Ayın Tarihi 1923–2026 e-ISSN 3023-6762 ISSN 1301-9325 • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diplomasi Trafiği • 100. Yılında Bakü Türkoloji Kurultayı • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yurt İçi Programı • Vefa/Hatıra: Cumhuriyet’in İlk Kadın Doktoru Safiye Ali • Spor: Türk Sporunda Kadınların Temsili • Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 • Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli • Hafıza ve Hakikat: 28 Şubat ve Dezenformasyonlar Paneli • Jeopolitik Dalgalanmalar Ortasında Transatlantik Güvenliği Toplantısı Ayın Dosyası Sağlıklı Toplum, Güçlü Gelecek: Türkiye’nin Bağımlılıklarla Mücadelesi 4. Dönem Sayı 29 / Mart 2026 Genel Sayı: 599 9 771301 932000 CİMER’de Devletin Şefkatli Yüzü Kadın Kamu Görevlilerine Teşekkür Dezenformasyon Bildirim Servisi (DBS) DBS ile vatandaşlarımız, karşılaştıkları şüpheli içerikleri, asılsız haberleri veya dezenformasyon örneklerini doğrudan bizimle paylaşabilmektedir. DBS uygulaması Android ve iOS işletim sistemine sahip cihazlardan ücretsiz olarak indirilebilir. • Dezenformasyon içeren haber, bilgi ve belgeler e-Devlet ile giriş yapılarak hızlıca bildirilebilir, • Gerçekleştirilen doğrulama ve yalanlama çalışmalarına ulaşılabilir, • Haftalık dezenformasyon bültenleri takip edilebilir. Android Uygulama Karekodu iOS Uygulama Karekodu Ayın Tarihi 1. Dönem / 1923–1931 Ayın Tarihi 2. Dönem / 1934–1957 Ayın Tarihi 3. Dönem / 1978–2018 Ayın Tarihi 4. Dönem / Mart 2026 Genel Sayı: 599 ISSN 1301–9325 / e–ISSN 3023–6762 Yayıncı Sertifika No: 45482 © 2026 CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞI YAYINLARI Yayın Türü  Yerel Süreli Yayın | Aylık | Türkçe Yayın Sahibi  Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adına Prof. Dr. Burhanettin Duran Sorumlu Yazı İşleri Müdürü  Dr. Zeynep Zelan Yayın Koordinatörü  Dr. Serkan Ökten Hazırlayanlar  Zeynep Koşan Boz, Çiğdem Yaramış, Tuğba Çalık, Çağdaş Görmez, Başak Balçık Demirci, Esra Eymen Cansu, Burak Büyükyaprak, Rabia Çağlar, Hasan Hüseyin Bahadır, Sıddık Yurtsever, İrem Deniz, Murat Kerdige, Kibar Durmuş, Gülce Yüksel Aktuna, Sema Nur Bıçakçı, Bengünur Bozoğlu, Selvinaz Dalyan Sert Sanat Yönetmeni  Hasan Suat Olgun Redaksiyon  Uluslararası Piri Reis Kültür Ajansı / Ayşe Çağlayan Yönetim Yeri  Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Kızılırmak Mahallesi, Mevlana Bulvarı, No: 144, Çankaya/Ankara Tel  + 90 312 590 20 00 e-posta  ayintarihi@iletisim.gov.tr Basım Tarihi  Mart 2026 Basım Yeri  İMAK Ofset Basım Yayın A.Ş. Tel +90 212 800 13 13, Esenyurt/İstanbul Sertifika No: 71320 Bu yayının tüm hakları Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına aittir. Dergi içeriği izin alınmadan kullanılamaz ve çoğaltılamaz. Alıntı yapılması kaynak gösterilmesi koşuluyla mümkündür. Dergide yayımlanan yazılardaki fikir ve görüşler Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sorumluluğunda değildir. Ayın Tarihi AY I N TA R İ H İ 2 9   •   2   •   M A R T 2 0 2 6 Dördüncü Dönem / Mart 2026 Genel Sayı 599 Bu Sayı 6 Ayın Dosyası 8 Sağlıklı Toplum, Güçlü Gelecek: Türkiye’nin Bağımlılıklarla Mücadelesi 60 Diplomasi 62 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diplomasi Trafiği 64 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Telefon Diplomasisi 32 Türkiye 34 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yurt İçi Programı 44 Türkiye Gündemi Kronolojisi 50 Vefa/Hatıra: Cumhuriyet’in İlk Kadın Doktoru Safiye Ali 54 Spor: Türk Sporunda Kadınların Temsili Başyazı 4 “Bağımlılıklarla Mücadelede Türkiye’nin Stratejik Seferberliği” Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran AY I N TA R İ H İ 2 9   •   3   •   M A R T 2 0 2 6 90 Kültür ve Sanat 92 100. Yılında Bakü Türkoloji Kurultayı 96 Ahi Şerafeddin Camii 98 Arşivden: Sağlık Çalışanlarımız 104 İletişim 106 CİMER’de Devletin Şefkatli Yüzü Kadın Kamu Görevlilerine Teşekkür 110 Dijital Egemenlik Perspektifinden “7 Nisan Kişisel Verileri Koruma Günü” 114 Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 126 Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli 130 “Hayata Dokunan Kadınlar” Fotoğraf Sergisi 131 Basın Mensuplarıyla Buluşma Programı 132 Hafıza ve Hakikat: 28 Şubat ve Dezenformasyonlar Paneli 136 Basın Kartı Komisyonu Çalışmaları 138 Jeopolitik Dalgalanmalar Ortasında Transatlantik Güvenliği Toplantısı 140 Türkiye-NATO: Gelecek Perspektifleri Konferansı 142 Türkiye-NATO İlişkileri Konulu Yuvarlak Masa Toplantısı 143 Belirsizliği Yönetmek, Dönüşümü Yönlendirmek Dönüm Noktasında NATO Paneli 70 Dünya 72 Dünya Gündemi Kronolojisi 84 İran Savaşı: ABD-İsrail Saldırıları ve Gücün Sahadaki Sınırları 88 Dünya Medyasında Türkiye 144 Yayın 145 “Şu Boğaz Harbi: Tarihî Belgelerle Çanakkale Destanı” Kitabı AY I N TA R İ H İ 2 9   •   4   •   M A R T 2 0 2 6 Günümüzde bağımlılık konusu, yalnızca bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmamaktadır. Çok daha geniş bir perspektifte, kamu düzenini, ekonomik kalkınmayı ve millî güvenliği olumsuz etkileyen stratejik bir mesele olarak görülmektedir. Akademik araştırmalar bize dünyada 15 yaş üstü 1,3 milyar kişinin tütün, 400 milyon kişinin alkol, 292 milyon kişinin de madde bağımlısı olduğunu göstermektedir. Hiç de azımsanmayacak bu veri­ ler, toplumların ekonomik kaynakları için büyük bir tehdittir, lakin daha önemlisi, yerine konması neredeyse imkânsız olan toplumların gençlik ser­ mayesini hedef alan bir tükenmeye de işaret etmek­ tedir. Hem ekonomik potansiyelini korumak hem de gençlik sermayesini bu tükenmişliğe kurban et­ memek için devletler bağımlılıkla çok boyutlu mü­ cadele stratejileri geliştirmek zorundadır. Türkiye bağımlılık oranlarında dünya ortala­ masının altındadır. Bu durum önemli bir başarıdır. Bu başarının arkasında Türkiye’nin tehlikeyi erken fark etmesi ve buna göre tedbir alması yatmakta­ dır. Bu mücadelenin mantığı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bağımlılıkla terör, birbirine benzer. Her ikisiyle de etkin mücadelenin yolu, sivrisineklerle uğraşmak yanında asıl bataklı­ ğı kurutmaya çalışmaktır.” ifadelerine dayanmak­ tadır. Bu kapsamda ülkemiz, uyuşturucu arzına karşı yürütülen operasyonel mücadeleden eğitim politikalarına, tütün ve alkol düzenlemelerinden davranışsal bağımlılıklara karşı geliştirilen yeni nesil önlemlere kadar geniş bir alanda birbirini ta­ mamlayan politikaları hayata geçirmiştir. Türkiye’de bağımlılıkla mücadelede cezai ted­ birler, aslen önleyici politikalarla desteklenmek­ B A Ş YA Z I “Bağımlılıklarla Mücadelede Türkiye’nin Stratejik Seferberliği” Prof. Dr. Burhanettin Duran Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı AY I N TA R İ H İ 2 9   •   5   •   M A R T 2 0 2 6 tedir. Önleyici eğitim programları, aile temelli far­ kındalık çalışmaları, rehabilitasyon merkezleri ve sosyal uyum politikalarını da içeren bütüncül yak­ laşım, bağımlılıkla mücadelenin temelini oluştur­ maktadır. Aynı zamanda uluslararası sözleşmelere uyum, veri temelli politika üretimi ve teknolojik altyapının kullanımı, bu başarılı mücadelenin stra­ tejik derinliğini artırmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ül­ kemizin bağımlılığa karşı çok boyutlu ve etkin mücadelesi, bir başarı hikayesi olarak örnek alın­ maktadır. Özellikle tütün bağımlılığında Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsi çabaları, kararlı poli­ tikalar ve kapsamlı uygulamalarla desteklenerek uluslararası düzlemde de yankı bulmuştur. Dünya Sağlık Örgütü’nün tütün kontrolü kapsamında be­ lirlediği kriterleri eksiksiz yerine getiren ilk ülke Türkiye olmuştur. Sayın Emine Erdoğan Hanıme­ fendi tarafından “Bağımsız Gelecek, Sağlıklı Nesil­ ler” anlayışıyla 2026 yılının “Bağımsızlık Yılı” ilan edilmesi bağımlılıkla mücadelenin devam edeceği­ ni göstermesi bakımından önemlidir. Bilhassa şu hususun altını çizmek istiyorum: Bağımlılıklar karşısında en etkili silahımız, güçlü devlet geleneğimiz ve aile yapımızdır. Gençlerimizi “Sağlıklı Nesiller, Güçlü Türkiye, Güvenli Bir Gele­ cek” şiarıyla koruyarak geleceğimizi inşa ediyoruz. Bu yönüyle bağımlılıkla mücadele aynı zamanda bir gelecek inşasıdır. Aileden okula, medyadan sivil topluma kadar her kesimin bu inşaya katılması ge­ leceğimiz adına umut vericidir. İletişim Başkanlığı olarak bu mücadeleye Ayın Tarihi dergisi mart ayı dosya konusunu bağımlık­ larla mücadeleye ayırarak katılıyoruz. “Sağlıklı Toplum, Güçlü Gelecek Türkiye’nin Bağımlılıklarla Mücadelesi” başlığıyla okuyucumuzun karşısına çı­ kıyoruz. Dosyamızda; uyuşturucu, tütün, alkol ve davranışsal bağımlılıklarla mücadelede oluşturulan kurumsal yapıyı, sahada yürütülen etkin mücadele­ yi, tedavi ve rehabilitasyon çalışmaları ile bağımlı­ lıklarla mücadelenin iletişim boyutunu ele aldık. Ayın Tarihi dergisinin “Türkiye” bölümünü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yurt içi programlarına ve ülkemizde bu ay yaşanan önemli gelişmelere ayırdık. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladığımız bu ayda “Spor” bölümünde “Türk Sporunda Kadınların Temsili” başlığıyla geç­ mişten günümüze Türk sporunda öne çıkan kadın sporcularımıza yer verirken, “Vefa” bölümünde Cumhuriyet’in ilk kadın hekimi Safiye Ali’yi andık. “Diplomasi” bölümünde Sayın Cumhurbaşka­ nımızın yoğun diplomasi trafiğini, “Dünya” bölü­ münde uluslararası alandaki önemli gelişmeleri, uluslararası medyada Türkiye’ye ilişkin haberleri ve “İran Savaşı: ABD-İsrail Saldırıları ve Gücün Sa­ hadaki Sınırları” başlıklı analizi paylaştık. “Kültür ve Sanat” bölümünde “100. Yılında Bakü Türkoloji Kurultayı” başlığıyla Bakü’de düzen­ lenen uluslararası konferansa yer verdik. “Arşivden” bölümümüzde ise 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle farklı hastane ve laboratuvarlarda görev yapan sağ­ lık çalışanlarımızın yer aldığı 1940'lardan 1980'li yıllara uzanan bir fotoğraf seçkisi hazırladık. “İletişim” bölümünde “CİMER’de Devletin Şef­ katli Yüzü-Kadın Kamu Görevlilerine Teşekkür”, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026, Hafıza ve Hakikat: 28 Şubat ve Dezenfor­ masyonlar Paneli, “Kadın, Toplum ve Gelecek” Pa­ neli, “Hayata Dokunan Kadınlar” Fotoğraf Sergisi, Türkiye-NATO: Gelecek Perspektifleri Konferansı, “Basın Mensuplarıyla Buluşma Programı” gibi et­ kinliklere yer verdik. “Yayın” bölümünde ise Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü vesilesiyle, tarihin en büyük destanların­ dan biri olan Çanakkale Muharebelerini belge ve ar­ şiv kayıtları ışığında ele alan “Şu Boğaz Harbi: Tarihî Belgelerle Çanakkale Destanı” adlı eseri tanıttık. Önceki sayılarımızda olduğu gibi zengin bir içerik­ le Ayın Tarihi’ni okurlarımızla buluşturmanın mutlu­ luğunu yaşıyoruz. Ayrıca bu ay, millet olarak Rama­ zan-ı Şerif’in manevi ikliminde nefeslendik. Bayramın huzur ve uhuvvet dolu coşkusunu hep birlikte idrak ettik. Bu vesileyle geride bıraktığımız Ramazan Bay­ ramı’nızı en içten dileklerimle tebrik ediyor, bayramın aziz milletimiz başta olmak üzere tüm insanlık için hayırlara kapı aralamasını temenni ediyorum. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   6   •   M A R T 2 0 2 6 Ayın Tarihi Ayın Dosyası AY I N TA R İ H İ 2 9   •   7   •   M A R T 2 0 2 6 Sağlıklı Toplum, Güçlü Gelecek: Türkiye’nin Bağımlılıklarla Mücadelesi AY I N TA R İ H İ 2 9   •   8   •   M A R T 2 0 2 6 Ayın Dosyası SAĞLIKLI TOPLUM, GÜÇLÜ GELECEK: TÜRKIYE’NIN BAĞIMLILIKLARLA MÜCADELESI AY I N TA R İ H İ 2 9   •   9   •   M A R T 2 0 2 6 Sağlıklı, bilinçli ve güçlü bir toplum inşa etme iradesi ile Türkiye, bağımlılıklarla mücadelede kapsamlı strateji­ ler geliştiriyor. Devletin tüm kurumlarının eş güdümü ve toplumsal iş birliği içinde yürütülen bu strateji, önle­ yici politikaların güçlenmesini, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının yaygınlaşmasını ve bireylerin destek mekanizmalarına kolaylıkla erişebilmesini sağlayarak “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla nesilleri korumayı hedefliyor. Toplumun tüm kesimlerini içi­ ne alan bu topyekûn seferberlik ruhuyla, bağımlılığın gölgesinde değil, sağlıklı nesillerin ışığında yükselen bir gelecek inşa ediliyor. Bu doğrultuda geliştirilen çok paydaşlı yaklaşım, yalnızca mevcut riskleri azaltmayı değil, aynı zamanda bireylerin yaşam kalitesini artırma­ yı ve toplumsal dayanıklılığı güçlendirmeyi amaçlıyor. Erken müdahale mekanizmalarının etkinleştirilmesi ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesiyle, bağımlılıkla mücadelede kalıcı ve etkili sonuçlar elde edilmesi hedefleniyor. Bağımlılık, bireyin fiziksel, ruhsal, zihinsel ve sosyal sağlığını olumsuz etkileyen çok yönlü bir durum olarak tanımlanıyor. Bireyin zararlarını bilme­ sine rağmen sürdürdüğü kontrol kaybı, bağımlılığın temel özelliği olarak öne çıkıyor. Bağımlılık kavramı kapsamında uyuşturucu madde, tütün ve alkol kul­ lanımı kimyasal bağımlılıklar olarak değerlendirilirken; teknoloji ve internet kullanımı ile kumar ise davranışsal bağımlılıklar başlığı altında ele alınıyor. Bağımlılıkla mücadele alanında yürütülen çalışmalar, konunun yalnızca bi­ reysel bir sağlık sorunu olarak görülemeyeceğini; toplumsal, ekonomik ve güven­ lik boyutları da olan çok yönlü bir mesele olduğunu vurguluyor. Ortaya çıkan bu tablo, mücadelenin de çok boyutlu bir kamu politikası çerçevesinde ele alınmasını gerekli kılıyor. Nitekim Türkiye’de uyuşturucu, tütün, alkol ve davranışsal bağımlılıklarla mücadele; sağlık, eğitim, sosyal politika ve hukuk alanlarını kapsayan bütüncül bir yaklaşım üzerine kurulu politikalarla yürütülüyor. Söz konusu politikalarda kolluk tedbirleri yapının önemli bir parçası olarak yer alırken, koruyucu ve önle­ yici uygulamaların sürecin ayrılmaz bir parçası olduğu görülüyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 0   •   M A R T 2 0 2 6 Mücadelenin kurumsal yapısı Türkiye’de devletin tüm kurumlarının eş güdüm içinde mücadele yürütebilmesi amacıyla 2014 yılı itibarıyla bağımlılıkla mücadele kurulları oluşturuldu. Kurumsal yapı içinde Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu, en üst eş güdüm organı olarak görev yapıyor. Kurul, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında toplanıyor ve ilgili bakanlık­ ların katılımıyla politika çerçevesini belirliyor. Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu (BMYK) tarafından belirlenen strateji ve eylem planları Bağımlılıkla Mücadele Kurulu (BMK), Bağımlılıkla Mücadele Teknik Kurulu (BMTK) ve Bağımlılıkla Mücadele İl Koor­ dinasyon Kurulları eliyle yürütülüyor. 12 bakanlık ve çok sayıda kamu kurumu, hazırlanan eylem planları doğrultusunda sorumluluk üstleniyor. Kurumlar arası veri paylaşımı sağlanıyor ve ortak çalışma me­ kanizmaları işletiliyor. Böylece farklı alanlarda yürütülen faaliyetler ortak bir gündem etrafında bütünleşiyor. Her bağımlılık türü için ayrı stratejik planlar ve eylem planları uygulanıyor. Uygulama süreci raporlama mekanizmaları aracılığıyla düzenli olarak iz­ leniyor. Elde edilen veriler doğrultusunda gerekli görülen alanlarda güncellemeler yapı­ lıyor ve politika araçları yeniden şekilleniyor. Hukuki düzenlemeler, bağımlılıkla mücadele sisteminin temel dayanaklarından birini oluşturuyor. Anayasa’da yer alan gençliğin korunmasına ilişkin hüküm, devletin bu alan­ daki sorumluluğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Hukuki mücadele kapsamında uyuştu­ rucu kullanımı, üretim ve ticaretine uygulanan hapis cezaları, tütün ve alkol satışında yaş sınırı ve reklam yasakları, kaçak ürün üretimi ve satışına cezai yaptırımlar, kumar ve yasa dışı bahis sitelerine erişim engelleri ve cezai yaptırımlar ile toplum açısından risk oluştu­ ran bağımlı bireyler hakkında koruma tedbirleri ve ceza infaz sistemine entegre edilen te­ davi ve denetimli serbestlik uygulamaları başlıca düzenlemeler arasında yer alıyor. Ayrıca Türkiye, küresel uyuşturucu kontrol sisteminin temel taşları olan 1961 Tek Sözleşmesi, 1971 Psikotrop Maddeler Sözleşmesi ve 1988 BM Kaçakçılıkla Mücadele Sözleşmesi gibi tüm temel uluslararası anlaşmalarda, ayrıca Dünya Sağlık Örgütünün Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’nde (TKÇS) yer alıyor. Bağımlılıkların Türkiye ekonomisine maliyeti 78 milyar dolar Yeşilay’ın “Bağımlılık Ekonomisi” raporuna göre, sigara, alkol, uyuşturucu ve ku­ mar olmak üzere dört ana bağımlılık türünün Türkiye ekonomisine yıllık toplam mali­ yeti 78 milyar dolara ulaşıyor. Raporda, 20 milyondan fazla kişinin sigara kullandığı ve hane halklarının harcama­ ları, sigara kaynaklı sağlık giderleri ve yangınlar dikkate alındığında yıllık maliyetin 24 milyar dolara ulaştığı açıklandı. Yıllık alkol tüketiminin ise 1,3 milyar litre olduğu ve al­ kole bağlı trafik kazaları ile hane halkı harcamaları dikkate alındığında yıllık maliyetin 9 milyar dolar seviyesinde olduğu kaydedildi. Uyuşturucu kullanımının ise kamu harcamaları, bağımlıların harcamaları ve iş gücü kayıpları üzerinden değerlendirildiğinde ekonomiye yıllık 5 milyar dolar maliyet getirdiği belirlendi. Kumar bağımlılığının ise en yüksek ekonomik maliyeti yarattığı tes­ pit edildi. Özellikle internet üzerinden oynanan sanal bahislerin ekonomik kayıpları ar­ tırdığı belirlendi.Uzmanlar kumar bağımlılığının Türkiye ekonomisine yıllık 40 milyar dolar maliyet getirdiğini tespit etti. Söz konusu verilerden de anlaşılacağı üzere bağımlılık konusu bir halk sağlığı soru­ nunun ötesinde kalkınmanın önündeki bir engel olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle Türkiye, bağımlılıkla mücadelede çok yönlü ve kararlı bir politika izliyor. Uyuşturucu, tütün, alkol ve davranışsal bağımlılıklar alanında kapsamlı programlar uygulanıyor. Mücadele güvenlik, sağlık, eğitim ve sosyal destek boyutlarıyla birlikte ele alınıyor. Böy­ lece bağımlılığın ortaya çıkardığı risklere karşı bütüncül bir yaklaşım geliştiriliyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 1   •   M A R T 2 0 2 6 Sahada sunulan hizmetler de bu bütüncül politikanın önemli bir parçasını oluşturu­ yor. Danışma merkezleri, arındırma merkezleri ve rehabilitasyon birimleri Türkiye’nin pek çok ilinde faaliyet gösteriyor. Bu merkezler, bağımlılık sürecinin farklı aşamalarında bireylere destek sağlıyor ve tedavi süreçlerinin sürdürülebilirliğine katkı sunuyor. Eğitim ve farkındalık çalışmaları, bağımlılıkla mücadelede önleyici politikanın te­ mel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Okul öncesinden yükseköğretime kadar fark­ lı yaş gruplarına yönelik bilinçlendirme faaliyetleri yürütülüyor. Eğitim kurumlarında gerçekleştirilen programlar sayesinde gençlerin bağımlılık risklerine karşı erken yaşta bilinç kazanması hedefleniyor. Öğretmenlere hizmet içi eğitimler veriliyor ve rehber­ lik hizmetlerinin kapasitesi güçlendiriliyor. Böylece okullar bağımlılıkla mücadelede önemli bir koruyucu alan hâline geliyor. Ailelerin sürece aktif biçimde katılımı da önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. Bu kapsamda ailelere yönelik bilgilendirme kampanyaları düzenleniyor, ebeveynlerin risk işaretlerini erken fark etmesi amaçlanıyor. Medya kuruluşlarıyla yürütülen iş bir­ likleri çerçevesinde kamu spotları yayınlanıyor ve geniş kitlelere ulaşan farkındalık ça­ lışmaları gerçekleştiriliyor. Bu faaliyetler içinde “Bağımsızlık Seferberliği Kampanyası” toplumsal duyarlılığın artırılmasına katkı sunuyor ve bağımlılıkla mücadelede ortak bir bilinç oluşmasına destek veriyor. Açık hava mecraları da bağımlılıkla mücadele farkındalık çalışmalarında kullanı­ lıyor. İstanbul Boğaz Köprüleri yeşil ışıklarla aydınlatılarak bağımlılıkla mücadelenin önemi vurgulanıyor. Parklar, meydanlar ve alışveriş merkezlerinde kurulan bilgilendir­ me stantlarıyla bireylere bağımlılıkla mücadele yöntemleri doğrudan aktarılıyor. Ayrıca bağımlılıklarla mücadelede ceza infaz kurumlarının rolü güçlendirilerek uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan hükümlü olanların tedavi ve reha­ bilitasyon programlarına katılması, tedavi ve rehabilitasyon programlarının uygulana­ cağı müstakil kurumların kurulması veya mevcut ceza infaz kurumlarında bu amaca yönelik özel bölümler oluşturulması sağlanıyor. Böylece hükümlülerin infaz süreci bo­ yunca bağımlılık konusunda farkındalık kazanmaları, tedavi ve rehabilitasyon süreçle­ rinden yararlanarak topluma yeniden kazandırılmaları hedefleniyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 2   •   M A R T 2 0 2 6 Uyuşturucu arz ve talebi ile mücadele Türkiye, uyuşturucu arzına yönelik mücadelesini teknolojik dönüşüm ve artan büt­ çe imkânlarıyla güçlendiriyor. Buna göre uyuşturucu ile mücadele alanında yapılan kamu harcamaları 2018 yılında yaklaşık 1,36 milyar TL iken, 2024 yılında bu rakam 10,3 milyar TL seviyesine ulaştı. Türkiye, uyuşturucu arz ve talebine ilişkin verileri Emniyet Genel Müdürlüğü bün­ yesindeki TUBİM aracılığıyla izliyor. TUBİM, uyuşturucuyla mücadelede Türkiye’nin risk profilini ortaya koyuyor, yıllık raporlar hazırlıyor ve Avrupa Birliği Uyuşturucu Ajansı (EUDA) ile BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) gibi uluslararası kuruluşlarla veri paylaşımı yapıyor. Ayrıca yeni nesil uyuşturucuların ülkeye girmeden yasaklanma­ sını sağlayan “Erken Uyarı Sistemi” toplantıları bu merkez tarafından koordine ediliyor. Arzla mücadele kapsamında sınır güvenliği artırılıyor, kaçakçılık ve organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar gerçekleştiriliyor. Yeni psikoaktif maddeler yakından izleniyor ve yasal düzenlemeler kapsamına alınıyor. Türkiye’nin coğrafi konumu nede­ niyle ortaya çıkan transit ülke riski dikkate alınarak kurumsal kapasite güçlendiriliyor. Güvenlik birimleri ile ilgili kurumlar arasında koordinasyon sağlanıyor ve operasyonel çalışmalar kesintisiz biçimde devam ediyor. Uyuşturucu arzına yönelik saha operasyon­ ları Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Gümrük Muhafaza birimleri arasında güçlü bir eş güdümle yürütülüyor. Talep boyutunda ise gençlerin korunması öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Okullarda bilinçlendirme faaliyetleri yürütülüyor ve öğrencilere yönelik farkındalık programları uygulanıyor. Ailelerin sürece katılımını güçlendirmek amacıyla eğitim programları düzenleniyor. Ceza infaz sisteminde bağımlı hükümlüler için tedavi ve re­ habilitasyon süreçleri işletiliyor. Türkiye’de uyuşturucu talebi ile mücadele çalışmaları, uyuşturucu kullanımının hiç başlamadan önlenmesini, kullanım riskinin erken tespitini ve toplumun tüm kesimleri­ nin uyuşturucunun zararlarına karşı bilinçlendirilmesini içeren kapsamlı bir “önleme” stratejisi hedefliyor. Davranışsal bağımlılıklar ile mücadele Davranışsal bağımlılıklar; fiziksel bir maddeye dayandırılamayan, davranış tabanlı bağımlılıklar olarak tanımlanıyor. Bunlar oyun, bilgisayar, televizyon, kumar, alışveriş, yemek vb. bağımlılıklar ile insan-makine etkileşiminin kurulduğu teknolojik bağımlı­ lıkları kapsıyor. Davranışsal bağımlılıklar fiziksel hastalık riski de oluşturmakla birlikte, birey üzerinde daha çok psikolojik ve sosyolojik problemlere neden oluyor. Türkiye’de davranışsal bağımlılıklarla mücadele, 2019’da yürürlüğe giren ve gün­ cel olarak 2024-2028 Davranışsal Bağımlılıklar ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile sürdürülen sistematik bir yol haritasına sahip. Bu stratejide, toplumu, özellikle gençleri teknoloji ve kumarın zararlı etkilerinden korumak amaçlanıyor. Teknoloji ve internet bağımlılığı ile mücadele kapsamında dijital okur yazarlığın artırılması ve bilişim teknolojilerinin bilinçli ve güvenli kullanımı için geniş kapsamlı eğitim ve farkındalık projeleri uygulanıyor. Teknolojinin hayatımızda kullanım alanı arttıkça kumar davranışını tetikleyen, oyun oynadığını düşünürken yasa dışı kumar ve bahis sitelerine yönlendirilen özellik­ le genç yaştaki bireyleri korumak ve bilinç kazandırmak çok daha önemli hâle geliyor. Bu kapsamda kumar bağımlılığıyla mücadelede hukuki düzenlemeler, eğitim ve sosyal destek mekanizmaları güçlendiriliyor. Destek hatları aracılığıyla vatandaşlara ücretsiz danışmanlık hizmeti sunuluyor. Aileler, eğitim kurumları, sivil toplum kuruluşları ve medya sürece dahil ediliyor. Bağımlılıkla mücadelenin toplumun tüm kesimlerini ilgi­ lendiren ortak bir sorumluluk alanı olduğu dile getiriliyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 3   •   M A R T 2 0 2 6 Farkındalık ve bilgilendirme çalışmalarının yanı sıra denetim ve takip çalışmaları da önleme ve koruma bakımından kritik rol oynuyor. İçişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri Kurumu, Spor Toto Başkanlığı başta olmak üzere çok paydaşlı bir de­ netim mekanizması yürütülüyor. Bu çerçevede kumar suçuna yönelik caydırıcı idari para cezaları uygulanırken, oynatılan yerlere de adli işlem yapılıyor. Yasa dışı bahis içerikleri ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık tespit edilen siteler hakkında erişimin engelleme­ si kararı alınıyor. Ayrıca sosyal medya hesapları incelenerek ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık tespit edilen sosyal medya hesapları hakkında adli işlem uygulanıyor. Tütün ile mücadelede Türkiye rol model ülke Türkiye’de tütün ve alkol bağımlılığı ile mücadele, hem halk sağlığını korumak hem de toplumsal ve ekonomik maliyetleri azaltmak amacıyla kapsamlı stratejiler ve yasal düzenlemelerle yürütülüyor. Kapalı alanlarda sigara yasağı uygulanıyor, aktif denetimler ve sigara bırakma hiz­ metleri yaygınlaştırılıyor. Bu kapsamda Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren sigara bırakma poliklinikleri ve danışma hatları aracılığıyla bireylere destek sağlanıyor. Ayrıca alkol kullanımının yol açtığı sağlık ve sosyal risklere karşı farkındalık çalışmaları yürütülüyor. Yasa dışı üretim ve kaçakçılıkla mücadele kapsamında denetim mekaniz­ maları işletiliyor. Açıklanan veriler, yürütülen politikaların etkisiyle kullanım oranla­ rında düşüş eğilimi görüldüğünü ortaya koyuyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 4   •   M A R T 2 0 2 6 Türkiye, tütün bağımlılığı ile mücadeledeki başarısı nedeniyle devlet yöneticileri ve akademisyenler düzeyinde birçok ödüle layık görüldü. 2010 yılında dönemin Başbakanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, DSÖ tarafından Küresel Sigara ile Mücadele 31 Mayıs Sigarasız Dünya Günü Özel Ödülü takdim edildi. 2013 yılında 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Küresel Tütün Kontrolü Özel Prestij Ödülü, eski Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu’na ise Küresel Tütün Kontrolü Başarı Ödülü verildi. Türkiye, DSÖ’nün tütün kontrolü için önerdiği M-POWER politika paketindeki tüm ölçütleri yerine getiren dünyadaki ilk ülke olarak DSÖ’nün 2013 ”Global Tobacco Epide­ mic Report” raporunda yer aldı. Panama’da düzenlenen rapor lansmanında açıklanan bu başarı diğer ülkelere “best-practice- en iyi uygulama” olarak örnek gösterildi. Siyasi hayatı boyunca sigarayla mücadele eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başbakan olarak göreve gelmesinin ardından, öncülüğünü yaptığı yasal ve idari düzenlemelerle mücadeleyi seferberlik boyutuna taşıdı. Söz konusu düzenlemelerin yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan toplumda farkındalığı pekiştirmek üzere bizzat rol üstlenerek, katıldığı program ve ziyaretlerde, üzerinde sigara paketi taşıyan kişilerden sigara paketlerini aldı ve kullananlardan da bu alışkanlığı bırakacaklarına dair söz istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bu yöntemle yıllardır topladığı paketlerin bir kısmı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Sergi Salonu’nda sergileniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlık döneminden itibaren öncülük ettiği tütün ile mücadele hareketi, dünya ülkeleri tarafından ilgiyle izlendi. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ilgili kurum ve kişiler DSÖ tarafından 2008 yılından itibaren üst üste ödüllere layık görüldü. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 5   •   M A R T 2 0 2 6 Arz ile Mücadelede Öne Çıkan Uygulamalar ň NARKOTİM: Sokak düzeyinde ulaşılabilirliği engellemek amacıyla 81 ilde okul çevreleri, parklar ve sokaklarda görev yapan NARKOTİM’ler sayesinde 2018-2025 yılları arasında toplam 516.376 olaya müdahale edildi. Bu olaylarla ilgili olarak 727.341 şüpheli hakkında yasal işlem uygulandı ve 104.737 kişi tutuklandı. ň Alan Denetimi Projesi: Sokak satıcıları ve bağımlı bireylere yönelik caydırıcılık sağlamak amacıyla oluşturulan Alan Denetimi Projesi ile, polisin tüm unsurlarıyla sokaktaki varlığının hissettirilmesi amaçlanıyor. ň ASENA: Yapay zekâ ve risk analizi kullanarak narkotik suç örgütlerinin gizli faali­ yetlerini ortaya çıkaran ve tamamen yerli ve millî bir proje olan ASENA sayesinde, kullanıma başlandığı Mart 2021’den, 31 Aralık 2025 tarihine kadar toplam 17.934 yakalama yapıldı. ň UYUMA: Vatandaşların uyuşturucu ticaretini elektronik ortamda, kimlikleri gizli tutularak hızlıca bildirmelerini sağlayan tamamen yerli bir mobil uygulama olan Uyuşturucu ile Mücadele Uygulaması (UYUMA) projesinde, 2018’den 2025 yılına kadar 798.264 indirme gerçekleştirildi. ň NARKONET: İnternet tabanlı platformlar ve sosyal medya uygulamaları kullanıla­ rak gerçekleştirilen, başta uyuşturucu madde ticareti olmak üzere uyuşturucu suç­ larına yönelik operasyonel bir faaliyet olan NARKONET ile 2017 yılından günümü­ ze pek çok şüpheli tespit edilerek yasal işlem yapılması sağlandı. ň Açık Kapı Büroları: 2017 yılından beri hizmet veren İçişleri Bakanlığı Açık Kapı Bü­ rolarına 31 Aralık 2024 tarihine kadar uyuşturucu kapsamında 10.230 başvuru ger­ çekleşti. ň Metruk Bina Denetimleri: Uyuşturucu kullanımı ve satışı için zemin oluşturan metruk binaların tespiti ve yıkımı sağlanıyor. ň Gümrük Kapıları Modernizasyonu ve NARKOKİM: Sınır güvenliği ve güm­ rük çalışmaları kapsamında, uyuşturucunun ülkeye girişini sınırda engellemek için gümrük kapıları; X-Ray tarama sistemleri (MİLTAR), yüz kayıt sistemleri, tomog­ rafik bagaj kontrol cihazları ve “yutucu kurye” tespit cihazları gibi modern tekno­ lojilerle donatılıyor. Ticaret Bakanlığı bünyesindeki NARKOKİM birimleri, 24 saat esasına göre sınır kapılarında uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele ediyor. NARKOGÖZ: Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı bünyesinde Savunma Sanayi Başkanlığı koordinesinde yüklenici HAVELSAN A.Ş. ile 09 Eylül 2024 tarihi itibarıyla başlatılan Toygar-Narkotik (Toygar-N) Projesi ile multispekt­ ral kamera entegreli döner kanatlı DJI Matrice 350 RTK İHA ile yasa dışı kenevir bitkisinin tespitine yönelik spektral imza kütüphanesi oluşturuldu. 2025 yılında MS-Entegreli kamera kullanılan İHA Toygar-N projesi kapsamında 62 noktada 2.500.000 m2 alan tarandı, 51 noktanın 35.000 m2 alanında 347.190 kök kenevir ele geçirildi ve 2 şüpheli tutuklandı. ň Tütün Kaçakçılığına Cezai Yaptırımlar: 11 Nisan 2013 tarihli ve 28615 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6455 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun kapsamında bandrolsüz veya sahte tütün/alkol ürünlerine yönelik cezai yaptırımlar ağırlaştırı­ larak, bu suçlara uyuşturucu ile benzer kategoride işlemler getirildi. ň Tütün Özel Ekibi: 9 Kasım 2021 tarihinde, Ticaret Bakanlığı bünyesinde, Ge­ lir İdaresi Başkanlığından 2, Tarım ve Orman Bakanlığından ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünden 2 personelin görevlendirildiği Tütün Özel Ekibi teşekkül ettirildi. Söz konusu ekip, tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığı ile mücadele kapsamında denetim faaliyetleri yürütüyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 6   •   M A R T 2 0 2 6 ň Bandrollü Sistem ile Takip: Vergi güvenliğini sağlamak için 1 Seri No.lu Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliği ile tü­ tün mamulleri, makaron ve alkollü içkiler için bandrollü ürün izleme sistemi kurul­ du ve bu kapsamda söz konusu mallar için bandrol ve kod (biralar için) uygulaması zorunluluğu getirildi. ň Dumansız Hava Sahası: 3 Ocak 2008’de TBMM’de kabul edilen 5727 sayılı “Tü­ tün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile ikamet edilen konutlar hariç tüm kapalı alanlarda tütün kul­ lanımı yasaklandı. Bu yasağın denetimi için yaklaşık 1.500 ekip ile 7/24 esaslı Du­ mansız Hava Sahası Denetim Sistemi (DHSDS) kullanılıyor. 2009 yılından 2025 yılı sonun kadar 45 milyondan fazla denetim gerçekleştirildi. Denetimlerin etkinliğini artırmak amacıyla il ve ilçeler arası çapraz denetim modeli hayata geçirildi. ň Yeşil Dedektör: Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Yeşilay Cemiyetinin iş birliğinde ge­ liştirilen “Yeşil Dedektör” mobil uygulaması ile vatandaşlara kapalı alan ihlallerini GPS tabanlı bu mobil uygulama üzerinden bildirebileceği bir mobil uygulama sunu­ luyor. Sistem, Dumansız Hava Sahası Denetim Sistemi ile entegre çalışıyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 7   •   M A R T 2 0 2 6 ň Düz Paket Uygulaması: Ülkemizde 2010 yılından itibaren sigara paketleri üze­ rinde resimli sağlık uyarıları yer almaya başladı. 2019 yılı itibarıyla tütün ürünlerin­ de marka logosu içermeyen standart “düz paket” uygulamasına geçildi ve paketler üzerindeki resimli sağlık uyarılarının alanı %85’e çıkarıldı. ň E-Sigara Yasağı: 2013 yılında 4207 sayılı Kanunda yapılan mevzuat değişikliği ile elektronik sigara ve benzeri tüm ürünler tütün ürünü olarak tanımlanarak Kanun­ da belirlenen yasaklara tabi tutuldu. 25 Şubat 2020 ve 31050 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Cumhurbaşkanı Kararı’yla “ısıtılarak ya da yakılarak tüketilenler ve nikotin içersin ya da içermesin tütün mamulünü taklit eder tarzda kullanılan elektronik sigara ve elektronik nargile dahil her türlü mamul ve bu ma­ mullerin tüketiminde kullanılan elektronik cihaz, aksam, yedek parça ve solüsyon­ larının ithali yasaktır.” hükmü yer aldı. Talep İle Mücadelede Öne Çıkan Uygulamalar ň En İyi Narkotik Polisi Anne: Madde bağımlılığı ve uyuşturucu ile mücadele ala­ nında annelerin farkındalığının artırılması, bu yolla hem gençler arasında uyuştu­ rucu kullanımının önlenmesi hem de ilgili birimlerce yürütülen çalışmalara top­ lumsal katkının sağlanması amacıyla, İçişleri Bakanlığı tarafından 23 Ekim 2020 tarihinde “En İyi Narkotik Polisi; Anne” projesi hayata geçirildi. Gençler arasında uyuşturucu kullanımını anneler aracılığıyla önlemeyi hedefleyen bu projeyle 23 Ekim 2020 tarihinden 2025 yılı sonuna kadar yaklaşık 93 bin etkinlikte 4,8 milyo­ nun üzerinde anne ve anne adayına ulaşıldı. ň NARKOREHBER Projesi: Yetişkinlere, üniversite öğrencilerine ve göçmenlere yö­ nelik özelleştirilmiş eğitim modülleri olan NARKOREHBER projesi ile milyonlarca kişiye farkındalık eğitimi verildi. Proje İçişleri Bakanlığınca yürütülüyor. ň Sektörel Projeler: Metamfetaminin zararlarını sanayi bölgelerinde çalışanlara anlatan “Metfotoblok” ve özel güvenlik görevlilerini bilinçlendiren “Narko-Kaan” ve uyuşturucu maddelerin arzı ile mücadele alanında çalışan kolluk kuvvetlerini bilgi­ lendiren “Kolluk Kuvvetleri Modülü” gibi spesifik projeler uygulanıyor. Proje İçişleri Bakanlığınca yürütülüyor. ň Narko-Nokta ve Narko-Tır: Kamusal alanlarda ve eğitim tırları aracılığıyla uyuşturucunun zararları animasyonlar ve görsellerle anlatılıyor. Proje İçişleri Ba­ kanlığınca yürütülüyor. ň Aile Eğitim Programı (AEP): “Madde Kullanım Riski ve Madde Bağımlılığından Korunma” modülüyle ailelere koruyucu ve önleyici eğitimler sunuluyor. Proje Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülüyor. ň İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Siteleri (İÇES): Aile ve Sosyal Hizmetler Ba­ kanlığı tarafından, haklarında 5395 Sayılı ÇKK kapsamında bakım tedbiri veya ko­ runma kararı bulunup madde kullanım sorunu bulunan, madde bağımlılığı tedavisi tamamlanan/ devam eden çocuklara, bu alanda ihtisaslaştırılmış çocuk evleri site­ lerinde hizmet veriliyor. ň Çocuklar Güvende Ekipleri: 81 ilde çocuklar güvende ekipleri aracılığıyla risk altındaki çocuklara yönelik tespit, yönlendirme ve izleme faaliyetleri yürütülüyor. Bu kapsamda alan taramaları, çocuklarla mesleki çalışmalar, hane ziyaretleri, aile­ lere yönelik rehberlik faaliyetleri ve eğitim kurumları ziyaretleri gerçekleştiriliyor. Söz konusu çalışmalar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Millî Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile yakın iş birliği ile yürütülüyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 8   •   M A R T 2 0 2 6 ň Güçlendirici Bakım Modelinin İhtisaslaşmış Çocuk Evleri Sitelerinde Uygulanmasına Dair İş Birliği Protokolü: Suça sürüklenen ve madde bağım­ lılığı tedavisi devam eden çocuklara yönelik multidisipliner bir bakım modeli olan “Güçlendirici Bakım Modeli”nin İhtisaslaşmış Çocuk Evleri Sitelerinde uygulanması çalışması, Aile Bakanlığı koordinasyonunda; Adalet, Gençlik ve Spor, İçişleri, Millî Eğitim, Sağlık Bakanlıkları, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti iş birliğiyle 28 Temmuz 2025 tarihinden itibaren yürütülüyor. ň Anka Çocuk Destek Programı: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından korunma ve bakım altında bulunan çocukların suça sürüklenmeleri, suç mağduru olmaları ve sokakta sosyal tehlikelerle karşı karşıya bulunmalarından kaynaklanan örselenme veya davranış bozukluklarının sağaltılması, suç ve madde bağımlılığı ile ilgili olumlu davranış değişikliği oluşturulması, sosyalleşme ve kurallı yaşam beceri­ lerinin kazandırılması amacı ile bakım kuruluşlarında kalan çocuklara Anka Çocuk Destek Programı uygulanıyor. ň Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ta­ rafından 0-6 Yaş grubu çocukların ebeveynlerine yönelik “Çocukların Yaşam Bece­ rilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı” geliştirildi. Program 2025 yılı haziran ayında uygulanmaya başlandı. ň Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetinin Etkinliğinin Artırılması Projesi (Okul Destek Projesi): Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, Bakanlığın sosyal eko­ nomik destek (SED) hizmetinden faydalanan çocuklara yönelik “Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetinin Etkinliğinin Artırılması Projesi (Okul Destek Projesi)” uygulanıyor. Bu kapsamda çocuklar için akademik, sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler düzenleniyor; ay­ rıca ebeveynlere çocuklara yönelik konularda bilgilendirici faaliyetler gerçekleştiriliyor, okul ile iletişim hâlinde çocukların akademik gelişimleri takip ediliyor ve destekleniyor. ň Bağımlılık Risk Haritaları: Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2024-2025 eğitim öğretim yılında il, okul ve sınıf bazlı bağımlılık risk haritaları oluşturmak için ihtiyaç duyulan verilere erişmek amacıyla MEB-Anket sistemi üzerinden çevrim içi olarak tütün bağımlılığı risk tespit formları uygulandı. İstatistiksel veri analizleriyle birlik­ te veri kayıpları da hesaplanarak elde edilen sonuçlar doğrultusunda Türkiye gene­ linde ilkokul kademesinde 11.398, ortaokul kademesinde 10.172, lise kademesinde 6.459 okuldan elde edilen veriler sonucunda Bağımlılık Risk Haritaları oluşturuldu. ň Eğitime Devam Eden Lise Öğrencilerine Yönelik Bağımlılık Araştırması: Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2025-2026 eğitim öğretim yılında Türkiye gene­ linde öğrenim gören 147.231 lise öğrencisinin katılımıyla gençlerde tütün bağım­ AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 9   •   M A R T 2 0 2 6 lılığı eğilimi ile bireysel, ailesel ve çevresel risk faktörlerinin belirlenmesi amacıyla Bağımlılık Araştırması yürütüldü. Gerçekleştirilen bu çalışma kapsamında tütün kullanımına ilişkin davranış örüntülerinin çok boyutlu yapısı incelendi ve tütün ba­ ğımlılığı riskinin cinsiyet, göç deneyimi, zorlayıcı yaşam olayları, şiddet, zorbalık, sosyal destek düzeyi ve aile değişkenleriyle ilişkisi değerlendirildi. ň Güçlenmek, Bağımlılıktan Esenliğe Bülteni: Millî Eğitim Bakanlığı tara­ fından bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen farkındalık ve bilgilendirme çalışmaları doğrultusunda “Güçlenmek, Bağımlılıktan Esenliğe” adlı bülten hazır­ lanarak yayımlandı. Hazırlanan bültende tütün ve alkol bağımlılığının bireyler üze­ rindeki sosyal duygusal etkilerine, toplumsal yansımalarına ve önleyici müdahale ile çözüm yollarına yönelik güncel ve bilimsel bilgilere yer verildi. Hem öğrencilerin hem de ailelerinin tütün ve alkol bağımlılığıyla ilgili riskler konusunda bilinçlenme­ lerini sağlamak, koruyucu ve önleyici adımları desteklemek ve toplumsal farkında­ lığı artırmak amaçlandı. ň Öğretmenlere ve Ailelere Yönelik Bağımlılıkla Mücadele Psikoeğitim Programları: Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlere ve ailelere yönelik iki ayrı modül olarak hazırlanan programların içeriğinde tütün ve alkol bağımlılı­ ğına ilişkin konular yer alıyor. Program, öğretmen ve ailelerin tütün ve alkol bağım­ lılığıyla mücadelede bilinçlenmesini, erken uyarı işaretlerini tanımasını ve sağlıklı müdahale yollarını öğrenmesini desteklemeyi hedefliyor. ň Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM) Eğitim Programı: Millî Eğitim Bakan­ lığı ile Yeşilay iş birliğinde geliştirilmiş olup 2014 yılından itibaren okul/kurumlarda uygulanıyor. Program; sağlıklı yaşam, teknoloji, kumar, tütün ve alkol bağımlılığı konularının yer aldığı modüllerden oluşmakta olup toplumu bu konularda bilgi­ lendirmeyi ve farkındalık düzeyini artırmayı amaçlayan birincil önleme programı olarak nitelendiriliyor. TBM Eğitim Programı kapsamında okul öncesi, ilkokul, orta­ okul, lise ve yetişkin hedef kitlesine yönelik modüller içeren eğitimle her yıl ortalama 8 milyon öğrenciye ulaşılıyor. ň Okulda Bağımlılığa Müdahale (OBM) Programı: Ortaokul ve lise öğrencile­ rinin bağımlılık davranışlarına yönelik ikincil önleme bakış açısıyla Türkiye’de ilk defa geliştirilen okul temelli bireysel müdahale programı olan OBM, Millî Eğitim Bakanlığı ile Yeşilay iş birliğinde geliştirilmiş olup 2019 yılından itibaren okul/ku­ rumlarda uygulanıyor. ň Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yarışması: Millî Eğitim Bakanlığı ile Yeşilay iş birliğinde her yıl ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde örgün eğitim veren okullar­ da gerçekleştiriliyor. Bu yarışma ile çocuk ve gençlerin zararlı alışkanlıklara karşı bilinçli bireyler olarak yetişmelerine destek olmak; tütün ve alkol bağımlılığının olumsuz ve yıkıcı etkilerini kavramalarını sağlamak ve daha sağlıklı bir yaşam sür­ melerine katkıda bulunarak yeni neslin bağımlılıklara karşı farkındalık düzeylerini artırmak amaçlanıyor. ň Yaşam Becerileri Eğitim (YBE) Programı: Millî Eğitim Bakanlığı ile Yeşilay iş birliğinde geliştirilen YBE Programı; öğrencilerin madde bağımlılığı riskinden uzak bir yaşam sürmesini, olumlu davranış değişiklikleri ve alışkanlıklar kazanmasını, kendini riskli ortam ve durumlardan korumasını sağlayacak etkinliklerden oluşu­ yor. Okul temelli, koruyucu ve güçlendirici bir eğitim programı olan YBE, birincil önleme yaklaşımıyla Türkiye’de bu ölçekte hazırlanan ilk program olup, 7. sınıfta öğrenim gören öğrencilere uygulanarak, sağlıklı yaşam, sağlıklı birey ve sağlıklı toplum bakış açısıyla öğrencilerin çok yönlü gelişimlerine odaklanıyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   2 0   •   M A R T 2 0 2 6 ň Atık Sulardan Psikoaktif Maddelerin Tespit Edilmesi Projesi: Türkiye’de 71 ildeki 136 atık su tesisinden alınan numunelerle bölgelerin uyuşturucu kullanım eğilimleri izlenmesini ve risk haritaları çıkarılmasını sağlayan proje, İçişleri Bakan­ lığı ve Yeşilay tarafından yürütülüyor. ň Rehberlik ve Rehabilitasyon İnfaz Kurumları ve Özgülenmiş Bölümleri: Madde bağımlılığı bulunan hükümlülerin tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin, bu amaçla kurulmuş müstakil infaz kurumlarında veya bu amaç için ceza infaz kurum­ ları bünyesinde oluşturulan özgülenmiş bölümlerde, uygun fiziki koşullar ve ala­ nında uzman personel eşliğinde yürütülerek bireylerin maddeden arınmış ve reha­ bilite edilmiş şekilde topluma kazandırılmasını amaçlanıyor. Söz konusu ceza infaz kurumu modeli kapsamında rehberlik ve rehabilitasyon kapalı ve açık infaz kurumu oluşturulmuş olup, ülke genelinde yaygınlaştırılması planlanıyor. ň ALO 171 Sigara Bırakma Hattı: Sigara bırakmak isteyenlere destek olmak ama­ cıyla 27 Ekim 2010 tarihinde hizmete açılan danışma hattı ile 7/24 canlı destek ve­ rilerek günlük ortalama 1000’den fazla çağrı karşılanıyor. ň Sigara Bırakma Poliklinikleri ve Ücretsiz İlaç Temini: Sigara bırakma po­ likliniklerinde tütün bağımlılığı tedavisine yönelik tıbbi ve psikolojik destek sunu­ luyor, kişiye özel tedavi planları uygulanıyor. Türkiye genelinde 1.447 sigara bı­ rakma polikliniği hizmet veriyor, uygun görülen hastalara sigara bırakma ilaçları ücretsiz sağlanıyor. ň Yerinde Sigara Bırakma Danışmanlığı: Kamu kurumlarında sigara bırakmayı teşvik etmek amacıyla 30 Temmuz 2025 tarihinden itibaren verilen bu hizmet ile 81 ilde 568 kamu kurumunda 15.312 kamu personeline tütün ürünü kullanımı ve zararları, bırakma hizmetleri konusunda eğitim verilerek sigara bırakma hizmetle­ rine yönlendirme yapıldı. ň Tütün ile Mücadele Timleri ve Mobil Sigara Bırakma Poliklinikleri: Mey­ danlar, parklar, organize sanayi bölgeleri, üniversite kampüsleri, AVM’ler, pazar yerleri gibi insanların yoğun olarak bulunduğu yerlerde nikotin bağımlılığı testi uy­ gulanarak ve karbonmonoksit (CO) düzeyi ölçümü yapılarak bağımlılık düzeyine uy­ gun olarak gerekli bilgilendirme ve yönlendirmeler yapılıyor. 1 Eylül 2025 tarihinde başlayan çalışmada sigarayı bırakmak isteyenler mobil sigara bırakma poliklinikleri­ ne yönlendiriliyor. Kampanya döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre ihbar sayısının %47, sigara bırakma polikliniği başvuru sayısının %78 arttığı belirlendi. ň Kısa Mesaj ile Sigara Bırakma Hizmetlerine Yönlendirme: 2026 yılı 9 Şu­ bat Sigarayı Bırakma Günü’nde, 2025 yılında sağlık kurumu başvurularında tütün ürünü kullandığını beyan eden yaklaşık 11,5 milyon kişi, kısa mesaj ile sigara bı­ rakma polikliniklerine ve ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’na yönlendirildi. Çalışma sonucu ilk muayene başvurularında %33, 2025 yılına göre ilk muayene için başvurularda %94 oranında artış oldu. ň Vergilendirme: Tütün ve alkol ürünlerine uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), özellikle gençlerin bu maddelere başlamasını önlemede en etkili politikalardan biri olarak uygulanıyor. ň SİBERAY Programı: Siber suçlarla mücadelede suçların gerçekleşmeden önlen­ mesi, için 2020 yılı itibarıyla Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda SİBE­ RAY programı faaliyete geçirildi. SİBERAY programı kapsamında güvenli ve bilinçli internet kullanımı, siber güvenlik, siber suç, siber zorbalık, yasa dışı bahisle müca­ dele, teknoloji bağımlılığı ve dijital okuryazarlık konularında afiş, broşür, kamu spo­ tu, seminer, kitap ve video içerikleri geliştirildi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   2 1   •   M A R T 2 0 2 6 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   2 2   •   M A R T 2 0 2 6 ň Münazara Turnuvaları: Bağımlılıklara karşı en riskli grup olan liseli gençleri bağımlılıklardan korumak ve onlara olumlu alternatif alışkanlıklar kazandırmak amacıyla ülke genelinde Yeşilay Liseler Arası Münazara Turnuvası gerçekleştirili­ yor. İlki 2021’de İstanbul’da pilot olarak düzenlenen bu turnuva Münazara Tanıtım Etkinlikleri, Asenkron Eğitim Paketleri, Bölge Şampiyonaları ve Türkiye Final Şam­ piyonası etaplarından oluşuyor. ň Davranışsal Bağımlılıklar ile Mücadele Grup Müdahale Programı: Millî Eğitim Bakanlığı tarafından davranışsal bağımlılık riski olduğu tespit edilen ortao­ kul ve lise öğrencilerine yönelik geliştirilen Grup Müdahale Programı ile öğrencile­ rin kendilerini tanıması, problemli internet kullanımına neden olan psikolojik ihti­ yaçlarını fark etmesi ve sağlıklı hedefler belirlemesi amaçlanıyor. 10 oturum olarak hazırlanan program 2023 yılında uygulamaya başlandı. ň “Güvenli Tık” Programı: 2019 yılında, internetin bilinçli ve güvenli kullanımını teşvik etmek amacıyla TRT Haber kanalında hazırlanan, her bölümü 10 dakika sü­ ren ve haftada bir kez yayınlanan “Güvenli Tık” adlı 13 bölümlük eğitim ve kültür programı ile internet kullanıcılarının farkındalıklarını artırmak hedeflendi. ň Güvenli İnternet Merkezi: Güvenli İnternet Merkezi, çocuklar ve gençler başta olmak üzere internet kullanıcılarının internet teknolojilerini bilinçli ve etkin kul­ lanmalarını sağlamak amacıyla 2016 yılında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesinde kuruldu. Bilinçlendirme Merkezi, İnternet Yardım Merkezi ve Bil­ gi İhbar Merkezi olmak üzere üç ana bileşenden oluşuyor. ň Güvenli Web Portalı ve İnternet Yardım Portalı: BTK bünyesindeki oluş­ turulan Güvenli Web Portal ile internetin sunduğu fırsatlar ve getirdiği riskler konusunda başta çocuklar ve gençler olmak üzere internet kullanıcılarını bilgi­ lendirmek amacıyla bilinçli, güvenli ve etkin internet kullanımıyla ilgili eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştiriliyor. Ayrıca İnternet Yardım Portalı ile inter­ net kaynaklı yaşanabilecek olumsuzluklar karşısında internet kullanıcılarını doğ­ ru kaynaklara yönlendirmek veya yaşadıkları problemlerin çözümüne uzman des­ teği ile katkı sunmak amaçlanıyor. İnternet Yardım Portalı ve Alo 141 İnternetin Bilinçli ve Güvenli Kullanımı Hattı’nda kullanıcıların dijital sağlık ve bağımlılık ile ilgili bilgi talepleri cevaplanıyor. ň RTÜK Medya Okuryazarlığı Seminerleri: Dijital bağımlılıkla mücadele ve ekran kullanım süreleri ile ilgili farkındalığı arttırmak amacıyla RTÜK tarafından yaş grubuna göre çeşitlendirilmiş şekilde medya okuryazarlığı seminerleri gerçek­ leştiriliyor. Bu kapsamda verilen seminer sayısı 450’ye ulaştı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   2 3   •   M A R T 2 0 2 6 ň RTÜK Medya ve Çocuk Dergisi: 9-14 yaş arası çocukların bilinçli medya kul­ lanımını desteklemek için ve dijital bağımlılığı önleme mekanizması olarak yıllık periyodda yayımlanıyor. ň Koruyucu Sembol Sistemi Akıllı İşaretler: RTÜK koordinasyonunda, uluslararası uygulamalar da dikkate alınarak geliştirilen ve 2006 yılının ikinci ya­ rısından itibaren ulusal televizyon kanallarında hayata geçirilen “Akıllı İşaretler” ile televizyon programlarının izleyici yaşı ve program içeriğine göre sınıflandırılması yapılarak söz konusu programların zararlı etkilerinden çocukların ve gençlerin ko­ runması amaçlanıyor. ň Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı: Çocukların dijital ortamlarda maruz kalabilecekleri çok yönlü risklerden korunma­ larını sağlamak, aynı zamanda dijitalleşmenin sunduğu fırsatlardan bilinçli, güven­ li ve üretken bir şekilde faydalanmalarını mümkün kılmak amacı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda, ilgili kurumların katkısı ile Dijital Dün­ yada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı hazırlandı ve 03.02.2026 tarihinde yayımlandı. ň Çocuklar Güvende Web Sitesi ve Mobil Uygulaması: Çocukların dijital dünya­ da karşılaşabilecekleri risklere karşı bilinçlenmelerini desteklemek ve ebeveynlere yol göstermek amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, Çocuklar Güvende web sitesi ve mobil uygulaması oluşturuldu. Web sitesinde; ebeveyn denetim araçla­ rının tanıtımı, bu araçların nasıl kurulacağı ve kullanılacağına ilişkin açıklamalar yer alıyor. Ayrıca çocukların internet ortamında karşılaştıkları zararlı içerikleri bildirebi­ lecekleri “Benimle Paylaş” alanı bulunuyor. Web sitesine cocuklarguvende.gov.tr adre­ sinden erişim sağlanıyor. “Çocuklar Güvende” mobil uygulaması ile çocuklar ve ebevey­ nler, dijital ortamlarda karşılaştıkları riskleri hızlı ve güvenli bir şekilde bildirebiliyor; bilgilendirici içeriklere ve rehberlere cep telefonları üzerinden kolaylıkla erişebiliyor. ň Farkındalık Materyalleri: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, ço­ cukları dijital dünyada karşılaşabilecekleri riskler konusunda bilgilendirmek, onla­ ra güvenli internet kullanımına dair temel kuralları aktarmak, ebeveynlere çocukla­ rına rehberlik edebilmeleri için yol göstermek amacı ile “Benim Güvenli İnternetim” hikâye kitabı; ebeveynleri bilişim teknolojilerinin faydaları, riskleri ve ebeveyn yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek ve desteklemek amacı ile “Çocukların Dijital Risklerden Korunmasında Ebeveyn Rehberi”; çocukları ve ebeveynleri siber suçlar ve siber zorbalık konusunda bilgilendirmek amacı ile “Siber Suç ve Siber Zor­ balıktan Korunma Rehberi”, çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri risk­ lerden korunmalarını sağlamak amacıyla “Çocuklar için Dijital Güvenlik Kılavuzu”, ailelerin çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmelerini teşvik etmek, ekran bağımlılığı­ nı azaltmak ve çocukların gelişimlerini desteklemek amacıyla “Çocuklarla Keşfet, Oyna, Öğren Rehberi”, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlandı. ň “Ekranla Değil Akranla Büyüsün Çocuklar” Kampanyası: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yürütülen ve 2018-2022 yıllarını kapsayan “Ekranla Değil Akranla Büyüsün Çocuklar Kampanyası” ile çocukların teknolojiyi doğru, etkili ve bilinçli kullanmayı öğrenmeleri, serbest zamanlarını akranları ile verimli değerlen­ dirmeleri, iletişim yeteneklerinin ve yaşam becerilerinin geliştirilmesine katkı ya­ pılması amaçlandı. ň CBİKO Ekran Bağımlılığı Eğitimleri: Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisinin (CBİKO) tüm kamu personellerinin erişebileceği çevrim içi eğitim platfor­ mu olarak tasarladığı Uzaktan Eğitim Kapısı’nda RTÜK tarafından hazırlanan ek­ AY I N TA R İ H İ 2 9   •   2 4   •   M A R T 2 0 2 6 ran bağımlılığıyla ilişkili medya okuryazarlığı, çocuklarda ve ergenlerde televizyon bağımlılığı, çocuklarda ve ergenlerde ekran bağımlılığı, sosyal medya bağımlılığı ko-nularında eğitimler bulunuyor. Söz konusu eğitimler gençlere yönelik olarak Ka­ riyer Kapısı’nda da yer alıyor. ň Proje Karşılığı Destek: İçişleri Bakanlığı bütçesinden derneklere proje karşı­ lığında destek sağlanarak 2010 yılından günümüze kadar Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı ile Mücadele konu başlığında toplamda 263 derneğe 52 milyon TL’nin üzerinde finansman sağlandı. ň Sosyal Medya ve Teknoloji Bağımlığı Eğitimleri: Cumhurbaşkanlığı İle­ tişim Başkanlığı tarafından iletişim, sosyal medya, dijital okuryazarlık ve teknoloji bağımlılığı konularında pek çok kurum, üniversite ve liselerde eğitimler veriliyor. ň İletişim Çalışmaları: İlgili kurum ve kuruluşlarca düzenlenen medya okuryazarlı­ ğı seminerleri, söyleşiler, paneller ve çalıştay gibi etkinliklerin yanı sıra kamu spotları, broşür ve rehberler, sosyal medya kullanım kılavuzu, ebeveyn rehberleri hazırlandı. Danışma, Tedavi ve Rehabilitasyon Bağımlılıkla mücadelede danışma, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri, bireyin ye­ niden sağlıklı bir yaşama kavuşmasını hedefleyen temel araçlar arasında yer alıyor. Bu hizmetler, bağımlılığın erken aşamada tespit edilmesini, tedavi sürecinin profesyonel destekle yürütülmesini ve tedavi sonrasında bireyin toplumsal hayata uyum sağlaması­ nı amaçlayan çok aşamalı bir sistem üzerine kurulmuş durumda. Bu alanda geliştirilen hizmet ağı, farklı kurum ve kuruluşların katkısıyla genişletilerek bireylerin ihtiyaç duy­ duğu desteğe daha kolay ulaşabilmesini sağlıyor. “Yerinde Sigara Bırakma Danışmanlığı” kapsamında Türkiye’de bağımlılık tedavi­ si hizmetleri, yurt dışında yaşayan vatandaşları da kapsayacak şekilde geniş tutuluyor. Farklı ülkelerde yaşayan vatandaşlara danışmanlık ve yönlendirme hizmetleri sunulu­ yor, tedavi süreçlerine erişimleri kolaylaştırılıyor. Bağımlılık tedavisi aynı zamanda sos­ yal güvenlik sistemi tarafından destekleniyor. Tedavi süreçlerinin güvenli ve düzenli biçimde yürütülmesi amacıyla elektronik renkli reçete uygulaması kullanılıyor. Bu uygulama sayesinde bağımlılık tedavisinde kullanılan ilaçların kontrolü sağlanıyor ve kötüye kullanımın önlenmesine yönelik önemli bir adım atılıyor. Klinik rehber ve protokoller de sağlık çalışanlarının tedavi sü­ reçlerini bilimsel standartlara uygun biçimde yürütmelerine katkı sunuyor. Danışma merkezlerinde erken müdahale Danışma merkezleri, bağımlılıkla mücadelede ilk başvuru noktalarından biri ola­ rak önemli bir rol üstleniyor. Bu merkezlerde bireylere psikolojik destek sağlanıyor, ba­ ğımlılıkla ilgili riskler konusunda bilgilendirme yapılıyor ve gerekli durumlarda tedavi kurumlarına yönlendirme gerçekleştiriliyor. Danışma hizmetleri, hem bağımlılık riski taşıyan bireyler hem de aileler için rehberlik işlevi görüyor, erken müdahale imkânı su­ narak bağımlılığın ilerlemesini önlemeye yönelik çalışmalar yürütülüyor. Bağımlı bireylere ve yakınlarına bilgilendirme, psikolojik destek ve yönlendirme hizmeti sunan merkezler A ve B tipi olarak ikiye ayrılıyor. A tipi merkezler psikolojik/ sosyal destek ve toplum temelli çalışmalardan sorumluyken, B tipi merkezler daha çok yönlendirme odaklı çalışmalar yürütüyor. 2015 yılında Türkiye Yeşilay Cemiyeti bünyesinde kurulmuş olan YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi) danışmanlık hizmetleri kapsamında önemli rol üstleniyor. Mer­ kezlerde Türkiye Bağımlılık Rehabilitasyon Modeli ile mevcut yüksek nüks oranlarının azaltılması ve bireylere bağımlılık sürecinden çıkmaları için hem psikolojik destek hem AY I N TA R İ H İ 2 9   •   2 5   •   M A R T 2 0 2 6 de sosyal rehabilitasyon imkânı sunularak bağımlılıktan kurtulan bireylerin topluma yeniden entegrasyonu sağlanıyor. YEDAM’lar Türkiye’de ve KKTC’de 105 merkez ile tü­ tün, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığı konularında ücretsiz destek sunuyor ve 115 Danışma Hattı ile hizmet veriyor. Danışmanlık hizmetleri kapsamında Sağlık Bakanlığı bünyesinde hizmet veren Sağ­ lıklı Hayat Merkezleri de önemli bir işlev görüyor. Sağlıklı Hayat Merkezlerinde; risk fak­ törleriyle mücadele, beslenme danışmanlığı, psikososyal danışmanlık, ağız ve diş sağlığı, enjeksiyon hizmetleri, kadın ve üreme sağlığı, okul sağlığı, kanser erken teşhis ve tarama ve eğitim, sigara bırakma danışmanlığı, uyuşturucu kullanan kişi ve yakını için danış­ manlık, enfeksiyon hastalıklarının kontrolü, bulaşıcı olmayan hastalıkların yönetimi ve gereksinimlere göre Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenecek diğer hizmetler, bütün­ cül anlayışla, ilgili mevzuatlar doğrultusunda sunuluyor. Ülke genelinde 343 merkezde madde bağımlılığı danışmanlığı ve ileri tedavi birimlerine yönlendirme yapılıyor. Arındırma merkezleri Arındırma merkezleri, bağımlılık tedavisinin tıbbi boyutunu oluşturan önemli bir aşamayı temsil ediyor. Bu merkezlerde bağımlı bireylerin madde kullanımından kay­ naklanan fiziksel etkilerden arındırılması sağlanıyor, tıbbi gözetim altında yoksunluk süreci yönetiliyor. Arındırma sürecinin ardından bireylerin rehabilitasyon programları­ na yönlendirilmesiyle tedavi sürecinin devamlılığı sağlanıyor. Arındırma merkezlerinde yetişkinler (AMATEM) ve çocuk-ergenler (ÇEMATEM) için yataklı veya ayaktan hizmet veriliyor. Türkiye genelinde 1.612 yatak kapasiteli 65 yataklı arındırma merkezi ve 79 ayakta hizmet veren arındırma merkezi bulunuyor. Tedavi merkezlerine bireysel başvurulabildiği gibi ALO 191 Uyuşturucu ile Müca­ dele Danışma ve Destek Hattı aracılığıyla randevu alınarak da başvurulabiliyor. Sağlık Bakanlığı tarafından 2024 yılında AMATEM’lere 373 bin bağımlının başvurduğu, bun­ lardan 10 bin 473’ünün yatakta tedavi olduğu belirtiliyor. Aynı yıl ÇEMATEM’lere baş­ vuran 10 bin 383 kişiden 799 genç ve ergenin, yatakta tedavi aldığı bildiriliyor. Rehabilitasyon Merkezleri Rehabilitasyon hizmetleri uzun vadeli bir iyileşme perspektifiyle sürdürülüyor. Psi­ kolojik destek programları uygulanıyor, bireysel ve grup terapileri gerçekleştiriliyor. Mesleki eğitim faaliyetleri ile bireylerin üretken bir yaşam kurması destekleniyor. Sosyal uyum programları aracılığıyla tedavi sonrası topluma entegrasyon sağlanıyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   2 6   •   M A R T 2 0 2 6 Rehabilitasyon merkezleri; Sağlık Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlar ile kanun­ la kurulan veya kurulması öngörülen ve Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş vakıflar tarafından ayakta veya yataklı olarak kuruluyor. Sağlık Bakanlığına bağlı 16 rehabili­ tasyon merkezi bulunuyor. Rehabilitasyon modellerinde Yeşilay’ın REHAB ve Sağlık Bakanlığının BAHAR uy­ gulamaları öne çıkıyor. REHAB (Yeşilay Rehabilitasyon Modelleri), “terapötik topluluk yaklaşımı” ve “ahilik” felsefesine dayanan, 6 ay süren yatılı bir program ile bireylerin mesleki atölyelerde beceri kazanırken günlük yaşam sorumluluklarını da üstlendiği bir model olarak karşımıza çıkıyor. BAHAR (Bağımlı Hastalar İçin Rehabilitasyon) ise arın­ dırmayı tamamlamış bireylerin sosyal hayata geçişini kolaylaştıran bir stabilizasyon aşaması olup, Türkiye genelinde 19 merkezi bulunuyor. Ayrıca 2026 yılının başından itibaren İstanbul Sancaktepe’de 200 yatak kapasitesine sahip “Sağlıklı Yaşam Köyü”nde de hasta kabul ediliyor. Yeşilay, Yataklı Rehabilitasyon Merkezlerini 2023 yılında Diyarbakır ve Bursa, 2025‘te ise Kayseri’de hayata geçirdi. Türkiye’ye özgü bir bağımlılık tedavi modeli olan 40’ar yatak kapasiteli Yeşilay Rehabilitasyon Merkezleri, 15 yaş ve üzeri alkol-madde ba­ ğımlısı bireylerin tedavi görebileceği, ortam tedavisini amaçlayan 6 aylık bir tedavi süreci­ ni kapsayan, haftanın 7 günü 24 saat hizmet veren, danışanın bilgilerinin gizli tutulduğu, bireyselleştirilmiş, ücretsiz ve yatılı tedavi merkezler olarak önemli bir görev ifa ediyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, bağımlı bireylere ve yakınlarına bağımlılıkla ilgili olarak gerekli yönlendirmeleri yapmak, yönlendirmelerin takibini sağlamak ve danışanların sosyal destek ihtiyaçlarını gidermeye yönelik müdahaleleri gerçekleştirmek amaçlarını taşıyan Sosyal Uyum Süreci Danışmanlığı (SUSD) gündüz­ lü hizmet modeli olarak uygulanıyor. SUSD hizmet modeli kapsamında tütün, madde, alkol bağımlılığı gibi kimyasal kökenli madde bağımlılıklarının yanı sıra kumar bağım­ lılığı ve teknoloji bağımlılığı gibi davranışsal bağımlılık alanlarında da hizmet veriliyor. Ayrıca ceza infaz kurumlarında da bağımlılıkla mücadele kapsamında rehabili­ tasyon hizmetleri sürdürülüyor. Bu doğrultuda bazı ceza infaz kurumları bağımlılıkla mücadeleye yönelik olarak müstakil şekilde faaliyete geçirilirken, bazı kurumlarda ise özgülenmiş rehabilitasyon bölümleri oluşturuldu. Ceza infaz kurumlarının tamamında uygulanan SAMBA (Sigara, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Programı) başta olmak üzere psikososyal destek, eğitim ve rehabilitasyon odaklı programlar söz konusu ku­ rumlarda daha yoğun ve özellikli bir şekilde yürütülüyor AY I N TA R İ H İ 2 9   •   2 7   •   M A R T 2 0 2 6 Danışma ve Destek Hatları Bağımlılıkla mücadelede telefon hatları ve iletişim kanalları da etkin bir destek aracı olarak kullanılıyor. ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı, bağım­ lılık konusunda bilgi almak isteyen bireylere ve ailelere rehberlik sağlıyor, gerekli du­ rumlarda sağlık kuruluşlarına yönlendirme imkânı sunuyor. ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı tütün bağımlılığıyla mücadelede danışmanlık ve destek hizmeti veriyor. Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi ise sağlık hizmetleriyle ilgili başvuruların iletilmesi ve süreçlerin takip edilmesi amacıyla vatandaşlara hizmet sunuyor. 2015 yılında Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) bünyesinde faaliyete geçirilen 115 YEDAM Danışma Hattı ise tütün, alkol, madde, kumar ve internet bağımlılığı konu­ larında bireylere ve ailelerine ücretsiz danışmanlık hizmeti sunuyor. YEDAM Danışma Hattı yalnızca bir yönlendirme mekanizması değil, aynı zamanda bağımlılık alanında erken müdahale ve destek sürecinin aktif bir parçası olarak çalışıyor. Hafta içi 08.30– 24.00, hafta sonu ise 08.30–17.30 saatleri arasında hizmet veren YEDAM Danışma Hattı, 2015 yılından günümüze kadar 1.617.563 çağrıya yanıt vererek bağımlılıkla mücadelede önemli bir destek mekanizması oluşturdu. Bağımlılıkla mücadelede toplumu bilinçlendirmeye yönelik sürdürülebilir ve etkili uy­ gulamalardan biri olan Alo 141 Güvenli İnternet Bilgi Destek Hattı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 7/24 esasına göre hizmet veriyor. 2019’da faaliyete geçen söz konusu hat üzerinden 2025 yılı sonuna kadar yaklaşık 560 bin çağrıya cevap verildi. Ayrıca, bağımlılıklarla mücadele konusunda CİMER’e yapılan başvurular, karar alıcı­ lar için rehber niteliği taşıyor. Vatandaşlarımızın bu konudaki duyarlılığı; sistem üzerinden ilettikleri şikâyetler, öneriler ve çözüm talepleri aracılığıyla somut adımlara dönüşerek, ba­ ğımlılıkla mücadele politikalarının daha dinamik ve kapsayıcı olmasına katkı sağlıyor. Mücadelenin İletişim Boyutu Bağımlılıkla mücadele kapsamında Türkiye’de birçok kurum tarafından kapsamlı ile­ tişim, eğitim ve farkındalık çalışmaları yürütüldü. Bu çalışmalarla toplumda bilinç oluş­ turulması hedeflendi ve bağımlılık türlerinin zararları konusunda kamuoyunun bilgilen­ dirilmesi sağlandı. Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu koordinasyonunda hazırlanan stratejik iletişim belgesi doğrultusunda bağımlılıkla mücadele faaliyetleri planlandı, ku­ rumlar arasında ortak bir iletişim dili oluşturuldu. Bu belge ile bağımlılık türlerine karşı toplumsal farkındalık artırıldı, risklerin azaltılması ve davranış değişikliğinin sağlanması amaçlandı. Oluşturulan rehber ile “"bağımlı” bireyle mücadele eden değil, “bağımlılık” ile AY I N TA R İ H İ 2 9   •   2 8   •   M A R T 2 0 2 6 mücadele eden proaktif bir yaklaşım benimsendi. Aynı zamanda toplumun farklı kesim­ lerine ulaşan iletişim yöntemleri geliştirildi ve önleyici çalışmalar güçlendirildi. Bağımlılıkla mücadele alanında sosyal medya platformları, internet siteleri ve eği­ tim programları aracılığıyla bilgilendirme faaliyetleri yürütüldü. Kurulun sosyal medya hesaplarında farkındalık içerikleri paylaşıldı, bağımlılığın zararları hakkında bilgilen­ dirici mesajlar yayımlandı. Ayrıca kamuoyuna yönelik bilgilendirici çalışmalar yürütül­ dü ve bağımlılık türleri hakkında doğru bilgi aktarılması sağlandı. İlgili kurum persone­ line yönelik iletişim eğitimleri düzenlendi, sahada görev yapan çalışanların bağımlılık konularını daha etkili şekilde anlatabilmesi hedeflendi. Bağımlılıkla mücadelede iletişim stratejilerinin geliştirilmesi amacıyla ulusal dü­ zeyde çalıştaylar ve toplantılar gerçekleştirildi. İl ve ilçe düzeyinde düzenlenen çalış­ taylarda yerel ihtiyaçlar dikkate alındı. Bu toplantılarda vatandaşların görüşleri alındı, toplumun karşılaştığı sorunlar değerlendirildi. Katılımcılar bağımlılıkla mücadele ko­ nusunda öneriler sundu ve farklı deneyimler paylaşıldı. Bu görüşler değerlendirildi ve hazırlanan raporlar ilgili kurumlara iletildi. Böylece bağımlılıkla mücadele politikaları­ nın toplumun ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirilmesi amaçlandı. Bağımlılıkla mücadele iletişim çalışmaları kapsamında tütün bağımlılığına yönelik 2012-2018 yılları arasında “Dumansız Hava Sahası Medya İletişim Kampanyası”; 2018- 2024 yılları arasında “Tam Dumansız Hava Sahası Medya İletişim Kampanyası”; 2024- 2025 yılları arasında “Tütünsüz Türkiye İletişim Kampanyası”, 20 Mayıs–10 Temmuz 2025 tarihleri arasında, 81 ilde “Sigarayı Bırak, Hayatını Değiştir” Kampanyası ile geniş kitlelere ulaşıldı. 2026 yılı itibarıyla “Dumansız Türkiye Medya İletişim Kampanyası” başlatıldı. Uyuşturucu bağımlılığına yönelik ise 2018-2025 yılları arasında “Başarabilirsin Medya İletişim Kampanyası” yürütüldü. 2026 yılı itibarıyla ise “Bağımsızlık Yılı Medya İletişim Kampanyası” başlatıldı. Tüm bu kampanyalar kapsamında sosyal medya he­ sapları üzerinden farkındalık paylaşımları yanında hem dijital hem de geleneksel medya yoluyla çalışmalar yapıldı. Başarabilirsin, Onlar Kazanırken Biz Kaybediyoruz, Sigarayı Bırak Hayatı Bırakma, Sigara Gerçekleri ve Dumansız Türkiye gibi kamu spotları ile ka­ muoyunun dikkati çekildi, sanatçılar ve sporcular gibi rol model kişilerin kampanyaya destek vermesi sağlandı. Ayrıca bağımlılıklarla mücadelede topyekûn bir toplumsal kararlılığın göstergesi olarak “Bağımsız Gelecek, Sağlıklı Nesiller” anlayışıyla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan tarafından 2026 yılı, “Bağımsızlık Yılı” ilan edildi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   2 9   •   M A R T 2 0 2 6 Yeşilay Zümrüdüanka Ödülleri Bağımlılıkla mücadele alanında başarılı çalışmaları teşvik etmek amacıyla Yeşilay tarafından Zümrüdüanka Ödülleri veriliyor. Bu ödüller, bağımlılıkla mücadeleye katkı sağlayan kişi ve kurumların çalışmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Akademi, medya, sanat, siyaset, spor ve sosyal sorumluluk gibi farklı alanlarda verilen ödüller sayesinde toplumun çeşitli kesimlerinde yürütülen çalışmalar görünür hâle getiriliyor. Bu uygu­ lama, bağımlılıkla mücadele alanında yeni projelerin geliştirilmesini teşvik ediyor. YeşilayFest Gençlerin bilinçlendirilmesi ve bağımsızlık temasının vurgulanması amacıyla kurgulanan YeşilayFest festivalleri, eğlence ile eğitimi bir araya getiriyor. Festival kapsamında konserler, bilgi yarışmaları, tiyatro gösterileri, sanat sergileri, gelenek­ sel sıra gecesi etkinlikleri ve söyleşiler gerçekleştiriliyor. Etkinliklerde katılımcılar bağımlılıkla mücadele konusunda uzmanlar tarafından bilgilendiriliyor, kurulan stant alanlarında bire bir danışmanlık hizmeti sunuluyor. Bu faaliyetlerle gençlerin bağımlılıklar konusunda bilinç düzeylerinin artırılması ve sağlıklı yaşam farkındalı­ ğı kazanmaları hedefleniyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   3 0   •   M A R T 2 0 2 6 2023 yılında Ankara, Diyarbakır ve Sakarya illerinde gerçekleştirilen YeşilayFest, Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün fon desteğiyle düzenlendi. 7 farklı bölgenin her birinde gençlerin katılım sağladığı etkinlikte; konser, Şişenin Dibi Sergi­ si, Alkol Gözlüğü Simülasyonu, Film İzleme Etkinliği, Yeşilay Gönüllü Çalışmalarında Kültür ve Sanat Faaliyetleri Çalıştayı gerçekleştirildi. 2025 yılında ise Eskişehir Anadolu Üniversitesi, İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Konya Necmettin Erbakan Üni­ versitesi kampüslerinde YeşilayFest etkinlikleri düzenlendi. Kamu yayıncılığı ve medya iş birliği Kamu yayıncılığı alanında faaliyet gösteren kurumlar da bağımlılıkla mücadelede önemli rol üstleniyor. Anadolu Ajansı tarafından hazırlanan haberler aracılığıyla ba­ ğımlılıkla ilgili faaliyetler kamuoyuna aktarılıyor. Haberlerde uzman görüşlerine yer veriliyor, bağımlılığın bireysel ve toplumsal etkileri ele alınıyor. Analizler ve özel dosya haberler aracılığıyla bağımlılık konusunun farklı yönleri inceleniyor. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu da bağımlılıkla mücadele kapsamında televiz­ yon, radyo ve dijital platformlar aracılığıyla çeşitli yayınlar gerçekleştiriyor. Diziler, bel­ geseller ve bilgilendirici programlar yoluyla bağımlılığın bireysel ve toplumsal zararları­ na dikkat çekiliyor. Hazırlanan kamu spotları Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) sunuluyor; RTÜK tarafından yapılan değerlendirme sonucunda uygun bulunan kamu spotları yayın kuruluşlarına tavsiye ediliyor. Bu kamu spotları aracılığıyla topluma uya­ rıcı mesajlar veriliyor ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi teşvik ediliyor. Medya mensuplarına yönelik eğitim programları da bağımlılıkla mücadelede önem­ li bir yer tutuyor. Bu eğitimlerde gazetecilere bağımlılık konularının nasıl ele alınması gerektiği anlatılıyor. Doğru ve etik habercilik ilkeleri vurgulanıyor, topluma doğru bilgi aktarılmasının önemi açıklanıyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan “Doğru Habercilik ve Medya Etiği” adlı rehber eserde, bağımlılık konuları­ nın medyada nasıl ele alınması gerektiği anlatılıyor. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 2025 yılında yayımlanan “Türkiye Yüzyılında Bağımlılıklarla Mücadele Seferberliği” kitabı ile Türkiye’nin ba­ ğımlılıklarla mücadele politikası, arz ve talebi önlemek üzere sahada yürütülen faali­ yetler, tedavi ve rehabilitasyon çalışmaları ile iletişim faaliyetleri ve bilimsel alandaki çalışmaların ele alındığı, bireyden başlayıp aileye ve toplumun tüm kesimlerine yayılan seferberlik anlatılıyor. Bunun yanında medya ortamının güvenli ve sağlıklı bir yapıda sürdürülmesi ama­ cıyla çeşitli düzenleyici ve denetleyici faaliyetler yürütülüyor. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından yayınlar, 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde izleniyor ve değerlendiriliyor. Yayınlarda bağımlılık yapıcı maddeleri özendirici nitelikte içeriklere yer verilmesi gibi yayın ilkelerine aykırılık teşkil eden durumların tespiti hâlinde gerekli idari yaptırımlar uygulanıyor. Bu uygulamalarla özellikle çocukların ve gençlerin zararlı içe­ riklerden korunması hedefleniyor; aynı zamanda toplumsal ve kültürel değerleri gözeten sorumlu yayıncılık anlayışı güçlendiriliyor. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar, bağımlı­ lıkla mücadelede medyanın sorumluluğunu pekiştiriyor ve toplumda farkındalık düzeyi­ nin artmasına katkı sağlıyor. Ayrıca televizyon ve radyo programlarında uzman görüşle­ rine yer veriliyor, sosyal medya platformlarında interaktif kampanyalar düzenleniyor. Toplumu kötü alışkanlıklardan korumaya yönelik faaliyetler Nesli korumak ve toplumsal yapının dokusunu güçlendirmek amacıyla kültür-sa­ nat, gençlik ve din hizmetleri gibi pek çok alanı kapsayan geniş bir yelpazede faaliyetler yürütülüyor. Bireyleri özellikle gençlik dönemindeki risklere karşı dirençli hâle getirmek ve boş zamanlarını verimli aktivitelerle değerlendirmelerini sağlamak amaçlanıyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   3 1   •   M A R T 2 0 2 6 Bağımlılık konulu tiyatro eserleri hazırlanıyor, üniversite öğrencilerine yönelik dü­ zenlenen “Sağlıklı Fikirler Kısa Film Yarışması” ve “Bağımlılığa Karşı, Sanatın Gücü” konulu ”Genç Sanat: 5. Afiş Tasarım Yarışması” gibi yarışmalarla gençlerin bağımlılığa karşı kendi perspektiflerini sanat yoluyla ifade etmeleri teşvik ediliyor. Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı sanat birimlerince gerçekleştirilen etkinlikler öncesinde ba­ ğımlılığa karşı bilinçlendirme faaliyetleri yürütülüyor. 81 ildeki kültür merkezleri ve halk kütüphaneleri; bağımlılıkla mücadele eğitimle­ ri, kamu spotu gösterimleri ve broşür dağıtımı gibi etkinlikler için merkez üssü olarak kullanılıyor. “Ekransız Beş Gün” gibi programlarla gençlerin dijital dünyadan kopup sosyalleşebilecekleri el sanatları ve kitap okuma atölyeleri düzenleniyor. Bu kapsamda 2025 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı hizmet veren halk kütüphanelerinde; tütün ile mücadele kapsamında 1.146 kişinin katılımı ile 30 etkin­ lik, uyuşturucu ile mücadele kapsamında 3.150 kişinin katılımı ile 30 etkinlik, davra­ nışsal bağımlılıkla mücadele kapsamında teknoloji ve internetin bilinçli ve etkin kulla­ nıma yönelik olarak 15.959 kişinin katılımı ile 416 etkinlik düzenlenmiş bulunuyor. Türkiye genelindeki 522 gençlik merkezinin 4 milyona ulaşan üyesine bilim, sanat, spor ve teknoloji alanlarında ücretsiz hizmet sunularak onları kötü alışkanlıklardan uzak tutmak hedefleniyor. “Sporla Kal Güvende Kal”, “Bağımlı Olma Sporcu Ol” ve “So­ kaklar Bizim” gibi projelerle gençler spora yönlendiriliyor ve hem fiziksel hem de karak­ ter gelişimleri destekleniyor. DENEYAP Teknoloji Atölyeleri ve TÜBİTAK bilim söyle­ şileri ile gençlerin enerjisi tüketime (oyun bağımlılığına) değil, yerli ve millî teknolojik üretime yönlendiriliyor. 81 il ve 483 ilçede görev yapan 1.128 bağımlılıkla mücadele koordinatörüyle vaaz, hutbe ve konferanslar düzenleniyor. Kur’an kursları, yurtlar ve aile rehberlik bürola­ rında madde, alkol, tütün ve teknoloji bağımlılığına karşı bilinçlendirme çalışmaları ya­ pılıyor. AMATEM, ÇEMATEM ve YEDAM gibi merkezlerde yatan hastalara ve yakınları­ na manevi danışmanlık ve rehberlik hizmeti sunularak tedavi sürecine katkı sağlanıyor. Adalet Bakanlığı ile yapılan iş birliği protokolü çerçevesinde, ceza infaz kurumlarındaki tüm hükümlü ve tutuklulara yönelik manevi rehberlik faaliyetleri yürütülüyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, mücadelenin manevi boyutunda önemli bir paydaş olarak yer alıyor. Sağlıklı nesillerle umut dolu bir gelecek Türkiye’nin özellikle son çeyrek asırda bağımlılıklarla mücadelede katettiği mesafe, bu alandaki sarsılmaz kararlılığını ortaya koyuyor. Uyuşturucu, tütün, alkol ve davra­ nışsal bağımlılıklarla mücadele çalışmaları; bağımlılığın sadece bireysel bir sağlık soru­ nu olmadığını, aynı zamanda nesli koruma ve millî beka hedefinin bir parçası olduğunu gösteriyor. Mücadele, sadece kamu kurumlarıyla sınırlı kalmayan, Yeşilay gibi sivil toplum ku­ ruluşları, aileler, medya ve üniversitelerle eş güdüm içerisinde yürütülen bir dayanışma hareketi olarak karşımıza çıkıyor. Hazırlanan strateji belgeleri ve eylem planları, mücadelenin veriye dayalı, tekno­ lojik imkânlarla desteklenmiş ve bilimsel yöntemlerle izlenen bir yol haritasına sahip olduğunu teyit ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını “Aile Yılı”, 2026-2035 döne­ mini “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan etmesi; aile kurumunu güçlendirme, demografik yapıyı koruma amaçlarının yanı sıra “Sağlıklı Nesiller, Güçlü Türkiye, Güvenli Bir Gelecek” vizyonuna ulaşmak için verilen mücadeleye destek oluyor. Geleceğin teminatı olan ço­ cukların ve gençlerin zihinlerini ve bedenlerini korumak, devletin ve toplumun en ön­ celikli görevi olmaya devam ediyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   3 2   •   M A R T 2 0 2 6 Ayın Tarihi Türkiye AY I N TA R İ H İ 2 9   •   3 3   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yurt İçi Programı Türkiye Gündemi Kronolojisi Vefa/Hatıra: Cumhuriyet’in İlk Kadın Doktoru Safiye Ali Spor: Türk Sporunda Kadınların Temsili AY I N TA R İ H İ 2 9   •   3 4   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mart ayı programında, Ev Sahibi Türkiye-Ankara 31 Bin 73 Konut Kura Çekim Töreni, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 1. Etap Temel Atma Töreni, Hacı İbrahim Demir Camisi ve Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi başta olmak üzere çeşitli temel atma ve açılış programlarına katılarak konuşmalar gerçekleştirdi. Ramazan ayı boyunca milletvekilleri, Mehmetçik, esnaf ve sanatkârlar, devlet himayesindeki çocuklar, kadınlar, büyükelçiler, dinî azınlık temsilcileri, gazeteci ve yazarlar ile eğitim camiasıyla iftar programlarında bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı’nda Rize’de vatandaşlarla bayramlaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yurt içi programı Yurt İçi İran Lideri Hamaney için taziye mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran’ın dinî lideri Ayetullah Ali Hamaney için sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, “İran halkıyla birlikte bölgedeki tüm dostlarımızın, kardeşlerimizin hak ettiği huzura ve istikrara yeniden kavuşması, bölgemizde cereyan eden çatışma ortamının son bulması ve diplomasiye dönüş için Türkiye olarak çabalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerine yer verdi. A Millî Basketbol Takımı’nı tebrik Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, FIBA 2027 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 1. Tur C Grubu’nda Sırbistan’ı 94-86 mağlup ederek ikinci tura yükselmeyi garantileyen A Millî Basketbol Takımı’nı telefonla arayarak tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, “Arkadaşlar gerçekten bizlere çok farklı bir zafer kazandırdınız. Sırbistan’ı gerek orada gerekse kendi ülkemizde bu şekilde yenmeniz ve birinci sıraya Türkiye olarak oturmanız bize ayrı bir mutluluk yaşattı. İnşallah yolumuza devam edeceğiz ve Dünya Kupası’na gideceğiz. Tebrik ediyoruz.” dedi. Ankara Ankara 2026 01 Mart 03 Mart 2026 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   3 5   •   M A R T 2 0 2 6 Ankara 2026 03 Mart Ev Sahibi Türkiye-Ankara 31 Bin 73 Konut Kura Çekim Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Ev Sahibi Türkiye-Ankara 31 Bin 73 Konut Kura Çekim Töreni”ne katıldı. Yaptığı konuşmada sosyal konut projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyet tari­ hinin en büyük sosyal konut hamlesi olarak başlattığımız ve 24 Ekim’de tanıtımını yaptığımız ‘Ev Sahibi Türkiye’ projemizle 81 ilimizde 500 bin konut inşa edeceğimizin müjdesini milletimize vermiştik. Yüzyılın konut projesi hamdolsun milletimizin nezdinde büyük bir teveccüh gördü.” dedi. İstanbul 07 Mart 2026 8 Mart Dünya Kadınlar Günü İftar Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi” temasıyla düzenlenen iftar programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin kökünü kurutmak için ne gerekiyorsa hiç tereddüt etmeden yapıyoruz. Tek bir kadın veya çocuk şiddet kurbanı olmayana kadar bu mücadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz.” dedi. Ankara 05 Mart 2026 Esnaf ve Sanatkârlarla İftar Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salo­ nu’nda düzenlenen Esnaf ve Sanatkârlarla İftar Programı’na katıldı. Programda yaptığı konuşmada esnaf ve sanatkârlara yönelik des­ teklere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmet olarak hiçbir zaman ticaret erbabımızı yalnız bırakmadık. Destek paketlerimizle, teşviklerimizle, kredi imkânlarımızla ve yaptığımız düzenlemelerle esnafımızın ayakta kalması ve geleceğe güvenle bakabilmesi için gerekli tüm adımları attık.” dedi. Ankara 04 Mart 2026 Mehmetçikle İftar Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda düzenlenen Mehmetçikle İftar Programı’na katıldı. Programda yaptığı konuşmada Türkiye’nin güvenliğine ve tarih boyunca ortaya konulan mücadele ruhuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatanımız, bayrağımız, bağımsızlığımız ve mukaddes değerlerimiz tehdit edildiğinde, istiklalimiz ve istikbalimiz tehlikeye girdiğinde nasıl bir millet olduğumuzu bu topraklardaki bin yıllık tarihimizde defalarca gösterdik.” dedi. 03 Mart 2026 Ankara Milletvekilleriyle İftar Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde Meclis Şeref Salonu’nda düzenlenen Milletvekilleriyle İftar Programı’na katıldı. Programda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, sulh ve sükûnun tarafındayız, huzurun ve istikrarın tarafındayız, dayanışmanın ve iş birliğinin tarafındayız. Evrensel değerlerin, adaletin ve kalkınmanın tarafındayız. Sorunların diyalog ve diplomasi ile çözülmesinin; çatışma yerine müzakerenin savaş yerine barışın tarafındayız.” dedi. 06 Mart 2026 İstanbul Devlet Himayesindeki Çocuklarla İftar Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vahdettin Köşkü’nde düzenlenen programda devlet himayesindeki çocuklarla iftarda bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, programda çocuklarla sohbet ederek onlarla yakından ilgilendi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   3 6   •   M A R T 2 0 2 6 Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 1. Etap Temel Atma Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 1. Etap Temel Atma Töreni ile Üniversitenin 16 Eğitim ve Yurt Binasının Toplu Açılış Töreni’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada, “Sağlık sistemimiz, bugün geçmişe göre hiç ol­ madığı kadar güçlüdür, dayanıklıdır. Hastanelerimiz, sağlık tesislerimiz keza geçmişle kıyas kabul etmeyecek derecede modern bir donanım ve altyapıya sahiptir.” dedi. İstanbul 2026 13 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, “Milletimizin ortak değerlerinin, ortak geçmiş ve gelecek tasavvurunun en veciz nişanesi olan, millî mutabakat metnimiz olarak gördüğümüz İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105’inci yıl dönümünde, bu nadide hediyeyi bizlere armağan eden büyük mütefekkir, münevver ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle yâd ediyorum.” ifadelerini kullandı. Ankara 2026 12 Mart Ankara Ankara 2026 08 Mart 2026 09 Mart 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajla tüm kadınların gününü tebrik etti. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Türkiye’deki kadınlar olmak üzere gönül ve kültür coğrafyasının farklı bölgelerinde yaşayan kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında özellikle şehit anneleri, şehit eşleri ve şehit kızlarını da anarak kendilerine hürmetlerini iletti. Kabine Toplantısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi. Bölgesel gelişmeler ve İran krizi başta olmak üzere çeşitli başlıkların ele alındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmet olarak 28 Şubat’tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz hâlindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız. Hedefimiz, öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye’nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir.” dedi. Büyükelçilerle İftar Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyükelçilerle İftar Programı’na katıldı. İran’a yönelik saldırılar hakkında değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte tansiyonun düşürülmesi, akan kanın durdurulması, diyalog kapısının açılması için yoğun gayret gösterdik. İlkeli ve diplomasiyi önceleyen tutumumuzu hâlen koruyoruz. Bölgesel istikrarı tehdit eden, geleceğimizi ve gelecek nesilleri tehdit eden her soruna onurlu bir çözüm yolunun bulunabileceğine inanıyoruz. Yeni bir müzakere süreci mümkündür, hatta olmalıdır.” dedi. Ankara 2026 09 Mart 10 Mart 2026 Ankara Dinî Azınlık Temsilcileriyle İftar Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen iftar programında dinî azınlık temsilcileriyle bir araya geldi. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ramazanın paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendiren müstesna bir zaman dilimi olduğunu belirterek, “Türkiye, herkesin din ve vicdan hürriyetine sahip olduğu, inançlarını özgürce yerine getirebildiği ve karşılıklı saygının hâkim olduğu örnek bir ülkedir.” dedi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   3 7   •   M A R T 2 0 2 6 Ankara 2026 16 Mart Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Ödül Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı. Programda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakın çevremizden başlayarak bölgemizin ve gönül coğrafyamızın pek çok noktası bugün maalesef savaşlarla, krizlerle acılarla boğuşuyor. Bu yangının daha da büyümeden söndürülmesi, daha fazla insanın hayatını kaybetmemesi için hepimizin elini taşın altına koyması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Ankara 2026 17 Mart Hacı İbrahim Demir Camisi Açılış Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlatlıbel’de düzenlenen Hacı İbrahim Demir Camisi Açılış Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan programda yaptığı konuşmada, “Tarihimizin bir döneminde mabetsiz ve minaresiz şehir olarak tahayyül edilen başkent Ankara’mızın yeni cami­ lerle, yeni ibadethanelerle, yeni irfan merkezleriyle süslenmesi bizim için çok ama çok kıymetlidir. Birileri bizi ruh köklerimizden koparmak istese de aslımıza, değerlerimize, millî ve manevi kimliğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz.” dedi. Ankara 16 Mart 2026 Kadir Gecesi mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kadir Gecesi dolayısıyla sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan paylaşımında, “Milletimizin ve İslam âleminin Leyle-i Kadir’ini tebrik ediyor; bin aydan daha hayırlı olan bu müstesna gecenin bölgemiz başta olmak üzere tüm dünya ve insanlık için barışa, huzura, hayırlara vesile olmasını diliyorum. Gecemiz mübarek olsun.” ifadelerini kullandı. İstanbul 14 Mart 2026 14 Mart Tıp Bayramı İftar Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla düzenlenen iftar programında sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi. Programda yaptığı konuşmada sağlık alanındaki dönüşüme değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yalnızca sağlık sistemini dönüştürmekle, yenilemekle, güçlendirmekle kalmadık, aynı zamanda hizmet sunumundaki zihniyeti ve paradigmayı değiştirerek sağlıkta asla bir daha kapanmayacak tertemiz sayfa açtık.” dedi. 13 Mart 2026 İstanbul 10. Millî İrade İftarı Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10. Millî İrade İftarı Programı’na katıldı. Programda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin binlerce yıllık kadim devlet aklı ve hükûmetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir.” dedi. Ankara 2026 13 Mart Prof. Dr. İlber Ortaylı için taziye mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatı dolayısıyla bir taziye mesajı yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Entelektüel kişiliği, bilgi ve birikimi, kitapları, araştırmaları ve akademik çalışmalarıyla milletimizin saygısını kazanan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi, çok değerli Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamızın vefatından derin üzüntü duydum. Sayın İlber Ortaylı’ya Allah’tan rahmet niyaz ediyor, kederli ailesine, öğrencilerine, dostlarına, tüm sevenlerine ve akademi dünyamıza başsağlığı dileklerimi iletiyorum.” ifadelerini kullandı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   3 8   •   M A R T 2 0 2 6 Eğitim Ailesi ile İftar Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre Salonu’nda düzenlenen Eğitim Ailesi ile İftar Programı’na katıldı. Programda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılı’nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz.” dedi. Ankara 2026 18 Mart Rize 2026 18 Mart Vatandaşlara hitap Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’nin Güneysu ilçesinde vatandaşlara hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan hitabında, “Hep birlikte bir olalım, beraber olalım, iri olalım, kardeş olalım. Ramazan Bayramı’nı da inşallah birlik, beraberlik içerisinde kutlayalım.” dedi. Gazeteci ve Yazarlarla İftar Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Gazeteci ve Yazarlarla İftar Programı’na katıldı. Programda yaptığı konuşmada basın mensuplarının özverili çalışmalarına teşekkür ederek Ramazan-ı Şerif’lerini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki gelişmelere de dikkat çekerek, “Eline güç geçmiş, kendilerini diğer insanlardan üstün gören bir şebeke bölgemizi adım adım felakete sürüklemektedir.” dedi. Ankara 2026 18 Mart “Şüheda 1915” tiyatro gösterimi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Şüheda 1915” tiyatro gösterimine katıldı. Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla sahnelenen eserde, 1915 yılında cephede verilen büyük mücadele, milletin fedakârlığı ve kahramanlığı insan hikâyeleri üzerinden sahneye taşındı. Ramazan Bayramı mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir video mesaj yayımladı. Mesajında Türkiye’nin güvenliği ve kararlılığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye; Allah’ın izniyle güvendedir, emin ellerdedir, tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde hedeflerine doğru adım adım ilerlemektedir. İktidar ve ittifak olarak, gerekirse 24 saat çalışırız, gerekirse 365 gün 6 saat çalışırız; ama Türkiye’nin önünün kesilmesine müsaade etmeyiz.” dedi. Ankara 2026 19 Mart 2026 17 Mart Ankara 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Mesajında Çanakkale Zaferi’nin tarihî ve manevi önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin en şanlı destanlarından biri olan Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünü büyük bir gurur ve heyecanla idrak ediyor, Çanakkale’yi geçilmez kılan kahramanlarımızı rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum.” dedi. Ankara 2026 18 Mart AY I N TA R İ H İ 2 9   •   3 9   •   M A R T 2 0 2 6 Rize 2026 20 Mart Rize 2026 20 Mart Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi Açılış Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi’nin açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık ala­ nında gerçekleştirilen dönüşüme dikkat çekerek, “Sağlık sistemimizi çağın gereklerine, ülkemizin gerçeklerine ve vatandaşlarımızın beklentilerine cevap verir hâle getirdik. Böylece bir dönem ülkemizin en zayıf halkası olarak görülen sağlık hizmetlerini dünyada örnek alınan bir seviyeye yük­ selttik.” dedi. Nevruz Anma Günü mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep’te düzenlenen 21 Mart Nevruz Anma Günü Programı’na video mesaj gönderdi. Nevruzun baharın müjdecisi ve tabiatın yeniden dirilişinin sembolü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı günün geniş bir gönül ve kültür coğrafyasında birlik, beraberlik ve yeni başlangıçların sembolü hâline geldiğini ifade etti; nevruzun Türkiye’ye, kadim coğrafyaya ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini temenni etti. Gaziantep 21 Mart 2026 Mehmetçikle bayramlaşma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler aracılığıyla Deniz Er Eğitim Alayındaki Mehmetçikle telefonda bayramlaştı. Görev başındaki tüm askerlerin Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Cum­ hurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda görevleri başında bulunan gerek subay gerek er, erbaş, tüm kahraman ordumuzun mensuplarını en kalbî duygularla selamlıyorum ve Ramazan Bayramı’nın ordumuza ayrı bir güç katmasını Rabbimden niyaz ediyorum.” ifadelerini kullandı. Ankara 20 Mart 2026 Jandarma personeliyle bayramlaşma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi aracılığıyla Van Gürpınar Jandarma Komando Tabur Komutanlığındaki jandarma personeliyle telefonda bayramlaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, jandarma personelinin Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek birlik, beraberlik ve kardeşlik vurgusunda bulundu; tüm personele görevlerinde başarılar diledi. Ankara 20 Mart 2026 Bayram namazı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güneysu Merkez Camisi’nde bayram namazını kıldı. Namazın ardından cemaate hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan Bayramı’nı bugün icra edilen hutbe ve namaz ile geride bıraktık. Rabbim nice Ramazan Bayramlarına bizleri kavuştursun. Rabbim yar, yardımcımız olsun.” dedi. Vatandaşlarla Bayramlaşma Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür Park Altın Salon’da düzenlenen vatandaşlarla bayramlaşma programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında bölgesel gelişmelere dikkat çekerek, “28 Şubat’ta Netanyahu’nun tahrikleriyle başlatılan İran merkezli saldırılar bölgemizdeki istikrarsızlığı daha da derinleştirmiş durumda. Türkiye olarak barışın ve huzurun tesisi, diyalog ve diplomasinin yeniden devreye girmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz.” ifadelerine yer verdi. Rize 20 Mart 2026 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   4 0   •   M A R T 2 0 2 6 Ankara 2026 21 Mart Aşık Veysel’i anma mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, halk ozanı Aşık Veysel’i vefat yıl dönümünde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla andı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında, “Anadolu halk ozanımız Aşık Veysel’i ebediyete irtihalinin 53’üncü yılında rahmetle, hürmetle yâd ediyorum.” dedi. Ankara 21 Mart 2026 Down Sendromu Farkındalık Günü mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Down Sendromu Farkındalık Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında “Down Sendromu Farkındalık Günü vesilesiyle özel gereksinimli tüm yavrularımızın gözlerinden öpüyor, güzel evlatlarımızın fedakâr ailelerine, anne ve babalarına selam ve muhabbetlerimi iletiyorum.” dedi. Ankara 2026 22 Mart Katar’da düşen helikopterde şehit olan personel için başsağlığı mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Katar’da meydana gelen helikopter kazasında şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin ile ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can’ın aileleri ile Katar Silahlı Kuvvetleri mensupları için başsağlığı mesajı yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kazada hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek ailelerine, Türk milletine ve Katar halkına taziyelerini iletti. Ankara 2026 25 Mart Muhsin Yazıcıoğlu’nu anma mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu şehadetinin 17’nci yılında yayımladığı mesajla andı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında, “Sarsılmaz iradesi, tavizsiz duruşu, vatanına, milletine olan derin bağlılığı ve gönüllere hitap eden üslubuyla Türk milletinin hafızasında müstesna bir yer edinen Muhsin Yazıcıoğlu kardeşimi şehadetinin 17’nci yılında rahmetle yâd ediyorum.” dedi. Ankara 2026 25 Mart Şehit Yusuf Açay ve Selman Akarsel’in ailelerine başsağlığı mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde meydana gelen askerî araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay ve Ulaştırma Uzman Çavuş Selman Akarsel’in ailelerine başsağlığı mesajı gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet dileyerek ailelerine taziyelerini iletti. Ankara 2026 24 Mart Kabine Toplantısı Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinerek, “Son 25 gün bize şunu göstermiştir: Savaş, İsrail’in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Savaş, Netanyahu’nun ikbal savaşı, ama ceremesini sekiz milyar çekiyor. Netanyahu’nun başında olduğu katliam şebekesi, bölge barışı adına, insanlık adına artık derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemelidir.” dedi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   4 1   •   M A R T 2 0 2 6 İstanbul 2026 27 Mart WEF Başkanı Laurence Douglas Fink’i kabul Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve BlackRock Başkanı Laurence Douglas Fink'i, Cumhurbaşkanlığı Dol­ mabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti. 27 Aralık 2025 İstanbul WEF Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini, Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantıda yaptığı konuşmada, “Enerji piyasalarından üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi bir aydır bölgemizi derinden sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafları kadar tüm insanlık da ödüyor.” ifadelerine yer verdi. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut iş birliği alanları ele alındı. İstanbul 2026 27 Mart STRATCOM Zirvesi’ne video mesaj Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen Stratejik İletişim Zirvesi’ne (STRATCOM) video mesaj gönderdi. Uluslararası sis­ temde yaşanan krizlere ve artan küresel gerilimlere dikkat çeken Cumhur­ başkanı Erdoğan, iletişim ve iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine vurgu yaparak, “Türkiye olarak tüm dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   4 2   •   M A R T 2 0 2 6 Ankara 2026 29 Mart Şehit Serkan Ünal’ın ailesine başsağlığı mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mersin’de meydana gelen trafik kazasında yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede şehit olan polis memuru Serkan Ünal’ın ailesine başsağlığı mesajı gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehide Allah’tan rahmet dileyerek ailesine taziyelerini iletti. Ankara 2026 31 Mart 5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni’ne katıldı. Konuşmasında dijital dönüşüm ve siber güvenliğin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçinde bulunduğumuz veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askerî caydırıcılık ve dijital egemenlik birbirinden ayrı değildir. Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde hava sahanızı kontrol edemiyorsanız, hava sahanızı koruduğunuz ölçüde siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir.” dedi. Ankara 2026 31 Mart Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı anma mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajla şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı andı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, “Görevi başındayken teröristler tarafından alçakça bir saldırıyla katledilen Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı şehadetinin 11’inci yılında rahmetle ve saygıyla yâd ediyorum.” dedi. Ankara 2026 31 Mart Şehit Mustafa Aydın’ın ailesine başsağlığı mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu’nda meydana gelen kaza sonrası kaldırıldığı hastanede şehit olan polis memuru Mustafa Aydın’ın ailesine başsağlığı mesajı gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehide Allah’tan rahmet dileyerek ailesine taziyelerini iletti. Ankara 2026 30 Mart Sıfır Atık Günü paylaşımı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan paylaşımında, “Ülkemizin başlattığı, bugün küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Hareketi ile toplamda 90 milyon ton atık geri kazanıldı. Bu sayede Türkiye ekonomisine 365 milyar lira katkı sağladık. İnşallah geri kazanım oranını 2035 yılında yüzde 60’a, 2053 yılında ise yüzde 70’e yükseltmeyi hedefliyoruz.” ifadelerine yer verdi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   4 3   •   M A R T 2 0 2 6 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   4 4   •   M A R T 2 0 2 6 11 ayın sultanı Ramazan’ın ardından Ramazan Bayramı’nı kutladığımız bu ayda, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yıl dönümü dolayısıyla yurt genelinde törenler düzenlendi. İşte 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan ekibin çalışmalarını tamamlayarak yurda döndüğü, Türkiye ve İngiltere’nin, Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında teknik ve lojistik destek sözleşmesi imzaladığı mart ayında ülkemizde yaşananların kısa bir özeti… Türkiye gündemi kronolojisi Yurt İçi Türkiye, geçen yıla ilişkin verisi açıklanan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ekonomisi en hızlı büyüyen ilk 3 ülke arasında yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumunca (TÜİK) açıklanan verilere göre Türkiye ekonomisi 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 ve geçen yılın genelinde yüzde 3,6 büyüme kaydetti. • 2 Mart 2026 Türkiye A Millî Erkek Basketbol Takımı, FIBA 2027 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 1. Tur C Grubu dördüncü maçında Sırbistan’ı 94-86 yendi. Bu sonuçla 4’te 4 yapan Türkiye, liderliğini sürdürdü ve elemelerde ikinci tura yükselmeyi garantiledi. Millîlerimizden Tarık Biberovic’in 21, Ömer Faruk Yurtseven’in 17 sayısı galibiyete önemli katkı sağladı. • 2 Mart 2026 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   4 5   •   M A R T 2 0 2 6 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, şubatta ihracatın zorlu uluslararası gelişmelere rağmen yüzde 1,6 artışla 21 milyar 65 milyon dolar olduğunu, bu rakamın en yüksek ikinci şubat ayı ihracatı olarak kayıtlara geçtiğini belirtti. Millî atıcılar İsmail Keleş, Yusuf Dikeç ve Buğra Selimzade’den oluşan erkekler 10 metre havalı tabanca trio takımı, Avrupa Havalı Silahlar Şampiyonası’nda altın madalya kazandı. • 3 Mart 2026 • 4 Mart 2026 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi sona erdi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan ekip, 37 gün sonra yurda döndü. • 5 Mart 2026 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dünyanın en güzel demir yolu rotaları arasındaki Ankara-Kars güzergâhında işletilen Turistik Doğu Ekspresi’nin, 2025-2026 kış döneminde 10 bin 166 yolcuya hizmet vererek sezonu tamamladığını bildirdi. • 5 Mart 2026 Avrupa Birliği Komisyonu, yeni “Sanayi Hızlandırıcı Yasa Tasarısı” kapsamında Türk mallarının ve bileşenlerinin AB ihalelerinde ve kamu sübvansiyonlarında “AB’de üretilmiş” (Made in EU) olarak kabul edileceğini duyurdu. • 5 Mart 2026 Türkiye’de çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında plastik poşetlerin ücretlendirilmesi uygulamasıyla 2019- 2025 döneminde 2 milyon 844 bin 596 ton plastik atık oluşumunun önüne geçildi. • 7 Mart 2026 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   4 6   •   M A R T 2 0 2 6 Türk Kızılay, Gazze ve Suriye’de sıcak yemek desteğini ramazanda da sürdürdü. Filistinliler için ramazanda sıcak iftarlık ikram eden Türk Kızılay ekipleri, çadırlarında yemek yapmak isteyenler için de bulgur, pirinç, un, salça ve yağ gibi temel gıda malzemeleri dağıttı. • 8 Mart 2026 VIRTUS Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda Türkiye Özel Sporcular Millî Takımı, 6 altın, 5 gümüş ve 7 bronz olmak üzere toplam 18 madalya kazanarak tarihî bir başarıya imza attı. • 9 Mart 2026 Millî Savunma Bakanlığı (MSB), hava sahasının korunması için bir Patriot hava savunma sisteminin Malatya’ya konuşlandırıldığını bildirdi. • 10 Mart 2026 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yaptığı açıklamaya göre Türkiye, 52 havalimanına Havalimanı Karbon Akreditasyonu Programı (Airport Carbon Accreditation-ACA) kapsamında verilen ACA sertifikasıyla dünyada ABD’den sonra ikinci sırada yer aldı. • 12 Mart 2026 Sağlık Bakanlığınca e-Nabız sistemine eklenen “İlacım Nerede?” özelliğiyle, artık vatandaşlar, reçetelenen ilaçlarının hangi eczanelerde bulunduğunu daha kolay öğrenebilecek. • 10 Mart 2026 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   4 7   •   M A R T 2 0 2 6 A Millî Kadın Basketbol Takımımız İstanbul’un ev sahipliğini yaptığı FIBA 2026 Dünya Kupası Elemeleri C grubunda mücadelelerini tamamlayarak, 4-13 Eylül’de Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenecek olan 2026 Dünya Kupası’na katılma hakkı elde etti. • 17 Mart 2026 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde 10 Haziran 2019’da başlatılan “Sıfır Atık Mavi Hareketi” kapsamında yürütülen çalışmalarla bugüne kadar 28 kıyı ilinde 325 bin ton atık temizlendi. • 21 Mart 2026 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla yurt genelinde törenler düzenlendi. Gelibolu Yarımadası’ndaki Şehitler Abidesi’nde düzenlenen törende Türk Hava Kuvvetleri akrobasi timi “SOLOTÜRK” gösteri uçuşu yaparken, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait unsurlar da Çanakkale Boğazı’nda resmigeçit gerçekleştirdi. • 18 Mart 2026 Türk tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden, akademisyen ve yazar, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi İlber Ortaylı 78 yaşında aramızdan ayrıldı. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. • 13 Mart 2026 Baykar’ın öz kaynaklarıyla millî ve özgün olarak geliştirdiği sınıfının en büyük kamikaze İHA’sı K2, akıllı sürü otonomisi testleriyle sahneye çıktı. Çoklu operasyon yetenekleri ile gelişmiş yapay zekâ ve otonomi algoritmalarına sahip olan platform, 5 hava aracının farklı dizilimlerle gerçekleştirdiği formasyon uçuş testlerini başarıyla tamamladı. • 14 Mart 2026 11 ayın sultanı ramazanda son oruçların tutulmasının ardından kılınan bayram namazıyla birlikte 3 gün sürecek Ramazan Bay­ ramı başladı. Bayram tatiliyle birlikte yurt içi turizm kentlerinde ve Anadolu’daki şehirlerde yoğunluk arttı. • 20 Mart 2026 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   4 8   •   M A R T 2 0 2 6 Türkiye’nin ilk yerli ve millî zırhlı SUV aracı TULGA 4x4 göreve başladı. Yaklaşık 8 ton ağırlığa sahip TULGA 4x4, 5 personel taşıma kapasitesiyle görev yapıyor. Araç, bağımsız çift salıncaklı ön ve arka süspansiyon sistemiyle disk fren donanımı sayesinde hem arazi koşullarında hem de şehir içi görevlerde manevra kabiliyeti sunuyor. • 25 Mart 2026 A Millî Futbol Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off turu yarı finalinde ağırladığı Romanya’yı Ferdi Kadıoğlu’nun golüyle 1-0 yenerek play-off turu finaline yükseldi. Ay yıldızlılar finalde karşılaşacağı Kosova’yı yenmesi halinde 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası’na katılma hakkı elde edecek. • 26 Mart 2026 Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) iş birliğiyle hazırlanan finansal okuryazarlık dersi, Türkiye genelindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde eş zamanlı olarak verildi. MEB ve SPK koordinasyonunda içeriği oluşturulan dersle öğrencilerin finansal konularda bilinç düzeylerinin geliştirilmesi hedefleniyor. • 24 Mart 2026 Türkiye ve İngiltere, Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında teknik ve lojistik destek sözleşmesi imzaladı. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında, uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzaladı. • 25 Mart 2026 TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) tarafından geliştirilen SOM-J seyir füzesi, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu. Millî Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, bu eğitim ve öğretim yılının ikinci ara tatilinin ardından dersbaşı yaptı. • 21 Mart 2026 • 23 Mart 2026 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   4 9   •   M A R T 2 0 2 6 Fransa’nın başkenti Paris’te 2026 Küresel Eğitim İzleme Raporu’nun tanıtıldığı Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) toplantısında, Türkiye’nin eğitim alanındaki hamleleri, tutarlı sistemler inşa edildiğinde başarıya ulaşılabileceğini gösteren parlak ülke örneklerinden biri olarak tanıtıldı. Toplantıya, Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Muhammet Bilal Macit de katıldı. • 27 Mart 2026 Dünya Okçuluk Federasyonu tarafından her yıl düzenlenen “yılın enleri” ödüllerinin 2025’teki sahipleri açıklandı. 2025 Dünya Okçuluk Ödülleri’nin adayları arasındaki Emircan Haney, yılın okçusu seçildi. 2025 Okçuluk Dünya Kupası’nın Çin’de düzenlenen final ayağında, erkekler makaralı yayda şampiyonluğa ulaşan Emircan Haney, yılın sporcusu kategorisinde ödüle layık görüldü. • 28 Mart 2026 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından STRATCOM’26 Zirvesi düzenlendi. Zirvede, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan başta olmak üzere, yabancı ülkelerden 9 bakan, 2 uluslararası kuruluş genel sekreteri ve farklı ülkelerden çok sayıda milletvekilinin yanı sıra dünyanın dört bir yanından politika yapıcıları, diplomatlar, iletişim uzmanları, medya profesyonelleri bir araya geldi. • 27 Mart 2026 Abdülhamid Han sondaj gemisi, Kocaeli açıklarındaki Kandıra-2 kuyusunda yılın ilk keşif sondajına başladı. Su derinliği dahil yaklaşık 3 bin 100 metreye kadar inecek olan geminin çalışmalarının 35 gün sürmesi bekleniyor. • 27 Mart 2026 Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı (UDHAM), Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ile Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ iş birliğinde hayata geçirilen Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri Projesi’nin (K-AUS) ilk uygulaması, Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasındaki 40 kilometrelik güzergâhta başlatıldı. • 27 Mart 2026 Seddülbahir Kalesi, “Wonder Global Design Awards 2025” kapsamında uluslararası ödüle layık görüldü. “KOOP Architects” imzası taşıyan Seddülbahir Kalesi Projesi’nin, “Mimarlık-Kültürel/ Toplumsal Mimarlık” kategorisinde ödüle değer görüldüğü vurgulanan açıklamada, kalede gerçekleştirilen restorasyon ve müze tasarımının, tarihî yapının özgün mimarisini korurken çağdaş sergileme teknikleri ile ziyaretçi deneyimini bir araya getirmesiyle dikkat çektiği belirtildi. • 28 Mart 2026 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   5 0   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhuriyet’in İlk Kadın Tıp Doktoru: Safiye Ali Vefa/Hatıra (1842-1910) AY I N TA R İ H İ 2 9   •   5 1   •   M A R T 2 0 2 6 Hatice Safiye Ali, 2 Şubat 1894 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamid’in yaverlerinden Ali Kırat Paşa, annesi ise Mekke’de uzun yıllar şeyhülharem olarak görev yapan Hacı Emin Paşa’nın kızı Emine Hasene Hanım’dır. Dört kız kardeşin en küçüğü olan Safiye Ali, babasını küçük yaşta kaybettikten sonra dedesi Emin Paşa’nın Valideçeşme’deki konağında büyüdü. Eğitim hayatına Beşiktaş Rüştiyesinde başlayan Safiye Ali, daha sonra Amerikan Kız Kolejinin rüştiye bölümüne geçti ve 1916 yılında buradan mezun oldu. Çocukluk yıllarından itibaren edebiyat, musiki ve yabancı dillere büyük ilgi duyan Safiye Ali; İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça ve İtalyanca öğrenerek çok yönlü bir eğitim almasının yanı sıra dönemin önemli şair ve öğretmenlerinden Tevfik Fikret’ten de özel dersler aldı. Kolej yıllarında tıp doktoru olmaya karar veren Safiye Ali için bu hedef hiç kolay değildi. Çünkü o yıllarda Osmanlı Devleti’nde tıp fakülteleri kadın öğrenci kabul etmiyordu. Kadınların tıp eğitimi alamadığı böyle bir dönemde Safiye Ali, dönemin Maarif Nazırı Ahmet Şükrü Bey’in sağladığı burs desteğiyle Almanya’ya giderek Würzburg Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitim almaya başladı. I. Dünya Savaşı’nın devam ettiği zorlu şartlarda Almanya’da yaşayan Safiye Ali, kısa sürede Almanca öğrenerek derslerine başladı. Amerikan Koleji mezunu olması sebebiyle başlangıçta bazı bürokratik engellerle karşılaşsa da girdiği sınavlarda gösterdiği üstün başarı sayesinde Bavyera Millî Eğitim Bakanlığı tarafından “doktor namzeti” ünvanı almaya hak kazandı. 1921 yılında ise “Bebeklerde İç Pakimenenjit Kanaması” konulu teziyle tıp eğitimini birincilikle tamamlayarak diplomasını aldı. Berlin’de girdiği sınav sonrası mesleğini icra etme yetkisi kazanan Safiye Ali, İstanbul’a döndükten kısa süre sonra kadın ve çocuk hastalıkları alanında uzmanlık yapmak üzere yeniden Almanya’ya gitti. Würzburg Julius-Maximilians Üniversitesinde kadın ve çocuk hastalıkları alanında uzmanlık eğitimini tamamladı. Bu süreçte göz hastalıkları uzmanı Dr. Ferdinand Krekeler ile bir izdivaç gerçekleştirdi. Krekeler, Müslüman olarak Ferdi Ali adını aldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın doktoru olan Safiye Ali, tıp alanındaki öncülüğünün yanı sıra anne-çocuk sağlığına adadığı çalışmaları, kadınların meslek hayatındaki yerini güçlendiren mücadelesi ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla Türk sağlık tarihine iz bıraktı. Zorlu şartlara rağmen hekimlik eğitimini tamamlayan Safiye Ali, kadınların bilim ve meslek dünyasında var olabileceğini gösteren öncü bir isim olarak hafızalarda yer aldı. Türk Tarih Kurumu Görsel Arşivi AY I N TA R İ H İ 2 9   •   5 2   •   M A R T 2 0 2 6 Türkiye’nin ilk kadın doktoru 1923 yılında Türkiye’ye dönen Safiye Ali, Cumhuriyet döneminin ilk kadın doktoru olarak tarihe geçti.Eşiyle birlikte İstanbul Cağaloğlu’nda Nuruosmaniye Caddesi’nde bir muayenehane açarak hasta kabul etmeye başladı. Ancak o dönemde toplum henüz kadın bir doktora alışkın değildi. İlk zamanlarda muayenehanesine hasta gelmemesi ve kadın olduğu için daha düşük ücret ödemek isteyenlerin bulunması gibi önyargılarla karşılaşsa da Safiye Ali, kısa sürede mesleki başarısı ve azmi sayesinde bu önyargıları kırmayı başardı. Safiye Ali aynı zamanda Amerikan Kız Koleji bünyesinde açılan kız tıp okulunda jinekoloji ve obstetrik dersleri vererek Türkiye’de kız öğrencilere tıp eğitimi veren ilk kadın öğretim üyesi oldu. Anne ve çocuk sağlığına adanmış bir hayat Safiye Ali’nin meslek hayatında en önemli çalışma alanlarından biri anne ve çocuk sağlığı oldu. 1923 yılında Besim Ömer Paşa’nın davetiyle Hilâl-i Ahmer Cemiyeti Kadınlar Merkezinde çocuk sağlığı hizmetlerinde görev aldı. Anne sütünden kesilmiş ve steril süt imkânı bulunmayan çocuklar için kurulan Süt Damlası Bakımevinde görev alan Safiye Ali, 1926 yılında kurumun müdürlüğüne getirildi. Burada yürüttüğü çalışmalarla kurumun daha sistemli ve kurumsal bir yapıya kavuşmasını sağladı. Süt Damlası Bakımevindeki faaliyetleri; anneleri emzirmeye teşvik etmek, çocukların doğru beslenmesini sağlamak ve aileleri bilinçlendirmek üzerine yoğunlaştı. Yoksul ailelerin çocuklarına süt, mama ve gıda yardımları yapılmasının yanı sıra sağlık kontrolleri ve aşı uygulamaları da gerçekleştirildi. Ayrıca Hilâl-i Ahmer Hanımlar Merkezi bünyesinde Küçük Çocuklar Muayenehanesini kurarak sütten kesilmiş, zayıf ve hasta çocukların bakımına yönelik çalışmalar yürüttü. Avrupa’daki çocuk müzelerinden ilham alarak anne-çocuk sağlığı konusunda farkındalık oluşturacak bir müze kurulması girişiminde bulundu. Bu alandaki deneyimlerini ve gözlemlerini “Küçük Çocuklar Muayenehanesi ve Süt Damlaları” adlı eserinde topladı. Türk Tarih Kurumu Görsel Arşivi AY I N TA R İ H İ 2 9   •   5 3   •   M A R T 2 0 2 6 Türkiye’de ilklerin kadını olmaya devam etti Safiye Ali, mesleki çalışmalarının yanı sıra uluslararası kongrelerde Türkiye’yi temsil eden ilk kadınlardan biri oldu. 1924 yılında Londra’da düzenlenen Beynelmilel Kadın Doktorlar Kongresi’ne katılarak Türkiye’yi temsil etti. Aynı yıl Viyana ve Budapeşte’de düzenlenen kongrelere de iştirak etti. 1928 yılında Bolonya’da düzenlenen Uluslararası Kadın Doktorlar Konferansı’na katıldı ve buradaki izlenimlerini Servet-i Fünun dergisinde yayımladı. Toplumsal meselelerle de yakından ilgilenen Safiye Ali, İstanbul’da gelişen kadın hareketinin aktif isimleri arasında yer aldı. Türk Kadınlar Birliğinin Sıhhiye Komisyonu başkanlığını üstlenerek kadın sağlığı ve fuhuşla mücadele konularında çalışmalar yürüttü. Kadınların siyasi hayata katılımı için yürütülen girişimlerde yer aldı ve kadınların bir gün mutlaka mecliste temsil edileceğine inandığını ifade etti. Vefatı 1928 yılında kanser teşhisi alması üzerine Almanya’ya yerleşen Safiye Ali, Dortmund’da tedavi gördü ve sağlık durumu elverdiği ölçüde mesleğini sürdürdü. II. Dünya Savaşı yıllarında da sivil halka sağlık hizmeti sunmaya devam etti. Uzun süren tedavi sürecinin ardından Safiye Ali, 5 Temmuz 1952 tarihinde hayatını kaybetti. Dortmund kentinin bir sokağına Türkiye’nin ilk kadın tıp doktoru olan Safiye Ali’nin adı verildi. Türk Tarih Kurumu Görsel Arşivi Türk Tarih Kurumu Görsel Arşivi AY I N TA R İ H İ 2 9   •   5 4   •   M A R T 2 0 2 6 Türkiye Kadın Voleybol Millî Takımı Türkiye Golbol Kadın Millî Takımı AY I N TA R İ H İ 2 9   •   5 5   •   M A R T 2 0 2 6 Türk Sporunda Kadınların Temsili Spor 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladığımız bu ayda, olimpik ve paralimpik branşlar ekseninde, geçmişten günümüze Türk sporunda öne çıkan kadın sporcularımıza yer veriyoruz. S por, kadınların sosyal hayata katılımı, özgüven ge­ lişimi ve görünürlük kazanımı açısından dönüştü­ rücü bir alan olarak öne çıkıyor. Zaman içinde artan destek ve başarı hikâyeleri, kadınların spor alanındaki varlığı­ nı her geçen gün daha da güçlendirdi. Kadın sporcuların elde ettiği ulusal ve uluslararası başarılar, bu alandaki dönüşümün en somut göstergeleri oldu. Son yıllarda Türkiye’de sporu önceleyen kamu politika­ larında kadın odaklı bir dönüşüm süreci başladı. Gençlik ve Spor Bakanlığının öncülüğünde yürütülen teşvik program­ ları, altyapı yatırımları ve farkındalık kampanyaları kadın­ ların spor alanında daha görünür hâle gelmesini sağladı. Özellikle okul sporları, yerel kulüpler ve millî takımlar dü­ zeyinde elde edilen başarılar, kadınların hem aktif katılımcı hem de ilham veren rol modeller olarak öne çıkmasına katkı sundu. Bu gelişmeler Türkiye’de sporda kadının temsiline yöne­ lik kalıcı bir zihinsel ve kurumsal dönüşümün işaretlerini verdi. Sporu yalnızca erkeklere ait bir rekabet alanı olmak­ tan çıkarıp kadınların da eşit ve etkin biçimde yer aldığı kap­ sayıcı bir yapıya dönüştürme yönündeki politik irade, son yılların en dikkat çekici kazanımlarından biri oldu. Hayata Aysel Önder AY I N TA R İ H İ 2 9   •   5 6   •   M A R T 2 0 2 6 geçirilen teşvik mekanizmaları, kurumsal destekler ve ba­ şarı hikâyeleri Türkiye’de kadın sporunun hem niceliksel hem de niteliksel gelişimini hızlandırdı. Bu gelişmeleri bü­ tüncül biçimde ele almak, hem mevcut politikaların etkin­ liğini değerlendirmek hem de geleceğe yönelik yeni strateji­ ler oluşturmak açısından önem taşıyor. Uluslararası Arenada Öne Çıkan Kadın Sporcular 1936 Berlin Yaz Olimpiyat Oyunları Türkiye için birçok ilke sahne oldu. Bu oyunlarda Halet Çambel ve Suat Fetgeri Aşeni, olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil eden ilk kadın spor­ cular olarak tarihe geçti. Eskrim branşında mücadele eden iki sporcu aynı zamanda oyunlar tarihindeki ilk Müslüman kadın sporcular arasında yer aldı. Judocu Hülya Şenyurt, 1990’daki Avrupa ikinciliği ve 1991’deki Avrupa Gençler Şampiyonluğu’nun ardından olimpiyatlarda da madalya kazandı. Henüz 19 yaşındayken katıldığı 1992 Barselona Olimpiyatları’nda 48 kiloda üçün­ cü olan Şenyurt, olimpiyatlarda madalya kazanan ilk Türk kadın sporcu oldu. 2000 Sidney Olimpiyatları’nda tekvando branşında Hamide Bıçkın bronz madalya kazandı. 2004 Atina Olim­ piyat Oyunları ise Türk kadın sporu adına tarihî bir dönüm noktası oldu. Halterde yarışan Nurcan Taylan, olimpiyat tarihinde altın madalya kazanan ilk Türk kadın sporcu ün­ vanını elde etti. Taylan toplam 210 kilogram kaldırarak ka­ zandığı altın madalyayla aynı zamanda hem dünya rekoru hem de olimpiyat rekoru kırdı. 2008 Pekin Olimpiyatları kadınların sporun farklı alan­ larındaki temsiline yeni bir kapı açtı. Bu dönemde Nevin Yanıt, 100 metre engelli koşuda sprint branşında Türkiye’yi temsil eden ilk kadın sporcu oldu. Aynı organizasyonda Azize Tanrıkulu da tekvandoda gümüş madalya kazanan ilk kadın sporcu olarak kayıtlara geçti. 2012 Londra Olimpiyat Oyunları hem katılımcı sayı­ sı hem de branş çeşitliliği açısından kadın sporunun zirve yaptığı bir organizasyon oldu. Türkiye bu oyunlarda kadın voleybol takımı ve kadın basketbol takımı ile ilk kez olim­ piyat sahnesine çıktı. Ayrıca 66 kadın sporcu ile 48 erkek sporcunun önüne geçen bir katılım dengesi oluştu. Kadın voleybol takımı oyunları 9. sırada tamamladı. Atletizmde yarışan Nevin Yanıt, daha önce kazandığı Avrupa şampi­ yonluğu ünvanıyla katıldığı olimpiyatlarda 100 metre en­ gellide 5. oldu. Nur Tatar ise tekvandoda gümüş madalya kazanarak önemli bir başarı elde etti. Londra 2012, kazanı­ lan madalyaların yanı sıra katılım gösterilen branş sayısıyla da Türkiye kadın sporu açısından yeni bir dönemin başlan­ gıcını temsil etti. Badmintonda Neslihan Yiğit, jimnastikte Göksu Üçtaş ve kadın güreşinde Elif Jale Yeşilırmak, Türki­ ye adına ilk katılımları gerçekleştiren kadın sporcular oldu. Nurcan Taylan Azize Tanrıkulu Nur Tatar AY I N TA R İ H İ 2 9   •   5 7   •   M A R T 2 0 2 6 2016 Rio Yaz Olimpiyat Oyunları da Türkiye’nin kadın sporcular açısından öne çıktığı organizasyonlardan biri oldu. Bu olimpiyatlarda tenis dalında Çağla Büyükakçay, modern pentatlonda İlke Özyüksel ve kanoda Lasma Liepa ile Türkiye bu branşlarda ilk kez kadın sporcular aracılığıy­ la temsil edildi. Eskrimde ise İrem Karamete kendi kotasıyla olimpiyatlara katılan ilk kadın sporcu oldu. Londra’da ka­ zandığı gümüş madalyanın ardından Rio’da da bronz ma­ dalya kazanan Nur Tatar, iki farklı olimpiyatta madalya ka­ zanan ilk Türk kadın sporcu olarak tarihe geçti. Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye’nin kadın sporcular aracılığıyla sergilediği temsiliyet ve başarı daha da arttı. Tekvandoda Türkiye ilk kez tüm kadın sıkletlerinde olimpiyatlara katıldı. Bu branşta mücadele eden Hatice Küb­ ra İlgün bronz madalya kazandı. Yasemin Adar, kadın güre­ şinde olimpiyat madalyası kazanan ilk Türk sporcu olarak tarihe geçti. Busenaz Sürmeneli ve Buse Naz Çakıroğlu, olim­ piyat tarihinde ilk kez final müsabakalarına yükseldi. Sürme­ neli altın madalya, Çakıroğlu ise gümüş madalya kazanarak Türkiye kadın boksunda yeni bir dönemin kapısını araladı. Eda Tuğsuz ise kadınlar cirit atmada olimpiyat finaline kalan ilk Türk atlet oldu ve 4. sırayı alarak önemli bir başarı elde etti. Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda kadın sporcular top­ lam 6 madalya kazandı. Boksta Hatice Akbaş ve Buse Naz Çakıroğlu gümüş madalya alırken, Esra Yıldız Kahraman bronz madalya kazandı. Güreşte Buse Tosun Çavuşoğlu ve tekvandoda Nafia Kuş Aydın bronz madalyaya uzandı. Atı­ cılıkta karma 10 metre havalı tabancada Şevval İlayda Tar­ han, Yusuf Dikeç ile birlikte gümüş madalya kazanarak Tür­ kiye’ye önemli bir başarı getirdi. Kadın sporcularımız olimpiyat başarılarının yanı sıra Avrupa ve dünya şampiyonalarında da son yıllarda Tür­ kiye’nin adını uluslararası alanda daha fazla duyuruyor. Jimnastikte Göksu Üçtaş Şanlı ile başlayan yükseliş günü­ müzde de devam ediyor. Aerobik jimnastikte Ayşe Begüm Onbaşı’nın dünya şampiyonlukları ve ritmik jimnastikte ka­ zanılan Avrupa şampiyonluğu, kadın sporunun gelişiminde önemli dönüm noktaları arasında yer aldı. Teniste İpek Soylu ve Çağla Büyükakçay’ın açtığı yolda Zeynep Sönmez önemli başarılar elde etti. Sönmez, 2025 Wimbledon ve 2026 Avustralya Açık’ta üçüncü tura yüksel­ di. Ayrıca 2025 Amerika Açık Turnuvası’na doğrudan ana tablodan katılarak bir sezonda dört grand slam turnuvası­ nın tamamında ana tabloda yer alan ilk Türk tenisçi oldu. Tekvando ve boks branşlarında Türk kadın sporcular ar­ tık bir ekol hâline geldi. Bu iki branştaki istikrarlı başarılar Türkiye’nin uluslararası spor arenasındaki konumunu güç­ lendirdi. Atletizm, atıcılık, eskrim, judo, okçuluk, yüzme ve halter gibi branşlarda da kadın sporcular düzenli dereceler elde etmeye devam ediyor. Hatice Akbaş Nafia Kuş Aydın Buse Naz Çakıroğlu AY I N TA R İ H İ 2 9   •   5 8   •   M A R T 2 0 2 6 Kadın sporcularımızdan takım sporlarında da önemli başarılar gelmeye devam ediyor. Kadın Basketbol Millî Takımı, 2011 Avrupa Şampiyo­ nası’nda ikinci, 2013’te ise üçüncü oldu. Ayrıca 2012 Londra Olimpiyatları’na katılım, Türkiye kadın basketbolu açısından önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Türkiye Kadın Millî Voleybol Takımı da Avru­ pa şampiyonalarında önemli başarılar elde ederek; 2003’te gümüş, 2011’de bronz, 2017’de bronz, 2019’da gümüş ve 2021’de bronz madalya kazandı. Millîler, 2023 Avrupa Şampiyonası finalinde Sırbis­ tan’ı 3-2 yenerek tarihindeki ilk Avrupa şampiyon­ luğunu elde etti. Bu başarı aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti tarihinde takım sporlarında kazanı­ lan ilk Avrupa şampiyonluğu oldu. Kadın Millî Vo­ leybol Takımı, Milletler Ligi’nde de ilk kez şampiyon olarak dünya sıralamasında 1 numaraya yükseldi. Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda yarı finale çı­ karak ilk dört takım arasına girdi ve ardından 2025 Dünya Voleybol Şampiyonası’nda ikinci oldu. Va­ kıfBank, Eczacıbaşı ve Fenerbahçe gibi kulüpler de Avrupa ve dünya şampiyonlukları kazanarak Türk voleybolunun uluslararası gücünü gösterdi. Paralimpik Oyunlarında Türk Kadın Sporcular Kadın sporcularımız Paralimpik Oyunlar’da da önemli başarılar elde etti. Atina 2004 Paralimpik Oyunları’nda para masa tenisinde Neslihan Kavas, Paralimpik Oyunlar’da yarışan ilk Türk kadın spor­ cu oldu. Pekin 2008’de ise kadın sporcular ilk pa­ ralimpik madalyalarını kazandı. Gizem Girişmen para okçulukta altın madalya alırken, Neslihan Kavas para masa tenisinde bronz madalya kazandı. Londra 2012 Paralimpik Oyunları’nda kadın sporcular birçok branşta madalya elde etti. Para halterde Nazmiye Muratlı altın, Çiğdem Dede gümüş, Özlem Becerikli bronz madalya kazan­ dı. Para judoda Nazan Akın gümüş, Duygu Çete bronz madalya aldı. Para masa tenisinde Nesli­ han Kavas gümüş madalya kazandı. Rio 2016 Paralimpik Oyunları’nda para halterde Nazmiye Muratlı bir kez daha altın madalya kaza­ nırken, Golbol Kadın Millî Takımı da altın madalya alarak büyük bir başarı elde etti. Para masa tenisin­ de Kübra Korkut gümüş, para judoda Ecem Taşkın ve Mesme Taşbağ bronz madalya kazandı. Para atıcılık­ ta Ayşegül Pehlivanlar da bronz madalya aldı. Zeynep Sönmez Yasemin Adar Buse Tosun Çavuşoğlu İlke Özyüksel AY I N TA R İ H İ 2 9   •   5 9   •   M A R T 2 0 2 6 Tokyo 2020 Paralimpik Oyunları’nda kadın sporcuların başarıları devam etti. Golbol Kadın Takımı altın madalya kazanarak tarihî bir başa­ rı elde etti. Para okçuluk takım mücadelesinde Öznur Cüre Girdi gümüş madalya aldı. Para atı­ cılıkta Ayşegül Pehlivanlar gümüş, para tekvan­ doda Meryem Betül Çavdar gümüş, para halter­ de Besra Duman bronz madalya kazandı. Para judoda Zeynep Çelik bronz, para masa tenisinde Kübra Korkut bronz madalya aldı. Para yüzmede Sevilay Öztürk ise paralimpik oyunlar tarihimiz­ de madalya kazanan en genç sporcu olarak bronz madalya elde etti. Paris 2024 Paralimpik Oyunları ise Türki­ ye’nin en başarılı olduğu paralimpik organizasyon olarak kayıtlara geçti. Golbol Kadın Millî Takımı üst üste üçüncü kez altın madalya kazandı. Para okçulukta Öznur Cüre Girdi, kadınlar makaralı yay sıralama turunda 704 puanla hem dünya hem paralimpik rekoru kırarak altın madalya kazandı. Para okçulukta Merve Nur Eroğlu, para atletizm­ de Aysel Önder, para halterde Besra Duman, para masa tenisinde Kübra Korkut, para tekvandoda Gamze Gürdal ve para atıcılıkta Aysel Özgan gü­ müş madalya aldı. Para atletizmde Fatma Damla Altın, para judoda Ecem Taşkın, Cahide Eke ve Na­ zan Akın Güneş, para halterde Nazmiye Muratlı ve Sibel Çam, para yüzmede Sevilay Öztürk ve Ebru Acer ile para tekvandoda Meryem Betül Çavdar bronz madalya kazandı. Bugün gelinen noktada Türk sporunda kadın­ ların temsili yalnızca kazanılan madalyalarla de­ ğil, ortaya çıkan rol modeller, güçlenen kurumsal yapı ve değişen toplumsal algı ile de anlam kaza­ nıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı öncülüğünde yü­ rütülen politikalar federasyonların ve kulüplerin vizyonuyla birleşerek kadınların spora erişimini daha sürdürülebilir bir zemine taşıyor. Önümüzdeki dönemde de mevcut kazanım­ ları kalıcı hâle getirmek, karar alma mekanizma­ larında kadın temsilini artırmak ve genç kızların spora katılımını erken yaşlardan itibaren teşvik eden kapsayıcı politikaları güçlendirmek hedef­ leniyor. Kadın sporcuların azmi, disiplini ve ka­ rarlılığı Türkiye’nin spor vizyonunun en güçlü teminatlarından biri olmaya devam ediyor. Türk sporunda kadınların yükselen temsili, aynı za­ manda toplumsal dönüşümün ve eşitlik anlayışı­ nın güçlü bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Busenaz Sürmeneli Neslihan Kavas Sevilay Öztürk Ayşe Begüm Onbaşı AY I N TA R İ H İ 2 9   •   6 0   •   M A R T 2 0 2 6 Ayın Tarihi Diplomasi AY I N TA R İ H İ 2 9   •   6 1   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diplomasi Trafiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Telefon Diplomasisi AY I N TA R İ H İ 2 9   •   6 2   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diplomasi Trafiği 7 Mart 2026 Türk Devletleri Teşkilatı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Toplantısı dolayısıyla İstanbul’da bulunan TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev ile üye ülkelerin dışişleri bakanlarını Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Kabulde; Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev ve Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Alibek Bakayev de yer aldı. Görüşmede ayrıca Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da hazır bulundu. 12 Mart 2026 Almanya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’u, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı. 12 Mart 2026 Birleşmiş Milletler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin giriş kapısında gerçekleşen karşılamanın ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Guterres görüşmeye geçti. Görüşmeye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmenin ardından Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen törende Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan takdim töreninde yaptığı konuşmada Guterres’in, mültecilerin korunması, küresel adaletin tesisine dair projelerin uygulanması ve Ukrayna’daki savaş bağlamında mekik diplomasisine yaptığı çok değerli katkılara hep birlikte şahit olduklarını dile getirerek, "Uluslararası barış ve güvenliğin tesisi için adeta sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostuma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı heyetini kabul etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’u kabul etti. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   6 3   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etti. bu altıncı ziyareti vesilesiyle Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras kalan “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi doğrultusunda aktif ve girişimci bir dış politika izlediğini, Karadeniz Tahıl Girişimi gibi somut iş birlikleriyle küresel krizlerin çözümüne katkı sunduğunu ve İran merkezli gerilimin büyümemesi için yoğun diplomasi yürüttüğünü vurguladı. Ayrıca Birleşmiş Milletler’in daha kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade ederek “Dünya 5’ten büyüktür.” yaklaşımını yineledi. Türkiye’nin İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapmaya hazırlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 2017 yılında başlattığımız Sıfır Atık Projesi’nin küresel bir girişime dönüşmesini sağlayan, Birleşmiş Milletler sürecinde desteğini esirgemeyen ve küresel sıfır atık iyi niyet beyanının ilk imzacılarından olan Sayın Guterres’e bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum." dedi. BM Genel Sekreteri Guterres ise konuşmasında, ödülün küresel krizlerin derinleştiği bir dönemde verildiğine dikkat çekerek barışın yalnızca bir ideal değil, eylem gerektiren bir sorumluluk olduğunu belirtti. Türkiye’nin mültecilere sağladığı destek, Karadeniz Tahıl Girişimi’ndeki rolü ve Gazze’deki arabuluculuk çabalarına vurgu yapan Guterres, Orta Doğu’daki krizlerin bölgeyi kırılma noktasına sürüklediğini ifade ederek taraflara diyalog ve uluslararası hukuka dönüş çağrısında bulundu. 28 Mart 2026 Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Denis Beçiroviç’i Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde kabul etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Denis Becirovic’i resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’ndeki resmî karşılama töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Becirovic, birbirlerine heyetlerini takdim ederek ikili görüşmeye geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye’nin Bosna Hersek’in egemenliği, toprak bütünlüğü ve anayasal düzenine koşulsuz destek vermeyi sürdüreceğini, kimsenin şahsi çıkarları için Bosna Hersek’in huzurunun bozulmasına müsaade edilmemesi gerektiğini belirtti. 31 Mart 2026 Filistin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh'i, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti. Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh'i kabul etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Denis Becirovic ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde görüştü. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   6 4   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Telefon Diplomasisi 1 Mart 2026 Katar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Katar’a yönelik saldırılar nedeniyle geçmiş olsun dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Katar’daki son duruma ilişkin Emir Al Sani’den bilgi aldı. 1 Mart 2026 Kuveyt Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuveyt Emiri Şeyh Mişal El Ahmed El Cabir El Sabah ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Kuveyt’e yönelik saldırılar nedeniyle duyduğu üzüntüyü dile getirerek geçmiş olsun temennilerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut sorunların diplomasi ve müzakere yoluyla çözülmesinin en sağduyulu yöntem olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin bölgede barış ortamının süratle tesis edilmesi için çabalarını sürdüreceğini ifade etti. 1 Mart 2026 Amerika Birleşik Devletleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede İran ve Körfez ülkelerindeki son durum ile güncel gelişmeler ele alındı. 1 Mart 2026 Birleşik Arap Emirlikleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik saldırılar nedeniyle üzüntülerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Al Nahyan, bölgede yaşanan son gelişmeleri ve mevcut durumu ele aldı. 1 Mart 2026 Avrupa Birliği Komisyonu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede İran’a yönelik saldırılar ve sonrasında yaşanan çatışmalı süreç ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tüm tarafları yeniden diplomasi ve müzakere zeminine dönmeye davet ettiğini belirterek, barış sürecine her türlü katkıyı sunmaya hazır olduklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yakın eş güdümün sürdürülmesinin önem taşıdığını vurguladı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   6 5   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Telefon Diplomasisi 2 Mart 2026 Almanya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede İran’a yönelik saldırılar ve ardından ortaya çıkan gerilimli süreç değerlendirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede yaşanan çatışmaların hem bölgesel istikrarı hem de küresel güvenlik ortamını olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalıcı bir sükûnetin tesis edilebilmesi için barış odaklı temasların yoğunlaştırılmasının ve tarafların yeniden diyalog zeminine dönmelerinin teşvik edilmesinin önem taşıdığını ifade etti. 1 Mart 2026 Suudi Arabistan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar nedeniyle geçmiş olsun dileklerini ileterek son durumu değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerekli müdahalede bulunulmaması hâlinde çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği yönündeki endişelerini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Suudi Arabistan’ın anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi için yoğun çaba sarf ettiğini belirterek, diplomasiye imkân tanınmasının en akılcı yol olduğunu ifade etti. 2 Mart 2026 NATO Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede NATO’nun gündemindeki konular ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgede devam eden çatışmalı süreci dikkatle takip ettiğini belirterek, kalıcı ve sürdürülebilir barışın sağlanabilmesi için diplomasiye imkân tanınmasının önemine işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’ne ilişkin hazırlıkların sürdüğünü ifade ederek, Türkiye’nin zirveye en iyi şekilde ev sahipliği yapacağını vurguladı. NATO Genel Sekreteri Rutte ise ittifakın 360 derece güvenlik anlayışı doğrultusunda müttefiklerin güvenliğinin teminine katkı sunmayı sürdüreceğini belirtti. 3 Mart 2026 Pakistan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Pakistan arasındaki ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan’da meydana gelen terör saldırılarını kınadığını belirterek, Türkiye’nin terörle mücadelede Pakistan’ın yanında olmaya devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Pakistan ile Afganistan arasında Türkiye’nin de girişimleriyle sağlanan ateşkesin yeniden tesisine katkı sunmaya hazır olduklarını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a yönelik saldırılarla başlayan çatışmalı sürece ilişkin olarak bölgede diplomasinin yeniden devreye alınmasının büyük fayda sağlayacağını belirterek, Türkiye’nin bu doğrultuda her türlü desteği vermeye hazır olduğunu vurguladı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   6 6   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Telefon Diplomasisi 6 Mart 2026 İtalya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile İtalya arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgede devam eden çatışmalı sürecin seyri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile İtalya arasındaki iş birliğini başta ticaret olmak üzere birçok alanda daha ileri seviyeye taşımak için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin İran’daki gelişmeleri ve gelişmelerin bölgeye yansımalarını yakından takip ettiğini belirterek, istikrarsızlığı artırabilecek adımlardan kaçınılması yönünde taraflara gerekli telkinlerin yapıldığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin diplomasi zemininin güçlendirilmesini savunduğunu belirterek bu doğrultuda uluslararası toplumun birlikte hareket etmesinin önemine işaret etti ve çatışmalı sürecin küresel güvenlik açısından ciddi riskler barındırdığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede ve dünyada yaşanan çatışmaların NATO müttefikleri arasında özellikle savunma sanayii alanında iş birliğinin artırılmasının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. 5 Mart 2026 Fransa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Fransa arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgedeki çatışmalar ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek sivil kayıplardan duyulan üzüntüyü dile getirdi ve bu kayıpların artmasından endişe edildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, çatışmaların bölge geneline yayılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’da yaşanan çatışmaların uzun süre devam etmesinin hem bölge hem de dünya açısından istikrarsızlık kaynağı olabileceğine dikkat çekerek, Türkiye’nin diplomasi zeminini güçlendirmek ve tarafları yeniden müzakere sürecine döndürmek için yoğun çaba gösterdiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede ve dünyada devam eden çatışmalı süreçlerin NATO müttefikleri arasında savunma iş birliklerinin artırılmasını gerekli kıldığını belirterek, savunma sanayii alanında uzun süredir atılamayan ortak adımların hızlandırılmasının önemine işaret etti. 5 Mart 2026 Azerbaycan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne yönelik saldırı ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırıyı kınayarak Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e ve kardeş Azerbaycan halkına geçmiş olsun dileklerini iletti. 5 Mart 2026 Malezya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malezya Başbakanı Enver İbrahim ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Malezya arasındaki ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Malezya arasındaki iş birliğinin birçok alanda mükemmel seviyede seyrettiğini belirterek, ilişkileri daha da geliştirmek için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’da başlayan ve bölgeyi etkileyen çatışma ortamının Türkiye tarafından yakından takip edildiğini belirterek, çatışmaların uzamasının bölge açısından daha zorlu sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin diplomasinin yeniden devreye alınması için çaba gösterdiğini ve liderlerle barış odaklı temaslarını sürdüreceğini ifade etti. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   6 7   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Telefon Diplomasisi 7 Mart 2026 Suudi Arabistan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede bölgede devam eden çatışmalı süreç ile son gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, her şeye rağmen diplomasiye fırsat verilmesi, sorunların diyalog yoluyla çözülmesi ve tarafların yeniden müzakere zeminine dönmesi için temaslarını sürdürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar dolayısıyla Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a geçmiş olsun dileklerini iletti. 7 Mart 2026 Birleşik Krallık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgede devam eden çatışmalı süreç ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki iş birliğini başta savunma sanayii olmak üzere birçok alanda geliştirme yönündeki iradenin güçlü olduğunu belirterek, ilişkileri daha ileri seviyeye taşımak için adımlar atmayı sürdüreceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin İran’a yönelik saldırılarla başlayan süreci yakından takip ettiğini belirterek, müdahalelerin uzaması hâlinde bunun bölgesel ve küresel istikrara ciddi zararlar verebileceğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, diyalog zeminini yeniden tesis etmek için hâlen fırsat bulunduğunu ve Türkiye’nin barış odaklı çabalarını sürdürdüğünü ifade etti. 9 Mart 2026 Azerbaycan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede İran’a yönelik saldırılarla başlayan çatışma süreci ile son gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgede kalıcı huzur ve istikrarın sağlanması için çabalarını sürdürmeye devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Türkiye hava sahasına giren balistik mühimmatın etkisiz hâle getirildiğini belirtti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ise Türkiye hava sahasına giren ve imha edilen balistik mühimmat dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geçmiş olsun dileklerini iletti. 10 Mart 2026 Ukrayna Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Ukrayna arasındaki ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’daki çatışma sürecinin Ukrayna’daki barış arayışlarına zarar vermemesi gerektiğini belirterek, müzakerelerin vakit kaybedilmeksizin sürdürülmesinin faydalı olacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Ukrayna’nın yaralarının sarılması, yeniden imar faaliyetlerinin başlatılması ve kalıcı güvenliğin tesis edilmesinin önemine işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin Türkiye açısından kritik önemde olduğunu belirterek enerji altyapılarının ve limanların korunmasını sağlayacak bir ateşkesin sağlanmasının taraflar arasında güven tesisine katkı sunabileceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu yönde her türlü desteği vermeye hazır olduğunu dile getirdi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   6 8   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Telefon Diplomasisi 10 Mart 2026 Sudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el- Burhan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Sudan arasındaki ikili ilişkiler ile Sudan’daki güvenlik durumunun son hâli ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Sudan’ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğine büyük önem verdiğini belirterek, Sudan ordusunun ülkede güvenliğin sağlanmasına yönelik çabalarını yakından takip ettiklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Sudan’a yönelik desteğinin ve insani yardımlarının devam edeceğini vurguladı. 25 Mart 2026 Katar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede bölgede yaşanan son gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar- Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığında meydana gelen helikopter kazası dolayısıyla Katar Emiri Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti. Katar Emiri Al Sani de aynı kaza nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a başsağlığı temennilerini sundu. Katar Emiri Al Sani, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bölgede devam eden savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaları dolayısıyla teşekkür etti. Katar Emiri Al Sani, iki ülke ekiplerinin sürekli diyalog hâlinde kalacağını ifade etti. 24 Mart 2026 Kazakistan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Kazakistan arasındaki ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkileri daha ileri bir seviyeye taşımaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirterek, önümüzdeki dönemde bu doğrultuda yeni adımlar atılmaya devam edileceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan’da gerçekleştirilen anayasa referandumunun sonuçlarının hayırlara vesile olmasını temenni ederek, Cumhurbaşkanı Tokayev’in Ramazan ve Nevruz bayramlarını da tebrik etti. 10 Mart 2026 İran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede diplomasi kapısının yeniden aralanmasına ihtiyaç olduğunu belirterek Türkiye’nin bu yönde çaba göstermeyi sürdürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a yönelik hukuksuz müdahaleleri doğru bulmadıklarını, aynı şekilde İran’ın bölgede kardeş ülkeleri hedef alan adımlarının da kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, bu tür eylemlerin sonlandırılması gerektiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarafı olmadığı çatışmalardan olumsuz etkilendiğini belirterek, hangi sebeple olursa olsun Türkiye hava sahasının ihlal edilmesinin mazur görülemeyeceğini ve Türkiye’nin bu konuda gerekli tüm tedbirleri almaya devam edeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Menab’daki okul saldırısında hayatını kaybeden çocuklar başta olmak üzere yaşanan can kayıplarından derin üzüntü duyduklarını Pezeşkiyan’a iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Dinî Lideri Ali Hamaney için başsağlığı dileklerini yineleyerek, Mücteba Hamaney’in yeni dinî lider seçilmesinin bölgede barış ve istikrara katkı sağlamasını temenni ettiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ise Türkiye hava sahasına giren füzelerin İran kaynaklı olmadığını belirterek konuya ilişkin kapsamlı bir araştırma yürütüleceğini söyledi. 30 Mart 2026 IKBY Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede bölgede devam eden çatışma süreci ile son gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konutuna düzenlenen saldırı dolayısıyla Neçirvan Barzani’ye geçmiş olsun dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu ve benzeri saldırıların her zaman karşısında olduğunu belirterek, bölgede yaşanan çatışmaların bir an önce sona ermesi gerektiğini ifade etti. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   6 9   •   M A R T 2 0 2 6 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   7 0   •   M A R T 2 0 2 6 Ayın Tarihi Dünya AY I N TA R İ H İ 2 9   •   7 1   •   M A R T 2 0 2 6 Dünya Gündemi Kronolojisi İran Savaşı: ABD-İsrail Saldırıları ve Gücün Sahadaki Sınırları Dünya Medyasında Türkiye AY I N TA R İ H İ 2 9   •   7 2   •   M A R T 2 0 2 6 Dünya gündemi kronolojisi Dünya AY I N TA R İ H İ 2 9   •   7 3   •   M A R T 2 0 2 6 1 Mart 2026 •  İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Anayasa’nın 111. maddesi uyarınca yeni lider seçilene kadar Velayet-i Fakih yetkilerini yürütecek Geçici Liderlik Konseyi’nin göreve başladığını açıkladı. ABD ve İsrail saldırılarının ardından yaptığı açıklamada İran halkına birlik çağrısında bulunan Pezeşkiyan, yeni lider seçilene kadar ülke yönetiminin bu geçiş mekanizmasıyla sürdürüleceğini bildirdi. •  İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan ticari gemilere radyo uyarıları yaparak geçişleri fiilen durdurdu. Resmî bir kapatma ilan edilmemesine rağmen deniz trafiğinin keskin biçimde azaldığı Hürmüz Boğazı’nda çok sayıda tanker beklemeye geçti. Gelişmeler sigorta maliyetlerini artırırken petrol fiyatlarında da yükselişe yol açtı. •  İngiltere, İran’ın Kıbrıs Rum kesimindeki İngiliz üslerinin bulunduğu bölgeye doğru iki füze ateşlediğini duyurdu. İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerine ait savaş uçaklarının bölgede savunma görevi yürüttüğü bildirilirken Londra, müttefik ülkelere yönelen füze ve insansız hava araçlarını vurabileceklerini açıkladı. 2 Mart 2026 •  ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı yürütülen saldırıların yaklaşık dört hafta sürebileceğini ifade etti. Operasyonların kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, İran’ın büyük bir ülke olmasına rağmen sürecin uzun sürmeyeceğini belirtti. •  İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD’nin İran’daki füze depolarını hedef alan operasyonlarında İngiliz üslerini kullanma talebini kabul ettiklerini açıkladı. Starmer, İran’ın saldırılarının bölgede yaşayan yaklaşık 200 bin İngiliz vatandaşını ve İngiliz askerî unsurlarını riske attığını belirtti. Buna rağmen İngiltere’nin doğrudan saldırılara katılmama kararı aldığını ifade etti. •  Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran’ın ABD ve İsrail operasyonlarına karşı düzenlediği füze saldırılarına ilişkin ortak açıklama yaptı. Açıklamada İran’ın bölgedeki ülkelere yönelik “ayrım gözetmeyen ve orantısız” saldırılar gerçekleştirdiği öne sürülürken Tahran yönetimine saldırıları durdurma çağrısı yapıldı. •  Pakistan, Afganistan’a yönelik düzenlenen askerî operasyonlarda Kabil tarafında 435 kişinin öldüğünü ve 630’dan fazla kişinin yaralandığını duyurdu. Operasyonlarda çok sayıda kontrol noktası ile tank, zırhlı araç ve topçu sisteminin imha edildiğini bildiren Pakistan yönetimi, sınır hattındaki “terör kamplarını” hedef aldığını açıkladı. Afganistan ise saldırılara uygun zamanda karşılık verileceğini belirtti. •  İsrail ordusu, Hizbullah’ın roket attığını öne sürerek Lübnan’a hava ve deniz saldırıları gerçekleştirdi. Saldırıların başkent Beyrut başta olmak üzere ülkenin çeşitli bölgelerini hedef aldığı bildirildi. İsrail, operasyonlarda Hizbullah’ın üst düzey mensuplarının hassas mühimmatlarla hedef alındığını iddia etti. 1 Mart 2026 İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Ali Hamaney’in ölümünün ardından “Geçici Liderlik Konseyi”nin göreve başladığını duyurdu. 1 Mart 2026 İngiltere, İran’ın Kıbrıs’taki İngiliz askeri varlığının bulunduğu bölgeye iki füze fırlattığını açıkladı. 2 Mart 2026 İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD’nin İran’daki füze depolarına yönelik operasyon için İngiliz üslerini kullanma talebine onay verildiğini bildirdi. 2 Mart 2026 Pakistan, Afganistan’a yönelik operasyonlarda Kabil tarafında yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   7 4   •   M A R T 2 0 2 6 •  ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, üç F-15E Strike Eagle savaş uçağının Kuveyt’te dost ateşi sonucu düştüğünü açıkladı. Uçakların Kuveyt hava savunma sistemleri tarafından yanlışlıkla vurulduğu bildirilirken altı kişilik mürettebatın tamamının fırlatma koltuklarıyla uçaktan ayrılarak kurtarıldığı kaydedildi. •  İran Devrim Muhafızları, İsrail’e yönelik füze saldırılarının 10’uncu dalgasında Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ofisi ile İsrail Hava Kuvvetleri Komutanlığı yerleşkesinin hedef alındığını duyurdu. Açıklamada saldırıların Hayber füzeleriyle gerçekleştirildiği belirtildi. •  Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Hizbullah’ın ülkedeki güvenlik ve askerî faaliyetlerinin yasaklandığını açıkladı. Örgütün yalnızca siyasi faaliyet yürütmesine izin verileceğini belirten Selam, savaş ve barış kararının Lübnan devletine ait olduğunu vurgulayarak Hizbullah’a silah bırakma çağrısı yaptı. 3 Mart 2026 •  Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi, İran’ın nükleer silah geliştirdiğine dair doğrudan bir kanıt bulunmadığını açıkladı. Buna rağmen silah seviyesine yakın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ve müfettişlere tam erişim verilmemesinin kaygı verici olduğunu belirtti. •  İsrail ordusu, İran’ın başkenti Tahran’ı hedef alan yeni bir saldırı dalgası başlatıldığını duyurdu. İsrail Ordusu Sözcüsü Avichay Adraee, Tahran’daki İran Radyo ve Televizyon Kurumu yerleşkesinin bulunduğu Evin bölgesi için tahliye uyarısı yaptı. Paylaşılan haritada bölgenin hedef alınacağı belirtildi. 4 Mart 2026 •  ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılarda ABD’nin İspanya’daki iki askerî üssünü kullanmasına izin vermediği gerekçesiyle Madrid yönetimini eleştirdi. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise bu eleştirilere “Savaşa hayır” sözleriyle karşılık verdi. Sanchez, uluslararası hukukun ihlaline karşı olduklarını ve küresel sorunların askerî yöntemlerle çözülemeyeceğini belirtti. •  Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki ABD Büyükelçiliği yerleşkesine iki insansız hava aracı isabet etti. Saldırının, büyükelçilik bünyesinde faaliyet gösteren CIA istasyonunu hedef aldığı ancak CIA personelinin yaralanmadığı bildirildi. Olayın ardından Riyad’daki ABD Büyükelçiliği ile Lübnan ve Kuveyt’teki bazı diplomatik misyonlar geçici olarak kapatıldı. •  Millî Savunma Bakanlığı, İran’dan ateşlenerek Türk hava sahasına yöneldiği belirlenen bir balistik mühimmatın Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Olayın ardından NATO’dan da açıklama geldi. NATO Sözcüsü Allison Hart, İran’ın Türkiye’yi hedef almasını kınarken NATO’nun Türkiye dahil tüm müttefiklerinin yanında durduğunu vurguladı. •  İran’ın karşı saldırılarında ABD’nin bölgedeki askerî varlıklarına verilen zararın 1,9 milyar dolara ulaştığı bildirildi. 3 Mart 2026 UAEA Başkanı Grossi, İran’ın nükleer silah ürettiğine dair kanıt bulunmadığını söyledi. 3 Mart 2026 İsrail ordusu, Tahran’a yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattığını açıkladı. 4 Mart 2026 İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD’nin İran saldırıları için üslerini kullandırmama kararını “savaşa hayır” sözleriyle savundu. 4 Mart 2026 İran’dan ateşlenen ve Türkiye’ye yönelen balistik mühimmat NATO savunma unsurlarınca imha edildi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   7 5   •   M A R T 2 0 2 6 En büyük kaybı Katar’daki El Udeyd Hava Üssü’nde bulunan yaklaşık 1,1 milyar dolar değerindeki erken uyarı radar sisteminin vurulması oluştururken, Kuveyt’te dost ateşi sonucu düşürülen üç F-15E savaş uçağının yerine yenilerinin konulmasının da yüz milyonlarca dolarlık maliyet yaratacağı belirtildi. Bahreyn’deki ABD Beşinci Filo karargâhında da uydu iletişim terminalleri ve bazı askerî altyapının hasar gördüğü kaydedildi. •  İran donanmasına ait Moudge sınıfı IRIS Dena fırkateyni, İran’a yaklaşık 2 bin 750 kilometre uzaklıktaki Sri Lanka açıklarında saldırıya uğradı. Geminin saldırı sırasında imdat çağrısı yaptığı bildirilirken Sri Lanka makamları 32 denizcinin ağır yaralı olarak kurtarıldığını açıkladı. 5 Mart 2026 •  İngiltere Savunma Bakanlığı, 2 Mart’ta Güney Kıbrıs’taki RAF Akrotiri üssünü hedef alan Şahid tipi dronun İran’dan havalanmadığını bildirdi. Açıklamada saldırının kaynağına ilişkin teknik incelemenin sürdüğü belirtildi. İngiliz savaş uçaklarının Orta Doğu’daki çıkarları ve müttefikleri korumak amacıyla gece boyunca bölgede devriye uçuşları yaptığı ifade edildi. •  Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD’nin İran’da bir halk ayaklanmasını teşvik etmek için Kürt güçlerini silahlandırmayı planladığı yönündeki haberleri reddetti. Trump’ın bölgedeki müttefikler ve Kürt liderlerle çeşitli temaslar gerçekleştirdiğini ancak bu görüşmelerin İran’a karşı bir silahlandırma planı anlamına gelmediğini savundu. •  ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırıyı ilk kendilerinin başlatmasını savundu. İran’ın İsrail’i ve ABD’yi hedef alabilecek kapasitede olduğunu öne sürerek bu nedenle ilk adımı attıklarını söyledi. Trump, saldırıların İran’ın nükleer silah edinmesini engellemeyi amaçladığını öne sürerken ABD ve İsrail’in operasyon sürecini birlikte yürüttüğünü vurguladı. •  İran Silahlı Kuvvetleri, Türkiye’nin egemenliğine saygı duyduklarını belirterek Türk topraklarına yönelik herhangi bir füze fırlatılmadığını duyurdu. Bölgedeki askerî faaliyetlerin Türkiye’yi hedef almadığını vurgulayan Tahran yönetimi, Türkiye ile gerilim yaratma niyetlerinin bulunmadığını ifade etti. 6 Mart 2026 •  ABD Başkanı Donald Trump, İran’da yeni liderin seçilme sürecine ABD’nin de dahil olması gerektiğini söyledi. Hamaney’in oğlunun güçlü bir aday olmadığını belirten Trump, İran’da barış ve uyum sağlayabilecek bir liderin seçilmesi gerektiğini iddia etti. Bu yaklaşımı Venezuela’daki liderlik sürecine benzeten Trump, İran’ın mevcut yönetim anlayışının ABD çıkarlarıyla uyumlu olmadığını da vurguladı. •  Lübnan makamları, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana düzenlediği saldırılarda 123 kişinin hayatını kaybettiğini, 683 kişinin yaralandığını duyurdu. İsrail ordusu ise aynı dönemde Lübnan’da Hizbullah’a ait 320 hedefi vurduğunu açıkladı. Saldırılar, İsrail’in Lübnan’daki kara harekâtını genişlettiği bir dönemde gerçekleşti. 4 Mart 2026 İran’a ait 180 mürettebatlı savaş gemisi Sri Lanka açıklarında vuruldu. 5 Mart 2026 İngiltere Savunma Bakanlığı GKRY’deki Akrotiri üssünü hedef alan dronun İran’dan kalkmadığını açıkladı. 5 Mart 2026 Beyaz Saray, İran’da ayaklanma amacıyla Kürt güçlerini silahlandırma planı olduğu iddialarını yalanladı. 6 Mart 2026 Lübnan, İsrail saldırılarında can kaybının 123’e yükseldiğini açıkladı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   7 6   •   M A R T 2 0 2 6 •  ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Hint rafinerilerinin Rus petrolü satın almasına yönelik 30 günlük geçici muafiyet yayımlandığını açıkladı. Kararın küresel petrol arzındaki kesintileri önlemeyi amaçladığı belirtildi. 7 Mart 2026 •  İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Geçici Liderlik Konseyi’nin komşu ülkelere saldırı yapılmaması yönünde karar aldığını duyurdu. İran’ın bölge ülkeleriyle düşmanlık istemediğini belirterek komşularından özür dileyen Pezeşkiyan, İran’a yönelik bir saldırı olmadıkça komşu ülkelere askerî müdahalede bulunulmayacağını ifade etti. •  Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil, ülkesinin İran’a karşı yürütülen savaşa dahil olmayacağını söyledi. Klingbeil, çatışmaların kısa sürede sona ermesi ve yeniden müzakerelerin başlaması gerektiğini belirtirken savaşın uzaması halinde ekonomik sonuçlarının ağır olacağını ifade etti. 8 Mart 2026 •  ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları savaşın dokuzuncu gününde enerji altyapısını hedef aldı. Tahran ve çevresindeki stratejik yakıt depolarının vurulması sonucu bölgede büyük yangınlar çıktı ve başkent üzerinde yoğun duman oluştu. İran Petrol Bakanlığı, Kerec dahil üç farklı noktadaki depoların hasar gördüğünü doğruladı. İranlı yetkililer, yakıt stoklarının önceden azaltıldığını ve tedarikin alternatif kaynaklardan sürdürüldüğünü açıkladı. 9 Mart 2026 •  İran’da Uzmanlar Meclisi, 28 Şubat’taki ABD-İsrail saldırısında öldürülen Ali Hamaney’in ardından liderlik makamına oğlu Mücteba Hamaney’i ezici oy çoğunluğuyla seçtiğini duyurdu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin seçim nedeniyle tebrik mesajı gönderirken, Çin bu seçimi İran’ın anayasasına uygun alınmış bir karar olarak değerlendirdiğini bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump ise Mücteba Hamaney’in lider seçilmesinden memnun olmadığını açıkladı. •  ABD Başkanı Donald Trump, İran’la yürütülen savaşın gidişatına ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın donanma, hava kuvvetleri ve iletişim kapasitesinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini öne sürdü. Trump, operasyonlarda belirlenen hedeflere beklenenden daha kısa sürede ulaşıldığını iddia ederek savaşın yakında sona erebileceği mesajını verdi. •  Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Nikos Hristodoulides ile Lefkoşa’da bir araya geldi. Görüşmede Doğu Akdeniz’de faaliyet gösterecek gemilerin güvenliği ve refakat planları ele alınırken Macron, ziyaretin stratejik ortaklığın bir göstergesi olduğunu söyledi. Ayrıca GKRY’ne yönelik bir saldırının Avrupa’ya yapılmış sayılacağını ifade etti. 10 Mart 2026 •  Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, ABD Başkanı Donald Trump’ın kartellerle mücadele kapsamında Meksika topraklarında operasyon 7 Mart 2026 İran, saldırıya uğramadığı sürece komşu ülkelere füze fırlatılmayacağını açıkladı. 7 Mart 2026 Almanya, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına katılmayacağını açıkladı. 9 Mart 2026 İran’da Ali Hamaney’in ölümünün ardından oğlu Mücteba Hamaney yeni lider olarak seçildi. 9 Mart 2026 Macron ve Miçotakis, bölgedeki gerilim nedeniyle Kıbrıs’a ziyaret gerçekleştirdi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   7 7   •   M A R T 2 0 2 6 yapılması önerisini kabul etmediklerini açıkladı. Sheinbaum, uyuşturucu kartelleriyle mücadelede ABD ile iş birliğine açık olduklarını ancak ülke topraklarında yürütülecek operasyonların yalnızca Meksika tarafından yönetileceğini vurguladı. •  İran Devrim Muhafızları, topraklarından ABD ve İsrail büyükelçilerini sınır dışı eden Arap veya Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapabileceğini açıkladı. Buna karşılık ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın petrol akışını engellemesi halinde Washington’un şimdiye kadarki saldırılardan “20 kat daha sert” karşılık vereceğini söyledi. •  İran’ın, 28 Şubat’tan bu yana ABD ve İsrail saldırılarına karşı misilleme kapsamında 7 Arap ülkesine toplam 3 bin 95 füze ve insansız hava aracıyla saldırı düzenlediği bildirildi. Saldırılarda Körfez bölgesindeki çeşitli kritik altyapı ve askerî noktalar hedef alındı. Birleşik Arap Emirlikleri en fazla saldırıya maruz kalan ülke olurken, Umman en az etkilenen ülke olarak kaydedildi. •  NATO, Türk hava sahasının korunmasına destek sağlamak amacıyla görevlendirilen bir Patriot hava savunma sisteminin Malatya’da konuşlandırıldığını açıkladı. Balistik füze savunma duruşunun gelişen tehditlere göre uyarlanmaya devam edeceği belirtilen açıklamada, NATO’nun müttefiklerin güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığının sürdüğü vurgulandı. •  ABD Savunma Bakanlığı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana yaklaşık 140 ABD askerinin yaralandığını bildirdi. Pentagon Sözcüsü Parnell, “Destansı Öfke Operasyonu” kapsamında 10 gün boyunca süren saldırılar sırasında 140 askerin büyük bölümünün hafif yaralandığını, 8 askerin ise ağır yaralı olduğunu duyurdu. 11 Mart 2026 •  İran ordusu, “Sadık Vaad 4 Operasyonu” kapsamında bölgedeki ABD üslerine yönelik yeni bir füze saldırı dalgası başlattığını duyurdu. Açıklamada, 2 tonluk savaş başlığı taşıyabilen gelişmiş Hürremşehr füzelerinin ateşlendiği ve saldırıların operasyonun 37. dalgası kapsamında gerçekleştirildiği ifade edildi. •  Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen Nükleer Enerji Zirvesi kapsamında 34 ülke ortak bildiri yayımladı. Bildiride herkes için güvenli ve uygun fiyatlı nükleer enerjiye erişimin sağlanması hedefi vurgulandı. Türkiye’nin yanı sıra Fransa, Japonya, İngiltere ve Güney Kore gibi çok sayıda ülke metne imza attı. Bildiri, nükleer enerjinin küresel enerji güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından önemine dikkat çekti. •  AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Orta Doğu’daki saldırıların Avrupa’nın enerji maliyetlerini artırdığını açıkladı. Çatışmaların yalnızca 10 gün içinde fosil yakıt ithalatına yaklaşık 3 milyar avro ek yük getirdiğini söyleyen von der Leyen, Avrupa’nın son yıllarda aldığı tedbirlerle dışa bağımlılığını azaltmış olmasına rağmen küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalardan etkilendiğini belirtti. 10 Mart 2026 İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına misilleme olarak başlattığı operasyonlarda Körfez ülkelerine toplam 3 bin 95 füze ve insansız hava aracıyla saldırı düzenlediği bildirildi. 10 Mart 2026 Pentagon “Destansı Öfke Operasyonu” kapsamında 140 ABD askerinin yaralandığını açıkladı. 11 Mart 2026 İran, ABD üslerini hedef alan saldırılarda ağır savaş başlığı taşıyan Hürremşehr füzelerini kullandığını açıkladı. 11 Mart 2026 AB Orta Doğu’daki çatışmaların enerji piyasalarına yansımasının Avrupa’ya 10 günde 3 milyar avroluk ek maliyet getirdiğini duyurdu. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   7 8   •   M A R T 2 0 2 6 12 Mart 2026 •  Uluslararası Adalet Divanı, Güney Afrika’nın İsrail’e karşı açtığı davaya Hollanda ve İzlanda’nın müdahil olmak için başvurduğunu duyurdu. İki ülke, UAD Şartı’nın 63. maddesi kapsamında müdahillik hakkını kullandıklarını bildirdi. Bildirimlerde, sivillerin zorla yerinden edilmesinin soykırım fiiline işaret edebileceği ve özellikle çocuklara yönelik eylemlerin soykırım kastının tespitinde belirleyici olabileceği vurgulandı. •  ABD yönetimi, Stratejik Petrol Rezervi’nden 172 milyon varil petrolün piyasaya sürüleceğini açıkladı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi 32 ülke, enerji fiyatlarını düşürmek amacıyla toplam 400 milyon varillik koordineli salımı kabul etti. Bu kapsamda ABD Başkanı Donald Trump, Enerji Bakanlığına petrolün gelecek haftadan itibaren piyasaya verilmesi talimatı verdi. •  İngiltere Parlamentosu, kalıtsal üyelerin Lordlar Kamarası’ndaki üyeliklerini kaldıran yasa tasarısını kabul etti. Lordlar Kamarası üyeleri de düzenlemeye yönelik itirazlarını geri çekti. Tasarının, Kral 3. Charles’ın onayının ardından yürürlüğe girmesi ve mevcut oturum sonunda kalıtsal üyelerin görevden ayrılması öngörüldü. 13 Mart 2026 •  Millî Savunma Bakanlığı (MSB), İran’dan ateşlenerek Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Benzer girişimlerin 4 ve 9 Mart’ta da engellendiği bildirildi. •  İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney, ilk mesajında halka birlik çağrısı yaptı ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını açıkladı. Açıklamada, ABD ve İsrail saldırılarının ardından bölgedeki gerilimin sürebileceği belirtildi. Ayrıca ABD üslerine yönelik saldırıların devam edeceği mesajı verildi. 14 Mart 2026 •  İran, ABD ve İsrail saldırılarında yaklaşık 43 bin sivil birimin zarar gördüğünü açıkladı. Saldırılarda 120 okul ve onlarca sağlık merkezinin hedef alındığı belirtildi. Ayrıca 223 kadının hayatını kaybettiği ve sağlık çalışanlarının da yaşamını yitirdiği bildirildi. •  Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’nın Rus topraklarındaki sivil hedeflere saldırı düzenlediğini ileri sürdü. Buna karşılık Ukrayna’daki askerî ve enerji altyapısına geniş çaplı saldırılar gerçekleştirildiği açıklandı. Operasyonların hava, kara ve denizden yüksek hassasiyetli silahlarla yürütüldüğü ve çok sayıda İHA’nın vurulduğu bildirildi. •  ABD, İran’ın petrol ihracatı açısından kritik Hark Adası’nı hedef aldı. Saldırının Başkan Trump’ın talimatıyla gerçekleştirildiği açıklandı. İran ise saldırıda can kaybı yaşanmadığını ve petrol ihracatının kesintisiz sürdüğünü bildirdi. •  İsrail ordusu, İran’ın batı ve orta kesimlerine 28 Şubat’tan bu yana 400 dalga saldırı düzenlediklerini ileri sürdü. Saldırılarda 200’den fazla altyapı hedefinin vurulduğu ve balistik füze rampaları ile hava savunma sistemlerinin hedef alındığı iddia edildi. Açıklamada, son dalgada askerî unsurların hedef alındığı belirtildi. 12 Mart 2026 Hollanda ve İzlanda, UAD’deki soykırım davasına müdahil oldu. 13 Mart 2026 İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney ilk mesajını yayımladı. 14 Mart 2026 ABD, Trump'ın talimatıyla İran’ın petrol ihracatında kritik öneme sahip Hark Adası’nı vurdu. 14 Mart 2026 İran, ABD-İsrail saldırılarında 43 bin sivil birimin hasar gördüğünü açıkladı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   7 9   •   M A R T 2 0 2 6 15 Mart 2026 •  İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, İran’ı suçlamak amacıyla 11 Eylül benzeri bir “sahte bayrak” operasyonu planlandığına dair bilgi aldıklarını açıkladı. Açıklamada, söz konusu planın İran’a atfedilmek istendiği öne sürülürken, İran’ın bu tür girişimlere karşı olduğu ve ABD halkıyla bir çatışma içinde olmadığı belirtildi. 16 Mart 2026 •  Dubai Uluslararası Havalimanı yakınında bir yakıt tankına isabet eden İHA nedeniyle yangın çıktığı ve olayda can kaybı yaşanmadığı açıklandı. Saldırının, İran’ın misilleme kapsamında bölgede sürdürdüğü operasyonlarla bağlantılı olduğu ifade edildi. •  ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması için 7 ülkeyle temas yürüttüklerini açıkladı. Çin dahil petrol ithalatçısı ülkelere iş birliği çağrısı yapan ve savaşın kısa sürede sona erebileceğini söyleyen Trump, ayrıca müttefiklerin destek vermemesi halinde NATO’nun geleceğinin olumsuz etkilenebileceğini öne sürdü. •  İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde tampon bölgeyi genişletmek amacıyla kara saldırıları başlattığını duyurdu. Operasyon öncesinde bölgeye asker sevk edildiği ve hava ile topçu saldırıları düzenlendiği belirtilirken farklı tümenlerin güneydoğu ve güneybatı hattında eş zamanlı operasyonlar yürüttüğü aktarıldı. •  ABD yönetimi, bölgedeki askerî varlığını artırarak 2 bin 500 deniz piyadesinden oluşan “911 gücü”nü Orta Doğu’ya konuşlandırma kararı aldı. Birliğin, Hürmüz Boğazı çevresinde planlanan kara operasyonunda öncü rol üstleneceği öne sürüldü. Gücün, boğazın yeniden açılmasına yönelik operasyonda kritik görev üstleneceği belirtildi. •  CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, İran’a yönelik saldırılarda 100’den fazla donanma gemisinin imha edildiğini açıkladı. Operasyonların yoğun hava saldırılarıyla sürdürüldüğünü ve Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret yollarının güvenliğinin öncelikli hedef olduğunu belirten Cooper ayrıca Hark Adası dahil çok sayıda askerî hedefin vurulduğunu ve “savunma altyapısının hedef alındığını” ifade etti. 17 Mart 2026 •  CENTCOM Sözcüsü Tim Hawkins, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından bu yana yaralanan ABD askerlerinin sayısının 200’e ulaştığını açıkladı. Yaralılardan 10’unun durumunun ağır olduğu belirtildi. Ayrıca yaralanan askerlerin büyük kısmının yeniden görevine döndüğü ifade edildi. •  İran, eski Meclis Başkanı ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin İsrail’in düzenlediği saldırıda hayatını kaybettiğini duyurdu. İran siyasetinde uzun yıllar üst düzey görevler üstlenmiş önemli bir isim olan Laricani’nin uğradığı saldırıda oğlu, yardımcısı ve bazı görevlilerin de yaşamını yitirdiği aktarıldı. 15 Mart 2026 Ali Laricani, İran’ı hedef alan “sahte bayrak” planı iddiasını gündeme getirdi. 16 Mart 2026 İsrail, Lübnan’ın güneyinde kara saldırılarına başladı. 16 Mart 2026 ABD, “911 gücü” adlı elit birliği Orta Doğu’ya konuşlandırma kararı aldı. 17 Mart 2026 İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani İsrail saldırısında hayatını kaybetti. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   8 0   •   M A R T 2 0 2 6 18 Mart 2026 •  ABD ve İsrail’in saldırılarında İran’ın Buşehr eyaletindeki Aseluye’de bulunan petrol ve doğalgaz tesisleri hedef alındı. Saldırılarda rafinerilerin çeşitli bölümleri ile Güney Pars sahasındaki bazı fazlar vuruldu. Olay sonrası çalışanların tahliye edildiği bildirildi. •  İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İstihbarat Bakanı İsmail Hatip’in suikast sonucu yaşamını yitirdiğini duyurdu. Açıklamada, aynı saldırıda Ali Laricani ve bazı isimlerin de hayatını kaybettiği belirtildi. •  İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ve İsrail ile yürütülen savaşta geri adım atmayacaklarını ve ateşkesi kabul etmediklerini açıkladı. Savaşın ancak İran’ın zararlarını karşılayacak kalıcı bir çözümle sona erebileceğini ifade eden Erakçi, ABD’nin doğrudan hedef alınamaması nedeniyle bölgedeki Amerikan üslerinin vurulduğunu belirtti. Ayrıca sivil hedeflerin kasıtlı olarak hedef alınmadığını ve yaşanan olumsuz sonuçların istenmeyen durumlar olduğunu vurguladı. •  İran, ABD ve İsrail’in petrol tesislerine yönelik saldırılarının ardından Körfez’deki bazı enerji altyapılarını hedef alacağını açıkladı. Suudi Arabistan, BAE ve Katar’daki ABD bağlantılı petrol ve doğalgaz tesislerinin hedef listesine alındığı belirtilen açıklamada İran Silahlı Kuvvetleri, söz konusu tesisler için tahliye uyarısı yaptı. •  Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, Ramazan Bayramı dolayısıyla ve Suudi Arabistan, Katar ile Türkiye’nin talebi üzerine Afganistan’a yönelik askerî operasyonları geçici olarak durdurduğunu açıkladı. Ateşkesin belirli tarihler arasında geçerli olacağı ve bu süre zarfında saldırı yaşanması halinde operasyonların yeniden başlayacağı belirtildi. 19 Mart 2026 •  Riyad’da Türkiye, Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Suriye ve BAE dışişleri bakanlarının katılımıyla olağanüstü toplantı düzenlendi. Toplantıda İran’ın saldırıları ele alınırken yayımlanan bildiride saldırıların durdurulması istendi. Balistik füze ve İHA saldırılarının kınandığı bildiride sivil ve stratejik hedeflerin vurulmasına tepki gösterildi. •  Katar, İran’dan atılan balistik füzelerin ülkenin en kritik enerji merkezlerinden Ras Laffan Sanayi Bölgesi’ni hedef aldığını açıkladı. LNG üretim ve ihracatının büyük kısmının gerçekleştirildiği tesislerin vurulduğu ve çıkan yangınların ciddi hasara yol açtığı belirtildi. Saldırının, küresel enerji arzı açısından stratejik öneme sahip altyapıyı etkilediği ifade edildi. •  AB liderleri, Brüksel’de düzenlenen zirvede Ukrayna’ya destek, Orta Doğu’daki gelişmeler ve İran’a yönelik saldırıların enerji etkilerini ele aldı. Avrupa’nın rekabet gücünün güçlendirilmesi konusunun öne çıktığı zirvede AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, enerji güvenliği için yerli üretimin artırılması gerektiğini vurguladı. 18 Mart 2026 İran, ateşkesi reddettiğini ve savaşta geri adım atmayacağını duyurdu. 19 Mart 2026 13 ülkenin katıldığı Riyad toplantısında İran’a saldırıları durdurma çağrısı yapıldı. 19 Mart 2026 AB liderleri, İran geriliminin enerji güvenliğine etkilerini görüşmek üzere toplandı. 18 Mart 2026 ABD ve İsrail, İran’daki petrol ve doğalgaz tesislerini hedef aldı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   8 1   •   M A R T 2 0 2 6 •  ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) eski Direktörü Joe Kent, İran savaşına giden süreçte önemli karar vericilerin Başkan Trump’a erişiminin engellendiğini belirtti. Kent, İran’ın büyük bir saldırı hazırlığında olduğuna dair istihbarat bulunmadığını ve kamuoyuna sunulan “yakın tehdit” iddialarının gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Bu süreçte karar alma mekanizmasının sağlıklı işlemediğini vurgulayan Kent, bu gerekçelerle görevinden istifa ettiğini açıkladı. •  İsrail Başbakanı Netanyahu, Batı Kudüs’te düzenlediği basın toplantısında İran’a yönelik saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu. İbranice yaptığı konuşmada operasyonların gerektiği sürece devam edeceğini söyleyen Netanyahu uluslararası kamuoyuna İngilizce hitabında ise savaşın beklenenden daha kısa sürede sona ereceğini ifade etti. •  ABD Dışişleri Bakanlığı, Pentagon’un ek savaş bütçesi talebinin ardından BAE, Kuveyt ve Ürdün’e toplam 16 milyar dolarlık silah satışını onayladı. BAE’ye F-16 mühimmatı, radar sistemleri ve AMRAAM füzelerini içeren büyük bir paket verileceği açıklanırken satışın bölgedeki askerî kapasiteyi artırmaya yönelik olduğu belirtildi. 20 Mart 2026 •  İran Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Muhammed Ali Naini’nin ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybettiği açıklandı. Saldırının sabah saatlerinde gerçekleştiği belirtilirken detaylara ilişkin bilgi verilmedi. •  İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından Gazze’ye giren insani yardımda ciddi düşüş yaşandı. Haftalık 4 bin 200 tır seviyesindeki yardımın ilk hafta 590’a gerilediği, ikinci haftada ise 1137’de kaldığı belirtildi. Düşüşün, sınır kapılarının kapatılmasıyla bağlantılı olduğu aktarıldı. 21 Mart 2026 •  İngiltere, ABD’nin İran’a yönelik Hürmüz Boğazı odaklı saldırılarında İngiliz üslerini kullanmasına onay verdi. Kararın, petrol sevkiyatını korumayı da kapsayacak şekilde genişletilebileceği belirtildi. ABD Başkanı Trump ise bu adımı gecikmiş bir yanıt olarak değerlendirdi. •  ABD, savaşın enerji piyasalarına etkisini sınırlamak amacıyla İran petrolüne yönelik bazı yaptırımları geçici olarak kaldırdı. Hazine Bakanı Scott Bessent, denizde mahsur kalan İran petrolünün satışına izin verildiğini açıkladı. Kararın, artan petrol ve doğalgaz fiyatları nedeniyle alındığı belirtildi. •  ABD’nin İran’daki Natanz Nükleer Tesisi’ne saldırı düzenlediği, İran’ın da buna karşılık İsrail’in Dimona bölgesini hedef aldığı bildirildi. İran, saldırıya rağmen tesiste radyoaktif sızıntı yaşanmadığını açıklarken Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, gelişmelerin nükleer risk oluşturduğunu belirterek uyarıda bulundu. •  İran, İsrail’e yönelik çoğunluğu güney bölgeleri hedef alan 6 dalga füze saldırısı gerçekleştirdi. Arad kentinde bir füzenin doğrudan isabet etmesi sonucu 10’u ağır olmak üzere çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi. Saldırıların Dimona’nın da bulunduğu bölgeyi kapsadığı belirtilirken Netanyahu, yaşananları “zor bir akşam” olarak nitelendirdi. 20 Mart 2026 İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Naini, ABD-İsrail saldırısında öldü. 22 Mart 2026 İran, hava savunma sistemleriyle vurduğu F-15’in Hürmüz Adası yakınlarına düştüğünü açıkladı. 21 Mart 2026 ABD, enerji piyasasını dengelemek için İran petrolüne yönelik bazı yaptırımları gevşettiğini bildirdi. 19 Mart 2026 Netanyahu, İbranice konuşmasında savaşın süreceğini, İngilizce mesajında ise kısa süreceğini söyledi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   8 2   •   M A R T 2 0 2 6 •  İran, ülkenin güneyinde tespit edilen bir F-15 savaş uçağının hava savunma sistemleriyle vurulduğunu açıkladı. Uçağın karadan havaya füze sistemleriyle hedef alındığı ve Basra Körfezi’nde Hürmüz Adası yakınlarına düştüğü bildirildi. Olayın ardından uçağın durumu ve detaylara ilişkin soruşturma başlatıldığı ifade edildi. •  İran, saldırılara katılmamış ülkelere ait gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan koordinasyonla geçişine izin verileceğini açıkladı. ABD ve İsrail bağlantılı gemilerin geçişine ise izin verilmeyeceği belirtilen açıklamada, boğazdaki güvenlik risklerinden ABD ve İsrail’in sorumlu olduğu vurgulandı. 23 Mart 2026 •  Hürmüz Boğazı’ndaki kriz dördüncü haftasına girerken ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yeni bir tehditte bulundu. Trump, boğazın 48 saat içinde açılmaması halinde İran’daki enerji tesislerini hedef alacaklarını açıkladı. •  ABD Başkanı Donald Trump, İran ile son iki günde Orta Doğu’daki gerilimi çözmeye yönelik verimli görüşmeler yapıldığını açıkladı. Görüşmelerin olumlu seyrine bağlı olarak İran’ın enerji altyapısına yönelik planlanan saldırıların 5 gün süreyle ertelendiğini duyuran Trump, bu kararın diplomatik sürece fırsat tanımak amacıyla alındığını belirtti. •  İran Meclis Başkanı Kalibaf ve Dışişleri Sözcüsü Bekayi, ABD ile herhangi bir müzakere yapılmadığını açıkladı. Trump’ın görüşmelere ilişkin ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Açıklamalar, taraflar arasında diplomatik temas olup olmadığına dair çelişki yarattı. 24 Mart 2026 •  CENTCOM, İran’a yönelik saldırıların başlangıcından bu yana 9 binden fazla hedefin vurulduğunu açıkladı. Operasyonlarda 140’tan fazla geminin imha edildiği veya hasar gördüğü ifade edildi. •  Lübnan hükûmeti, İsrail’in saldırı tehdidi nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini aştığını açıkladı. Ülke genelinde açılan 645 barınma merkezine yüz binlerce kişinin yerleştirildiği belirtildi. 25 Mart 2026 •  Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, Avrupa Birliği ülkelerine 2025’te yapılan iltica başvuruları biçimde azaldı. Toplam 669 bin 400 başvuru kaydedilirken, bu rakam 2024’e göre yüzde 27’lik düşüşe işaret etti. Başvuruların önemli kısmı Venezuela, Afganistan ve Suriye kaynaklı olurken, en fazla başvuru İspanya, İtalya, Fransa, Almanya ve Yunanistan’a yöneldi •  Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Gana öncülüğünde hazırlanan ve kölelik ile transatlantik köle ticaretini insanlığa karşı işlenmiş en büyük adaletsizliklerden biri olarak tanımlayan karar tasarısını kabul etti. Oylamada 123 ülke “evet” oyu verirken Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin ve İsrail karşı çıktı, 53 ülke çekimser kaldı. 23 Mart 2026 Trump, İran’la görüşmeler nedeniyle enerji tesislerine yönelik saldırıları 5 gün ertelediğini açıkladı. 24 Mart 2026 ABD, İran’da 9 binden fazla hedefi vurduğunu açıkladı. 25 Mart 2026 BM, kölelik ve köle ticaretini tarihsel bir suç olarak tanımlayan kararı kabul etti. 22 Mart 2026 Natanz’a yönelik saldırıya İran, Dimona’yı hedef alarak karşılık verdi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   8 3   •   M A R T 2 0 2 6 26 Mart 2026 Kallas, Orta Doğu ve Ukrayna savaşlarının Rusya üzerinden birbirine bağlandığını vurguladı. 28 Mart 2026 İran Meclis Başkanı Kalibaf, İran’ın sert yanıtının İsrail’in çöküşünü hızlandıracağını söyledi. 27 Mart 2026 Suudi Arabistan ile Ukrayna arasında savunma tedarikine ilişkin mutabakat zaptı imzalandı. 26 Mart 2026 ABD, sahada üstünlük sağladığını vurgularken müzakere ihtiyacının İran’dan kaynaklandığını savundu. 26 Mart 2026 •  Donald Trump İran ile olası bir barış anlaşmasına yönelik olumlu sinyaller alındığını belirtirken, Steve Witkoff Pakistan arabuluculuğunda Tahran’a 15 maddelik bir plan iletildiğini açıkladı. Trump, 28 Şubat’tan bu yana yürütülen askerî operasyonların öngörülenden daha hızlı ilerlediğini öne sürerek 4–6 hafta sürmesi beklenen sürecin 26 gün içinde önemli ölçüde tamamlandığını ifade etti. ABD Başkanı, anlaşma arayışının kendi taraflarından gelmediğini ve sürecin İran’ın talebiyle şekillendiğini söyledi. •  AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Orta Doğu’daki savaşın G7 gündemini belirlediği bir dönemde Ukrayna’nın göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. İran ve Ukrayna’daki çatışmaların Rusya nedeniyle birbirine sıkı şekilde bağlı olduğunu dile getiren Kallas ABD’ye, artan petrol fiyatlarından fayda sağlayan Moskova üzerindeki ekonomik baskıyı artırma çağrısında bulundu. 27 Mart 2026 •  ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Donald Trump’ın, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sonlandırılmasına yönelik “müzakere yoluyla çözümü” en kısa sürede sağlamaya kararlı olduğunu belirtti. •  Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı, Irak ile ABD arasında stratejik iş birliği çerçevesinde gerçekleştirilen Ortak Yüksek Koordinasyon Komitesi’nin ilk toplantısında, iki ülkenin terör saldırılarının önlenmesi ve Irak topraklarının herhangi bir saldırı için kullanılmaması yönünde iş birliğini artırma kararı aldığını bildirdi. •  Suudi Arabistan ile Ukrayna arasında savunma tedarikine ilişkin mutabakat zaptı imzalandı. Anlaşmanın, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Suudi Arabistan ziyareti kapsamında yapıldığı açıklandı. •  İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İran’ın altyapısına yönelik son saldırılarla ABD Başkanı Donald Trump’ın bu yönde verdiği sözü tutmadığını, İsrail’in, İran’a ait iki çelik fabrikası, bir enerji santrali ve sivil nükleer tesislerini hedef alırken ABD ile koordinasyon içinde hareket ettiğini belirtti. 28 Mart 2026 •  Birleşmiş Milletler (BM), ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş sürecinde Hürmüz Boğazı’nda deniz ticaretindeki aksaklıkların insani sonuçlarını ele almak üzere özel bir görev gücü kurduğunu duyurdu. •  Yemen’deki İran destekli Husiler, ABD ile İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşa, İsrail’e füze fırlatarak dahil oldu. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, saldırının İran ve Lübnan’daki Hizbullah tarafından gerçekleştirilen saldırılarla eş zamanlı olarak yapıldığını ve başarıya ulaştığını dile getirdi. •  İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir’in, “Ordumuz kendiliğinden çöküşe doğru gidiyor. Şu an 10 kırmızı bayrak kaldırıyorum! Yedek askerler artık dayanamıyor.” açıklamasına atıfla “İran’ın sert yanıtı (İsrail’in) çöküşünü hızlandıracak.” ifadelerini kullandı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   8 4   •   M A R T 2 0 2 6 ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları hızlı bir zafer vaadiyle başladı, ancak uzayan bir yıpratma savaşına dönüştü. İran’ın dinî lideri Ali Hamaney’in öldürülmesi ise rejimi çökertmedi, tam tersine İran’ı daha sert ve daha yaygın bir karşılık vermeye itti. İran Savaşı: ABD-İsrail Saldırıları ve Gücün Sahadaki Sınırları AY I N TA R İ H İ 2 9   •   8 5   •   M A R T 2 0 2 6 12 Gün’den Uzayan Çatışmaya 28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail tarafından İran’a yöne­ lik başlatılan saldırılar, ani bir kırılmadan ziyade Haziran 2025’te yaşanan ve literatürde “12 Gün Savaşı” olarak anı­ lan çatışmanın devamı niteliği taşıyor. Söz konusu kısa süreli savaş, taraflar arasında doğrudan çatışma eşiğinin aşıldığını göstermiş; ancak kalıcı bir denge üretmemişti. 2026’da baş­ layan yeni saldırı dalgası ise bu yarım kalmış hesaplaşmanın daha geniş ölçekli bir evresi olarak ortaya çıktı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kongre onayı olmaksızın başlattığı bu sü­ recin dört gün içinde tamamlanacağı söylenmesine rağmen çatışma dört haftayı aşan bir süreye yayıldı. Bu durum, ope­ rasyonel hedefler ile stratejik gerçeklik arasındaki uyum­ suzluğu görünür kıldı. Nitekim savaşın ilerleyen günlerinde Trump’ın söyleminde de belirgin bir dalgalanma yaşandı. İlk aşamada “hızlı ve kesin zafer” vurgusu öne çıkarken, çatış­ manın uzamasıyla birlikte savaş öncesinde zaten açık olan “Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması” gibi daha sınırlı ve sa­ vunmacı gerekçeler ön plana çıkarıldı. Zaman içerisinde İran’a yönelik sert söylem ile müzakere çağrılarının aynı anda dile getirilmesi Vaşington’un net ve tutarlı bir stratejik çerçeveye sahip olmadığını gösterdi. İsrail’in Güvenlik Ajandası ve ABD’nin Sürüklenmesi Savaşın başlangıç dinamikleri incelendiğinde, sürecin yalnızca ABD’nin kararıyla şekillenmediği aksine İsrail’in gü­ venlik öncelikleri doğrultusunda yönlendirildiği ortaya çıktı. İsrail, İran’ın bölgesel kapasitesini kırmayı ve mümkünse re­ jim üzerinde baskı kurarak yapısal bir dönüşüm sağlamayı he­ deflerken ABD, kendi başına tanımlanmış bir büyük strateji ile değil, müttefikinin tehdit algısını paylaşarak çatışmaya dahil oldu. Süreç ilerledikçe Vaşington’un belirleyici özne olmaktan uzaklaştığı, sahadaki gelişmelere tepki veren bir pozisyona kaydığı belirginleşti. Trump yönetiminin bir gün sert askerî söylem benimserken, ertesi gün gerilimi sınırlama veya mü­ zakere sinyalleri vermesi, bu sürüklenmenin yalnızca askerî değil, politik düzeyde de yaşandığını ortaya koydu. Böylece ABD savaşı yöneten değil, giderek savaşın seyrine uyum sağ­ layan bir aktör haline geldi. Nükleer Dosya ve Balistik Füze Gerçeği Saldırıların, İran ile yürütülen nükleer müzakereler­ de gelişme sağlandığı bir dönemde ve arabulucu ülke olan Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi’nin diplomatik ilerlemeye işaret ettiği açıklamadan yalnızca bir gün sonra başlaması, diplomasi ile güç kullanımı arasındaki kopuşu ortaya koydu. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Di­ rektörü Rafael Grossi’nin İran’ın nükleer silah geliştirdiğine dair doğrulanmış bir bulgu bulunmadığı yönündeki beyanı savaşın nükleer gerekçesini zayıflattı. Buna karşılık çatışma sürecinde İran’ın 3.000 kilometreye ulaşan balistik füze ka­ pasitesini fiilen ortaya koyması, asıl meselenin bu alandaki caydırıcılık olduğunu gösterdi. Liderlik Kayıpları ve Devletin Sürekliliği Savaşın en kritik kırılma anı, İran’ın dinî lideri Ali Hama­ ney’in hedef alınarak öldürülmesi oldu. Modern İran tarihinde ilk kez bir Ayetullah’ın doğrudan dış müdahale sonucu hayatı­ nı kaybetmesi, yalnızca siyasi değil, aynı zamanda teolojik ve toplumsal bir şok etkisi yarattı. İlerleyen günlerde İran’ın üst düzey siyasi ve askerî kadroları da hedef alındı. Ali Hamaney’e yakın isimlerden Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekre­ teri Ali Laricani ve Besic yapılanmasının üst düzey komutan­ ları saldırılarda hayatını kaybetti. Ancak bu kayıplar, İran’da bir rejim çözülmesi yaratmadı. İran devleti, kısa sürede yeni­ den organize oldu ve toplumda dış müdahaleye karşı güçlü bir mobilizasyon sağlandı. Bu durum, uzun yıllardır yaptırımlar altında yaşayan bir devletin geliştirdiği kurumsal dayanıklılık kapasitesinin somut bir yansıması olarak ortaya çıktı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   8 6   •   M A R T 2 0 2 6 Yıpratma Savaşının Başlatılması İran, savaşın seyrini belirleyen kritik hamleyi, çatışmayı sınırlı bir hava operasyonu olmaktan çıkarıp çok katmanlı bir yıpratma savaşına dönüştürerek yaptı. Düşük maliyetli insansız hava araçları ve uzun menzilli balistik füzeler, ABD ve İsrail’in yüksek maliyetli savunma sistemlerine karşı et­ kin biçimde kullanıldı. Bu çerçevede İran’ın eylemleri yal­ nızca kendi topraklarını savunmakla sınırlı kalmadı. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt’teki ABD üsleri ile stratejik noktalar hedef alındı. Bu hamle, savaşın coğrafyasını genişletip maliyetleri artırırken İran’ı çatışma­ nın temposunu ve kapsamını belirleyen aktör haline getirdi. İsrail’in Savunma Stratejisinin Sınanması Savaş, İsrail’in uzun yıllardır inşa ettiği güvenlik anlayı­ şını doğrudan test etti. Demir Kubbe sisteminin mutlak koru­ ma sağladığı yönündeki yerleşik algı, yoğun ve çok katmanlı saldırılar karşısında zayıfladı. Bu durum, İsrail’in teknolojik üstünlüğe dayalı savunma yaklaşımının sınırlarını görü­ nür hale getirdi. 1967’den bu yana devletlerle geniş ölçekli bir savaş yürütmeyen İsrail, bu süreçte devlet dışı aktörlere karşı geliştirdiği askerî reflekslerin ötesinde bir kapasiteyle karşı karşıya kaldı. İran’ın doğrudan ve yüksek yoğunluklu saldırıları, İsrail’in stratejik derinliğinin sınırlı olduğunu yeniden ortaya koydu ve caydırıcılık algısında aşınma yarat­ tı. İsrail’in “ülkeyi daha güvenli hale getirme” gerekçesiyle başlattığı bu saldırılar, sahada beklenenin aksine ters yönlü bir etki üretti. Çatışma sürecinde İsrail’deki Yahudi nüfusun yaklaşık %10’unun ülkeyi terk etmesi, güvenlik üretme id­ diası ile ortaya çıkan sonuçlar arasındaki belirgin uyumsuz­ luğu gösterdi. Böylece güvenlik sağlama amacıyla başlatılan süreç, pratikte daha kırılgan bir iç güvenlik ortamı yarattı. İran’ın Körfez’deki saldırılarında 13 ABD askerinin öldürülmesi, savaşın maliyetinin doğrudan Vaşington’a yansıdığını gösterirken, İsrail açısından güvenlik sağlama iddiasıyla başlatılan saldırılar Yahudi nüfusun yaklaşık %10’unun ülkeyi terk etmesiyle ters yönlü bir sonuç doğurdu. ABD Başkanı Donald Trump tarafından yapılan çelişkili açıklamalar ise savaşın tutarlı bir stratejiden ziyade değişken hedeflerle yürütüldüğünü ortaya koydu. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   8 7   •   M A R T 2 0 2 6 Enerji Düğümü: Hürmüz ve Küresel Etki İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü­ nü kullanarak deniz trafiğini kesintiye uğratması, petrol fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu. Bu gelişme, savaşın küresel ekonomik boyutunu belirgin hale getirdi. ABD’nin aynı süreçte İran’a yönelik petrol yaptırımlarını geçici olarak gev­ şetmesi, stratejik tutarsızlığın en açık göstergele­ rinden biri olarak öne çıktı. Savaşın hedef aldığı aktörün ekonomik olarak rahatlaması, müdahale­ nin araçları ile amaçları arasındaki uyumsuzluğu derinleştirdi. Normatif Alanın Aşınması Savaş sürecinde sivil hedeflerin doğrudan vurulması, özellikle Al-Nur Kız Okulu’nun To­ mahawk füzeleriyle hedef alınması ve 168 kız çocuğunun hayatını kaybetmesi, uluslararası ka­ muoyunda derin bir infial yarattı. Okul saldırısı yalnızca askerî bir eylem olarak değil; aynı zaman­ da sivillerin korunmasına ilişkin temel ilkelerin ih­ lali olarak da değerlendirildi. Bu gelişme, ABD’nin uzun yıllardır savundu­ ğunu iddia ettiği uluslararası hukuk ilkeleri ile sa­ hadaki uygulamaları arasındaki mesafeyi daha gö­ rünür hale getirdi. Değerler üzerinden inşa edilen söylem ile fiilî pratik arasındaki bu uyumsuzluk, ABD’nin zaten tartışmalı olan küresel liderlik iddi­ asına yeni bir darbe vurdu. Kazanamayan Güç, Kaybetmeyen Direnç Dört haftayı aşan ve hala devam eden süreç boyunca ABD, belirlediği hedeflere ulaşamazken ve uzayan savaşın maliyetleriyle karşı karşıya ka­ lırken İsrail, rejim değişikliği amacını gerçekleş­ tiremedi ve güvenlik doktrininde ciddi bir aşınma yaşadı. İran ise ağır kayıplarına rağmen devlet bütünlüğünü korudu, savaşı bölgeselleştirdi ve çatışmayı bir yıpratma stratejisine dönüştürdü. Bu bağlamda Tahran yönetimi, klasik bir zafer elde etmese de kaybetmeyen ve dengeyi lehine çeviren taraf olarak öne çıktı. Nitekim ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan ve 2025 yılındaki “12 Gün Savaşı”nın devamı olan bu süreç, ulusla­ rarası siyasette askerî üstünlüğün tek başına be­ lirleyici olmadığını, direnç, süreklilik ve stratejik sabrın belirleyici hale geldiğini açık biçimde orta­ ya koydu. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   8 8   •   M A R T 2 0 2 6 Dünya medyasında Türkiye Gündem Türkiye yeni İpek Yolu’nu inşa ediyor Yayın adı: 112.ua/ Yayın tarihi: Mart 2026 / Ülke: Almanya Türkiye, tarihî İpek Yolu’nu çağdaş bir ulaşım projesi olarak yeniden canlandırarak Trans-Hazar Uluslararası Ulaşım Yolu’na (TITR) entegre etmeyi hedefliyor. Ülke bu iddialı girişim için halihazırda tamamlanmış birçok mega altyapı projesinden yararlanabilir. Bunlar gelecekteki yük taşımacılığının omurgasını oluşturuyor: Marmaray, Boğazaltı Avrasya Tüneli, Çanakkale 1915 Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Bu yapılar halihazırda uluslararası taşımacılık için genişletilebilecek yüksek performanslı bir ulaşım altyapısı sağlamaktadır. Proje Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında önemli bir ulaşım merkezi olarak konumunu önemli ölçüde güçlendirebilir. Mevcut ticaret aksamaları göz önüne alındığında bu girişim tüm katılımcı ülkelerin ekonomik kalkınması için kilit bir faktör haline gelebilir. Türkiye enerji kaynaklarını çeşitlendirmek için nükleer santral girişiminde bulunuyor Yayın adı: Bloomberg/ Yayın tarihi: Mart 2026 / Ülke: ABD Ankara’nın enerji kaynaklarını çeşitlendirme çabaları çerçevesinde Türkiye ve Güney Kore ortak nükleer santral inşasını görüşüyor. Türkiye Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar verdiği mülakatta, Seul ve Kore Elektrik Enerji Şirketinin, müzakereleri ilerletmek için “bağlayıcılığı olan bir teklif metni sunmasını” hedeflediklerini söyledi. “Hedefimiz bu sene içerisinde bunun adını koymak.” ifadelerini kullanan Bayraktar ayrıca bu hafta başlarında yapılan ve henüz çok erken aşamada olan görüşmelerin ardından Türkiye ve Electricite de France SA’nın “küçük modüler reaktörler” konusunda bir mutabakat zaptı hazırlayabileceğini belirtti. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   8 9   •   M A R T 2 0 2 6 Türk Pentagonu, Amerika’nınkinden sadece biraz daha büyük Yayın adı: Bosna/ Yayın tarihi: Mart 2026 / Ülke: Saraybosna Türkiye, dünyanın en büyük askerî komplekslerinden birinin inşasının sonuna yaklaşıyor. Ankara’da ABD Pentagon’undan daha büyük olması planlanan devasa bir ortak askerî karargâh olan Ay Yıldız projesi söz konusu. Yeni kompleks, Ankara’da 12,6 milyon metrekarelik bir alana inşa edilirken kapalı alanların yaklaşık 890 bin metrekareyi kaplaması planlanıyor. Projenin amacı, daha hızlı koordinasyon, daha verimli yönetim, zaman ve kaynaklarda önemli tasarruflar sağlamak için Türkiye’nin tüm önemli askerî kurumlarını tek bir yerde birleştirmek. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha önce yeni askerî merkezin devletin gücünün sembolü olacağını, dostlara güven, düşmanlara korku salacak bir yapı olacağını vurgulamıştı. Türkiye, bölgesel çalkantılar ortasında diplomasiyi vurguluyor ve İran ile iletişim kanallarını açık tutuyor Yayın adı: News Central Asia/ Yayın tarihi: Mart 2026 / Ülke: Türkmenistan ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilim tırmanırken Ankara, bir yandan hava sahasını koruyup diğer yandan geniş çaplı bir savaşın dışında kalarak kendisini kilit bir ara bulucu olarak konumlandırıyor. Türkiye’nin hava sahasını kararlılıkla savunurken daha geniş bir çatışmaya çekilmeyi reddetmesi, bilinçli bir stratejik hesaplamayı yansıtıyor. Türk yetkililer tüm tarafları sürekli diyaloga çağırıyor; Erdoğan, kriz boyunca yoğun diplomatik temaslarda bizzat yer alıyor. Türkiye’nin yatıştırıcı sesinin genişleyen çatışma ortamında karşılık bulup bulmayacağı henüz belli değil. Ancak Ankara; bölge son yılların en çalkantılı günlerinden geçerken bile Tahran, Washington ve NATO ortaklarıyla diplomatik kanallarını açık tutmaya kararlı görünüyor. Türkiye, NATO önünde test edilen yeni teknolojiyle “İHA Kraliçesi” olma hedefini Avrupa’ya gösteriyor Yayın adı: Forum Militaire/ Yayın tarihi: Mart 2026 / Ülke: Fransa Almanya’nın kuzeyinde düzenlenen ve bu yıl NATO’nun en geniş çaplı tatbikatı olan STEADFAST DART 26 kapsamında Türkiye, ASLAN UGV ile insansız sistemler alanındaki yeni yetkinliklerini bir kez daha sergiledi. ASLAN’ın bu tatbikata katılması, kara robotlarının artık deneysel değil, konvansiyonel birliklere entegre edilebilir sistemler haline geldiğini göstermektedir. Türkiye, askerî İHA’lar alanında Avrupa’nın birçok ülkesine karşı elde ettiği avantajı pekiştirmektedir. Bu sadece kara sistemlerini değil; hava (UAV) ve deniz (USV) platformlarını da kapsamaktadır. Bu başarıda Baykar, TAI, ASELSAN ve STM gibi şirketlerin rolü büyüktür. Bu üretimler, çoğu zaman maliyet ve üretim hacmi açısından Batılı rakiplerini geride bırakmaktadır. Bangladeş Türk füzelerini sergiliyor Yayın adı: Navabharat Times/ Yayın tarihi: Mart 2026 / Ülke: Hindistan Önde gelen Türk savunma firması Roketsan tarafından geliştirilen ve üretilen hassas güdümlü çoklu roketatar sistemleri TRG-230 ve TRG-300, Bangladeş ordusuna savaş alanında artırılmış menzil, yüksek doğruluk ve çok yönlülük sağlayabilir. Söz konusu silahların satın alınmasının, Bangladeş ordusunun yeteneklerini önemli ölçüde artırması bekleniyor. Bangladeş, 2024-2025 yıllarında 18’den fazla TRG-230/300 sistemi satın aldı. Bu teslimatlar, özellikle Myanmar yakınlarındaki bölgeler de dahil olmak üzere stratejik sınırları korumak için konuşlandırılan ordunun roket topçu alaylarını güçlendirdi. Türk roket sisteminin konuşlandırılması, Hindistan’ın güvenliğine acil bir tehdit oluşturmuyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   9 0   •   M A R T 2 0 2 6 Ayın Tarihi Kültür–Sanat AY I N TA R İ H İ 2 9   •   9 1   •   M A R T 2 0 2 6 100. Yılında Bakü Türkoloji Kurultayı Ahi Şerafeddin Camii Arşivden: Sağlık Çalışanlarımız AY I N TA R İ H İ 2 9   •   9 2   •   M A R T 2 0 2 6 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   9 3   •   M A R T 2 0 2 6 100. Yılında Bakü Türkoloji Kurultayı Türk dünyasının bilimsel tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilen Bakü Birinci Türkoloji Kurultayı, aradan geçen yüz yıla rağmen dil, kültür ve kimlik alanındaki etkisini sürdürmeye devam ediyor. Modern Türkoloji çalışmalarının temellerinin atıldığı bu kurultay, Türk halkları arasında ilmî iş birliğinin ilk kapsamlı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   9 4   •   M A R T 2 0 2 6 B irinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılı Bakü’de düzenlenen uluslararası kon­ feransla anıldı. Azerbaycan’ın baş­ kenti Bakü’de, 26 Şubat 1926’da yapılan Birinci Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılı dolayısıyla kon­ ferans gerçekleştirildi. Azerbaycan Millî İlimler Akademisi (AMİA) ve Bakü Yunus Emre Enstitü­ sü tarafından 100 yıl önceki kurultayın yapıldığı tarihî binada düzenlenen konferansa, Azerbay­ can’ın yanı sıra Türkiye, Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan’dan çok sayıda akademisyen katıldı. Konferans; Türkiye, Azerbaycan ve farklı ülkelerden bakanlar, akademi başkanları, üniver­ site rektörleri ile uluslararası kuruluş temsilcileri­ ni de aynı çatı altında buluşturdu. Konferansın açılışında Kültür ve Turizm Ba­ kan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Millî Eğitim Ba­ kan Yardımcısı Doç. Dr. Celile Eren Ökten, Azer­ baycan Kültür Bakan Yardımcısı Ferit Caferov, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal, Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün, Ata­ türk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs, Yunus Emre Enstitüsü Baş­ kanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy, Türk Akademisi Başkanı Prof. Dr. Şahin Mustafayev, Türk Dil Ku­ rumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert ve Azerbay­ can Millî İlimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. İsa Habibbeyli yer aldı. Uluslararası katılım ve bilimsel paneller 1926’da Türk dünyasının ortak dil, alfabe ve bilimsel yöntem arayışına yön veren Bakü Türko­ loji Kurultayı’nın bilimsel, kültürel ve entelektüel mirasını ele almayı amaçlayan programda, Türko­ loji’nin 100 yıllık gelişimi tarih, kültür ve edebiyat bağlamında yeniden değerlendirildi. Konferansa Türkiye, Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden çok sayıda tanınmış bilim in­ sanı katıldı. Etkinlikte dilbilimciler, tarihçiler, etnograflar, edebiyat araştırmacıları ve kültür bi­ limciler, farklı bilimsel ekollerin bakış açılarıyla Türkoloji’nin güncel sorunlarını ele aldı. Konfe­ ransta 1926 Bakü Türkoloji Kurultayı’na ait arşiv belgeleri, bildiriler, katılımcı listeleri ve dönemin basın yayın kaynakları incelenerek Kurultay’ın tarihî önemi de ortaya koyuldu. Türk dili, edebi­ yat, tarih, kültür ve folklor alanlarında düzenle­ nen panel oturumlarında, Türkolojinin güncel yönelimleri detaylı bir şekilde irdelendi ve bu ko­ nular başlıklar hâlinde ele alındı. Program kapsamında ayrıca Kaşgârlı Mah­ mud, Ali Bey Hüseyinzade, İsmail Gaspıralı, Abay Kunanbayoğlu, Mağcan Cumabay, Bekir Çoban­ zade, Ahmet Caferoğlu, Nesib Bey Yusifbeyli ve Ayaz İshaki adına paneller yürütüldü. Konferan­ sın kapanış bildirisinde, Türk dünyasında akade­ mik iş birliğinin güçlendirilmesi, ortak projelerin hayata geçirilmesi ve genç kuşakların Türkoloji çalışmalarına yönlendirilmesinin önemine vurgu yapıldı. 1926 Bakü Birinci Türkoloji Kurultayı 1926 yılında Bakü’de İsmailiyye Sarayı’nda gerçekleştirilen ilk Türkoloji Kurultayı, yalnızca Türk dilinin ayrıntılı biçimde incelenmesi açısın­ dan değil; aynı zamanda Türk halklarının kültü­ rel bütünleşmesini sağlamak ve Türk dünyasında ortak bir dil, kavram ile yöntem birliği oluştur­ mak açısından atılan en önemli adımlardan biri olarak tarihî bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Bugün 100. yılına ulaşan ilk Türkoloji Kurultayı, Türk dünyasında alfabe birliği, ortak terminoloji ve bilimsel koordinasyon arayışının en önemli ki­ lometre taşlarından biri olarak da kabul ediliyor. Türk halklarının dili, tarihi, edebiyatı ve kül­ türel mirasının bilimsel yöntemlerle ele alınma­ sını amaçlayan toplantı, 20. yüzyıl Türk düşünce dünyasının şekillenmesinde belirleyici rol oynadı. Türkoloji alanında gerçekleştirilen ilk ulus­ lararası ve kapsamlı bilimsel toplantı olarak tari­ he geçen ve 131 delegenin katıldığı Kurultay’da, Latin alfabesine geçiş ilkesi benimsenirken, ana dilde eğitim, tarih ve folklor çalışmalarının koor­ dinasyonu gibi stratejik kararlar alındı. Dönemin önde gelen Türkologlarını bir araya getiren birin­ ci kurultaya Türkiye’den Fuat Köprülü ve İsmail Hikmet Ertaylan gibi isimlerin davet edilmesi, toplantının uluslararası niteliğini güçlendirdi. 26 Şubat - 06 Mart 1926 tarihlerinde gerçek­ leştirilen kurultayda özellikle alfabe meselesi, ortak edebi dil, imla ve dil birliği konuları masaya yatırıldı. Ortak alfabe oluşturulması fikri doğrul­ tusunda özel bir komisyon kurulması, Türk dün­ yasında dil birliği tartışmalarının ivme kazanma­ sına katkı sağladı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   9 6   •   M A R T 2 0 2 6 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   9 7   •   M A R T 2 0 2 6 Başkentte Selçuklu’dan Kalan Kültürel Miras “Ahi Şerafeddin Camii” Kültürel Miras Ahşap direkli mimari geleneğin önemli örneği Ankara’nın simge eserlerinden Ahi Şerafeddin Camii, ah­ şap Selçuklu camilerinin 13. yüzyıldan günümüze kadar gelen en güzel örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Al­ tındağ ilçesinde, Ulus semtinde, Ankara Kalesi’nin güney ucunda yer alan Ahi Şerafeddin Camii’nin I. İzzettin Key­ kavus döneminde (1211-1220), Emir Seyfeddin Çeşnigir tarafından 13. yüzyıl başlarında yaptırıldığı kabul ediliyor. Ayrıca minber kitabesine göre 1290 tarihinde Ahi Hasa­ neddin ve Hüsameddin adlı iki kardeş tarafından tamir et­ tirildiği belirtiliyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde Anadolu’nun Orta Çağ Dönemi Ahşap Hipostil Camileri’n­ den biri olarak 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Liste­ si’ne kaydedilen Ahi Şerafeddin (Arslanhane) Camii, çivi kullanılmadan çandı tekniğiyle yapılmış ahşap tavanı ile Anadolu’da ahşap tavan işçiliğinin en güzel örneklerinden birini yansıtıyor. Yüzyılların izini taşıyan cami, Polatlı ilçe­ sinde yer alan Gordion Antik Kenti’nin ardından Ankara’nın listeye giren ikinci kültür hazinesi olarak öne çıkıyor. Dört ahşap direk dizisiyle beş sahna ayrılan iç mekânı, özenle işlenmiş tavanı, mozaik çinili ve stalaktitli mihrabı ile ceviz ağacından yapılmış zarif minberi; Anadolu Selçuklu sanatı­ nın inceliğini bugün de yaşatıyor. Minber tasarımı, çini mihrapları ve ahşap yapısıyla dikkat çeken tarihî cami, doğusunda bulunan türbe külliyesinin duvarına gömülü olan antik aslan heykeli sebebiyle Ars­ lanhane Camii olarak da anılıyor. Minberi ceviz ağacından yapılmış dikdörtgen biçiminde olan, taş duvarlı, sade ve gös­ terişsiz cami, ağaç oymacılığı bakımından döneminin en ba­ şarılı örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Doğu, batı ve kuzey cephelerinde olmak üzere üç kapısı bulunan caminin, kuzeyde bulunan kapısı ise taç kapı görünümü gösteriyor. Caminin kuzey kapısı girişindeki musalla taşı da yüzyıllar­ dır aynı yerinde muhafaza ediliyor. Halk arasında Arslanhane Camii olarak bilinen Ahi Şerafeddin Camii, Selçuklu döneminin ahşap direkli cami geleneğinin en seçkin örnekleri arasında gösteriliyor. Türk mimari tarihinin göz kamaştırıcı eserlerinden çivisiz ahşap camiler arasında yer alan eser, zamana direnerek yüzyıllardır ayakta kalmaya devam ediyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   9 8   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve YEĞİTEK Arşivi Arşivden Bu ayki sayımızda, 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle doktorundan, hemşiresine, laborantından, radyoloğuna farklı alanlarda Türkiye’nin çeşitli hastane ve laboratuvarlarında görev yapan sağlık çalışanlarımızın yer aldığı, 1940’lardan 1980’li yıllara uzanan bir fotoğraf seçkisi sunuyoruz. Memleket Hastanesi, Adana Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsünde Laboratuvar Çalışması, Ankara Gülhane Askerî Hastanesi İntaniye Laboratuvarı, Ankara AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 0 0   •   M A R T 2 0 2 6 İstanbul Üniversitesi Dişçi Mektebi, İstanbul 1944 Vakıf Gureba Hastanesi'nde Konsültasyon, İstanbul,1944 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 0 1   •   M A R T 2 0 2 6 Cerrahpaşa Hastanesi Sabah Vizitesi, İstanbul AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 0 2   •   M A R T 2 0 2 6 Vakıf Gureba Hastanesi'nde Muayene, İstanbul, 1944 Röntgen Çekimi,1983 İstanbul Üniversitesi Dişçi Mektebi,1944 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 0 3   •   M A R T 2 0 2 6 Ankara Hastanesi'nde Dördüzler, Ankara Vakıf Gureba Hastanesi'nde Muayene, İstanbul, 1994 Ayın Tarihi İletişim AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 0 5   •   M A R T 2 0 2 6 CİMER’de Devletin Şefkatli Yüzü Kadın Kamu Görevlilerine Teşekkür Dijital Egemenlik Perspektifinden “7 Nisan Kişisel Verileri Koruma Günü” Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli “Hayata Dokunan Kadınlar” Fotoğraf Sergisi Basın Mensuplarıyla Buluşma Programı Hafıza ve Hakikat: 28 Şubat ve Dezenformasyonlar Paneli Basın Kartı Komisyonu Çalışmaları Jeopolitik Dalgalanmalar Ortasında Transatlantik Güvenliği Toplantısı Türkiye-NATO: Gelecek Perspektifleri Konferansı Türkiye-NATO İlişkileri Konulu Yuvarlak Masa Toplantısı Belirsizliği Yönetmek, Dönüşümü Yönlendirmek Dönüm Noktasında NATO Paneli AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 0 6   •   M A R T 2 0 2 6 CİMER’de Devletin Şefkatli Yüzü Kadın Kamu Görevlilerine Teşekkür İletişim CİMER teşekkür başvurularında, kadın kamu görevlilerinin çözüm odaklı yaklaşımları, vatandaşın derdiyle dertlenen tutumları ve empatiye dayalı yapıcı iletişimleriyle devletin yumuşak yüzü olarak devlete duyulan güvenin pekiştirilmesinde önemli bir rol oynadığı görülüyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 0 7   •   M A R T 2 0 2 6 D ilekçe ve bilgi edinme haklarının temeli; devletten bir talepte bulunmaya, bir konuda işlem yapılma­ sını istemeye veya kamu hizmetlerine ilişkin bir sorunu bildirmeye dayanıyor. Bu nedenle, kamu yönetiminde geleneksel geri bildirim mekanizmalarının çoğunlukla şikâyet ve talep odaklı olduğu görülüyor. Nitekim bu haklar; demokra­ tik yönetimlerde vatandaşların idare karşısında hak arama ve hesap verilebilirliği sağlama ve vatandaş ile devlet arasındaki iletişimi güçlendirme işlevi görüyor. Diğer yandan, klasik di­ lekçe mekanizmalarının ötesine geçen yenilikçi halkla ilişkiler uygulamaları, vatandaş ile devlet arasındaki iletişimi daha et­ kileşimli, şeffaf ve güven temelli bir düzeye taşıyor. Bu bağlam­ da vatandaş ile devlet arasındaki görünmez duvarların kaldırı­ larak iletişimi derinleştirmek açısından vatandaşların olumlu geri bildirimlerini almak, fark yaratan bir uygulama olarak ön plana çıkıyor. Vatandaşların devlete teşekkürünü, takdirini, memnuniyetini iletmesi, en az şikâyet ya da talep kadar kamu hizmetlerinin kalite ve etkinliğinin artırılması, hesap verebi­ lirliğin tamamlanmasına ve kamu görevlilerinin motivasyon artışına olanak sağlıyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezinde (CİMER) yer alan teşekkür başvuru türü, vatandaşların memnuniyetlerini doğru­ dan kamu kurumlarına iletebilmelerine imkân tanıyan önemli bir mekanizma olarak dikkat çekiyor. Toplumda takdir kültürü­ nün gelişmesine aracılık eden bu başvuru türü sayesinde kamu hizmetlerinin yanı sıra kamu görevlilerine yönelik memnuniyet de görünür hâle geliyor. CİMER’e iletilen teşekkür başvuruları, kamu çalışanları için güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturmanın ve hizmetlerin daha özverili ve etkili bir şekilde sürdürülmesine destek olmanın yanı sıra yürütülen mevcut hizmetin işleyişine ilişkin de önemli bilgiler sunuyor. Böylece bu başvuru türü, va­ tandaş ile devlet arasındaki etkileşimin güçlenmesine ve katılım­ cı demokratik kültürün derinleşmesine anlamlı bir katkı sağlıyor. 2025 yılında yaklaşık 92 bin teşekkür başvurusu alan CİMER’de, özellikle kadın kamu görevlilerine yönelik başvuru­ lar dikkat çekiyor. Bu başvurular, kamu görevlilerinin yalnızca görevlerini yerine getirmekle kalmayıp insan odaklı yaklaşım­ ları ve hizmete kattıkları değerle, vatandaşlar nezdinde kamu hizmetine ve kamu görevlilerine yönelik güven ve takdirin pekişmesine aracılık ettiğini gösteriyor. Vatandaşlar sağlık, eğitim, sosyal hizmet, güvenlik gibi birçok alanda özveri ve sorumluluk bilinciyle görev yapan kadın çalışanları takdir et­ mek üzere CİMER’e başvuru yapıyor. Başvurulara bakıldığın­ da kadınların, çözüm odaklı yaklaşımları, vatandaşın derdiyle dertlenen tutumları ve empatiye dayalı yapıcı iletişimleriyle devletin yumuşak yüzü olarak devlete duyulan güvenin pekiş­ tirilmesinde önemli bir rol oynadıkları görülüyor. Kadın kamu görevlileri vatandaşlar tarafından “devletin sahadaki şefkatli yüzü” olarak değerlendiriliyor. Bir teşekkür başvurusunda yer alan, “Hayatın her alanında sabır, emek ve sevgiyle çalışan kadınlarımız sayesinde toplum daha güçlü ve daha umut dolu bir geleceğe ilerliyor.” sözleri, kadınların çalışma hayatındaki varlığının kamu hizmetine sağladığı değeri açıkça ortaya koyuyor. Kadınlar, sağlıktan eği­ time, emniyetten mahalli hizmetlere kadar kamu hizmetinin her alanında vatandaşlara hizmet sunarken, sorun çözücü ve yenilikçi yaklaşımlarıyla hizmetin niteliğinin ve vatandaş memnuniyetinin artışına doğrudan katkı sağlıyorlar. Örne­ ğin sağlık alanında yoğun bir tempoda görev yapan kadınlara yönelik teşekkür mesajlarında hastalara karşı ilgili ve şefkatli yaklaşım, titizlik, nazik, güler yüzlü ve profesyonel tutum vur­ guları öne çıkıyor. Eğitim alanında ise öğretmenlerin sabırlı ve ilgili yaklaşımları, çocuklarla kurdukları güçlü iletişim, öğ­ rencilerin okula severek gitmelerini sağlamaları ve rehberlik ederek çocukların gelişimlerinde önemli bir rol oynamaları ön plana çıkıyor. Bu ve buna benzer pek çok örnek olmakla birlik­ te, kadının kattığı değer; akademisyenden belediye başkanına, doktordan öğretmene, nüfus memurundan müdüre ve diğer kamu görevlilerine kadar uzanan geniş bir yelpazede iletilen teşekkür başvurularında kendini gösteriyor. Bu bağlamda, teşekkür başvuruları yalnızca motivasyon ve hizmet kalitesini artırmakla kalmayıp kadın emeğinin görü­ nür kılınmasına ve kadınların takdir edilmesine vesile oluyor. Günlük hayatta çoğu zaman fark edilmeyen bir kadının emeği, bir vatandaşın yazdığı birkaç satırlık teşekkür mesajıyla anlam ve değer kazanıyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 0 8   •   M A R T 2 0 2 6 İlçe / İl MUDANYA / BURSA Sayın Yetkili, Tarafımdan daha önce CİMER sistemi üze­ rinden iletilmiş olan başvuruya istinaden, yaşanan süreçle ilgili değerlendirmemi ve geri bildirimimi tarafınıza iletmek isterim. Başvurum sonrasında, Nürnberg Başkonso­ losluğu Ateşesi Sayın İrem Şahin tarafından tarafımıza e-posta yoluyla detaylı, açık ve şeffaf bir bilgilendirme yapılmıştır. Sürecin her aşaması net bir şekilde aktarılmış, ayrıca ilgili personel adına tamamen kendi inisiya­ tifiyle özür dilenmiştir. Sayın İrem Şahin’in bu yaklaşımı, görev tanımının ötesinde, sorumluluk bilinci ve kamu hizmeti anlayı­ şının olumlu bir örneği olarak tarafımca de­ ğerlendirilmiştir. Ayrıca kendisi, dilediğimiz zaman randevu oluşturmamıza gerek olmadan Başkonsolos­ luğa başvurabileceğimizi, kapıdaki görevli­ lere ismimizi belirtmemizin yeterli olacağını yazılı olarak bildirmiştir. Bu bilgilendirme doğrultusunda gerçekleştirilen randevu­ suz ziyaretimiz sırasında da, gerek kendisi gerekse diğer görevli personel tarafından herhangi bir sorun yaşatılmadan, nazik ve çözüm odaklı bir hizmet sunulmuştur. Sonuç olarak; Nürnberg Başkonsoloslu­ ğu’nun idari yaklaşımı ve özellikle Sayın İrem Şahin’in sergilediği profesyonel, yapıcı ve çözüm odaklı tutum, başvurumun amacı­ na uygun şekilde ele alındığını göstermiş ve kurumlara duyduğum güveni pekiştirmiştir. Olumlu yaklaşımın ve iyi uygulamanın kayıt altına alınmasını uygun buluyorum. Bilgilerinize arz ederim. Saygılarımla, S*** S*** ve Aile üyeleri. İlçe / İl YENİMAHALLE / ANKARA Yenimahalle ilçesi Turgut Özal Mahallesi’n­ de bulunan Kayra Yuva Sitesi yöneticisi ve aynı zamanda mahalle sakini olarak, mahal­ lemizde muhtarlık görevini büyük bir özve­ riyle yürüten Figen Dönmez hakkında teşek­ kür ve memnuniyetlerimi arz etmek isterim. Sayın Muhtarımız; göreve geldiği günden bu yana site yönetimleri ve mahalle sakinleriyle kurduğu yapıcı iletişim, taleplere hızlı geri dönüş sağlaması, kurumlar arası koordi­ nasyondaki etkinliği ve mahallemizin ortak menfaatlerini önceleyen çalışmalarıyla ör­ nek bir yerel yönetim anlayışı sergilemekte­ dir. Özellikle site yönetimleriyle doğrudan temas kurarak sorunları yerinde değerlen­ dirmesi ve çözüm süreçlerini titizlikle takip etmesi, sahaya hâkim ve sorumluluk bilinci yüksek bir yönetim anlayışının göstergesidir. Mahallemizin ihtiyaçlarını doğru analiz ede­ rek ilgili kamu kurumlarıyla iş birliği içinde somut adımlar atması; altyapı, çevre düzeni, güvenlik ve sosyal yaşamı destekleyen ko­ nulardaki öncü girişimleri takdire şayandır. İlgi, alaka ve çalışkanlığıyla ortaya koyduğu vizyoner duruş, Turgut Özal Mahallesi’nin gelişimine önemli katkılar sunmaktadır. Bu vesileyle, mahallemiz ve Kayra Yuva Si­ tesi adına yaptığı tüm özverili çalışmalardan dolayı Sayın Muhtarımız Figen Dönmez’e teşekkür ediyor; görevinde başarılarının ar­ tarak devam etmesini temenni ediyorum. Saygılarımla, D*** K*** N*** Kayra Yuva Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı İlçe / İl AFYON MERKEZ İLÇE / AFYON Kıymetli Devlet Büyüklerim ve Kurum Amir­ lerim, Ben terörle mücadelede yaralanmış, gazi un­ vanı almış ve aynı zamanda engelli bir kamu çalışanıyım. Bu satırları bir talepte bulun­ mak ya da bir şikâyet iletmek için değil; yal­ nızca içimden gelen bir duyguyu paylaşmak için yazıyorum. Son dönemde sağlık duru­ mum ve çalışma koşullarımla ilgili olarak benim için zorlayıcı bir süreç yaşandı. Böyle zamanlarda insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, anlaşıldığını ve yalnız olmadığını his­ sedebilmek oluyor. Bu süreçte Afyonkara­ hisar Valiliği, Afyonkarahisar İl Sağlık Mü­ dürlüğü, Halk Sağlığı Başkanlığı ve Merkez Toplum Sağlığı Merkezi ile Afyonkarahisar Devlet Hastanesi yöneticilerinin konuya in­ sanî bir yaklaşımla eğilmeleri, bir gazi ola­ rak beni gerçekten çok etkiledi. Yaşadığım rahatsızlıkların etkisiyle, istemeden de olsa uygun olmayan bir tavırda bulunmuşsam, bunun bilinçli olmadığının bilinmesini is­ terim. Böyle bir durum söz konusu olduysa anlayışla karşılanmasını temenni ederim. Bazen insan, bir yazıdan, bir tutumdan ya da yalnızca samimi bir yaklaşımdan güç alabiliyor. Bu süreçte devletimin beni gördü­ ğünü ve önemsediğini hissettim. Bu duygu, yaşadığım tüm zorluklara rağmen ayakta kalabilmem için benim için çok kıymetliy­ di. Devletime bağlı bir vatandaş ve bir gazi olarak; başta Afyonkarahisar Valisi Sayın Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı olmak üzere, Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürümüze, Per­ sonel ve Destek Hizmetleri Başkanlıklarına, Halk Sağlığı Başkanlığına, Merkez Toplum Sağlığı Merkezi yöneticilerine ve Afyonka­ rahisar Devlet Hastanesi Başhekimliği ile Destek Hizmetleri Müdürlüğü yöneticilerine gösterdikleri anlayış ve destek için içtenlikle teşekkür eder, görevlerinde kolaylıklar dile­ rim. Saygılarımla. Gazi R*** Ş*** İlçe / İl NAZİMİYE / TUNCELİ 2025 yılı temmuz ayında eşimin tayini sebebiyle Tunceli’nin Nazimiye ilçesınde yaşamaya başladık. Kızım 3 buçuk yaşın­ daydı ve fazlaca sessiz, sakin bir çocuktu. Anaokuluna başlayacak olan evladım için günümüzün büyük bir sosyal problemi olan akran zorbalığına uğrar mı? Uyum süreci sancılı geçer mi? Öğretmeni ile sos­ yal diyalog konusunda sıkıntı yaşar mıyız gibi bin bir endişeyle çocuğum okula baş­ ladı. Okulumuzun müdürü Tülay Hanım, destek personeli Şükran ablamız ile Hasan abimiz ve en önemlisi melek kalpli canımız öğretmenimiz Berivan öğretmen sınıfta ço­ cuklarla ve biz velilerle öyle güzel iletişim kurdu ki! ben fazlasıyla müteşekkir oldum. En başta üslubu daha sonra inanılmaz iyi kalbi, sabrı, özverisi için öğretmenimize bir anne olarak teşekkür ediyorum. Benim kızımın şansı olduğu için en önemlisi sınıf içi adaleti ve oluşabilecek en ufak akran zorbalığına müsaade etmediği için yürek­ ten teşekkür ediyorum. Bu topraklardan kısa süre sonra gideceğiz ama kızımın be­ nim memleketim Tunceli, ben yazın anne sizinle tatile gidemem ki okulumu bıraka­ mam, Nazimiye dünyanın en güzel yeri de­ Başvuru Örnekleri AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 0 9   •   M A R T 2 0 2 6 ğil mi anne? Anne lojmandan hiç taşınmayaca­ ğız babamın evi burası kamyon bizi başka bir şehre taşımasın demesinin sebebi okuludur, öğretmenidir. Bir anne olarak kızımda böyle izler bırakılmasını sağlayan herkesin elle­ rinden öpüyorum. İyi insanlar hep var olsun. Sizleri 3 buçuk yaşında bir kalbin ömür boyu unutmayacağını annesi olarak söylemek ve devlet eliyle de teşekkür etmek istedim. İlçe / İl BAYRAMPAŞA / İSTANBUL Babam A*** Y*** geçtiğimiz ay vefat etti. Geçti­ ğimiz yıl kanser teşhisi konulmuş ve tedavisine başlanmıştı. Tedavisi güzel devam etti ve kanse­ ri yenmek üzereyken aniden ve tam olarak ne­ deni tespit edilemeyen karaciğer yetmezliği ve devam eden organ yetmezlikleri nedeni ile ma­ alesef kaybettik.1 yıldır uğraştığımız ve yenmek üzere olduğumuz kanser illeti ile mücadelemiz sırasında her zaman bizlere destek veren, çok yoğun olmasına rağmen güler yüzle ilgilenen ve tanı ve tedavi sürecinde ihtiyaç duyduğumuz tahliller için her zaman bize yardımcı olan Bay­ rampaşa Devlet Hastanesi Dahiliye uzmanı “Sn. Melda Yalçınkaya’ya” teşekkür etmek ve baban adına helallik almak istiyorum. Yine tüm tedavi sürecinde bizimle ilgilenen, dünyadaki geliş­ meleri takip ederek bizleri bilgilendiren ve en az hasarla bu süreci atlatmamız için içtenlikle çalıştığını gördüğümüz, güler yüzlü doktoru­ muz “Sn. Prof. Dr. Didem Taştekin” hocamıza ve Biruni Hastanesi (İstanbul Sefaköy) kemoterapi ünitesinde babamla ilgilenen güler yüz ve ko­ nuşmaları ile sürekli moral veren ve tedavi süre­ cini kolaylaştıran tüm hemşire ve sağlık görevli­ lerine içtenlikle teşekkür etmek ve babam adına helallik almak istiyorum. İlçe / İl BOZKURT / DENİZLİ Sayın Yetkili, Bu teşekkür metnini, Annem H*** C***, Ağabeyim G*** C*** ve Ablam A*** C*** adına yazıyorum. Geçtiğimiz gün­ lerde, Muğla Ortaca da ikamet etmekte ve özel gereksinimli olan ailemle beraberken, Muhtar Bey’in refakatiyle Ortaca İlçe Nüfus Müdürlü­ ğünden konuta ziyarete geldiler. 65 yaş üstü annem, engelli ablam ve ağabeyim için yeni kimlik kartı değişimlerini evde gerçekleştirdi­ ler. Kısa sürede de yeni kartlar adrese teslim edildi. Başta İçişleri Bakanlığımızca hayata geçirilen bu hizmette emeği geçen Devlet yet­ kililerimize, ekibe sahada ise, Ortaca Nüfus Müdürlüğünden gelip şefkatle işlerini en güzel şekilde yapmış olan GÜLAY hanım ve TUFAN Bey ile değerli müdireleri ÇİĞDEM Hanıma bir kez de buradan ilgililerle paylaşarak çok teşek­ kür ediyoruz, iyi ki varlar. İlgili mercilere iletil­ mesinden memnun oluruz. Saygılarımla aile adına Z*** Ç*** İlçe / İl ALTINORDU / ORDU T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (Cİ­ MER) Başkanlığına Ordu Üniversitesi Sanat Ta­ rihi Öğretim Elemanı İçin Teşekkür Mesajı Ordu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde görev yapan ARŞ.GÖR.DR. GÜLFERİ AKIN ER­ TEK için içten bir teşekkürümü iletmek istiyo­ rum. Kendisi, genç yaşına rağmen derslerde ser­ gilediği anlatım tarzıyla çok kısa sürede farkını ortaya koymuştur. Sanat tarihi gibi zor ve yoğun bir alanı; sıkıcı, ezbere dayalı bir ders olmaktan çıkarıp, ilgi uyandıran, merak ettiren ve öğren­ ciyi dersin içine çeken bir yapıya dönüştürmek­ tedir. Ders anlatım stili son derece akıcı, anlaşı­ lır ve etkileyicidir. Konuları sadece bilgi olarak aktarmakla kalmayıp; örneklerle, yorumlarla ve güçlü hitabetiyle adeta yaşatmaktadır. Bu sa­ yede öğrenciler derse “katlanmak” zorunda kal­ mamakta, aksine dersi bekler hâle gelmektedir. Birçok öğrencinin sanat tarihine bakış açısının bu dersler ve hocamız sayesinde değiştiğine biz­ zat tanıklık ettim. En az akademik yönü kadar önemli olan bir diğer tarafı ise insani yönüdür. Sıcak kanlı, içten, ulaşılabilir ve iyi niyetli tav­ rı sayesinde öğrencilerle çok kısa sürede güçlü bir bağ kurmuştur. Sınıfta oluşturduğu pozitif atmosfer, saygıya dayalı ama samimi iletişim dili, öğrencilerin hem kendini rahat ifade ede­ bilmesini hem de derse daha istekli katılmasını sağlamaktadır. Bu yaklaşımıyla doğal olarak öğrencilerin sevgisini ve saygısını kazanmıştır. Üniversitelerde bu şekilde anlatan, sevdiren ve iz bırakan eğitimcilerin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu nedenle böyle öğretim eleman­ larının üniversitelerde var olması hem öğrenci­ ler hem de ülkemizin akademik geleceği adına büyük bir kazanımdır. Bilgilerinize saygıyla arz ederim. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 1 0   •   M A R T 2 0 2 6 Dijital Egemenlik Perspektifinden “7 Nisan Kişisel Verileri Koruma Günü” H er eylemimizin bir veriye dönüştüğü dijital dünyada, bi­ reyler kişisel verileri yoluyla izlenebilir, analiz edilebilir ve yönlendirilebilir durumda. Bu nedenle kişisel verile­ rin korunması, sadece teknik bir konu değil; insan onuru, mahremi­ yet ve özgürlüklerle doğrudan bağlantılı bir hak alanı. 6698 sayılı Ki­ şisel Verilerin Korunması Kanunu’nun yürürlüğe girdiği gün olması dolayısıyla 7 Nisan’da kutlanan Kişisel Verileri Koruma Günü, diji­ talleşen dünyada bireyin Anayasa’nın 20’nci maddesi ile de güvence altına alınan “kişisel verilerinin korunmasını isteme hakkını” odağa alan önemli bir farkındalık yaratıyor. Yasanın yürürülüğe girmesiy­ le birlikte bu alanda düzenleyici ve denetleyici otorite olarak Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) kuruldu. KVKK bu özel gün vesile­ siyle yıllar boyunca çeşitli kurumlarla iş birliği içerisinde etkinlikler gerçekleştiriyor. Bu etkinlikler, iş birliği yapılan kurum ile etkinliğe katılan çok sayıda akademisyen, öğrenci, kamu kurumlarının tem­ silcileri ve sektör temsilcileri için de bir farkındalık aracı oluyor. Veri koruma kültürü yaygınlaştırılıyor 6698 Sayılı Kanun’un 7 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girme­ siyle birlikte ülkemizde kişisel verilerin korunması alanında yeni bir dönem başladı. Kanun ile “kişisel veri” kavramı hukuki bir statü kazanarak, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin esas ve usuller hu­ kuken belirlendi ve kişilere kendi kişisel verileri üzerinde kontrol sahibi olabilme imkânı tanındı. Veri koruma bilincini zihinlere yerleştirmeyi ve veri koruma kül­ türünü bireyler arasında yaygınlaştırmayı amaçlayan 7 Nisan Kişisel Verileri Koruma Günü, özellikle çocuklar ve gençler açısından ayrı bir önem taşıyor. Dijital dünyaya erken yaşta dahil olan çocuklar, kişisel verilerinin akıbetini belirleyebilme açısından yetişkinlerden çoğu zaman daha savunmasız durumda. Bu nedenle, konuya ilişkin bilincin küçük yaşlardan itibaren kazandırılması, dijital kimlik far­ kındalığının geliştirilmesi, mahremiyet kavramının benimsenmesi, siber zorbalık ve dijital istismara karşı bilinç oluşturulması ve birey­ lerin haklarını öğrenmeleri, gelecekte daha güvenli bir dijital toplu­ mun inşası açısından kritik önemde bulunuyor. Dijital egemenlik Dijital egemenlik, devletlerin kendi altyapısı ve verileri üzerin­ de tam kontrol ve hakimiyet sahibi olması şeklinde tanımlanıyor. Dolayısıyla devletler hakimiyetlerindeki dijital süreçlerden, tek­ AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 1 1   •   M A R T 2 0 2 6 nolojik altyapıdan ve buna bağlı olarak verilerden de sorum­ lu bulunuyor. Bu egemenlik kavramı altında vatandaşların biyometrik ve genetik verileri, kişisel sağlık verileri, dijital ayak izleri gibi doğrudan bir kişinin kimliğini tespit etmeye yarayacak veriler bulunuyor. Bu kişisel verilerin kontrolünün zayıflaması devletleri dış müdahalelere açık hale getirerek bir savunma açığı yaratıyor. Diğer bir ifadeyle, dijital egemenlik ne kadar kuvvetliyse devletlerin de o kadar kuvvetli bir siber savunma kalkanı olduğu kabul ediliyor. Kişisel verilerin korunması hakkı, temel bir insan hakkı olmanın ötesinde devletlerin kapasitesini ve ekonomik sürdü­ rülebilirliği belirleyen stratejik bir konu. Bunun temel sebebi ise kişisel verinin ekonomik değere sahip olması. Ekonomik ve politik olarak güç unsuru haline gelen kişisel verilerin, devlet­ ler için önemi de yadsınamaz hale geliyor. Veri temelli ekonomide, kişisel veriler teknolojik gelişme­ lerin ve yapay zekânın yakıtı olarak kabul ediliyor. Bu sistemin hukuka uygun şekilde işletilmesi de kamu güvenliği açısından önem arz ediyor. Nitekim bütün kazanımların yanında, kişi­ sel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesi veya kötü niyetli grupların eline geçmesi gibi ihtimaller de kamu güvenliğinin sarsılmasına neden olabiliyor. Özellikle dezenformasyon faa­ liyetleri ile kamuoyuna yanıltıcı bilgiler sunulması durumun­ da toplumsal huzurun bozulması riski ortaya çıkıyor. Kişisel verilerin korunması devlet kapasitesi açısından da büyük öneme sahip. Modern devletlerde bu kavram, toplumun ihtiyaçlarını tespit ederek kamu hizmetlerini etkili bir şekilde sunabilme kapasitesini ifade ediyor. Bunun sağlanabilmesi de kişisel verilerin elde edilmesi, işlenmesi, depolanması faaliyet­ leriyle doğrudan ilgili. Toplum ihtiyaçlarının ölçülmesi, yöne­ tilmesi ve giderilmesi devlet kapasitesi ile mümkün. Bunun en güzel örneği olan e-Devlet sistemi ile ülkemizde vatandaşların kişisel verilerine güvenli bir şekilde ulaşması sağlanıyor. Teknolojik ilerlemelerin toplumun yapısı ve etik kurallar­ la uyumlu şekilde sürdürülebilmesi, veri ihlallerinin yarattığı maddi kayıplar ve prestij sarsılmalarının önüne geçilmesi ile mümkün. Bunun için verinin kullanıldığı her yerde hukuka uygun ve kişisel verilerin korunması hukukunun temel il­ keleri ile uyumlu hareket edilmesi önem arz ediyor. Sürdü­ rülebilir bir dijital gelecek için bireylerin kişisel verilerinin işlenmesine dair güvenin tam olması ve veri üzerindeki kont­ rollerinin yasal güvence altına alınması gerekiyor. Güncel uygulamalar Bireyler, hukuka aykırı kişisel veri işleme faaliyetleriyle karşılaştıklarında, 6698 sayılı Kanun’da öngörülen “veri so­ rumlusuna başvuru” ve “Kurul’a şikâyet” şeklindeki hak ara­ ma yollarını kullanabiliyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 1 2   •   M A R T 2 0 2 6 Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun (KVKK) faaliyete geç­ mesinden bu yana, kişisel verilerin korunmasına yönelik far­ kındalığın artmasına paralel olarak KVKK’ya iletilen ihbar ve şikâyet sayılarında düzenli bir artış gözlemleniyor. Nitekim 2024 yılında KVKK’ya 8.166 ihbar ve şikâyet başvurusu yapıl­ dığı biliniyor. Mevcut durum incelendiğinde kişisel veriler açısından en çok risk barındıran alanlar biyometrik ve genetik veriler. Bu veriler yapısı gereği bir kişiyi anında tanımlayabilecek nitelik­ te ve taklit edilmesi halinde büyük kayıplara sebep olabilecek özel nitelikli veriler. Ayrıca, kişisel veriler kullanılarak dolan­ dırıcılık ve dezenformasyon gibi faaliyetlerin gerçekleştirildiği alanlar olan deepfake, kimlik avı gibi alanlar yüksek risk ba­ rındırıyor. Öte yandan siber saldırılar ve veri sızıntıları, hem kamu kurumları hem de özel sektör açısından milyonlarca kişinin verisini risk altına alıyor. Bu riskleri önlemek için bi­ reylerin konu hakkında farkındalık düzeylerinin arttırılması ve veri sorumlularının teknik ve idari tedbirleri en yüksek gü­ venlik düzeyinde tutmaları gerekiyor. Günümüzde her sektörün, her kamu kurumunun hatta her işletmenin faaliyetlerini yürütebilmesi için kişisel veri işlemesi kaçınılmaz hale geldi. Bunun doğal bir sonucu olarak hemen her sektöre ilişkin Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararı söz ko­ nusu olabiliyor. Örneğin 2025 yılı itibariyla turizm ve otelcilik alanında hizmet veren veri sorumluları tarafından, konaklama yerlerinde misafir edilen kişilerden T.C. kimlik belgesi fotokopi­ si alınması uygulamasına son verildi. (Turizm ve Otelcilik Sek­ töründe Konaklama Hizmeti Alan Kişilerin T.C. Kimlik Belgesi Fotokopisinin Kaydedilmesi Hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 06/11/2025 Tarihli ve 2025/2120 Sayılı İlke Ka­ rarı). Ayrıca en çok karşılaşılan ihbarlardan biri olan, ülkemiz genelinde belediyelerin çevrim içi olarak sunmuş olduğu emlak vergisi ödeme ve borç sorgulama hizmetlerinde üyelik ve şifre ya da çift faktörlü doğrulama kullanmak sureti ile bu hizmeti sunmaları gerektiğine karar verildi. (Belediyelerin Ödeme ve Borç Sorgulama Hizmetleri Hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 21/04/2022 Tarihli ve 2022/388 Sayılı İlke Kararı) Farkındalık çalışmaları Toplumun her kesiminde, çocuklardan yetişkinlere, öğren­ cilerden çalışanlara; kamu ve özel sektör ayrımı gözetmeksizin, kişisel verilerin korunması ve mahremiyet konularında güçlü bir farkındalık oluşturma hedefiyle KVKK bünyesinde yürütü­ len çalışmalar; 2018 yılından bu yana kamuoyuna açık şekilde gerçekleştirilen Çarşamba Seminerleri, kişisel verilerin korun­ ması alanında bilimsel gelişmeyi teşvik etmek amacıyla ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen kongreler, çeşitli konular­ da düzenlenen sempozyumlar, paneller ve seminerlerin yanı sıra eğitim programları, stratejik iş birlikleri, projeler ve basılı ile dijital yayınlar aracılığıyla geniş ve etkili bir yelpazede hayat buluyor. 2018 yılından 2026 yılı şubat ayı sonuna dek toplam 793 farkındalık ve bilinçlendirme çalışması yapıldı, 25 adet süreli yayın, 68 adet süresiz yayın, 38 bilgilendirici video yayınlandı ve 5 kamu spotu hazırlandı. Bu kapsamda yürütülen başlıca çalışmalar şöyle: Kişisel verilerin nasıl korunacağını ve çevrim içi ortamda güvende kalmanın yollarını anlatan Verican ile Verinaz, hem ailelere hem de çocuklara önerilerde bulunarak güvenli bir dijital gelecek için farkındalık oluşturuyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 1 3   •   M A R T 2 0 2 6 →Kişisel Verileri Koruma Günü (2018): KVKK ile Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde yürütülen çalışmalar çerçeve­ sinde 1 Eylül 2018 tarihli ve 30522 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan MEB Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yö­ netmeliği’nde yapılan düzenleme ile 7 Nisan gününün Kişi­ sel Verileri Koruma Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı. →Üniversite Öğrencileri Arasında Kişisel Verileri Ko­ ruma Gönüllüsü Yetiştirme Projesi (2019-2025): Üni­ versite öğrencilerine kişisel verilerin korunması, yapay zekâ, blok zincir ve sanal evren (metaverse) gibi güncel ko­ nularda eğitimler verilerek bu öğrencilerin birer “Kişisel Verileri Koruma Gönüllüsü” olmalarını sağlayan aşamalı bir projedir. Eğitim alan öğrencilerden kendi fakültelerinde kulüpler kurmaları, etkinlikler düzenlemeleri ve kütüpha­ nelerde veri koruma alanları oluşturmaları bekleniyor. →Gençlikten Geleceğe Projesi (2019): KVKK ile Selçuk Üniversitesi Hukuk ve İnsan Hakları Topluluğu iş birliğiy­ le hayata geçirilen ve Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenen bir farkındalık projesidir. →Veri Tayfa Projesi (2019-2021): 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde başlatılan ve “Rafadan Tayfa” çizgi fil­ minden ilham alınan projede, Türkiye’nin birçok ili gezile­ rek çocuklara ve ailelerine veri koruma kültürünün aşılan­ ması hedeflendi. →Farkında Ol Güvende Kal Projesi (2021-devam ediyor): Dijital dünyada veri koruma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla hazırlanan özel bir web sitesi üzerinden; çocuk, genç, yetişkin ve aileler kategorilere ayrılarak dijital ortam­ da dikkat etmeleri gereken hususlarda bilgilendiriliyor. →Ticaret ve Sanayi Odaları için KVKK Eğitimi Projesi (2019-2024): TOBB iş birliği ile yürütülen bu proje kap­ samında, çeşitli illerdeki Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri­ ne 6698 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hakkında eğitim­ ler verildi. →Veri Maratonu Projesi (2022): Google ve Girişimcilik Vakfı ortaklığında düzenlenen projede veri bilimi, makine öğrenmesi ve yapay zekâ gibi ileri teknoloji konuları işlen­ di. Uzman eğitmenlerle atölyeler yapıldı ve “Datathlon” adında herkese açık bir veri yarışması düzenlendi. →KVKK Akademi Mobil Tır Projesi (2023): Özellikle dep­ rem bölgelerinde çocukların fotoğraflarının sıkça paylaşıl­ ması nedeniyle “Çocukların Unutulma Hakkı” konusunda farkındalık yaratmak amacıyla hayata geçirildi. Mobil tır aracılığıyla çocuklara yaşlarına uygun eğitici videolar, ya­ rışmalar, sanal gerçeklik (virtual reality) deneyimleri ve spor turnuvaları gibi etkinlikler sunuldu. →KVKK Okulda Projesi (2024): Mahremiyet bilincinin ço­ cukluk çağında temellerinin atılması için 10 farklı ildeki ilköğretim 8. sınıf öğrencilerine veri koruma ve güvenliği eğitimleri verildi, özel eğitici videolar gösterildi. →Güvenli Gelecek için Dijital Okuryazarlık Projesi (2025-2026): Ulusal ölçekte veri güvenliği kültürünü yaymak için “eğiticilerin eğitimi” modelini kullanan bir projedir. Okul müdür yardımcıları, rehber öğretmenler ve bilişim teknolojileri öğretmenlerinden oluşan kritik hedef kitleye eğitimler verilerek bu bilincin öğrenci ve velilere aktarılması amaçlanıyor. Sonuç olarak, kişisel verilerin korunması artık sadece bireysel bir hak arama aracı değil, devletin mevcudiyetinin ekonomik gücü ve kamu güvenliği ile desteklenmesiyle doğrudan ilgili bir stratejik konu olarak ele alınıyor. Türkiye’nin dijitalleşme vizyonu ve misyonu çerçevesinde bu denli önemli bir ham­ madde, geleceği kuran stratejilerin vazgeçilmez bir parçası olarak görülüyor. Bu stratejik hedefe ulaşmanın ve güçlü bir siber savunma kalkanı ile dijital egemenliği tesis etmenin en önemli adımı ise 7 Nisan Kişisel Verileri Koruma Günü’nün temsil ettiği farkındalığı kalıcı bir toplumsal kültüre dönüş­ türmekten geçiyor. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 1 4   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla 27–28 Mart 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nde (STRATCOM), dünyanın dört bir yanından politika yapıcılar, diplomatlar, iletişim uzmanları, akademisyenler ve medya profesyonelleri bir araya geldi. İletişim/Faaliyet Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 1 5   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanı Erdoğan STRATCOM Zirvesi’ne video mesaj gönderdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Stratejik İletişim Zirvesi’ne (STRATCOM) gönderdiği video mesajda “Türkiye olarak tüm dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, liderlik diplomasisinden dijital dönüşüme, çatışma çözümünden küresel iklim yönetişimine, göç ve sosyal politikalardan kriz yönetimine iki gün boyunca çok geniş bir yelpazede tertiplenecek panel ve oturumların tüm insanlık için faydalı sonuçlar getirmesini temenni ederek, fikirleri, tespitleri, teklif ve değerlendirmeleriyle zirveye katkı yapacak katılımcılara şükranlarını sundu. “Soykırımların, savaşların ve krizlerin tırmandığı zorlu bir dönemden geçiyoruz” İletişim Başkanlığını, çerçevesi, muhtevası ve etki çapı her geçen yıl genişleyen organizasyonu başarıyla düzenledikleri için tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İkinci Cihan Harbi sonrası galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem neredeyse her alanda büyük bir meşruiyet krizi yaşıyor. Sistemin temelini teşkil eden kurum, kural ve değerler manzumesi günden güne işlevini yitiriyor. Güç rekabetinin enerji, teknoloji ve ticaret gibi farklı alanlara yayıldığı, sorunların diyalog yerine silahla çözülmeye çalışıldığı, soykırımların, savaşların ve krizlerin giderek daha da tırmandığı zorlu bir dönemden geçiyoruz. Gazze’de olduğu gibi hepimizin yüreğini sızlatan trajedilerin sona ermesi, bölgemiz başta olmak üzere tüm dünyada barış, huzur ve istikrarın yeniden temin edilmesi geçmişte hiç olmadığı kadar önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: “Hakikat aslında gün gibi ortadayken gerçekleri tahrif etmek üzere kurgulanan yeni ve sahte anlatıların önüne geçebilmek için iletişim ve iş birliği mekanizmalarını bugün daha da güçlendirmek zorundayız. Bu noktada devlet ve hükûmetlerin yanı sıra akademisyenlerden sivil toplum ve düşünce kuruluşlarına uluslararası aktörlerin daha fazla inisiyatif alması ve daha aktif olması kaçınılmazdır. Türkiye olarak insani değerleri ve adaleti merkeze alan ilkeli, kararlı ve barış odaklı duruşumuzu sürdürmeye, yalnızca bölgemizde değil tüm dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” İletişim Başkanı Duran: “Dezenformasyon çağında yalnızca bilgi değil, hakikat de sistematik biçimde aşındırılmaktadır” Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nin (STRATCOM) açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası marka haline gelen STRATCOM’un bu yıl da yoğun teveccühe mazhar olmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti. İletişim Başkanı Duran, bölgesel destabilizatör ülkelerin, aktörlerin, bulundukları coğrafyalarda hayatı tüm taraflar için zehirlediğini, bir kanser hücresi gibi yönsüz, hedefi belirsiz ve sonu olmayan saldırgan politikaların yeni stratejik denklem olarak sunulmaya çalışıldığını belirtti. İletişim Başkanı Duran, “Gazze’de yaşananlar bunun en çarpıcı örneğidir. İsrail’in soykırımları karşısında uluslararası hukuk işletilmemiş, sivillerin AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 1 6   •   M A R T 2 0 2 6 katledilmesi karşısında küresel sistem ne yazık ki suskun kalmıştır. Batı ana akım medyası da bu süreçte hakikati gizleyen, saldırganlığı perdeleyen ve tek taraflı anlatılar üreten bir çizgi takip etmiştir. Çocukların katledilmesi görmezden gelinirken, çarpıtılmış anlatılar üzerinden yeni bir algı zemini inşa edilmeye çalışıldı. Bu durum yalnızca siyasi başarısızlık değil, aynı zamanda derin bir ahlaki çöküştür.” değerlendirmesini yaptı. İletişim Başkanı Duran, bu noktada teknolojik dönüşüm sürecinin krizin etkisini daha da ağırlaştırdığına işaret ederek, “Yapay zekâ, algoritmalar ve dijital manipülasyon araçları, yaşananları kimi zaman görünmez kılmakta kimi zaman ise gerçekliği çarpıtarak bambaşka biçimlerde algılanmasına neden olmaktadır. Uluslararası toplum, enformasyon çağının hızını henüz sindirememişken, şimdi çok daha yıkıcı bir evreyle karşı karşıyayız; dezenformasyon çağıyla... Bu yeni evrede yalnızca bilgi değil, hakikatin kendisi de sistematik biçimde aşındırılmakta ve yeniden şekillendirilmektedir.” ifadelerini kullandı. “Türkiye krizlerde taraflardan birinin değil, insanlığın yanında konumlanan bir markadır” Türkiye’nin uluslararası düzenin irtifa kaybını ve bu alandaki normatif çöküşü çok önceden öngördüğünü ve bu yönde defalarca güçlü uyarılarda bulunduğunu anımsatan İletişim Başkanı Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Daha adil bir dünya mümkündür.’ çağrısı, uyarılarımızın ve küresel adalet talebinin en güçlü ifadesiydi ve dünyaya yapılan çok önemli bir çağrıydı. Türkiye olarak küresel krizin kronikleştiği her noktada kendimize özgü yaklaşımlar ve modeller sergiledik. Yaklaşmakta olan krizlere ve çatışmalara önce bölgemizde, ardından küresel ölçekte çözüm üretmeye gayret gösterdik ve hala da göstermeye devam ediyoruz.” İletişim Başkanı Duran, bu doğrultuda attıkları adımların yalnızca kriz anlarında değil, bazı krizlerin henüz filizlendiği dönemlerde de önleyici bir rol üstlendiğini belirterek, “Yanı başımızda patlak veren savaşın hiç başlamaması için ortaya koyduğumuz yoğun diplomatik çaba ve bugün ateşkesin sağlanması için sürdürdüğümüz girişimler bu tavrımızın en önemli göstergesiydi. Bu tavrımız önce çevremizde sonra da dünyanın farklı coğrafyalarında büyük takdir topladı.” dedi. Türkiye’nin herhangi bir kriz karşısında taraflardan birinin değil, barışın, istikrarın ve insanlığın yanında konumlanmayı tercih eden bir marka haline geldiğini vurgulayan İletişim Başkanı Duran, bu nedenle farklı görüşlere ve çıkar çatışmalarına sahip aktörlerin dahi aynı masa etrafında buluşabildiği nadir zeminlerden birini oluşturduklarını söyledi. “Uluslararası toplumu hakikatin yanında durmaya davet ediyoruz” Türkiye olarak dezenformasyon çağı olarak nitelendirilen bu dönemde hakikatin korunmasını bir tercih değil, açık sorumluluk ve görev olarak benimsediklerini dile getiren İletişim Başkanı Duran, “Çünkü biliyoruz ki bilgi, salt bir iletişim aracı değil, aynı zamanda toplumsal huzurun, siyasal istikrarın ve küresel adaletin temel unsurlarından biridir. Bu doğrultuda sadece devletlerin değil, küresel ölçekte faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinin de zaman zaman kâr odaklı yaklaşımlarla manipülatif ve provokatif içeriklerin yayılmasına zemin hazırlayabildiğini görüyoruz. Bu tür içerikler, yalnız anlık algılar yaratmakla kalmıyor, toplumların sosyal dokusunu zedeleyen, siyasal kutuplaşmayı derinleştiren ve ekonomik dengeleri sarsan sonuçlar üretiyor. Bu nedenle uluslararası toplumu ve tüm paydaşları, hakikatin yanında durmaya, doğrulanmamış bilgiye karşı daha dirençli ve bilinçli bir duruş sergilemeye davet ediyoruz. Son yıllarda yaşanan krizler ve çatışmalar, bu mücadelenin ne denli hayati olduğunu bir kez daha açık şekilde ortaya koymuştur.” diye konuştu. “Dezenformasyon iletişim sorunu değil, doğrudan ulusal, hatta küresel bir tehdittir” STRATCOM toplantılarında çağın iletişim imkânlarını ve sınırlarını masaya yatıracaklarını aktaran İletişim Başkanı Duran, şunları kaydetti: “İletişim, medyadan dijitale, kültürden kamu diplomasisine uzanan geniş etki alanına sahiptir. Bu alanı yönetenler sadece bizlerin gündemini değil, aynı geleceği de belirlemektedir. Bu çerçevede İletişim Başkanlığı olarak bizler, doğru, teyit edilmiş ve güvenilir bilginin esas alındığı bir iletişim ekosistemini inşa etmeyi temel öncelik olarak görüyoruz. Bugün artık şunu çok net ifade etmek gerekir, yaşadığımız çağda stratejik iletişim, çatışma alanları ve krizler birbirinden ayrı düşünülemez. Üretilen bilgiler yalnızca bir enformasyon olmak yerine, doğrudan bir güç unsuru ve rekabet alanı haline gelmektedir. Günümüzde artık tehditler tankla değil, yeni trendlerle dünyamıza girmekte, üstelik mermiyle değil manipülasyonla ilerlemektedir. Bu nedenle yeni güvenlik mimarisinde hakikatin korunması, en az fiziki sınırların korunması kadar kritik sorumluluktur. Bu nedenle tekrar ifade etmek isterim ki dezenformasyon iletişim sorunu değil, doğrudan ulusal, hatta küresel bir tehdittir. Devletlere düşen görev, dezenformasyonlarla oluşturulmak istenen kaos yerine güven esaslı bir düzen tesis etmektir. Algı operasyonlarına karşı bilgiyi yöneten ve geleceğimizi belirleyen bir devlet aklını korumak ve güçlendirmek durumundayız.” İletişim Başkanı Duran, bu amaçla 2022’de kurdukları Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ile bugüne AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 1 7   •   M A R T 2 0 2 6 kadar binlerce yanıltıcı içeriği tespit ederek kamuoyunu bilgilendirdiklerini, 202 dezenformasyon bülteni ve 2 almanak hazırlayarak bunları 10 farklı dilde ulusal ve uluslararası kamuoyunun istifadesine sunduklarını anlattı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “STRATCOM 2026”da konuştu Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’ne katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz konuşmasında, içinden geçilen dönemin, küresel ve bölgesel krizlerin birbirini tetiklediği ve etkilerini genişlettiği bir sürece işaret ettiğini belirtti. Bugün uluslararası sistemin adalet üretme ve istikrar sağlama kapasitesinin ciddi anlamda aşındığına dikkati çeken Yılmaz, belirsizliklerin arttığı bu dönemin, küresel ekonomiye de ciddi şekilde darbe vuran boyutlara ulaştığını bildirdi. Yılmaz, kurallara dayalı sistem söyleminin yerini güç siyaseti alırken, güven, meşruiyet ve anlatının eş zamanlı olarak sorgulandığını vurguladı. Her yeni gelişmenin mevcut kırılganlıkları derinleştirdiğini ve yeni risk alanları ürettiğini dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu: “Şu anda en sıcak mesele, İsrail’in kışkırtmasıyla başlayan İsrail/ABD ile İran savaşıdır. Bu savaş, bölgesel ve küresel istikrara çok ciddi etkilerde bulunmaktadır. Çocuklar dahil, savaşın ürettiği insani maliyetleri hep birlikte görüyoruz. İnsani maliyetlerin ötesinde ekonomik, çevresel maliyetler de maalesef karşımızda. Özellikle ticaret, lojistik ve turizm kanallarıyla, yine gübre gibi temel girdiler başta olmak üzere tarım ve gıda üzerindeki etkilerle yaşanan savaş, dünyada büyük maliyetler üretir hale gelmiştir. İran’da bunlar yaşanırken, bir anlamda İran’daki savaşın gölgesinde ve bu savaşın oluşturduğu atmosferden de istifade ederek İsrail’in Gazze’de ortaya koyduğu eylemler, Batı Şeria’da ortaya koyduğu hukuk dışı eylemler, Lübnan’ı işgal etmesi, egemen başka bir ülkeyi işgal etmesi ve 1 milyondan fazla insanı yerinden yurdundan etmesi, yine Suriye’deki istikrarı tehdit eden eylemler içinde bulunması da altını çizmemiz gereken bir durumdur.” “Stratejik iletişim, bir iç güvenlik unsuru haline de gelmektedir” İletişimin de yaşanan çatışma ve savaşların ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkati çeken Yılmaz, “Algoritmalar ve platformlar, küresel algının belirleyicisi olma konumuna yükselmiş durumda. Hakikat ile algı arasındaki sınır giderek bulanıklaşmakta, dezenformasyon güçlü bir siyasi silah olarak hem iç siyasette hem de uluslararası ilişkilerde karşımıza çıkmaktadır.” dedi. Yılmaz, son dönemde özellikle yapay zekâ kullanılarak üretilen sahte görüntü ve içeriklerle yürütülen dezenformasyon faaliyetlerinde belirgin bir artış yaşandığını vurgulayarak, yapay zekâ destekli bu tür içeriklerin yaygınlaşmasının, içerik üretimiyle birlikte iletişim altyapıları ve veri akışı denetiminin de stratejik bir rekabet alanı haline geldiğini ortaya koyduğunu söyledi. “Fırtınalı, kaotik zamanlarda liderliğin önemi bir kat daha artmaktadır” Yılmaz, böylesine çalkantılı bir konjonktürde sahaya çıkan her aktörün önünde “krizlerin önünden sürüklenmek” ya da “barış için gidişatı değiştirmek için güçlü bir irade ortaya koymak” seçeneklerinin bulduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ikinci yolu tercih etmiş ve bu tercihini de sadece lafla, sözle değil, somut adımlarla tüm dünyaya kanıtlamıştır. Liderler her zaman önemlidir, her koşulda önemlidir. Ancak fırtınalı, kaotik zamanlarda liderliğin önemi bir kat daha artmaktadır. Bu anlamda dirayetli liderliğiyle sadece ülkemiz için değil bölgemiz ve küresel düzen için de son derece önemli bir değer olan Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinin çok daha kıymetli hale geldiğini vurgulamak isterim. Rusya- Ukrayna Savaşı yaşanırken ki 5. yılına girdi artık her iki tarafla da görüşebilen, tahıl anlaşması gibi tüm insanlığı ve küresel ekonomiyi ilgilendiren konularda mesafe alınmasını sağlayan lider, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur.” “Küresel Düzende Yeni Çerçeve: Stratejik İletişim Perspektifi” Paneli TRT World’den Alican Ayanlar moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Suriye Enformasyon Bakanı Hamza Mustafa, Bangladeş Enformasyon ve Yayıncılık Bakanı Zahir Uddin Swapon ile Kazakistan Kültür ve Enformasyon Birinci Bakan Yardımcısı Kanat Iskakov konuşmacı olarak katıldı. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, “STRATCOM 2026”da konuştu TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, “Küresel Düzende Yeni Çerçeve: Stratejik İletişim Perspektifi” başlıklı paneldeki konuşmasında kaos ortamlarında inanılır ve güvenilir olmanın önemine dikkat çekti. Oktay, güven seviyesinin verilen sözlerin eyleme dönüştürülmesiyle doğrudan ilişkili olduğunu, sözlerin tutulmasının liderliği daha inanılır ve güvenilir kıldığını, Türkiye’nin de bu noktada önemli başarı sağladığını söyledi. İletişim Başkanlığının kurulmasıyla doğru ve güvenilir bilgilerin tek merkezde toplanıp ilgili tüm aktörlere aktarılmasının stratejik iletişim açısından kritik rol oynadığını ifade eden Oktay, verilere dayalı ve doğruluğu teyit edilmiş bilgilerle oluşturulan mesajların hem yurt içinde vatandaşlara hem AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 1 8   •   M A R T 2 0 2 6 de uluslararası kamuoyuna etkin şekilde iletildiğini, bu sürecin İletişim Başkanlığı aracılığıyla başarıyla yürütüldüğünü belirtti. “Çatışmaların Ortasında Vicdanın Sesi Olmak” Birebir Oturumu Cumhurbaşkanlığı Dış Politikalar ve Güvenlik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kılıç Buğra KANAT moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, Nobel Barış ödüllü Yemenli aktivist Tevekkül Kerman konuşma yaptı. “Ara Buluculuk Sürecinde Aktörler ve Lider Diplomasisi” Paneli Moderatörlüğünü Millî İstihbarat Akademisi (MİA) Başkanı Prof. Dr. Talha Köse’nin yaptığı panelde Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev, İngiltere Lordlar Kamarası Üyesi Baroness Fiona Hodgson ve Mısır Senato Üyesi Rania Sedky konuşma yaptı. “Dijital Ekosisteminde Küresel Kamuoyunun Dönüşümü” Paneli Panelde RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, MHP Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, Azerbaycan Medya Kalkınma Ajansı Başkanı Ahmad İsmayilov ve Ürdün İletişim Bakanlığı Genel Sekreteri Dr. Zaid Al Nawaiseh konuşma yaptı. “Meşruiyet ve Güven Bunalımı: Uluslararası Düzene Yönelik Algılar” Paneli Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Doç. Dr. Murat Aslan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele, ABD’li eski Büyükelçi Robert Ford, Venedik Kulübü Kurucusu Vincenzo Le Voci, Hungarian Institute of International Affairs Başdanışmanı ve Kıdemli Araştırmacısı Laszlo Vasa, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel ve Forward Thinking Direktörü Oliver Mcternan konuşmacı olarak katıldı. “İklim Diplomasisinde Yeni Öncelikler” Paneli Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) resmî ofisi danışmanı Prof. Dr. Abdulmenaf Turan’ın moderatörlüğünde yapılan panele, Navarra Üniversitesinden Prof. Dr. Ramon Salaverria, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinden Prof. Dr. Nuran Yıldız, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekreteryası (UNFCCC) İletişim Müdürü Matthew Coghlan ile BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) İklim Değişikliği, Biyoçeşitlilik ve Çevre Ofisi Program Sorumlusu Van Nguyen konuşmacı olarak katıldı. “Küresel Yönetişimde Yeni Normal: Krizlerin Sürekliliği” Paneli Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Babacan, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) İletişim Direktörü Jonathan Fowler, Pakistan merkezli Sanober Enstitüsü İcra Direktörü Dr. Qamar Cheema ve Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Danışmanı İsmet Fatih Cancar konuşmacı olarak katıldı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 1 9   •   M A R T 2 0 2 6 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 2 0   •   M A R T 2 0 2 6 Dışişleri Bakanı Fidan, STRATCOM 2026’nın ikinci gününde açılış konuşmasını yaptı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026’nın ikinci gününde yaptığı açılış konuşmasında STRATCOM’u “çok anlamlı” bir toplantı olarak niteleyerek, mevcut durumun sadece istikrarsızlık değil, aynı zamanda sistematik bir çöküş olduğunu vurguladı. Dışişleri Bakanı Fidan, bunun aslında çok daha derin bir çöküşün sonucu olduğu değerlendirmesini yaparak “Çünkü çöküş dediğimizde uluslararası sistem vicdani pusulasını kaybetmiş durumdadır ve meşruiyet noktasında da sıkıntı yaşamaktadır.” diye konuştu. Dışişleri Bakanı Fidan, uluslararası sistemin hâlâ yetkinliği olup olmadığı meselesine bakılması gerektiğini belirterek bunun adalet, öngörülebilirlik ve güven noktasında değerlendirilmesi gerektiğini aktardı. Küresel yönetimin artık fonksiyonel ve sürdürülebilir olmadığının görüldüğünü aktaran Bakan Fidan, bunun bir gecede olmadığı mesajını verdi. Bölgedeki mevcut durum Dışişleri Bakanı Fidan, “İsrail’in yarattığı gerilimlerle aslında daha büyük bir savaşa doğru yöneliyoruz.” ifadesini kullanarak Ankara’nın, bölge ülkelerini ciddi bir çatışmaya sürükleyecek her türlü duruma karşı olduğunu bildirdi. İran’ın girişimlerinin de Körfez bölgesini etkilediğine dikkat çeken Dışişleri Bakanı Fidan, “Net bir şekilde ifade etmemiz gerekiyor ki bu, İsrail’in savaşı değil aslında tek başına. Bütün dünya bunun bedelini ödemekte ve jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artmakta, çok ciddi seviyeye ulaşmakta.” ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye’nin ilk günden itibaren “tehlikeli tabloyu” gördüğünü belirterek savaşın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “siyasi bekası” için yürütüldüğü tespitini yaptı. Savaşın bütün dünyayı etkilediğini hatırlatan Dışişleri Bakanı Fidan, şunları kaydetti: “Tek bir çıkış yolumuz var bu noktada; bu da gerilimin azaltılması ve diplomasi. İşte tam bu sebeple Türkiye bölgedeki ortaklarıyla koordine hâlinde diplomatik çözümler için hareket etmektedir.” “Enformasyon bir savaş alanı” Enformasyonun da bir savaş alanı olduğunu ve anlatıların hayati değer taşıdığını söyleyen Dışişleri Bakanı Fidan, anlatıların algıları yönlendirmeye, gerçekleri değiştirmeye ve hakikati yanıltmaya çalıştığına dikkat çekti. Dışişleri Bakanı Fidan, fabrikasyon manşetlerin farkına varan küresel kamuoyunun artık bu anlatılarla manipüle edilemediğinin altını çizerek propaganda makinesinin kendi adaletsizliğini yayma çabasında olduğunu kaydetti. Ahlaki vicdan ve yeni dijital ekosistem “Filistin davası noktasında küresel ve ahlaki vicdan giderek büyümekte ve toplumlar arasında, jenerasyonlar arasında ve politik sınırları aşarak gelişmekte.” diyen Dışişleri Bakanı Fidan, ortak vicdanın bastırılamayacağını vurguladı. Bakan Fidan, şunları kaydetti: “Kendi tarihimize bakacak olursak medeniyetin mirasının geleceği şekillendirme kapasitesi bulunmakta ama öncelikle bu yangını söndürmek durumundayız. Bölgemizde barış ve istikrarın korunması gerekiyor. Gerginliklerin azaltılması gerekiyor ve bu da diplomasiyle yapılabilir. Önümüzdeki en acil ve en önemli görev budur. Ancak bundan sonra refah gelebilir, bölgesel iş birliği genişleyebilir, istikrar yayılabilir daha geniş anlamda ve bu da bizim aslında yeni düzen arayışımızın yoludur.” AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 2 1   •   M A R T 2 0 2 6 Bölgenin dış müdahalelere karşı hassas ve açık olmaması gerektiğinin altını çizen Dışişleri Bakanı Fidan, “Çünkü bu örüntü her 20 yılda bir tekrarlanan bir hâle gelmiş durumda. Bunu da ortak bir vizyonla ve birlikte yürüttüğümüz çabalarla gerçekleştirebiliriz ve bunu da bölgemize sahip çıkarak yapabiliriz.” ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Fidan, gerilimleri geride bırakarak iş birliğini bölgedeki herkesin yararına olacak şekilde yürütmek gerektiğini söyleyerek Türkiye’nin bu ortak vizyonu bölgesel dayanışma bağlamında sürdürme taahhüdünü devam ettirdiğini kaydetti. “Bölgesel Gerilimlerden Küresel Kırılmalara: İran Savaşı’nın Stratejik Yansımaları” Paneli SETA Vaşington Koordinatörü Dr. Kadir Üstün’ün moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele, Crisis Group İran Projesi Direktörü ve Kıdemli Danışman Dr. Ali Vaez, Millî İstihbarat Akademisi Başkan Yardımcısı Dr. Hakkı Uygur, Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) Zbigniew Brzezinski, Küresel Güvenlik ve Jeostrateji Kürsüsü’nden Uzman Jon Alterman ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Yeşiltaş konuşmacı olarak katıldı. “Stratejik İletişimde Yapay Zekânın Geleceği: Sınamalar ve Fırsatlar” Paneli Anadolu Ajansı Başkanı ve CEO’su Serdar Karagöz’ün moderatörlüğünü yaptığı panele, AK Parti Eskişehir Milletvekili, Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih DÖNMEZ, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit ÖNAL, Barselona merkezli Kompass Education’ın genel müdürü Clara Hawking, AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Dr. Ömer İLERİ, Hungary Today’in editörü Daniel Deme konuşmacı olarak katıldı. Savunma Sanayii Başkanı Görgün, STRATCOM 2026’da konuştu Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, Zirve’de “Geleceğin Güvenlik Mimarisini Şekillendirmek: Türk Savunma Sanayisinin Rolü” başlıklı bir konuşma yaptı. Haluk Görgün konuşmasında, bilginin artık bir savaş silahı hâline geldiğini belirterek, bu nedenle savunma sanayisi ve stratejik iletişimin ayrı alanlar olmadığını, ikisinin de güvenlik mimarisinin kurucu öğeleri olduğunu söyledi. Bir cephe hattını ayakta tutan şeyin sadece askerî doktrin değil, endüstriyel kapasite olduğuna dikkat çeken Görgün, “İkmal zaman çizelgeleri, üretim hızları ve stok derinliği belirleyici olduğunu kanıtlamıştır. Ülkeler artık sadece platformlar konuşlandırmıyor, tüm endüstriyel ekosistemlerini sahaya sürüyorlar.” diye konuştu. MİT Başkanı İbrahim Kalın, STRATCOM Zirvesi’nde konuştu Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın “İletişimde Yeni Paradigma: Bilgi, Güç ve Anlatı” başlıklı oturumda konuştu. Kalın konuşmasında, pandemiden bu yana dünyanın birçok kritik eşikten, krizlerden ve kırılmalardan geçtiğini belirtti. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın 5. yılına girdiğini ve henüz savaşın nasıl biteceğine dair netleşen bir tablonun yer almadığını, İsrail’in Gazze’ye Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırıların da hâlâ devam ettiğini aktaran Kalın, “Gazze barışını hayata geçirmek için çabalarımız devam ederken İsrail’in ihlalleri, işgal ve ilhak politikaları hiçbir şekilde ara vermeden devam ediyor.” dedi. Kalın, Suriye devriminin etkilerinin de tüm bölgede hissedilmeye devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti: “Geçen sene haziran ayında yaşanan 12 günlük İsrail-İran savaşı, şu anda içinde AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 2 2   •   M A R T 2 0 2 6 bulunduğumuz savaşın fiili şartlarını da test eden, ortaya çıkaran bir niteliğe sahip idi. Şu anda ise 28 Şubat’ta başlayan, 1 aydır devam eden İsrail-ABD-İran savaşının ortasında bulunuyoruz. Bu savaşı önlemek, ilk planda ortaya çıkmasını engellemek için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Dışişleri Bakanımız, Millî Savunma Bakanımız, bizler, İletişim Başkanlığımız ve diğer ilgili tüm arkadaşlarımızla çok yoğun bir çaba sarf ettik.” dedi. Bu çabaların aralık vermeden devam ettiğini vurgulayan Kalın, “Bugün itibariyle de bu savaşın bütün bölgeye yayılmaması, daha yıkıcı hâle gelmemesi, geleceğe dönük olarak da kalıcı hasara sebep olmaması için çabalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Fakat maalesef İsrail’in başlattığı bu bölgesel savaşın giderek bir küresel krize dönüşmesi ve Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, ‘8 milyarın bedelini ödediği bir savaşa dönüşmesi’ şu anda fiili bir gerçeklik olmaya doğru hızla ilerliyor. Tüm çabamız öncelikle bu savaşın bir an önce sona ermesi olacaktır.” diye konuştu. “Temel çabamız, gayretimiz hikâyemizi evrensel bir dille anlatmak” İbrahim Kalın, iletişimin sadece bir bilgi ve mesaj aktarım çabasından ibaret olmadığını, aynı zamanda bir anlam inşa etme, yön ve istikamet verme çabası olduğunu belirtti. Düşman yaratma oyunlarına karşı her an teyakkuzda olup onların oyunlarını boşa çıkartacaklarını belirten Kalın, “Türkiye olarak bilgiyi hakikatten, hakikati varlıktan, gücü hak ve adaletten, hikâyeyi ve anlatıyı anlam ve istikametten ayırmadan yolumuza devam edeceğiz. Temel çabamız, gayretimiz hikâyemizi evrensel bir dille anlatmak, ama hikâyemizin sadece şu grubun, bu hizbin, bu bölgenin, bu şehrin değil bütün coğrafyamızın, bütün insanlığın da bir hikâyesi olduğunu fark ederek, kavrayarak bize kulak vermeye gönlü olan, aklı olan, kulağı olan herkesle paylaşmak olacaktır. Bu yüzden de biz hikâyemizi inşa edeceğiz, anlatacağız, paylaşacağız ki başkalarının hikâyeleriyle bizim hikâyemiz de zenginleşsin.” diye konuştu. “Belirsizlik Çağında Stratejik İletişim: Krizler ve Yeni Dengeler” Paneli Panelde Cumhurbaşkanı Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emin Babacan, Malezya Kriz Yönetim Merkezi Kurucusu Nordin Abdullah ve Center for International Policy Üst Yöneticisi Dr. Nancy Okail konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, STRATCOM Zirvesi’nde konuştu Panele konuşmacı olarak katılan Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, moderatörün “Bugün daha fazla mı çatışma var yoksa daha fazla mı farkındayız?” sorusuna, dünyadaki iletişim sorunlarına değinerek cevap verdi. Kılıç, tarihsel bağlama bakıldığında her zaman daha fazla çatışma yaşayan ülkeler olduğunu kaydederek, “Şu anda dünyada yaşananlardan daha mı fazla haberdarız? Evet kesinlikle öyle. Aramızda konuşurken, işte ya da özel hayatımızdaki yemeklerde sürekli bir iletişim aracı kullanıyoruz her zaman. Belki bir bilgi bombardımanı altında olduğumuz için böyle. İletişim kanallarıyla bize gelen bir sürü bilgi var. Aynı zamanda bunları anlamak için büyük bir mücadele veriyoruz. Bilgiler doğru mu yanlış mı konusu çok enerji sarf etmemize sebep oluyor. Bugünlerde stratejik iletişim çok enerji gerektiriyor.” diye konuştu. “Kadın Liderler Perspektifinden Küresel Krizler ve Gelecek Arayışı” Paneli Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI) Üyesi ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nihal Eminoğlu’nun moderatörlüğünde yapılan panele, Lübnan Parlamento Üyesi Halima Kaakour, Bosna Hersek Milletvekili Rejhane Derviseviç, Libya Devlet Yüksek Konseyi Üyesi Majda Alfallah, Forward Thinking’den Cecily Baylıss ve AK Parti İstanbul Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat konuşmacı olarak katıldı. “Yumuşak Gücü Yeniden Düşünmek” Paneli Belçika Stratejik İletişim ve Politika Danışmanı İpek Tekdemir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev, Bulgaristan Kültür Bakanı Nayden Todorov, Economyfirst Limited London’da Yönetici Klaus Jurgens, Başkent Üniversitesi, TÜBİTAK Bilim Diplomasisi ve Arabuluculuk Alanında Misafir seçkin Profesör Nancy Snow ve Güney Kore’de yazar Myeongmook Lim konuşmacı olarak katıldı. “Anlatıyı Taşıyanlar: Gerçeğin Sahadaki Mücadelesi” Paneli Panele katılan Euro-Med Human Rights Monitor’dan Gazeteci ve Uluslararası İnsan Hakları Savunucusu Ahmad Alnaouq, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi Gazeteciler Birliği Başkanı Catherine Fiankan-Bokongo, Anadolu Ajansı Kıdemli Foto Muhabiri Mustafa Mohammed Albadri Hassouna, İngiliz gazeteci Chris White ve Atlantik Konseyi Kıdemli Araştırmacısı Yevgeniya Gaber konuşma yaptı. Panelin moderatörlüğünü, Anadolu Ajansı Orta Doğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz yaptı. İletişim Başkanı Duran, STRATCOM Zirvesi’nin kapanış oturumunda konuştu Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı tarafından “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla gerçekleştirilen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nin (STRATCOM), “İleriye Dönük Perspektifler: Yeni Uluslararası Sistemde Düzen” başlıklı kapanış oturumunda konuştu. İletişim Başkanı Duran, geride bıraktıkları iki günde çağın en mühim ve en hayati meselelerine ışık tutan, derinlikli, düşündürücü ve son derece verimli tartışmalarla STRATCOM 2026’yı tamamladıklarını söyledi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 2 3   •   M A R T 2 0 2 6 Jeopolitik gerilimlerin arttığı ve küresel krizlerin hızla geliştiği bir dönemde gerçekleştirilen zirvede, uluslararası düzenin geleceği, stratejik iletişim ve küresel krizlerin yönetimi konuları ele alındı. Bu yıl 5’incisi düzenlenen STRATCOM Zirvesi’nde, 43 yabancı ve 35 Türk konuşmacı olmak üzere 78 konuşmacı yer aldı. 37 ülke ve 5 uluslararası kuruluştan 159 üst düzey isim katıldı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 2 4   •   M A R T 2 0 2 6 İletişim Başkanı Duran, medya kuruluşları ve dijital platformların burada ortaya konan fikir ve tartışmaları bu salonların çok ötesine taşıyarak, dünyanın dört bir yanındaki kitlelere ulaşmasını sağlayarak örnek teşkil eden bir kararlılık sergilediklerine dikkat çekti. Öğrencilerden akademisyenlere, gazetecilerden sivil toplum temsilcilerine kadar tüm katılımcılara, özellikle farklı kıtalardan zirveye gelen katılımcılara teşekkür etti. İletişim Başkanı Duran, gerçekleştirdikleri ikili temasların da kıymetli iş birliği imkânlarının önünü açtığını vurguladı. “STRATCOM 2026, ortak aklın ve müşterek sorumluluğun öne çıktığı öncü platform olmuştur” İletişim Başkanı Duran, STRATCOM Zirvesi’nin Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden onlarca seçkin uzmanın katılımıyla zenginleşen bir düşünce platformu olarak öne çıktığını belirtti. “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla gerçekleştirilen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi STRATCOM 2026’nın İyi Niyet Bildirgesi’ni takdim etmekten onur duyduğunu belirten İletişim Başkanı Duran, şunları söyledi: “Bilginin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda hem ulusal hem de küresel güvenliğin temel unsuru olduğunu teyit ederek, iletişimi hem bir aktarım aracı hem de hakikati dezenformasyondan ayırt eden ve dijital ile enformasyon alanlarında ulusal güvenliği tahkim eden stratejik bir savunma hattı olarak tanımlayarak, yeni nesil teknolojiler ile dijital iletişim araçlarının bu dönüşümün merkezinde yer aldığını vurgulayarak, yeni iletişim teknolojilerinin dezenformasyonu ‘daha ikna edici’ ve ‘daha zor tespit edilebilir’ hâle getirmek amacıyla kullanılmasına karşı çıkarak ve algoritmik şeffaflık ve etik amaç ilkesini müdafaa ederek, kamuoyunun manipülasyona açık hâle geldiği bir ekosistemde, doğru bilgiye erişimin temel bir hak ve küresel istikrarın ön koşulu olduğunu vurgulayarak, manipülasyona karşı kalıcı kurumsal dayanıklılığı tesis etme yönündeki azim ve kararlılığımızı yineleyerek, uluslararası düzenin yalnızca bir kriz değil, aynı zamanda derin bir ayrışma sürecinden geçtiğini tespit ederek ve mevcut statükonun sürdürülemez olduğunu ve yıkım yerine adil ve hakkaniyetli bir reformun gerekliliğini teyit ederek, özellikle İran’ı da içeren bölgesel gerilimler karşısında gerilimin tırmanmasını önleyen, uluslararası hukuku gözeten ve diyaloğu önceleyen bir yaklaşımı benimseyerek, müzakere yoluyla adil, insan odaklı ve stratejik temellere dayalı bir yaklaşımı ileri taşıyarak, bölgemize sahip çıkarak ve bölgesel gerçeklikleri açıklık ve tutarlılıkla ortaya koyarak, bölgesel güvenlik, istikrar ve refaha olan bağlılığımızı yineleyerek, devletler, uluslararası kuruluşlar, medya, akademi, teknoloji şirketleri ve sivil toplum arasında hakikat temelli bir iletişim düzeni tesis etme yönündeki ortak hedefimizi vurgulayarak, gücün haklılığı tayin ettiği bir anlayışla uluslararası sistemin aşındırılmasını ve her türlü çifte standardı kati surette reddederek, özellikle kriz dönemlerinde insan odaklı yaklaşımı, liderler arası doğrudan temasları ve diplomasinin önceliğini esas alarak, kamu diplomasisinin her koşulda güven ve meşruiyet üretme kapasitesinin sürekliliğini vurgulayarak, kalıcı barışın ancak tüm tarafların hak ve menfaatlerini gözeten politikalarla mümkün olacağını; savaş suçları ve ağır uluslararası hukuk ihlalleri karşısında bu yaklaşımın hayati önem taşıdığını hatırlatarak, bölgesel sorunların önlenmesi amacıyla kendi dinamiklerimize AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 2 5   •   M A R T 2 0 2 6 dayalı bir güvenlik mimarisi inşa etme kararlılığımızı teyit ederek, iklim meselesini yalnızca teknik bir çevre meselesi olarak değil, aynı zamanda bir insan hakları ve güvenlik meselesi olarak ele alarak çözüm yollarını insanlığın ortak faydası doğrultusunda şekillendirerek, geride bıraktığımız iki gün boyunca STRATCOM 2026, küresel meselelerin ele alınmasında ortak aklın ve müşterek sorumluluğun öne çıktığı öncü bir platform olmuştur.” “Önümüzdeki sene dolu dolu bir programla tekrar buluşmak üzere” İletişim Başkanı Duran, derinlikli analizleri ve vizyoner bakış açıları için katılımcılara teşekkür ederek, “Bu zirvenin, daha adil bir uluslararası düzen ve daha şeffaf, hesap verebilir bir iletişim ekosistemi yolunda anlamlı bir dönüm noktası olacağına inanıyorum. İletişimde hakikati esas alma, ortak bir zemin olarak güveni tesis etme ve her koşulda insan onurunu koruma yönündeki kararlılığımız doğrultusunda birlik içinde hareket edelim.” dedi. İletişim Başkanı Duran, emeği geçenlere teşekkür ederek, “Önümüzdeki sene dolu dolu bir programla tekrar buluşmak üzere sizi Allah’a emanet ediyorum.” ifadesini kullandı. İletişim Başkanlığı ile Azerbaycan Medya Kalkınma Ajansı arasında mutabakat zaptı imzalandı Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM 2026) kapsamında, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Azerbaycan Cumhuriyeti Medya Kalkınma Ajansı arasında “Türkiye-Azerbaycan Ortak Medya Platformu Kapsamında Ortak Çalışma Komisyonu ve Komitelerinin Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalandı. Mutabakat zaptı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ile Azerbaycan Cumhuriyeti Medya Kalkınma Ajansı Başkanı Ahmed İsmayilov tarafından imzalandı. Türkiye-Azerbaycan Ortak Medya Platformu Kapsamında Ortak Çalışma Komisyonu ve Komitelerinin Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı, dijital ve sosyal medya, görsel-işitsel medya, stratejik iletişim ve kriz yönetimi alanlarında Türkiye ve Azerbaycan arasındaki mevcut iş birliğinin geliştirilmesini öngörüyor. Mutabakat Zaptı ile taraflar, Türkiye-Azerbaycan Ortak Medya Platformu bünyesinde Ortak Çalışma Komisyonu ve daimî komitelerin kurulmasında mutabık kaldı. Zirve kapsamında ikili görüşmeler Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 kapsamında; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Suriye Arap Cumhuriyeti Enformasyon Bakanı Dr. Hamza el-Mustafa, Sierra Leone Enformasyon ve Yurttaşlık Eğitim Bakanı Chernor Abdulai Bah, Mozambik Devlet İdaresi ve Kamu Hizmetleri Bakanı ve Hükûmet Sözcüsü Dr. Inocencio Florentino Jose Impissa, Azerbaycan Medya Kalkınma Ajansı Başkanı Ahmad İsmayilov, Bulgaristan Dışişleri Bakanı Nadezhda Neynsky, Bangladeş Enformasyon ve Yayıncılık Bakanı Sayın Zahir Uddin Swapon ve Bulgaristan Kültür Bakanı Nayden Vladislavov Todorov ile İstanbul’da bir araya geldi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 2 6   •   M A R T 2 0 2 6 Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli” düzenlendi. Kadınların toplumsal hayattaki rolü, güvenliği ve geleceğe dair perspektiflerin ele alındığı panel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda geniş bir katılımla gerçekleştirildi. İletişim/Faaliyet AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 2 7   •   M A R T 2 0 2 6 “Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli” Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın açılış konuşmasıyla başladı. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, panelde yaptığı konuşmada, Denizli’nin Buldan ilçesinde meydana gelen depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Emeği, azmi ve toplumsal yaşama kattıklarıyla hayatı güzelleştiren ve topluma yön veren tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan İletişim Başkanı Duran, millî ve manevi hafızalarda yer edinmiş tüm kadın kahramanları, şehitleri rahmet ve minnetle andı. İletişim Başkanı Duran, Gazze’den Suriye’ye, Arakan’dan Afrika’ya kadar çeşitli acılarla test edilen tüm anneleri ve kadınları selamlayarak ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ederek, “Henüz geçtiğimiz günlerde okulları evlatlarına mezar olan acılı İranlı annelere taziyelerimi iletiyor, Rabbimden rahmet ve sabır diliyorum.” ifadesini kullandı. Kadın hakları denildiğinde bir tek yasal hak arayışını veya eşitlik talebini kastetmediğinin altını çizen İletişim Başkanı Duran, “Kadın hakları, hayatın her alanını, toplumun tamamını ilgilendiren kapsamlı ve hayati bir meseleyi ifade ediyor. Bu nedenle, panelimizin başlığını özellikle ‘Kadın, Toplum ve Gelecek’ olarak belirledik. Çünkü bu üç unsuru birbirinden ayrı düşünmüyoruz.” değerlendirmesini yaptı. İletişim Başkanı Duran, son iki yüzyılda kadınların üretim ilişkilerinin şekillendirdiği ekonomik düzen içinde görünür olabilmek, sosyal hayatta daha etkin yer alabilmek, devlet ve vatandaş ilişkisinde eşit konuma ulaşabilmek için çok önemli bir mücadele verdiğini vurgulayarak, bu mücadelenin yalnızca bireysel hakların mücadelesi olmadığını, aynı zamanda adil ve kapsayıcı bir toplumsal düzenin inşasına yönelik güçlü bir irade olduğunu söyledi. İletişim Başkanı Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün geldiğimiz noktada şu hususu özellikle ifade etmek isterim. Kadın hakları meselesinin zaman zaman sloganik ifadelerle reklam sektörünün ve tüketim kültürünün bir parçası hâline getirilmesi, güçlü kadın imajının içi boşaltılmış söylemlerle gündeme gelmesi, bizi gerçek meselelerden uzaklaştırmakta ve toplumsal bir yanılsama üretmektedir. Kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar, yüzeysel sloganlarla ya da popüler söylemlerle açıklanamayacak kadar derin ve çok boyutludur. Böyle bir yaklaşım, ne kadınların gerçek sorunlarına çözüm üretmekte ne de toplumsal adalete katkı sunmaktadır. Bu nedenle, meseleye daha derinlikli ve toplumsal gerçekliğimizi gözeten bir perspektifle yaklaşmak zorundayız.” “CİMER'e iletilen 92 bin teşekkür başvurusunun önemli bölümü kadın kamu görevlilerine yönelik” İletişim Başkanı Duran, herhangi bir ayrım gözetmeden, kadınları kamusal hayatta daha görünür ve daha etkin kılmanın temel sorumluluklarından biri olduğunu belirterek, eşit ücret, doğum izni, kreş imkânları, taciz ve mobbing gibi kadınların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda toplumdan gelen her sesi dikkatle dinlediklerini vurguladı. Bu çerçevede vatandaşların başvuru mekanizmalarından biri olan CİMER’e kadınlardan gelen başvuruların titizlikle incelenmesi konusunda Başkanlık olarak hassasiyet gösterdiklerini ifade eden İletişim Başkanı Duran, “2025 yılı boyunca CİMER’e iletilen yaklaşık 92 bin teşekkür başvurusunun önemli bir bölümü kadın kamu görevlilerine yöneliktir. Doktorlardan hemşirelere, öğretmenlerden sosyal hizmet çalışanlarına ve güvenlik personeline kadar, hemen her alanda görev yapan, özverili çalışmalarıyla kamu hizmetlerinde niteliği yükselten kadınlarımıza ben de huzurlarınızda teşekkürü bir borç biliyorum.” diye konuştu. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 2 8   •   M A R T 2 0 2 6 “Kadına yönelik şiddeti hiçbir hafifletici nedeni olmayan bir suç olarak görüyoruz” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki kararlı, tavizsiz ve ilkesel duruşunun son 20 yılda Türkiye’de önemli bir zihniyet dönüşümünün kapısını araladığını ifade eden İletişim Başkanı Duran, atılan yasal adımlar ve geliştirilen kurumsal mekanizmalar sayesinde şiddetin önlenmesi konusunda güçlü bir toplumsal bilinç oluştuğunu kaydetti. İletişim Başkanı Duran, bugün devletin şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzakta olduğunu belirterek, “Eskinin köhne zihniyetinden ‘Devlet vatandaşını her türlü şiddetten korumak zorundadır ve koruyacaktır.’ anlayışına geçiş, Türkiye’de önemli bir zihinsel dönüşümü temsil etmiştir.” dedi. Devletin emniyet mensuplarından diyanet çalışanlarına, sosyal hizmetler görevlilerinden sağlık ve eğitim alanındaki personeline kadar binlerce kamu çalışanına yıllardır şiddet farkındalığı ve müdahale eğitimleri verdiğini aktaran İletişim Başkanı Duran, “Kadına yönelik şiddeti hiçbir hafifletici nedeni olmayan bir suç olarak görüyoruz. Bu noktada 6284 no’lu kanunla beraber ALO 183 ve KADES gibi uygulamalarımızla şiddet ve şiddet diline yer vermeyen bir toplum inşası için uğraşıyoruz.” dedi. İletişim Başkanı Duran, karar alma mekanizmalarında ve parlamento temsilinde kadın görünürlüğü noktasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarlı duruşunun çok kıymetli olduğunu ifade ederek, “Liderlik ettiği hükûmetlerde Cumhuriyet tarihimiz boyunca hiç olmadığı kadar fazla sayıda kadın bakanımız yer almıştır. Kadın bakan yardımcılarımızın da bugün aramızda olması da bizim için ayrıca memnuniyet vericidir.” dedi. 2002’de yüzde 4’lerde olan kadın milletvekili oranının istikrarlı şekilde artarak 2023’te yüzde 20’lere yükseldiğine işaret eden İletişim Başkanı Duran, sözlerine şöyle devam etti: “Çalışma hayatında doğum ve süt izinleri ile küçük çocuğu olanlara esnek çalışma saatleri gibi düzenlemeler, kadınların lehine AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 2 9   •   M A R T 2 0 2 6 uygulanacak şekilde geliştirilmiştir. Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması için öneri de hâlihazırda meclisimizin gündemindedir. Geride bıraktığımız yüzyılda kız çocuklarının okullaşma oranı başta olmak üzere çok önemli ve olumlu gelişmeleri de kaydetmiş bulunuyoruz.” İletişim Başkanı Duran, bugün orta ve yükseköğretimde kız ve erkek öğrencilerin oranının birbirine çok yakın olduğu bilgisini vererek, şunları kaydetti: “2010’lu yıllarda 25–29 yaş arasındaki kadınlarda yüksekokul mezunu oranı yüzde 11 iken, 2020’li yıllarda bu oran yüzde 40’ın üzerine çıkmıştır. Bu başarı, Cumhuriyet tarihimizden bu yana kadın eğitimi alanında gerçekleştirilen devrimsel bir sıçramayı göstermektedir. 20’nci yüzyılda kadınların karşılaştığı hak kayıplarını, sosyal alandaki ihlalleri, okullaşma ve çalışma hayatındaki engelleri 21’inci yüzyıla taşımadık. Aynı şekilde, 28 Şubat darbe döneminin doğrudan kadınları hedef alan başörtüsü yasağı gibi ayrımcı uygulamalarını da geride bıraktık. Hem siyasi hem de sosyal engellemelerle karşılaşan başörtülü kadınlar artık kamusal alanlarda hak ettiği yeri almıştır. 1934’te kadınlara tanınan seçilme hakkı, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2014 yılında başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla tam anlamıyla uygulanmaya başlamıştır.” “Türkiye Yüzyılı vizyonu, kadınların her anlamda korunduğu ve güçlendiği bir Türkiye’nin vizyonudur.” ifadesini kullanan İletişim Başkanı Duran, kadınların iş, adalet, eşit muamele taleplerinin giderilmesi için canla başla çalışmaya devam edeceklerini söyledi. İletişim Başkanı Duran, Türkiye Yüzyılı’nın, kadınların elde ettiği hukuki kazanımları yapısal ve sürdürülebilir fırsat eşitliğiyle taçlandırmanın yüzyılı olduğunun altını çizdi. Başkanlık olarak kamu iletişiminin toplumsal değerleri güçlendiren kapsayıcı bir anlayışla yürütülmesini düşündüklerini ifade eden İletişim Başkanı Duran, bu çerçevede panelin medya, kamu kurumları, akademi ve sivil toplum kuruluşları arasında yapıcı bir diyalog zemini oluşturmasını ümit ettiklerini ifade etti. İletişim Başkanı Duran, kadının güçlenmesinin toplumun güçlenmesi olduğunu ifade ederek, “Daha adil bir geleceğin inşasında kadınların rolü vazgeçilmezdir.” dedi. İletişim Başkanı Duran konuşmasının ardından kurumdaki en kıdemli kadın personel Yurdagül Girgin’e çiçek ve hediye takdim etti. “Kadın meselesi sadece bir eşitlik meselesi değildir. Kadın meselesi aynı zamanda bir adalet ve hakkaniyet meselesidir” İstanbul Ticaret Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilim­ leri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emine Sare Aydın’ın moderatörlüğündeki “Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli”nde, İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, KA­ DEM Yönetim Kurulu Üyesi Sedide Yılmaz Akbulut ve Gazeteci Fadime Özkan konuşma yaptı. Panelde konuşan Prof. Dr. Aydın, kadın meselesi­ nin yalnızca eşitlik tartışmasıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Kadın meselesi aynı zamanda bir adalet ve hakkaniyet meselesidir; bir arada yaşaya­ bilmenin ve adil bir toplum inşa edebilmenin temel ölçütlerinden biridir.” dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yi­ ğitbaşı ise Kadın Destek Uygulaması’na (KADES) ilişkin verileri paylaşarak, “11 dilde hizmet veren KADES uygulamasının 8,9 milyon kez indirilmiş olması, kadınların bu güvenlik mekanizmasına duyduğu güvenin önemli bir göstergesidir.” ifade­ lerini kullandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardım­ cısı Fatma Varank, afet sonrası süreçlerde kadın­ ların sahadaki rolüne dikkat çekerek, “Afet sonrası süreçte kadınlara ve çocuklara uzanan yardım eli­ nin bir kadın eli olması çoğu zaman bambaşka bir etki oluşturmaktadır. Zira kadın, sahada şefkatin, merhametin ve ulaşılabilirliğin güçlü bir sembolü hâline gelmektedir.” değerlendirmesinde bulundu. KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Sedide Yılmaz Ak­ bulut da konuşmasında kadınların toplumsal ha­ yattaki merkezi konumuna işaret ederek, “Kadın hayatın kenarında duran bir figür değildir, hayatın tam merkezindedir. Kadını küçülten toplum kendini küçültür.” dedi. Star Gazetesi Ankara Temsilcisi, gazeteci-yazar Fadime Özkan ise Türkiye’de medyanın geçmişte kadınlara yönelik yaklaşımına değinerek şunları kaydetti: “Uzun darbe-vesayet yılları boyunca Tür­ kiye’de medya, kadınları tasnif etti. Başı açık ka­ dınları ‘modern’ sıfatıyla toplumun önüne rol model olarak koydu. Başörtülü dindar kadınları ise ikinci sınıflaştırmaya çalıştı. Bu çirkin parantez Sayın Cumhurbaşkanımızın ön açıcı, güven verici, fırsat tanıyıcı politikası sayesinde kapandı.” AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 3 0   •   M A R T 2 0 2 6 “Hayata Dokunan Kadınlar” Fotoğraf Sergisi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Sergi Salonu’nda “Ha­ yata Dokunan Kadınlar” isimli fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı. Kadınlar Günü dolayısıyla ziyarete açılan sergide, 1934-1986 yılları arasında çekilen 41 fotoğraf yer aldı. Seçkide, çay hasadındaki işçilerden seramik fabrikası çalışan­ larına, Ankara Radyosu’ndaki ilk kadın spikerlerden Türkiye’nin ilk kadın taksi şoförüne kadar, hayatın her alanında iz bırakan kadınların hikâyeleri aktarıldı. Açılışta konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanet­ tin Duran, etkinliğin yalnızca bir takvim gününü anmak için değil aynı zamanda kadınların toplumsal yaşamdaki etkin rolünü vur­ gulamak amacıyla düzenlendiğini söyledi. Kadın emeğinin tarihsel dönüşümüne değinen İletişim Başkanı Duran, “Kadının onuru, emeği ve toplumsal kıymeti bizim için mo­ dern bir hak arayışının ötesinde, medeniyetimizin temel değerleri arasında yer alan köklü bir anlayışın ifadesidir. Kültürümüzde ka­ dın, toplumu kuran ve dönüştüren asli bir öznedir.” diye konuştu. “Güçlü kadın, güçlü toplumu inşa eder” İletişim Başkanı Duran, Türk kadınının Kurtuluş Savaşı’ndan 15 Temmuz’a kadar milletin kader anlarında sorumluluk aldı­ ğını vurguladı. Cumhuriyet ile kadınların seçme ve seçilme hakkına birçok Batı ülkesinden önce kavuştuğunu hatırlatan İletişim Başkanı Duran, ancak geçmişte kadınların inançları nedeniyle eğitim ve iş hayatından dışlandığı dönemlerin de yaşandığını anımsattı. İletişim Başkanı Duran, şöyle konuştu: “28 Şubat sürecinde yaşanan, üniversite hayatından kamuya ve özel sektöre uzanan engellemeler, şükür ki bugün tek tek aşıldı. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde inanç özgürlü­ ğünün önündeki tüm engeller ortadan kaldırıldı. Türkiye, özel­ likle son 24 yılda kadın haklarını güçlendirmeye yönelik kamu politikaları ve anayasal düzenlemelerle kadın-erkek eşitliğini müesses hâle getirme adına önemli adımlar atmıştır. Bu sü­ reçte kadın istihdamını artırmaya dönük teşvikler hayata geçi­ rilmiş, girişimci kadınlara kredi ve hibe programları sunulmuş, doğum-süt izni ve çocuk yardımı gibi uygulamalarla hukuki eşitliğin fiili zemini güçlendirilmiştir. Artık Türkiye’de kadınlar yalnızca sahada değil, karar alma mekanizmalarında da daha etkin biçimde yer almaktadır.” Kadının güçlenmesi ile ailenin güçlenmesinin birbirini tamam­ layan unsurlar olduğunu belirten İletişim Başkanı Duran, şid­ detten arındırılmış bir hayat ve ekonomik güvencenin önemine dikkat çekti. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 3 1   •   M A R T 2 0 2 6 Basın Mensuplarıyla Buluşma Programı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Baş­ kanlığınca medyanın Ankara temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muha­ birleri için verilen iftara katıldı. Ankara temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftar progra­ mında bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden İletişim Başkanı Duran şunları söyledi: “Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet et­ mek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorum­ luluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas hâlinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz. Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemle­ rinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor.” “Amacımız, devletimizin politikalarını doğru şekilde aktarmak” Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dip­ lomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimle­ rine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürüttüğüne dikkati çeken İletişim Başkanı Duran, “Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, ileti­ şim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmak­ tadır. İletişim Başkanlığı olarak amacımız, devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele ar­ tık yalnızca medya alanının değil, aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir.” ifadelerini kullandı. “Reklamlar konusunda da bir çalışma yürütüyoruz” İletişim Başkanlığı olarak temel amaçlarının gazetecilerin işini kolay­ laştırmak, özlük haklarının iyileştirilmesine yardımcı olmak ve gerekli bütün alanlarda basın mensuplarını desteklemek olduğunu vurgulayan İletişim Başkanı Duran şöyle devam etti: “Habercilik yapmanın zorlukla­ rı var. Yurt dışında yaşanabilecek sıkıntılar var. Biz oralarda her zaman sizin yanınızdayız. Bu kapsamda basın kartı ve basın trafik kartlarının düzenlenmesi, akreditasyon işlemleri, ulusal ve uluslararası organizas­ yonlarda medya koordinasyonunun sağlanması, sahada yönlendirme ve bilgilendirme hizmetleri gibi çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu çerçevede bazı arkadaşlarımızın da içinde olduğu basın kartı komis­ yonunun yapısını genişlettik, basın kartı alımını hızlandırdık. Bekleme süresini kaldırdık ve sürekli basın kartı için gerekli mesleki hizmet sü­ resini 18 yıla indirdik. Tabii bu düzenlemeleri ifade ederken, medya sektöründe çalışan arkadaşlarımızın gerek özlük hakları gerekse ça­ lışma şartları konusunda bazı sorunlarla karşı karşıya olduklarının da farkındayız. Bu sorunların çözümü noktasında sorumluluk almaya ve gerekli adımları atmaya hazırız. Ayrıca sektör açısından son derece önemli olan reklamlar konusunda da bir çalışma yürütüyoruz.” Sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarına teşekkür eden İletişim Başkanı Duran, her zaman basın mensuplarının yanında olmaya devam edeceklerini dile getirdi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 3 2   •   M A R T 2 0 2 6 Hafıza ve Hakikat: 28 Şubat ve Dezenformasyonlar Paneli Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 28 Şubat sürecinin Türkiye’nin siyasi ve toplumsal hayatına etkilerinin ele alındığı “Hafıza ve Hakikat: 28 Şubat ve Dezenformasyonlar Paneli” düzenlendi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 3 3   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda düzenlenen “Hafıza ve Hakikat: 28 Şubat ve Dezenformasyonlar Paneli”nde, dezenformasyonun tarihsel hafızayla ilişkisi ve 28 Şubat sürecinde üretilen bilgi manipülasyonları çok boyutlu şekilde ele alındı. “Türkiye, sivillerin hayatını tehdit eden ve uluslararası hukuka aykırı her türlü eyleme karşıdır” Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığında düzenlenen “Hafıza ve Hakikat: 28 Şubat ve Dezenformasyonlar Paneli”nin açılışında konuştu. Konuşmasının başında Türkiye ve bölgeyi doğrudan ilgilendiren, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan ve İran’ın misillemeleriyle devam eden sürece değinen İletişim Başkanı Duran, sürecin bölge için ciddi riskler taşıdığını, çatışmanın birçok bölgeyi içine alacak şekilde genişlemiş olmasının endişe verici olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da vurguladığı üzere İran’ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşıladıkları gibi Körfez’deki kardeş ülkelere yönelik saldırıları da kabul edilemez bulduklarının altını çizen İletişim Başkanı Duran sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, sivillerin hayatını tehdit eden ve uluslararası hukuka aykırı her türlü eyleme karşıdır. Sağduyunun ve aklıselimin hâkim olması, ateşkesin derhal sağlanması ve diplomasiye alan açılması elzemdir. Eğer ilgili ülkeler, aktörler ve liderler süreci bu yönde evirmez de çatışmanın devamına müsaade edilirse hem bölgemiz hem de küresel risklerin oluştuğu ortadadır. Bölgemizin bir ateş çemberine sürüklenmemesi gerekiyor. Bunun için de diplomasinin, müzakerenin öne çıkarılması gerekir. Türkiye olarak İslam dünyası başta olmak üzere tüm aktörlerle temaslarımızı sürdürüyoruz ve bir an önce müzakereye, masaya dönülmesi yönünde teşvik ediyoruz. Arabuluculuk dahil her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu her fırsatta dile getiriyoruz. İnanıyoruz ki bölgenin geleceği ve bölgenin küresel barışa vereceği katkı ancak diplomasi yoluyla olacaktır. Türkiye bu anlayışla hareket etmeye devam edecektir.” “28 Şubat, derin travmalar üreten bir müdahale olarak tarihimizde yerini almıştır” Milletlerin tarihinde bazı kırılma anları bulunduğunu vurgulayan İletişim Başkanı Duran, bu anların siyasi gündemlerin ötesinde, AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 3 4   •   M A R T 2 0 2 6 toplumların hafızasında derin izler bırakan önemli eşikler olduğunu kaydetti. İletişim Başkanı Duran, yakın tarihteki karanlık bir günü hatırlamak için değil Türkiye’nin sosyopolitik açıdan yaşadığı derin bir travmayı hafızada yeniden değerlendirmek için toplandıklarını söyledi. Böyle anların unutulmaması gerektiğini, toplumun hafızasında derin bir muhasebeden geçirilerek siyasetin de buna göre şekillenmesi gerektiğini ifade eden İletişim Başkanı Duran, gençler için 28 Şubat’ın geride kaldığını ancak böyle panellerle gençlerin bu tarihî günü hatırlamasını istediklerini dile getirdi. İletişim Başkanı Duran, 28 Şubat’ın çoğu zaman “postmodern darbe” olarak tanımlandığını, fakat “postmodern darbe” ifadesinin yaşananların mahiyetini tam olarak karşılamaktan uzak olduğunu ve bu ifadenin 28 Şubat’ı klasik darbe formlarının dışında, tartışmalı ve muğlak bir vaka gibi gösterdiğini, bu yönüyle darbenin niteliğini hafiflettiğini vurguladı. İletişim Başkanı Duran, konuşmasına şöyle devam etti: “28 Şubat’taki bu süreç, milletimizin temel değerlerine, inancına ve birlikte yaşama iradesine yöneltilmiş, planlı, sistematik ve kapsamlı bir toplum mühendisliği girişimidir. Etkin bir ekonomi-politiği ve sosyolojisi bulunan bu müdahale, ‘makbul vatandaş’ tanımını yeniden şekillendirmiş, siyaset kurumunun hareket alanını bilinçli biçimde daraltmıştır. Amaç, vesayet odaklarına bağımlı bir toplum düzeni tesis etmekti. Türkiye’yi, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ‘sandığın olduğu ama millî iradenin yok sayıldığı’ bir ülke hâline getirmekti. Bu yönüyle 28 Şubat, derin travmalar üreten bir müdahale olarak tarihimizde yerini almıştır.” 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül’de doğrudan müdahalelerle darbe yapan cuntacı zihniyetin, 28 Şubat müdahalesini daha farklı bir yöntemle gerçekleştirdiğini belirten İletişim Başkanı Duran, “Yapılan girişimin meşrulaştırılması için medya bir silah gibi kullanılmıştır. Kamuoyunu manipüle etmek, yalan haberlerle halkı kandırmak ve kışkırtmak için o dönemin gazeteleri ve televizyonları kullanılmıştır.” ifadesini kullandı. İletişim Başkanı Duran, 1990’ların sonunda neredeyse her evde bir televizyonun yer aldığını ve haber alma kaynaklarının da bugünkü kadar çeşitli olmadığı bir dönemin yaşandığını anımsatarak şunları paylaştı: “O dönemde televizyon üzerinden dezenformasyon yapmak, şüphesiz her evin kapısına bir asker dikmekten daha etkiliydi. Bu, elbette bir zamanlar kendisini siyasetin üzerinde bir vesayet kurumu olarak gören bazı medya kuruluşlarının ve gazetecilerin gönüllü iş birliği ile mümkün olmuştu. Bu gönüllü iş birliğinde bürokratik elitler, sermaye sınıfları, sözüm ona aydınlar, bazı sivil toplum örgütleri ve üniversiteler vardı. Sahte AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 3 5   •   M A R T 2 0 2 6 medya operasyonları ile kitleler manipüle edilmiş, belli kesimler marjinalleştirilmiş, gazeteciler ve medya kuruluşları eliyle toplumun büyük bir kesimi mağdur edilmişti. O dönem atılan manşetler, hepimizin zihninde tazeliğini koruyor. ‘Gerekirse silah bile kullanırız.’, ‘Bu defa işi silahsız kuvvetler halletsin.’ gibi manşetler meşru hükûmeti hedef alıyordu. Halbuki medyanın asli görevi, halkı aydınlatmak, müzakere kültürüne katkı sağlamak ve hatta vesayetçi zihniyete karşı kamuoyu oluşmasına aracılık etmekti. Başörtüsü yasağı nedeniyle eğitimi ve memuriyeti bırakmak zorunda olanlar, okuyabilmek için başka ülkelerin yolunu tutanlar, siyasi yasaklı ilan edilenler, sermayesine tedbir konulanlar ve ticaret yapamaz duruma getirilenler vardı. Toplumun büyük bir kesimi bunları yaşarken, medya kuruluşlarında bu sorunlar yer almadı, zira sadece darbecilerin psikolojik harp bültenleri vardı. Söz konusu gazetelerin o yıllarda toplumun sorunlarıyla ilgilenmekten daha önemli işleri vardı, onların asli görevleri cuntanın emirlerini yerine getirmekti.” “Türkiye öz değerleriyle barışık bir siyasi ve toplumsal iklime kavuşturulmuştur” Tarih boyunca kendi halkına savaş açıp başarılı olmuş hiçbir hareketin kalıcı olmadığını vurgulayan İletişim Başkanı Duran, şunları ifade etti: “28 Şubat için ‘bin yıl sürecek’ denen o süreç yalnızca birkaç yıl devam edebilmiştir. Aziz milletimiz, feraseti ve dirayetiyle çok kısa bir süre zarfında vesayet düzenini yerle yeksan etmeyi bilmiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlayan siyasi ve toplumsal hareket 2002 yılında milletin yoğun teveccühüne mazhar olmuştur. Türkiye, demokrasi tarihimizdeki en büyük ‘sessiz devrimlerinden’ birini gerçekleştirmek üzere soluksuz bir yola çıkmıştır. İlerleyen yıllarda başörtüsü yasağı, katsayı gibi birçok yasakçı düzenleme ortadan kaldırılmış, art arda açıklanan demokratikleşme paketleriyle bireysel özgürlükler genişletilmiş, Türkiye öz değerleriyle barışık bir siyasi ve toplumsal iklime kavuşturulmuştur.” Programa, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ile Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan da katıldı. “28 Şubat: Algılar ve Gerçekler” oturumu SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Nebi Miş’in moderatörlüğünde gerçekleşen “28 Şubat: Algılar ve Gerçekler” oturumu; Ankara Milletvekili Dr. Leyla Şahin Usta, İstanbul 2 No’lu Baro Başkanı Av. Yasin Şamlı ve Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu’nun konuşmalarıyla tamamlandı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 3 6   •   M A R T 2 0 2 6 Basın Kartı Komisyonu Çalışmaları 2026 yılının birinci Basın Kartı Komisyonu Toplantısı 24 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde 2026 yılının birinci Basın Kartı Komisyonu Toplantısı 24 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin başkanlığında düzenlenen komisyon toplantısında dosyaları değerlendirilen medya mensuplarına ait ilk defa basın kartı alacak 786 göreve bağlı basın kartı başvurusu ve 297 sürekli basın kartı başvurusu onaylandı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 3 7   •   M A R T 2 0 2 6 Basın Kartı Komisyonu Medya alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin yer aldığı ve 19 üyeden oluşan Basın Kartı Komisyonu; yılda en az üç defa toplanarak başvuru sahibinin niteliklerini, mesleki çalışmalarını, eserlerini, ödüllerini değerlendiriyor ve basın kartı taşıyıp taşıyamayacağına karar veriyor. Görev süresi iki yıl olan üyelerden oluşan Basın Kartı Komisyonu, 2025 yılında üç kez Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ev sahipliğinde toplandı ve bu toplantılarda 2 bin 839 göreve bağlı basın kartı ve 596 sürekli basın kartı başvurusuna onay verildi. Basın Trafik Kartı ve Hizmet Damgalı Pasaport İletişim Başkanlığı tarafından medya mensuplarına yurt dışı görevlerinde kolaylık sağlamak amacıyla 2026 yılının ilk üç ayında 515 adet hizmet damgalı pasaport evrakı düzenlendi. Bizzat sahibi tarafından, geçerli basın kartı ile birlikte kullanılabilen basın trafik kartları, medya mensuplarına trafikte geçiş kolaylığı, durma, duraklama ve park etme gibi kolaylıklar sağlıyor. 2026 yılında 479 basın trafik kartı başvurusu alındı ve 802 basın trafik kartı düzenlendi. Basın Kartı Verileri 24 Mart 2026 tarihi itibarıyla güncel veriler incelendiğinde, Türkiye’de 15 bin 574 Basın Kartı, 15 Basın Şeref Kartı, 27 Serbest Basın Kartı, 7 bin 468 Sürekli Basın Kartı olmak üzere toplam 23 bin 84 basın kartı bulunuyor. Yaş gruplarına göre dağılım incelendiğinde ise en yoğun grubun 41-50 yaş aralığında (6.299) olduğu; bunu 31-40 yaş arası (5.345), 51-60 yaş arası (4.905) ve 61 yaş üzerinin (4.150) izlediği, genç basın mensuplarını temsil eden 18-30 yaş grubun ise 2 bin 385 kişi olduğu görülüyor. Güncel Basın Kartı Verileri Sayısal veriler 24.03.2026 tarihi temel alınarak oluşturulmuştur. EĞITIM DURUMU İlköğretim 307 Lise 4.525 Lisans ve Üzeri 15.822 YAŞ 18-30 41-50 31-40 51-60 61+ 2.385 5.345 6.299 4.905 4.150 DAĞILIM SÜREKLI BASIN KARTI 7.468 BASIN KARTI 15.574 SERBEST BASIN KARTI 27 BASIN ŞEREF KARTI 15 CINSIYET Erkek Kadın 6.986 16.098 PRESS BASIN Ön Lisans 2.430 AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 3 8   •   M A R T 2 0 2 6 Jeopolitik Dalgalanmalar Ortasında Transatlantik Güvenliği Toplantısı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Londra’da, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) iş birliğiyle “Temmuz 2026 Ankara NATO Zirvesi için Türkiye’nin Öncelikleri: Jeopolitik Dalgalanmalar Ortasında Transatlantik Güvenliği” temalı yuvarlak masa toplantısı yapıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi öncesinde, müttefik ülkelerin başkentlerinde paneller serisi düzenliyor. İspanya’da Elcano Kraliyet Enstitüsü ve Fransa’da Uluslararası ve Stratejik İlişkiler Enstitüsü (IRIS) gibi ilgili ülkelerin önde gelen sivil toplum ve düşünce kuruluşlarıyla iş birliği içinde düzenlenen panellerin bir yenisi, 19 Mart tarihinde Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da gerçekleştirildi. Türkiye’nin, kuruluşundan bu yana büyük önem atfettiği ve aktif katkı sunduğu NATO’ya ilişkin yaklaşımı ve beklentilerinin ele alındığı toplantıda ayrıca ülkemizin ittifaka sunduğu sivil ve askerî katkılar ile NATO içerisindeki rolü ve stratejik önemi değerlendirildi. Toplantıda katılımcılara video mesajla hitap eden Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NATO’nun kurulduğu 1949 yılından bu yana üye ülkelerin güvenliklerini korumayı hedefleyen uluslararası köklü bir kuruluş olduğunu ifade etti. Türkiye’nin 32 üye sayısına ulaşan NATO’ya kuruluşundan üç yıl sonra üye olduğunu hatırlatan İletişim Başkanı Duran, NATO’yla Türkiye’nin bu 74 yıllık yolculuğunda birçok meydan okumayla ve zorlukla karşılaştığını belirtti. Her defasında karşılıklı vefa ilkesi gereği bu AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 3 9   •   M A R T 2 0 2 6 imtihanları aşmayı başardıklarını vurgulayan İletişim Başkanı Duran, şunları kaydetti: “Ülkemiz; jeostratejik konumu, askerî kapasitesi ve caydırıcılık unsurlarıyla, Soğuk Savaş’tan günümüze NATO’nun kolektif savunma mimarisinde vazgeçilmez bir merkez ülke ve jeopolitik denge unsurudur. Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle, NATO’nun kriz yönetimi, barışı destekleme ve istikrarı tesis etmeye yönelik misyonlarında etkin rol üstlenmiştir.” “NATO daha dirençli, teknolojik ve siyasi bir ittifak inşa etmeyi hedefliyor” Bugün NATO’nun, klasik devletler arası çatışma riskleri ile hibrit tehditlerin iç içe geçtiği çok katmanlı bir güvenlik perspektifiyle faaliyet gösterdiğinin altını çizen İletişim Başkanı Duran, bölgesel ve küresel gelişmelerin, NATO’nun tehdit algısını genişletmesini ve karar alma mekanizmalarını daha çevikleştirmesini zorunlu kıldığına dikkat çekti. İletişim Başkanı Duran, bu kapsamda İttifak’ın, 2030 vizyonu ile büyük bir değişim başlatarak; siber güvenlikten yapay zekâya, enerji güvenliğinden iklim değişikliğinin güvenlik boyutuna kadar uzanan yeni nesil riskleri resmî tehdit kapsamına aldığını dile getirdi. NATO’nun bu vizyonuyla önümüzdeki süreçte daha dirençli, daha teknolojik ve daha siyasi bir ittifak inşa etmeyi hedeflediğine işaret eden İletişim Başkanı Duran, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye ise yeni savunma teknolojileri; insansız sistemler, hava savunma çözümleri ve deniz platformları gibi alanlarda artan kapasitesi ve yatırımları ile NATO’nun 360 derece güvenlik yaklaşımının sahadaki en güçlü uygulayıcılarından biridir. Bunların yanı sıra Türkiye; yapay zekâ destekli dezenformasyon saldırıları, psikolojik harp faaliyetleri, kitlesel algı yönetimi ve manipülasyon girişimleri gibi yeni tehditlere karşı mücadelede proaktif bir yaklaşım benimsemekte, kurumsal kapasitesini her geçen gün artırmaktadır.” “Türkiye, 7–8 Temmuz’da NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak’’ İletişim Başkanlığının söz konusu tehditlere karşı kararlılıkla mücadele ettiğinin altını çizen İletişim Başkanı Duran, bu süreçte NATO’nun dünya barışı ve istikrarı için önemi ile Türkiye’nin ittifak içerisindeki kritik konumunu ortaya koyan birçok pozitif iletişim kampanyası, panel, sempozyum ve yayın çalışmasını gerçekleştirdiklerini aktardı. Türkiye’nin NATO içindeki kritik rolü ve konumunun, bağımsız karar alma kapasitesi ile ittifak sorumluluklarını bir arada yürüten dengeli bir anlayışa dayandığını ifade eden İletişim Başkanı Duran, “Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin NATO’ya yaklaşımını, ‘Biz kendi bağımsız dış politikamızı izlerken, müttefiklik ruhu içinde NATO’ya gerekli katkıları vermeye devam edeceğiz.’ sözleriyle ifade etmiştir.” dedi. İletişim Başkanı Duran, “7–8 Temmuz 2026 tarihlerinde NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak olmamız, müttefiklik ruhunu ve Türkiye’nin ittifak içindeki ağırlığını yansıtması bakımından oldukça kıymetlidir.” değerlendirmesinde bulundu. İletişim Başkanı Duran, bu zirve ve 2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek uluslararası etkinliklerin, Türkiye’nin yeni dönemdeki rolünü göstermesi açısından önem taşıdığını sözlerine ekledi. Programın ilk gününde yuvarlak masa toplantısına Cumhurbaşkanı Güvenlik Başdanışmanı, Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç da katıldı. Toplantıya katılan çok sayıda uzmanın sorularını yanıtlayan Büyükelçi Kılıç; Birleşik Krallık - Türkiye ilişkileri, ABD – İsrail ile İran arasındaki savaş, NATO’nun güvenlik kapasitesi, Türkiye’nin ittifakın güney doğu kanadındaki katkıları ve genel olarak bölgedeki güncel gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Programın ikinci gününde ise Chatham House düşünce kuruluşunda bir grup uzman, akademisyen ve diplomatla yuvarlak masa toplantısına katılan Akif Çağatay Kılıç, burada da İran ve Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin yanı sıra Türkiye’nin bölgesindeki krizlerde üstlendiği ara buluculuk rolü ve savunma kapasitesini güçlendirme hususundaki çabaları gibi konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, Büyükelçi Osman Koray Ertaş’ın ev sahipliğinde Londra Büyükelçiliği Rezidansı’nda önde gelen İngiliz basın kuruluşlarının mensuplarıyla da bir araya geldi. 2026 NATO Zirvesi’nin Türkiye’de gerçekleştirileceğini hatırlatan Kılıç, Türkiye’nin NATO ve diğer müttefikleriyle eşgüdüm hâlinde yürüttüğü çalışmalardan bahsetti ve basın mensuplarının bölgesel gelişmelerle ilgili sorularını yanıtladı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 4 0   •   M A R T 2 0 2 6 Türkiye-NATO: Gelecek Perspektifleri Konferansı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Fransa Stratejik ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (IRIS) iş birliğiyle, Fransa’nın başkenti Paris’te “Türkiye-NATO: Gelecek Perspektifleri” başlıklı konferans organize edildi. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 4 1   •   M A R T 2 0 2 6 Paris’teki IRIS merkezinde düzenlenen konferansın mode­ ratörlüğünü IRIS Müdür Yardımcısı Didier Billion üstlendi. Konferansta, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhur­ başkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanve­ kili Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfının Washington Ofisi (SETA DC) Araştırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat, IRIS Müdür Yardımcısı Jean-Pierre Maulny, IRIS araştırmacısı Patrice Moyeuvre konuşmacı olarak yer aldı. Billion, konuşmasında, NATO Zirvesi’nin temmuzda Türki­ ye’de düzenleneceğini hatırlatarak uzun süreli Avrupa-At­ lantik ilişkilerinin şu anda dönüm noktasında bulunduğunu belirtti. ABD Başkanı Donald Trump’ın son zamanlardaki açıklamalarının NATO’nun geleceğine dair çok sayıda soru işareti yarattığını dile getiren Billion ayrıca gündemin Türki­ ye’nin jeostratejik rolünü tekrar düşündürdüğünü ifade etti. Billion, son günlerde Türk hava sahasına giren 2 füzenin NATO tarafından engellendiğini belirterek “Rusya ve Uk­ rayna arasındaki savaşı da konuşabiliriz ve burada Türki­ ye’nin savaşın çözümünde oynadığı büyük rolü biliyorsu­ nuz.” dedi. “Güvenlik riskleri her geçen gün artıyor” Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Gü­ venlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Büyükelçi Prof. Dr. Erhan, dünyanın İkinci Dünya Savaşı sonrası kural te­ melli uluslararası sistemin çatırdamaya başladığı bir süreç­ ten geçtiğine işaret ederek “Tahmin edilemez, belirsiz bir alanda güvenlik riskleri her geçen gün artıyor ve çeşitleni­ yor.” diye konuştu. Orta Doğu’daki savaşın enerji güvenliğini ciddi anlamda etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Erhan, nadir toprak ele­ mentlerinin petrol ve doğal gazdan daha önemli hâle geldi­ ğini, bu elementlerin bulunduğu yerlerde devletler arasında yeni bir mücadele alanının doğmakta olduğunu söyledi. Prof. Dr. Erhan, Türkiye’nin ABD’den sonra NATO’da en büyük orduya sahip ikinci ülke olduğunu belirterek Türki­ ye’nin etrafında olup bitenin ve ortaya çıkan güvenlik risk­ lerinin doğrudan Avrupa Birliği’ni (AB) ilgilendirdiğini ifade etti. Prof. Dr. Erhan, NATO’nun dünya tarihinin en başarılı askerî ittifakı olduğunu ve Avrupa güvenliğinin ana sütunu olarak kalması gerektiğini belirterek “Türkiye ihmal edile­ rek bir Avrupa güvenlik mimarisi inşa edilmesi, her şeyden önce diğer Avrupa ülkelerinin çıkarlarına zarar verir.” dedi. “Türk ordusu kitlesel bir ordu, çok sayıda askere sahip” IRIS araştırmacısı Moyeuvre, Türkiye’nin 1952’den bu yana NATO’ya üye olduğunu hatırlattı. Türk ordusunun çok iyi eğitim almış bir ordu olduğunun altını çizen Mo­ yeuvre, şöyle devam etti: “Türk ordusu kitlesel bir ordu, çok sayıda askere sahip. Bu, NATO bünyesinde çok önemli, çünkü başta Fransa olmak üzere Batılı ülkeler bu kitleye ulaşmakta, (askere) alıp elinde tutmakta zorla­ nıyor. Türkiye bu konuda örnek teşkil ediyor.” Türkiye’nin çok sayıda NATO harekâtına katıldığına işaret eden Mo­ yeuvre, “Özellikle İran’da olup bitene baktığımızda, Türki­ ye daha fazla önemsenmesi gereken bir müttefik olmalı.” diye konuştu. Türkiye’nin uluslararası sistemde reform talebi SETA DC Araştırma Direktörü Kanat, Cumhurbaşkanı Re­ cep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” sözünün aslında ilk olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin farklı krizler konusunda oldukça etkisiz kalması sebebiyle söylendiğini, Türkiye’nin bu süreçte uluslararası sistemde reform gerektiğinin altını çizdiğini belirtti. Uluslararası kuruluşlar çalışmadığı zaman büyük krizlere yol açtığını gördüklerini ifade eden Kanat şöyle dedi: “Türkiye, burada, sistemin çalışmadığı durumlarda orta derecede güçlerin biraz daha devreye girmesi gerektiğini, büyük güçlerin sorumluluklarını unuttuğu noktada önleyici ve engelleyici olarak orta dereceli güçlerin daha fazla so­ rumluluk alması gerektiğini, bu sorumluluğun bazen dip­ lomasi, bazen ekonomi bazen de güvenlik meseleleriyle ortaya çıkabileceğini ve bununla birlikte küçük ortaklıkların oluşturabileceğini söyledi.” Kanat, uluslararası sistemin ve aktörlerin ciddi şekilde bir­ likte çalışması gerektiğini vurgulayarak bölgesel krizlerin yakında yayılma göstereceğini ve küresel anlamda büyük istikrarsızlıkların önünü açacağını dile getirdi. “Hepsi kapılarında bir tehdit olduğunu hissediyor” IRIS Müdür Yardımcısı Maulny de Fransa’nın NATO’yu 32 ayrı üye ülke olarak gördüğünü belirterek ülkesinin, Rus­ ya’nın oluşturabileceği tehdide önem verdiğini söyledi. Avrupalıların Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle savunma bütçesini artırmakta olduğunu belirten Maulny, “Hepsi ka­ pılarında bir tehdit olduğunu hissediyor.” dedi. Maulny, dünyanın giderek kapanması nedeniyle tedarik ko­ nularında endişeler olduğunu, kritik alanlarda dışa bağımlı­ lıkların önlenmesi gerektiğini ifade etti. Konferansa, Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Yunus Demirer, AK Parti İstanbul Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Doç. Dr. Murat Aslan ile çok sayıda davetli katıldı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 4 2   •   M A R T 2 0 2 6 Türkiye ve NATO İlişkilerini Konu Alan Yuvarlak Masa Toplantısı Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği ev sahipliğinde Türkiye ve NATO ilişkilerini konu alan yuvarlak masa toplantısı düzenlendi. 30’a yakın Fransız ve Türk gazetecinin katıldığı toplantıda, Türkiye-NATO ilişkileri ile Orta Doğu ve Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin son gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Po­ litikalar Kurulu Başkanvekili Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan, Siyaset, Eko­ nomi ve Toplum Araştırmaları Vakfının (SETA) Washington Ofisi Araş­ tırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Doç. Dr. Murat Aslan toplantıda ga­ zetecilerin sorularını yanıtladı. Prof. Dr. Erhan, Kovid-19 salgınından bu yana farklı bir dünyaya geçiş yapıldığına işaret ederek “İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Birleşmiş Mil­ letler (BM) örgütü temelli kurulan kurallara dayalı uluslararası düzen şimdi çöküşte.” diye konuştu. Küresel güvenlik risklerinin çeşitlendiğini, ekonominin giderek kırılgan hâle geldiğini ve korumacılığın arttığını dile getirdi. Prof. Dr. Erhan, “Şu anda kimse uluslararası hukuktan söz etmiyor. Masadaki her şey yalnızca ulusal çıkarlara dayanıyor. Kimse iş birliğinden bahsetmiyor. Ne çeşit bir yeni uluslararası düzenin geleceğini bilmiyoruz.” Mevcut bağlamda Rus­ ya-Ukrayna Savaşı’nın en büyük endişe kaynaklarından biri olduğunu an­ latan Prof. Dr. Erhan, “ABD, İsrail ve İran arasında devam etmekte olan sa­ vaş tırmanabilir ve başka olumsuz sonuçlar doğurabilir.” ifadesini kullandı. Prof. Dr. Erhan, uluslararası ticaret düzeninin çöküşünün ve hayati tedarik zincirlerinin bozulmasının da aynı şekilde bir endişe konusu olduğunu be­ lirterek Türkiye’nin bu yıl NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını hatırlattı. Ankara’da düzenlenecek zirvenin, NATO’ya üye ülkelerin liderlerinin yanı sıra dünya genelinden liderleri de bir araya getireceğini söyleyen Prof. Dr. Erhan, “(Zirvede) Ortaya çıkan bu güvenlik ve savunma risklerine karşı NATO’nun savunmasını güçlendirmeyi görüşeceğiz.” şeklinde konuştu. “Orta Doğu’da yaşananlar, Orta Doğu’da kalmaz” SETA Washington DC Araştırma Direktörü Kanat, Türkiye’nin sınırındaki iç savaşlarla başa çıkma konusunda tecrübeli olmasına rağmen Orta Do­ ğu’daki mevcut saldırılar kapsamında bölgede bir iç savaş potansiyeli ve artan istikrarsızlıktan endişe duyulduğunu anlattı. Kanat, bölgede saldırı­ ların şu an dursa bile Orta Doğu’daki ülkelerin savunma harcamalarında artış yaşanacağına işaret ederek, “Eğer çatışma devam ederse ve İran’da herhangi bir iç savaş durumu yaşanırsa sonuçları büyük olur.” dedi. Türkiye perspektifi açısından bölgede bir çatışma olmamasının önemini vurgulayan Kanat, bu saldırıların etkilerinin kısa süre içinde küresel enerji fiyatlarında görülmeye başlandığına, sosyal, siyasi ve güvenlik riski bo­ yutlarının da görüleceğine dikkat çekerek “Orta Doğu’da yaşananlar, Orta Doğu’da kalmaz. Bunu farklı çatışmalarda, Suriye ve Irak’ta gördük.” ifa­ delerini kullandı. Türkiye’nin dengeli bir dış politika yürütmeye çalıştığını söyleyen Kanat, ziyaret ettiği farklı ülkelerde Türkiye ile iş birliği yapma isteğinin arttığını gözlemlediğini dile getirdi. “Bu savaşın genişleme ihtimali var” Doç. Dr. Aslan, ABD-İsrail’in İran’a saldırılarına ilişkin, savaşın Körfez böl­ gesine doğru genişlediğine dikkat çekti. Bölgedeki gerginliğin herhangi bir şekilde tırmanması hâlinde Türkiye ve NATO’nun çıkarlarının bir şekilde etkileneceği değerlendirmesinde bulunan Doç. Dr. Aslan, “Bu savaşta NA­ TO’nun Türkiye’ye desteği, yalnızca Türkiye’yi desteklemek için değil aynı zamanda İttifak’ın ne kadar hazır olduğunu da test etmek için çok önemli.” şeklinde konuştu. Doç. Dr. Aslan, sadece devletler arasında savaşların olmadığını aynı za­ manda devlet dışı aktörler arasında da çatışmaların yaşandığını vurgula­ yarak böyle durumlara karşı “hibrit tepki” gerektiğini savundu. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 4 3   •   M A R T 2 0 2 6 Belirsizliği Yönetmek, Dönüşümü Yönlendirmek Dönüm Noktasında NATO Paneli Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından, Elcano Kraliyet Enstitüsü iş birliğiyle, 3 Mart 2026 tarihinde Madrid’de “Belirsizliği Yönetmek, Dönü­ şümü Yönlendirmek Dönüm Noktasında NATO” başlıklı panel düzenlendi. Elcano Kraliyet Enstitü­ sünde gerçekleştirilen programa Kuzey Makedon­ ya, Yunanistan, Arnavutluk, Hırvatistan, Slovenya, Bulgaristan ve Litvanya Büyükelçileri başta olmak üzere birçok üst düzey diplomat ile düşünce kuru­ luşu temsilcisi katılım sağladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından; 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde ülkemizde düzen­ lenecek NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi öncesinde önemli müttefik başkentlerinde düzenlenecek panel serisinin ilk ayağı İspanya’nın başkenti Madrid’de gerçekleştirildi. Ülkenin önde gelen düşünce kuruluşlarından Elcano Kraliyet Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenen panelde, Türki­ ye’nin kuruluşundan bu yana büyük önem verdiği, sahiplendiği ve çalışmalarına aktif olarak katıldığı NATO hakkındaki perspektifi, beklentileri, NA­ TO’nun en güçlü üyelerinden biri olan ülkemizin İttifak’a yaptığı sivil ve askerî katkılar ile Türkiye’nin NATO için önemi gibi hususlar hakkında değerlen­ dirmelerde bulunuldu. Program kapsamında iş birliği yapılan Elcano Kra­ liyet Enstitüsü Müdürü Charles Powell ile İspanya Krallığı nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci’nin açış konuşmalarını yap­ tığı programda; CEU San Pablo Üniversitesi Avru­ pa Çalışmaları Kraliyet Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Belen Becerril Atienza’nın moderatörlü­ ğünde Elcano Kraliyet Enstitüsü Brüksel Ofisi Di­ rektörü Luis Simón, Cumhurbaşkanı Başdanışma­ nı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Er­ han, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi ve SETA Vakfı Dış Politika Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş ve Elcano Kraliyet Enstitü­ sü Kıdemli Analisti Félix Arteaga söz aldı. AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 4 4   •   M A R T 2 0 2 6 Ayın Tarihi Yayın “Şu Boğaz Harbi: Tarihî Belgelerle Çanakkale Destanı” Kitabı AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 4 5   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Yayınları Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Çanakkale Za­ feri’nin yıl dönümü vesilesiyle, tarihin en büyük destanla­ rından biri olan Çanakkale Muharebelerini belge ve arşiv kayıtları ışığında ele alan “Şu Boğaz Harbi: Tarihî Belgeler­ le Çanakkale Destanı” adlı eseri yayımladı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tak­ dim yazısını kaleme aldığı eserde, milletimizin vatan, bayrak ve bağımsızlık uğruna sergilediği eşsiz kahraman­ lığın, birlik ve beraberliğin nişanesi olarak tarihimizdeki en önemli dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Zaferi görsel bir anlatıyla kayıt altına alınıyor. Eserde, Çanakkale Savaşı’nın hazırlık aşamasından başlamasına, Türk bası­ nındaki ve uluslararası basındaki yansımalarından Türk edebiyatı ve sanatındaki anlatılışına, Hilal-i Ahmer Cemi­ yeti’nin faaliyetlerinden millet dayanışmasına ve kahra­ manlık hikâyelerine kadar pek çok konuya yer veriliyor. Eser, dönemin resmî belgeleri, arşiv kayıtları ve fotoğ­ raflarıyla zenginleştirilmiş bir içerik sunarak, Çanakkale cephesindeki kahramanlıkları ve mücadele ruhunu gözler önüne seriyor. Kapsamlı ve akademik titizlikle hazırlanan kitapta, Osmanlı arşiv belgeleri başta olmak üzere çeşitli tarihî kaynaklardan bilgiler okuyucuya aktarılıyor. Çanakkale Zaferi’nin şanlı hatırasını yaşatmak ve milletimizin bu büyük zaferini gelecek nesillere en doğ­ ru şekilde aktarmak amacıyla kaleme alınan bu kıymetli eser, hem araştırmacılar hem de tarih meraklıları için başvuru kaynağı olma özelliği taşıyor. “ŞU BOĞAZ HARBI: TARIHÎ BELGELERLE ÇANAKKALE DESTANI” KITABI AY I N TA R İ H İ 2 9   •   1 4 6   •   M A R T 2 0 2 6 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın uluslararası hakemli dergisi İletişim ve Diplomasi’nin Temmuz 2026’da yayımlanacak olan sayısının konusu “15 Temmuz” dur. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının hakemli, açık erişimli ve ücretsiz bilimsel süreli yayını olan İletişim ve Diplomasi dergisi­ nin Temmuz 2026 sayısı, “15 Temmuz” temasıyla okuyucularıyla buluşmaya hazırlanıyor. 15 Temmuz’un iletişim, medya, demokrasi, kamu diplomasisi, uluslararası ilişkiler ve toplumsal hafıza bağlamında çok boyutlu ele alınmasını amaçlayan Temmuz 2026 sayısına katkı sunmak isteyen araştırmacıları çalışmalarını göndermeye davet ediyoruz. İLETİŞİM VE DİPLOMASİ DERGİSİ “15 TEMMUZ” TEMALI TEMMUZ SAYISI ÇAĞRISI Makale Son Gönderim Tarihi: 1-25 NİSAN 2026 Konuya ilgi duyan ve akademik literatüre katkı sunmayı amaçlayan tüm araştırmacıların gönderecekleri güncel ve özgün çalışmalarını bekliyoruz. 111. Yılında 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü 9 771301 932000 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Yayınları e-ISSN 3023-6762 ISSN 1301-9325