey that theyʼre actually looking to improve the level of cooperation between Europe ... and Turkey on the issue of migration,” he said. The Greek prime minister also decried what he called a “lack of European solidarity” on the issue of migration. The bloc has failed to agree on a joint migration and asylum policy because “some countries simply consider this not to be their problem at all, ... placing all the burden on frontline states,” Mitsotakis said. “This is unfair. This is not just a question of money. Of course, we receive money from Europe to build our facilities, but we should really see more solidarity.” 202 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ YAYIN ORGANI : THE TELEGRAPH YAYIN TARIHI : 15 TEMMUZ 2021 ÜLKE : INGILTERE YAZAR : JUSTIN STARES ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : ÖZET AVRUPA BİRLİĞİ SINIR AJANSI, FRONTEX MUHAFIZLARININ YASA DIŞI BİR ŞEKİLDE GÖÇMENLERİ DENİZE GERİ İTTİĞİNİ GÖSTEREN “KANITLARI SİLDİ” Avrupa Birliği Sınır Ajansı Frontex’in Direktörü Fabrice Leggeri, Ege Denizi’ni geçmek isteyen göçmenlerin yasa dışı bir şekilde geri itilme- si olayını örtbas etmeye çalıştı. Avrupa Parlamentosunun hazırladığı raporda iddia edildiğine göre Leggeri, ajansın temel haklar yetkilisine, Yunan Sahil Güvenlik mu- hafızlarının göçmenleri geri itmesine ilişkin bilgileri silmesini ve son- ra da dosyayı kapatmasını söyledi. Frontex’e ait bir insansız hava aracının kayıt altına aldığı görüntüler- de 2020 yılının Nisan ayında Yunan Sahil Güvenliği tarafından Türki- ye’den Yunanistan’a ulaşmaya çalışan bir grup göçmen tespit edildiği ve daha sonra göçmenlerin bulunduğu botun motoru söküldükten sonra Türk sularına terk edildiği görülüyor. Bu göçmenlerin akıbet- leri bilinmiyor. Avrupa Parlamentosunun Hollandalı parlamenteri Tineke Strik’in kalame aldığı rapora göre Leggeri daha sonra, Frontex’in temel haklar yetkilisinden, “toplanan tüm bilgileri silmesini” ve olayın insan hak- ları ihlali içermediği şeklinde sınıflandırılmasını talep ediyor. Strik, gazeteci ağı Bellingcat’in yaptığı soruşturma sonrasında ortaya çıkan iddialar sonrası Daily Telegraph’a yaptığı açıklamada, “Direktö- re şunları sorduk: Böyle bir şey nasıl olabilir?” dedi. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 203 Leggeri’nin kendisine Türkiye’den gelen bir hibrit tehdit riski bu- lunduğunu ve Yunanistan ile Türkiye arasındaki hassas ilişkilerden dolayı “siyasi durumun” hesaba katılması gerektiğini aktardığını dile getiren Strik,ancak olayın bu yorumunun Frontex’in kendi video gö- rüntülerince desteklenmediğini, Türk yetkililer tarafından hiçbir su- rette bir eylemde bulunulduğuna dair bir emare olmadığını vurgula- dı. Strik “Sadece Yunan Sahil Güvenliği ve o bot vardı. Dolayısıyla bu davranışın meşru olduğunu düşünemem.” şeklinde belirtti. Strik, “Bu son derece ciddi bir olay. Bu, Leggeri’nin bazı şeyleri ört- bas ettiği ve Yunan yetkililere yardım ettiği izlenimi veriyor. Bu çok tehlikeli bir şey. Olayın yeniden kategorizasyonu yüzünden Avrupa Parlamentosu geri itme hakkında bilgilendirilmedi.” dedi. Frontex’in sözcüsü ise karşı atak yaparak “silme ya da yeniden sınıf- landırma durumunun” söz konusu olmadığını ifade etti. Olayların Frontex yorumuna göre Yunan Sahil Güvenliği göçmenleri Türklere iade etti. Frontex sözcüsü, Türkiye’nin, göçmen grupları özel kuvvet- ler askerlerince soktuğu yönünde şüpheler olduğunu vurguladı. Leggeri, bu yılın başında, Avrupa Parlamentosunu yanlış bilgilendir- mekle suçlanarak istifa baskısı altında kaldı. Frontex ayrıca kendi yetkililerinin de geri itmelere müdahil olduğu iddiaları yüzünden soruşturuluyor. Aktivistler ajansın feshedilmesi çağrısında bulunuyor. 204 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 16.07.2021 EU border agency 'deleted evidence' showing Frontex guards illegally pushing migrants back out to sea https://www.telegraph.co.uk/world-news/2021/07/15/eu-border-agency-deleted-evidence-showing-frontex-guards-illegally/ 1/7 EU border agency 'deleted evidence' showing Frontex guards illegally pushing migrants back out to sea Frontex dismissed the report which claimed that a group of migrants was abandoned in an engine-less dinghy in the Aegean By Justin Stares BRUSSELS 15 July 2021 • 4:49pm The head of the EU’s border agency Frontex tried to cover up an illegal pushback of immigrants looking to cross the Aegean, it was alleged on Thursday. Frontex executive director Fabrice Leggeri told the agency’s fundamental rights officer to delete information MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 205 16.07.2021 EU border agency 'deleted evidence' showing Frontex guards illegally pushing migrants back out to sea https://www.telegraph.co.uk/world-news/2021/07/15/eu-border-agency-deleted-evidence-showing-frontex-guards-illegally/ 2/7 The head of the EU’s border agency Frontex tried to cover up an illegal pushback of immigrants looking to cross the Aegean, it was alleged on Thursday. Frontex executive director Fabrice Leggeri told the agency’s fundamental rights officer to delete information relating to the pushback by the Greek coastguard and then Turkey claims a large proportion of arrivals on its coast are the result of pushbacks from Greece 206 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 16.07.2021 EU border agency 'deleted evidence' showing Frontex guards illegally pushing migrants back out to sea https://www.telegraph.co.uk/world-news/2021/07/15/eu-border-agency-deleted-evidence-showing-frontex-guards-illegally/ 3/7 had the case closed, a European Parliament report claimed. The April 2020 pushback, which was videoed by a Frontex drone, saw a group of immigrants looking to reach Greece from Turkey intercepted by the Greek coastguard and then abandoned in their dinghy in Turkish waters, after the craft’s engine was removed. Their fate is unknown. According to the report penned by Dutch Euro MP Tineke Strik, Mr Leggeri subsequently “requested” that the agency’s fundamental rights officer “remove all information gathered” and had the incident reclassified on the grounds that it did not involve any human rights violation. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 207 16.07.2021 EU border agency 'deleted evidence' showing Frontex guards illegally pushing migrants back out to sea https://www.telegraph.co.uk/world-news/2021/07/15/eu-border-agency-deleted-evidence-showing-frontex-guards-illegally/ 4/7 The Kara Tepe refugee camp in Lesbos CREDIT: AP Photo/Panagiotis Balaskas, File The claims, which surfaced after an investigation by journalists' network Bellingcat, were put directly to Mr Leggeri by MEPs, Ms Strik said. “We asked the executive director: how come? How can this be?” Ms Strik told the Daily Telegraph. The Kara Tepe refugee camp in Lesbos 208 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 16.07.2021 EU border agency 'deleted evidence' showing Frontex guards illegally pushing migrants back out to sea https://www.telegraph.co.uk/world-news/2021/07/15/eu-border-agency-deleted-evidence-showing-frontex-guards-illegally/ 5/7 She said that Mr Leggeri told her that there was a risk of a “hybrid threat” from Turkey and that the “political situation” - tense relations between Greece and Turkey - needed to be taken into account. Ms Strik said this version of events was not supported by Frontex's own video. There was, she said, "no sign at all of actions by the Turkish authorities…it was a very quiet surrounding. There was only the Greek coastguard and that rubber boat, so I cannot think of any justification of acting in that way”. She continued: “This is very serious… It gives the impression that he [Mr Leggeri] was covering up something [and] helping the Greek authorities. This is a very dangerous thing.” Because of the reclassification, the European Parliament was not informed about the pushback. A Frontex spokesman countered there was “no deletion and no reclassification”. According to the Frontex version of events, the Greek coastguard handed the migrants back to the Turks, who then towed the dinghy away. There was a suspicion that Turkey had infiltrated the migrant group with special forces soldiers, hence the MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 209 16.07.2021 EU border agency 'deleted evidence' showing Frontex guards illegally pushing migrants back out to sea https://www.telegraph.co.uk/world-news/2021/07/15/eu-border-agency-deleted-evidence-showing-frontex-guards-illegally/ 6/7 reference to “hybrid warfare”, the spokesman said. Mr Leggeri faced pressure to resign earlier this year after being accused of giving misleading information to MEPs and failing to recruit much needed Frontex officers. Frontex has also been investigated by the EU’s fraud watchdog over allegations that its own officers were involved in pushbacks. Activists have called for the agency to be abolished. Ms Strik’s report cites “a series of cases of alleged fundamental rights violations, pushbacks and collective expulsions at EU external borders” reported by NGOs such as Amnesty International that were “generally disregarded” by Frontex. Despite the evidence at its disposal, the report says Frontex “did not prevent these [human rights] violations” during operations under its “joint control” and “failed to address and follow-up on these violations promptly, vigilantly and effectively”. Frontex released a statement dismissing the report, stating that its authors had themselves concluded “there is no evidence of the agency’s involvement in any violation of human rights”. 210 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ 16.07.2021 EU border agency 'deleted evidence' showing Frontex guards illegally pushing migrants back out to sea https://www.telegraph.co.uk/world-news/2021/07/15/eu-border-agency-deleted-evidence-showing-frontex-guards-illegally/ 7/7 Erik Marquardt MEP, a German Green and member of the European Parliament’s Frontex oversight committee, responded on Twitter it was “quite disturbing to read that the Agency is trying to reinterpret out report”. There have been repeated claims of EU Member States, including Greece and Hungary, illegally pushing back migrants. Pushbacks in Greece are “sometimes undertaken by unidentified forces wearing uniforms and masks and carrying weapons”, the report's authors state. Claims of human rights violations have been considently denied by Greek authorities. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 211 YAYIN ORGANI : FINANCIAL TIMES YAYIN TARIHI : 14 TEM 2021 ÜLKE : INGILTERE YAZAR : TONY BARBER ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : ÖZET SIĞINMACILARIN GERİ İTİLMESİ AVRUPA BİRLİĞİ VE BİRLEŞİK KRALLIK İÇİN UTANÇTIR Mayıs ayında, Yunan polisinin Türkiye sınırındaki düzensiz göçmen- lere sağır edici “sesli top” kullandığı ortaya çıktı. Daha önce, İngiliz hükümetinin istenmeyen gelişleri engellemek için Manş Denizi’ne “yüzen duvarlar” inşa etmeyi tasarladığı öğrenildi. Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık arasındaki diğer anlaşmazlıklar ne olursa olsun, dü- zensiz göçü caydırmak için her türlü fütürist yöntemi kullanma ka- rarlılığı bunlardan biri değil. En son örnek, sığınmacıların, değerlendirilmelerini beklemek için belki de Afrika’daki uzak kabul merkezlerine gönderilmesini öngören bir Danimarka yasasıyla ilgili. Bu kavram, benzer bir teklifte bulunan İngiliz hükümetine hitap ediyor. Kopenhag ve Londra’nın neden Af- rika’daki veya başka bir yerdeki liderlerin bu tür yasal olarak şüpheli planlara uymasını beklediği bir sır olarak kalıyor. 27 ulustan oluşan Birlik’te meseleler farklı duruyor. Utanç verici şekil- de Avrupa Birliği’nin sığınma ve göç politikaları adım adım, istenme- yen insanları dışarıda tutmak için koordine edilmemiş ulusal çaba- lardan oluşan bir paçavraya dönüştü. Bir yöntem, sığınma durumları uygun bir şekilde değerlendirilmeden vardıklarında bireylerin keyfi olarak sınır dışı edilmelerine yönelik bir edebikelam olan “geri itme”. Birleşmiş Milletlerin göçmenler üzerine özel raportörü Felipe Gonza- lez Morales mayıs ayında, bunun “devletlerin uluslararası insan hak- ları hukuku kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmayan insan hakları ihlallerine yol açtığını” söyledi. Geri itmeler, Avrupa Birliği’nin güney ve doğu sınırlarında norm ha- line geliyor. Avrupa Birliği hükümetlerinin sığınmacıların dağıtılıp dağıtılmayacağı ve nasıl dağıtılacağı konusunda umutsuzca bölün- düğünü gösteriyor. Avrupa Komisyonunun bazı insanları Avrupa 212 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Birliği’nin sığınma sistemine yerleştirme, bazılarını geçici tesislere yerleştirme ve geri kalanları geldikleri yerlere gönderme önerisi felç oldu. Yük paylaşımı, kendi sınırlarının kontrolünü birinci öncelik ola- rak gören hükümetler için lanetli bir konu. Geri itmeler aynı zamanda Avrupa Birliği’nin Türkiye ile 2016 yılın- da aceleyle yaptığı bir anlaşmanın da bir sonucu. Altı milyar avroluk mali yardım karşılığında Türkiye, Avrupa Birliği’ne düzensiz girişleri durdurma ve Yunanistan’a geçen göçmenlerin geri dönüşünü kabul etme sözü verdi. Uygulamada, Nisan 2016 ile Mart 2020 arasında yal- nızca 2.140 geri dönüş gerçekleşti. Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık, insan haklarını ve hukukun üstün- lüğünü desteklemekle gurur duyuyorlar. Ancak mültecilere ve göç- menlere yönelik sert, gelişigüzel muameleleri farklı bir hikaye anlatı- yor. Geri itmeler ve sığınmacıları uzak ülkelere göndermek, müreffeh, medeni uluslara yakışmayan yöntemlerdir. (SA)(EML) MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 213 15.07.2021 Asylum pushbacks shame the EU and the UK | Fඈnancඈal Tඈmes https://www.ft.com/content/7715189b-054b-4b40-a971-caea84def6f8 1/3 Migrants and refugees from various countries wait for assistance in the Mediterranean Sea, off the Libyan coast © Bruni Thevenin/AP Tony Barber YESTERDAY In May, it emerged that Greek police were using “sound cannon” to fire bursts of deafening noise at irregular migrants on the frontier with Turkey. Earlier, the British Turk government was discovered to be contemplating the construction of “floating walls” in the English Channel to keep out unwanted arrivals. Whatever other quarrels divide the EU and UK, a determination to use any and every futuristic means to deter irregular migration is not one of them. The latest example concerns a Danish law that envisages sending asylum-seekers to faraway reception centres, perhaps in Africa, for their claims to be assessed. This concept appeals to the British government, whose Nationality and Borders Bill floats a similar proposal. It remains a mystery why Copenhagen and London expect leaders in Africa or anywhere else to go along with such legally dubious schemes. Opinion EU immigration Asylum pushbacks shame the EU and the UK TONY BARBER Harsh measures are part of the fallout from the 2015-16 Mediterranean crisis 214 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ The EU and UK pride themselves on upholding human rights and the rule of law. But their harsh, haphazard treatment of refugees and migrants tells a different story. Pushbacks and sending asylum-seekers to distant lands are methods unworthy of prosperous, civilised nations. tony.barber@ft.com 15.07.2021 Asylum pushbacks shame the EU and the UK | Fඈnancඈal Tඈmes Measured by actual numbers, the situation on the EU and British borders is less turbulent than five or six years ago. In 2015, the EU recorded 1.8m illegal border crossings, mostly refugees from conflicts in Afghanistan, Iraq and Syria and other migrants. Thousands drowned in the Mediterranean. By contrast, there were fewer than 50,000 illegal border crossings in the first five months of this year, according to Frontex, the EU’s border control agency. The equivalent figure for cross Channel arrivals in the UK was fewer than 5,000. Each number is higher than in 2020, when the pandemic limited illegal crossings, but they are nowhere near the levels of 2015 and 2016. Europe’s migrant question is less one of raw numbers than of the political struggles, social tensions and legal disputes to which the crisis of 2015-16 gave rise. Unlike Greece, Italy, Malta and Spain, which are on the frontline of irregular sea crossings, and unlike Germany and Sweden, which accepted large numbers of asylum-seekers and migrants in 2015-16, the UK played a largely peripheral role in that crisis. But migration, legal and illegal, was a factor behind the vote for Brexit in 2016. The Conservative government sees political advantage in equating its hard line on migrants and refugees with its assertion of national sovereignty outside the EU. Matters stand differently in the 27-nation bloc. Step by shameful step, the EU’s asylum and migration policies have degenerated into a ragbag of uncoordinated national efforts to keep out unwanted people. One method is “pushbacks”, a euphemism for arbitrary expulsions of individuals on their arrival without proper assessment of their asylum status. Felipe González Morales, a UN special rapporteur on migrants, said in May that they “result in human rights violations incompatible with states’ obligations under international human rights law”. Pushbacks are becoming the norm on the EU’s southern and eastern borders. They show that EU governments are hopelessly divided on whether and how to distribute asylum-seekers. A European Commission proposal to place some people in the EU’s asylum system, put others in temporary facilities and remove the rest to their places of origin is paralysed. Burden-sharing is anathema to governments that regard control of their own borders as the top priority. Pushbacks are also a consequence of a hasty deal that the EU struck with Turkey Turk in 2016. In return for €6bn in financial assistance, Turkey promised to stop irregular Turk entries into the EU and to accept the return of migrants who had crossed to Greece. In practice, a mere 2,140 returns took place between April 2016 and March 2020. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 215 YAYIN ORGANI : AP YAYIN TARIHI : 25 EYLÜL 2020 ÜLKE : ABD ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : ÖZET GÖÇMENLER YUNANİSTAN’I KENDİLERİNİ DENİZE BIRAKMAKLA SUÇLUYOR Bir grup Afgan göçmen Yunan adası Midilli’ye vardıktan kısa bir süre sonra Avrupa’da yeni bir hayat umutlarının, Yunan yetkililerin ken- dilerini bir araya topladıktan sonra kötü muamele etmeleri ve can kurtarma salına koyarak denizde bırakmalarıyla son bulduğunu söy- lüyor. Türk hükümetinin organize ettiği Sahil Güvenlik turundaki Associ- ated Press muhabirleri, 12 Eylül’de iki can kurtarma salından 18’i ço- cuk 37 göçmeni kurtaran bir devriye botundaydılar. Aynı hafta benzer turlara katılan iki ayrı basın kuruluşu da benzer sahnelere tanık oldu. Göçmen Omid Hussain Nabizada Türkçe olarak şunları söyledi: “Te- lefonlarımızı aldılar ve bir otobüsün gelip bizi kampa götüreceğini söylediler. Ancak bizi aldılar ve bir gemiye bindirdiler. Bu botların içinde çok kötü bir halde denizin ortasına bıraktılar.” dedi. Dört milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye Yunanistan’ı, ulus- lararası yasalara aykırı olarak göçmenleri büyük ölçekli bir biçimde geri itmekle - yani sığınma prosedürüne eriştirmeden hızlı sınır dışı etmekle- suçluyor. Türkiye aynı zamanda AB’yi, insan haklarının aşi- kar biçimde ihlali anlamına geldiğini söylediği bu olayları görmezden gelmekle suçluyor. Türk Sahil Güvenliği sadece bu ay “Yunan unsurlar tarafından Türk sularına geri itilen” 300 göçmeni kurtardığını söyledi. Güvenilir ol- duklarını söyledikleri haberleri aktaran uluslararası insan hakları örgütleri tekrar tekrar soruşturma başlatılması çağrısında bulunuyor. Yunanistan iddiaları reddediyor ve Ankara’yı göçmenleri silah olarak kullanmakla suçluyor. 216 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Yunan Sahil Güvenlik Sözcüsü Deniz Binbaşı Nikolaos Kokkalas dev- riyelerin sürekli olarak Yunanistan’a yasa dışı yollardan girmeye ça- lışan sandalları ve botları aradığını ve “bunlar arasında AP’nin tarif ettiğine benzer şişme sandalların da bulunduğunu” söyledi. Kokkalas, “Vakaların çoğunda Türkiye kıyılarından gelen sandalların yakınında Türk Sahil Güvenliğinin bulunduğu, ancak müdahale et- mediğinin, bazı vakalarda ise söz konusu sandallara açık bir biçimde gemilerin -Türk Sahil Güvenliğinin- eşlik ettiğinin gözlendiği- tespit edildiği de vurgulanmalıdır.” dedi. Yunanistan ve Türkiye arasındaki gerilim bu yaz Doğu Akdeniz’deki deniz sınırları nedeniyle arttı ve savaş endişesine yol açtı. Türk araştırma gemileri Yunanistan ve Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgeleri olarak hak iddia ettiği sularda gaz araması yaparken iki ta- raf da bölgede savaş gemilerini konuşlandırdı. AB liderleri 1-2 Ekim’de eylemleri nedeniyle Türkiye’ye karşı yaptırım uygulama konusunu ele alacak. Türkiye ise kendisine karşı yaptırım uygulanması duru- munda göçmenleri gönderme tehdidini yineledi. İnsan Hakları İzleme Örgütü sığınma arayışındaki insanlarla yaptığı mülakatlara atıf yaparak Yunanistan’ı göçmenleri Türkiye’nin kara ve deniz sınırına geri göndermekle suçluyor. BM’nin mülteci ajansı da dahil diğer insan hakları ve mülteci hakları örgütleri de gelen güvenilir haberler ve tanıklıkların bulunduğu böy- lesi sınır dışı etme uygulamaları hakkında Yunanistan’ı soruşturma- ya davet ediyor. Bu ayında başlarında Yunanistan Denizcilik Bakanı Giannis Plaki- otakis, Yunan yetkililerin bu yılın başından beri Yunanistan’a deniz yoluyla girmeye çalışan 10 binden fazla insanı engellediğini söylemiş ancak bunun nasıl yapıldığını belirtmemiştir. Eski Göç Bakanı Ioannis Mouzalas, 21 Eylül’de Parlamentoda bunun Yunan yasalarına ve uluslararası yasalara aykırı göründüğünü söy- leyerek şimdiki Bakan Notis Mitarachi’den detay vermesini istedi. Mouzalas doğrudan hükümetin geri itme uygulayıp uygulamadığını sordu. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 217 AP’nin gördüğü can kurtarma sandallarındaki dört Afgan, Midilli Adası’na Türkiye’nin batı şehri Çanakkale’den 11-12 Eylül gecesi gel- diklerini ve Yunan yetkililer tarafından yakalandıklarını söyledi. İçlerinden birisi Nabizada polisin kendisini vurduğunu ve bota bin- mesi için zorladığını söyledi. 22 yaşındaki Nabizada, “’Çocuk, aile, kadın’ demediler… İnsanları bunu hayvanlara yapmaz. Yunan polisi bize yaptı.” dedi. Bağımsız bir Norveçli insan hakları izleme örgütü mart ayından beri botlara bindirilip denize bırakılan göçmenlere dair 50’den fazlayı bel- gelediğini söyledi. Ege’deki insan hakları ihlallerini izleyen the Aegean Boat Report’tan Tommy Olsen, “Bu can kurtarma sallarına kendi istekleriyle binmi- yorlar, binmeye zorlanıyorlar.” dedi. 218 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Migrants accuse Greece of pushing them back out to sea AP - 25 Sep 2020 Migrants accuse Greece of pushing them back out to sea Dikili - TUR DIKILI, Turkey (AP) — Shortly after reaching the Greek island of Lesbos, a group of Afghan migrants say, their hopes for a new life in Europe were cut short when Greek authorities rounded them up, mistreated them, shoved them into life rafts and abandoned them at sea. Associated Press journalists on a Turkish government-organized coast guard ride-along were aboard the patrol boat that picked up the 37 migrants, including 18 children, from two orange life rafts in the Aegean Sea on Sept. 12. Two other media organizations on similar government- organized trips in the same week witnessed similar scenes. “They took our phones and said a bus will come and take you to the camp,” Omid Hussain Nabizada said in Turkish. “But they took us and put us on a ship. They left us on the water in a very bad way on these boats.” Turkey, which hosts about 4 million refugees, accuses Greece of large-scale pushbacks — summary deportations without access to asylum procedures, in violation of international law. It also accuses the European Union of turning a blind eye to what it says is a blatant abuse of human rights. The Turkish coast guard says it rescued over 300 migrants “pushed back by Greek elements to Turkish waters” this month alone. Citing what they say are credible reports, international rights groups have called repeatedly for investigations. Greece, which lies on the EUʼs southeastern border and has borne the brunt of migration flows from Turkey, denies the allegations and in turn accuses Ankara of weaponizing migrants. In March, Turkey made good on threats to send migrants to Europe, declaring its borders with the EU open. In what appeared to be a government-organized campaign, thousands headed to the Greek border, leading to scenes of chaos and violence. Turkeyʼs border with EU member Bulgaria was largely unaffected. Greece shut its frontier and controversially suspended asylum applications for a month. Greeceʼs coast guard says Turkey's coast guard frequently escorts migrant smuggling boats toward Greece, and has provided videos to back its claims. It says under a 2016 EU-Turkey deal to stem migration flows, Turkey has an obligation to stop people clandestinely entering Greece. Greek coast guard spokesman Lt. Cmdr. Nikolaos Kokkalas said its patrols regularly detect boats and dinghies carrying migrants trying to enter Greece illegally, and “among them many times there are also inflatable rafts such as those described” by the AP. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 219 The life rafts are standard safety equipment on recreational boats, designed to keep passengers safe if they must abandon ship. They generally have no means of propulsion or steering. “It must be underlined that in most of the cases, the presence of the Turkish coast guard has been observed-ascertained near the dinghies incoming from the Turkish coast, but without it intervening, while in some cases the dinghies are clearly being accompanied by (Turkish coast guard) vessels,” Kokkalas said in a written response to an AP query. Uneasy neighbors Greece and Turkey have been at loggerheads for decades over several territorial issues, and asylum-seekers have found themselves caught up in the geopolitical conflict. Tension between the two countries rose dramatically this summer over eastern Mediterranean maritime boundaries, leading to fears of war. Both sides deployed warships as Turkish survey ships prospected for gas in waters where Greece and Cyprus claim exclusive economic rights. EU leaders are to discuss imposing sanctions on Turkey for its actions, in an Oct. 1-2 summit. Turkey has repeated its threat to send migrants into the EU if sanctions are imposed. The persistent allegations of pushbacks of migrants are the latest manifestations of these tensions. Human Rights Watch has accused Greece of summarily returning migrants across land and sea borders with Turkey, citing interviews with asylum-seekers. Other rights groups and refugee organizations, including the U.N. refugee agency, have repeatedly called on Greece to investigate what they say are credible reports and testimony of such expulsions occurring. “UNHCR is particularly concerned about the increasing reports, since March 2020, of alleged informal returns by sea of persons who, according to their own attestations or those of third persons, have disembarked on Greek shores and have thereafter been towed back to sea,” the agency said in August. UNHCR Assistant High Commissioner for Protection Gillian Triggs, reiterating the call for an investigation, said that “with our own eyes on Lesbos, it was quite clear no boats were coming through” recently. Earlier this month, Greeceʼs Shipping Minister Giannis Plakiotakis said Greek authorities prevented more than 10,000 people from entering Greece by sea this year. He would not elaborate on how. Former Migration Minister Ioannis Mouzalas pressed for details from the current minister, Notis Mitarachi, in parliament Sept. 21, saying this appeared to violate Greek and international law. He asked directly whether the government carries out pushbacks. The four Afghans on the life rafts seen by AP said they reached Lesbos from Turkeyʼs western Canakkale province on the night of Sept. 11-12, and were caught by Greek law enforcement 220 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ during daylight. One of them, Nabizada, said police hit him while forcing him into the raft. “They didnʼt say, ʻthere are children, there are families, there are women.ʼ … People donʼt do this to animals. The Greek police did it to us,” said the 22-year-old. He said he left Kabul in 2017 and crossed to Turkey via Iran, aiming for Europe. Zohra Alizada, 14, said police took their phones and money, put them in the rafts and left. She was traveling with her parents and two siblings after living in Kars, in eastern Turkey, for over four years. She said the migrants called the Turkish coast guard for help. Her father, Mohammad Reza Alizada, said Greek authorities inflated the rafts “and they threw us like animals inside.” The AP was not able to independently verify their accounts. The Turkish coast guard, clad in protective equipment against COVID-19, took them aboard after checking them for fever. Another Turkish coast guard vessel was already in the area when the patrol boat carrying the AP crew arrived. Turkish Foreign Minister Mevlut Cavusoglu raised the allegations against Greece in an August news conference with his German counterpart. He said Turkey has shown through government and media reports that Greece is pushing back refugees at sea, adding that “there have been numerous articles published.” “How do sinking boats in the middle of the Aegean Sea or sending them to Turkey by pushbacks fit international rights and universal values?” Cavusoglu said. Greece denies sinking smuggling boats. Kokkalas noted the Greek coast guard had rescued 3,150 migrants in about 100 incidents this year. An independent Norway-based watchdog says it has documented at least 50 cases since March of migrants being put into life rafts and left adrift. “They are not going into these life rafts willingly. They are forced,” said Tommy Olsen of the Aegean Boat Report, which monitors arrivals and rights abuses in the Aegean. He said his group had no information about the rafts the AP saw, but that it was consistent with similar reports. “Usually you save people from life rafts,” Olsen said. “You donʼt put them on life rafts and leave them.” ___ Fraser reported from Ankara and Bilginsoy from Istanbul. Ayse Wieting in Istanbul, Elena Becatoros in Athens and Nadine Achoui-Lessage in Geneva contributed. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 221 YAYIN ORGANI : HUMAN RIGHTS WATCH YAYIN TARIHI : 18 ARALIK 2018 ÜLKE : ABD ÇEVIRI YERI : ANKARA ÇEVIRI SEKLI : TAM METIN YUNANİSTAN: TÜRKİYE SINIRINDA ŞİDDETLE GERİ İTME İnsan Hakları İzleme Örgütü bugün yaptığı bir açıklamada, Yunanis- tan’ın kuzeydoğusunda, Türkiye sınırındaki Meriç (Evros) bölgesinde görev yapan Yunan güvenlik görevlilerinin sığınmacıları ve göçmen- leri düzenli olarak, sorgusuz sualsiz geri gönderdiğini belirtti. Gö- revliler bazı vakalarda şiddet kullanıyor ve çoğu zaman göçmenlerin yanlarındaki eşyalara el koyarak tahrip ediyorlar. İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa araştırmacısı Todor Gardos, “Hiçbir suç işlememiş olan insanlar, hakları veya güvenlikleri hiçe sa- yılarak alıkonuluyor, darp ediliyor ve Yunanistan’dan dışarı atılıyor.” dedi. “Yunan yetkililer kanunsuz geri itme yapıldığına ilişkin tekrar tekrar ortaya atılan iddiaları derhal soruşturmalıdır.” İnsan Hakları İzleme Örgütü 26 sığınmacı veya göçmenle, Yunanis- tan’da mayıs ayında, Türkiye’de ise ekim ve kasım aylarında görüştü. Görüşülen kişiler Afganistan, Irak, Fas, Pakistan, Suriye, Tunus ve Ye- men’den gelmişlerdi ve aralarında çocuklarıyla seyahat eden aileler de vardı. Görüşülenler Meriç Nehri’nden Türkiye’ye doğru 24 ayrı geri itme va- kası anlattılar. Vakaların çoğunluğu nisan ve kasım ayları arasında gerçekleşti. Gö- rüşülenlerin tamamı Yunan polisinin düşmanca davrandığını veya şiddet kullandığını belirttiler ve belirgin armaları olmayan ünifor- malar giymiş maskeli görevlilerden müteşekkil, tanımlanamayan bir güvenlik gücünden bahsettiler. Görüşülenlerin 12’si polisin veya polise eşlik eden bu tanımlanamayan güçlerin onları soyarak, para- ları ve kimlikleri başta olmak üzere özel eşyalarına el koyduğunu ve 222 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ çoğu zaman bunları tahrip ettiklerini anlattı. Yedi kişi polisin veya ta- nımlanamayan güçlerin elbiselerini veya ayakkabılarını alarak onları Türkiye’ye iç çamaşırlarıyla geri dönmeye zorladıklarını, bunu bazen gece vakti, sıfırın altında sıcaklıklarda yaptıklarını anlattı. Kötü muamele biçimleri arasında, elle ve copla darp etmek, tekme atmak ve bir vakada ise şok tabancası olduğu anlaşılan bir silah kul- lanmak var. Başka bir vakada ise Faslı bir erkek, maskeli bir adamın kendisini saçlarından çekerek yere çömelmeye zorladığını, boğazına bir bıçak dayadığını, onu infaz edermiş gibi yaptığını anlattı. Geri iti- lenler arasında Suriye’nin Afrin bölgesinden gelen 19 yaşında hamile bir kadın ve Yunan yetkililerin kendisinin ve iki küçük çocuğunun ayakkabılarını aldıklarını söyleyen Afganistanlı bir kadın da vardı. Aralarında sığınmacıların da olduğu giderek artan sayıda göçmen, ni- san ayından bu yana, Yunanistan ile Türkiye arasında doğal bir sınır teşkil eden Meriç Nehri’ni geçmeye çalışıyorlar. Uluslararası Göç Ör- gütü (UGÖ), eylül sonu itibariyle kara sınırından ulaşan 13.784 kişinin kaydını yaptı ki bu sayı geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla, dört misli bir artışa tekabül ediyor. Türkiye haziran ayının başından beri, ikili bir geri kabul anlaşması uyarınca yapılan geri göndermeleri askıya alarak, kara sınırı üzerin- den eş güdüm içerisinde yapılan tüm geri göndermeleri durdurdu. Helenik Polis Teşkilatından Albay Georgios Kossioris, temmuz ayın- da İnsan Hakları İzleme Örgütüne yazdığı bir mektupta, bölgede tu- tuklanan yeni gelenler ve göçmenlerle ilgili “akut bir sorun” olduğunu ve bunun bazı tesislerde aşırı kalabalıklaşmaya ve bazı polis karakol- larıyla, kayıt ve kimlik belirleme merkezlerinde, İnsan Hakları İzleme Örgütünün belgelendirdiği türden insanlık dışı koşullara neden oldu- ğunu kabul etmişti. İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından derlenen anlatılar, başka si- vil toplum örgütlerinin ve hükümetler arası kuruluşların bulguları ve medyada çıkan haberlerle tutarlılık gösteriyor. Birleşmiş Milletler Mülteci ajansı BMMYK da benzer kaygıları dile getirdi. Avrupa Kon- seyinin İşkencenin Önlenmesi Komisyonu, haziran ayında yayımla- nan bir raporunda komisyona “Maskeli Yunan polislerinin veya sınır muhafızlarının veya (para)militer komandoların teknelerle Yunanis- MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 223 tan’dan Türkiye’ye geri itme uyguladığına ilişkin çok sayıda birbiriyle tutarlı ve güvenilir iddia ulaştı.” dedi. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri, kasım ayında, “yerleşiklik kazanmış bir uygulamaya işaret eden” bilgilerin ışığında, söz konusu iddiaların soruşturulması için Yunanistan’a bir çağrıda bulundu. İnsan Hakları İzleme Örgütü Helenik Polis Teşkilatının sınır muha- faza birimi başkanlığına 6 Aralık 2018 tarihinde bir mektup yazarak bulgularını paylaştı. Polis Direktörü Georgios Kossioris yanıtında He- lenik Polis teşkilatının sorgusuz sualsiz geri gönderme şeklinde bir uygulama yaptığını kesin olarak reddetti. Kossioris, Yunanistan’a gi- ren tüm göçmenlerin alıkonulması ve kimliklerinin belirlenmesiyle ilgili prosedürlerin tamamının, ilgili mevzuata uygun olarak yürütül- düğünü ve usulsüzlüklerin veya göçmenlerin ve sığınmacıların hak- larının ihlal edildiği vakaların “etraflıca soruşturulduğunu” söyledi. Yunan makamları ki bunların arasında Haziran ayında İnsan Hakları İzleme Örgütü ile görüşen üst düzey bir polis yetkilisi de var, geri itme uygulamaları yapıldığını ısrarla reddediyorlar. İnsan Hakları İzleme Örgütü ise on yıldır Yunan güvenlik görevlilerinin Yunanistan’ın Tür- kiye ile kara sınırında sistematik bir sekilde geri itme uyguladığını belgelendiriyor. Yunan makamları, Yunan polisinin ve sınır muhafızlarının Meriç böl- gesinde insanları toplu ve hukuk dışı bir şekilde dışarı atma vakaları- na karıştıkları yönündeki tekrar tekrar dile getirilen iddiaları, derhal, şeffaf, etraflı ve tarafsız bir şekilde soruşturmalıdır. Yetkili makamlar şiddet ve aşırı güç kullanıldığına ilişkin iddiaları da soruşturmalıdır. Bu tür kanunsuz eylemlere karışmış güvenlik görevlileri ve onların komutanları hakkında disiplin cezası uygulanmalı ve gerekiyorsa ceza davası açılmalıdır. Uluslararası koruma arayan herkese iltica- ya başvurma fırsatı verilmeli ve geri göndermeler, insanların zulme uğrama veya kötü muamele görme riski olan ülkelere geri gönderil- mesini engelleyen geri göndermeme ilkesinin (non-refoulment) işle- tilmesine olanak sağlayacak etkin yasal yollara ve güvencelere erişim imkanı sağlayan bir prosedüre uygun olarak gerçekleştirilmelidir. Yunanistan hükümetine Meriç bölgesi de dahil olmak üzere göç kont- rolü için mali yardım sağlayan Avrupa Komisyonu, sığınmacıları sor- gusuz sualsiz Türkiye’ye geri gönderme uygulamalarına son vermesi 224 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ için Yunanistan’ı zorlamalı, yetkili makamları şiddet kullanıldığına yönelik iddiaları soruşturmaları için sıkıştırmalı ve AB yasalarını ih- lal eden Yunanistan hakkında yasal süreçleri işletmeye başlatmalıdır. Gardos, “hükümet inkar etse de, Yunanistan’ın Avrupa Birliği’ne Me- riç sınırından ulaşmaya çalışan çok sayıda insana kasten ve tam bir cezasızlık ortamında kapıları kapattığı anlaşılıyor.” dedi ve ekledi: “Yunanistan insanları zorla, sorgusuz sualsiz geri göndermeye derhal son vermeli ve herkese insanlık onuruna ve insan haklarına saygılı bir biçimde muamele etmelidir.” Sığınmacıların ve göçmenlerin anlatılarının ayrıntıları aşağıda bulu- nabilir. Tüm isimler değiştirilmiştir. İnsan Hakları İzleme Örgütü Afganistan, Irak, Fas, Pakistan, Suriye, Tunus ve Yemen’den gelen ve aralarında ikisi Meriç üzerinde Tür- kiye’ye sorgusuz sualsiz geri gönderildikleri sırada hamile olan yedi kadının da bulunduğu 26 kişi ile görüştü. Yedi vakada geri itilenler çocuklu ailelerdi. İnsan Hakları İzleme Örgütü Yunanistan’da, Flyakio geri gönderme merkezi ile Fylakio kabul ve kimlik belirleme merkezinde ve Sela- nik’teki Diavata sığınmacı kampında Türkiye’ye geri itildikten sonra Yunanistan topraklarına yeniden girmeyi başarmış insanlarla görüş- tü. Türkiye’de ise Edirne Geri Gönderme Merkezi ile İstanbul’da, ken- tin farklı yerlerinde bulunan kişilerle görüşüldü. Görüşülenlerin tamamının adları, güvenlikleri ve mahremiyetleri- nin korunması amacıyla değiştirildi. Görüşmeler mahremiyet içinde ve gizli olarak, görüşülenlerin kendi dillerinde veya akıcı bir şekilde konuştukları dilde, tercümanlar aracılığı ile yapıldı. Görüşülenler an- latılarını gönüllü olarak paylaştılar ve İnsan Hakları İzleme Örgütü- nün anlatılarını derlemesine ve yayınlamasına izin verdiler. --Meriç’teki Geri İtmeler-- Anlatılan 24 vaka, geri itmenin yerleşik ve eş güdüm içinde yürütü- len bir uygulama olduğunu gösteren sistematik bir tablonun varlığı- na işaret ediyor. Vakaların çoğu üç önemli özelliği paylaşıyor: Önce yerel polis tarafından yakalanma, polis karakollarında veya Türkiye MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 225 sınırına yakın gayriresmi yerlerde alıkonulma ve tanımlanabilen gü- venlik birimlerinden, tanımlanamayan paramiliter güçlere devredile- rek, bunlar tarafından, bazen şiddet de kullanılarak, Meriç üzerinden Türkiye’ye geri itilme. Göçmenler, dokuz vakada üniformalı polisle- rin kendilerine geri itme öncesinde veya sırasında, kötü muamelede bulunduğunu ifade etti. Anlatılar, polisle, tanımlanamayan, genellikle maskeli ve resmi görev- liler olup olmadıkları belli olmayan adamlar arasında yakın ve sürekli bir eş güdümün varlığına işaret ediyorlar. İnsan Hakları İzleme Örgü- tünün mayıs ayında yaptığı bir görüşmede, Yeni Omurlu (Neo Che- imonio) sınır karakolunda görev yapan Teğmen Sofia Lazopoulou lacivert üniformalar giyen polis görevlilerinin karakoldaki hizmetler- den sorumlu olduğunu, askeri kamuflaj üniformaları giyenlerin ise Yunanistan’a kuralsız olarak girmeye çalışan göçmenlerin caydırıl- masından ve önlenmesinden sorumlu devriye görevlileri olduklarını söyledi.Görüşülen kişiler polis görevlilerine veya askere benzeyen ki- şilerin, ayrıca tanımlanamayan maskeli adamların bazılarının, taban- ca, kelepçe, telsiz, sprey kutusu ve cop gibi ekipmanlarının olduğunu, bazılarında ise, zırhlı eldivenler, dürbünler ve bıçaklar gibi taktik do- nanımlar ve tüfek gibi askeri silahlar gördüklerini anlattı. Geri itmelerin tekrar tekrar uygulanmış olması ve uygulayan görevli- lerin açık bir biçimde resmi görevde olmaları, komutanlarının da olup bitenlerden haberdar olduklarına ya da haberdar olmaları gerektiği- ne işaret ediyor. Ferhat G. adında, kırk yaşlarında, Suriyeli bir Kürt erkek iki polis gö- revlisinin kendisini, karısını ve 12, 15 ve 19 yaşlarındaki üç çocukları- nı, 19 Eylül günü terk edilmiş bir tren istasyonunda yakaladığını an- lattı. Aile, bir polis karakolunun arka bahçesindeki demir parmaklıklı bir alanda, onlarca kişiyle birlike, beş saat alıkonulmuş. Ferhat söz konusu tren istasyonunun ve polis karakolunun nerede olduğunu söyleyemedi: 60 - 70 kişi, hepimizi bir minibüse doldurdular. Baştan aşağı siyah giysili, maskeli komandolar bizi nehre geri götürdüler. Çok korkuyor- duk... Orada başka insanlar da vardı. Çoğu gençti, üzerlerinde şorttan başka bir giysi yoktu. Korkudan kanımız dondu. Minibüsün kapıla- 226 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ rını açtıklarında dışarı çıkmaya başladık. “Sırayla, teker teker çıkın” diye bağırdılar ve birini darp ettiler. Bizi onar onar Yunan bir asker tarafından kullanılan küçük botlara doldurdular. Kendimi öyle aşağı- lanmış hissettim ki ağladım. İnsan Hakları İzleme Örgütü bu yöntemin, küçük değişikliklerle, di- ğer vakalarda da uygulandığını belgeledi. --Yakalama-- Görüşülenlerden yirmibiri polis devriyelerinin onları sınıra yakın kasaba ve köylerde veya tarlalarda gözaltına aldığını belirtti. İki kişi, bindikleri otobüsten veya trenden, bulundukları araç kalktıktan az sonra, polisler tarafından indirildiğini anlattı. Üç kişi kendilerini yakalayan ve hemen ardından sınıra götüren adamları tanımlaya- madıklarını söyledi. Görüşülenler polis arabalarıyla, kamyonetlerle, camsız ve üzerinde herhangi bir işaret olmayan beyaz minibüslerle veya askeri araç izlenimi veren yeşil veya kamuflaj boyalı daha büyük kamyonlarla taşındıklarını anlattılar. Karim L. adındaki 25 yaşındaki Faslı bir adam, polis görevlileri- nin kendisini 8 Kasım günü Dedeağaç’a (Alexandroupoli) giden bir trenden indirdiğini anlattı. Trenin öğleden sonra 12.37’de Kumçiftli- ği’nden (Orestiada) kalkışından kısa bir süre sonra, polis görevlileri yabancı olduğundan şüphelendikleri insanlardan pasaportlarını gös- termelerini istemiş ve Karim ile birlikte beş altı kişiyi daha trenden indirmişler. Polis, Karim’i yakındaki bir karakola götürüp orada iki gece tutmuş. Sonra polis üniforması giyen, siyah maskeli dört adam onu bir minibüsle sınıra götürmüş. Karim adamların ona fiziksel şid- det uyguladığını ve infaz eder gibi yaptığını, sonra da Türkiye’ye geri ittiğini anlattı. Karim’in fotoğrafı çekilmemiş, parmak izi alınmamış veya kendisine okuması ve imzalaması için herhangi bir kağıt veril- mediği gibi, neden gözaltına alınmış olduğuna ilişkin kendisine baş- ka şekilde bilgi verilmemiş. Karim, karakolda bulunan üç hücrede, aralarında çocuklu ailelerin de olduğu başka kişilerin de alıkonduğu- nu anlattı. Mahsa N. adında Afganistanlı bir kadın, üniformalı polis görevlileri- nin kendisini, kocasını ve 5, 9 ve 11 yaşlarındaki üç çocuğunu ve akra- MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 227 bası olmayan iki Afgan erkeğini, Yunanistan’a girmek için yaptıkları üçüncü denemede, bulundukları otobüsün Dedeağaç’tan yola çıkma- sından 15 dakika sonra otobüsten indirdiğini anlattı. Aynı gün, onla- rı yakalayan polis tarafından Meriç Nehri’ne götürülerek, Türkiye’ye geri itilmişler. Mahsa, Meriç Nehri’ne vardıklarında, orada teknelerle geri gönderilmek için bekletilen başka insanların da bulunduğunu görmüş. Dila E. adında, 25 yaşındaki Suriyeli bir kadın, nisan sonlarında Meriç Nehri’ni geçtikten hemen sonra yaşadıklarını aktardı. Kadın araların- da dört çocuğun da olduğu yedi kişiyle birlikte, sınır yakınlarındaki küçük bir kasabada yürümekteyken, kim olduğunu bilmediği maskeli adamlar tarafından Türkiye’ye geri itildiğini anlattı:. Arabayla gelip bizi aldılar. Bizi beyaz bir minibüse koydular. İçeriden hiçbir şey göremiyordunuz. Bizi doğrudan nehre götürüp, lastik bir botla karşıya geçmeye zorladılar. Herkesin cep telefonlarını aldılar, elbiselerini çıkarttırdılar, bazılarının parasını bile aldılar. Malik N., adındaki, 26 yaşında Faslı bir adam 13 Kasım günü, ünifor- malı polis görevlilerinin onu ve yanındaki üç adamı, sınıra iki kilo- metre mesafedeki Dimetoka (Didymoteicho) ilçesindeki bir benzin istasyonun yakınlarında durduğunu anlattı. Malik polislerden birinin bir telefon görüşmesi yaptığını ve on beş dakika sonra beyaz bir mi- nibüsün geldiğini söyledi. Kim olduklarını bilmediği iki adam onu ve gruplarından iki kişiyi daha, “kışla” olarak tanımladığı bir yere götür- müş: “Bizi bir arabaya bindirmişlerdi. İçerisi iyi yapılmıştı, oturacak yer yoktu ve karanlıktı. Üzerinde hiç bir işaret yoktu... [Kışlada] feci bir koku vardı ve görevliler de maskeliydi... 30 kişi vardı.” Maskeli adamlar ertesi akşam onu sınıra götürmüşler: Maskeli adamlar geldikten sonra bize bağırmaya ve kapıda teker te- ker her birimize coplarla vurmaya başladılar. Kışlanın dışında sekiz kadar adam vardı ve hepsinin ellerinde kalın plastik coplar bulunu- yordu. Siz arabaya yürürken vuruyorlardı. “İslam’ı s....” diye bağırıyor- lardı. Otuzumuzu bir minibüse doldurdular. İçeride iskemle yoktu. Boğulacak gibi oldum. Çok havasızdı. Nehre vardığımızda, insanlara donlarına kadar soyunmalarını emrettiler. Telefonlarımı, 1500 Euro 228 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ paramı ve gözlüklerimi alıp kırdılar. Sardar T. adında 18 yaşındaki Afgan erkek, üniformalı polislerin onu ve birlikte seyahat ettiği insanları, 23 Nisan günü, Dimetoka otobüs terminalinde yakaladığını anlattı. Polis beyaz bir minibüsle gelmiş ama sonra askeri bir kamyona benzeyen, üzerinde yeşil kamuflaj olan büyük bir araba getirmiş. İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırmacıla- rı, Yeni Omurlu sınır karakolunun bahçesinde, park halinde, tanımla- nana benzeyen bir araçla birlikte, üzerinde polis arması olmayan çok sayıda beyaz minibüsün de bulunduğunu gördü. Sardar, kendisini Türkiye’ye geri iten görevlilerin üzerinde polis üniformaları olduğu- nu, yüzlerinde ise sadece gözlerini açıkta bırakan maskeler bulundu- ğunu söyledi. --Alıkonma-- Görüşülenlerin 13’ü, sınıra yakın resmi ve gayriresmi yerlerde, birkaç saatten beş güne dek uzayabilen sürelerle alıkonulduklarını bildirdi. Bunlardan beşi bir polis karakoluna, sekizi ise yakınlardaki köylerin ve kasabaların dışında veya tarlalarda bulunan ve yakalanmış göç- menleri tutmak için kullanıldığını söyledikleri binalara götürüldük- lerini anlattı. Polis karakoluna götürüldüğünü söyleyenler de dahil ol- mak üzere, görüşülenlerden hiç birinin kimlik tespiti usulüne uygun bir şekilde yapılmamış ve hiç biri kayıt altına alınmamış. Anlaşıldığı kadarıyla hepsi tümüyle keyfi bir biçimde ve hiç kimseyle görüştürül- melerine izin verilmeden alıkonulmuşlar. Bir seferde 20-30 ila yüz kişinin, yemek, su, ve sıhhi malzeme ve- rilmeden alıkonulup, daha sonra Meriç Nehri’ne götürülerek, Tür- kiye’ye geri dönmeye zorlanması mümkün olabiliyor. Görüşülenler tanımlanamayan binaları, içinde bir kaç döşeğin ve sadece bir adet pis tuvaletin bulunduğu “hapishane gibi” ve “depo gibi” yerler olarak tasvir ettiler. Kadınların ve ailelerin, ya akrabaları olmayan erkeklerle birlikte ya da bazı vakalarda, bitişik odalarda tutulduğunu anlattılar. Türkiye’ye sorgusuz sualsiz üç defa geri gönderilen Mahsa adında- ki Afganistanlı kadın, kendisinin ve ailesinin, ağustos ayı sonunda- ki ikinci geri itilişlerinden evvel, akrabaları olmayan ve kendileri de gözaltında tutulan erkeklerle birlikte, içinde yatak ve ısıtma olmayan MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 229 karanlık bir odada beş gün tutulduklarını anlattı. Kendilerine yemek verilmemiş. Küçük çocuklarının kışlık paltoları ve çok sevdikleri sırt çantaları ile oyuncağı başta olmak üzere, özel eşyaları da kendileri- ne iade edilmemiş. Kemerlerinde tabanca, cop ve biber gazı kutuları asılı olduğu anlaşılan en az on muhafız, insanları kontrol edip, kapıyı kilitliyor, ama onlara hiçbir bilgi vermiyormuş. Mahsa muhafızların kendisiyle aynı odada tutulan erkekleri darp ettiğini görmüş: “Üzerlerinde arkasında, büyük harflerle Yunanca bir şeyler yazan mavi bir üniforma vardı. Bize pislik dediler.” Azadeh B., adında, 22 yaşında, kocası ve 2 ve 4 yaşlarındaki iki ço- cuğuyla seyahat eden Afganistanlı bir kadın Yunanistan’dan iki defa geri itildiklerini ve ekim ayında ikinci defa geri itilmeden evvel, tarla- ların ortasında bulunan bir yapıdaki bir odada, 5 gün boyunca alıko- nulduklarını anlattı: Hiçbir şey görmüyor, duymuyorduk. Hiçbir şey imzalamamızı iste- mediler ya da bize bir şey söylemediler. Muhafızlar kapıyı üzerimize kapayıp kilitlediler. Aileler su istediğinde, kirli şişelere su doldurup, kapıdan içeri attılar. Her şeyimizi, Kur’anımızı bile aldılar. Onlardan hiç değilse çocuklarımızın ayakkabılarını geri vermelerini istedik ama vermediler. Bir daha geri gelmeyelim diye böyle yapıyorlar. Değerli bir şeyse kendilerine alıyorlar, beğenmedikleri bir şeyse çöpe atıyorlar. Kadın, 80 kadar kişi tarafından paylaşılan 40 metrekare civarındaki odada bulunan ve hepsinin de göçmen olduğunu tahmin ettiği insan- lardan sadece çocuklara bir kaç bisküvi verildiğini anlattı. Hassan I., adında, 30 yaşlarında Tunuslu bir adam, ağustos başların- da, dört arkadaşıyla birlikte, şiddetle geri itilmeden önce bir gün alı- konulduğunu belirtti. Alıkondukları yerin askeri bir üsse benzediğini, zira tutuldukları odanın yakınında park halinde kamyon ve tank gibi askeri araçlar gördüğünü söyledi. Söz konusu yer, sivil bir arabada- ki mavi üniformalı iki polis görevlisi tarafından o günün sabahında durdurulup alındıkları Kumçiftliği kentine arabayla 15 dakika mesa- fedeymiş. Polis onları söz konusu yere götürdüğünde, orada bulunan muhafız- lar onları şiddetle duvara yaslayıp üzerlerini aramış ve onları darp et- 230 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ miş. Hassan, “önce telefonlarımızı istediler, sonra da para sordular,” dedi. “Bize ‘malaka’ [Yunanca bir küfür] diye bağırdılar. Şoke oldum. Aşağılanmış hissettim. Onlardan sim kartlarımız olsun, hafıza kart- larımız olsun, bir şey istemeye kalktığımız anda bize vuruyorlardı.” Hassan ve arkadaşları depo gibi bir odaya kapatılmışlar. Yandaki oda- dan çocuklu ailelerin sesleri geliyormuş. Hassan, akşam saat 09.00 gibi kamyonlarla sınıra götürülmek üzere alındıklarında, sadece bir- kaç iskemle, bir tuvalet ve bir musluğun bulunduğu, 24 metrekarelik odadaki insan sayısının tahminen 80 kişiyi bulmuş olduğunu anlattı. Zara Z. adındaki, Suriye’nin Afrin bölgesinden gelen, 19 yaşındaki ha- mile bir kadın, mayıs ayının ortalarında kamuflaj üniformaları giy- miş adamların kendisini ve kocasını durdurduklarını ve içinde yatak ya da başka bir mobilyanın olmadığı bir odada, başka göçmen aileler- le birlikte, yemek ya da su vermeksizin bir gece alıkoyduklarını söyle- di. Ertesi gün bir minibüsle Meriç Nehri’ne götürülmüş ve oradan bir bota bindirilerek, Türkiye’ye geri itilmişler. --Meriç Nehri’nden Geri İtme-- Görüşülen kişilerin tamamı Türkiye sınırına 60 ila 80 kişilik gruplar halinde, askeri kamyonlarda veya üzerinde herhangi bir işaret olma- yan minibüslerde taşındıklarını anlattı. Üçü dışındaki tüm vakalarda görevliler siyah veya kamuflaj pantolon giyiyormuş ve suratlarında tanınmalarını imkansız kılan maskeler varmış. Üç vakada ise, görü- şülenler, nizami lacivert ve kamuflaj üniformalı polisler tarafından nehre götürüldüklerini anlattı. Görüşülen 26 kişiden 10’u, geri itme operasyonu sırasında şahsen fiziksel olarak saldırıya uğradığını veya başkalarının kötü muameleye uğradığına şahit olduğunu söyledi. Karim adındaki 25 yaşındaki Faslı bir adam, 10 Kasım günü yakalan- dıktan sonra Yunan polisinin onu, polis üniforması giyen maskeli adamlara devrettiğini ve Türkiye’ye geri itilirken şiddet gördüğünü anlattı. Maskeli görevlilerden ikisi, elbiselerini ve ayakkabılarını çı- kartmasını emrettikten sonra Karim’i iterek yere düşürmüş ve copla darp etmiş, sonra da adamlardan bir tanesi onu infaz eder gibi yap- mış. Onu saçlarından çekip, yerde diz çökmeye zorlamışlar ve maskeli görevli boğazına bir bıçak dayayarak, kötü bir İngilizceyle “Yunanis- tan’a geri dönenler ölür.” demiş. Karim geceleri uyuyamadığını ve sü- rekli olarak kabus gördüğünü anlattı. MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 231 Dört arkadaşı ile 10 veya 11 Ağustos günü geri itilen Tunuslu Hassan, kamyonla sınıra götürüldükten sonra, siyah elbiseli ve maskeli adam- lardan kötü muamele gördüğünü anlattı. Adamlardan bir tanesi bir şok tabancasını Hassan’ın beline dayayarak kullanmış ve iki ay sonra dahi izleri hala görülebilen yanıklar oluşmasına neden olmuş. Has- san grubun yaralarının video kaydını gösterdi. Kayıt olaydan bir gün sonra yapılmış ve ilk olarak 12 Ağustos günü sosyal medyada payla- şılmış. Kayıtta, Hassan’ın sırta, bele ve uzuvlara alınan darbelerden kaynaklandığını söylediği bere izleri görülüyor. Maskeli adamlardan bir tanesi ona İngilizce, “Seni bir daha görürsem öldürürüm” demiş. Hassan, kendisiyle görüşüldüğü sırada İstanbul’daki parklarda yatı- yordu ve tüm özel eşyalarına Yunanistan’da el konmuştu. Amir B. adında, 20’li yaşlarında Tunuslu bir adam, eylül ayının sonla- rında, Yunanistan’a girip, altı gün boyunca saklandıktan sonra, Tür- kiye’ye geri itilmiş. Amir, Dedeağaç yakınlarından sınıra, aralarında 30 kadar kadın ve birkaç da çocuk olan 80 kişilik bir grubu taşıyan iki kamyondan birinde taşınmış. Maskeli adamlar, insanlar kamyon- dan inerken onları iteklemiş ve nehre doğru iteklerken de susmalarını emretmişler. Görevliler daha sonra insanları onar kişilik daha küçük gruplara ayırıp, ayakkabılarını çıkartmalarını emretmişler. Kadınlar paltolarını vermek zorunda kalırken, bazı erkekler de iç çamaşırları- na kadar soyulmuşlar. Amir’in cebinde parasının da bulunduğu kot pantolonu ateşe atılmış. Küçük bir bot taşıyan siyah bir kamyonet geldiğinde, muhafızlar dürbünlerle karşı kıyıyı kontrol etmiş ve sonra 10 kişilik grupları, sırayla karşı kıyıya geçirmek için küçük botu kul- lanmışlar. Not: Metnin Türkçesi İnsan Hakları İzleme Örgütünün İnternet Say- fasından Alınmıştır. 232 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 233 234 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 235 236 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ MÜLTECİ KRİZİNE DİĞER ÜLKELERİN YAKLAŞIMI | 237 238 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Suriyeliler İçin Bir Umut Var: Güvenli Bölge 0 4 240 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ SURİYE’DE YABANCI FONLARLA OLUŞTURULACAK 1.000.000 NÜFUSLU YENİ YERLEŞİM ALANLARI Örnek Proje Görseli SURİYELİLER İÇİN BİR UMUT VAR: GÜVENLİ BÖLGE | 241 Örnek Proje Görseli 30.000 NÜFUSLU 10 ADET İLÇE MERKEZİ 5.000 NÜFUSLU 140 ADET KÖY YERLEŞİMİ 242 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Suriye’nin kuzeyinde Türkiye sınırında oluşturulacak güvenli bölgede; Suriyeli nüfusun yerleştirileceği 5 bin nüfuslu 140 köy ile 30 bin nüfuslu 10 ilçeden oluşan yerleşim alanı oluşturulacaktır. SURİYELİLER İÇİN BİR UMUT VAR: GÜVENLİ BÖLGE | 243 ALANLARIN BOYUTU 1 KÖY YERLEŞİMİ İÇİN 590 BİN M2, 140 KÖY İÇİN 86 MİLYON M2 1 İLÇE İÇİN 1 MİLYON M2, 10 İLÇE İÇİN 10 MİLYON M2 TOPLAMDA 92.6 MİLYON M2 ARAZİ BÜYÜKLÜĞÜNE İHTİYAÇ VARDIR 244 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ Her haneye arazinin büyüklüğüne bağlı olarak bir dönüm tarımsal arazi verilecektir. 1 gençlik merkezi, kapalı spor tesisi ve idari merkez 2 Cami 2 Okul ve 16 Sınıf Her köy; 100 m2 büyüklükte (3 oda ve 1 salonlu ve her birim için ahırlı) 1.000 konut birimi için tasarlanacaktır. Örnek Proje Görseli SURİYELİLER İÇİN BİR UMUT VAR: GÜVENLİ BÖLGE | 245 8 ilçede 10 yatak kapasiteli hastaneler ve 2 ilçede 200 yatak kapasiteli hastaneler, küçük sanayi siteleri 2 kapalı spor tesisi, 5 gençlik merkezi, 1 küçük stadyum ve 4 mahalle büyüklüğünde futbol sahası 1 merkez cami ve 10 mahalle camisi 16 sınıf kapasiteli 8 okul, 1 lise ve 1 üniversite Her ilçede 100 m2 büyüklükte olmak üzere (3+1 ve 2+1) 6.000 konut birimi olacaktır. Örnek Proje Görseli Üniversitelerin teknik altyapı ihtiyaçlarını karşılayacak projeler ve diğer yapılar planlanacaktır. 246 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ HER KÖYDE 1.000 KONUT BİRİMİ HER İLÇEDE 6.000 KONUT BİRİMİ TOPLAMDA 200.000 KONUT BİRİMİ 140 KÖY 10 İLÇE 140.000 KONUT BİRİMİ 60.000 KONUT BİRİMİ SURİYELİLER İÇİN BİR UMUT VAR: GÜVENLİ BÖLGE | 247 248 | İNSANİ YARDIMDA TÜRKİYE MODELİ SURİYELİLER İÇİN BİR UMUT VAR: GÜVENLİ BÖLGE | 249 BÖLGEYE 1.000.000 INSANIN YERLEŞTIRILMESI PLANLANMAKTADIR. İLÇELER 30.000 NÜFUSLU VE KÖYLER 5.000 NÜFUSLU OLACAKTIR. HER KÖY MERKEZI 20 KÖYDEN OLUŞMAKTADIR. İLK OLARAK 10 ILÇE VE 140 KÖY OLUŞTURULACAKTIR. SÖZ KONUSU PLANLAMA TASLAK OLUP DETAYLI ÇALIŞMALAR SÜRDÜRÜLMEKTEDIR. Ayn el-Arap (Kobane)’den Tel Abyad’a kadar; 1 İlçe, 7 Köy 65.000 Kişi Tel Abyad’dan Resulayn’a kadar; 3 İlçe 63 Köy 405.000 Kişi Resul Ayn’dan Derik’e kadar; 6 İlçe 70 Köy 530.000 Kişi TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID “TÜRKİYE HAS BECOME THE COUNTRY HOSTING THE LARGEST NUMBER OF REFUGEES IN THE WORLD.” W e live in a world where injustice, inequality and uncer- tainties are on the rise and geopolitical struggles are coming to the fore again. Under these conditions, the difficulty of international organizations in finding ef- fective answers to the problems of our time and the erosion of univer- sal values bring along new quests and conflicts of interest. In such an environment, Türkiye is struggling to build an equitable world with the motto “The World is Bigger than Five” and the unders- tanding of “A Fairer World is Possible”. P R E F A C E While our country strives to establish an inclusive, transparent and accountable global governance system, it has an effective presence on the field and at the table within the framework of its historical responsibilities in a geography surrounded by crises. As Türkiye, while protecting the interests of our state and nation, we have never turned our backs on the oppressed and those in need. Po- sitioned as a compassionate power, we have put people at the centre of our country’s efforts. Our state tradition of putting people at the centre has also been reflected in the field of development and huma- nitarian aid. Türkiye, the world’s most generous country in terms of humanitari- an aid per capita relative to national income, also stands out as the country hosting the largest number of refugees in the world. Our state hosts more than 4 million displaced people, including nearly 3.6 mil- lion Syrians under temporary protection, who had to flee the destru- ction in their own countries. Hundreds of thousands of Syrians have returned and continue to return to their homes thanks to Türkiye’s efforts to encourage voluntary and dignified returns to Syria, in ad- dition to spending over USD 40 billion to date to provide all kinds of services and assistance to Syrians. The first World Humanitarian Summit (WHS) of the history was held in Istanbul on 23-24 May 2016 under the auspices of the UN, in recognition of the humanity and sensitivity of Türkiye’s foreign aid activities. 55 Heads of State or Government from 180 countries, more than 60 Ministers, and high-level participation from more than 40 international organizations attended this summit, which affirmed and confirmed Türkiye’s global position in humanitarian aid. With a total of 6,000 participants, the summit is the largest UN Summit organized outside New York, with the largest number of countries participating at one time. As Türkiye, we have extended our helping hand to all corners of the world from Myanmar to Somalia, from Yemen to Afghanistan, from Iraq to Ukraine, without discriminating religion, language, color or region, and we have brought up issues that are not voiced in world politics and are buried under the rug as the conscience of the inter- national public opinion. We have taken mediation initiatives to end wars and resolve conflicts peacefully. As we approach the 100th anniversary of the founding of our Repub- lic, we have created the “Türkiye Model” in humanitarian aid with our efforts to solve today’s problems that create global impacts such as wars, climate change, epidemics, energy and food security, terro- rism, racism and Islamophobia. We believe that our efforts will not only raise the standards of peace and prosperity at home, but also strengthen Türkiye’s contributions to its own geography and beyond, and benefit the common goals of humanity. I hope that the book “Türkiye Model in Humanitarian Aid” prepared by the Presidency of the Republic of Türkiye Directorate of Commu- nications will be a work that emphasizes the compassion of our na- tion and the precedent our country has set for the world in this field. PRESIDENT OF THE REPUBLIC OF TÜRKİYE RECEP TAYYİP ERDOĞAN FOREWORD | 259 D ue to its strategic geographical location, Türkiye has faced waves of migration for different reasons throughout his- tory. Rewinding back in time, we see that the first popula- tion movement that can be considered as a refuge in the Ottoman Empire was the Jewish migration. In addition, Hungarians and Poles after the dissolution of the Austro-Hungarian Empire, Circassians and Tatars fleeing Crimea, and Russians, Greeks and Armenians after the Bolshevik Revolution in Russia sought refuge and protection in the Ottoman Empire. Therefore, Türkiye has been a port of refuge not only during the Republican period but also before the Republic. Today, there are approximately 4 million refugees in Türkiye. While 3.6 million of the refugees are Syrians, the rest are from Afghanistan, Iraq, Iran, Somalia and other countries. This book is the product of a study that deals with Türkiye’s perspective on refugees in all its aspects, namely Syrian refugees, the work it has done, the international approach, the world’s perspective on refugees, and finally Türkiye’s recommendations for all refugees, particularly Syrians. This study, which you will start by reading the details of the migration waves that Türkiye has faced before and after the Republic, reveals F O R E W O R D 260 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID with data and visuals what has been done so far for Syrian refugees in the fields of education, health, shelter, employment, humanitarian aid and various other topics. You will witness how Türkiye is working for schools, hospitals and other daily needs not only within our borders for sure, but also in the Syrian territories that Türkiye has made safe, and how hundreds of thousands of Syrians returning to these regions from Türkiye and other countries around the world are living in peace. In another part of the study, you will see that Türkiye’s refugee policy is not limited to its borders and its immediate surroundings, and you will be able to examine in detail the services provided by Türkiye in refugee crises in different parts of the world, from Chad to Bangladesh, Myanmar to Uganda, Lebanon to Ukraine, from education to health services and from clean drinking water to humanitarian aid. In the “Other Countries’ Approach to the Refugee Crisis” section of the book, you will witness the difficulties faced by 108.4 million displaced people around the world by the end of 2022, especially in developed countries other than Türkiye, the disorderly practices they face, the refugee camps and the discourse against refugees, which sometimes amounts to racism and xenophobia. In the last part of the study, you will be able to see in detail Türkiye’s project to establish a safe zone in the north of Syria, which President Recep Tayyip Erdoğan has voiced both at the UN General Assembly and in several international meetings, and which is a permanent solution to the Syrian refugee issue that will ease the hands of the whole world, not a temporary solution. Refugees are a common problem not only for Türkiye, but for all of us, for humanity, and it is a test that we all need to get right. The responsibility belongs to all of us. We have to create a new hope, a new perspective, a new paradigm for Syrians and all refugees in the world. DIRECTOR OF COMMUNICATIONS PRESIDENCY OF THE REPUBLIC OF TÜRKİYE PROF. FAHRETTİN ALTUN TÜRKİYE’S OUTLOOK ON REFUGEES: HISTORICAL PROCESS 1 2 3 4 TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS THERE IS HOPE FOR SYRIANS: SAFE ZONE Türkiye’s Outlook On Refugees: Historical Process 0 1 264 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID TÜRKİYE’S OUTLOOK ON REFUGEES: HISTORICAL PROCESS | 265 1.1. Türkiye’s Outlook on Refugees: Historical Process Türkiye has faced waves of migration for various reasons throughout history due to its geographical and strategic location. The Jewish migration was the first movement of population to the Ot- toman Empire that could be considered an asylum. After being forced to convert their religion in Europe, the Jews fled the oppression of kings and took refuge in the Ottoman territory in masses. In addition, after the collapse of Austro-Hungarian Empire in 1848, Hungarian and Polish people took refuge in the Ottoman Empire. They were followed by over 4 million Circassians and Tatars who fled Crimea as well as Russians, Greeks and Armenians after the Bolshevik (October) Revolution in Rus- sia, and all were protected and safeguarded. Migratory movements that took place in the Ottoman period also con- tinued after the Republic of Türkiye was founded. The Republic of Tür- kiye has become a country of destination for cognate migrations and a safe destination for Muslim people coming from Eastern Europe, a coun- try of transit for some migration movements and a target country due to on-going political instability in its region. Migration to Türkiye during the “Turkish Republic” period can be sum- marized as follows: Between 1922-1938, through the population exchange, 384 thousand migrants from Greece, Between 1923-1945, 800 thousand people from the Balkans, Between 1933 -1945, 800 thousand people from Germany, In 1988, 52 thousand people from Iraq, In 1989, 345 thousand people from Bulgaria, In 1991, due to the First Gulf Crisis and the US Invasion of Iraq, 51 thou- sand people from Iraq, 266 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Between 1992-1997, during the civil war in Former Yugoslavia, 20 thou- sand people, In 1999, due to civil unrest, 17,746 people from Kosovo. migrated to Türkiye. Finally, over 3.6 million Syrians migrated to Türkiye in 2011 due to the civ- il war in Syria. Syrian guests continue to maintain their lives in Türkiye with “temporary protection status”. 1.2. Legal and Institutional Change Following the outbreak of the civil war in Syria in 2011, migration move- ment to Türkiye has been a turning point in Türkiye’s migration policy and its management. Türkiye’s open-door policy for Syrians has led to significant changes in Türkiye’s migration management at legal and in- stitutional levels. During the period from the first years of the Turkish Republic to the out- break of the Syrian civil war, several laws have arranged the entrance, acceptance, naturalization, residency, settlement, working and deporta- tion of foreigners in Türkiye. Settlement Law dated 1934 and numbered 2510, Citizenship Law dated 1928 and numbered 1312, Passport Law dated 1950 and numbered 5682 and Law on Residence and Travels of Aliens in Türkiye dated 1950 and numbered 5683 can be shown as examples of the mentioned laws. “Convention on the Legal Status of Refugees” (Geneva Convention) signed in 1951 to tackle the problem of refugees in Europe after World War II has provided the most important basis for Turkish legislation on asylum pro- cedures in Türkiye. With the Geneva Convention ratified by the Turkish Grand National Assembly in 1961, Türkiye indicated that it would accept only foreigners as refugees, who come from Europe and wish to seek asy- lum in Türkiye, as part of the Convention. Although the 1951 Geneva Convention provided the basis for political asylum procedures, the mass migration of people to Türkiye in need of protection due to conflicts in neighbouring countries in the late 1980s and early 1990s required the adoption of a regulation. In order to determine TÜRKİYE’S OUTLOOK ON REFUGEES: HISTORICAL PROCESS | 267 the status of asylum seekers arriving in Türkiye and provide them with protection in accordance with international standards, Türkiye passed the “Regulation on the Procedures and Principles related to Possible Pop- ulation Movements and Aliens Arriving in Türkiye either as Individuals or in Groups Wishing to Seek Asylum either from Türkiye or Requesting Residence Permission in order to Seek Asylum From Another Country” in 1994. This Regulation grants the right to temporary asylum to persons coming from outside Europe. Türkiye’s migration process and migration policy management began to fall under the influence of the EU after the country was granted candi- date status for membership to the European Union (EU) during the 1999 Helsinki Summit. In this context, a process of harmonization with the EU 268 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID migration policy and acquis started in 2001 when the Accession Partner- ship Document was signed with the EU. The “Action Plan on Asylum and Migration” adopted in 2005 is of particular importance in this process. Within the framework of the Action Plan in question, “Migration and Asylum Bureau” was established under the Ministry of Internal Affairs in 2008. “The Draft Law on Foreigners and International Protection” was drawn up with a participatory approach under the coordination of the Mi- gration and Asylum Bureau. This draft Law was adopted in the General Assembly of the Parliament on 4 April 2013 and published in the Official Gazette on 11 April 2013. Soon after, the Directorate General of Migration Management was established as an affiliated body of the Ministry of In- terior. With the Presidential Decree No. 85 promulgated in the Official Ga- zette dated 29 October 2021 and numbered 31643, the status of the Gen- eral Directorate was changed to the Presidency. The increase in migration movements towards Türkiye particularly in the recent period has effected the policies of the country and paved the way for steps towards institu- tionalizing migration management. 1.3. Refugees in Türkiye with Statistics There are nearly 4 million refugees in Türkiye. The graph below shows the distribution of refugees in Türkiye according to their nationalities. 143,339 19,888 4,680 8,946 Iraq Iran Ukraine Other Nationalities Key Figures 4 Million (as of 21 July 2022) Syria Afghanistan 145,704 3.6 Million TÜRKİYE’S OUTLOOK ON REFUGEES: HISTORICAL PROCESS | 269 *As of 15/06/2023 Majority of the refugees in Türkiye are Syrians under temporary protec- tion. The graph shows the distribution of Syrians under temporary pro- tection by years as of 2011. The graph shows that there was a dramatic increase in the number of Syrians under temporary protection between the years 2013 and 2014; their number rose from almost 225 thousand to over 1.5 billion in this period. 270 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID The ratio of Syrians in Türkiye to Turkish population is 4.13%. Most of them are women and children. Moreover, a total of 24,480 migrants were caught in Türkiye’s territorial waters in 2022 while trying to cross the borders through illegal means. Similarly, 790 migrants were detected in Türkiye’s territorial waters in 2022. *As of 15/06/2023 TÜRKİYE’S OUTLOOK ON REFUGEES: HISTORICAL PROCESS | 271 NUMBER OF IRREGULAR MIGRANTS DETECTED/HELD *As of 22/06/2023 Türkiye has opened its border gates and has been hosting millions of refugees while also engaging in a major fight against irregular migration. In this context, a total of 71,780 irregular migrants mainly from Afghan- istan, Syria, Pakistan, Turkmenistan, Bangladesh, Palestine, Yemen, Uz- bekstan, Morocco and Iraq were held/were detected in Türkiye in 2023 (as of 22.06.2023). Türkiye’s Approach To Refugees 0 2 TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 275 2.1. Türkiye’s Hospitality for Syrians 2.1.1. Displacement of Syrians as a Mass Migratory Movement The wind of change, which began in Tunisia and Egypt, called “The Arab Spring,” also influenced Syria in early 2011. Demonstrations that initially started in Daraa on 16 March 2011 spread across the country and Syria found itself in a civil war as a result of incidents that went out of control. The migration wave created by Syrians that were forced to flee the war in Syria and take refuge in other countries; is the largest mi- gration wave in world history after the Second World War. On its 11th anniversary, the wave of migration and the ensuing humanitarian crisis remains unresolved. As a result of this crisis, Türkiye has become the country hosting the largest number of “refugees” in the world since 2015, as the immigrants continuously increased following the first group of 252 Syrians that ar- rived in Türkiye on 29 April 2011. Türkiye declared that it would follow an “Open Door Policy” when (coming up against) or (facing) the migrant influx triggered by the Syrian civil war. In addition, Syrians in Türkiye were taken under the “Temporary Protection Regime” and the “Non-Re- foulement Principle” was adopted. Türkiye alone is currently hosting nearly two-thirds of the almost 6.7 million Syrians who had to flee Syria (according to data from the Office of the UN High Commissioner for Refugees dated 31.12.2021). Accord- ing to data from the Presidency of Migration Management, the number of Syrians under “temporary protection” in Türkiye is 3,334,092 as of 22.06.2023 Besides this number, there are also Syrians who have been “pre-registered” in Türkiye but have not yet been taken under “tempo- rary protection”. 276 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID The number of Syrians under temporary protection corresponds to 3.9% of the total population of Türkiye, which is nearly 85.3 million. In oth- er words, the number of Syrians under temporary protection is greater than the population of many countries including Armenia, Qatar, Bah- rain, Mongolia, Djibouti, Slovenia, Macedonia, Lithuania, Latvia, Esto- nia, Luxemburg, Malta and Iceland. Since 29 April 2011 to July 2022, Türkiye has spent 40 billion Dollars on Syrians. The presence of millions of Syrians within its borders has effect- ed Türkiye from the social, economic, political and security perspectives. Our country has made extraordinary sacrifices for the healthy manage- ment of this process. The burden of the largest humanitarian crisis in the history of the world since the Second World War is too much for Türkiye to tackle alone, and the responsibility in fact lies on the shoulders of the international com- munity as a whole. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 277 More importantly, the support of the entire international community is crucial to our efforts to restore peace in Syria and to ensure the return of Syrians back to their homes; as well as its support in our fight against terrorism provoked by this crisis. 2.1.2. Türkiye’s Hospitality for Syrians The conflict environment prevailing in Syria, with which Türkiye has a 911-km land border, has claimed the lives of so many innocent civil- ians and urged millions of Syrians to migrate from their land to other regions within the country or other countries, including Türkiye. As a result of this situation, Türkiye has been exposed to various challenges. Our country considers it a humanitarian duty to welcome everyone tak- ing refuge in its territory in fear of their lives. Türkiye has been using all available means to help those in need who are affected by the tragedy on Syrian territory. Türkiye is making strenuous efforts to resolve the Syrians’ sheltering, education, health and other problems. 278 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.1.2.1. Activities Undertaken by Türkiye for Syrians 2.1.2.1.1. Sheltering Türkiye has followed an Open Door Policy for Syrians arriving at its border gates and has acted in accordance with the Principle of Non-Re- foulement, unless with one’s own consent. As the Syrians arrived at the border gates in masses, they were initially granted “temporary protec- tion” and they were taken under protection in tent cities, container cities and elsewhere in the country. Modern shelters created by Türkiye for Syrians provide all physical and social facilities. In these shelters Syrians receive free cleaning, securi- ty, infrastructure, in-kind aid, technical services, fire service, laundry, health, psycho-social support, vocational courses, social and religious services, and translation services in these shelters. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 279 2.1.2.1.1.1. Number of Syrians Living in Temporary Shelters There are currently 65 thousand 636 Syrians in 7 temporary shelters in 5 provinces. In addition, AFAD Card and the Red Crescent Card help to cover the expenses of foreigners in temporary shelters. While the number of Syrians registered in shelters was 143 thousand 558 at the beginning of 2019, this number decreased by 77 thousand 922 to 65 thousand 636 as of 22 June 2023. According to data, only 1.97% of the Syrians in Türkiye are living in shelters. *As of 15/06/2023 280 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.1.2.1.1.2. Number of Syrians Living in Cities The number of Syrians living in cities is 3 million 278 thousand 456 as of 22 June 2023. 98.3% of the Syrians in Türkiye are living in cities. Min- istry of Interior’s Presidency of Migration Management makes the plan- ning to determine which cities Syrians will live in. THOSE ACCOMMODATING IN AND OUTSIDE TEMPORARY SHELTERS THOSE ACCOMMODATING IN TEMPORARY SHELTERS 65.636 THOSE ACCOMMODATING OUTSIDE TEMPORARY SHELTERS TOTAL 3.334.092 3 Milyon 278 bin 456 DISTRIBUTION OF SYRIANS UNDER TEMPORARY PROTECTION BY TOP 10 PROVINCES İSTANBUL 531.392 175.805 136.240 90.840 240.198 236.056 311.386 439.062 331.201 BURSA İZMİR ANKARA 118.784 KONYA ADANA GAZİANTEP HATAY ŞANLIURFA MERSİN Max Min TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 281 2.1.2.1.2. Education Since the beginning of the mass migration movement, Türkiye has been carrying out activities to provide education to Syrian children. Türkiye has, in this sense, determined the level of education and equivalence of school-age children under temporary protection in Türkiye, and rapidly ensured that they began attending school. In addition, temporary educa- tion centers were set up to increase access to schools for foreign students. In order to teach Turkish to Syrian students and promote their adapta- tion; as of 2016-2017 academic year, preschool students, first, fifth and ninth graders were directed to public schools. Moreover, in the 2016-2017 academic year, Turkish lessons in the curriculum of temporary shelters were increased to 15 hours per week and these shelters were planned to act as hubs for transition to the Turkish education system. 282 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.1.2.1.2.1. Number of Foreign Students Provided with Access to Education According to June 2022 data of the Presidency of Migration Manage- ment, there are 1,455,959 foreign students at school age. As of June 2022, 892,122 (61.27%) of them have been provided with access to education. 693,738 of these students are Syrians. Moreover, 700,229 (48.09%) of these students are girls while 755,730 (51.01%) are boys. DISTRIBUTION OF FOREIGN STUDENTS 700.000 693.738 65.292 SYRIA IRAQ AFGHANISTAN IRAN AZERBAIJAN EGYPT RUSSIAN FEDERATION JORDAN UZBEKSTAN CHINA 34.936 9.381 7.207 5.132 4.885 3.359 3.087 3.045 600.000 500.000 400.000 300.000 200.000 100.000 0 TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 283 2.1.2.1.2.2. Number of Syrian Students under Temporary Protection Provided with Access to Education While the number of Syrian population at school age was 1,455,959 ac- cording to June 2022 data of the Presidency of Migration Management, the number of school age Syrian population provided with education was 693,738 (58.95%). Moreover, students’ enrolment to schools contin- ues. Under the policy of integrating the Syrians living in Türkiye to the Turk- ish education system, a decision was taken to accept Syrian children to public schools as of the 2016-2017 academic year. Accordingly, 644,672 (99%) students under temporary protection are receiving education in accordance with the Turkish curriculum in public schools. Moreover, 5,864 (1%) students are attending education in the outdoor schools. As per a decision taken in the 2016-2017 academic year, the opening of new temporary education centres has been halted, and the process of their closure has started. According to September 2017 data, the number of temporary education centers, which was 370, decreased to 23 in 2019 and was completely closed as of June 2020. Currently, all foreign stu- dents in our country are enrolled in formal education. When we analyze the rate of Syrian students receiving education in Tür- kiye by gender, it is seen that the numbers of girls and boys are quite balanced. When the total number of students is analyzed by age, the rate of girls is 49.13% (438,326)whereas the schooling rate of boys is 50.87% (453.796). 284 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Number of Schooled Foreign Students by Stages in the 2021 – 2022 Academic Year GRADE Number of Students Enrolled n E-School Number of students registered to YOBIS Total By stages of education Total School- Age Total School- Age Population by Stages Percentage Pre-School (age 5) 49.414 9 49.423 49.423 129.113 129.113 %38,28 1st Grade (age 6) 113.780 63 113.843 359.700 127.879 463.766 %77,56 2nd Grade (age 7) 73.522 72 73.594 122.993 3rd Grade (age 8) 80.792 61 80.853 103.581 4th Grade (age 9) 91.352 58 91.410 109.313 5th Grade (age 10) 89.158 40 89.198 305.342 107.454 381.275 %80,08 6th Grade (age 11) 76.251 45 76.296 101.910 7th Grade (age 12) 83.397 37 83.434 86.841 8th Grade (age 13) 56.391 23 56.414 85.070 9th Grade (age 14) 28.955 25 28.980 83.794 77.256 291.712 %33,98 10th Grade (age 15) 23.689 17 23.706 72.114 11th Grade (age 16) 19.850 8 19.858 71.276 12th Grade (age 17) 11.239 11 11.250 71.066 Prep for High Scho- ol 24 0 24 24 HEP (A, B, C and D) 0 7.476 7.476 7.476 Distance education schools 0 0 7.831 7.831 Total num- ber of students 797.814 7.945 813.590 813.590 1.265.866 1.265.866 %64,27 TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 285 2.1.2.1.2.3. PICTES Project The implementation of the “Project on Promoting Integration of Syr- ian Children into the Turkish Education System (PICTES-I)” funded through direct grant as part of the EU Facility for Refugees in Türkiye (FRIT) began on 3 October 2016 with a contract signed between the Min- istry of National Education and the EU Commission. PICTES-I Project involved 23 provinces. The main activities of PICTES-I Project are Turkish Language Education, Arabic Language Education, Catch-Up Training, Back-Up Training, Transportation Service, Statio- nery, Textbook and Clothing Assistance, Awareness Raising Activities, Procurement of Education Materials, Development of Turkish Language Proficiency Examination System, Guidance and Counselling Activities, Provision of Security and Cleaning Staff for Schools and Temporary Ed- ucation Centres (TECs), Provision of Educational Equipment, Training of Trainers, Trainings for Administrative and Other Staff, Monitoring and Evaluation. All indicators identified for all activities in the project inception report were fully achieved and the project was completed on 3 July 2019. 286 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Following PICTES-I Project, European Commission officially published “Commission Implementing Decision” on 24 July 2018. With this doc- ument, PICTES II Project contract was signed on 20 December 2018. In the provinces it is being implemented, PICTES II Project aims to in- crease Syrian children’s access to education, to improve the quality of education provided to Syrian students, to promote the capacity of ed- ucational institutions as well as institutional capacity of their staff, to enhance social integration of Syrian students and their parents. In addition to PICTES-I activities, PICTES II Project has been made more comprehensive with twenty-four activities including pre-school education, vocational and technical education, social cohesion activi- ties and Turkish language education for adults. The table shows the data about the activities implemented so far as part of PICTES I and II projects: “Conditional Education Assistance for Foreigners- CEA” Protocol was signed thanks to a collaboration between the Ministry of National Ed- ucation, Ministry of Family, Labour and Social Services, UNICEF and Turkish Red Crescent in order to provide assistance to Syrians in need and to increase the access and attendance of children to schools. In this context, “Conditional Education Assistance” payment has been made every 2 months for students who meet regular school attendance re- quirements from May 2017 to the present. While the total number of beneficiaries was 56,245 in May 2017, it reached 497,620 as of May 2022. In this context, 800,839 children have been the beneficiary of CEA at least once to date. Moreover, Türkiye collaborates with international organizations and foreign states to include school-aged Syrian students in the education system. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 287 Turkish Language Course 1,306,363 students Arabic Language Course 26,279 students Early Childhood Education 62,943 students Catch-Up Training 88,289 students Back-Up Training 147,935 students Transportation to School 310,701 students Stationery 2,813,238 students Education Material 4,569,174 books Equipment 5,108 schools Staff Training 51,753 principals and teachers Psycho-social Support 561,932 students Parent Information Seminars 33,150 parents Smart Board 27,200 pcs House Visit 6,020 families Vocational and Technical Education Scholarship 26,049 students Social Cohesion 52,412 students, 24,036 families Awareness Training 5 short films, 786,622 leaflets, posters Prefabricated Pre-School 300 Prefabricated Special Education Pre-School 50 Container Pre-School 20 288 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.1.2.1.2.4. Non-Formal Education Activities for Syrians In addition to formal education activities, Ministry of National Educa- tion carries out non-formal education activities, primarily Turkish lan- guage education, for young and grown-up Syrians at Public Education Centers. Syrians attending vocational skill and hobby courses will thus be equipped both to earn income and have a powerful environment in order to overcome the severe traumas they had and ensure their return to normal life. Between 2014 and 2022, 208,422 foreign national attended Vocational and Technical Courses and 1,653,994 trainees attended general cours- es offered at Public Education Centers affiliated to the Ministry of Na- tional Education, making a total of 1,862,416 trainees. General education courses have been organized on foreign languages, literacy, sports, per- sonal development and training, family and consumer sciences, child development and education, music and performance arts, arts and de- sign, safety of life and property, social services and counselling as well as aviation. Vocational courses have been on handicrafts technology, clothing production technology, information technologies, child devel- opment and education, beauty and hair care services, horticulture, elec- tric-electronic technology, plumbing technology and air conditioning, textile technology, metal technology, personal development and train- ing, public relations and organization services, wood technology, patient and elderly services, ceramic and glass technology. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 289 2.1.2. 1. 2.5. Teacher Training at Schools Attended by Syrian Students Several events have been organized for teachers at schools where there are a large number of foreign students. Within this framework, “Turkish Language Teaching for Foreigners” and “Intercultural Skills” seminars were held and didactic skills of teachers were reinforced by “Teaching Turkish through Play” seminars. Courses were organized for Training Teachers Who Have Foreign Students in Their Classes. 105,512 teachers were provided with in situ training by trainers who received this training. 2.1.2. 1. 2.6. Voluntary Syrian Trainers Program With the closing of temporary education centres, the Ministry of National Education has recruited Voluntary Syrian Trainers to assist with non-ed- ucational tasks (field visits, interpreting, parent communication, etc.) in educational institutions affiliated with the Ministry. Between 2016-2021, a total of 12,037 Voluntary Syrian Trainers supported training at educa- tional institutions affiliated with the Ministry of National Education, and the Voluntary Syrian Trainers programme ended as of July 2021. The programme was altered in accordance with the educational needs of Syr- ian students, and the Syrian Support Personnel initiative was launched. 290 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Syrian Support Personnel Program has been implemented in 23 prov- inces (Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Batman, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kilis, Ko- caeli, Konya, Malatya, Mardin, Mersin, Osmaniye, Sakarya, Şanlıurfa). Through Syrian Support Personnel, the program aims to support the social integration of foreign children and their inclusion in the Turkish education system; specifically, the programme seeks to increase foreign families’ awareness of educational opportunities, support their registra- tion processes through field studies, and facilitate communication with the school administration. 2.1.2.1.2.7. Higher Education Policies for Syrian Students The necessity for a systematic approach has arisen as the scope of ed- ucation provided to refugees in higher education in Türkiye has inten- sified, particularly with the migration from Syria in the previous ten years. With the initial migrations, this process began with temporary measures, but the uncertainty surrounding the timing of the return of the Syrians under temporary protection to their home countries prompt- ed the search for lasting solutions and policies. In order to merely avoid falling behind in their studies, students who were believed to be returning were first granted the right to enrol in courses for a year with the status of special student; nevertheless, stu- dents in this status were not eligible to acquire a diploma. In 2013, Syrian students were allowed to enrol in Turkish universities as long as they could prove they had been studying in their home country. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 291 Due to the difficulties the Syrian youth encountered in collecting the requisite paperwork and their lack of knowledge of the procedures, the offered possibility did not, however, receive much attention. The prac- tise of granting the right of registration based on a declaration was intro- duced to address this issue. In addition to the right to education, Türkiye also provided financial support to Syrian students. In 2013, dormitories and scholarships were made available to nearly 500 Syrian students. The Council of Higher Ed- ucation of Türkiye (YÖK) coordinates training programmes and finan- cial support for Syrian students organised by universities to overcome cultural challenges. 2.1.2.1.2.8. Higher Education Policies for Syrian Academics Syrian academics are another aspect of the participation of Syrians un- der temporary protection in higher education. The initiatives that have been undertaken have enabled the employment of the aforementioned academics in Turkish universities. To that end, YÖK launched the “For- eign Academic Information System” project in 2016 and has registered 5,000 academics from 31 different countries. It has been determined that 345 Syrian academics are employed by universities in Türkiye, with the majority working in theology departments and other departments available in Arabic. 7 Syrian lecturers recruited to the staff of Harran University (HRU) in Şanlıurfa 292 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Gaziantep University has more than 20 Syrian academics At the Mardin Artuklu University Faculty of Economics and Administra- tive Sciences, departments of Business Administration, Political Science and International Relations, as well as International Trade and Manage- ment in Arabic, staffed by Syrian academics, have been inaugurated. For Syrian students, the Faculty of Economics, Administrative, and Social Sciences in El-Bab and the Faculty of Education in Afrin, both affiliat- ed to Gaziantep University and mostly composed of Syrian academics, were established in the regions cleared of terrorism in Syria. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 293 294 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.1.2.1.3. Healthcare 2.1.2.1.3.1. Services Provided by Healthcare Facilities of the Minis- try of Health and Universities On 29 April 2011, Türkiye started to provide healthcare services in Hatay province for Syrians who took refuge in our country. Healthcare services start at Turkish borders. Accordingly, 112 emergency healthcare teams transport the injured or emergency patients brought to the border to the hospitals and provide them with necessary treatment, People who reach our borders to enter Türkiye go through a general medical check and healthcare services they need are offered, Children under the age of 15 and women between the ages of 15-49, who are in the risk group, are vaccinated. Syrians, who are registered in Türkiye and given a temporary ID num- ber, can benefit from emergency, preventive and primary healthcare ser- vices as well as all therapeutic healthcare services in their provinces of residence within the scope of Healthcare Implementation Communiqué (SUT). Those who have not received a temporary ID number are provided with services such as the fight against infectious diseases, immunization and emergency healthcare services within the framework of “Temporary Protection Regulation”. Syrians under temporary protection can apply directly to healthcare fa- cilities operated by the Ministry of Health without seeking for referral thereto. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 295 In addition to temporary shelters, Community Health Centers and Affil- iated Units (Migrant Health Centers, Units for the Fight against Tuber- culosis, etc.), Family Health Centers, Hospitals (public, private, universi- ty) and Temporary Voluntary Healthcare Facilities provide services. 2.1.2.1.3.2. Services Provided at Migrant Health Centers Migrant Health Centers (MHC), affiliated to the district communi- ty health center, are formed in order to provide the Syrians in Türkiye with preventive and primary healthcare services more effectively and efficiently, to overcome the problems caused by language and cultural barriers and to improve access to healthcare services. MHCs are comprised of migrant health units (MHU), which have a phy- sician and one allied health personnel that will serve for approximately 4,000 people on average, similar to the practice of family physician in Türkiye. 296 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID In addition to the healthcare personnel, bilingual (Arabic-Turkish) pa- tient referral staff and support services personnel are also employed at the MHCs. In temporary shelters, the services are available on a 24/7 basis, taking into account the amount of population living in the shelters and the dis- tance to hospitals. Currently, 774 migrant health units opened within 182 migrant health centers in 29 provinces continue their activities. In line with the “Project for the Development of the Healthcare Status of Syrians under Temporary Protection and Services Provided by the Re- public of Türkiye (SIHHAT)”; efforts are being made to support the cur- rently active MHCs, to create new MHCs where needed, and to employ Syrian healthcare workers to provide services in these centers. 2.1.2.1.3.3. Employment of Syrian Healthcare Personnel and Edu- cation Activities Taking into account the lack of human capacity in the provinces where a large number of Syrians live and the language barriers experienced by Syrians in accessing healthcare services, the employment of Syrian healthcare personnel under temporary protection in Türkiye was al- lowed. Thus, temporary shelters and migrant health centers started to employ Syrian healthcare personnel to provide services to Syrians. Syrian healthcare personnel, whose applications are accepted and who pass the interviews, receive 5 (five) days of theoretical and 6 (six) weeks of practical adaptation training. Those who successfully complete the trainings obtain a “Professional Competence Certificate” and can be em- ployed in migrant health centers. Trainings that include topics such as Turkish Health System, healthcare programs implemented in Türkiye, effective communication techniques, TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 297 conflict management, intercultural communication, immigration and healthcare legislation are given to the Syrian healthcare personnel. The distribution of the personnel employed within the scope of SIHHAT Project is as follows: BRANCH NUMBER OF STAFF THAT RECEIVED THEORETICAL TRAINING GRAND TOTAL NUMBER OF STAFF THAT RECEIVED PRACTICAL TRAINING GRAND TOTAL 2016 2017 2018 2017 2018 PHYSICIAN 220 876 180 1.276 633 254 887 AHP 122 873 208 1.203 572 427 999 POP 172 290 726 1.188 0 0 0 DISTRIBUTION OF STAFF WORKING AS OF 31.10.2019 Physician Midwife Nurse Patient Referral Personnel Support Personnel Social Worker Psychologist Number 678 954 1.108 400 11 13 Total 3.164 298 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.1.2.1.3.4. Healthcare Service Data Data on healthcare services provided to the Syrians across 81 provinces in Türkiye are shown in detail in the table below: HEALTHCARE SERVICES DATA FOR 81 PROVINCES 2011-2018 TOTAL SEPTEMBER 2019 OCTOBER 2019 2019 GRAND TOTAL 2011-2019 GRAND TOTAL NUMBER OF OUTPATIENT CLINICS UNITS AFFILIATED TO DGCH 12.874.638 843.193 884.403 7.383.121 20.257.759 UNITS AFFILIATED TO DGPH 35.178.716 835.698 858.225 8.598.500 43.777.216 UNIVERSITY/ PRIVATE HOSPITALS 738.924 53.281 53.930 488.326 1.227.250 TOTAL 48.795.278 1.732.172 1.796.558 16.469.947 65.262.225 NUMBER OF INPATIENTS HOSPITALS AFFILIATED TO DGPH 1.797.282 34.357 34.626 359.969 2.157.251 UNIVERSITY/ PRIVATE HOSPITALS 66.240 5.145 5.098 49.554 115.794 TOTAL 1.863.522 39.502 39.724 409.523 2.273.055 NUMBER OF SURGERIES HOSPITALS AFFILIATED TO DGPH 1.547.283 35.340 35.933 345.018 1.892.301 UNIVERSITY/ PRIVATE HOSPITALS 34.378 2.538 2.550 21.787 56.165 TOTAL 1.581.661 37.878 38.483 366.805 1.948.466 NUMBER OF BIRTHS HOSPITALS AFFILIATED TO DGPH 406.355 8.973 9.018 91.658 498.013 UNIVERSITY/ PRIVATE HOSPITALS 9.227 1.045 1.000 8.638 17.865 TOTAL 415.582 10.018 10.018 100.296 515.878 NUMBER OF WOUNDED PATIENTS RECEIVED FROM BORDER 50.806 466 387 5.218 56.024 TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 299 Within Türkiye’s health care system between 2011-2019, 65 million pa- tient examinations; 2 million surgeries and 2 million 200 thousand in- patient services, worth nearly 5 billion 122 million Turkish Lira, were provided to the Syrians under Temporary Protection. In addition, Syri- ans in Türkiye, just like Turkish citizens, are vaccinated according to the national vaccination calendar. Numbers of vaccine doses applied as of the end of October 2019 are given in the table below: VACCINATION DATA FOR 2019 (OCTOBER 2019) IN THE CAMP OUTSIDE THE CAMP TOTAL BCG 378 6008 6386 DaBT-İPA-Hib 1227 23539 24766 CPV 1050 20703 21753 HBV 788 15709 16497 MMR 345 6490 6835 CHICKENPOX (VARICELLA) 335 5462 5797 HAV 483 7679 8162 TD 363 3533 3896 OCTOBER TOTAL 94.092 2019 TOTAL 1.017.665 2014-2019 GRAND TOTAL 5.945.739 2.1.2.1.3.5. Fight against Infectious Epidemic Diseases and Vacci- nation Activities Syrian children are vaccinated in accordance with the vaccination cal- endar in Türkiye. In addition, complementary and support activities are carried out. In this direction; As a result of 9 rounds of Polio Vaccination applied between 2013-2015, 5,288,639 doses of vaccine; within the scope of Measles control activities conducted between 2013-2015, 2.381.626 doses of vaccine were applied to vulnerable and unvaccinated migrant children. During the campaign conducted in three rounds in February, May and November 2017, approximately 370 thousand Syrian children aged 0-59 months were visited on site; those who were unregistered were regis- 300 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID tered; MMR, pentavalent vaccine and HBV vaccine were applied to those who were unvaccinated or not adequately vaccinated. In shelters, the Ministry of Health also conducts activities related to infectious diseases likely to affect Syrians. In this manner; From 2012 to end of October 2019, a total of 195,078 blood smears from Syrians were evaluated for Malaria and no cases were diagnosed. From 2012 to end of October 2019, a total of 9,820 cases of Oriental Sore were diagnosed among the foreign guests and treatment was provided. Under the efforts conducted against tuberculosis from 2012 to the end of October 2019, a total of 1,291 cases were detected among the Syrian-born and treatment was initiated in the provinces where the camps are locat- ed. 2.1.2.1.3.6. Polyclinic for Foreign Nationals In order to provide primary health care services to Syrians under tem- porary protection in the settlements that do not have a migrant health center and foreign nationals (those within the scope of UK, those with Residence Permit, etc.), efforts were undertaken to set up “Polyclinic for Foreign Nationals (PFN)” under the body of Community Health Centers /District Health Directorates in district centers where these people live intensively. These centers will be supported by multilingual staff. Initially, at least one PFN was planned to be opened in each province and currently 99 polyclinics are operational in 80 provinces. 2018 TOTAL 2019 TOTAL GRAND TOTAL Number of Applications 65.416 76.014 141.430 Number of Examinations 49.525 57.619 107.144 Number of Vaccinations 44.464 42.744 87.208 Number of Babies Monitored 5.759 6.529 12.288 Number of Children Monitored 1.904 2.667 4.571 Number of the Pregnant Monitored 1.480 1.706 3.186 TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 301 NUMBER OF FOREIGN PATIENTS CARRIED BY EMERGENCY AMBULANCES BETWEEN 2012-2019 Year Number of Syrian Patients Carried Other Patients Carried Total Number of Patients Carried 2012 4 407 411 2013 68 1.684 1.752 2014 26.843 9.344 36.187 2015 109.363 32.819 142.182 2016 130.441 30.642 161.083 2017 127.797 38.461 166.258 2018 112.184 56.198 168.382 Sep.19 98.945 60.644 159.589 Grand Total 605.645 230.199 835.844 Number of Foreign Patients Carried by Emergency Ambulances between 2012-2019 140.000 120.000 180.000 160.000 100.000 80.000 60.000 40.000 20.000 0 2012 411 1.752 36.187 142.182 161.083 166.258 168.382 159.589 2013 2014 2015 2016 2017 2018 Eyl 19 2.1.2.3.5. Services Offered Within the Scope of Emergency Healthcare Services *As of 21.07.2022 302 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.1.2.1.4. Employment A total of 345,349 work permits were granted to foreigners of Syrian nationality from 2016 to 30.06.2022. The table below shows in detail the distribution by province of work permits granted to Syrians: PROVINCES NUMBER OF PERMITS BY PROVINCE İstanbul 153.691 Bursa 39.153 Gaziantep 36.519 Mersin 16.897 Kahramanmaraş 10.939 Hatay 10.720 Konya 9.570 Kocaeli 7.719 İzmir 7.175 Adana 6.718 Other provinces 46.248 Total 345.349 TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 303 Of the work permits granted from 2016 to 30.06.2022 to Syrian foreign nationals, 289,227 were granted to Syrians under temporary protection. The table below shows statistics regarding the permits granted to foreigners under temporary protection. PROVINCES NUMBER OF PERMITS BY PROVINCE İstanbulv 127.302 Bursa 36.442 Gaziantep 25.825 Mersin 11.176 Kahramanmaraş 10.394 Konya 9.071 Kocaeli 7.412 İzmir 6.903 Hatay 6.534 Adana 6.296 Other provinces 41.872 Total 289.227 304 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.1.3. Services Provided to Syrians Across the Border 2.1.3.1. Services Provided under Operation Euphrates Shield and Operation Olive Branch Türkiye has provided many services to meet basic humanitarian needs and enable the normalization of life in areas cleared of terrorists under Operation Euphrates Shield (OES) and Operation Olive Branch (OOB), and has focused on the revival and reconstruction of the region in ques- tion. Services provided under this scope include education and health- care services as well as humanitarian aid. 2.1.3.1.1. Education Türkiye has quickly taken on educational activities in the OES and OOB zones following the military operations. Türkiye has undertaken the maintenance and repair of 988 schools in the OES zone and met their needs in areas of teacher employment, stationery, cleaning, heating and textbooks. Since 2017 to 22.06.2023, a total of 10,687,732 textbooks have been released and distributed to students. As of 22.06.2023, 40,581 students have taken the “Baccalaureate Exam- ination” (high school and secondary education completion test) held in the zones of Operation Euphrates Shield, Operation Olive Branch, and Operation Peace Spring. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 305 NAME OF REGION EUPHRATES SHIELD NAME OF REGION 454 REPAIRED SCHOOLS 682 PRE-SCHOOL 6,811 ELEMENTARY SCHOOL 178,384 MIDDLE SCHOOL 31,033 HIGH SCHOOL 10,013 TOTAL NUMBER OF ACTIVE SCHOOLS 226.241 TEACHERS 7,828 ADMINISTRATOR (Principal-Vice Principal) 914 OTHER PERSONNEL 940 TOTAL NUMBER OF STUDENTS 9.682 NAME OF REGION PEACE SPRING REPAIRED SCHOOLS 265 TOTAL NUMBER OF ACTIVE SCHOOLS 475 STUDENTS PRE-SCHOOL 1,832 ELEMENTARY SCHOOL 44,517 MIDDLE SCHOOL 4,040 HIGH SCHOOL 1,155 TOTAL NUMBER OF STUDENTS 51,544 TEACHERS 1,878 ADMINISTRATOR (Principal-Vice Principal) 468 OTHER PERSONNEL 171 TOTAL PERSONNEL 2,517 NAME OF REGION OLIVE BRANCH REPAIRED SCHOOLS 269 TOTAL NUMBER OF ACTIVE SCHOOLS 271 STUDENTS PRE-SCHOOL 452 ELEMENTARY SCHOOL 58,084 MIDDLE SCHOOL 10,407 HIGH SCHOOL 3,418 TOTAL NUMBER OF STUDENTS 72,361 TEACHERS 2,062 ADMINISTRATOR (Principal-Vice Principal) 393 OTHER PERSONNEL 210 TOTAL PERSONNEL 2,665 *As of 21.07.2022 306 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.1.3.1.2. Health The Ministry of Health has successfully provided healthcare services including the construction of humanitarian aid hospitals, public health services and the improvement of healthcare capacity in OES and OOB zones, just as in Türkiye. 2.1.3.1.2.1. Humanitarian Aid Hospitals The Ministry of Health is providing services to Syrians in 6 hospitals with a capacity of 653 beds in Jarabulus, Afrin, Azaz, Al-Ahli, Al-Bab, Cobanbey and Marea within the OES and OOB zone. Moreover, Vatan Hospital in Azaz was opened in January 2020. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 307 Jarabulus Hospital 308 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Afrin Hospital TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 309 Azaz Vatan Hospital Azaz Vatan Hospital Before the Renovation 310 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Al Bab Hospital TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 311 A total of 989 health personnel including 244 Specialists, 41 Physicians, 12 Dentists, 18 pharmacists, 452 Nurses as well as 776 technical and aux- iliary staff, all of whom are Syrian citizens, are employed in the Human- itarian Aid Hospitals that provide services in the region. A total of 2,550 Syrian staff is employed, including 1,765 Syrian staff working in the hospitals and 785 staff working in primary health care centers. 250 Turkish staff (Chief Physicians, Hospital Managers, Chief Nurse, Specialist, Physician, Health Personnel and other Staff) have been as- signed to manage the hospitals and provide training to Syrian staff. Since the beginning of 2018, a total of 1,455 Turkish staff has been as- signed to work in the region. In the humanitarian aid hospitals operated by the Republic of Türkiye’s Ministry of Health, more than 1 million examinations have been con- ducted in the first 11 months of 2019. In the OES and OOB zones, a total of 2 million 280 thousand patients have received outpatient services, 18,794 babies have been delivered, 39,647 patients have been successfully operated and almost 100 thou- sand patients have received inpatient treatment As of 22.06.2023. 312 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID NAME OF HOSPITAL NUMBER OF BIRTHS TOTAL 2017 2018 2019 11 Months AFRIN - 235 545 780 JARABLUS 2.549 2.830 1.593 6.972 AL-BAB 575 3.707 2.843 7.125 AZAZ AL AHLI - - - - COBANBEY HOSPITAL - 265 2.193 2.458 MAREA HOSPITAL - 203 1.436 1.639 TOTAL 3.124 7.240 8.610 18.974 NAME OF HOSPITAL NUMBER OF OUTPATIENT CLINICS TOTAL 2017 2018 2019 11 Months AFRIN - 62.277 120.350 182.627 JARABLUS 268.518 401.014 367.118 1.036.650 AL-BAB 111.222 184.029 238.745 533.996 COBANBEY HOSPITAL - 20.384 132.638 153.022 MAREA HOSPITAL - 14.392 105.650 120.042 AZAZ AL AHLI HOSPITAL 48.588 130.880 74.701 254.169 TOTAL 428.328 812.976 1.039.202 2.280.506 TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 313 NAME OF HOSPITAL NUMBER OF OPERATIONS TOTAL 2017 2018 2019 11 Months AFRIN - 691 2.677 3.368 JARABLUS 3.542 3.784 3.352 10.678 AL-BAB 2.352 4.925 5.479 12.756 COBANBEY HASTANESİ - 370 3.680 4.050 MAREA HOSPITAL - 212 2.336 2.548 AZAZ AL AHLI HOSPITAL 1.253 2.787 2.207 6.247 TOTAL 7.147 12.769 19.731 39.647 NAME OF HOSPITAL NUMBER OF INPATIENTS TOTAL 2017 Yılı 2018 Yılı 2019 11 Months AFRIN - 1.162 5.379 6.541 JARABLUS 10.711 15.121 14.128 39.960 AL-BAB 3.297 8.618 18.858 30.773 COBANBEY HASTANESİ - 995 7.232 8.227 MAREA HOSPITAL - 854 5.615 6.469 AZAZ AL AHLI HOSPITAL 1.025 3.580 1.910 6.515 TOTAL 15.033 31.042 53.122 98.485 314 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID The gradual decrease in the number of patients referred to Türkiye has been an important outcome of the effective provision of healthcare services in new hospitals as well as those reopened after renovation. In 2019, the number of patients admitted to hospitals increased by 40% while the number of patients referred to Türkiye decreased by 30% in the same period. 2.1.3.1.2.2. Public Healthcare Services As part of public healthcare services, the Ministry of Health is setting up primary healthcare centers, carrying out activities for the management of potable water, sanitation of potable and tap water, and for environmental health, taking measures against infectious diseases, fighting against epidemic diseases and providing waste management and public health trainings. Number of Patients Admitted to Turkish Humanitarian Aid Hospitals in Syria and the Number of Patients Referred to Türkiye Number of Patients Referred to Türkiye;2018; 5.959 Number of Patients Referred to Türkiye;2017; 6.883 Number of Patients Examined in 2017; 428.328 Number of Patients Examined in 2018; 812.976 Estimated Number of Patients Examined in 2019; 1.133.675 Number of Patients Referred to Türkiye;2019 Estimated; 4.179 Number of Patients Referred to Türkiye Number of Patients Examined TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 315 2.1.3.1.2.2.1. Primary Healthcare Centers Established for Humanitarian Aid A study was carried out to initially identify the available healthcare institutions that provide the basic healthcare services needed within the context of humanitarian aid, and 34 primary healthcare centers were identified in the OES and OOB zones. It was observed, however, that many of these 34 primary healthcare centres (29 of them) were destroyed in the course of the domestic turmoil and are unavailable to provide services. Condition of Ihtimlat, Azaz (No. 3), Cobanbey and Dabiq Primary Healthcare Centers when they were taken over by the Republic of Türkiye’s Ministry of Health. Priority has been given to the maintenance and repair of 29 primary healthcare centers, and they have started providing services. Current condition of primary healthcare centers taken into service after maintenance and repair by the Republic of Türkiye’s Ministry of Health. 316 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Moreover, as a result of cooperation with the Local Councils to set up primary healthcare centers in areas lacking healthcare service institutions, Republic of Türkiye’s Ministry of Health has opened 14 new primary healthcare centers. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 317 New Primary Healthcare Centers Set Up in Afrin and Zogara Camp 318 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID To sum up; Republic of Türkiye’s Ministry of Health has set up a total of 48 primary healthcare centers in order to render primary healthcare services more effectively. Republic of Türkiye’s Ministry of Health has employed a total of 785 Syr- ian staff including 144 physicians, 206 midwives and nurses in the pri- mary healthcare facilities in the OES and OOB zones. Available primary healthcare centers provide a significant amount of healthcare services. In the first 9 months of 2019, a total of 657,233 patients were provided with outpatient clinic services offering 605,273 examinations and 51,960 den- tal examinations. The medicines they needed were provided free of charge to 459,107 of these patients. Statistics for the first 9 months of 2019 (Including September) INFORMATION ON PRIMARY HEALTHCARE SERVICES AND STAFF IN THE OES AND OOB ZONES HATAY SGG KİLİS SGG GAZİANTEP SGG TOTAL Number of Examinations by General Practitioners 327.485 88.117 17.237 19.349 4.843 355.164 76 16 11 21 99 27 57 59 69 55 48.262 35.080 27.989 4.034 4.340 64.892 15 12 14 10 33 8 2 21 35 14 62.711 43.618 6.734 362 280 39.051 11 14 4 2 32 7 0 0 29 32 438.458 166.815 51.960 23.745 9.463 459.107 102 42 29 33 164 42 59 80 133 101 Number of Pregnant Women Monitored Total Number of Babies (0-11 months) Monitored Number of Examinations/Treatment by Dentists Number of Examinations by Specialists Number of Outpatient Drug Administration NUMBER OF ACTIVE STAFF General Practitioners Pharmacists Nurses Dentists Total Number of Specialists Other Health Personel Cleaning Staff/Attendants Security Staff TOTAL NUMBER OF STAFF Patient Registration/Information Processing/ Office Staff Midwives 490 164 131 785 TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 319 2.1.3.1.2.2.2. Potable Water Management and Environmental Health Services a) Management of Potable and Tap Waters and Water Sanitation Activities Water supply network has been damaged or become dysfunctional in many residential areas as a result of civil disturbance in the region. Re- public of Türkiye’s Ministry of Health has worked with local councils in Syria to identify potable water resources in the OES and OOB zones and has initiated activities for identifying and securing water resources as well as sanitizing water. Thus, same activities have been launched in all regions simultaneously. Two separate water tanks with a capacity of 200 and 400 tons have been found in the city center of al-Bab. Water Tanks and Sampling Procedures at Monitoring Points 15,000 wells have been sanitized since 2017. 320 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID b. Solid Waste Management and Disposal Works When life has returned to normal in the region, waste management has become more systematic with the proposals by Republic of Türkiye’s Ministry of Health on environmental health services as well as the institutionalization of Local Councils in time. Despite intensive pest control, there is a need for solid waste disposal facilities. Therefore, Medical Waste Disposal Centre has been established in Marea under the coordination of Republic of Türkiye’s Ministry of Health. This center serves for the entire area from Afrin to al-Bab. Medical Waste Disposal Area Established in Marea 2.1.3.1.2.2.3. Waste Water Management, Prevention of Infectious Diseases and Fight against Epidemics Probable diagnosis of waterborne, airborne and direct contact diseases (primarily measles, flu, gastroenteritis, typhoid, hepatitis A, leishmania and malaria) are closely monitored. Surveillance and filiation studies have been conducted. Public health measures have been taken and training has been organized in cooperation with Local Councils. The sewage system has been severely damaged and reclamation has not been done properly in the region. Therefore, efforts are being made to combat epidemic diseases throughout the region. Accordingly, sewages TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 321 that flow in the open and cesspools are routinely limed and communal areas are routinely disinfected. Moreover, pest control is routinely conducted for stream beds, puddles etc. as well as dumpsites by the officers of the Local Council. Over 50 organized camps and around 20 scattered camps in the OES and OOB zones were routinely disinfected twice a month throughout summer. There are Leishmania cases to a high degree in the region. Five separate dispensaries have been established to screen, diagnose, treat and combat this disease in the OES and OOB zones. Since 2017, 5,427 Leishmania cases have been diagnosed and treatment has been completed in 85% of these cases. Forms have been designed in local language to monitor notifiable diseases. Training has been provided to the entire staff, and disease monitoring procedures have been launched. 322 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.1.3.1.2.2.4. Vaccination Services Since it was found that services of routine vaccination in infancy and childhood are not routinely provided in the OES and OOB zones, all preparations have been made quickly and vaccination service has been provided to Syrians. Moreover, vaccination campaigns have been launched for diseases that occur due to lack of vaccination services for years. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 323 TOTAL VACCINE DOSES GIVEN IN THE FIRST 10 MONTHS OF 2019 IN OES AND OOB ZONES IN SYRIA Male Female Total Male Female Total Male Female Total Total 15.749 5.616 15.923 12.601 9.644 16.418 13.202 16.331 13.212 10.118 14.495 5.204 14.127 11.534 8.993 14.585 12.021 14.533 12.022 9.444 30.244 10.820 30.050 24.135 18.637 31.003 25.223 30.864 25.234 19.562 1.896 3.353 5.645 6.730 1.921 982 1.955 3.522 5.874 7.317 15.511 8.332 6 1 1.662 2.926 4.974 6.503 1.739 916 1.710 3.067 5.171 7.080 13.574 7.825 7 3 3.558 6.279 10.619 13.233 3.660 1.898 3.665 6.589 11.045 14.397 29.085 16.157 13 4 30.244 10.820 33.608 30.414 29.256 13.233 34.663 27.121 34.529 31.823 30.607 14.397 29.085 16.157 13 4 1.143 2.056 3.440 7.516 56 114 1.192 2.139 3.648 7.807 3.482 7.963 0 2 928 1.975 3.230 6.698 37 105 959 2.034 3.383 6.967 3.020 7.055 0 1 2.071 4.031 6.670 14.214 93 219 2.151 4.173 7.031 14.774 6.502 15.018 0 3 30.244 10.820 35.679 34.445 35.926 27.447 34.756 27.340 36.680 35.996 37.638 29.171 35.587 31.175 13 7 BCG Hep(B) OPV1 OPV2 OPV3 OPV4 IPV1 IPV2 Penta1 Penta2 Penta3 Penta4 MR1/MMR1 MR2/MMR2 Vit(A)1 Vit(A)2 Pregnant Non-pregnant Under 1 Vaccines Under 1 Under 1 Ages 1-2 Ages 1-2 Ages 1-2 Ages 0-2 Older than 2 Older than 2 Older than 2 Grand Total Tetanus Vaccination for Women 125 583 286 1.336 1.357 3.193 2.569 3.040 6.479 5.140 10.816 13.292 Dose 2 Dose 3 Dose 4 Dose 5 Dose 6 2.1.3.1.2.2.5. Follow-up of Pregnant Women and Babies Primary healthcare centers put into service in the region have employed midwifes and nurses in particular and started to identify and monitor pregnant women and babies. The staff working in the field has supplied necessary medicine and put them into use free of charge. Vitamins and minerals have been provided to pregnant women and babies identified. 2.1.3.1.2.3. Patient Transport and Ambulance Wireless Commu- nication System In addition to services provided by primary healthcare centers and hos- pitals, Ambulance Wireless Communication System was established at Cobanbey Hospital so as to ensure that healthcare teams could attend cases more quickly and manage patient referrals. 324 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Currently, the system is operating to serve for the entire area with sys- tem relays at centers in Cobanbey, Azez, Al Bab, Afrin, Gandura and Ja- rabulus, running among 40 ambulances and 12 healthcare units. Coverage Zone and Distribution of Relays for Cobanbey Ambulance Wireless Communication System TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 325 2.1.3.1.2.4. Development of Human Resources for Healthcare Services The competency levels of the healthcare personnel are closely monitored, and those in need of in-service training, as well as the topics to be covered in the training classes, have been identified. In each hospital, training pro- grammes have been initiated. In addition, active hospital and primary healthcare centre personnel routinely receive the required basic and professional practice training as part of their in-service training. 2.1.3.1.3. Humanitarian Aid Activities The following is a summary of the humanitarian aid activities carried out as of 22.06.2023 in the OES and OOB zones by NGOs, including the Disaster and Emergency Management Presidency (AFAD), the Turkish Red Crescent, and the Türkiye Diyanet Foundation: In the 287 dispersed and organised camps in the OES and OOB zones, 377,667 individuals are sheltered. Numerous institutions and interna- tional, national, and local NGOs, including AFAD and the Turkish Red Crescent, provide for the needs of refugees residing in camps. Flour is distributed daily to the operation zones in proportion to the population of the distribution areas. Most of the flour is provided by the Turkish Grain Board, and the rest is by international, national, and local NGOs. A total of 355,767,613 kg of flour have been distributed to these regions. Loaves of bread produced at bakeries built at AFAD’s Çobanbey Logis- tics Centre and Afrin Logistics Warehouse with funding from interna- tional NGOs, as well as those contracted by local councils, are distrib- uted daily to refugees and the needy in the camps. A total of 59,867,921 loaves of bread have been distributed in the OOB and OES zones. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed 42,598 tents to the camps where the internally displaced people reside in the Operation Zones. 326 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed a total of 594,551 blankets to the people in need, especially in tent cities. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have delivered a total of 3,305,204 food parcels to those in need. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have delivered a total of 8,600,564 kg of wood and coal, the ma- jority of which was coal, to those in need. In 2022, a total of 178,183 shares of Qurbani meat were distributed to the needy in the operation zones along with Eid-al-Adha meat distribu- tions by international, national, and local NGOs under the coordination of AFAD. Furthermore, Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed a total of 9,657,257 hot meals. Under the coordi- nation of AFAD, international, national, and local NGOs have delivered a total of 286,514 food packages to the OOB zone. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed 65,318 beds to those in need in the OOB zone. In addition, 21,452 pieces of other shelter materials (carpet-tarpaulin) have been provided by NGOs. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed a total of 199,683 hygiene sets in the OOB zone. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed a total of 75,916 infant formula and 39,712 dia- pers in the OOB zone. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed a total of 2,5888,978 (Türkçe metinde sayı ha- talı yazılmış.) bottles of water (0.5, 1.5, 5 L) in the OOB zone. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 327 Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have delivered a total of 938,003 pcs/boxes/kg of milk, juice, salt, sugar, sunflower oil, and legumes to those in need in the OOB zone. 325,947 items of clothing have been distributed to those in need in the OOB zone by NGOs. A total of 5,138 stoves, cookers, and heaters have been provided to the OOB zone, including 976 from AFAD and 4,162 from NGOs. A total of 51,492 kg of fruits and vegetables, including 4,000 kg from AFAD and 47,492 kg from the NGOs, have been distributed to those in need in the OOB zone. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have delivered a total of 16,380 toys to the children in the OOB zone. A total of 74 wheelchairs and medical overbed tables, including 40 by AFAD and 34 by the NGOs, have been supplied to those in need in the OOB zone. The NGOs have distributed 19,780 stationery sets to school-age chil- dren in the OOB zone. As determined by the Presidency of Religious Affairs, the OOB zone has 186 mosques. Out of the almost 70 damaged buildings, 3 mufti’s offices and 38 mosques have been renovated. 328 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.1.3.2. Services Offered in the Zone of Operation Peace Spring 2.1.3.2.1. Education Maintenance, repair and fur- nishing works of the schools that started providing edu- cation and other schools in the OPS zone are in progress. The following table shows in detail the data regarding the services provided in the field of education across Türkiye’s borders, including the figures for the OPS zone. 2.1.3.2.2. Healthcare The healthcare personnel that can be primarily employed in the OPS zone has been determined based on the experience in healthcare ser- vices provided after the OES and OOB. For this purpose, 215 positions for Syrian personnel, 40 of which are specialists, have been created for the Ras al-Ayn Hospital and 152 positions for Syrian personnel, 25 of which are specialists, for the Tel Abyad Hospital. NUMBER OF REPAIRED SCHOOLS NUMBER OF ACTIVE SCHOOL TOTAL NUMBER OF STUDENTS NUMBER OF TEACHERS NUMBER OF PRINCIPALS NUMBER OF OTHER PERSONEL TOTAL NUMBER OF PERSONEL NURSERY PRIMARY SECONDARY HIGH SCHOOL NUMBER OF STUDENT 868 868 5.064 210.022 26.899 7.878 249.863 7.967 1.165 976 10.104 70 70 60 6.500 500 270 7.330 123 2 45 170 540 540 4913 158.427 19.989 5.742 189071 6.266 828 787 7.881 258 258 91 45.095 6.410 1.866 53.462 1.578 333 142 2.053 BÖLGE TOTAL PEACE SPRING EUPHRATES SHIELD OLIVE BRANCH ZONE *As of 21.07.2022 TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 329 2.1.3.2.2.1. Establishment of Humanitarian Aid Hospitals Since 26 October 2019, services have been provided with Mobile Health Vehicle in order to meet the healthcare needs of the public in the OPS zone. Subsequently, a part of Tel Abyad Hospital was renovated, and Gy- naecology, Internal Medicine, Paediatrics, Emergency Service and Am- bulance services began on 28 October 2019. As of 13 November 2019, Tel Abyad Hospital began providing healthcare services on a 24-hour basis, and 7,538 patients were treated and 2 babies were delivered in November.. Similarly, services have been provided with Mobile Health Vehicle since 1 November 2019 in order to meet the healthcare needs of local people in Ras al- Ayn. Some parts of Ras al-Ayn Hospital were renovated and Emergency Service and Ambu- lance service as well as outpa- tient services at the departments of, internal medicine, paediatrics and gynaecology began. Ras al- Ayn Hospital began working on a 24-hour basis as of December 1st. In November, the hospital provided services for 8,094 pa- tients and 1 baby was delivered. Tel Abyad Hospital Emergency and Outpatient Services Ras al-Ayn Hospital 330 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.1.3.2.2.2. Health Centers Established as part of Public Health Services 10 primary healthcare centers have been located in the OPS zone, and Hammam Turkmen Primary Health Care Centre and Suluk Primary- Health Care Centre have been put into service in Tel Abyad. Opening Ceremony of Hammam Turkmen Primary Health Care Center Suluk Primary Health Care Centre in Tel Abyad Region TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 331 2.1.3.2.3. Humanitarian Aid Activities The following aid materials have been provided to Tal Abyad and Ras al-Ayn in the OPS zone as of 22.06.2023 by AFAD, the Turkish Red Cres- cent and international, national, and local NGOs under the coordination of AFAD: Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed a total of 187,661 kg/packages of food. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have delivered a total of 622,187 boxes/kg/L of various basic foodstuffs such as milk, juice, salt, sugar, sunflower oil, and legumes to those in need. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed 261,997 food parcels in total. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have provided 3,843,151 non-food items in total. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have delivered 193,650 bottles/L of water in total. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have provided 48,860 hygiene sets in total. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed 63,873 diapers in total. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed 38,745,453 kg of flour in total. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed 3,454,453 loaves of bread in total. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed 1,152,806 pieces of clothing and pairs of shoes in total. 332 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have distributed 70,153 blankets to those in need in total. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have donated 5,628 beds in total. Under the coordination of AFAD, international, national, and local NGOs have donated 32,559 toys in total. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 333 2.2. Humanitarian Aid Provided By Türkiye To Refugees In Third Countries Hosting the world’s largest number of refugees, Türkiye gives hope not only to refugees within its borders, but also to asylum seekers worldwi- de. The following are some examples of the humanitarian activities car- ried out by Türkiye for refugees around the world: 334 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.2.1. Republic of Chad On June 20, 2016, 10 thousand food packages were distributed in the camps of Danamadja, Kobitey, Dosseye, Doholo, Gondje and Amboko in the Goré region, during the mass population movements. Due to the humanitarian crisis, within the framework of the “Human- itarian Aid Platform Central African Republic (CAR) Aid Campaign”, on June 11, 2014, approximately 55 tons of humanitarian aid, including drugs, food, blankets and clothes provided by the Union of NGOs of the Islamic World (UNIW) was delivered by Turkish Airlines (THY) car- go plane to N’Djamena, the capital of Chad, under the coordination of AFAD to meet the needs of CAR citizens in Chad. In addition, TIKA has built a water well, with solar-powered pump and a reservoir at the UNHCR healthcare center serving around 26,000 peo- ple, including 20,000 refugees in and around refugee camps in Goré. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 335 2.2.2. Bangladesh The Ministry of Health has established a field hospital in the Kutu- palong District to meet the healthcare needs of Rohingya refugees who had to flee during 2017-2018 from Myanmar to Bangladesh. Twenty-four Ministry of Health staff and 30 local staff operate in the hospital’s eight outpatient clinics. In addition, TIKA has built a steel bridge to facilitate access to the Kutupalong refugee camp. A model neighbourhood has been created with bamboo houses built by AFAD. 1,920 bamboo houses, 100 restrooms and 100 bathrooms have been completed. A central water distribution point has been established with the 10 water wells that were drilled, two of which are deep. During the activities for the April 23 National Sovereignty and Children’s Day, 1,500 local toys have been distributed to children from Rohingya and Bangladesh. Locally obtained 17,000 food aid packages have been distributed at Turkish Hill where Türkiye Religous Foundation, Turk- ish Red Crescent (Kızılay) and AFAD continue to build houses in the 5th camp region. In addition, due to the fact that 55% of Rohingya refugees are children, special attention has been paid to educational projects, and in this context, 30 schools have been provided for the Rohingya children in cooperation with TIKA and UNICEF. 336 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 337 Turkish Red Crescent conducts extensive activities in Bangladesh. Turkish Red Crescent Bangladesh Humanitarian Aid Operation was launched in the context of combating the humanitarian crisis arising from the conflicts between Muslims and Buddhists in Rakhine state, Myanmar in May and October 2012, and caused 1,200,000 Rohingya refugees to seek asylum in Bangladesh. Within the scope of humanitarian aid activities conducted in the refu- gee crisis of Rohingya Muslims between Bangladesh and Myanmar, in Bangladesh; Between 2012 and 2017, regular cash donations and food aid were provided. In 2013, Bangladesh Red Crescent Raman Bibi Maternal and Child Health Centre support projects were conducted. In 2016, the restoration work of the Bangladesh Red Crescent Mother and Child Health Centre was carried out. In 2018-2019, within the scope of Turkish Red Crescent’s Kızılay Vil- lage Project, 1 peripheral unit (restroom, bathroom, energy system, deep water well, community center, street lighting, playground, foot- 338 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID ball field, etc.) and 1,118 temporary shelters have been built. Turk- ish Red Crescent Village project was completed in January 2020. In 2018, 7 deep water wells at Camp 13 and 1 deep water well at Camp 16 were drilled other than 9 deep water wells drilled as part of shelter project under Potable Water Supply Project. Financial aid was provided to Islamic Committee of International Crescent for Rohingya Crisis within the same year. A total of 50,000 food parcels, 38,000 hygiene packages, 30,925 blankets, 182 family support kits, 5,000 bottles of water (2 lt), 4,635 umbrellas, 206 tar- paulins and 2,900 raincoats were distributed to Rohingya Mus- lims in Bangladesh. In 2018, financial aid was provided to Bangladesh Red Crescent Maternal and Infant Health Centre for the construction of a new room and procurement of furniture and equipment. In 2019, 3 Healthcare Centre Construction Projects have been com- pleted. Again, food parcels, hygiene kits and non-food humanitar- ian aid supplies have been distributed to Rohingya Muslims in 2019. Financial support and aid have been provided to capacity-build- ing activities due to Rohingya refugee movement in Myanmar. Between the years 2012-2019, 1,500,000 beneficiaries have been reached as part of humanitarian aid activities in Bangladesh. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 339 2.2.3. Libya In 2011, 3,197 tons of humanitarian aid was sent due to the civil unrest in Libya. 575 wounded patients were treated in Türkiye with their atten- dants. 340 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.2.4. Myanmar In 2013, food and non-food supplies were provided for Rohingya Mus- lims. In 2014, we tried to meet the basic needs of Rohingya Muslims as part of food and non-food aid supplies project run by TIKA and “Urgent Water, Sanitation and Hygiene Aid Project for Displaced Persons in Ra- khine Sate” run in cooperation with UNICEF thanks to funds provided by AFAD. In addition, a clinic consisting of four main departments was construct- ed by TIKA in Sittwe, the capital of Rakhine region in Myanmar. Minor surgical procedures can be performed and outpatient treatment ser- vices, particularly in the field of maternal and infant health, can be pro- vided at this clinic. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 341 2.2.5. Iraq Türkiye was the only country capable of building camps for displaced persons in Iraq. AFAD built 3 camps with a capacity of 35,000 people for Yazidis and Turkmens fleeing the terrorist organization DAESH. In Sharya, more than 24,000 Yazidis found shelter for themselves and their families thanks to the camp built by Türkiye. 1,200 humanitarian aid trucks brought food, medication, shelters, hygiene materials and cloth- ing for the displaced persons fleeing DAESH in Iraq. 342 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.2.6. Jordan In Jordan, Wihdat Girls’ High School in Amman New Camp affiliated to the United Nations Relief and Works Agency for Palestine Refugees in the Near East (UNRWA) was renovated by TIKA and equipment support was provided to the school. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 343 2.2.7. Kenya Health screenings were done by TIKA in the second largest refugee camp of Kenya between 8 and15 February 2019 as part of the Improving Quality Access to Healthcare Services Program. This humanitarian aid was jointly provided by 10 organizations under the coordination of TIKA and the UNHCR. Throughout the week, 238 major surgical operations were performed at the departments of general surgery, paediatric surgery, urology and gy- naecology; 1250 screenings/examinations were conducted at the depart- ments of internal diseases, cardiology and gynaecology; 2,500 screen- ings were made at the optical department and a total of 7,000 patients were screened as part of the program. 344 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.2.8. Somalia TIKA provided food aid to 500 families living in refugee camps in So- malia’s capital Mogadishu in 2019 as part of its development assistance program for the holy month of Ramadan. Moreover, TIKA organized the project “Seeing Eyes, Smiling Faces” in the Dadaab Refugee Camp at the Somali border. More than 250 eye sur- geries were conducted under the health project carried out with the col- laboration of TIKA, the UNHCR and Hayrat Foundation. 2.2.9. Cameroon The “Humanitarian Aid Platform Central African Republic Humanitar- ian Aid Campaign” was launched as a result of the humanitarian crisis led by the domestic disturbance in the Central African Republic since March 2014. Under the campaign, 25 tons of humanitarian aid supplies including blankets, crib coverings, general-purpose tents, clothes and water treatment kits provided by the Union of NGOs of the Islamic World were delivered by Turkish Airlines (THY) cargo plane to Cameroon’s capital Yaounde on July 24 under the coordination of AFAD. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 345 2.2.10. Afghanistan In July 2018, Turkish Red Crescent opened a permanent delegation in Kabul, Afghanistan’s capital. It currently continues its operations with its own 2 staff and 3 local staff. In addition to the food and non-food aid extended to those in need and effected by the war and conflict environment in the region, “Support af- ter Voluntary Return Project” is being implemented to help refugees. Türkiye’s humanitarian aid activities have reached 50,000 recipients in Afghanistan since 2018. 346 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.2.11. Bosnia and Herzegovina Turkish Red Crescent carries out humanitarian aid activities in Bosnia and Herzegovina primarily to wrap the wounds of 28,000 refugees reg- istered in transit in Bosnia and registered refugees inside the country whose number has already reached 8,500, and to meet the needs of the local population in need of assistance. After Turkish Red Crescent estab- lished a Permanent Delegation in Bosnia and Herzegovina in 2018, In 2018, 9 trucks of humanitarian aid (327 tents, 10,000 blankets, 1,000 kitchen sets, 2 portable kitchens and 2 portable kitchen equip- ment) were dispatched to Bosnia and Herzegovina. In 2019, 5 trucks of humanitarian aid (20 general purpose tents, blan- kets and clothes) were sent from Türkiye to Bosnia and Herzegovina. Permanent Delegation of Turkish Red Crescent in Bosnia and Herze- govina continues to distribute food and non-food humanitarian aid supplies and to carry out social assistance activities for refugees in the country. Türkiye’s humanitarian aid activities in Bosnia and Herzegovina have reached 35,000 recipients since 2018. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 347 2.2.12. Philippines TIKA organized a fast-breaking (iftar) dinner for 500 people in Manila, the Philippine capital, and distributed food packages to 600 families dis- placed as a result of conflicts in Muslim-populated Mindanao. 2.2.13. Uganda TIKA provided food aid to a total of 1000 families under its Ramadan program in the Bidi Bidi Refugee Camp in Uganda. Bidi Bidi Refugee Camp located on Uganda’s north shelters families fleeing civil war and terrorism particularly prevailing in South Sudan and the Democratic Re- public of Congo. 348 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 2.2.14. Lebanon In 2018, TIKA has delivered nearly 7.5 tons of food and 420 blankets to 210 Syrian refugee families trying to sustain their lives under challenging conditions in Harisa on the north of Beirut. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 349 2.2.15 Ukraine Türkiye’s Humanitarian Aid to Ukraine AFAD has sent aid trucks consisting of food, blankets, mattresses, hygie- ne materials and tents to the region in order to meet the urgent humani- tarian needs in Ukraine since the second day of the war, continuing to work devotedly for our people in our country and all humanity beyond the borders. Romania-Ukraine border, Siret Border Gate, humanitarian aid and hot meal distribution by the Disaster and Emergency Management Presidency (AFAD). 350 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Soup distribution by AFAD to war victims on the Ukrainian border Humanitarian aid packages given to Ukrainian civilians arriving in Romania Guided by the principles of kindness and compassion, Türkiye continu- ed to offer hot meals to those who crossed the border despite the cold we- ather in the region. Regardless of the challenging circumstances, Türki- ye worked tirelessly to ensure that not only humans but all living things that breathe do not suffer. Türkiye has been standing by humanity in all conditions since the be- ginning of the war, without boundaries, and is mobilizing to meet the needs of war victims in challenging situations. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 351 While Russia continues to attack Ukraine, Ukrainian civilians who flee the country and arrive in Romania are met by AFAD teams after crossing the border gate, and their basic needs, such as food, clothing, transportation, and shelter, are met. Romania-Ukraine border, Siret Border Gate, delivery of humanitarian aid and hot meal by AFAD Türkiye, which is continuing its diplomatic efforts to improve peace and stability, is not ignoring the humanitarian aspect of the war. AFAD, which provides aid without making a distinction between Turkish nati- onals and foreigners, offers soup and hot meals to both Turkish citizens and Ukrainian war victims on a 24-hour basis. Under the coordination of AFAD, 1 mobile food truck served hot meals on March 12-18, 2022, at the Romania-Ukraine Siret border post between March 20 - May 25, 2022, in Lviv, Ukraine; and between May 26 - Au- gust 15, 2022, in Kyiv, Ukraine. The said service has been relocated to the Chernihiv region of Ukraine as of August 19, 2022. An AFAD team of 3 people was in the region to coordinate the management and activities of the mobile food truck. 352 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID The Turkish Red Crescent convoy set out to bring humanitarian aid to Ukraine Türkiye was worked diligently to offer relief since the first day, with the goal of establishing a world of peace as its motive. With the relief con- voys it sent to support Ukraine during Russia’s military intervention, the Turkish Red Crescent has once again proved that it stands by humanity in all situations. Trucks transporting aid materials from the Turkish Red Crescent and AFAD The Turkish people, who extended Anatolia’s caring hand to oppressed people, took action to deliver humanitarian aid materials to the Ukrai- nian people in order to help heal the war’s wounds. Trucks transporting humanitarian aid materials were transported to Ukraine by the Turkish Red Crescent and AFAD. On the day the armed conflicts began, the Uk- rainian Humanitarian Aid Operation was initiated by the Turkish Red Crescent upon the request of the Ukrainian Red Cross. Humanitarian aid supplies were dispatched by land in 16 lots, with a total of 62 trucks (56 trucks to Ukraine and 6 trucks to Moldova). TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 353 Aids delivered to war victims in Ukraine by the Turkish Red Crescent The Turkish Red Crescent, which is always seeking to heal the woun- ds of Ukraine’s war victims, provided aid supplies such as food, shelter, clothing, and health and hygiene items to war victims in areas where the Ukrainian Red Cross is unable to provide enough assistance. The Turkish Red Crescent, in coordination with the Ukrainian Red Cross, met all kinds of needs of those who try to live in shelters in conflict and border areas. Turkish Red Crescent distributes aid to civilians affected by the war in Ukraine. The Turkish Red Crescent, which connects people’s hearts and rushes to help regardless of the circumstances, does its utmost to mitigate the im- pact of this time on civilians and prevent their wounds from deepening. 354 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID The Turkish Red Crescent teams offering treats to those coming from Ukraine Türkiye, which has been working under the human-oriented principle since the beginning of the crisis, extends a caring hand to the Ukrainian war victims. Despite the heavy snowfall, AFAD continued to distribute humanitarian assistance and hot meals at the Siret Border Gate on the Romanian-Ukraine border, extending Türkiye’s helping hand to war vi- ctims. In terms of health, Türkiye has extended a helping hand to the region. 10 professionals assigned by the Ministry of Health of the Republic of Türkiye provided healthcare services for people affected by conflicts at Romania’s Siret Border Post between March 4 and April 1, 2022. Hosting Ukrainian hearing-impaired athletes stranded in Türkiye The Turkish Deaf Sports Federation (TİESF) announced that the Uk- rainian national hearing-impaired football and basketball teams, who were in Türkiye during the war, would be hosted in Tekirdağ. TÜRKİYE’S APPROACH TO REFUGEES | 355 Ukrainian truck drivers who were unable to return to their home countries were hosted in Antalya Ukrainian truck drivers, who came to Türkiye to bring goods exported to Ukraine but were unable to return due to the war, were being hosted in Antalya’s Kumluca district. The Kumluca Municipality and the owners of export companies welcomed Ukrainian truck drivers. The Turkish Red Crescent organises activities for children who are victims of war. Following Russia’s declaration of war on Ukraine, the Turkish Red Cres- cent Child Programme Coordinatorship organizes organized-boosting events for the children of families housed in the Credit and Hostels Ins- titution in Kırklareli. The Approach Of Other Countries To The Refugee Crisis 0 3 358 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID While the issue of refugees should have been mankind’s common subject matter in the world to eliminate the problem of refugees in general, many governments are not inclined to cooperate to meet the needs of refugees and do not want to bear any costs. This perspective is reflected in the statistics of the refugees, the discourses of the state leaders and the practices of the governments. While we appreciate Türkiye’s efforts exerted for the refugees around the world, it is not possible to say that other governments have fulfilled their responsibilities for the refugees. THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 359 3.1. Refugees In The World With Statistical Comparisons According to the 2022 data of the United Nations High Commissioner for Refugees (UNHCR), there are 108,4 million displaced people worldwide, In 2022, 19,1 million people were forcibly displaced. The number of displaced people in the world has doubled compared to 20 years ago. Every day, 52,000 people leave their country and migrate to other count- ries and four out of five refugees take refuge in neighboring countries. According to UNHCR data, Syrians have been the most displaced na- tion in the world. The 6,5 million displaced Syrians are followed by 5,7 million Ukrainian, 5,7 million Afghans, 5,4 million Venezuelans. 2,3 million South Sudanese, 1,2 million Myanmarese. Children constitute half of the refugees in the world, of which almost 150 thousand carry unaccompanied minor status. 360 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Türkiye, hosting the largest number of refugees with approximately 3,6 million is followed by Iran with 3,4 million, Colombia with 2,5 million, Germany with 2,1 million, Pakistan with 1.7 million, Uganda with 1.5 million and Sudan with 1.1 million refugees. Top Refugee-Hosting Countries 0.5 1 1.5 2 2.5 3.5 3 4 TÜRKİYE 3.6 Million Sudan 1.1 Million Uganda 1.5 Million Pakistan 1.7 Million Colombia 2.5 Million Germany 2.1 Million Iran 3.4Million THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 361 Türkiye is a country that accepted the highest population of Syrian refugees followed by Lebanon, Jordan, Germany, Iraq and Egypt. Number of Admitted Syrian Refugees TÜRKİYE Lebanon Jordan Germany Iraq 262,756 Ethiopia 132,871 Sweden 109,343 Sudan 93,502 Austria 49,179 Netherlands 32,092 500.000 1.000.000 1.500.000 2.000.000 2.500.000 3.000.000 3.500.000 4.000.000 0 3,651,428 831,053 675,433 532,065 *UNHCR 2022 Report 362 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Developed countries have accepted 24% of the world’s refugees. Türkiye is a country that accepts the largest number of refugees in the world. In total, approximately 3,6 million refugees are living in Türkiye Türkiye stands out as the country that hosts half of the deterritorialized and displaced population in Syria. Syrian refugees are scattered in 127 countries across 6 continents. However, 85% of the Syrian refugees are still in the Middle East region. There is a total of 6,7 million Syrian refugees worldwide. The great majority of Syrians are in Türkiye. The ratio of Syrian refugees in Türkiye is 52% of the total of Syrian refugees worldwide. THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 363 3.2. Leader Statements On Migration And Refugees The negative view and perspectives of many states, especially European states, towards refugees are reflected in the discourse of State leaders and some senior officials of international organizations. Below are some of the statements of State leaders and top executives. Prime Minister Kiryakos Michotakis of Greece (2019) “Welcome to Greece, but only to those of our choosing. Those whom we did not greet will be returned. We are shutting the doors on illegal human smugglers and those who wish to enter the country without the right to asylum.” President Emmanuel Macron of France (2019) “My goal is to kick out anyone who has no reason to be here.” “In order to be able to welcome everyone properly, we should not be too attractive a country.” Former Minister of Interior Matteo Salvini of Italy (2019) Salvini, who attended the shutdown of the Mineo camp in Sicily, Italy, with a capacity of 5,000 people, stated: “What a beautiful day! This place will be used again for the real economy, agriculture, trade and business opportunities, not for refugee trade. I am proud to save this land from a problem. While Italians only dream of staying in such air-conditioned buildings with satellite antennas, these opportunities are given to refugees.” 364 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Former Chancellor Sebastian Kurz of Austria (2018) “If it (the distribution of refugees) is not possible, safe zones can be established on the continent where asylum seekers and migrants are located. This should be supported by the EU and maybe even organised and militarily protected.” Former Prime Minister Robert Fico of Slovakia (2016) “I can tell you that under the quota system, we will never bring a single Muslim to Slovakia.” “My country was built for the Slovaks, not for the minorities.” Former President Milis Zeman of Czechia (2015) “Muslim asylum seekers will not respect local law and more. They will seek ways to implement the Sharia rules.” Former President of the French Extreme Right-wing National Front Party Matine Le Pen, (2015) ‘”If no measure is taken, this migration trend will be like the barbarian invasion of the 4th century, and the consequences will be the same. We must stop this madness as soon as possible to protect our social pact, our freedom and our identity.” Mayor of Beziers in France Robert Mervard (2015) “Asylum seekers who occupy apartments in France: You are not welcome.” Poland’s Former Prime Minister, Leader of the Law and Justice Party Jaroslaw Kaczynski (2015) “Migrants brought Europe dysentery and cholera as well as parasites.” The United Kingdom’s Former Prime Minister David Cameron (2015) “You have got a swarm of people coming across the Mediterranean, seeking a better life, wanting to come to Britain.” French Republican Party Member Nadine Morano (2015) “We are the white race Jewish-Christians. We respect France. If you don’t want to, you can leave.” THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 365 Former President Donald Trump of the United States (2019) When it was revealed that the facilities on the US-Mexico border where irregular migrant children and families were held were overcrowded, many children were illegally detained for more than 72 hours and children were not provided with warm meals, Trump said, “If illegal immigrants are unhappy with the conditions in the quickly built or refitted detentions centres, just tell them not to come. All problems solved!” Olaf Scholz, Chancellor of the Federal Republic of Germany (2022) “Millions of refugees have sought refuge in Türkiye. The refugee deal we signed promises to support Türkiye in its fulfilling these tasks. This agreement was signed for the benefit of the refugees. This is how Mrs. Merkel has always seen it. Our real duty is to take responsibility not only when refugees come to our countries but also when there is a refugee problem all over the world, not only in our neighbors but also in Africa. We cannot say ‘This problem does not concern us as long as they do not come to us’. That is why we need such agreements like the one with Türkiye.” Harjit Sajjan, Canada’s Minister of International Development (2022) “The Syrian crisis continues to affect millions of people in Syria and neighboring countries. Canada would like to extend its thanks to Iraq, Jordan, Lebanon, Egypt and Türkiye for their generous support in hosting large numbers of Syrian refugees.” Joyce Msuya, Former United Nations (UN) Assistant Secretary- General for Humanitarian Affairs (2022) “We thank the Turkish government for supporting humanitarian efforts and hosting Syrian refugees.” Linda Thomas Greenfield, US Permanent Representative to the UN (2022) “I would like to extend my thanks for hosting Syrian refugees, support for Ukraine’s sovereignty and territorial integrity, and assistance to the Ukrainian people.” 366 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 3.3. Problematic Applications Of Refugees In Various Countries Refugees who flee from the war in Syria and reach Europe in hopes of a new life often try to survive in unfavorable conditions in the camps. Syrian refugees face many problems with basic needs such as health, nu- trition and education. According to the current data of the European Police Office (Europol), approximately 10,000 unaccompanied refugee children are sought as missing persons. In many countries, on the route of refugee migration to Europe, refugees are confronted with the Police violence. Human Rights Watch (HRW) said that French policemen mistreated asylum seekers in the Jungle camp in Calais. It was also stated that the French police sprayed pepper gas on food and beverages for the asylum seekers to leave the city of Calais. The international aid organization, The Oxford Hunger Committee (Ox- fam), condemned the ill-treatment of thousands of unprotected people in refugee camps on the Greek islands. The report published by Oxfam stated that the refugee camps in the Aegean islands were overcrowded, pregnant women and unaccompanied children were abandoned to their fate, lack of access to health services in the camps and hot water were among the many problems and Oxfam has invited the European Union to take action. THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 367 Many refugees in Calais, France, have long lived under bridges in very unhealthy conditions. In September 2015, Hungary built a 175 km barbed wire fence along the border with Serbia to keep asylum seekers out of the country, and those caught within 8 kilometers of the border were sent back to Serbia. Czechia has written a number with permanent stamps on the hands of refugees. This led to the analogy of the Nazis’ treatment of Jews in Europe during World War II. The 500 irregular migrants residing in Vucjak camp in the city of Bihac in Bosnia and Herzegovina that is located in a wooded area s, mainly struggled for survival under difficult conditions with the start of freezing cold and the first snow of the season which caused them to live under difficult conditions. According to the Greek Center for Social Solidarity, the number of unaccompanied minors has increased to 4,962, and 3/4 of these chil- dren are in inappropriate camps. Council of Europe Commissioner for Human Rights Dunja Mija- tovic stressed that asylum seekers in Greece are fighting for their lives and said, “I have witnessed terrible conditions in Mytilene, Samos and Corinth.” The rescue ship Ocean Viking, which took 104 immigrants in the Mediterranean, searched for a port and a dock to approach in Eu- rope for weeks and many European countries did not accept the ship. In 2015, in the town of Röszke on the Hungarian-Serbian border, a female cameraman kicked a refugee little girl in Serbia who tried to enter Hungary, tripped the father trying to escape with her child in her arms, and the events that were displayed caused reactions. 368 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 3.4. Refugee Camps In Different Countries The sheltering centers in Türkiye that were founded with great sacrifice and effort are highly qualified refugee camps which cannot be compared with other countries. In many countries, camps for refugees do not allow basic needs to be met, are insufficient in terms of security and do not provide humanitarian conditions. TÜRKİYE Hatay Camp THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 369 FRANCE Calais, Wild Forest Refugee 370 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID TÜRKİYE Temporary Shelter Center Kilis THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 371 HUNGARY Budapest, Eastern (Keleti) Remaining Refugees at Train Station 372 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID TÜRKİYE Container-Kilis City THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 373 GREECE Moria Refugee Camp 374 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID TÜRKİYE Elbeyli Temporary Shelter Center Kilis THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 375 GREECE Idom New Camp on the Border with Macedonia 376 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID TÜRKİYE Container City Nizip Lindsay Lohan Mehmet Öz THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 377 GREECE Ritson (Voiotia) Refugee Camp 378 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID TÜRKİYE Sarıçam Temporary Shelter Center THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 379 BANGLADESH Cox’s Bazar Maynor Gina Area Kutupalong Refugee Camp 380 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 3.5. Statements On Türkiye’s Role And Efforts In The Refugee Crisis The steps that Türkiye has taken for Syrians and the works carried out in every field are appreciated by the international community. In this context, the positive statements made by several state leaders, bureau- crats, representatives of international organizations about Türkiyes ef- forts is presented below. UN Secretary-General Antonio Guterres (2021) “I am personally familiar with the enormous generosity of Türkiye and Turkish host communities towards refugees. I offer my sincere appreciation for your support to people in need of protection.” UN High Commissioner for Refugees Filippo Grandi (2021) “Türkiye is an example to the world not only in that it continues to protect millions of refugees but is also a leader in how it hosts them.” President Vladimir Putin of Russia (2019) “The burden of refugees on Türkiye is immense. We know that very well. We understand the sensitivities of Türkiye very well.” Former President Donald Trump of the United States (2019) “Türkiye is home to 4 million refugees. Europe needs to take more re- sponsibility by taking steps in this regard. I hope Europe will rise to the occasion and do what is needed.” The United Kingdom’s Former Prime Minister Boris Johnson (2019) “We recognise the enormous pressures that Türkiye is facing due to hosting 4 million refugees, the terrorism threat from the PKK, which is a real threat that Türkiye is confronting.” THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 381 Deputy Prime Minister and Minister of Interior Davor Bozi- novic of Croatia (2019) “The services and the social activities of the Government of the Re- public of Türkiye here (camps inhabited by the Syrians) are really praiseworthy.” NATO Secretary General Jens Stoltenberg (2019) “Türkiye has contributed decisively in the fight against DAESH and the physical collapse of the so-called ‘Caliphate”. No other ally ac- cepted as many Syrian refugees as Türkiye did. Türkiye accepted 3.6 million Syrians, and none of the NATO countries suffered more ter- rorist attacks than Türkiye.” Head of the German Federal Office for Migration and Refugees Hans Eckhard Sommer, (2019) “Türkiye is a reliable partner in refugee policies. This country has received more than three million refugees from Syria. This is a suc- cess we should recognise.” UN High Commissioner for Refugees Filippo Grandi (2018) “Türkiye and its people have provided safety and refuge to mil- lions of Syrians fleeing war and destruction back home. As a host to more refugees than many of the world’s major economies com- bined, the international community must do its part to support Türkiye’s continuing generosity.” Spokesperson for the UN Office for the Coordination of Human- itarian Aid (OCHA) Jens Laerke (2018) Türkiye’s hosting of refugees from different parts of the world serves as an outstanding example for other countries.” Special Adviser to the UN Secretary-General Al Meraikhi (2017) “There is a UN standard for humanitarian aid. I observe, however, that Türkiye performs well above these standards. There has be- come a reality of “Turkish model” throughout the world.” 382 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Germany’s Former Chancellor Angela Merkel (2016) ”Syrian refugees that are issued work permits by Türkiye will have access to different opportunities because if there is unemploy- ment, as well as job seekers among asylum seekers, this creates controversy in all countries. This is a very brave step.” Former EU Council President Donald Tusk (2016) “It is not only a political statement; it is my personal opinion: Today, Türkiye is the only exemplary country for the rest of the world on how we should treat refugees. It is the leading country. No one has a right to lecture Türkiye on what it should do. I am really proud that you are my partner in this.” First Vice President of the European Commission Frans Tim- mermans (2016) “He stated that what he observed at Gaziantep is of great impor- tance to him, adding, “In fact, the arrival of such a big number of asylum seekers is a momentous occasion. This is a must-see for all Europeans. I would like to say, on behalf of the EU, you are not alone in this. UN Secretary-General Antonio Guterres (2013) “Today, Türkiye serves as a model for the protection of refugees. It welcomed a huge number of Syrian refugees and provided them with high-quality assistance. Our contribution as the United Na- tions High Commissioner for Refugees (UNHCR) is merely a drop in the ocean in comparison to Türkiye’s efforts.” THE APPROACH OF OTHER COUNTRIES TO THE REFUGEE CRISIS | 383 Angelina Jolie (2012) ‘’Now, (Recalling that came to Türkiye about a year ago) there is ten times more refugees from my visit. We are very grateful. I also met with many families and children today. Families and children are equally grateful to the Turkish people and the Turkish government. They are very emotional and very worried about what happened in Syria, they are curious about their families and friends staying in Syria. Turkish government has created this extraordinary camp with great generos- ity. It is really impressive. As Guterres said; “we all hope that there will be camps in these conditions to accommodate families who have had to flee their country. I have never seen a camp like this anywhere.’’ 384 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Other government leaders and officials qualifies Türkiye in the context of studies conducted for refugees as a “model country” or “example country”. However, Türkiye does not expect to be praised by the leaders of other states, but rather expect them to take more responsibility on the refugees matter. Actually, Türkiye’s military operations and a new residential area building projects for Syrians in the safe zone created in the north of Syria as a result of the diplomatic process, on one side this shows that there is still hope for a hand Syrians, on the other hand, it leaves European states with a new test. There Is Hope For Syrians: Safe Zone 0 4 386 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID NEW SETTLEMENT AREAS IN SYRIA FOR A POPULATION OF 1.000.000 PEOPLE, TO BE CREATED WITH FOREIGN FUNDS Sample Project Images THERE IS HOPE FOR SYRIANS: SAFE ZONE | 387 Sample Project Images 140 VILLAGE SETTLEMENTS WITH 5,000 POPULATIONS 10 DISTRICT CENTERS FOR A POPULATION OF 30,000 388 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID A residential area, consisting of 140 villages for 5.000 people and 10 districts for 30.000 people, for a population of 1 million Syrians in total, will be established in the safe zone created on Syria’s northern border with Türkiye. THERE IS HOPE FOR SYRIANS: SAFE ZONE | 389 SIZE OF THE DISTRICTS 590.000 M2 FOR ONE VILLAGE, 86.000.000 M2 FOR 140 VILLAGES 1.000.000 M2 FOR ONE DISTRICT, 10.000.000 M2 FOR 10 DISTRICTS IN TOTAL, AREAS OF 92.600.000 M2 IS NEEDED 390 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID Each household in the villages will be given 1 acre of agricultural land based on the size of the land A youth center, an indoor sports facility and an administrative center 2 Mosques 2 Schools with 16 Classrooms Each village will be designed for 1.000 housing units with a size of 100 m2 each. (with 3 rooms and a living room and a barn for each and every unit) Sample Project Images THERE IS HOPE FOR SYRIANS: SAFE ZONE | 391 Each household in the villages will be given 1 acre of agricultural land based on the size of the land 2 indoor sports facilities, 5 youth centers, 1 small stadium and a football field of a scale of 4 neighbourhoods 1 central mosque, 10 neighborhood mosques 8 schools with 16 classroom capacity, 1 high school and a university Each of the districts will have 6.000 housing units with an average of 100 m2 (3+1 and 2+1) Sample Project Images Projects that will meet the technical infrastructure requirements of the universities and other structures will be designed. 392 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID 1.000 HOUSING UNITS IN EACH VILLAGE 6.000 HOUSING UNITS IN EACH DISTRICT IN TOTAL 200.000 HOUSING UNITS 140 VILLAGES 10 DISTRICTS WITH 140.000 HOUSING UNITS 60.000 HOUSING UNITS THERE IS HOPE FOR SYRIANS: SAFE ZONE | 393 394 | TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID THERE IS HOPE FOR SYRIANS: SAFE ZONE | 395 1.000.000 people are planned to be settled in the region. The districts will have 30.000 inhabitants and the villages will have 5.000 inhabitants. Each village center consist of 20 villages. Initially 10 districts and 140 villages will be constructed. This is a draft of the project and detailed studies are in progress. From Ayn Al Arap (Kobane) to Tal Abyad 1 District, 7 Villages 65.000 People From Tal Abyad to Ras al-Ain 3 Districts 63 Villages 405.000 People From Ras al-Ain to Derik 6 Districts 70 Villages 530.000 People TÜRKİYE MODEL IN HUMANITARIAN AID