Yüzyılın Sosyal Politikaları İletişim Kızılırmak Mahallesi Mevlana Bulv. No:144 Çukurambar Ankara/TÜRKİYE T +90 312 590 20 00 | webinfo@iletisim.gov.tr Prestij Grafik Rek. ve Mat. San. ve Tic. Ltd. Şti. T 0 212 489 40 63, İstanbul Matbaa Sertifika No: 45590 Baskı Yayıncı Sertifika No: 45482 1. Baskı, İstanbul, 2023 © 2023 CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞI YAYINLARI Yüzyılın Sosyal Politikaları ISBN: 978-625-7377-42-3 Yüzyılın Sosyal Politikaları Takdim 7 Ön Söz 9 Giriş 11 Bölüm I Sosyal Politikaların Dünü ve Bugünü 21 1.1. Tarihsel Süreçte Sosyal Politikalar 23 1.2. Türkiye’de Sosyal Politikaların Kurumsallaşması 29 1.2.1. Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 30 1.2.2. Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 36 1.2.3. Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu 38 1.3. Türkiye’nin Sosyal Politikalarında Temel İlkeler Ve Hedefler 42 Bölüm II Türkiye’de 2002-2022 Yılları Arasında Uygulanan Sosyal Politikalar 47 2.1. 2002-2022 Yılları Arasındaki Temel Göstergelerle Türkiye 49 2.2. Ailelere Yönelik Sosyal Politikalar 52 2.3. Çocuklara Yönelik Sosyal Politikalar 55 2.4. Gençlere Yönelik Sosyal Politikalar 65 2.5. Yaşlılara Yönelik Sosyal Politikalar 75 2.6. Engellilere Yönelik Sosyal Politikalar 80 2.7. Kadınlara Yönelik Sosyal Politikalar 86 2.8. Şehit Yakınları ve Gazilere Yönelik Sosyal Politikalar 93 2.9. Göçmenlere Yönelik Sosyal Politikalar 97 2.10. Hükümlü ve Eski Hükümlülere Yönelik Sosyal Politikalar 101 2.11. Bağımlılığın Önlenmesine Yönelik Sosyal Politikalar 106 2.12. Mevsimlik Tarım İşçilerine Yönelik Sosyal Politikalar 109 2.13. Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlara Yönelik Sosyal Politikalar 111 2.14. Roman Vatandaşlara Yönelik Sosyal Politikalar 113 2.15. Dar Gelirli Vatandaşlara Yönelik Sosyal Politikalar 115 2.16. Doğal Afetlere Yönelik Sosyal Politikalar 118 2.17. Çalışma Hayatına Yönelik Sosyal Politikalar 124 Sonuç ve Değerlendirme 135 İÇİNDEKİLER Yüzyılın Sosyal Politikaları T A K D İ M Y irmi yıllık iktidarımız boyunca insanı hep ön planda tut- tuk. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” ilkesiyle ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarımızın her daim yanında olmaya çalıştık. Medeniyetimizin ayırıcı vasıflarından olan “Kerim Devlet” tasavvurunu, günümüzün “sosyal devlet” ilkeleriyle birleştirerek ül- kemize dünyanın en geniş kapsamlı sosyal güvenlik ve sağlık siste- mini kazandırdık. Devletin şefkat şemsiyesi dışında hiç kimsenin, hiçbir vatandaşımı- zın kalmaması için en dezavantajlı gruplardan başlayarak vatandaş- larımızın sıkıntılarına çözüm ürettik. Ailelere, çocuklara, gençlere, yaşlılara, engellilere, şehit ve gazi yakınlarına, hükümlülere, mev- simlik işçilere, yurt dışında yaşayanlara ve Roman vatandaşlarımı- za yönelik kapsamlı politikalar uyguladık. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın kuruluşuyla hem tüm çalışmalarımızın tek bir çatı altında toplanmasını sağladık hem de yürütülen faaliyetlerin etkin- liğini ve verimliğini artırdık. “Türkiye Yüzyılı” vizyonumuzun en önemli hedeflerinden birini, sosyal devlet politikalarımızın çok daha ileri taşınması oluşturuyor. Değişen şartlar doğrultusunda kendi vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılarken, dünyadaki mazlum ve mağdurlara da el uzatmayı ihmal etmeyeceğiz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız ve Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu iş birliğiyle hazırlanan bu kitap, Türki- ye’nin son yirmi yılında sosyal politikalar alanında hayata geçirilen faaliyetleri anlatıyor. Esere katkı sunan tüm kurum ve çalışanlara te- şekkür ediyor, bu çalışmanın benzerlerine örnek olmasını diliyorum. TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYIP ERDOĞAN TAKDİM | 7 8 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI T oplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için güçlü ekonomi ve istikrarlı bir yönetim kadar sosyal poli- tikaların da hayati önemi haizdir. Tarihsel süreç içerisinde sosyal politikalar, ülkelerin sahip olduğu ekonomik, sos- yal, kültürel ve politik yapılara göre değişim ve gelişim göstermiştir. Ekonomik, siyasi ve toplumsal gelişmeler doğrultusunda şekillenen sosyal politikalar, Türkiye’de kapsayıcı ve çeşitlenmiş bir yelpazede sunulmaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan in- san odaklı ve gerçekçi sosyal politika uygulamalarına önem vermiş ve bu alanda özgün modellerin hayata geçirilmesine öncülük etmiştir. Türkiye, özellikle son yirmi yılda vatandaşlarının sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılamaya, gelir eşitsizliğini azaltmaya, yaşanan ada- letsizlikleri gidermeye, insan haklarını geliştirmeye, sosyal hizmet ve yardımlara erişimde eşitliği sağlamaya ve bireylerin yaşam kalite- lerini artırmaya yönelik birçok sosyal politika uygulamasını hayata geçirmiştir. Uygulanan kapsayıcı sosyal politikalarda amaç daima va- tandaşlarımızı her türlü riske karşı korumak, onların sosyal refahını ve huzurunu artırmak olmuştur. Türkiye’de tarihsel süreç içerisinde sosyal hizmet ve sosyal politikala- rın gelişimini değerlendirebilmek için bu alanda sunulan uygulama- ların ve geliştirilen yeni hizmet modellerinin tanıtılması da son dere- ce önemlidir. Bu kapsamda hazırlanan “Yüzyılın Sosyal Politikaları” kitabı son yirmi yıldır Türkiye’nin sosyal politikalarını şekillendiren ve hükümetlerimiz tarafından gerçekleştirilen sosyal hizmet, güven- lik ve yardımları özetlemektedir. Bu kitabın sosyal politika alanında çalışan ve konuyla ilgilenen herkese faydalı olmasını diliyorum. Ö N S Ö Z TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANI PROF. DR. FAHRETTİN ALTUN ÖNSÖZ | 9 T arih boyunca insanlar, her zaman karşılıksız olarak birbir- lerine yardım etme ve yaşanan ortak sorunlar için birlik- te hareket etme ihtiyacında olmuşlardır. Bireysel düzeyde karşılıklı yardımlaşma şeklinde başlayan bu dayanışma, zamanla, kültür, örf, adet, gelenekler ve değerler doğrultusunda sos- yal bir özelliğe dönüşmüştür. Dünyada sosyal hizmet ve sosyal yardım faaliyetleri; insani ilişkiler, dinsel, hayırseverlik, gönüllülük, karşılıklı yarar ve günümüzün sosyal devlet-refah devleti anlayışı doğrultusun- da bir gelişim izlemiştir. Sosyal hizmet mesleği de bu bağlamda toplumlarda gönüllü çalışma- lara dayanan, yardımsever kişilerin yoksul bireylere yönelik çeşitli sosyal yardımlar yapması ile başlamıştır. Bu çalışmalar tarih boyunca ülkelerin sosyal, ekonomik, politik ve kültürel koşullarıyla biçimlen- miş ve gelişmiştir. Uzun yıllar süren bu yardımseverlik ve dayanışma faaliyetlerinin bir mesleki anlayış ve disiplin içerisinde yapılmasına duyulan ihtiyaç sosyal hizmet alanında eğitim veren kurumların açıl- masını da beraberinde getirmiştir. Sosyal sorunların çözümüne odak- lanan sosyal politikaların hayata geçirilmesi sosyal hizmetler aracılı- ğıyla olmaktadır. Sosyal Politikalara Genel Bir Bakış Prof. Dr. Vedat Işıkhan Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Başkanvekili G İ R İ Ş GIRİŞ | 11 Sosyal politika; bireyler, gruplar, toplum ve sosyal kurumlar arasın- daki ilişkileri düzenleyen ve bu ilişkilere müdahale etmek için kul- landığı aktiviteler ve ilkeler rehberidir. Bu ilkeler, toplumun değer ve geleneklerinin bir ürünü olup geniş ölçüde kaynakların dağılımını ve insanların esenliğini belirlemektedir. Sosyal politika; hükümetin eği- tim, sağlık bakımı, suç ve ıslah, ekonomik, güvenlik ve sosyal refah alanlarındaki plan ve programlarını içermektedir. Topluma bir bütün olarak bakan, toplum içinde bütün grupları ilgilendiren, çeşitli konu- ları fark gözetmeksizin ele alan sosyal politika, toplumun yapısında bazı değişiklikler yapmaya yönelen tüm politikaları içermektedir. Sosyal politikaların kapsamı, günümüze kadar uzanan süreç içerisin- de sürekli olarak değişmiş ve genişlemiştir. Sosyal politikanın kapsa- mına; sadece bireyler değil, aynı koşullar altında, aynı gereksinimlere ihtiyaç duyan ve aynı nitelikleri taşıyan kişilerden oluşan gruplar da girmeye başlamıştır. Bu bilim dalının doğup geliştiği dönemlerde, En- düstri Devrimi’yle birlikte çalışma alanında yalnızca işçi statüsü al- tında çalışanlar bulunuyorken, zamanla hizmet ve kamu kesimlerin- de bağımlı statüler altında çalışanlar da bu politikaların kapsamına girmişlerdir. Daha sonra ise dezavantajlı gruplar olarak adlandırılan engelliler, yaşlılar, çocuklar, kadınlar ve bakıma muhtaç olanlar bu politikaların çerçevesi içinde yer almaya başlamıştır. Bunun yanı sıra günümüzde tüketici haklarından çevre sorunlarına kadar pek çok yeni alan bu kapsamda değerlendirilmektedir. Son yıllarda uygulanan sosyal politikalar, kaynakların dağılımını, toplumun üyelerinin yaşam kalitesine ya da esenliğine yönelerek ya- şamın tüm boyutlarındaki kaliteyi arttırmayı hedeflemektedir. Ge- nelde sosyal politika, sosyal iyileştirme gerektiren koşullara yönelik kolektif çalışmaları içermektedir. Temelde, insan yaşamı ve işlevselli- ği, onu kuşatan her türlü sosyal sistem ve bunlara ilişkin politikalar- dan etkilenmektedir. Sosyal politika, piyasa içerisindeki eşitsizlikleri azaltmaya yönelen bir yaklaşım olarak da değerlendirilmektedir. Bu yapı içinde sosyal refah politikalarının amacı ise sosyal eşitsiz- likleri gidermektir. Sosyal refah politikaları; gelir, güç ve hizmet da- ğılımını toplum içerisinde dengelemeye çalışmaktadır. Sosyal refah politikaları; yoksunluk yaşayan, toplumla bütünleşemeyen grupların yaşam koşullarını iyileştirmek, temel ve sosyal haklardan yoksun olan bu grupların haklarını elde etmelerini hedeflemektedir. Bir baş- 12 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI ka deyişle, sosyal refah politikaları, insan hak ve özgürlüklerini ger- çekleştirmeye yönelmiş bir politikadır. Sosyal refah politikaları, karar verme sürecine ulaşamayanları katılımcı hale getirmeyi amaçlamak- tadır. İnsan kaynağını geliştirmeye çalışırken ekonomik kalkınmaya da katkı vermektedir. Gelir dağılımları özellikle de gelir eşitsizlikleri- ne yönelen sosyal politikalar demokrasiyi de olumlu biçimde etkile- mektedir. Sosyal refah politika kararları ile topluma ait kaynakların nereye ve nasıl aktarılacağı belirlenmektedir. Bu açıdan, sosyal refah politika- ları ile kalkınma arasında önemli bağlantılar bulunmaktadır. Sosyal refah politikaları, ekonomik üretim artışının insan refahına yönel- mesini sağlamakta ve bu şekilde de toplumun daha sağlıklı olacağını ileri sürmektedir. Bir başka deyişle, ekonomik kalkınmanın, sosyal kalkınma için bir araç olduğu ve ekonomik kalkınmanın, tek başına tüm sorunlara çözüm getiremeyeceği dile getirilmektedir. Sosyal politika, sosyal sorunların ortaya çıkışında önemli rol oynayan yoksunlukların giderilmesiyle ilgilidir. Bu yoksunluklar; maddesel kaynak yoksunluğu, gelişimsel yoksunluklar, fiziksel yoksunluklar, kişilerarası ilişki yoksunluğu, fırsat yoksunluğu ve bireysel haklar yoksunluğu olarak sınıflandırılmaktadır. Bu yoksunlukların ortaya çıkardığı sosyal sorunlar, sosyal hizmetin temel ilgisi kapsamındadır. Çünkü insan yaşamının tüm boyutlarını saran bu yoksunluklar, so- nuç itibarıyla sosyal hizmetin kendini tanımlamakta kullandığı sos- yal işlevsellik kavramına olumsuz bir biçimde etki etmektedir. Sosyal politikaların hayata geçirilmesi sosyal hizmetler aracılığıy- la olmaktadır. Sosyal sorunların tanımlanması, bu sorunlara neden olan ihtiyaçların belirlenmesi ve bunların karşılanmasına yönelik, politika ve uygulamaların hayata geçirilmesinde sosyal hizmet, sos- yal politika ile karşılıklı bir etkileşim içerisindedir. Sosyal hizmet ve sosyal politika dokuz temel insan gereksinimini karşılamak için çalı- şan iki farklı disiplin ve uygulama alanıdır. Bu gereksinimler şu şekil- de sıralanmaktadır: Kişisel ve sosyal koruma, sağlık bakımı, barınma, finans, eğitim, istihdam, serbest zaman değerlendirme, ulaşım, top- lumsal hizmet ve kaynaklara ulaşabilmek. Sosyal hizmetin, sosyal refah sistemi içinde yerini alması sosyal refah kurumlarının gelişiminden sonra olmuştur. Sosyal hizmet mesleği, GIRİŞ | 13 sosyal refah alanındaki bazı meslek, disiplin ve kurumların yaşam ve insan sorunlarının değişip farklılaşmasına paralel olarak yetersiz kalması sonucunda ortaya çıkmıştır. Sosyal hizmetin amacı; sosyo-e- konomik yapı içinde bireylerin sorunlarını çözmektir. Sosyal hizmet alanı ve literatürü dışında Türkiye’de sosyal yardım ve sosyal hizmet kavramlarının çoğu zaman eş anlamda kullanıldı- ğı görülmektedir. Bunda sosyal hizmet mesleğinin yaptığı işi sadece maddi ve somut destek sağlamak olarak gören bakış açısının da payı bulunmaktadır. Oysa ekonomik güçsüzlüğü odak alan sosyal yardım alanı, sosyal hizmet mesleğinin uygulama alanlarından (tıbbi sosyal hizmet, gerontolojik sosyal hizmet, okul sosyal hizmeti, adli sosyal hizmet, psikiyatrik sosyal hizmet vb.) sadece birisidir. Örneğin; ya- pılan çalışmaların zaman içerisinde sosyal sorun kategorilerine göre ayrışmasıyla her bir sorunun çözümüne yönelik mesleğin hizmet alanları ortaya çıkmıştır. Bir anlamda, yoksullarla ilgili olarak baş- layan bir çalışma giderek yöntemleriyle, özellikle en başta bireylerle çalışma, birlikte bir mesleğin gelişmesine ve hizmet alanının oluşma- sına yol açmıştır. Özetle, yoksulluğu odak alan hizmetlerin ve prog- ramların diğer sosyal sorun alanlarındaki hizmetlerden ayrılması ve yeniden örgütlenmesiyle mesleğin önemli hizmet alanı olan sosyal yardım alanı gelişmiştir. Türkiye’de sosyal hizmet ve sosyal yardımların köklü bir geçmişi bu- lunmaktadır. Türklerde, İslamiyet öncesi ve İslamiyet sonrası sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel örneklerinin yaşandığı bi- linmektedir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde yoksul, dul, yetim, kimsesiz ve engellilere yönelik sosyal yardım hizmetleri; vakıflar, loncalar, hayratlar gibi geleneksel kurumlar aracılığıyla ve gelenek ve görenekle bağlantılı bir şekilde sürdürülmüştür. Özellikle “avarız ve müessesat-ı hayriyye” adını taşıyan vakıflar, muhtaç kişilere sosyal yardımların organize edilmesinde önemli görevler üstlenmişlerdir. Cumhuriyet döneminde devlet, Zonguldak ve Ereğli maden ocakla- rında çalışan işçilerin korunmasını öngören politikalara hukuk kural- ları ile işlerlik kazandırmıştır. Bu dönemde, anne ve çocuk sağlığının korunması amacıyla önemli hizmetler uygulanmaya başlanmıştır. 1917 yılında kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kuru- mu), çocuk koruması alanında kurumsal bir eksikliği tamamlamıştır. Cemiyet, çocuk korumayı kurumsal bir biçimde gerçekleştirerek ülke- 14 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI nin içinde bulunduğu zor koşullarda çocukları himaye etmeyi amaç- lamıştır. İlerleyen dönemde sosyal yardımlaşma alanında en önemli politika uygulamalarından birisi; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma- yı Teşvik Fonu, 14.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3294 sayılı Sos- yal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’dur. Sosyal Yar- dımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’nun kuruluşunu teşkil eden 3294 sayılı Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak olarak belirlenmiştir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğünün taşradaki faaliyetleri Türkiye çapında 81 il ve 1.003 ilçede her ilde vali ve her ilçede kaymakam başkanlığında oluş- turulmuş olan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıy- la yürütülmektedir. Böylece bu vakıflar, devlet ile yoksul vatandaşlar arasında sosyal yardımların doğrudan ve en kısa sürede vatandaşa ulaştırılması açısından bir köprü görevi üstlenmiştir. Küresel düzeyde yaşanan ekonomik sorunlar, çatışmalar, savaşlar, salgın hastalıklar, doğal ve çevresel felaketler, iklim değişikliği gibi faktörler sosyal politikaların araçlarını, hizmetlerini ve uygulamala- rını şekillendirmektedir. Türkiye’de birçok sosyal sorun ne yazık ki uluslararası gelişmelerle de paralel biçimde artış gösterme eğilimin- dedir. Gençlerde daha yüksek olmak üzere yaşanan işsizlik, demog- rafik fırsat penceresinin daralmasına bağlı olarak yaşlanma, eğitim ve istihdam arasındaki ilişkinin kurulmasında yaşanan zorluklar ve çalışma yoluyla refaha erişim hakkının istihdama bağlı sorunlardan dolayı sınırlı kalması önemli sorunlarımız arasında yer almaktadır. Tüm dünyada son yıllarda yaşanan sorunların etkisi ise ne yazık ki dezavantajlı gruplarda daha yoğun hissedilmektedir. Bu sorunlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir: • Dünyada yaşanan gelir adaletsizliklerinin ve eşitsizliklerin art- ması, • Dünyada yoksulluğun ve işsizliğin sürekli artması, • Sağlık hizmetlerine erişimde sorunların yaşanması, • Temiz su ve gıda ihtiyacının tedarikinde sorunların yaşanması, GIRİŞ | 15 • Birçok coğrafyada savaşların ve çatışmaların yarattığı göç ile gö- çün neden olduğu diğer sorunların (sağlık, konut, beslenme vb.) artması, • Covid-19 pandemisinin 2019 yılından bu yana tüm dünyayı etki- lemesi ve Covid-19 pandemisi nedeniyle ekonomik, sosyal ve sağ- lık sisteminde sorunların yaşanması, • Ekonomide yaşanan daralmalara bağlı olarak birçok ülkenin bü- yüme endekslerinde küçülmelerin yaşanması, • Yeni çalışma sistemlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte sosyal gü- venlik sisteminde ve iş süreçlerinde sorunların yaşanması, • Küresel ısınmanın ve iklim krizinin neden olduğu çevresel afetle- rin artış göstermesi, • Kitle nevrozunun yayılması, siyasal sistemlere karşı kamuoyu- nun endişeli yaklaşımları, • Demografik dönüşümün yarattığı sorunların artması (tüm top- lumlarda yaşlı nüfus oranının giderek artması, işsizliğin artması, işgücünün azalması vb.), • 24 Şubat 2022’de Rusya-Ukrayna krizinin başlamasıyla birlikte küresel düzeyde yaşanan sorunların (tahıl ve enerji) artması. Bu tablo içerisinde, Türkiye, ortaya çıkan sorunları ve krizleri fırsata dönüştürerek Covid-19 pandemisine rağmen bölgesinde ekonomik gelişmeyi ve büyümeyi en fazla artıran ülke olmuştur. Türkiye, tüm bu ekonomik ve sosyal sorunların çözümüne katkı getirecek sosyal politikaları başarıyla uygulamış ve vatandaşın refah düzeyini her daim yükseltmeyi başarmıştır. Covid-19 pandemisi ile enflasyonist ve küresel baskılara rağmen Türkiye; 2023 ekonomik kalkınma mode- linde kilit rol oynayan; yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme unsurlarını başarıyla uygulamıştır. Türkiye, ekonomik büyümeden elde edilen gelirlerle refahın yeniden dağıtımını sağlayarak dezavan- tajlı gruplar başta olmak üzere tüm sosyal grupların ihtiyaçlarının karşılanabildiği güçlü Türkiye hedefine ulaşabilmek için elinden ge- len gayreti göstermektedir. Türkiye’nin ekonomideki gücü arttıkça vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılayabilme seviyesi de artmak- tadır. Bu bakımdan sosyal politikalara ihtiyaç duyan vatandaşların 16 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI yeni ve karşılanmamış ihtiyaçlarına cevap verecek sistemler kurmak ve bunları sürdürülebilir hale getirmek en önemli hedeflerdendir. “Türkiye Yüzyılı”nın sosyal politika hedefleri; insan hak ve özgürlük- lerinin sürekli geliştiği, insanı odak alan, yeşil ekonomik kalkınmayı destekleyen, eşitliği ve sosyal adaleti sağlayan, bireyi, aileyi ve toplu- mu güçlendiren, çoğulcu, bütünleştirici ve katılımcı demokrasiyi esas alan, toplumsal dayanışmayı güçlendiren, toplumun tüm kesimleri arasında güven ve birlik tesis eden sosyal devlet anlayışıyla vatandaş- ların refah düzeyini sürekli artırarak geleceğe taşımaktır. “Türkiye Yüzyılı”nın sosyal politikaları için Türkiye’nin önemli hede- fi; kadim bir geçmişten refah ötesi uygulamalara ve hedeflere ulaş- maktır. Bunun için gelecekte; tüm toplumu kapsayan, tam istihdamı hedefleyen, sosyal adaletten, insan haklarından, hak temelli yakla- şımdan ve eşitlikten asla ödün vermeyen, refahı tabana yayan, geli- rin adaletli dağılımını ve paylaşımını önceleyen ve çalışma yoluyla refaha erişimi önceleyen politikaların sürdürülmesi ve geliştirilmesi önemli bir hedef olacaktır. 2018 yılında Türkiye, parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hü- kümet Sistemine geçiş yapmıştır. Bu sistemde dokuz politika kurulu oluşturulmuştur. Politika kurullarının kuruluş ve görevlerini düzen- leyen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, politika önerilerinin, ilgili bakanlıklar, kamu kurumları, yerel yönetimler, akademisyenler ve piyasa aktörleriyle birlikte çalışarak hazırlanmasını öngörmektedir. Kararnamenin bu hükmü doğrultusunda Sosyal Politikalar Kurulu, Türkiye’de 2002 yılından bu yana sosyal yardımlar, sosyal hizmetler, konut, sosyal güvenlik, eğitim, sağlık gibi temel alanlarda başarıyla uygulanan sosyal politikaların genel çerçevesini ve uygulamalarını ele alan başvuru kaynağı niteliğinde bir kitabın hazırlanmasını ge- rekli görmüştür. Bu kitapta, özellikle 2002 ile 2022 yılları arasında yaklaşık son yirmi yılda güçlü Türkiye’nin inşasında ne tür sosyal hizmet, sosyal yardım ve sosyal politikaların sunulduğu, dolayısıyla 20 yılda refah rejiminin nasıl değiştiği ve geliştiği özetlenmeye çalışılmıştır. Rehber niteliğin- de olan bu kitabın sosyal politika alanında yurt içinde ve dışında ça- lışan araştırmacılara, uzmanlara, uygulayıcılara, STK’lara, özel, kamu kurum ve kuruluşlarına, üniversitelere önemli katkılar sunması bek- lenmektedir. GIRİŞ | 17 Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere tüm kamu kurumlarının iletişim süreçlerine tarihi bir katkı ve çağdaş bir vizyon çizen İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin geleceğini şekillendiren birçok alanda öncü çalışmalar gerçekleştirmektedir. “Yüzyılın Sosyal Politikaları” adlı kitabımıza destek veren İletişim Başkanlığına ve İle- tişim Başkanı Sayın Prof. Dr. Fahrettin Altun’a ve genç ekibine şük- ranlarımızı sunmak isterim. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “21. Yüzyıl Türki- ye’nin Yüzyılı Olacaktır” hedefine güçlü, sürdürülebilir ve tüm nüfusu kapsayan sosyal politikalar ile ulaşmamız inancıyla. 18 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 01 Sosyal Politikaların Dünü ve Bugünü 1.1. Tarihsel Süreçte Sosyal Politikalar S osyal politikalar, 19. yüzyılda Batı Avrupa’da gerçekleşen Sanayi Devrimi’nin yarattığı büyük zenginliğe karşılık, bu zenginliği yaratan ancak yeterli payı alamayan işçilerin içine düştüğü derin sefaletin sonucunda doğmuştur. Sanayi Dev- rimi yeni sosyal sınıflar, yeni menfaatler ve yeni sosyal sorunlar ya- ratarak sosyal tatminsizliklere ve protesto hareketlerine yol açmıştır. Bu dönemde sosyal politikalar açısından önemli sorunlar ortaya çık- mıştır. Kentlerde yaşanan işsizlik ve göç; suç ve şiddet olaylarının art- masına yol açmış, geniş aile yerini çekirdek aileye bırakmış ve işsizlik beraberinde ailelerin dağılmasına ve boşanma oranlarının artmasına neden olmuştur. O döneme kadar önemli sosyal sorunlar arasında sa- yılmayan; yaşlılık, iş kazaları, boşanma, kentleşme, göç, suçluluk gibi yeni sosyal sorunlar ön plana çıkmıştır. Sanayi Devrimi ile sanayileşen ülkelerde devletler, çalışanların iş ilişkileri ve yaşamının korunması amacıyla kararlar almaya ve bu kararları yürürlüğe konulan yasalarla sosyal politika uygulamalarına başlamıştır. Önceleri kadın ve çocuk, daha sonra da yetişkin erkek iş- çilerin iş ilişkileri ile iş yaşamında özel olarak korunmasını öngören ilkelerle bu yönde başlatılan uygulamalar, yeni bir çalışma alanı oluş- turarak sosyal politika olarak adlandırılacak bir sosyal bilim dalının SOSYAL POLİTİKALARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ | 23 01 Sosyal Politikaların Dünü ve Bugünü da doğmasına yol açmıştır. Bu dönemde sosyal politika; devletin, işçi statüsü altında çalışanları iş ilişkileri ve iş yaşamında, kötü niyetli olabileceği varsayılan fabrika sahiplerine ya da olumsuz çalışma ko- şullarına karşı koruyabilmek amacıyla benimsemiş olduğu ilkeleri, bu çerçevede aldığı kararları ve sürdürdüğü uygulamaları konu alan bir bilime dönüşmüştür. İlk kez 19. yüzyılın ikinci yarısında Almanya’da Profesör Wilhelm Heinrich tarafından hazırlanan bir eserde kullanılan sosyal politika kavramı, özellikle Sanayi Devrimi sürecinde gün ışığına çıkan işçi so- runlarıyla birlikte önem kazanmıştır. Bunun için, bazı bilim insanları sosyal politikayı, sınıflar arasındaki çatışmaları, çelişkileri ve denge- sizlikleri gidermeye, sınıflar arasında uyum sağlamaya dönük bir bi- lim dalı olarak tanımlamıştır. Özellikle II. Dünya Savaşı’ndan sonra, vatandaşlarının gereksinim- lerini saptamak ve karşılamak suretiyle onlara asgari düzeyde bir yaşam standardı ve refah düzeyi sağlamayı ödev bilen sosyal dev- let anlayışının gelişmesiyle birlikte sosyal politikanın kapsamı da genişlemiştir. Sosyal politika; toplumun refahı ve sosyal barışın sağlanması için, ekonomik oluşumların sınıflar arasında yaratması mümkün olan dengesizlikleri ve adaletsizlikleri gidermeye yönelik önlemleri içermektedir. Sosyal politika bu anlamı ile ele alındığında, sosyal sınıfların toplumsal yapı içinde, uyumlu bir şekilde yer alma- sını amaçlar. Sosyal bütünlüğü parçalama eğilimi gösteren zıtlıkların, gerginliklerin ve çatışmaların barışçı ve toplumdaki farklı tarafların ortaklaşa kabul edeceği yollarla çözümlenmesine yönelik politikalar üretir. Sosyal politikanın, sosyal eşitlik ve sosyal adalet sağlayıcı bir işlev ve nitelik kazanması; bu politikaların sosyo-ekonomik haklar gibi hukuki bir temele oturması ve vatandaşlık anlayışına sosyal bir boyut eklenmesiyle olmuştur. Sosyal politika, toplumsal düzenin sürdürülmesinde önemli rol oy- namaktadır. Devletin bir taraftan sosyal sınıflar ve çıkarlar arasında uzlaşma sağlama arayışı ve toplumda yaşayan tüm vatandaşlara fark gözetmeksizin, asgari bir hayat düzeyi sağlama amacı, diğer taraftan, toplumun çıkarlarını korumak üzere serbest piyasa mekanizmasına bırakılamayacak hizmetleri yerine getirme yükümlülüğü, toplumsal 24 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI bütünlüğü pekiştirmeye yönelik tedbirler alınmasını zorunlu kılmak- tadır. Bu nedenle; üretim, gelir, gelirin yeniden dağılımı, sağlık, sosyal hizmet, eğitim, konut politikaları gibi konular geniş anlamda sosyal politikanın temellerini oluşturmaktadır. Günümüzde sosyal politikalar, toplumsal hayatı olumsuz etkileyen ve toplumsal bütünlüğü tehdit eden her türlü sorunla mücadeleye yönelmiş bir politika kimliğine bürünmüştür. Bu açıdan değerlendi- rildiğinde sosyal politika sadece kapitalist sistemin değil, her türlü rejimde modern hayatın getirdiği yeni sosyal sorun alanları ile ilgi- lenmektedir. Özellikle batı toplumlarında, bireylerin ve grupların sorunlarının, ihtiyaçlarının giderek farklılaşması, sosyal politika ala- nının kapsamının da genişlemesine ve uygulamaların çeşitlenerek zenginleşmesine neden olmuştur. Nitekim; sosyal dışlanma, ayrımcı- lık, kadın, genç, çocuk, yaşlı, eski hükümlü, göçmen, engelli, çevre ve tüketici haklarının korunması üçüncü kuşak sosyal politikalar olarak günümüzde önem kazanmıştır. Dünyada sosyal politikalar alanında bu süreç ve gelişmeler yaşanır- ken aynı zaman ve dönem paralelinde Türk tarihinde de sosyal yar- dımlaşma ve dayanışma niteliğindeki sosyal politika uygulamaları görülmektedir. Kadim Türk medeniyetinde, toplumda yaşayan kim- sesiz ve korunmaya muhtaç çocuk, yaşlı, engelli ve kadınlar özellikle korunmuş, bakılmış ve desteklenmiştir. Osmanlı Devleti, 600 yıl bo- yunca sosyal sorunlara hassas yaklaşmıştır. Yoksulları, aciz durumda olanları, hastaları, muhtaçları, kimsesizleri, yetimleri, dulları, çocuk- ları ve yaşlıları bu perspektifte değerlendirip gerek duyulan sosyal politikaları geliştirmiştir. Sosyal koruma gereksinimi; Osmanlı İmparatorluğu’nun küçük yerle- şim merkezlerinde yaşayan kalabalık aileleri ve tarıma dayalı kapalı ekonomik yapı içinde büyük ölçüde aile üyeleri, akrabalar, komşular tarafından karşılanabilmiştir. Güçlü bir dayanışma duygusu ile insan- lar, yüzyıllar boyu birbirlerinin yardımcısı ve güvencesi olabilmişler- dir. Ayrıca hükümdarların, hanedan üyelerinin, yöneticilerin, varlıklı ailelerin girişim ve bağışları ile kurulan vakıfların ve özellikle de salt amacı sosyal yardım olan avarız vakıflarının, korunma zorunluluğu içinde olan yoksullar, dullar, engelliler, yetimler, öksüzler, hastalar ve SOSYAL POLİTİKALARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ | 25 kimsesiz yaşlılar yönünden önemli bir boşluğu doldurduğu bilinmek- tedir. Osmanlı Devleti’nin sosyal politika düzeni II. Mahmut sonrası Tan- zimat Fermanı ile başladığı söylenebilir. Küresel ölçekte sosyal poli- tikanın gelişimi, Sanayi Devrimi ile doğru orantılı olarak ilerlemiştir. 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren Osmanlı Devleti’nde sosyal po- litika içerikli düzenlemeler ve politikalar geliştirilmeye başlanmıştır. Özellikle II. Abdülhamid dönemi, kurumsal sosyal devlet kimliğini kazandırmaya başlayan uygulamaları ile bu önemli sürecin gelişme- sine ciddi katkılar sağlamıştır. Modern sosyal devletin oluşumu genel hatlarıyla 1850’den sonra başladığı söylenebilir. Türkiye’de modern anlamda ilk sosyal politika uygulamaları Batılılaşma çabalarının or- taya çıktığı Tanzimat ve Meşrutiyet döneminde görülür. Osmanlı Devleti’nde sosyal politikalar genel hatlarıyla; sosyal yar- dımlar, sosyal güvenlik, halk sağlığına dönük politikalar ve çalışma yaşamına ilişkin düzenlemeler olarak gruplandırılabilir. Sosyal yar- dımların, Sosyal Yardım Kurumları (darülaceze, avarız vakıfları, fu- karaperver cemiyetleri, Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti, darüleytam- lar) nezaretinde halka ulaştırılması sağlanmıştır. Cumhuriyet döneminde devlet, Zonguldak ve Ereğli maden ocakla- rında çalışan işçilerin korunmasını öngören politikalara hukuk kural- ları ile işlerlik kazandırmıştır. 1929 Ekonomik Bunalımı’ndan sonra Batı toplumlarınca benimsenen planlı, karma ekonomi modeli ve dayandığı sosyal devlet anlayışı, Türkiye için bir örnek oluşturmuş, bazı hukuki düzenlemeler böyle bir ortam içinde işlerlik kazanmıştır. Türkiye’de sosyal politikalar, 2. Dünya Savaşı’nın hemen ardından, kapsam ve içerik yönünden hızla gelişmeye başlamıştır. 1950’li yıl- larda, 1945-1950 yılları arasında gerçekleştirilenler kadar önemli ve hızlı olmasa da, bazı yeni adımların atılarak gelişmelerin sürdüğü gö- rülmektedir. Türkiye’de sosyal politikaların gelişimi 1960’lı yıllarda yeniden ivme kazanmıştır. 1970 ve 1980’li yıllarda yaşanılan siyasal ve ekonomik sorunlar, sosyal politikalar yönünden pek çok olumsuz- luğu beraberinde getirmiştir. Dünyada yaşanan teknolojik, ekonomik, siyasal gelişmeler nedeniy- le günümüzde sosyal politikalar, hem anlam hem de uygulamalar 26 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI açısından ciddi bir değişim içine girmiştir. Bu değişim sadece sosyal koruma şemsiyesi kapsamında bulunanların değil adeta toplumun tümüne yönelik sosyal politikaların üretilmesi ihtiyacını gündeme getirmiştir. Sosyal politikaların kapsamının sürekli genişlemesi, bu politikaların konularının zamanla çoğalmasına yol açmıştır. Böylece sosyal poli- tikaların konuları, iş ilişkileri ve iş yaşamı ile sınırlı olmaktan çıkıp, toplumdaki tüm bireylerin yaşamları boyunca ve hatta öldükten sonra bile sorumluluklarını üstlenen bir çeşitlilik kazanmıştır. Bu gelişmeye koşut olarak artık sosyal politikaların hedeflerinde, salt iş ilişkileri ve iş yaşamının olumsuzlukları değil, bireylerin toplumsal yaşam içinde karşılaştıkları ya da karşılaşabilecekleri bireysel, sosyal ve ekonomik nitelikli riskler, yetmezlikler, sınırlılıklar, engeller de yer almaya başlamıştır. Bu bağlamda sosyal koruma kavramı; yoksulluk- tan, ayrımcılığa kadar uzanan çok geniş bir alanda yardımda bulun- mak, destek vermek, bakıp gözetme, sorumluluk üstlenmek gibi bir anlama dönüşmüştür. Sosyal hizmet ile sosyal politika, toplumsal düzeyde sosyal adalet, insan hakları ve sosyal refahın geliştirilmesi için birlikte hareket et- mektedir. Sosyal hizmetin, sosyal politikaların oluşumuna katılımı, sosyal politikanın hedeflerini gerçekleştirebilmek açısından son de- rece önemlidir. Sosyal hizmet doğduğu günden bugüne mesleki bir sorumluluk olarak gereksinim içinde olan bireylerin refah ve iyilik hallerini yakından etkileyen sosyal politikaların oluşturulmasına katkıda bulunmuştur. Türkiye’de korunmaya, bakıma, yardıma muhtaç çocuk, engelli, yaşlı ve kadınlara yönelik hizmetlerin önemli bir kısmı Aile ve Sosyal Hiz- metler Bakanlığı (ASHB) tarafından sunulmaktadır. Bunun yanında ailelere, topluma, kadınlara, çocuklara, gençlere, yaşlılara ve engelli- lere yönelik olarak, diğer bakanlıklar yanında sivil toplum kuruluşla- rı, yerel yönetimler ve özel sektörün sunmuş olduğu sosyal politika uygulamaları da söz konusudur. Bugün, sosyal politika uygulamaları Türkiye’nin çağdaş refah rejimi doğrultusunda sürekli değişmekte ve gelişmektedir. Vatandaşları ekonomik ve sosyal risklere karşı önleyici ve koruyucu, tedavi edici SOSYAL POLİTİKALARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ | 27 ve rehabilitasyon, geliştirici ve değiştirici nitelikteki sosyal politika- lar geliştirmek devletin en önemli görevidir. Kitabın ilerleyen sayfa- larında görüleceği gibi; Türkiye, son yirmi yıldır vatandaşların refah düzeyinin yükseltilmesi amacıyla çok önemli sosyal politika uygula- malarını hayata geçirmiştir. 28 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 1.2. Türkiye’de Sosyal Politikaların Kurumsallaşması Türkiye’de 1990’lı yıllara kadar, sosyal yardım politikalarının uygu- lanmasıyla ilgili kuruluşlar arasında ne yazık ki etkin bir iş birliği ve kamu yönetimi düzeni sağlanamamıştır. Sosyal yardımlar konusun- daki bu dağınık yapı 2000 yılına kadar devam etmiş, bu dönemde kurumlar arasındaki iş birliği eksikliği ve nitelikli personel sıkıntısı gerçek ihtiyaç sahiplerine istenen düzeyde ve kalitede bir hizmetin sunulamamasına neden olmuştur. 2001 ekonomik krizinden sonra yoksul olan veya yoksulluk sınırının altına düşme riski taşıyan kesim, ülke nüfusunun çoğunluğunu oluşturur hale gelmiştir. 2002 yılından itibaren Türkiye’de siyasi, ekonomik ve sosyal yardımlar alanında köklü bir değişim süreci başlatılmıştır. Bu süreçte yoksulların, işsizle- rin, bakıma muhtaç yaşlıların ve dezavantajlı olarak görülen grupla- rın taleplerine yönelik geliştirilen ve uygulanan politikalar, alt ve orta gelir grubundakilerin sosyo-ekonomik düzeyinde ciddi bir ilerlemeye ve gelişmeye sebep olmuştur. Yıllar itibariyle Türkiye’de sosyal yar- dımlara ayrılan kaynaklar sürekli artarken sosyal yardımları uygula- yan kurumların çeşitlendiği görülmektedir. Sosyal Yardımlar (Sosyal yardımlara ayrılan kaynak sürekli artmıştır.) 2002 2001 Artış Sosyal Yardım Miktarı (Milyar TL) 1,3 97,8 75 Kat Sosyal Yardımlar / GSYH %0,38 %1,36 3 Kat Sosyal Yardımlar / Merkezi Bütçe %1,19 %6,11 5 Kat Sosyal Yardımların Kurumsal Dağılımı (2021) Sıra No Kurum Aktarılan Tutar (TL) Pay (%) 1 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 74.751.991.319 76,5 2 Belediyeler 11.276.970.779 11,5 3 Kredi ve Yurtlar Kurumu 7.479.582.881 7,6 4 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2.822.455.182 2,9 5 Milli Eğitim Bakanlığı 1.282.301.670 1,3 6 Vakıflar Genel Müdürlüğü 174.762.427 0,2 Toplam 97.788.064.258 100 SOSYAL POLİTİKALARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ | 29 1963 yılında 225 sayılı Kanun ile çalışmalarına başlayan Sosyal Hiz- metler Genel Müdürlüğü, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Ku- rumu Genel Müdürlüğünün (SHÇEK) 1983 yılında 2828 sayılı Ka- nunla kurulmasına kadar faaliyetlerini sürdürmüştür. Bu kanun, Türkiye’deki farklı kuruluşların sorumluluğunda yürütülen sosyal hizmetleri bir çatı altında toplamıştır. 1986 yılında 3294 sayılı Kanun- la, sosyal yardım alanında kalıcı çözümler getirmek amacıyla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu (SYDTF) oluşturulmuştur. Fon ile yürütülen sosyal yardım faaliyetleri, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (SYDV) aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. 2004 yı- lında kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü, Fonun kaynağını kullanarak sosyal yardım programları uygulamıştır. Engellilere yönelik hizmetlerin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için 1997 yılında 571 sayılı KHK ile Başbakanlığa bağlı kurulan Özürlüler İdaresi Başkanlığı, ulusal politika doğrultusunda 7 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5378 sayılı Engelliler Hak- kında Kanun ile faaliyet alanını genişletmiştir. Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Kadının Statüsü Ge- nel Müdürlüğü, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü, Özürlüler İdaresi Baş- kanlığı ve Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğünün faaliyetleri, 2011 yılında 633 sayılı KHK ile kurulan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çatısı altında birleştirilmiştir. Türkiye’de sosyal politikalar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB) başta olmak üzere; İçişleri Bakanlığı (valilikler, yerel yöne- timler), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB), Türkiye İş Kurumu (İŞ-KUR), Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Maliye Bakanlığı, Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Vakıflar Ge- nel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, Sivil Toplum Kuruluşları (STK), özel sektör, gönüllüler vb. desteğiyle vatandaşlara sunulmaktadır. 1.2.1. Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Türkiye’de ailenin bütünlüğünün korunması, güçlendirilmesi ve sos- yal refahın artırılması için çalışmalar yürütmek üzere; 1989 yılında 396 sayılı KHK ile Başbakanlığa bağlı olarak kurulan Aile Araştırma 30 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Kurumu, 2004 yılında 5256 sayılı Kanunla yine Başbakanlığa bağlı Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğüne dönüştürülmüştür. Kadının statüsünün güçlendirilmesi ve haklarının korunması için 1990 yılında 422 sayılı KHK ile Başbakanlığa bağlı olarak kurulan Ka- dının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü, 2004 yılında 5251 sayılı Kanunla yeniden yapılandırılmıştır. 2011 yılında 633 sayılı KHK ile “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” kurulmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişle birlikte 2018 yılında 703 sayılı KHK ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı birleştirilerek Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı oluşturulmuştur. 21 Nisan 2021 Tarihli ve 31461 Sayılı Resmî Gazete yayınlanan Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlı- ğı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kurulmuştur. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının görev ve yetkileri; sosyal hiz- metler ve yardımlara ilişkin politika ve stratejileri belirlemek, aile yapısını ve dokusunu korumak için politikalar üretmek, çocukların istismarı ile toplumsal eşitsizlikle mücadele, engelli vatandaşların haklarının gözetilmesi, sosyal yardıma muhtaç vatandaşları koru- mak olarak belirlenmiştir. SOSYAL POLİTİKALARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ | 31 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır: a) Sosyal hizmetler ve yardımlara ilişkin ulusal düzeyde politika ve stratejilerin geliştirmesi amacıyla gerekli çalışmalar yapmak, uygula- mak, uygulanmasını izlemek ve ortaya çıkan yeni hizmet modellerine göre güncelleyerek geliştirmek, b) Sosyal ve kültürel dokudaki aşınmalara karşı aile yapısının ve de- ğerlerinin korunarak gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarılmasını sağlamak üzere; ulusal politika ve stratejilerin belirlenmesi amacıyla gerekli çalışmaları koordine etmek, aile bütünlüğünün korunması ve aile refahının artırılmasına yönelik sosyal hizmet ve yardım faaliyet- lerini yürütmek, bu alanda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönül- lü kuruluşlar arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlamak, c) Çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunarak sağlıklı geli- şimini temin etmek üzere; ulusal politika ve stratejilerin belirlenmesi amacıyla gerekli çalışmaları koordine etmek, çocuklara yönelik sos- yal hizmet ve yardım faaliyetlerini yürütmek, bu alanda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında iş birliği ve ko- ordinasyonu sağlamak, ç) Kadınlara karşı ayrımcılığı önlemek, kadının insan haklarını ko- rumak ve geliştirmek, kadınların toplumsal hayatın tüm alanlarında hak, fırsat ve imkânlardan eşit biçimde yararlanmalarını sağlamak üzere; ulusal politika ve stratejilerin belirlenmesi amacıyla gerekli ça- lışmaları koordine etmek, kadınlara yönelik sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerini yürütmek, bu alanda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlamak, d) Engellilerin ve yaşlıların her türlü engel, ihmal ve dışlanmaya karşı toplumsal hayata ayrımcılığa uğramadan ve etkin biçimde katılma- larını sağlamak üzere; belirlenen ulusal politika ve stratejilerin uygu- lanmasını koordine etmek, engellilere ve yaşlılara yönelik sosyal hiz- met ve yardım faaliyetlerini yürütmek, bu alanda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında iş birliği ve koordinas- yonu sağlamak, engellilerin mesleki rehabilitasyonunu sağlayacak tedbirler almak, 32 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI e) Şehitlerimizin hatıralarının yaşatılması, şehit yakınları ile gazile- rin her türlü mağduriyet ve mahrumiyetten korunması amacıyla; ulu- sal politika ve stratejilerin belirlenmesi amacıyla gerekli çalışmaları koordine etmek, şehit yakınları ile gazilere yönelik sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerini yürütmek, bu alanda ilgili kamu kurum ve ku- ruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlamak, f) Toplumun sosyal yardım ve korumaya ihtiyaç duyan kesimlerine yönelik yardım faaliyetlerini düzenli ve etkin biçimde yürütmek; yok- sullukla mücadeleye ilişkin ulusal politika ve stratejilerin belirlenme- si amacıyla gerekli çalışmaları koordine etmek, bu alanda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında iş birliği ve ko- ordinasyonu sağlamak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca Yürütülen Sosyal Yardımların Dağılımı (2021) Sıra No Kurum Aktarılan Tutar (TL) Pay (%) 1 Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü 62.117.295.445 83,1 2 Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü (Evde Bakım Yardım) 10.683.999.025 14,3 3 Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü (Sosyal ve Ekonomik Destek) 1.950.696.848 2,6 Toplam 74.751.991.318 100 g) Öncelikle çocuğun aile içinde yetiştirilmesi ve desteklenmesi ama- cıyla aileyi eğitim, danışmanlık ve sosyal yardımlarla güçlendirmek; korunmaya, bakıma ve yardıma muhtaç çocuk, kadın, engelli ve yaşlı- ların tespiti, bunların korunması, bakımı, yetiştirilmesi ve rehabilitas- yonlarını sağlamak üzere gerekli hizmetleri yürütmek, bu hizmetler için gündüzlü ve yatılı sosyal hizmet kuruluşları kurmak ve işletmek, ğ) Ailenin bütünlüğünü korumak, parçalanmış ailelerin korunmaya, yardıma ve bakıma muhtaç fertleriyle çocuklarına her türlü maddî, manevî ve sosyal destek sağlamak; bu amaçla gerekli planlamaları yapmak, eğitim faaliyetlerinde bulunmak, h) Kamu kurum ve kuruluşları, gönüllü kuruluşlar ile gerçek ve tü- zel kişiler tarafından yürütülen sosyal hizmetler ve yardımlara iliş- kin ilke, usul ve standartları belirlemek, bu çerçevede denetimini yapmak, bu alanda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların taşıması SOSYAL POLİTİKALARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ | 33 zorunlu olan nitelikleri ve bunlara rehberlik edecek programları ge- liştirmek, ı) Sosyal hizmet ve yardım faaliyetleriyle bunlardan yararlananlara ilişkin bilgileri merkezî bir sistemde oluşturulacak veri tabanı aracılı- ğıyla işlemek, kontrol etmek, izlemek ve geliştirilecek politika, strateji ve önlemler bağlamında değerlendirmek, i) Sosyal hizmetler ve yardımlar alanındaki uluslararası gelişmeleri ve faaliyetleri izlemek, bunlara katkı vermek ve yürütülecek çalış- malarda yararlanmak üzere değerlendirmek, bu alanda taraf olunan uluslararası sözleşme ve anlaşmaların ulusal düzeyde uygulanmasını sağlamak şeklinde belirlenmiştir. ASHB’nin vizyonu; bireyin, ailenin ve toplumsal değerlerimizin ko- runması, güçlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik bütüncül ve adil sosyal hizmet modelleri geliştirmek ve uygulamaktır. ASHB’nin misyonu ise toplumun her bir ferdine ulaşarak etkin sosyal hizmet sunumuyla Türkiye’nin sosyal kalkınmasında öncü kurum olmaktır. Bireyin, ailenin ve toplumsal değerlerimizin korunması, güçlendirilmesi ve geliştirilmesine yönelik bütüncül ve adil sosyal hizmet modelleri geliştirmek ve uygulamak, ASHB’nin misyonu kap- samındadır. 34 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Genel bütçeden sosyal yardımlara ayrılan pay 2002 yılında 1.6 milyar TL, 2022 yılında 146 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca, aile, engelli-yaşlı, barınma-gı- da, sağlık, eğitim ve proje destekleri gibi çeşitli başlıklarda sunulan sosyal yardımlarla ihtiyaç sahiplerine destek sağlanırken, Bakanlığın bu kapsamda çok sayıda kalemde sosyal destek paketleri bulunmak- tadır. Sosyal Politikalar Kapsamında Verilen Bazı Destekler Sosyal Koruma Harcaması Evde Bakım Ücreti Sağlığa Ayrılan Bütçe Asgari Ücret Eğitime Ayrılan Bütçe 65 Yaş Üstü Aylığı KYK Yurt Sayısı KYK Bursu / Kredisi BM Gelişmişlik Seviyesi 0 13,5 Milyar TL 2002 2022 184 TL 11 Milyar TL 31 TL 190 45 TL 665 Milyar TL (2020 Yılı) 3.336,03 TL (Temmuz 2022) 304 Milyar TL 4.253 TL 274 Milyar TL 1.536,70 TL (Temmuz 2022) 790 850 TL SGK Kapsamı ORTA İNSANİ GELİŞMİŞLİK YÜKSEK İNSANİ GELİŞMİŞLİK Kadın Temsil Oranı Evde Sağlık Hizmeti Alan Kişi 46 Milyon Nüfusun Tamamı 0 857 Bin %4,4 %17,24 33,5 Milyar TL SOSYAL POLİTİKALARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ | 35 1.2.2. Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Bakanlığı, Devlet Dairelerinin Bakanlıklara Ayrılması Hak- kındaki 3271 sayılı Kanunun 1. Maddesine dayanılarak, Başbakanın 7 Haziran 1945 tarih ve 6-376/6 sayılı teklifi üzerine 7 Haziran 1945 tarih ve 4/591 sayılı Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ile kurulmuş hemen arkasından 22 Haziran 1945 tarih ve 4763 sayılı Çalışma Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun çıkarılmıştır. 28 Ocak 1946 tarih ve 4841 sayılı Çalışma Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hak- kında Kanun (R.G. 30 Ocak 1946) 4763 sayılı Kanuna göre daha ge- niş bir görev tanımı yapmış, merkez ve taşra teşkilatı ile ilgili düzen- lemeler getirmiştir. Daha sonra, 1974, 1983, 1985 ve 2000 yıllarında çıkarılan kanun ve KHK’lar ile kurumsal yapıda çeşitli değişiklikler yapılmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş süreci kapsamında 2018 yılında 703 sayılı KHK ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalış- ma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) birleştirilerek Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı oluşturulmuş ve 1 No’lu Cumhurbaş- kanlığı Kararnamesi ile Bakanlığın yetki, görev ve sorumlulukla- rı belirlenmiştir. 21 Nisan 2021 Tarihli ve 31461 Sayılı Resmi Gazete yayınlanan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Kurulması ile Kamu Personel İşlemlerinin Yü- rütülmesine İlişkin Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Deği- şiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kurulmuştur. 36 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görev ve yetkileri; çalışma hayatını düzenlemek, iş ve işçi arasında koruyucu tedbirler almak, is- tihdamı ve tam çalışma ile çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, uluslararası iş gücüne yönelik politikaları geliştirmek, iş sağlığını ve güvenliğini sağlamak, sosyal adalet ve sosyal refahı gerçekleştirmek olarak belirlenmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır: a) Çalışma hayatını düzenleyici işçi-işveren ilişkilerinde çalışma barı- şının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler almak, b) Çalışma hayatındaki mevcut ve muhtemel meseleleri ve çözüm yollarını araştırmak, c) Ekonominin gerektirdiği insan gücünü sağlamak için gerekli ted- birleri araştırmak ve uygulanmasının sağlanmasına yardımcı olmak, d) İstihdamı ve tam çalışmayı sağlayacak, çalışanların hayat seviyesi- ni yükseltecek tedbirleri almak, e) İşçilerin mesleki eğitimlerini sağlayıcı tedbirler almak, f) Engellilerin mesleki rehabilitasyonunu sağlayacak tedbirler almak, g) İşçi sağlığı ve iş güvenliğini sağlayacak tedbirleri almak, h) Çalışma hayatını denetlemek, i) Sosyal adalet ve sosyal refahın gerçekleşmesi için gerekli tedbirleri almak, j) Çeşitli fizyolojik, ekonomik ve sosyal risklere karşı sosyal sigorta hizmetlerini uygulamak, k) Sosyal güvenlik imkânını sağlamak, yaygınlaştırılması ve geliştiril- mesi için gerekli tedbirleri almak, l) Yabancı ülkelerde çalışan Türk işçilerinin çalışma hayatı ve sosyal güvenlikle ilgili meselelerine çözüm yolları aramak, hak ve menfaat- lerini korumak ve geliştirmek, SOSYAL POLİTİKALARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ | 37 m) Çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları koruyucu ve çalışma- yı destekleyici tedbirleri almak, n) Bağlı kuruluşların amaçları ve özel kanunları gereğince idare edil- mesini sağlamak ve denetlemek, o) İş istatistiklerini derlemek ve yayınlamak, p) Çeşitli mevzuatla verilen diğer görev ve hizmetleri yapmaktır. ÇSGB’nin vizyonu; sosyal hukuk devleti temelinde emeğin ve hakkın esas alındığı, diyalog mekanizmalarının etkin bir biçimde işletilerek çalışma ahenginin hâkim kılındığı, uluslararası norm ve standartlara uyumlu, yenilikçi bir çalışma hayatı oluşturmaktır. ÇSGB’nin misyonu; çalışma hayatını düzenlemek ve denetlemek, iş- gücü piyasasının yapısal sorunlarını çözmek suretiyle büyümenin istihdama katkısını, istihdam ve işgücüne katılım oranını artırmak, nitelikli insan kaynağı oluşturmak, sosyal güvenliği yaygınlaştıracak tedbirler almak, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü geliştirerek tüm çalı- şanlara sağlıklı ve güvenlikli çalışma ortamı oluşturmaktır. 1.2.3. Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu 21/01/2017 tarih ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında De- ğişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girmesiyle, parlamen- ter sistemden Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilerek kamu politikası aktör ve süreçlerinde değişiklikler yapılmıştır. 1 sayılı Cumhurbaş- kanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre Cumhurbaşkanlığı teşkilatı, Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları, Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kurum ve Kuruluşlar ile Cum- hurbaşkanlığı Ofislerinden oluşmaktadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile 2018 yılı haziran ayından iti- baren Cumhurbaşkanlığı’na bağlı dokuz kurul oluşturulmuştur. Bu kurullardan bir tanesi de Sosyal Politikalar Kuruludur. Sosyal Politi- kalar Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır: a) Toplumun ihtiyaç sahibi kesimlerine yönelik yapılan çalışmaların etkinliği için politika önerileri oluşturmak, 38 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI b) Aile kurumunun korunması, güçlendirilmesi; iş ve aile hayatı uyu- munun sağlanması için politika önerileri oluşturmak, c) Çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik politika önerileri ge- liştirmek, ç) Gelir güvencesi ve gelir adaleti sağlamaya yönelik politika önerileri geliştirmek, d) Sosyal refahın oluşturulmasına yönelik politika önerileri geliştir- mek, e) Dezavantajlı gruplara yönelik politika önerileri oluşturmak, f) Göç ve göçmen sorunlarının çözümüne ilişkin politika önerileri ge- liştirmek. Kısaca Sosyal Politika Kurulu’nun görevi; Türkiye genelinde uygula- nan sosyal politikaları izlemek, değerlendirmek, raporlaştırmak, ge- leceğe yönelik politika stratejileri ve önerileri geliştirmek ve bunları Cumhurbaşkanına sunmak olarak belirlenmiştir. Türkiye’de sosyal politikaların üretilmesinde önemli bir unsur, ya- şanan bir sosyal sorunun çözümü için planlanan ve uygulamaya konulan politikaların etkinliğini ve başarısını değerlendirmektir. Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu’nun önemli bir diğer so- rumluluğu, dezavantajlı gruplar başta olmak üzere toplumun geneli- ne yönelik ne tür sosyal politikaların uygulandığını belirlemektir. Bu- nun için politikaların vatandaşlar açısından nasıl değerlendirildiği, vatandaşların yerel yüzeyde ne tür sosyal sorunlar yaşadığını, bu so- runların çözümü için ne tür öngörülere sahip olduğu ve gelecekte or- taya çıkabilecek ailevi, ekonomik ve sosyal risklerin neler olduğunun belirlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu doğrultuda bakanlıklarla ve tüm paydaşlarla birlikte bilimsel araştırmaların ve çalıştayların planlanması ve gerçekleştirilmesi, kurulun önemli görevleri arasında yer almaktadır. SOSYAL POLİTİKALARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ | 39 Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı ADALET BAKANLIĞI DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI İÇİŞLERİ BAKANLIĞI MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI SAĞLIK BAKANLIĞI ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI TİCARET BAKANLIĞI HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI BİLİM, TEKNOLOJİ VE YENİLİK POLİTİKALARI KURULU EĞİTİM VE ÖĞRETİM POLİTİKALARI KURULU EKONOMİ POLİTİKALARI KURULU GÜVENLİK VE DIŞ POLİTİKALAR KURULU HUKUK POLİTİKALARI KURULU KÜLTÜR VE SANAT POLİTİKALARI KURULU SAĞLIK VE GIDA POLİTİKALARI KURULU SOSYAL POLİTİKALAR KURULU YEREL YÖNETİM POLİTİKALAR KURULU İDARİ İŞLER BAŞKANLIĞI ÖZEL KALEM FİNANS OFİSİ İNSAN KAYNAKLARI OFİSİ TEKNOLOJİ OFİSİ YATIRIM OFİSİ CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI 40 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Sosyal Politikalar Kurulu “7 Bölge 7 İl Programı” çerçevesinde Tür- kiye’nin 7 bölgesini temsilen seçilen yedi ilde (Mardin, Konya, Art- vin, Van, Edirne, İzmir, Hatay) sosyal politikaları değerlendirmek ve uygulamadan kaynaklanan sorunları yerinde tespit etmek için il temsilcilerinin talep ve önerilerini dikkate almaktadır. Sosyal poli- tika stratejilerinin temel başlıklarını belirleyen raporlar hazırlanıp Cumhurbaşkanlığı Makamına sunulmaktadır. Rapor, Sosyal Politika Strateji Belgesi’nin temel dayanağını teşkil edecek verilerin elde edil- mesine de katkı sağlayacağı düşünülmektedir. SOSYAL POLİTİKALARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ | 41 1.3. Türkiye’nin Sosyal Politikalarında Temel İlkeler Ve Hedefler Sosyal sorunların çözümüne yönelik çabaların tümünü ifade eden sosyal politika; ekonominin, çevrenin, teknolojinin ve sosyal yapının hızla değişmesi nedeniyle kapsamı her geçen gün genişlemektedir. Sosyal sorunlar dinamik bir yapıya sahiptir. Küreselleşme ile ortaya çıkan ve devamında ekonomik ve sosyal yaşamdaki hızlı değişimler; sosyal politikaların amaç, fonksiyon ve araçlarında önemli değişik- liklere yol açmıştır. Günümüzde sosyal politika artık sadece işçi ve işveren arasında ortaya çıkan çıkar çatışmalarına çözümler bulmak amacının ötesine geçerek eğitim, sağlık, sosyal hizmetler, sosyal gü- venlik ve konut hizmetlerinin kolektif olarak sunulmasına kadar ge- nişlemiştir. Günümüzde ise dezavantajlı gruplar arasında yer alan, çocuklar, kadınlar, engelliler, yaşlılar ve eski hükümlüler yanında yeni endüstri ilişkilerini, sosyal güvenlik sistemlerini, meslek odala- rı ve STK’nın aktif katılımını, çevre sorunlarını ve tüketici haklarını kapsayan bir içeriğe sahip olmuştur. Son yirmi yılda Türkiye’nin uyguladığı ve Cumhurbaşkanımız Sa- yın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlik ettiği sosyal politikalar, insana dokunma ve sosyal sorunların çözümü sürecinde oldukça başarılı örnekler oluşturmuştur. İnsani kalkınmayı sürdürülebilir kılmak amacıyla vatandaşlara daha fazla haklar ve fırsatlar sunulmasını, eşitliğin sağlanmasını ve refahın daha adil paylaşımını hedefleyen politika stratejileri üretilmektedir. Dezavantajlı gruplar başta olmak üzere tüm nüfus gruplarını sosyal bütünleşmede yer alacak şekilde vatandaşları güçlendirecek geleneksel ve güçlü bir refah modeli inşa edilmesine çalışılmaktadır. Türkiye’nin 20 yıllık sosyal politikaların- da başta aile, eğitim, konut, sağlık ve iş güvenliği olmak üzere koru- yucu ve önleyici politikalarda çok önemli başarılar elde edilmiştir. Bu başarılar toplumsal refah için sürdürülebilir kılınmalıdır. Türkiye’de sosyal politikaların en önemli hedefi, sosyal adalet ve sosyal refahın sağlanmasıdır. Türkiye, 2000’li yılların başlarından itibaren vatan- daşların yaşam standartlarını geliştirmek için hak temelli sosyal poli- tikaları uygulamaya koymuştur. Sosyal politikanın genel kalkınma içindeki en önemli hedefi; tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de toplumu oluşturan bireyler ve sosyal 42 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI gruplar arasındaki, sağlık, eğitim, konut ve sosyal hizmetlerden fay- dalanma ve ekonomik kaynaklara ulaşabilmede ortaya çıkan farkları olabildiğince azaltmaktır. Eğitim, sağlık, konut, sosyal yardım gibi her türlü kamu hizmetinden bireyler ve sosyal gruplar, farklı bölgeler- de yaşasalar dahi eşit ve adaletli bir biçimde faydalanmalıdır. Kamu hizmetlerinin, bu hizmetlerden en az düzeyde faydalanan kırsal alan- lara, gecekondu semtlerine ve az gelişmiş bölgelere yoğun olarak gö- türülmesi gerekir. Doğal olarak en ideal toplumlarda bile, bireyler ve gruplar arasında her alanda tam bir eşitlik ve denge sağlanamamak- tadır. Buna karşın, sosyal devlet anlayışı için toplumda sosyal ve eko- nomik dengesizliklerin ve eşitsizliklerin azaltılması vazgeçilmeyecek bir hedef niteliğindedir. Demografik fırsat penceresi açısından gelecek nesillere yönelik sos- yal politikalar, Türkiye için büyük önem taşımaktadır. Nitelikli nüfus yapısına yönelik etkili nüfus, sosyal hizmet, eğitim ve sağlık politika- larının uygulanmasının yanında; bireylerin değişime uyum sağlama becerilerinin geliştirilmesi, yeni bilgi ve teknolojilerin sadece kulla- nıcısı değil, araştırıcısı ve üreticisi olması; ekonomik gelişmede çev- reyi dikkate alan yeşil ekonominin benimsenmesi, çalışma ve sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler ile doğal kaynakların kullanılmasında (çevreci sosyal hizmet) nesiller arası hakkaniyet ve sürdürülebilirli- ğin esas alınması gibi konular gelecekte Türkiye’nin sosyal politikala- rının şekillenmesinde önemli bir yere sahip olacaktır. Sosyal hizmetin inşasında sosyal adalet temel bir ilkedir. Sosyal ada- let, insan hakları ve sosyal refahın geliştirilmesine kendini adayan sosyal hizmet ile sosyal politikanın hedefi temelde aynıdır. Gelecekte sosyal hizmet ve sosyal yardımlar alanında hizmet standartlarının oluşturulması, nitelikli personelin istihdamı ve hizmet denetiminin geliştirilmesi, korunma gereksinimi altındaki çocuklara, engelli, yaşlı ve kadınlara yönelik alternatif modellerin geliştirilmesi yanında, fi- ziki çevre şartlarının engellilere uygun hâle getirilmesi, engellilerin eğitime ve iş gücü piyasasına katılımının artırılması ve bakım hiz- metlerinin niteliğinin yükseltilmesi, artan yaşlı nüfusa yönelik ba- kım hizmetlerin çeşitlendirilmesi ve yaygınlaştırılması ihtiyacı Tür- kiye’nin sosyal politikalarında bugün hala önemini korumaktadır. SOSYAL POLİTİKALARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ | 43 Türkiye’nin sosyal politika anlayışı; insan hak ve özgürlüklerinin sağ- landığı, insanı odak alan, yeşil ekonomik kalkınmayı destekleyen, sosyal adaleti sağlayan, bireyi, aileyi ve toplumu güçlendiren, çoğul- cu, bütünleştirici ve katılımcı demokrasiyi esas alan, toplumsal daya- nışmayı güçlendiren, toplumun tüm kesimleri arasında güven ve bir- lik tesis eden sosyal devlet anlayışıyla vatandaşların refah düzeyini artırarak geleceğe taşımaktır. Sosyal politikalar: • Hak temelli • Etkin • Erişilebilir • Verimli • Birey, aile ve toplumu güçlendiren • Hesap verilebilir • Refahı tabana yayan • Adil • Ölçülebilir ve değerlendirilebilir • Disiplinli • Yenilikçi • Sürdürülebilir • Hizmet ve çözüm odaklı • Toplumsal değerlere saygılı bir misyon üstlenmektedir. 2002 yılından itibaren aile ve toplumun tüm kesimlerini kapsayan sosyal politika hedefleri, Türkiye’nin refah düzeyinin artmasında önemli bir yere sahiptir. Yaklaşık 20 yıldır uygulanan Türkiye’nin sos- yal politika vizyonu; sürdürülebilir insani kalkınma çerçevesinden bakıldığında, sosyal bütünleşmeyi hedefleyen, herkese eşit fırsat ve haklar tanıyan daha fazla adalet, eşitlik, maddi refah ve katılım sağla- yacak sistemler kurmaktır. Ailenin bütünlüğünün korunması esastır. 44 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Mümkün olduğunca çocukların, engellilerin ve yaşlıların kendi or- tamlarında korunması, bakılması, desteklenmesi, onları güçlendire- rek sosyal potansiyellerini en üst düzeyde gerçekleştirmeleri ve kendi ayakları üzerinde durmaları en önemli hedeftir. Milletle buluşmanın, diğer bir ifadeyle “vatandaşa dokunma”nın en önemli araçlarından olan sosyal politikalar da tıpkı insan ve top- lumlar gibi sürekli değişim içerisindedir. Sosyal politika vizyonunda vatandaşın sürekli değişen ihtiyaçlarının analizi, olası ekonomik ve sosyal risklerin belirlenmesi, çözüm yollarının üretilmesi ve bunların uygulamaya aktarılması büyük önem taşımaktadır. Sosyal politikala- rı ilgilendiren her türlü hizmetin vatandaşlara sunulması önemli bir hedeftir. Türkiye’nin sosyal politikalar misyonu; vatandaşların sosyal politi- ka alanına giren tüm ihtiyaçlarının planlanması, finanse edilmesi, sunulması ve sürdürülebilir kılınması yönünde üstün çaba harca- maktır. Ekonomik refah için sosyal politikalar merkezi konumdadır. Ekonomik kalkınma sürecinde ortaya çıkan sosyal sorunların azal- tılmasına ve vatandaşın refahının artırılmasına yönelik çalışmalara devam edilmektedir. Sosyal devlet olma yolunda ekonomik ve sosyal kalkınmada sürdürülebilirliği sağlayabilmek için sosyal bütünleşme- yi temin etme, istihdam olanakları oluşturma, sosyal adaleti sağlama ve yoksulluğu azaltma gibi politika stratejileri hayata geçirilmiştir. Sosyal politikalar yoluyla, sosyal bütünleşmenin dışında kalan ço- cuklar, kadınlar, yaşlılar, engelliler, işsizler, yoksullar gibi grupların sosyal bütünleşmede yer alabileceği politikalara ve uygulamalara ağırlık verilmektedir. Bugün, Türkiye’de vatandaşın refahını artıran, sosyal adaleti ve eşit- liği sağlayan hak temelli sosyal politika uygulamaları hayata geçiril- mektedir. Eğitim, konut, sağlık, sosyal yardım ve sosyal hizmet odaklı çok farklı düzeylerde sunulan hizmetlerle vatandaşın yaşamış olduğu sosyal sorunlar çözülmeye çalışılmaktadır. Tarihsel gelişim içerisin- de bu hizmetlerin analizinin yapılması Türkiye’nin son yirmi yılda “nereden nereye” geldiğini göstermesi açısından önemli olduğu dü- şünülmektedir. SOSYAL POLİTİKALARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ | 45 02 Türkiye’de 2002-2022 Yılları Arasında Uygulanan Sosyal Politikalar 2.1. 2002-2022 Yılları Arasındaki Temel Göstergelerle Türkiye B ir ülkedeki gelir dağılımı adaletsizliğinin ve yoksulluğun azaltılması ülkelerin sosyal politikalarının temel amacıdır. Bu kapsamda ekonomik göstergeler ülkelerin sosyal poli- tikalarının şekillendirilmesinde önemli ipuçları vermekte- dir. Türkiye’nin son yirmi yılda gerçekleştirdiği ve aşağıda yer alan yeni sosyal politika ve sosyal hizmet uygulamaları ile ilgili verileri Türkiye’nin sosyal politikalarda ulaştığı hedefleri göstermesi açısın- dan kayda değer niteliktedir. Kişisel gelir dağılımında adaleti ölçmek için kullanılan araçlar için- de en yaygın kullanılanı Gini katsayısıdır. Gini katsayısı, bir ülkenin milli gelirinin ülkede yaşayan vatandaşlar arasında dağılımını ölçen bir istatistiksel hesaplamadır. Bu sayı ülkenin zenginliğini ifade et- memekte, eldeki zenginliğin eşit paylaşılıp paylaşılmadığını ortaya çıkarmaktadır. Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşit- liği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir. En son TÜİK tarafından yapılan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması (2021) araştırma sonuçlarına göre Gini katsayısı bir önceki yıla göre 0,009 puan azalış ile 0,401 olarak tahmin edilmiştir. 2002 ile 2021 yılları arasında yer alan değişim ise aşağıdaki grafikte görülmektedir. 02 Türkiye’de 2002-2022 Yılları Arasında Uygulanan Sosyal Politikalar GINI KATSAYISI 0,440 0,401 2002 2021 Gini Katsayındaki Değişim TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 49 Ekonomik büyüme temelde, bir ekonominin üretim hacminde dö- nemler itibarıyla meydana gelen artış olarak tanımlanmaktadır. Bü- yüme, reel gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) bir çeyrekte veya bir yılda gerçekleştirmiş olduğu artış hesaplanarak bulunmaktadır. Ekonomik büyüme genel olarak milli gelirin büyüklüğü ile ölçülür- ken, gelişmenin ölçülmesi, ülkelerin ekonomik, siyasi ve sosyal yapı- larındaki farklılıklardan dolayı oldukça zordur. Gelişmişlik düzeyle- rini belirleyebilmek, ekonomik göstergelerle birlikte insani, sosyal ve kültürel açıdan farklı göstergelerin kullanılmasını gerektirmektedir. Birleşmiş Milletler, bir ülkenin gelişmişlik düzeyini İnsani Gelişim Endeksi aracılığıyla ölçmektedir. Bu endekste, ülkelerin gelirleriyle birlikte, eğitim ve sağlığa ilişkin göstergeleri de yer almaktadır. Tür- kiye 2002 yılında bu endekse göre 89. sırada yer alırken 2022 yılında 48. sırada yer almıştır. Ekonomik Büyüme Rakamları 50 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI İnsani Gelişmişlik Seviyesi 89. Sıra 48. Sıra 2002 2022 Nakdi yardımların tüm yardımlar içindeki oranı Düzenli yardımlara aktarılan kaynağın tüm yardımlara oranı Kadın sosyal yardım hak sahiplerinin tüm düzenli sosyal yardım hak sahiplerine oranı Evli sosyal yardım hak sahiplerinin oranı Hane başı aylık ortalama sosyal yardım tutarı %94 %83 %65 %72 550TL İnsani Gelişmişlik Seviyesi Temel Göstergeler TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 51 2.2. Ailelere Yönelik Sosyal Politikalar Aile, sosyal politikaların merkezinde yer alan en önemli kurumlar- dan biridir. Aile, kültürel, milli ve insani değerlerin nesilden nesile aktarılmasını sağlar. Geleceğin teminatı olarak kabul edilen çocuklar, ancak sağlıklı bir aile yapısı içinde iyi yetişebilir. Türk toplumunda aile önemli bir yere sahiptir. Aile içerisinde de kadının rolü büyüktür. Bu çerçevede 2000’li yılların başlarından itibaren, kadınlara yönelik devrim niteliğindeki anayasal ve yasal düzenlemeler geliştirilerek yü- rürlüğe konulmuştur. Kadın politikalarında; kadının toplumsal sta- tüsünü güçlendirmeyi, her türlü ayrımcılığı önlemeyi, kadına yönelik şiddet ve istismarın ortadan kalkması hedeflenmektedir. Kadın istih- damını artırmak, girişimciliği desteklemek ve yoksullukla mücadele etmek misyon hâline gelmiştir. Bununla birlikte kadınlar siyaset sah- nesinde de güçlenmiş, karar alma mekanizmalarında daha görünür hale gelmiştir. Kadınların hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadan okuya- bilmesi, çalışabilmesi ve devlet kademelerinde üst düzey görevlere gelmesi daha da kolaylaşmıştır. Aileyi güçlendirecek, kadın haklarını ve refahını geliştirecek ve çocuklara aydınlık bir gelecek sağlayacak sosyal politikalar üretilmeye devam edilmektedir. ASDEP: Aile ve Sosyal Destek Programı Aile sosyal destek programı (ASDEP); sosyal yardım ve sosyal hiz- metlere ihtiyaç duyan aile ve bireylerin objektif kriterlere göre tes- piti, bilgilendirilmesi, sosyal yardım ve hizmetlerden ve diğer kamu 52 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI hizmetlerinden yararlanmalarının sağlanması ve bu suretle yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve refah seviyelerinin yükseltilmesini amaçlayan ve bu sürecin tüm aşamalarında kendilerine rehberlik edilmesini öngören bir programdır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakan- lığı (mülga) ASHB tarafından 2017 yılında başlatılan ve günümüzde önemi gittikçe artan ASDEP ile sosyal hizmete ihtiyaç duyan her aile- ye bir sosyal destek uzmanı atanması hedeflenmektedir. Talep odaklı hizmet anlayışından, arz odaklı sosyal hizmet anlayışına geçerek kişi ve ailelerin başvurusuna gerek kalmadan yerinde durum tespiti ya- pılmaya başlanmıştır. Günümüzde sayıları 4800’ü bulan ASDEP görevlisi ile Ekim 2017’den 2022’ye kadar toplam 3.788.501 haneye ulaşılmıştır. Salgın sürecinde sosyal hizmet ve yardıma ihtiyaç duyan vatandaşlara gerekli hizme- tin ulaştırılması için illerde oluşturulan Vefa Sosyal Destek Grupla- rında ASDEP görevlileri de çalışmıştır. Aile ve Evlilik Eğitim Programları Pek çok toplumsal işleve sahip olan aile kurumunun önemi neredey- se tüm kültürlerde ve tüm zamanlarda vurgulanmıştır. Aile toplum- sal sistemin bir parçasıdır ve toplumda yaşanan değişimler aileye de yansımaktadır. Aileyi koruma ve güçlendirme faaliyetleri, her zaman üzerinde durulan politikalardan birisi olmuştur. Bu kapsamda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı pek çok faaliyet düzenlemektedir. Bu bağlamda evliliğe hazırlanan vatandaşlara ve ailelere yönelik “Aile Eğitim Programları” gerçekleştirilmektedir. 2021 yılında “Evlilik Ön- cesi Eğitim Programı” çerçevesinde 40.212 vatandaşa eğitim verilmiş ve bu eğitimlerle 2013 yılından bu yana toplamda 1.245.240 kişiye ulaşılmıştır. Kadın Erkek 22,7 yaş 24,6 yaş 25,4 yaş 28,1 yaş 2002 2021 İlk Evlenme Yaşı TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 53 Türkiye’de sağlık alanında yaşanan dönüşümler bebek ve anne sağlı- ğı kapsamında kadınların yaşamını da etkilemiştir. Üreme sağlığı hiz- metlerinin yaygınlaşması ve doğum öncesi bakım hizmetlerinde ka- litenin artması sayesinde anne-bebek ölüm oranları hızla azalmıştır. Uygulanan başarılı sağlık politikaları ile Türkiye, dünyada anne-be- bek ölümlerinde en çok düşüş sağlayan 10 ülkeden biri olmuştur. Şartlı Sağlık Yardımları (Sağlık ve Gebelik) Sosyal güvencesi olmayan, 3294 sayılı Kanun kapsamında ihtiyaç sa- hibi durumunda bulunan ailelere, çocuklarını sağlık kontrolüne gön- dermeleri, anne adaylarının ise hamilelik süresince sağlık kontrolüne gitmeleri ve doğumlarını hastanede yapmaları şartıyla yapılan yar- dımlardır. Şartlı Sağlık Yardımları kapsamında 2021 yılında 1.230.012 kişiye 494,08 Milyon TL tutarında ödeme yapılmıştır ve şartlı sağlık yardımları sürekli güncellenerek artırılmaktadır. Şartlı Eğitim Yardımı (ŞEY) Şartlı eğitim yardımı, sosyal güvencesi olmayan ve 3294 sayılı Kanun kapsamında ihtiyaç sahibi olan ailelere, çocuklarının örgün eğitime devam etmeleri ve okulun açık olduğu aylarda bir ay içerisinde 4 günden fazla devamsızlık yapmamaları şartıyla yapılan yardımlardır ve ödemeler, doğrudan annelerin hesabına yatırılmaktadır. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle çocuklarını okula gönderemeyen ailelere “Şartlı Eğitim Yardımı” yapılmaya başlanmıştır. Şartlı eğitim yardım ödemeleri her ay için hesaplanıp 2 ayda bir yapılmaktadır. Şartlı Eği- tim Yardımı kapsamında 2021 yılında 2.128.750 fayda sahibine 898,61 Milyon TL tutarında ödeme yapılmıştır. Bu yardımlarla kız çocukları- nın okula devam oranı da artırılmıştır. Dar gelirli ailelere yönelik şart- lı eğitim yardım destekleri de sürekli artırılmaktadır. 54 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 2.3. Çocuklara Yönelik Sosyal Politikalar Türkiye, 0-18 yaş grubunda 25 milyonu aşkın nüfusa sahiptir. Tür- kiye’nin sosyal politikalarında her dönem için çocukların esenliği ve üstün yararı gözetilmektedir. Türkiye’de çocuklar için toplumsal duyarlılığı sağlayarak koruyucu ve önleyici hizmetler üretmek nihai hedeflerdendir. “Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi” kabul edi- lerek, Türkiye’de çocuk haklarının etkin bir şekilde uygulanmasının önü açılmıştır. Türkiye’de sosyal politikalar alanında atılan adımlar incelendiğinde, 18 yaşından küçük çocukların devlet güvencesi altına alındığı görül- mektedir. Bütün sağlık hizmetlerinin devlet tarafından karşılanması bu doğrultuda atılan adımlardan bir diğeridir. Anne babasının sosyal güvencesi olmasa da 0-18 yaş çocukların tedavi masrafları devlet ta- rafından karşılanmaya başlanmıştır. Her Çocuğun Kendi Ailesinin Yanında Büyümesi En Temel Hakkıdır Korunma hakkı bağlamında ilk olarak üzerinde durulabilecek nok- ta aile odaklı hizmetlerin Bakanlığın öncelikli politikası konumuna gelmiş olmasıdır. Aile odaklı hizmet modelleri esasında çocukların TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 55 korunma hakları yanında gelişim haklarına da katkıları olan süreçler içinde barındırmaktadır. Yakın dönemde özellikle çocukların, ailele- rin yanında desteklenmesine öncelik veren politika anlayışının yer- leştiği, bu doğrultuda sosyal ve ekonomik hizmetler yoluyla çocuk- ların ailelerin yanında bakımlarının ve gelişimlerinin sağlanmasına öncelik verildiği görülmektedir. Çocuklar için en iyi bakım ortamının kendi ailesinin yanı olduğu te- mel hareket noktasıdır. Türkiye’nin sosyal politikaları da aile eksenli yürütülmekte, aileye her türlü ekonomik ve sosyal destek sağlanarak, her çocuğun kendi ailesinin yanında gelişimini devam ettirmesine gayret edilmektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çatısı altında gelecek neslin temeli olan çocukların aile ortamında, sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri için her türlü adım atılmaktadır. • 2022 yılı haziran ayına kadar, geçici ve süreli Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetinden 146 bin çocuk ve genç yararlanmıştır. • Çocukların öncelikle ailesi yanında desteklenmesine yönelik hiz- metlerin etkin bir şekilde yürütülmesi ve çocukların korunması ve desteklenmesi amacıyla, 2021 yılı içinde toplam 1.959.161.999 TL ödenek kullanılmıştır. Çocuklar için sosyal ve ekonomik des- tek ödemeleri (istisnai haller dışında) annelerin hesaplarına ya- tırılmaktadır. Böylece yardımların hedefine ulaşması güvence altına alınmaktadır. 56 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Koruma ve Bakım Altındaki Çocukların Başarıları Koruma ve bakım altındaki çocukların akademik ve sosyal başarıları, önceki yıllara oranla artmıştır. Sosyal hizmet modellerinden yarar- lanan ve yükseköğrenim programlarına yerleşen gençler eğitim ha- yatlarında da desteklenmektedir. Koğuş tipi kuruluş bakımından, ev odaklı hizmete geçiş politikalarıyla, çocukların eğitim başarıları da yükselmiştir. • Hem sahip oldukları hakların farkında olmaları hem de karşılaşa- bilecekleri zorluklara yönelik bilgilendirilmeleri için “Sosyal Hiz- met Modellerinden Yararlanan Gençlere Yönelik Yükseköğrenim Rehberi” hazırlanarak onlara danışmanlık ve oryantasyon deste- ği verilmektedir. • Koruma altındaki gençlerin, iş ve meslek danışmanlarıyla çalış- ma hayatına hazırlanması sağlanmaktadır. Çocukların bakım sonrası yaşama uyum sağlamalarına destek olmak için “Yaşam Becerileri” ile “Çalışma Hayatı ve Hukuk” eğitimleri verilmekte- dir. Bu seminerlere 733 çocuk katılmıştır. • Koruma ve bakım altında olup özel okula giden çocuk sayısı 2022 yılında 1.671 çocuk olmuştur. 2021 yılında LGS’de %15’lik dilime giren 18 çocuk bulunmaktadır. • 241 çocuk üniversite sınavlarında başarı göstermiş ve bir yükse- köğretim programına yerleşmişlerdir. Bugün, 774 kişi üniversite- lerde eğitim görmektedir. • Çocuklar sadece okulda değil sanat, kültür, spor gibi çeşitli alan- larda da desteklenerek başarıları artırılmaya çalışılmaktadır. • Korunma ve bakım altında bulunan toplam 4 bin 687 çocuk en az bir spor branşıyla uğraşmaktadır. • Korunma ve bakım altındaki çocuklar arasında 14 milli sporcu; 2.394 lisanslı sporcu ve 2,293 lisanssız çocuk bulunmaktadır. 1223 çocuk da çeşitli kültürel ve sanatsal faaliyetlere katılım sağ- lamıştır. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 57 Gönül Elçileri Projesi Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde ASHB tarafından yürütülen korunmaya muhtaç ço- cuklarımızın üstün yararı için “Gönül Elçileri Projesi” başlatılmıştır. Gönüllülük ve farkındalık kampanyaları ile “Koruyucu Aile Modeli” güçlendirilmiştir. Hukuksal durumu uygun çocuklar için kurum bakımı yerine ailele- rinin yanlarında gelişimlerini tamamlamaları için adımlar atılmak- tadır. Devlet korumasındaki çocukların en büyük ihtiyacı olan aile ortamına kavuşabilmeleri için ASHB tarafından başlatılan koruyu- cu aile sistemi modellerinden vatandaşlar; “Akraba veya Yakın Çev- re Koruyucu Aile”, “Süreli Koruyucu Aile”, “Geçici Koruyucu Aile” ve “Uzmanlaşmış Koruyucu Ailelik” olmak üzere dört farklı modelden birini seçerek koruyucu aile olabilmektedir. 6.976 8.648 çocuk ve 7.383 aile 18.860 Aile Merkezli Hizmet Modelleri Koruyucu Aile Evlat Edinme 515 2002 2002 2022 (Mayıs) 2022 58 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Evlat Edinme Hizmeti Evlat Edinme Hizmeti, kendi ailesi ile yaşama imkânı kalmamış olan çocuklar için değerlendirilmektedir. Bu kapsamda korunmaya ihti- yacı olan çocuklardan durumu evlat edinmeye uygun olanlar, evlat edinme talepleri çocuğun yüksek yararı odağında incelenerek uygun bulunan ailelerin yanına evlat edindirilmek üzere yerleştirilmektedir. 2021 yılında yaklaşık 500 çocuk evlat edindirilmek üzere ailelerin ya- nına yerleştirilmiştir. • İller arası eşleştirme yoluyla yerleştirilen çocuklara ilişkin koordi- nasyon çalışmaları kapsamında 2021 yılı içerisinde 113 çocuk il dışın- da koruyucu aile yanına yerleştirilmiştir. • Koruyucu aile hizmeti kapsamında aylık bakım ödemesi, çocukların eğitim, giyim, okul masraflarını karşılamak üzere 2022 yılında top- lam 230.131.789 TL ödenek kullanılmıştır. • Koruyucu aile hizmetinin yaygınlaştırılması ve kamuoyuna yönelik farkındalığın artırılması amacıyla tarihte uzun yıllar çocuk koruma alanında önemli hizmetler sunan kurumlardan Ankara Himaye-i Etfal Cemiyetinin kuruluş tarihi olan 30 Haziran “Koruyucu Aile Günü” olarak ilan edilmiştir. Kurum Bakımındaki Çocuklara Kamuda İş İmkânının Sağlanması • Devletin güvencesi altına alınan çocuklar, kamu kurum ve kuru- luşlarında istihdam edilmektedir. Koruma ve bakım altına alına- rak reşit oluncaya kadar bu sosyal hizmet modellerinden faydala- nan çocuklardan kamuda işe girenlerin sayısı sürekli artmaktadır. • Bugüne kadar devlet korumasında yetişmiş toplam 57 bin 528 ki- şinin kamuda istihdamı sağlanmıştır. • 2003-2022 yılları arasında toplam 36 bin 226 genç kamuya yer- leştirilmiştir. • 2018’de yapılan yasal düzenlemeyle kurum bakımındaki gençle- rin, mezun oldukları alanlara göre atanmaları sağlanmıştır. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 59 • “Özel Sektör İstihdam Teşviki” uygulamasıyla bugüne kadar 7 bin 380 gencin özel sektörde istihdamı sağlanmıştır. • 13-18 yaş grubu çocukların kariyer planlamalarına destek olmak için “İş ve Meslek Danışmanlığı Eğitimleri Projesi” hayata geçiri- lerek bu kapsamda 2 bin 594 çocuğa kariyer planlamasına ilişkin eğitimler verilmiştir. 60 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Ev Sıcaklığında Bakım Kuruluşları Çocuk bakımında çağdaş ülkelerin standartlarını aşarak önemli dö- nüşümler gerçekleştirilmiştir. Toplu bakım hizmeti veren yurt ve yuvalar kapatılıp, bunların yerine “Sevgi Evi”, 0-18 yaş arasındaki korunmaya ihtiyacı olan çocukların kaldığı ev tipi birim olan “Çocuk Evi” ve korunma ihtiyacı olan çocukların bakımlarının sağlandığı, aynı yerleşkede bulunan birden fazla ev tipi sosyal hizmet birimi olan “Çocuk Evi Siteleri” açılmıştır. Aile yanında bakımı mümkün olmadı- ğında, çocukların “Ev Tipi” kuruluşlarda bakılması sağlanmıştır. Çocuk Bakımında Dönüşüm Yıl Yetiştirme Yurdu-Çocuk Yuvası Çocuk Evleri Sitesi Çocuk Evleri Çocuk Destek Merkezi Bakılan Çocuk Sayısı Toplam 2002 186 0 0 0 19,000 2021 - 112 1,193 65 13,302 Ücretsiz Kreş Hizmeti Koruma ve bakım altındaki çocuklara ayrılan kontenjan dâhilinde ücretsiz kreş hizmetinden yararlandırılan çocuk sayısı 2022 yılında 616’dır. Çocuklar; özel kreş ve gündüz bakımevinin yanı sıra, ana sını- fı ve anaokulu hizmetlerinden de yararlandırılmaktadır. Bu kapsam- da, özel kreş ve gündüz bakımevlerinden ücretsiz yararlandırılarak TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 61 çocukların sosyal, duygusal, fiziksel, zihinsel, dil gelişimlerine, aile yanından gelen çocuklarla sosyal ilişki kurma ve sürdürme becerile- rine katkı sağlanmaktadır. Çocuk Destek Merkezleri (ÇODEM) Suça sürüklenen, suç mağduru, madde bağımlısı ya da sokaktan ge- len çocukların rehabilitasyonu “Çocuk Destek Merkezleri”nde sağ- lanmaktadır. 2022 yılı itibarıyla 66 ÇODEM’de yaklaşık 1500 çocuğa hizmet sunulmaktadır. ANKA Çocuk Destek Merkezleri Programı Çocuk Destek Merkezinde ilk defa uygulanmakta olan Anka Çocuk Destek Programıyla; suça sürüklenmeleri, suç mağduru olmaları ve sokakta sosyal tehlikelerle karşı karşıya bulunmaları nedeni ile yaşa- dıkları travmaların etkilerinin en aza indirilmesi amaçlanmaktadır. Bu çocukların; düşünen, kendini geliştiren, kendine ve başaracağına inanan, yaşam becerisini zenginleştiren, entelektüel kapasitesini ge- liştiren, refah ve mutluluk içinde yaşam kalitesini arttıran çocuklar olmaları hedeflenmektedir. 62 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Derslik sayıları gelişmiş ülke düzeyine çıkartılmıştır. Ücretsiz Ders Kitapları Ders kitapları, öğretim amacıyla kullanılan temel kaynaklardır. Bilgi- lerin öğrenciye aktarımı sürecinde öğrencinin yaş ve bilgi seviyesine uygun, öğretim programları esas alınarak hazırlanmış basılı eğitim araçları olan ders kitapları en yaygın öğretim materyalleridir. Millî Eğitim Bakanlığı, 2003 yılında almış olduğu bir kararla ülkemizde zorunlu eğitim basamağı olan ilköğretimde okuyan öğrencilere ders kitaplarının ücretsiz olarak verilmesini amaçlayan ilk ve orta öğre- timde ücretsiz kitap dağıtımını uygulamaya koymuştur. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 63 Eğitime Ayrılan Pay Yıllara Göre Artış Göstermektedir Okul Öncesi Eğitime Yapılan Destekler 2021-2022 eğitim-öğretim yılının ikinci dönemine kadar, dört binin üzerinde yeni ana sınıfı açılmıştır. Bu sınıflarda 79 bin çocuk eğitim almaya başlamıştır. 5 yaş grubundaki okullaşma oranı yüzde 78’den yüzde 84’e çıkarılmıştır. 131 devlet ve 77 vakıf üniversitesinin kurulması sağlanmış toplam üniversite sayısı 208’e çıkarılmıştır. Üniversitelerde hâlihazırda 8 mil- yonun üzerinde öğrenci eğitim görmektedir. Türkiye, Avrupa’nın en çok yükseköğretim öğrenci sayısına sahip olan ikinci ülke konumuna ulaşmıştır. 64 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 2.4. Gençlere Yönelik Sosyal Politikalar Seksen beş milyona yaklaşan nüfusunun yarısına yakını otuz yaşın altındaki vatandaşlardan oluşan Türkiye, Avrupa’nın en genç nüfusa sahip ülkesidir. Bu demografik avantajı korumak ve güçlendirmek için gençlere yönelik politikalar oluşturulmaktadır. Bu alanda temel hedef; gençlerin sağlıklı, eğitimli, donanımlı ve üstün ahlaklı bireyler olarak yetişmesidir. Gençlerin meslek hayatlarına yö- nelik bilgi ve becerilerini artırmak, girişimciliklerinin geliştirilmesine katkı sağlamak için yaşamlarının her anında desteklenmesi önem arz etmektedir. Türkiye’nin 21. yüzyılda önüne koyduğu hedeflere ancak eğitimle ula- şabileceği inancıyla geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da eğitim büt- çeden en fazla pay ayrılan alanlardan birisi olmuştur. 2002 yılında 11 Milyar TL olarak gerçekleşen bütçe payı, 2022 yılında 274 Milyar TL olarak belirlenmiştir. Bu rakam 2022 yılı merkezi yöne- tim bütçesinin yüzde 15,7’sini oluşturmaktadır. Genç Nüfus Oranı (15-25 Yaş) % 20,05 % 15,06 2002 2020 TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 65 274 MİLYAR TL 11 MİLYAR TL 2002 2022 Toplam 730 bin öğretmen ataması yapılmıştır. 4 milyar ders kitabı ücretsiz dağıtılmıştır. Öğretmen başına düşen öğrenci ve derslik başına düşen öğrenci sayılarıyla OECD ortalamalarına yaklaşılmıştır. 2021 yılına göre internet erişimi olmayan 16,547 okulun internet erişim altyapısı fiber altyapısı, ADSL ve uydu teknolojileriyle sağlanmıştır. Bütün okullarda tam gün eğitim öğretime geçebilmek ve ikili öğretime son vermek için derslik yapım çalışmalarına hız kazandırılmıştır. 2021-2022 eğitim öğretim yılı itibarıyla 57 bin 108’i devlet okulu olmak üzere 71 bin 320 okul, 850 bin derslik tamamlanarak eğitim öğretimin hizmetine sunulmuştur. Bütçeden Eğitime Aktarılan Kaynak Eğitim Alanındaki Hizmetler 66 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Üniversite Öğrencilerine Sağlanan Destekler Üniversite öğrenim harçları kaldırılmış, öğrenciler, büyük bir ekono- mik yükten kurtarılmıştır. Türkiye, devlet eliyle verilen en kapsamlı burs ve kredi sistemlerine birine sahip olmuştur. Bu kapsamda 2022 yılında yaklaşık 450 bin öğrenciye burs ve 1 milyon 32 öğrenciye kredi verilmektedir. Her yıl ortalama 150 bin yeni öğrenci burs almaya hak kazanmaktadır. Öğrencilerin Sağlıklı Beslenebilmeleri İçin Her Türlü Hizmet Sunulmaktadır Otel Konforunda Yurt Odaları TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 67 Yurtlarda öğrencilerin sağlıklı ve dengeli beslenmeleri, sosyal, kül- türel ve sportif yönden gelişmeleri için gerekli olan her türlü imkân hizmete alınmıştır. Üniversite öğrencilerinin günümüz ihtiyaçlarına uygun, konforlu or- tamlarda, güven ve huzur içerisinde barınması için gerekli adımlar atılmıştır. Öğrencilerin akademik çalışmalarına ve bilimsel araştır- malarına yardımcı olabilmek amacıyla hızlı, güvenli ve ücretsiz ola- rak internete erişim imkânı sağlanmıştır. Yaz tatilini seyahat ederek değerlendirmek isteyen gençler, 81 ilde se- çilen KYK yurtlarında ücretsiz şekilde konaklayabilmektedir. KYK’ya ait yurtlarda yatak kapasitesi yaklaşık dört katına çıkarıl- mıştır. Kamu, üniversite ve özel sektör öğrenci yurtlarında toplam 1 milyon 50 bin yatak sayısına ulaşılmıştır. Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı yurtlardan 720 bin öğrenci faydalanmıştır. KYK yurtlarında ko- naklayan her üniversite öğrencisine her ay beslenme yardımları ve- rilmektedir. Eğitimde ve kamu istihdamında kılık kıyafet nedeniyle ortaya çıkan mağduriyetler ortadan kaldırılarak eğitimde ve istihdamda fırsat eşitliği sağlanmış, böylece başörtülü üniversite öğrencilerinin de bu hak mahrumiyetlerinin önüne geçilmiştir. Yurt Sayısı 190 790 2002 2021 KYK Yatak Sayıları 182.258 764,780 2002 2021 68 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Üniversiteye girişte uygulanan katsayı adaletsizliğine son verilmiş, öğrencilerin başarıları doğrultusunda istedikleri üniversiteye girebil- melerinin önü açılmıştır. Gençlerin İstihdama Katılımı Küresel ölçekte yaşanan birçok krize, Covid-19 pandemisine ve artan ülke nüfusuna rağmen Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında istihdamı en çok artıran ülkelerden biri olmuştur. İstihdam edilenlerin sayısı 2022 yılı başı itibarıyla 30 milyonu aşmıştır. Hane halkı işgücü araş- tırması sonuçlarına göre gençlerde işgücüne katılma oranı, 2020 yı- lında %39,1 iken 2021 yılında %41,7’ye yükselmiştir. Genç erkeklerde işgücüne katılma oranı 2020 yılında %50,1 iken 2021 yılında %53,1, genç kadınlarda ise bu oran 2020 yılında %27,5 iken 2021 yılında %29,7 olmuştur. Sanayi sektörüne yönelik olarak düzenlenen mesleki eğitim kursla- rına katılanlara maddi destek sağlanarak gençler mesleki eğitimlere yönlendirilmiştir. Ayrıca mesleki eğitime yönlendirilen gençlerin Ge- nel Sağlık Sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primi İŞ- KUR tarafından kurs süresince karşılanmaya başlanmıştır. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 69 Genç ve kadın sigortalıların işgücüne katılımının sağlanması ve mes- leki ve teknik eğitimin özendirilmesi amacıyla, 18-29 yaş aralığındaki erkek sigortalılar ile yaşına bakılmaksızın kadın sigortalıları istih- dam eden işverenlerin, sigorta priminin işveren hissesinin (%20,5) tamamı işsizlik sigortası fonundan karşılanmıştır. KOSGEB Girişimcilik Destek Programı ile yeni iş kuran gençlere 50 Bin TL hibe, bunun yetersiz kalması durumunda 100 Bin TL de 2 yıl ödemesiz ve faizsiz kredi verilmeye başlanmıştır. Yeni iş kuran genç- lerden 3 yıla kadar gelir vergisi alımı durdurulmuş, bu teşviklerle genç girişimciler desteklenmiştir. Gençlere Yönelik Sosyal Güvenlik Hizmetleri Anne ya da babasının genel sağlık sigortalısı olup olmadığına bakıl- maksızın 18 yaşından küçük çocuklara şartsız sağlık hizmeti veril- meye başlanmıştır. Öğrenim gördükleri okullardan mezun olmaları nedeniyle anne veya babaları üzerinden sağlık yardımı alamayan gençlerin, 2013 yılında yapılan düzenleme ile ana veya babaları üze- rinden sağlıktan yararlanmaları için ilave 120 gün süre tanınmıştır. 2016 yılında yapılan düzenleme ile de lise ve dengi kurumlarda öğre- nim görenlerin 20 yaşını, yükseköğrenim kurumlarında öğrenim gö- renlerin ise 25 yaşını geçmemek kaydıyla, mezun oldukları tarihten itibaren 2 yıl süreyle primleri devlet tarafından ödenmek üzere genel sağlık sigortalısı sayılması ve sağlık hizmetlerinden yararlanmaları sağlanmıştır. Bağımlılıkla Mücadele Bağımlılıkla mücadele her boyutuyla ele alınmakta, bu alanda büyük mesafeler kat edilmesini sağlayan çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda Bağımlılık ile Mücadele Yüksek Kurulu oluşturulmuş- tur. Hastanelerde bağımlılıkla mücadele poliklinik ve servisleri oluş- turulmuştur. Alkol ve Madde Tedavi Merkezi (AMATEM) ve Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Merkezlerinin (ÇEMATEM) gerek personel gerekse nitelik açısından kaliteleri artırılmıştır. NARKOTİM projesi başlatılarak 81 ilde narkotimlerin kuruluşu ta- mamlanarak suçun gerçekleşmesinin ve uyuşturucunun sokak dü- zeyli ulaşılabilirliğinin engellenmesi amaçlanmıştır. Madde bağım- 70 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI lıları ile sokak satıcıları arasındaki bağı kesmeyi amaçlayan “Alan Denetim Projesi” 20 büyük ilde uygulanmaya başlanmıştır. Bağım- lılıkla mücadelede aile hekimlerine eğitimler verilerek bağımlılıkla mücadele kanalları artırılmıştır. Gençlik Merkezleri Çeşitli eğitimlerle gençlerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle do- nanımlı bireyler olması için kamp tesislerinde kendilerini geliştirme ve birbirleriyle kaynaşma imkânına sahip olması için projeler başla- tılmıştır. Gençlik kamplarına katılan gençlerin ulaşım, konaklama ve yemek ihtiyaçları Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından herhangi bir ücret alınmadan karşılanmaktadır. Kamplara katılan gençlere kamp dönemi boyunca seyahat sağlık sigortası da ilgili bakanlıklar tarafın- dan yapılmaktadır. Ayrıca eğitimde başarılı olan gençler ile şehit ve gazi yakını gençlerin kampa katılımlarında öncelik tanınmaktadır. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 71 Gençlik merkezlerinin sayısını son 4 yılda 283’ten 388’e yükseltilmiş- tir. Her ilçeye en az bir gençlik merkezi, her okula bir “genç ofis” aç- mak amacıyla çeşitli kurum ve kuruluşla birlikte adımlar atılmıştır. Yapılan yatırımlarla birlikte lisanslı sporcu sayısı 2022 yılında 10 mil- yon 632 bin 829’a, kulüp sayısı da 19 bin 100’e yükselmiştir. Gençlik merkezlerinin 2002 yılında 11 bin 614 olan üye sayısı, 2022 yılı itiba- riyle 2,5 milyona yükselmiştir. Covid-19 pandemisine rağmen 2021 yılında gençlik kamplarından 75 bin genç faydalanmıştır. Gençlik Merkezlerinin Sayısı 74 407 2002 2022 Staj Seferberliği 2019 yılında 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhur- başkanlığına bağlı, özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğine haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip olarak kurulan İnsan Kaynakları Ofisi gençle- re yönelik politikaların geliştirilmesi ve uygulanmasında önemli bir yere sahiptir. Üniversiteli gençlerin fır- sat eşitliği çerçevesinde ve liyakat esaslarına uygun olarak tüm kamu kurum- ları, gönüllü ve özel sektör kuruluşlarınca sunulan staj olanaklarından fayda- lanmasını sağlamak adına Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi tarafından 2020 yılında Staj Seferbirliği Programı başlatılmıştır. 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na girerek “Senin İçin Se- ferbiriz” teması ile tüm kamu kurumlarına yaygınlaştırılan Program, 2022 yılında Türkiye’nin istihdam politikaları doğrultusunda geniş- letilmiş ve adı “Ulusal Staj Programı” olarak güncellenmiştir. Başarıyla sürdürülen program kapsamında, 2021 yılında, yerli ve milli yazılım Kariyer Kapısı Platformu üzerinden başvuru sürecini tamamlayan 136 bini aşkın adaydan, yaklaşık 90 binine staj teklifi 72 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI gönderilmiş ve bunların 45 bine yakını staj yapacakları işveren ile irtibatlandırılmıştır. Kamuda stajını tamamlayan gençlere ücretleri devlet tarafından ödenmiştir. Bu yıl yaklaşık 300 bin öğrencinin yer aldığı aday havuzu 9 Mayıs 2022 tarihinde tüm işverenlerin erişimine açılmış, yaklaşık bir aylık süre zarfında 100 binden fazla gence staj teklifi gönderilmiştir. Yurt içindeki başarısının yanı sıra yurt dışında da liyakat ve fırsat eşitliğini önceleyen yaklaşımı dolayısıyla beğeni ile takip edilen prog- ram, OECD tarafından diğer üye ülkelere iki kez örnek uygulama ola- rak gösterilmiştir. Öğrencilere profesyonel hayatta başarılı olmak için ihtiyaç duyacak- ları yetkinlikleri kazandırarak istihdam edilebilirliklerini artırmak ve kariyer gelişimlerini destekleyerek üniversiteden profesyonel hayata geçişlerini kolaylaştırmak üzere faaliyet gösteren Kariyer Merkezleri- nin yaygınlaştırılması çalışmaları başlatılmış ve Ocak 2020 itibarıyla üniversitelerin tamamında Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi vasıtasıyla Kariyer Merkezleri kurulmuştur. “Yetenek Her Yerde” fuarları üniversiteli gençlerin istihdam edilebi- lirliklerinin artırılması, iş ve staj imkânlarına erişimde fırsat eşitliği sağlanması ve tüm gençlere birer yetenek olduklarının hissettirilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi koordinasyonun- da 2019 yılından bu yana gerçekleştirilmektedir. Her yıl Türkiye’nin farklı bölgelerinde yapılan fuarlar, bu yıl 11 bölgede, 151 üniversitenin TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 73 iş birliği ile 3.003 işveren ve 241.584 öğrencinin katılımı ile tamam- lanmıştır. Günümüzde yeteneklerin, dünyanın her yerinde ülke sınırları içinde kalmayıp hareket halinde olduğu gerçeğiyle yola çıkarak Talentfor- BIZ etkinlikleri gerçekleştirilmektedir. Türk vatandaşı veya mavi kart sahibi olup yükseköğrenimine yurt dışında devam eden öğrencilerin Türkiye’ye kazandırılmasını hedefleyen TalentforBIZ, Türkiye’nin dünya çapındaki yetenekler için de bir cazibe merkezi olduğunun al- tını çizen kariyer etkinlikleridir. Türkiye’nin değerli markalarına, yurt dışındaki vatandaşlar başta olmak üzere, her milletten yetenekler ile buluşma fırsatı sağlamaktadır. Seçilme Hakkı ve Askerlik Gençlerin siyasette daha etkin temsilinin sağlanması ve siyasal ka- tılımın artırılmasına yönelik olarak 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı sistemini de içeren anayasa değişiklik paketinde seçilme yaşı 25’ten 18’e düşürülerek gençlerin siyasette önü açılmıştır. Eğitimli insan gücü kaynağının etkin ve verimli kullanılmasına im- kan verilmesi ve gençlerin bir taraftan ordunun ihtiyacını karşılaya- rak vatan savunmasına katkı yaparken diğer taraftan da kendi eğitim, öğretim ve mesleki gelişmelerini sürdürebimeleri amacıyla zorunlu askerlik süresi 18 aydan 6 aya indirilmiştir. 74 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 2.5. Yaşlılara Yönelik Sosyal Politikalar Günümüzde çevre şartları, gelir düzeyinde iyileşme, teknoloji ve bi- limdeki gelişmeler, eğitim seviyesinin yükselmesi, yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması, barınma şartlarının düzelmesi, hijyen ve sağlık hizmetlerinde ulaşılabilirliğin artması, insanların yaşam süre- sini ve kalitesini müspet yönde etkilemektedir. Yaşam süresinin art- ması, tüm dünyada ve Türkiye’de yaşlı nüfus artışına ve toplumlarda yaşlanmaya sebep olmaktadır. Bugün, yaşlılık ile ilgili politikalar ve programlar yaşam kalitesini ve genel sağlığı artırmaya odaklanmak- tadır. İnsanların, aktif ve sağlıklı bir biçimde yaşlanması yalnızca bireysel özellikleriyle değil; toplumsal açıdan kendilerine sağlanan psiko-sosyal, ekonomik, sağlık ve bakım destek hizmetleriyle de ya- kından ilişkilidir. Türkiye, insanı merkeze alan bütüncül bir yakla- şımla yaşlıları yük değil değer olarak görmekte; onların geçimlerini karşılamalarını, sağlıklı ve başarılı bir şekilde yaşlanmalarını ve hu- zurlu bir hayat sürmelerini amaçlamaktadır. Büyükler, aile ve sosyal hayatın içinde, erdem ve deneyim kaynakları olarak görülmekte; on- lara hürmet ve itibar etmek Türk inanç ve geleneğin temel bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın liderliğinde, yaşlılık konusuna hassasiyetle yaklaşılmakta, yaşlılar için devrim niteliğinde politika- lar üretilmektedir. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 75 Sosyal politikalar kapsamında yaşlılara evde bakım hizmeti ilk kez 2006 yılında başlatılmıştır. Başkalarının yardımı olmadan gündelik hayatlarını devam ettiremeyen, yetkili hastanelerin sağlık kurulların- dan ağır engelli raporu olan yaşlı ve engelli tüm vatandaşların ken- di evlerinde bakım hizmeti alabilmesi sağlanmıştır. Bu uygulama ile yaşlılar, istediği kişinin evde kendisine bakmasını tercih edebilmekte ve refakatçi olarak belirlenen kişilerin ücreti de devlet tarafından kar- şılanmaktadır. Evde Bakım Hizmeti 2828 sayılı Kanunun ek 7’nci maddesi uyarınca Engelli Sağlık Kurulu Raporunda tam bağımlı/ağır engelli ibaresi olan ve hanede kişi ba- şına düşen geliri net asgari ücretin 2/3’ünün altında bulunan engelli bireylerin evde bakımlarının sağlanması için ASHB tarafından “Evde Bakım Yardımı” yapılmaktadır. 2006 yılında başlatılan evde bakım hizmeti için 2021 yılında 532.812 refakatçiye 11 milyar TL ödeme ya- pılmıştır. 2006 yılından bu yana yaşlı vatandaşlara ise yaklaşık 70 milyar TL ödeme yapılmıştır. Evde Sağlık Hizmeti Evde sağlık hizmeti kimsesiz, engelli, yaşlı, felçli, yatağa bağımlı, kanserli, palyatif bakım gereken, hastaneden ta- burcu edilip idame te- davisi evde yapılacak hastalar ile kaza geçiren ve kısa süreli hemşire- lik hizmetlerine gerek- sinim duyanlara veril- mektedir. 2010 yılında başlatılan bu hizmet, 2020 yılında 857 bin rakamına ulaşmıştır. Evde sağlık hizmetleri 81 ilde, 86 Evde Sağlık Hizmetleri İl Koordinasyon Merkezi, 722 hastane, 147 Ağız Diş Sağlık Merkezi ve Hastanesi, 309 birinci basamak sağlık biriminde yürütülmektedir. 76 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Palyatif Bakım Merkezleri “Destekleyici bakım” olarak da adlandırılan, yaşamı tehdit eden has- talıklara karşı hastanın ve ailenin fiziksel, psiko-sosyal gereksinim- lerinin karşılanması yoluyla, ağrının önlenmesi ve hafifletilmesine, yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik uygulamaların yer aldığı “Pal- yatif Bakım Merkezleri” kurulmuştur. Yaşlı Yaşam Merkezleri Yaşlı yaşam merkezleri, huzurevine kabul ko- şullarını taşıyıp, yaşlı yaşam evlerinde kal- mayı tercih eden yaşlı vatandaşların sosyal çevreden soyutlanma- dan, yaşam standart- ları yükseltilerek ev ortamında (apartman dairesinde veya müs- takil evde) yaşamalarını amaçlayan sosyal politikalardan bir diğeri olmuştur. Bu vesileyle “Yaşlı Yaşam Evi Projesi” 17 Ağustos 2012 ta- rihinde hayata geçirilmiştir. Uygulama, her odada 1 kişi olmak üzere her evde de 3 ya da 4 yaşlı vatandaşın kalmasına olanak sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Yaşlı veya yaşlı yakınının istemesi durumun- da mevcut hizmetten kısa süreli de yararlanabilmektedir. Yaşlıların toplum içinde yaşamalarını sağlamak, biyo-psiko-sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere gündüz yaşlı yaşam merkezleri modeli hayata geçi- rilmiştir. Bu modelle 32 merkezde 532 yaşlıya hizmet verilmektedir. Palyatif Bakım Merkezlerindeki Yatak Sayısının Artış Hızı YATAK SAYILARI PALYATİF BAKIM MERKEZİ 3.899 297 tesis 6.112 446 tesis 2002 2022 TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 77 Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri Huzurevlerinde nitelikli oda sistemi yaygınlaştırılmaktadır. Bakım ihtiyacı olarak acil durumda olan yaşlılar, sıraya bakılmaksızın der- hal kamuya bağlı kuruluşlara kabul edilmektedir. 2021 yılında 17.091 kapasiteli 165 huzurevinde 12 binin üzerinde yaşlının bakımı sağ- lanmıştır. Kamuya ait huzurevlerinde yaklaşık 9 bin personel görev yapmaktadır. Kamu ve özel sektörde kurum bakımı hizmeti alan yaşlı sayısı ise yaklaşık 31 bin kişidir. “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Kimsesiz ve Güçsüz Vatandaşlara Ay- lık Bağlanması Hakkındaki Kanun” da önemli değişiklikler yapılmış- tır. Bu düzenleme ile imkânları yetersiz ve bakacak kimsesi olmayan yaşlılara aylık bağlanmıştır. Yapılan değişiklikle yaşlı vatandaşların, çocuklarıyla birlikte ikamet etse bile söz konusu aylıktan faydalan- maları sağlanmıştır. Yaşlı aylıkları kapsamında 2021 yılında 836.665 vatandaşa 7.458.919.533 TL tutarında ödeme yapılmıştır. Yaşlılara Tanınan Haklar 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren, Türkiye genelinde 65 yaş üstü vatan- daşlara, belediye otobüsleri ve özel halk otobüslerinde serbest kart uygulaması getirilerek, şehir içi ulaşımdan ücretsiz faydalanmaları sağlanmıştır. Ayrıca TCDD Genel Müdürlüğü bünyesindeki düzenle- me ile tren biletlerinde 60 yaş ve üzeri vatandaşlara %20, 65 yaş üstü vatandaşlara ise %50 indirim uygulaması hayata geçirilmiştir. Yaşlılık Aylığı Yaşlı vatandaşlara yapılan yardımlar 31.70 TL 1.536,70 TL 2002 2022 78 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 60+ Tazelenme Üniversiteleri Ömür boyu öğrenme temeli üzerine kurulu, birey ve toplum açısından faydalı, anlamlı ve yakın geleceği göz önüne alarak tasarlanmış, 60 yaş ve üzeri yetişkinlere bireysel gelişim olanağı sunan ve yaşlanma sürecinde topluma yaşlılıkla ilgili yeni perspektifler açan bir eğitim modeli olarak 60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi, ASHB tarafından protokolle devralınmıştır. Devir alınan protokolle beraber Projenin tüm iş ve işlemleri ASHB tarafından yürütülmektedir. Anadolu Üni- versitesi, Akdeniz Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Kıbrıs Girne Üniversitesinde 60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi kapsamında eği- timler devam etmektedir. Ayrıca, Yüksek Öğretim Kurumu bünyesin- de 104’ten fazla Yaşlı Bakımı Ön Lisans Programı açılmıştır. Türkiye genelinde Geriatri bilim dalı sayısı artırılmaya devam edilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yaşlı refakatçisi kursları açılarak yaşlı vatandaşlara profesyonel hizmet verecek personelin yetişmesi sağlanmıştır. Yapılan kanun değişikliğiyle, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu kapsa- mında şiddet içerikli suçların yaşlılara karşı işlenmesi durumunda verilecek olan cezalara artırım uygulanmaktadır. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 79 2.6. Engellilere Yönelik Sosyal Politikalar Engellilerin, sosyal ve ekonomik hayata katılımı gelişmiş toplumların en önemli göstergelerinden birisidir. Bu gelişmişliğin önündeki her türlü engelin kaldırılması ve eşit vatandaşlık temeline dayanan ortak yaşam alanlarının oluşturulması önemsenmektedir. Engelliye bakış açısı engelli vatandaşlara yönelik sosyal politikalar “yardım” değil “hak” eksenli bir anlayışla şekillendirilmektedir. 2005 yılında çıka- rılan Engelliler Kanunu ile eğitimden bakım hizmetlerine, istihdam- dan ayrımcılığın önlenmesine kadar engellileri ilgilendiren pek çok iyileştirme gerçekleştirilmiştir. Engellilerin sosyal hizmetlere erişimi- ne mani olan bürokratik engellerin kaldırılması, engelli vatandaşlara ilk defa evde bakım ve evde sağlık hizmetlerinin sunulması, engelli- lerin eğitimde fırsat eşitliğine kavuşması gibi hizmetler, bu yöndeki çalışmaların yalnızca bir kısmıdır. Mevzuatta Uluslararası Standart 2013 yılında tüm mevzuatta hem taraf olunan Birleşmiş Milletler En- gelli Hakları Sözleşmesi’nde hem de çeşitli insan hakları belgelerinde “sakat”, “özürlü”, “çürük” ibaresi yerine tercih edilen “engelli” ibare- siyle engellilik alanındaki tıbbi bakıştan sosyal bakışa geçiş sağlan- mıştır. “Engelli” ibaresinin engelli vatandaşları tanımlamak üzere mevzuatta kullanılması için tüm kanun ve kanun hükmünde karar- nameler taranarak, mevzuatta yer alan bu tip ibarelerin “engelli” iba- resiyle değiştirilmesi sağlanmıştır. 80 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 2012 yılında Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) uygula- ması başlatılarak engelli memur sayısında önemli bir artış gerçekleş- tirilmiştir. Engellilerin İstihdamı Engelli memurlara isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası göre- vi verilmemektedir. Engel durumu, hizmet gerekleri, iklim ve ulaşım şartları göz önünde bulundurulmak suretiyle günlük çalışmanın baş- lama ve bitiş saatleri ile öğlen dinlenme süreleri engelliler için farklı olarak belirlenmiştir. Engellilerin iş bulmasını, işe uyumunu, etkin ve güvenli bir şekilde çalışmasını sağlayacak destek teknolojileri ile ilgili projelere, engelli bireylerin işe kabulü için hazırlanmasına, işe yerleşmesine, işe ve iş yerine uyumunun sağlanmasını temin edecek projelere, engellilerin toplumsal entegrasyonuna ve rehabilitasyonuna hizmet eden, istih- dam edilebilirliklerini arttırmayı amaçlayan projelere finansal des- tek sunulmuştur. Kamuda %4 ve özel sektörde %3 engelli çalıştırma zorunluluğu getirilerek engelli vatandaşların iş hayatına katılımları artırılmıştır. Engelli Aylığı Engelli vatandaşlara, engel oranına göre aylık maaş ödenmektedir. Ailede kişi başına düşen gelir asgari ücretin üçte birinden daha az olan vatandaşlar bu haktan yararlanabilmektedir. 2002 yılında en- gelli vatandaşların aylık maaşı 24.48 TL iken 2022 yılında bu rakam 1.552 TL’ye (engel oranı %70 ve üzeri) yükseltilmiştir. Ayrıca 2020 yılı başından günümüze 1.398 engelli vatandaş için 75,8 milyon TL hibe desteği verilmiştir. Engelli Memur Sayısı 5.777 66.014 2002 2022 Engel Oranı %70 ve Üzeri için Engelli Maaş Artışları Maaş Artışları 24,48 TL 1.552 TL 2002 2022 TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 81 Vatandaşların bu haktan yararlanabilmeleri için ikamet ettikleri yer- lerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına başvurmaları gerekmektedir. 18 yaş altı engelli çocuğu bulunan anne ve babalara ve annesi ya da babası olmayan muhtaç çocuklar ile %40 ve üzeri engeli olan vatandaşlara Vakıflar Yönetmeliği hükümleri gereğince muhtaç aylığı bağlanmaktadır. Ağır engelli vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmek için, ilk kez 2006 yılında Evde Bakım Desteği hizmeti başlatılmıştır. Engelli va- tandaşlar evde bakım desteği alabilmek için ikametgâh adreslerinin bulunduğu yerdeki Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvu- rabilmektedirler. Evde bakım desteği ağır engelliler için 2.856 TL’ye çıkartılmıştır. 2021 yılı itibarıyla evde bakım desteğinden yararlanan engelli sayısı 535.805 kişiye, yapılan ödeme miktarı ise 6.138,9 Milyon TL’ye ulaşmıştır. Engelli vatandaşlar, temel eğitim ilkeleri doğrultusunda genel eğitim, özel eğitim ve mesleki eğitim görme haklarını kullanabilmektedir. Engelli çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklı- lıkları dikkate alarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve engelli olma- yanlarla eşit eğitim imkânı (kaynaştırma eğitimi) sağlanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı, ihtiyacı olan bütün engellilere özel eğitim hizmeti sunmaktadır. Özel Eğitim Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere, bireysel yetenekleri doğrultu- sunda ihtiyaç duydukları alanlarda kendilerini geliştirmeleri için destek olmak ve onlara gerekli şartları hazırlamak amacıyla yapılan çalışmalar devam etmektedir. COVID-19 salgını nedeniyle eğitim faaliyetleri EBA TV aracılığıyla uzaktan gerçekleştirilmiştir. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin de ihtiyaçlarına uygun eğitim içerikleri hazırlanmıştır. Özel eğitim okul- larına ve kaynaştırma eğitimine devam eden tüm öğrenciler ve velile- ri için geliştirilen bu eğitim içeriklerini ve etkinlikleri içeren “Özelim Eğitimdeyim” adlı mobil uygulama hayata geçirilmiştir. Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamaları kapsamın- da eğitimine devam edemeyecek öğrenciler için tüm illerde özel eği- 82 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI tim anaokulu, özel eğitim sınıfı ve özel eğitim meslek okulları gibi özel eğitim okulları açılmıştır. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere, sağlıklı ve nitelikli malzemeler- den oluşan materyal teminini sağlamak amacıyla alanda en çok ihti- yaç duyulan materyaller temel alınarak “Özel Çocuklara Özel Mater- yaller” projesi hayata geçirilmiştir. Özel eğitim uygulama okullarında oluşturulan uygulama evlerinin tüm okullarda aynı yapı ve niteliğe kavuşturulmasına yönelik çalışmalar kapsamında 220 uygulama evi hizmete açılmıştır. Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitsel değerlendirme ve tanılan- maları ile bu bireylere yönelik rehberlik hizmetleri, okul rehberlik ve psikolojik danışma servisleri toplamda 252 Rehberlik ve Araştırma Merkezinde (RAM) yürütülmektedir. Özel Eğitimden Yararlanan Engelli Öğrenci Sayısı Öğrenci Sayısı 53.306 425.816 2002 2021 Zorunlu öğrenim çağındaki özel eğitime ihtiyacı olan bireylerden okul öncesi, ilköğretim veya özel eğitim programlarından birini uygulayan örgün eğitim kurumlarından sağlık problemleri nedeniyle doğrudan yararlanamayanlara evde veya hastanede eğitim imkânı sağlanmış- TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 83 tır. Görme engelli öğrenciler için 2006-2007 eğitim ve öğretim yılın- dan itibaren Braille kabartma yazısı ile ders kitapları hazırlanarak ücretsiz dağıtılmıştır. Eğitim Hayatı Başarılı ve ihtiyaç sahibi engelli öğrencilere Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından öncelikli olarak öğrenim kredisi, katkı kredisi ve yurt tahsisi yapılmıştır. Engelli öğrencilere okullarına ulaş- malarında ücretsiz ulaşım hizmeti sağlanmaktadır. Bu kapsamda 2021 eğitim ve öğretim yılında yaklaşık 114 bin özel eğitime ihtiyacı olan öğrenci/kursiyere ücretsiz taşıma imkânı sağlanmıştır. Ayrıca bu öğrencilere öğle yemeği hizmeti de sunulmaktadır. Öğrenci Sayısı 6.901 113.918 2004 2021 Ücretsiz Taşınan Öğrenci Sayısı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, engelli veri tabanı oluşturulması ve engellilere tanınan hak ve hizmetlerden yararlan- dırılması amacıyla %40 ve üzeri engelli raporu olan vatandaşlara en- gelli kimlik kartı verilmektedir. 28 Ağustos 2021’den itibaren Engelli Kimlik Kartı başvuruları e-Devlet üzerinden yapılmaktadır. Bu kap- samda bugüne kadar 47.343 kişi e-Devletten başvuru yaparak engelli kart sahibi olmuştur. Engellilere Sağlanan Hak ve İndirimler Engelliler için her alanda pozitif ayrımcılık yapılmaktadır. İlgili ku- rum, kuruluş veya yerel yönetimler tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda engelli vatandaşların birçok hak ve indirimden yarar- lanması sağlanmıştır. Engelli vatandaşlar için sağlanan hak ve indi- rimler şöyledir: • Belediyeler ve belediyelere bağlı olan toplu ulaşım araçlarında ücretsiz yolculuk, 84 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI • Şehirlerarası yolcu otobüslerinde indirimli seyahat, • Devlet Demiryollarında (TCDD) ücretsiz veya indirimli yolculuk, • Türk Hava Yollarında (THY) indirimli uçuşlar, • Türk Telekom İnternet (TTNET) indirimi, • GSM operatörlerinde (cep telefonlarında) indirimli tarifeler, • Su ücretinde indirimi, • Emlak vergisi muafiyeti, • Özel tüketim vergisi (ÖTV) ve motorlu taşıtlar vergisi (MTV) muafiyeti, • Milli parklar, tabiatı koruma alanları ve tabiat parklarına giriş indirimi, • Müze ve ören yerleri giriş indirimi. Engellilerin hayatlarını kolaylaştıracak her türlü imkânın sunulması için gayret sarf edilmektedir. Akülü tekerlekli sandalye, beyaz baston, engelli erişilebilirlik cihazı ve tablet bilgisayar, gören göz cihazı, işit- me cihazı gibi teknolojik aletler yerel yönetimler ve kurumların des- teği ile engellilere ulaştırılmaktadır. Sağlık hizmetlerinin sunulduğu iç ve dış mekânları mimari ve çevresel açıdan (yürüyüş rampaları, tutunma barları, lavabo, banyo, tuvalet vb.) engellilere ve onların kul- landıkları araçlara uygun olarak planlanarak engellilerin rahat hare- ket etmelerine yardımcı olunmaktadır. Sosyal güvenlik mevzuatına tabi olarak çalışmayan, sosyal güvenlik kurumlarından ya da yabancı bir ülke sosyal güvenlik kurumundan bir gelir veya aylık almayan ve silikozis hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünü belli oranda kaybedenlere çeşitli tutarlarda aylık bağlanması, bu aylığı almakta iken vefat edenlerin eş ve çocuklarına aylık bağlanması, ayrıca aylık bağlananların kendisi ile eş ve çocukla- rının tedavi giderlerinin de Genel Sağlık Sigortası kapsamında karşı- lanması sağlanmıştır. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 85 2.7. Kadınlara Yönelik Sosyal Politikalar Bir ülkenin sürdürülebilir kalkınmayı başaran ülkeler arasında yerini alabilmesinde kadınların ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesinin ve desteklenmesinin önemli bir yeri vardır. Kadınların güçlenmesi, ailenin ve toplumsal yapının güçlenmesi açısından son derece önem- lidir. Türkiye’de son 20 yılda, kadının toplumsal statüsünün güçlendiril- mesi, kadın-erkek fırsat eşitliğinin sağlanması, kadının insan hakla- rının korunması, kadına yönelik şiddet ve istismarın ortadan kaldırıl- ması konularında reform niteliğinde anayasal ve yasal düzenlemeler yapılmıştır. Kadınlara yönelik politikalar “kadının güçlenmesi”, “ka- dına yönelik şiddet ile mücadele” ve “erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele” olmak üzere üç eksende yürütülmektedir. “Kadına Yöne- lik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı’nın” (2016-2020) ardından “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı” (2018-2023) ile “Erken Yaşta ve Zorla Evliliklerle Mücadele Eylem Planı” uygulamaya geçirilmiştir. Kadınların insan onuruna yakışan bir hayat sürmeleri ile birlikte eği- tim, bilim, siyaset, ekonomi ve çalışma hayatı başta olmak üzere her alanda hak ettikleri yeri almaları yönünde çalışmalar yürütülmekte- 86 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI dir. Türkiye, kadının güçlenmesi vizyonunu uluslararası platformla- ra da taşımaktadır. Türkiye’nin G20 dönem başkanlığını yürüttüğü 2015 yılında, ekonomik büyüme hedefine ulaşmanın ancak kadının statüsünün yükseltilmesine duyarlı olunarak mümkün olabileceği görüşünden hareketle, Kadın 20 (W20) platformunun kurulmasına Türkiye öncülük etmiştir. İslam İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerde ka- dın meselelerinin istişare edileceği “Kadın Danışma Konseyi” de yine Türkiye’nin dönem başkanlığını yürüttüğü süreçte Cumhurbaşka- nımızın çağrısıyla Türkiye’nin öncülüğünde kurulmuştur. “Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı” (2018-2023) ile kadının güçlenmesi alanında kat edilen mesafenin daha da ileriye taşınması hedeflenmektedir. Mevzuattaki Düzenlemeler Kadınların hukuki olarak güçlendirilmesi için son yirmi yıldır Ana- yasa’da, Türk Medeni Kanunu’nda, İş Kanunu’nda, Türk Ceza Kanu- nu’nda, Belediyeler Kanunu’nda ve Gelir Vergisi Kanunu’nda reform niteliğinde yasal düzenlemeler yapılmıştır. 2003 yılında Aile Mahke- meleri kurulmuştur. Aile içi problemlerin, evli hâkimler tarafından ihtisas mahkemelerinde görülmesi sağlanmıştır. 2005 yılında Türk TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 87 Ceza Kanunu’nda toplumsal eşitlik ve kadına karşı şiddet konusun- da düzenleme yapılmıştır. 2009 yılında TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK), kanunla kurulmuştur. TBMM’de erken evlilikler, mobbing, kadına yönelik şiddet, kız çocuklarının eğitimi, kadın ve medya, toplumsal eşitlik eşitliğinde bütçeleme, kırsal alanda kadın gibi birçok sorun alanı KEFEK bünyesinde çalışılmıştır. İş Ka- nunu’nda düzenlemeler yapılarak, iş hayatında ayrımcılığı önlemek üzere “Eşit İşe Eşit Ücret” ilkesi kabul edilmiştir. 2010’da Anayasa’ya “Pozitif Ayrımcılık” ilkesi getirilmiştir. 2012 Yılında “Ailenin Korun- ması ve Kadına Yönelik Şiddet” in önlenmesine dair 6284 Sayılı Ka- nun çıkarılmıştır. Töre cinayetleri faillerinin en yüksek ceza ile ceza- landırılması sağlanmıştır. Kadınların Siyasete Katılımı Siyasette kadın temsili, en temel demokratik haklardan biridir. Ka- dınlara seçme ve seçilme hakkı 1934 yılında verilmiştir. Türkiye’de 2000’li yılların öncesinde ortalama %2’nin altında olan siyasette ka- dın temsil oranını, 20 yıl içinde Cumhuriyet tarihinin en yüksek ra- kamlarına ulaştırmıştır. Kadın milletvekili oranı %17,4’e yükselmiştir. 2021 yılı itibarıyla 582 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısı 101, erkek milletvekili sayısı 481 olmuştur. Meclise giren kadın millet- vekili oranı 2021 yılında %17,4 ve kadın büyükelçi oranı 2021 yılında %26,5 olmuştur. Eğitim ve İşgücüne Katılım Kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldık- ları görülmüştür. 2020 yılında okuryazar olmayan kadınların işgücü- ne katılım oranı %12,4, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılım oranı %24,1, lise mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %29,9, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %37,0 iken yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %65,6 olmuştur. Şirketlerde üst düzey ve orta kademe yönetici pozis- yonundaki kadın oranı 2020 yılında %19,3 olmuştur. Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre 2008-2020 yılları arasında, 25 ve daha yukarı yaşta olan ve en az bir eğitim dü- zeyini tamamlayanların toplam nüfus içindeki oranının yıllar itiba- 88 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI rıyla arttığı görülmektedir. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı 2020 yılında %92,9 olmuştur. En az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı cinsiyete göre incelendiğinde bu oranlar 2020 yılında %87,7 ka- dın ve %98,1 erkek olmuştur. Türkiye’de kadın hâkim ve savcı sayısı son yıllarda hızla artmaktadır. 2022 yılında, kadın cumhuriyet savcısı sayısı %755 kadın hâkim sa- yısı %355 artmıştır. Kadın politikalarındaki düzenlemeler ile yetki ve karar alma mekanizmalarındaki kadınların katılım ve temsil oranları artırılmıştır. Yerel yönetimlerde kadınlar daha fazla söz sahibi olmuş- tur. Devrim niteliğindeki köklü değişikliklerle kadınlar ilk kez kılık kı- yafetinden dolayı hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadan bakan, vali, milletvekili, belediye başkanı, belediye meclis üyesi olma hakkına kavuşmuştur. Kamu kurum ve kuruluşları ile tüm karar alma me- kanizmalarında kadınlar başörtülü olarak çalışma özgürlüğünü ka- zanmıştır. Bu sayede yıllarca ayrımcılığa neden olan temel bir insan hakkı ihlaline son verilmiştir. 2013 yılında TBMM genel kurulunda ilk kez başörtülü milletvekilleri görev yapmaya başlamıştır. Kız çocukları ve kadınlar için hayat boyu eğitim olanakları artırıl- mıştır. Eğitim alanında atılan adımlarla kadına yönelik ayrımcılıkla mücadelede önemli bir yol alınmıştır. Kadınların okur-yazarlık oranı yıllar içinde düzenli olarak artırılmıştır. Kadınların eğitimine yönelik pek çok proje ve kampanya hayata geçirilmiştir. “Haydi Kızlar Oku- la” ve “Ana kız Okuldayız” kampanyaları ile binlerce kadın ve kızın okuma yazma öğrenmesi sağlanmıştır. Bununla birlikte “Ana, Baba, Çocuk Eğitimi Projesi” ile de aile içi şiddet, töre namus cinayetleri ve çocuk istismarı gibi konularda eğitimler verilmiştir. Kadınların Okuryazarlık Oranı (6 Yaş Üzeri) Okuryazarlık oranı %79,9 %95,5 2002 2020 TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 89 Kadın istihdamı alanında izlenen politikalar, teşvikler ve yürütülen çalışmalar etkisini kısa sürede göstermiştir. Kadınların iş gücüne ka- tılımı ve istihdamı önceki yıllara oranla hızla artırılmıştır. Kadın İstihdam Oranı İstihdam oranı %20 %29,7 2002 2022 2011 yılı 6111 sayılı Kanun ile kadınlara pozitif ayrımcılık yapılarak kadınların 18 yaşından itibaren çalışmaya başlamaları halinde belli koşullara bağlı olarak, 12 ile 48 ay süresince sigorta primlerinin, iş- veren hisselerinin İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacağı hususu düzenlenmiştir. Aynı kanunla ev kadınlarının kendi isteği ile emekli olabilmelerini sağlanmıştır. Kadınların İş Gücüne Katılım Oranı Katılım oranı %23 %34,4 2002 2022 Çalışan anneleri desteklemek, kadınların istihdamını ve üreten nüfu- su artırmak için politikalar üretilmektedir. Kadın işçilere ilk çocuk için 60, ikinci çocuk için 120, üçüncü çocuk için 180 gün süreyle yarı zamanlı çalışma imkânı tanınmıştır. Ayrıca kadın veya erkek işçilere, çocuk ilköğretime başlayana kadar kısmi süreli çalışma imkânı getirilmiştir. Aile ve iş yaşamının dengelenmesi 90 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI amacıyla organize sanayi bölgelerinde kreş açılması çalışmaları baş- latılmıştır. Her aileye çocuk sayısına ve sırasına göre doğum yardımı yapılmak- tadır. Doğum yapan sigortalı anneye verilen geçici iş göremezlik öde- neği ve emzirme ödeneği artırılmıştır. Doğum izinlerini 16 haftaya, çoğul gebelik halinde 18 haftaya çıkarılmıştır. Doğum sonrasında yarı zamanlı çalışma hakkı getirilmiştir. Yarı zamanlı çalışan annelerin ücretlerinin yarısı hazineden karşılanmaktadır. Çalışan kadınların çocuk bakımlarını kolaylaştırmak için tedbirler alınmıştır. Ev kadın- ları ve çalışan annelere erken emeklilik düzenlemeleri yapılmaktadır. Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılıkla mücadelede daha etkin olabil- mek için uluslararası sözleşmelere imza atılmıştır. Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CE- DAW)’ne İlişkin İhtiyari Protokol 2003 yılında yürürlüğe girmiştir. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) pilot uygulamasını 2012’de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (mülga) ASHB bünyesin- de başlatılmış ve ŞÖNİM sayısı 81’e ulaşmıştır. Kadına yönelik şiddet- le mücadelede Kurumsal Hizmet Birimleri geliştirilmiştir. 2021 yılı içerisinde 255.515 kadın, 23.158 erkek ve 17.726 çocuk olmak üzere toplam 296.399 kişi ŞÖNİM’lerden hizmet almıştır. Mayıs 2018 tarihinde Kadın Destek Uygulaması (KADES) başlatılmış- tır. KADES, kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddet, taciz gibi zarar verici eylemleri engellemek için Emniyet Genel Müdürlüğü ta- rafından hazırlanmıştır. KADES, acil durumlarda ilk akla gelecek uy- gulamadır. Polis sorumluluk bölgesindeki vakalarda ihbar alındıktan sonra olaya müdahale süresi ortalama 5 dakikadır. Şiddete maruz kalan kadın mağdurlar için yönlendirme ve destek amaçlı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (mülga) ASHB bünyesinde 2013 yılında Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Yönetme- liği yürürlüğe koyulmuştur. Konukevlerinde kadınlar meslek edin- dirme kurslarına yönlendirilmişler ve aynı zamanda sanatsal, sosyal, sportif faaliyetlere de katılımları sağlanmıştır. Bu imkânların yanında kreş ve çocuk kulüpleri oluşturarak eğitim faaliyetleri başlatılmıştır. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 91 Nüfusu yüz bini geçen belediyelere, fiziksel, duygusal, cinsel, eko- nomik ve sözlü istismara veya şiddete uğrayan kadınların, şiddetten korunması, psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güç- lendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ih- tiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri ve kadın konukevi, sığınma evi, kadın sığınağı, kadın evi, şefkat evi ve benzeri adlarla açılmış ya da açılacak yatılı sosyal hizmet kuruluşu açma zorunluluğu getirilmiştir. Türkiye’de 2002 yılında 8 kadın ko- nukevi 170 kişilik bir kapasite ile hizmet vermekteyken 2022 yılının sonuna kadar ASHB’na bağlı 81 ilde 154 kadın konukevi ile hizmet ve- rilmesi hedeflenmektedir. 2022 yılında yerel yönetimlere bağlı 2.743 kişilik kapasite ile 11 ilde 33 kadın konukevi, STK’lara bağlı 735 kişilik kapasite ile 1 kadın konukevi, diğer kamu kurumlarına (Göç İdaresi Başkanlığı) bağlı 20 kişilik kapasite ile 3 kadın konukevi 90 kişilik kapasite ile olmak üzere toplam 149 kadın konukevi hizmet vermek- tedir. Kadına Yönelik Şiddet Kadına yönelik şiddet, istismar ve her türlü ayrımcılıkla mücadele kadın politikalarının ana eksenlerinden birini oluşturmaktadır. Kadı- nın statüsünün güçlenmesi ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi için önemli adımlar atılmıştır. 9 Mart 2022’de Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması ve Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi için kurulan ko- misyon raporu Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek kamuoyuyla paylaşılmıştır. 92 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 2.8. Şehit Yakınları Ve Gazilere Yönelik Sosyal Politikalar Türkiye’de son yirmi yıl içinde yürütülen politikalar ve titiz çalışma- larla şehitlerin yakınlarına ve gazilere yönelik kapsamlı sosyal haklar tanınmış ve onlara birçok sosyal hizmet faaliyeti sunulmuştur. Şehit yakınları ve gazilerin istihdamlarından sağlık hizmetlerine, eğitim ve öğrenimlerinden sosyal yaşamlarına kadar tüm sorunlarının çözümü için çalışılmaktadır. Teşkilatlanma 633 sayılı kanun hükmünde kararname kapsamında 08.06.2011 tari- hinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (mülga) ASHB bünyesinde ilgili birçok bakanlık kurumu ve kuruluşu tarafından hizmet sunulan şehit yakınları ve gazilerin haklarını düzenleyen ve koordine eden müstakil bir daire başkanlığı olarak “Şehit Yakınları ve Gaziler Daire- si Başkanlığı” kurulmuştur. Bu Daire Başkanlığı 10.07.2018 Tarihli ve 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile şehit yakınları ve gazilere daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla Genel Müdürlük olmuştur. Bu düzenlemelerle: TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 93 • 2012 yılında çıkartılan 6353 sayılı yasayla daha önce 43 değişik mevzuatta yer alan şehit yakınları ve gazilerle ilgili tüm haklar tek çatı altında toplanmıştır. • 2014 yılında yasal değişikliklerle şehit yakınlarının ve gazilerin haklarında yeni düzenlemeler yapılarak durumlarının daha da iyileştirilmesi sağlanmıştır. • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. Maddesine 2011 yılında; “Harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz” ibaresi ek- lenerek pozitif ayrımcılık getirilmiştir. • “3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu” ile “2330 sayılı Nakdi Taz- minat ve Aylık Bağlanması Kanunu’nda” düzenlemeler yapılarak şehit yakınları ve gaziler için tazminat hakkı ve maaşlarda iyileş- tirmeler yapılmıştır. Ayrıca 2013 yılından itibaren terör olayla- rında hayatını kaybeden sivil vatandaşların da yakınlarına maaş bağlanmaya başlanmıştır. • 2012 yılında şehit yakınlarına sağlanan ve daha önce bir kişi olan istihdam hakkı iki kişiye çıkarılmıştır. Buna göre, birinci istih- dam hakkı şehidin eşi veya çocuklarından birine, ikinci istihdam hakkı ise şehidin anne-baba veya kardeşlerinden birine sağlan- mıştır. Şehit yakınları ve gazilerin 6 ayda bir yapılan istihdam ata- malarının, artık hiç beklemeden yapılması sağlanmıştır. Kamuda istihdamı sağlanan şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısı yaklaşık 50 bine yükseltilmiştir. Sağlanan Haklar Şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarına ücretsiz seyahat kartları veril- mektedir. Şehit yakınlarından sonra gazilerin de anne-babalarına ve 25 yaşından küçük çocuklarına ücretsiz seyahat hakkı tanınmıştır. Bu kapsamda 2021 yılı itibarıyla basım ve dağıtımı yapılan ücretsiz seya- hat kartının toplam sayısı 200 bini aşmıştır. Yasal Haklar Türk Ceza Kanunu’nun devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı 94 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI suçlar bölümlerinde yer alan suçlara ilişkin bu eylemlerin devamı ni- teliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı, faydalı oldukları sıra- da hayatlarını kaybedenlerin yakınları veya yaralananlar tarafından açılan hukuk davaları veya bu suçlara ilişkin yürütülen ceza soruştur- maları veya kovuşturmalarında mağdur, müşteki ve katılan sıfatıyla temsiline ilişkin, şehit yakınları ve gazilerin müdahil oldukları tüm dava dosyaları için hukuki yardım sağlanmaktadır. Şehit yakınları ve gazilerden sonra vazife malulü vatandaşların da ço- cuklarına eğitim-öğretim için ek ödeme imkânı sağlanmıştır. Bu ço- cuklara yılda bir kereye mahsus olmak üzere, öğrenim durumlarına göre; değişen miktarlarda eğitim öğretim desteği verilmektedir. Eylül 2021 yılı verilerine göre özel okullarda okuyan şehit ve gazi çocukla- rının sayısı 6 binin üzerindedir. Şehit ve gazi çocuklarının, Yükseköğ- renim Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlardan ücretsiz faydalan- maları sağlanmıştır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren olaylar nede- niyle vazife malullüğü aylığı alan malul personel (erbaş /er dahil) ile bakıma muhtaç vazife ve harp malullerinin ilaç, protez / ortez ve di- ğer iyileştirici araç ve gereçleri ile yardımcı üreme yöntemleri ve teda- vilerinde katılım payı ve ilave ücret alımı kaldırılmıştır. Görev şehidinin ve vazife malulünün ailesinin maaş alabilmesi için mağduriyetini ispatlama şartı 2014 yılında kaldırılmıştır. Yapılan dü- zenleme ile mağduriyet ispatı aranmadan ailelere maaş bağlanması yasalaştırılmıştır. Başkasının bakım ve desteği olmadan yaşayama- yacak derecede ağır malul olan gazilere ve sivil terör mağduru va- tandaşlara ödenen aylıklar asgari ücretin artışına bağlı olarak sürekli artırılmaktadır. Faizsiz konut kredisinden yararlanamayan vazife ve harp malulü ga- zilerin de şehit yakınları ve diğer gaziler gibi bu haktan faydalanma- ları sağlanmıştır. Bu sayede hak sahipleri 2022 yılı için 241.000 TL tutarında faizsiz konut kredisi kullanabilmektedir. Vazife ve harp malullüğü kapsamında su ve elektrik ücretlerinde in- dirim imkânlarından yararlanamayanlar bu hakkı kullanabilme im- TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 95 kânına kavuşturulmuştur. Şehit yakınları ve gazilerin konutlarında kullandıkları elektrik ücretinde %40’a, su ücretinde %50’ye varan in- dirim sağlanmıştır. Er ve erbaşlar ile vazife malulü kamu görevlileri- ne derece kademe ilerlemesi yapılarak aylıklarında artış sağlanmış ve uygulama farklılıkları giderilmiştir. 96 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 2.9. Göçmenlere Yönelik Sosyal Politikalar Uluslararası göç, küreselleşen dünyanın kaçınılmaz bir gerçeğidir. Türkiye, coğrafi ve stratejik konumu sebebiyle tarih boyunca pek çok göç hareketine şahitlik etmiş, milyonlarca göçmene ev sahipliği yap- mış ve yapmaya devam etmektedir. Sığınmacılara ensar ve muhacir ruhu ile yaklaşılarak, tüm politikalar bu çerçevede geliştirilmiştir. 2022 yılı itibarıyla Türkiye’de beş milyonun üzerinde yabancı bulun- maktadır. Bu yabancıların tamamı sığınmacı değildir. Bu sayının için- de Suriye iç savaşı nedeniyle ülkemize sığınmış olan 3,7 milyondan fazla geçici koruma altında yaşayan Suriyeli bulunmaktadır. Türkiye, açık kapı politikası ile yuvalarından ayrılmak zorunda kalan sığın- macı mazlumlar için üzerine düşen tarihi, vicdani, insani ve hukuki görevi yerine getirmektedir. Kitlesel akın durumlarında sağlanacak “Geçici Koruma” sistemi, Ya- bancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile yasal dayanak kazan- mıştır. Geçici Koruma Uygulaması; ülkeye kabul edilme, kayıt, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim, istihdam piyasasına katılım dahil ol- mak üzere birçok hak içermektedir. Türkiye’nin göç ve uluslararası koruma (iltica) alanında örnek bir ülke olma yolundaki başarısı, hak tabanlı ve ülkedeki koruma alanını geliştirecek niteliğe sahip “Ya- bancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu” ile desteklenmiştir. Türki- ye, sığınmacılara Göç İdaresi Başkanlığı ve AFAD başta olmak üzere bakanlıkların ilgili birimleri ve Kızılay başta olmak üzere diğer sivil TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 97 toplum kuruluşları aracılığıyla, geçici koruma statüsü kapsamında hizmetler sunmaktadır. Geçici koruma kapsamı altına alınan Suriyeli sığınmacılara, ekono- mik ve sosyal anlamda bağımlılıklarının azaltılması ve başkalarına ihtiyaç olmadan yaşamlarının devam ettirilebilmesi için çalışma izni hakkı tanınmıştır. Geçici koruma kapsamında kayıt altına alındığı ikamet şehri sınırları içinde olmak ve geçici koruma kapsamı altına alınmasının üzerinden en az 6 ay süre geçmesi şartıyla, tüm mülteci- ler her seferinde en fazla 1 yıl olmak üzere çalışma izni başvurusunda bulunabilmektedir. Suriyelilerin yaşadığı acıların, travmaların ve savaş izlerinin silinmesi için psiko-sosyal destek hizmetleri verilmektedir. Suriyeliler içerisin- de daha dezavantajlı durumda bulunan çocuklar, kadınlar, engelliler, yaşlılar için şiddetin ve istismarın önlenmesi, resmi nikâh, kadın ve çocuk hakları konularında eğitim programları düzenlenerek, Arapça ve Türkçe olarak bilgilendirici broşürler dağıtılmaktadır. Suriyeli çocukların ve gençlerin zihinsel ve bedensel gelişimlerinin desteklenmesi için geçici barınma merkezlerinde 116.000 m² spor alanı ve 51.000 m² oyun parkı yapılmıştır. Binin üzerinde çok amaçlı çadır, dinlenme ve internet salonu kurulmuştur. Yabancılara Yönelik Sosyal Uyum Yardım Programı kapsamında, Türk Kızılay’ı aracılığı ile kamplar dışında şehirlerde yaşayan sığın- macılar için “Kızılay Kart” uygulaması başlatılmıştır. Türkiye’deki sı- ğınmacıların ihtiyaç duydukları her an onların yanında olunabilmesi için Göç İdaresi Başkanlığı bünyesinde 7 gün 24 saat 6 dilde ücretsiz hizmet veren Alo 157 Çağrı Hattı kurulmuştur. Bu çağrı hattı sayesin- de danışmanlık hizmetinden, tercümanlık hizmetine kadar birçok konuda destek sağlanmaktadır. • İnsani yardım kapsamında gıda, barınma ve diğer yardım malze- mesi dağıtımı gerçekleştirilmiştir. • Sağlık hizmetleri kapsamında; onarılan ve inşa edilen 11 hastane, 84 sağlık merkezi, 16 özel hastane, 18 acil sağlık hizmeti istasyo- nu, 14 mobil sağlık aracı Suriye’de hizmete sunulmuş, bu sağlık kuruluşlarında 2.085 Suriyeli ve 230 Türk sağlık personeli (dok- tor, hemşire, ebe, sağlık teknikeri, eczacı) görev yapmaktadır. 98 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI • Eğitim faaliyetleri kapsamında; onarılarak faaliyete geçirilen top- lam 2.245 okulda hâlihazırda yaklaşık 320.000 öğrenci eğitim-öğ- retimine devam etmektedir. Kuaförlük, dikiş, örgü kursları olmak üzere halk eğitim kursları açılmıştır. • Aile ve sosyal hizmetler kapsamında; 5 sosyal hizmet merkezi, 2 aile destek merkezi ve 2 kreş-sosyal market Suriye’de hizmete sunulmuştur. Ayrıca çatışma ortamından etkilenen çocuklar ve kimsesizler için kültür merkezleri açılmıştır. • Gençlik ve spor faaliyetleri kapsamında; onarılan/inşa edilen 3 stadyum, 3 gençlik merkezi, 3 spor salonu, 9 kültür merkezi ve 10 futbol sahası hizmete sunulmuştur. • Din hizmetleri kapsamında; onarılan/inşa edilen toplam 773 ca- mii hizmete sunulmuştur. • Ulaştırma ve altyapı faaliyetleri kapsamında; yerel imkânlar, sivil toplum kuruluşlarının destekleri ve devletin katkılarıyla yol yapı- mı, su, elektrik, GSM, internet arzı ile temizlik, alt yapı geliştirme gibi belediye hizmetleri verilmektedir. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 99 Millî Eğitim Bakanlığı, örgün eğitim faaliyetlerinin yanında birçok alanda Halk Eğitimi Merkezleri bünyesinde yaygın eğitim faaliyet- leri kapsamında kurslar düzenlemektedir. 2014-2021 yılları arasında meslekî kurslara 195.387 kursiyer katılmıştır. 1.305.793 kursiyer halk eğitimi merkezlerinde düzenlenen kurslara katılmıştır. Genel kursla- ra katılan kursiyerlerin çoğunluğunu Türkçe Okuma Yazma Kursları- na katılan kursiyerler oluşturmaktadır. Türkiye, Filistin’den Somali’ye, Arakan’dan Balkanlara; afetzedeler- den sığınmacılara varıncaya kadar her alanda milli gelirine oranla dünyanın en fazla insani yardım yapan ülkesi olmuştur. 100 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 2.10. Hükümlü Ve Eski Hükümlülere Yönelik Sosyal Politikalar Denetimli serbestlik; şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde denetim ve takibinin yapıldığı, iyileştirilmeleri için ihtiyaç duyulan hizmet, program ve kaynakların sağlandığı, yeniden suç işlenmesini önlemeyi ve toplumun korunmasını amaçlayan bir ceza ve infaz sis- temidir. 15 Ağustos 2005 tarihinde Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Ge- nel Müdürlüğü bünyesinde Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı ku- rulmuştur. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Danışma Kurulu oluştu- rulmuş ve adalet komisyonunun bulunduğu merkezlerde denetimli serbestlik müdürlükleri ile koruma kurullarının teşkilatlanması sağ- lanarak denetimli serbestlik hizmetleri sunulmaya başlanmıştır. Gü- nümüzde, 81 il ve 63 ilçe merkezi olmak üzere, adalet komisyonunun bulunduğu 144 yerde denetimli serbestlik müdürlüğü bulunmaktadır. Denetimli serbestlik kapsamında, cezaları toplum içinde infaz edilen yükümlülerin tespit edilen risk ve ihtiyaçları doğrultusunda iyileştir- me çalışmaları yürütülmektedir. Söz konusu iyileştirme çalışmaları; bireysel görüşme, grup çalışmaları, seminer, boş zaman yapılandırıl- ması vb. faaliyetleri içeren bir süreci kapsamaktadır. Bu çalışmalar ilgili konularda eğitim almış denetimli serbestlik uzmanları (sosyal çalışmacı, psikolog, sosyolog ve öğretmen) tarafından yerine getiril- mektedir. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 101 Denetimli serbestlik müdürlüklerinde yürütülen iyileştirme faaliyet- leri şunlardır: • Değerlendirme Görüşmeleri • Bireysel Müdahale Görüşmeleri (Uzun Süreli Bireysel Görüşme) • Denetimli Serbestlik Uygulamalarında Öfke Kontrolü Programı - ÖfkeSİZ • Sigara, Alkol ve Madde Bağımlılığı Farkındalık Programı • Hayat için Değişim Programı • Öfke Kontrolü Müdahale Programı • Çocuk ve Gençler için; • Denetim Altındaki Çocuklar için Alkol ve Madde Müdahale Prog- ramı • Çocuklar için Genel Suçlu Davranışı Müdahale Programı • Çocuklar için Saldırganlığı Önleme Müdahale Programı • Gençler için Sigara, Alkol ve Madde Bağımlılığı Farkındalık Prog- ramı Elektronik İzleme Pilot uygulama sonrasında elde edinilen tecrübeler ışığında, gerekli yasal düzenlemeler yapılmış, Avrupa ve Amerika’daki elektronik izle- me merkezleri incelenmiştir. 19 Ekim 2012 tarihinde Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Elektronik İzleme Merkezi’nin kurulumuna ilişkin çalışmalara başlanmış, 20 Ocak 2013 tarihinde İzleme Merkezi’nin kurulumu tamamlanmıştır. Elektronik izleme sistemi ile bugüne kadar yaklaşık 59.164 kişinin denetim ve 102 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI takibi yapılmıştır. Yaklaşık 339 kişinin denetim ve takiplerine ise de- vam edilmektedir. Elektronik izleme merkezi 5.000 yükümlü takip kapasitesine sahip olup merkezde 7 gün 24 saat esasına göre 4 var- diya usulüyle çalışılmaktadır. Kurulduğundan bugüne kadar yaklaşık 60.000 yükümlünün denetimi ve takibi tamamlanmıştır. Denetimli Serbestlik 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu ile Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre Koruma Kurulları, ceza in- faz kurumlarından salıverilen hükümlülere yönelik psiko-sosyal ve ekonomik destek vermek üzere denetimli serbestlik hizmetleri kap- samında oluşturulmuş bir kuruldur. Koruma Kurulları aracılığı ile bugüne kadar; ceza infaz kurumların- dan salıverilen hükümlülere: 15.939 ayni, 2.878 nakdi, 2.267 işe yerleş- tirme, 309 kredi, 4197 eğitim, 96 sağlık, 417 psiko-sosyal, 2.404 diğer (proje faaliyetleri, hukukî yardım, bilgilendirme, barınma vb.) olmak üzere toplam 35.166 yardım yapılmıştır. 2020 yılında 95.828 eski hü- kümlü işe yerleşmek için başvuruda bulunmuştur. Bunlardan 3.782’si özel sektöre; 35.752’si de kamuda işe yerleştirilmiştir. İstihdama Katılım İŞ-KUR ile yapılan iş birliği sonucunda, eski hükümlülerin sahip ol- dukları mesleklerini yapmalarına imkân vermek, ekonomik ve sosyal TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 103 yönden güçlenmelerini sağlamak üzere kendi iş yerlerini kurmaları için projeler geliştirilmektedir. Bu projelerden uygun görülenlere, Türkiye İş Kurumu’nun desteğiyle asgari ücretin 15 katını aşmamak üzere hibe desteği de verilmektedir. Bu kapsamda 2014 yılından bu yana toplam 2.299 proje hayata geçirilerek eski hükümlülerin kendi işlerini kurmaları sağlanmıştır. Mesleki Eğitim Projeleriyle; eski hükümlülerin ve yükümlülerin sahip oldukları mesleğe yönelik gelişimlerinin sağlanmasına, meslekleri yoksa meslek edinmelerine, donanım ve kapasitelerinin artırılması- na ve dolayısıyla iş bulmalarına katkı sağlanmaktadır. Sosyal Destek Programı (SODES) ve Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Ge- liştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) ile Ulusal Ajans Programları kapsamında, denetimli serbestlik tedbiri altında bulu- nan yükümlüler, eski hükümlüler ile sosyal ve ekonomik yoksunluk nedeniyle suç işleme riski bulunan çocuk ve gençlere yönelik istih- dam, uygulamalı girişimcilik, sertifikalı mesleki eğitim, iş kurma, sos- yal destek gibi farklı konularda projeler geliştirilmektedir. Eski hükümlülerin istihdamı konusundaki olumsuz önyargının gi- derilmesi konusunda farkındalıkları artırmak ve sosyal ve ekonomik anlamda toplumsal duyarlılığı geliştirmek için kamu spotu çalışması Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünye- sinde Adalet Bakanlığı ortaklığında yürütülen, Avrupa Birliği destekli “Avrupa Yetişkin Öğrenimi Gündemi 4” projesi başarıyla gerçekleşti- rilmiştir. İşyurtları Kurumu, hükümlü ve tutukluların bireysel özellikleri, ilgi ve ihtiyaçları ve mesleki eğilimleri gibi kriterleri de dikkate alarak onları ülkenin ihtiyaç duyduğu nitelikli birer meslek elemanı olarak yetiştirmeyi amaçlayan bir kurumdur. Bu kapsamda İşyurtları Kuru- munun 2021 yılı içinde gerçekleştirdiği faaliyetler; Tarımsal Faaliyetler (Seracılık, meyve, sebze ve tahıl üretimi, arıcılık, zeytin ve zeytinyağı üretimi, bakliyat üretimi ve tarımsal aletler ve ekipmanda yenilenmeler, vb.), Endüstriyel Ziraat İş Kolu Faaliyetleri (Tahin helvası, lokum, cezerye ceviz ezmesi, reçel, salça, pekmez, et üretimi vb.), Tekstil Üretim Faaliyetleri (Konfeksiyon, yatak, yastık, 104 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI ayakkabı, terlik vb.), Endüstriyel Üretim (Mobilya atölyeleri, koltuk, masa ve sandalye üretimi, vb.), Hizmet Sektöründeki Faaliyetler (Hü- kümlü ve eski hükümlülerin üretime katılımlarının sağlanması ve toplumsal bütünleşmede rol almalarının teşvik edilmesi), olarak ger- çekleştirilmiştir. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 105 2.11. Bağımlılığın Önlenmesine Yönelik Sosyal Politikalar “Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Programı” kapsamında öğrenci eği- timi, bilgilendirme, farkındalık çalışmaları, aile rehberliği, öğretmen eğitimleri ve önleyici rehberlik hizmetleri yürütülmektedir. Bu kap- samda sağlıklı yaşam, alkol, tütün, madde ve teknoloji bağımlılığına ilişkin olarak yönetici, öğretmen, öğrenci ve velilere eğitimler veril- mektedir. Bağımlılık konusunda politika geliştirme sürecine katkı sağlaması amacıyla “Türkiye’de 16 Yaş Lise Öğrencilerinde Sigara-Alkol-Madde ve Teknoloji Kullanımı Araştırması” gerçekleştirilmiştir. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM) Eğitim Programı kapsamında gerçekleştirilen eğitimlere ilişkin veriler aşağıda yer almaktadır. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı Verileri (2020) MODÜL Öğretmen ve Yönetici Öğrenci Veli Sağlıklı Yaşam 42.517 2.727.642 387.510 Teknoloji Bağımlılığı 55.858 3.443.611 1.031.324 Tütün Bağımlılığı 21.469 1.167.683 158.942 Alkol Bağımlılığı 9.910 207.678 42.130 Madde Bağımlılığı 20.754 390.926 82.448 106 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Uyuşturucu ihbarlarının hızlı yapılması amacıyla oluşturulan “UYU- MA” adlı mobil uygulama 502 bin 294 kişi tarafından mobil cihazla- rına indirilmiştir. Program üzerinden 42 bin 249 ihbar yapılmıştır. 2020 yılında uyuşturucu ile mücadelede 1 milyar 362 milyon TL har- canmıştır. TBM’nin Yolculuğu 2014 2015 2017 2018 2020 2022 2019 2016 • MEB ile protokol ve formatör eğitimleri • Uzaktan eğitim sisteminin oluşturulması • Aile Bakanlığı eğitimleri, GSB, MSB, Diyanet eğitimleri • TBM’nin içeriklerinin oluşturulması • 32 bin uygulayıcının yetiştirilmesi • Sağlık Bakanlığı eğitimleri • Uluslararası TBM Uygulayıcı Eğitimi • TBM revizyonlarının tamamlanması • Formatör eğitimleri ile yaygınlaştırma çalışmalarının başlatılması • TBM’nin revize edilmesi • Dijital içeriklerin yenilenmesi • EFQM Mükemmellik ödülü kapsamında TBM’nin iyi uygulama örneği seçilmesi • İngilizce,Fransızca, Arapça, Rusça, Kazakça, Boşnakça çevirileri • EBA Entegrasyonu Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 107 Yeşilay’ın Hizmetleri Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) ilk olarak 2015 yılında ku- rulmuş ve hizmet vermeye danışma hattı ile başlamıştır. Her türlü bağımlılıkla mücadele eden Yeşilay’a bağlı olan danışmanlık merkez- lerinin sayısı 105’e çıkarılmıştır. YEDAM Danışma Hattında bağım- lılık alanında sosyal hizmet uzmanları ve uzman psikologlar görev yapmakta olup arayan kişilere doğru bilgilendirme ve yönlendirme hizmeti sunulmaktadır. Bağımlı kişilere, bağımlılıklarından kur- tulmaları konusunda; stres, depresyon, öfke kontrolü ve kaygı gibi ruhsal sorunlara yönelik psikolojik destek sağlanmıştır. Vatandaşlar YEDAM’a 115 numaralı Yeşilay Danışmanlık Merkezi Danışma Hat- tı’ndan ulaşarak ücretsiz destek alabilmektedir. 129 personel ile Türkiye’nin en fazla sosyal hizmet uzmanı istihdam eden kurumu olan YEŞİLAY sosyal destek hizmeti vermeye devam et- mektedir. Yeşilay Danışmanlık Merkezine şimdiye kadar; • Tütün özelinde 11 bin 220, • Alkol ve uyuşturucu madde özelinde 16 bin 296, • Kumar bağımlılığı özelinde 3 bin 814, • İnternet bağımlılığı özelinde ise 900 başvuru yapılmış, • 911 sosyal etkinlik düzenlenmiş, • Danışma Hattı’na bugüne kadar 500 bini aşkın gelen aramayla danışmanlık hizmeti sunulmuştur. Alkol, tütün, madde, kumar ve internet bağımlılığı alanlarında bil- gilendirme, yönlendirme ve takip hizmeti veren YEDAM Danışma Hattı, COVİD 19 pandemisinin neden olduğu yoğun kaygı, belirsizlik, hasta olma endişesi ve insanların alışkanlıklarının değişmesi gibi du- rumlar için psikolojik destek hizmetleri de sunmuştur. 108 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 2.12. Mevsimlik Tarım İşçilerine Yönelik Sosyal Politikalar Çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda bugüne kadar Çalışma ve Sos- yal Güvenlik Bakanlığı tarafından Türkiye’de yürütülen en büyük girişim olma özelliği taşıyan “Mevsimlik Tarımda Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi” projesine 2020 yılı Ekim ayında başlanmıştır. Projeyle mevsimlik tarımda aileleriyle birlikte hareket eden ve tarım işlerinde çalışan çocuklar için çeşitli faaliyetlerin yürütülmesi amaçlanmakta- dır. Mevsimlik tarımda aileleriyle birlikte hareket eden ve çalışan, bun- dan dolayı da eğitimlerinden geri kalan, sağlık riskiyle karşılaşan çok sayıda çocuk bulunmaktadır. “En kötü biçimlerdeki çocuk işçiliği” olarak tanımlanan bu durumun ortadan kaldırılmasına katkı verecek tüm çalışmalara destek olunmaktadır. ÇSGB tarafından 2017 tarihinde Mevsimlik Tarım İşçileri Projesi (ME- TİP II) uygulanmaya başlanmıştır. Mevsimlik tarım işçisi vatandaşla- rın ve ailelerinin yaşadıkları sorunların giderilmesi için ilgili kurum- ların görev ve sorumlulukları belirlenmiş olup il düzeyinde alınacak tedbirler valilerin gözetim ve denetiminde yürütülmektedir. Uygulanan proje kapsamında, mevsimlik tarım işçiliğinin yoğun ola- rak yer aldığı, toplam 22 ilde çalışmalar başlatılmıştır. Bu illere mev- TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 109 simlik tarım işçilerinin temel ihtiyaçlarını karşılayan, eğitim, sağlık ve sosyal faaliyetlere ilişkin imkân sunulan, elektrik, su ve kanalizas- yon alt ve üst yapısı bulunan geçici yerleşim alanları oluşturmak üze- re 2022 yılında 27,4 milyon olmak üzere toplam yaklaşık 87,9 milyon TL ödenek tahsis edilmiştir. Mevsimlik tarım işçilerine verilen kamu hizmetlerinin etkin olarak sunulabilmesi ve mevsimlik tarımda çocuk işçiliği ile mücadele edi- lebilmesi için Mevsimlik Tarım İşçileri Bilgi Sistemi (e-METİP) kurul- muştur. Bu çerçevede, mevsimlik tarım işçilerine ilişkin sayısal bil- giler toplanarak Türkiye’nin mevsimlik göç haritası oluşturulmuştur. 2018 yılı itibariyle 81 ilde kurulan Çocuk İşçiliğiyle Mücadele birimle- rinin faaliyetleri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından mevsimlik tarımda çocuk işçiliğiyle mücadele kapsamında yürütülen projelerde 2021 yılında toplam 23.240 çocuğa hizmet sunulmuştur. Mevsimlik tarım işçilerinin yaşadıkları yerlerde kalarak istihdama katılmaları yönünde politikaların güçlendirilmesine çalışılmaktadır. Mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı ekonomik, eğitim, sağlık, sosyal ve psikolojik sorunların çözümünde tüm bakanlıklarla eşgüdüm ha- linde çalışılmaktadır. Aynı zamanda özel sektör ile sendikalar başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarıyla da eşgüdüm halinde çalışma- lar sürdürülmektedir. Mevsimlik tarım işçiliğinin ço- cuklar üzerindeki olumsuz etki- sini azaltmak için bu grupların çalışma, seyahat ve yaşam ko- şulları sürekli iyileştirilmektedir. Ailelerin desteklenmesi amacıyla sosyal yardımlar sunulmaktadır. Mevsimlik tarım göç sürecinde çocuğun yaşam, gelişim, eğitim ve sağlık haklarının korunması için her türlü önlem alınmaktadır. Kı- saca mevsimlik tarım işçiliğinin çocuklar üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik politikalarda, çocu- ğun tüm haklarının korunması ve geliştirilmesi hedeflenmektedir. 110 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 2.13. Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlara Yönelik Sosyal Politikalar Yurt dışında yaşayan 6,5 milyonu aşkın Türk vatandaşının yaklaşık 5,5 milyonu Batı Avrupa ülkelerine yerleşmiş durumdadır. Türkiye’ye kesin dönüş yapmış olan 3 milyon kadar vatandaşla birlikte düşünül- düğünde yaklaşık 9,5 milyon vatandaşı ilgilendiren politikaların oluş- turulmasını zorunlu kılmaktadır. Türk dış politikasının öncelikli hedeflerinden birisi, yurtdışındaki Türk vatandaşlarının ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çö- zülmesidir. Bu çerçevede yurtdışındaki vatandaşlara yönelik geliştiri- lecek sosyal politikalar önemli bir yer tutmaktadır. Üçüncü kuşağın yaşadığı uyum sorunları günümüzde dikkat çekici hale gelmiştir. İki kültür arasında sıkışıp kalan bu kuşak, birçok sos- yal sorunla karşı karşıyadır (boşanma, aile sorunları vb.). Bu kapsam- da yurtdışındaki ailelere destek olunmaktadır. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının ihtiyaç duydukları konu- larda çalışmalar, projeler ve sosyal faaliyetler planlanmaktadır. Türk vatandaşlarının yaşadığı sorunlarla ilgili aşağıdaki faaliyetler düzen- lenmektedir: • 3. kuşağın sorunlarına (entegrasyona yönelik kültür çatışmaları, maddi ve manevi doyumsuzluk vb.) yönelik çalışmalar TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 111 • Hukuk danışmanlığı hizmeti (velayet, hizmet birleştirmeleri, aile birleşmeleri vb.) • Sosyal güvenlik hizmetleri • Uyum • Eğitim ve Türkçe anadil eğitimi • Yabancı düşmanlığı, ayrımcılık, ırkçılık ve İslam karşıtlığı • Din ve cenaze hizmetleri • İşsizlik 112 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 2.14. Roman Vatandaşlara Yönelik Sosyal Politikalar Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan Roman vatandaşlara yönelik sosyal politikalar geliştirilerek nüfusun bu kesimi çeşitli yasal düzenlemeler, projeler, stratejiler ve eylem planlarıyla koruma ve güvence altına alın- mışlardır. Roman vatandaşların yoğun olarak yaşadığı yerleşim alanlarında yaşa- nan sosyal sorunların çözümüne yönelik psiko-sosyal ve ekonomik des- tek hizmetleri ve faaliyetleri sürekli artırılmaktadır. Sağlıksız ve olumsuz barınma şartlarında yaşayan Roman vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi amacıyla barınma yardımları kapsamında ev yapımı ve ev onarıma yönelik barınma yardımları sürekli artırılmaktadır. Bu kapsam- da Roman vatandaşlara; • Ev satın alımı, • Kendi arsası olan vatandaşlara betonarme ev yapımı ve prefabrik ev yapımı, • Sağlıksız koşullarda ve kendi evlerinde yaşayan hanelerin evlerinin onarımı için destek, • Tam hisseli tapusu olmayan (bir yakının evinde yaşayan ya da hane TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 113 dışında hissedarların bulunduğu bir evde yaşayan) ancak olumsuz barınma şartlarına haiz evde en az son beş yıldır kira vermeden ke- sintisiz olarak yaşayan hanelere de ev yapımı ve ev onarımına yöne- lik yardımlar sürekli artırılmaktadır. Bu kapsamda 2021 yılında Ro- man vatandaşların yoğun olarak yaşadığı 22 ilde 1005 muhtaç hane için 15,1 milyon TL barınma yardımı yapılmıştır. • Roman vatandaşlara uygun ödeme koşulları ile geri ödemeli olarak 1+1 veya 2+1 konut yapımını içeren Sosyal Konut Projesi uygulanmış- tır. • Proje kapsamında 33.337 adet konut yapılmış, bu konutların 6.603 adedi Romanların yoğun yaşadığı bölgelerde inşa edilerek kullanı- ma sunulmuştur. 114 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 2.15. Dar Gelirli Vatandaşlara Yönelik Sosyal Politikalar Pek çok ülke dezavantajlı durumda olan vatandaşlarının barınma ihtiyacını sosyal/refah devletinin bir uygulaması olan “sosyal konut” projeleriyle karşılamışlardır. Sosyal konut uygulamalarının amacı dar gelirli vatandaşların en temel ve zaruri ihtiyaçlarından biri olan barınma ihtiyacının karşılanması ve onlara insanca yaşam standart- ları çerçevesinde “barınma” imkânı sunulmasıdır. Bu kapsamda 350 bin Sosyal Konut Projesi oluşturulmuştur. 2022 yılında uygulanmaya başlanan Sosyal Konut Projesinde, 2+1, 3+1 konutlar vatandaşlara en uygun fiyatlarla ve ödeme seçenekleriyle sunulmaktadır. Proje kap- samında 250.000 sosyal konut, hazine arazilerine 100.000 altyapılı konut arsası ve 10.000 sanayi sitesinin yapılması planlanmıştır. Bu kapsamda daha önce ev sahibi olamayan dar gelirli vatandaşların, 81 ilde çok uygun fiyatlara ev sahibi olması hedeflenmektedir. Başta dar ve orta gelirli vatandaşlar olmak üzere tüm vatandaşların nitelikli konut ihtiyacını karşılamak amacıyla faaliyetlerine devam eden TOKİ tarafından, son yirmi yılda 1 milyon 170 bin konut inşa edilmiştir. Kentsel dönüşüm projeleri kapsamında ise 3 milyon konu- tun dönüşümü tamamlanmıştır. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 115 Halka rekreasyonel imkânlar sunan, halkın doğayla iç içe olmasını sağlayan, tarihi, doğal ve kültürel değerleri koruyan alanlar olan Mil- let Bahçesi Projelerinden 446 Millet Bahçesi Projesi hazırlanmış ve bunlardan 128’i tamamlanmıştır. İhtiyaç sahiplerine yönelik ısınma desteği kapsamında kömür ve doğal gaz yardımının sağlanması yanında kronik hastalara yönelik elektrik desteği programı kapsamında kronik hastalığı nedeniyle cihaza bağımlı olan hastaların bulunduğu hanelerin elektrik fatura bedeli ve kesintisiz güç kaynağına yönelik ihtiyaçlarının karşılanma- sı son dönemde önemli sosyal politika uygulamaları arasında yer al- maktadır. 116 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 117 2.16. Doğal Afetlere Yönelik Sosyal Politikalar Türkiye, sahip olduğu tektonik, sismik, topografik ve iklimsel yapısı gereği doğal afetlerle sıklıkla karşı karşıya kalan bir ülkedir. Su baskı- nı, sel, çığ, heyelan, yangın gibi doğal afetler arasında Türkiye’de en büyük risk teşkil eden afet, depremdir. Türkiye, depremlerde insan kaybı açısından dünyada üçüncü, etkilenen insan sayısı açısından sekizinci sırada bulunmaktadır. Hemen her yıl, büyüklüğü 5 ile 6 ara- sında değişen en az bir deprem yaşanmaktadır. Afetlerle ilgili olarak görev yapan İçişleri Bakanlığı’na bağlı Sivil Sa- vunma Genel Müdürlüğü, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’na bağlı Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve Başbakanlık’a bağlı Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü kapatılarak, 2009 yılında çıkarılan 5902 sayılı yasa ile Başbakanlık’a bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Baş- kanlığı (AFAD) kurulmuş, yetki ve sorumluluklar tek bir çatı altında toplanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili yapılan düzenlemeler kapsamında, 15 Temmuz 2018 tarihinde yayınlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Afet ve Acil Durum Yöneti- mi Başkanlığı İçişleri Bakanlığına bağlanmıştır. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, afetlerin önlenmesi ve zarar- larının azaltılması, afetlere müdahale edilmesi ve afet sonrasındaki 118 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI iyileştirme çalışmalarının süratle tamamlanması amacıyla gereken faaliyetlerin planlanması, yönlendirilmesi, desteklenmesi, koordine edilmesi ve etkin uygulanması için ülkenin tüm kurum ve kuruluşları arasında işbirliğini sağlayan, çok yönlü, çok aktörlü, bu alanda kay- nakların rasyonel kullanılmasını gözeten, faaliyetlerinde disiplinler arası çalışmayı esas alan iş odaklı, esnek ve dinamik yapıda teşkil edilmiş bir kurumdur. AFAD sahip olduğu gönüllü ordusuyla kriz ve afet durumlarına karşı 81 ilde sürekli hazır haldedir. AFAD, illerde doğrudan valiye bağlı İl Afet ve Acil Durum Müdürlük- leri ve 11 ilde bulunan Afet ve Acil Durum Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlükleri vasıtasıyla çalışmalarını yürütmektedir. Afet ve acil durumlara ilişkin tek yetkili kurum olan AFAD, bir şemsiye kurum anlayışıyla afet ve acil durumun niteliği ve büyüklüğüne göre gerek Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri, Sağlık, Ulaştırma ve Altyapı vb. il- TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 119 gili diğer bakanlıklar ile gerekse sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Sadece ulusal çapta değil uluslararası anlamda da birçok başarılı ope- rasyona imza atan AFAD, dünyanın en uzak coğrafyalarında dahi ya- şanan afet ve acil durumlara kayıtsız kalmamış, kaliteli, profesyonel ve alanında uzman personeli, teknolojik ekipmanı ile Haiti’den Ja- ponya’ya, Şili’den Myanmar’a kadar yardım elini uzatmış; Libya, Tu- nus, Mısır ve Suriye yaşanan toplumsal olaylarda dünyanın takdirini kazanan tahliye ve insani yardım operasyonlarını başarıyla gerçek- leştirmiştir. 120 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Türk Kızılay Türkiye’de ve dünyada doğal afetlerde ve insani yardım hizmetlerinde önemli roller üstlenen kurumlardan bir tane- si de Kızılay’dır. 1868 yılından kurulan Türk Kızılay’ı o günden bu yana top- lumsal dayanışmayı sağlamak, sosyal refahın gelişmesine katkıda bulunmak, yoksul ve muhtaç insanlara barınma, beslenme ve sağlık yardımı ulaştırmak için önemli görevler üstlenmektedir. Türk Kızılay; kan, afet, uluslararası yar- dım, göç ve mülteci hizmetleri, sosyal hizmetler, sağlık, ilk yardım, eğitim, gençlik ve mineralli su işletmeleri alan- larında faaliyetler sunmaktadır. Kızılay, küresel bir insani yardım aktörü rolüyle 2021’de Türkiye’de 38.475.909, uluslararası alanda 8.550.000 kişiye hizmet ulaştırmıştır. Kızılay ile: • İhtiyaç sahibi ailelerin karşılamakta güçlük çektikleri temel ihti- yaçlarına destek olmak amacıyla yapılan “asgari geçim desteği”, TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 121 • İhtiyaç sahiplerinin temel beslenme ve gıda malzemesi ihtiyaçla- rının karşılanması amacıyla yapılan “gıda yardımı”, • Yeni doğan bebeklerin ve annelerinin doğum sonrası temel ihti- yaçlarının karşılanması için yapılan “doğum yardımı”, • İhtiyaç sahiplerinin giyim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapılan “giyim yardımı”, • Afet ve acil durum hâllerinden etkilenen kişi ve gruplara yönelik “afet yardımları”, • İhtiyaç sahiplerinin daimî ikamet ettiği ve oturulamayacak hâl- deki evlerinin fiziksel durumlarının iyileştirilmesi amacıyla “ba- rınma yardımları” yapılmaktadır. • Kızılay, 2021 itibarıyla ülke genelinde; • 29 aşevi, • 5 öğrenci yurdu, • 86 mobil aşevi/ ikram aracı, • 4 sosyal market, 122 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI • 81 kıyafet butiği, • 15,4 milyon kişiye sosyal yardım, • Huzurevleri ve sağlık kurumlarıyla 929 bin kişiye sağlık hizmeti sağlanmıştır. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 123 2.17. Çalışma Hayatına Yönelik Sosyal Politikalar Çalışma hayatını düzenlemek ve denetlemek, işgücü piyasasının ya- pısal sorunlarını çözmek suretiyle büyümenin istihdama katkısını, istihdam ve işgücüne katılım oranını artırmak, nitelikli insan kay- nağı oluşturmak, sosyal güvenliği yaygınlaştıracak tedbirler almak, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü geliştirerek tüm çalışanlara sağlıklı ve güvenlikli çalışma ortamı oluşturmak sosyal politikaların temel amaçlarıdır. Türkiye’de aktif sigortalı sayısı 2022 haziran ayı itibariyle 25,7 milyo- na ulaşmıştır. Toplam istihdam ise 30 milyonu geçmiştir. Aktif Sigortalı Sayısı Aktif sigortalı sayısı 12 milyon kişi 25,7 milyon kişi 2002 2022 (Haziran) İşgücü Sayısı İşgücü sayısı 23 milyon kişi 34 milyon kişi 2002 2022 124 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI 2002 yılında işyeri sayısı 727 bin iken 2022 yılında (Haziran) 2,1 mil- yona (%193 artış) çıkarılmıştır. 2002 yılında çalışan sayısı 6,5 milyon kişi iken, 2022 yılı başında bu sayı 19,3 milyonun üzerine çıkmıştır. İstihdamı desteklemek üzere asgari ücret desteği hariç 316 Milyar TL teşvik sağlanmıştır. 2002 yılında %52,4 olan kayıt dışı istihdam oranı 2022 yılında %26,9’a indirilmiştir. 2016 yılında başlayıp halen devam eden asgari ücret desteği uygula- masından 2022/Temmuz ayına kadar toplam 47,8 milyar TL destek sağlanmıştır. Aktif işgücü programında 2020 yılı ocak ayından bu yana yaklaşık 1 milyon kişi için 8,04 milyar TL kaynak aktarılmıştır. İş Gücüne Katılım Oranı İstihdam Sayısı İş gücüne katılım oranı İstihdam sayısı %47,10 21 milyon %52,60 30,6 milyon 2002 2002 2022 2022 Kayıtdışı İstihdam Oranı Kayıtdışı istihdam oranı %52,4 %26,9 2002 2022 TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 125 2016 yılından 2022/Temmuz dönemine kadar primlerini düzenli ödeyen BAĞ-KUR sigortalılarına 5 puan hazine indirimiyle birlikte 7,7 Milyar TL destek sağlanmıştır. 2002 yılında %40 olan BAĞ-KUR sigortalılarının prim oranı 2022 yılında %34,5’e düşürülmüştür. Norm ve standart birliğini sağlayan sosyal güvenlik reformu hayata geçirilmiştir. Sosyal güvenlik sisteminde standart sağlanmıştır. Yıllara Göre Net Asgari Ücret 2002 2010 2006 2014 2020 2004 2012 2018 2008 2016 2022 2003 2011 2007 2015 2021 2005 2013 2019 2009 2017 184,25 576,57 380,46 846,00 2.324,71 303,08 701,13 1.613,12 481,55 1.300,99 4.253,40 226,00 629,96 403,03 949,07 2.825,90 350,15 773,01 2.020,90 527,13 1.404,06 5.500,35 2022 (temmuz) BAĞ-KUR Prim Oranları BAĞ-KUR pirim oranları %40 %34,50 2002 2022 SGK Kapsamındaki Nüfus SGK kapsamındaki nüfus %69 (44 milyon kişi) %100 (GSS dahil 84 milyon kişi) 2002 2022 126 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI Sosyal Güvenlik Kapsamı Genel Sağlık Sigortası ile tüm nüfus SGK kapsamı içine alınmıştır. Aktif çalışan sayısı 25,6 milyon Emekliler 13,8 milyon GSS’Lİ 8,8 milyon Aileler 35,3 milyon 2022 Temmuz GSS Primleri 194,13 TL ödeyerek GSS kapsamında olan kişi sayısı 2.163.777 GSS primi devlet tarafından ödenen kişi sayısı 6.701.585 TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 127 Ocak 2020-Ağustos 2022 döneminde 5,3 milyon bireysel danışan ile 7,1 milyonu aşkın bireysel görüşme yapılarak iş ve meslek danışman- lığı hizmeti sunulmuştur. Kadınlar, gençler, eski hükümlüler gibi işgücü piyasasında özel politika gerektiren gruplara yönelik yoğun- laştırılmış danışmanlık ile İş Kulüplerinden 135 Bin vatandaş yarar- landırılmıştır (Ocak 2020-Ağustos 2022). • 2020 yılından itibaren 379 bini aşkın engelli danışanla 660 bin bireysel görüşme gerçekleştirerek engelli vatandaşa iş ve meslek danışmanlığı hizmeti sunulmuştur. • 2002 yılında emekli ikramiyesi ödemesi için azami süre 30 yıl ile sınırlıyken 2017 yılında yatılan düzenleme ile 30 yıl üzeri hizmeti olan emeklilere ikramiye ödenmeye başlanmıştır. • Emekli olduktan sonra ticari faaliyette bulunan esnafın aylıkla- rından yapılan %15’lik sosyal güvenlik destek primi kesintisi kal- dırılmıştır. • 13,8 Milyon emekli ile emekli sayısı 2002 yılından (6.5 milyon kişi) 2022 yılına kadar 2 katına yükselmiştir. • Emeklilere banka promosyonu ödemesi imkânı getirilmiş, uzun zamandır beklenen intibak yasası çıkarılmıştır. 128 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI • 2018 yılında emeklilere Ramazan ve Kurban bayramlarında emekli ikramiyesi ödemesi başlatılmıştır. Emekli vatandaşlara toplam 114 milyar TL bayram ikramiye ödemesi gerçekleştiril- miştir. • 2020 yılı itibarıyla emekliler için 8.687 ilaç geri ödeme kapsamın- dadır. • Daha önce emeklilik hakkına sahip olmayan köy korucuları için 2007 yılında 442 sayılı kanun kapsamında emeklilik hakkı tanın- mıştır. • Vazife malullüğü aylığı alan gazilerin ikinci bir yaşlılık aylığından yararlanabilmeleri için 20 yıl 5000 gün imkânı getirilmiştir. Bu kişilere ayrıca vazife malullüğü bağlandıktan sonra daha kolay şartlarda (20 yıl 5000 gün) ikinci bir yaşlılık aylığından yararla- nabilmelerine imkân tanınmıştır. • Doğum yapan çalışanlara 3 çocuğa kadar doğum borçlanması im- kânı sağlanmıştır. • Covid-19 pandemisi sürecinde kronik hastaların süresi biten ra- porları geçerli sayılarak, hastaların sağlık hizmeti sunucusuna gitmeden ilaç ve tıbbi malzeme ihtiyacı karşılanmıştır. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 129 • Covid-19 Pandemi olgularına verilen tanı ve tedavi hizmetleri acil hal kapsamına alınarak, katılım payı alınmamıştır. Ayrıca Co- vid-19 tanısı konulan kişilerden hiçbir ilave ücret alınmamıştır. • Covid-19 pandemisinin işgücü piyasasına olumsuz etkilerini azaltmak için 3,1 milyon vatandaşa nakdî ücret desteği ile 14 mil- yar TL destek sağlanmıştır. • İşsizlik ödeneğinden 2,4 milyon vatandaşa toplam 17,1 milyar TL tutarında ödeme yapılmıştır. • Normal çalışma düzenine dönen özel sektör iş yerlerine 4,5 mil- yar TL normalleşme teşviki uygulanmıştır. • Covid-19 Pandemi döneminde esnafımıza kısa çalışma ödeneği ve nakdî ücret desteği sağlanmıştır. • Kısa çalışma ödeneği almaya hak kazanan 4 milyon vatandaşa toplam 36,8 milyar TL ödeme yapılmıştır. • Madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe; 2002 yılında 100 binde ölüm oranı 81,7 iken alınan önlemler neticesinde bu oran 2022 yı- lında 100 binde 49,3’e düşmüştür. • İnşaat sektöründe 2002 yılında 100 binde ölüm oranı 44,7 iken alınan önlemler neticesinde bu oran 2022 yılında 100 binde 23,7’ye düşmüştür. Ölümle sonuçlanan iş kazaları oranı ise %50 azalmıştır. • 2002 yılında iş kazalarında ölüm oranı 100 binde 13,4 iken bu oran 2022 yılında 100 binde 6,7’ye düşmüş, yarı yarıya azalmıştır. 130 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI • 2013 yılında “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun” yürürlüğe girdi- ği bu tarihten 2022 yılına iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alan işyeri sayısı 11 kat artarak 255 bine çıkmıştır. Kamu bürokrasisindeki hiyerarşi ve adalet gözetilerek ek gösterge sisteminde yeni düzenleme yapılmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan, çalışan ve emekli 5,3 milyonu aşan kamu personelinin ek göstergelerinin yeniden belirlenmesini sağla- yan düzenleme tarihi niteliktedir. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 131 Kamu çalışanının hayat standartlarını yükseltecek olan ve 3600 Ek Gösterge çalışması olarak bilinen değişiklik bütün kamu personeli- ni kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Memurların kadro unvanı/ derecesi, hizmet sınıfı, görevin önemi, sorumluluk düzeyi, hiyerarşik konumu ve eğitim durumu esas alınarak belirlenen ek gösterge siste- minde yapılan bu düzenlemelerle kamu hiyerarşisindeki kimi aksak- lıklar giderilmiş ve memurların hem emekli ikramiyelerinde hem de emekli aylıklarında iyileştirmeler yapılmıştır. Çalışma hayatını düzenleyen ve etkileyen kurumlardan bir tanesi de Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi’dir. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Türkiye’nin insan kaynakları envanterini çı- kartarak ve ihtiyaç duyulan alanlarda yetenek gelişim faaliyetlerini yürüterek Türkiye’nin vizyonu, hedefleri ve öncelikleri doğrultusun- da insan kaynağının geliştirilmesini sağlamaya yönelik projeler üret- mektedir. Bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi tarafından, kamu kurum, kuruluş ve iştiraklerinde görev yapan çalı- şanlara yönelik olarak çeşitli eğitimler düzenlenmektedir. Kamu kurumlarının hizmetine sunulduğu Nisan 2020 tarihinden bu yana Uzaktan Eğitim Kapısı’na 506 kamu kurumu ve 3,74 milyon ça- lışan dâhil edilirken; 5.500’den fazla eğitim faaliyeti ile Türkiye’nin dört bir yanından kamu çalışanlarının eğitim alması sağlanmıştır. Kamu çalışanlarının dijital becerilerinin geliştirilmesi, eğitim faali- yetlerine standart getirilmesi ile kamuda “Uzaktan Eğitim Kültürü” oluşturulmuş ve Platform’da yer alan eğitimlerin izlenme sayısı 51 milyona ulaşmıştır. Eğitim ve gelişim faaliyetlerine yönelik çalışmaların yenilikçi yön- temlerle devam etmesi ve kamu personeline ihtiyaca yönelik eğitim- lerin verilmesi hedefiyle 2022 yılı Ofis tarafından “Kamu Personeli Eğitim Atılım Yılı” olarak ilan edilmiştir. Kamuda işe alımların merkezi olarak yapılabilmesi amacıyla Kariyer Kapısı – Kamu İşe Alım Projesi kapsamında kamu kurumlarının istih- dam ilanları duyurulmakta, ilanlara başvurular e-Devlet aracılığıyla alınmakta, merkezi sistemlerden hazır gelen bilgiler (kimlik, eğitim, öğrencilik, KPSS, YDS, ALES, adli sicil, askerlik, ehliyet bilgileri vb.) 132 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI sayesinde adaylardan başvuru esnasında herhangi ek bir bilgi veya belge talep edilmemektedir. Ayrıca, sınav/mülakat yapma ve sonuçla- rı duyurma gibi değerleme süreçleri de dâhil olmak üzere baştan sona tüm işe alım süreci tek bir platform üzerinden yürütülebilmektedir. Kamu ve özel sektörde istihdam edilen iş gücünün envanteri çıkarı- lıp kısa, orta ve uzun vadeli insan kaynağı planlamasının Türkiye’nin stratejik hedefleri doğrultusunda gerçekleşmesini sağlamak amacıyla 2020 yılında İnsan Kaynakları Envanteri Projesi hayata geçirilmiştir. TÜRKİYE’DE 2002-2022 YILLARI ARASINDA UYGULANAN SOSYAL POLİTİKALAR | 133 03 Sonuç ve Değerlendirme S osyal politika, bir ülkede sosyal refah, sosyal adalet, sosyal kalkınma ve sosyal barışın sağlanıp sürdürülebilmesi için toplumu oluşturan sosyal gruplar arasında ortaya çıkabile- cek çıkar çatışmalarını asgariye indirmeye yönelik önlemler bütünüdür. Sosyal politika düzeltici bir işleve sahiptir. Sosyal politika “herkes için asgari yaşam düzeyinin güvence altına alınması”, “gelir- ler arasındaki ayrımın azaltılması” ve “bireylere tanınacak fırsat eşit- liği ile sosyal hareketlilik olanaklarının herkese açık bulundurulma- sı” şeklindeki düzeltici üç temel öğeyi esas alır. Temel amacı; sosyal gelişme ve kalkınmanın sağlanması ve sosyal barışın tesis edilerek sağlıklı bir toplumun meydana getirilmesi olan sosyal politika, bu amaçlar doğrultusunda sosyal güvenlik, sosyal yardım, sosyal hizmet ve istihdam yaratıcı projeler gibi çeşitli araçlardan faydalanmaktadır. Dünyada yoksulluğun azaltılması ve adaletsizliğin giderilmesinde sosyal politikaların önemli bir rolü vardır. Sosyal politikaların içeri- ğini oluşturan sorunlar birbirleriyle bağlantılıdır. Bu sorunların çö- zümü için sosyal entegrasyonun tüm boyutlarını aynı anda ele alabi- lecek bütünleşmiş bir çabaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çok boyutlu ve iç içe geçmiş sosyal sorunların çözümünde en önemli konu sosyal politikaların bütünlükçü ve kapsayıcı nitelikte olmasıdır. Türkiye’de bugüne kadar uygulanan sosyal politikalar, kişi, grup ve toplumların yeteneklerini ve potansiyellerini harekete geçirerek psi- kolojik, sosyal, ekonomik sorunlarının çözümlenmesine yardımcı 03 Sonuç ve Değerlendirme SONUÇ VE DEĞERLENDİRME | 137 olmakla kalmayıp, aynı zamanda bu grupları toplumsal hayata et- kin bir biçimde katmaya da teşvik etmeyi amaçlamıştır. Türkiye’nin sosyal politikalarında; vatandaşların sürekli değişen ihtiyaçlarının analizi, olası ekonomik ve sosyal risklerin önceden belirlenmesi, çö- züm yollarının üretilmesi ve bunların uygulamaya aktarılması büyük önem taşımaktadır. Sosyal politikaları ilgilendiren her türlü hizmetin vatandaşlara sunulması önemli bir hedeftir. Hem dünyanın hem de Türkiye’nin refah rejimini dolayısıyla sosyal politikalarını derinden etkileyen, önümüzdeki yıllarda daha da fazla etkileyeceği öngörülen ve çoğu zaman birbiriyle ilişkili olan temel de- ğişimler yaşanmaktadır. Gelecekte dünyada ve Türkiye’de sosyal yardım ve sosyal hizmet odaklı sosyal politikaları şekillendirecek bu değişimler kısaca şu baş- lıklar altında ele alınabilir: • Küreselleşme, • Yoksulluk, • İşsizlik, • Demografik değişimler (kent nüfusunun artması, göç olgusu, göç yönetimi, doğurganlığın azalması, nüfusun yaşlanması vb.), • Bakım sektörünün öneminin gittikçe artması, • Çevresel felaketler ve iklim krizinin yarattığı sorunların artması, • Artan teknoloji kullanımı, • Değişen iç ve dış politikalar, • İhtiyaçlara göre değişen sosyal hizmet kuruluşları, • Hesap verebilirlik, şeffaflık, kalite ve standartlara ilişkin taleple- rin artması, • Vaka yönetimi, hizmet değerlendirme ve yönetimsel rollerde artış, • Sosyal hizmet uzmanlarının rol ve sorumluluklarının değişmesi ve gelişmesi, 138 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI • Disiplinler arası ve meslekler arası ilişkilerin genişlemesi, • Müracaatçı merkezli bakım ve koordinasyonun artması, • Müracaatçıların karşılanmayan ihtiyaçlarının sürekli değişmesi, • Sosyal hizmet uzmanlarına olan ihtiyacın artması, • Sosyal hizmet sektöründe, devletin rolünün kademeli olarak azalması. Birçok ülkenin yüzleşmek zorunda olduğu makro ölçekteki bu deği- şimleri, Türkiye’nin de doğru okuyarak, analiz edip, uzun erimli poli- tikalar üretmesi, refah rejiminin ve sosyal politikalarının sürdürüle- bilirliği açısından oldukça önemlidir. Sürdürülebilir insani kalkınma çerçevesinden bakıldığında Türki- ye’nin uyguladığı sosyal politikaların hedefi; sosyal bütünleşmeyi hedefleyen, herkese eşit fırsat ve haklar tanıyan daha fazla adalet, eşitlik, maddi refah ve katılım sağlayacak sistemler kurmaktır. Ço- cukların, engellilerin ve yaşlıların kendi ortamlarında korumak, bak- mak, desteklemek, onları güçlendirerek sosyal potansiyellerini en üst düzeyde gerçekleştirmeleri ve kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlayacak tedbirleri almaktır. Türkiye’nin sosyal politika anlayışı; insan hak ve özgürlüklerinin sağ- landığı, insanı odak alan, yeşil ekonomik kalkınmayı destekleyen, büyümeden elde edilen geliri vatandaşlar arasında eşit ve dengeli bir şekilde dağıtmayı hedefleyen, sosyal adaleti sağlayan, bireyi, aileyi ve toplumu güçlendiren, çoğulcu, bütünleştirici ve katılımcı demok- rasiyi esas alan, toplumsal dayanışmayı güçlendiren, toplumun tüm kesimleri arasında güven ve birlik tesis eden sosyal devlet anlayışıyla vatandaşların refah düzeyini artırarak geleceğe taşımaktır. Son yirmi yılda Türkiye’nin sosyal politika hizmet ve modellerinin in- celendiği bu kitapta, benzer politika ve programların diğer ülkelerde de uygulandığı görülmektedir. Ancak Türkiye’nin sosyal politika uy- gulamalarındaki başarısı; Aile Sosyal Destek Programı ve Vefa Destek Grupları örneklerinde olduğu gibi tüm dezavantajlı grupların ihtiyaç- larının Türkiye’ye özgü sosyal hizmet modelleri geliştirilerek karşı- lanmasına yönelik üstün çabasından kaynaklanmaktadır. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME | 139 2002 yılından bu yana Türkiye, sosyal hizmet ve yardım uygulama- larında gerek nitelik gerek nicelik açısından birçok gelişmiş ülkenin başaramadığı bir ivme yakalamıştır. Özet olarak; • Son yirmi yılda Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin uyguladığı sosyal politikalar yediden yetmişe tüm Türkiye’yi kapsamakta- dır. Toplumun tamamı sosyal koruma şemsiyesi altına alınmıştır. • Sosyal politikaların kapsamı genişlemiş ve hizmetler çeşitlenmiş- tir. • Sosyal devlet, sosyal politikalar aracılığıyla adeta kimsesizlerin kimsesi olmuştur. • Sosyal politikalar, sosyal yardımlar aracılığıyla doğrudan vatan- daşa ulaşmaktadır. • Başarıyla uygulanan sosyal politikalar birçok çağdaş refah dev- letinin düzeyini yakalamış ve birçok ülke tarafından da model alınmıştır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlik ettiği Türkiye Yüzyılı sosyal politika uygulamaları, geçmişte, şimdi ve ge- lecekte sadece Türkiye için değil, tüm insanlığa daha adil bir dünya- nın mümkün olabildiğini göstermiştir. Bu manifesto; insan haklarını geliştirme, insana dokunma, sosyal adaleti, eşitliği sağlama ve sosyal sorunların çözümü sürecinde oldukça önemli bir vizyon ortaya koy- maktadır. Sosyal politikaların en önemli hedefi; toplumun farklı kesimleri ara- sında ortaya çıkabilecek toplumsal çatışmaları ve huzursuzlukları azaltarak, toplumsal adaleti, eşitliği, kalkınmayı, barışı ve huzuru inşa etmektir. Sosyal politikanın evrensel özelliklerini taşıyan, geliş- meye açık olan ve gelecek yüzyıla şekil verebilecek makro düzeydeki bazı sosyal politika hedefleri : • Türkiye dâhil tüm dünyada insanların karşı karşıya kaldığı temel sorunların çözümünün belirlendiği BM Sürdürülebilir Kalkınma amaçlarına ulaşılması, • Küresel düzeyde ortaya çıkan ve çıkabilecek ekonomik, sosyal ve 140 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI kültürel sorunlara karşı ülkelerin kendi vatandaşlarını korunma- ları amacıyla risk analizlerinin gerçekleştirilmesi, • Günümüzde, göç ve mülteci sorunu gelecekte önemli sosyal so- runların ortaya çıkmasına neden olabilecek güçlü belirtiler gös- termektedir. Çevresel felaketler, iklim değişiklikleri, çatışma ve savaşlar tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızlı bir nüfus hareketliliğine yol açmaktadır. Tüm dünyada yaşanan bu göç ha- reketlerine, disiplinler arası ve bütüncül bir yaklaşımla müdahale edilerek göç sürecinin başarıyla yönetilmesi amacıyla gerekli eği- tim, istihdam ve sosyal hizmet projelerinin geliştirilmesi, • Küresel ısınma ve çevresel felaketler, giderek daha fazla sosyal ve ekonomik eşitsizlik ve adaletsizlik üretmektedir. İklim değişikli- ğinin yarattığı sorunların çözümü amacıyla, öncelikle iklim mül- tecilerinin ve dezavantajlı grupların korunmasına ve yaşamları- nın sürdürülmesine yönelik sosyal politika stratejilerinin hayata geçirilmesi, • Madde bağımlılığı ve teknoloji bağımlılığı başta olmak üzere tüm davranışsal bağımlılık türlerine yönelik koruyucu-önleyici ted- birlerin geliştirilmesi ve söz konusu bağımlılıklarla mücadelede gerekli adımların atılması, • Covid-19 pandemisiyle birlikte Türkiye başta olmak üzere birçok ülke çevrimiçi uygulamalarını kendi sistemlerine başarıyla adap- te edebilmişlerdir. Bu deneyim, ülkelerin gelecekte; e-sosyal poli- tika, e-sosyal hizmet ve e-sağlık uygulamalarına olan ihtiyacı ar- tıracaktır. Gittikçe dijitalleşen dünyada artan çevrimiçi hizmetler için ülkelerin kendi teknolojik altyapı sistemlerini güçlendirmesi, • Covid-19 pandemisiyle ortaya çıkan dijital göçmenler, güvenceli esnek çalışma gibi yeni iş türlerinin ülkelerin sosyal güvenlik sis- temlerine ve mevzuatına uyumlu hale getirilmesi, • Kamu ve özel sosyal sektörün dijital dönüşüme hazırlanması yö- nünde her türlü desteğin sağlanması, • Şimdi ve gelecekte vatandaşların karşılaşabileceği ailevi, ekono- mik, sosyal ve mesleki risklerin önceden belirlenmesi, koruyucu - önleyici tedbirlerin alınması ve gerekli hizmetlerin planlaması, SONUÇ VE DEĞERLENDİRME | 141 • Ortaya çıkabilecek her türlü riske karşı aile bütünlüğünün ko- runması ve aile refahının artırılmasına yönelik sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerinin gerçekleştirmesi ve bunların sürdürülebilir kılınması, • Ekonomik, sosyal ve kültürel yapıdaki zorlanmalara karşı aile ya- pısının ve değerlerinin korunarak gelecek nesillere sağlıklı biçim- de aktarılmasını sağlamak amacıyla her türlü tedbirin alınması, • Sosyal medya mecraları başta olmak üzere, çocukların ve gençle- rin her türlü ihmal ve istismardan korunarak sağlıklı gelişimini temin etmek amacıyla gerekli koruyucu ve önleyici hizmetlerin geliştirilmesi, birimler kurularak bunların işleyişinin gerçekleşti- rilmesi, • Kadınlara karşı her türlü ayrımcılığı önlemek, kadının insan hak- larını korumak ve geliştirmek, kadınların toplumsal hayatın tüm alanlarında hak, fırsat ve imkânlardan eşit biçimde yararlanma- larını sağlamak amacıyla gerekli düzenlemeleri içeren politika uygulamalarının hayata geçirilmesi ve bunların sürdürülebilir kılınması, • Engellilerin ve yaşlıların her türlü engel, ihmal ve dışlanmaya karşı toplumsal hayata, ayrımcılığa uğramadan ve etkin biçimde katılmalarını sağlamak için olası tüm risklerin belirlenerek bu yönde politikaların gelişimine önem verilmesi, • Çocuk, engelli ve yaşlıların bakımını sağlayacak bakım persone- linin yetiştirilmesi için gerekli istihdam politikalarının geliştiril- mesi, • Tüm dünyada yaşlı nüfus ve doğuştan beklenen yaşam ümidi gittikçe yükselmektedir. Yaşlanmaya ve diğer sağlık sorunlarına bağlı ortaya çıkan uzun süreli kronik hastalıkların bakım ve te- davisinin gerçekleştirilmesi amacıyla bakım sigorta sisteminin hayata geçirilmesi, • Bakım politikalarını etkileyebilecek ve şekillendirebilecek faktör- lerin belirlenmesi amacıyla ülkeler düzeyinde ulusal, uluslararası kongreler ve bilimsel çalışmaların gerçekleştirilmesi, 142 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI • Yoksulluğa karşı mücadele edebilmek için toplumun sosyal yar- dım ve korumaya ihtiyaç duyan kesimlerine yönelik sosyal yar- dım ve dayanışma faaliyetlerinin düzenli, etkin ve sürdürülebilir biçimde yürütülmesi, • Çocuğun, engellinin, kadının ve yaşlının üstün yararı gözetilerek yaşadıkları ortamlarda bakımlarını, korunmalarını ve desteklen- melerini amaçlayan politika uygulamalarına öncelik verilmesi, • Engelli, yaşlı ve çocuklar başta olmak üzere tüm nüfus grupları- nın ihtiyaçlarına uygun kent ortamlarını tasarlamak ve yaş dostu belediyecilik uygulamalarının yaygınlaştırılması ve desteklenme- si, • Nüfusun genelinde sağlık okuryazarlık oranının artırılması, • Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için önem teşkil eden sporun yaşlı ve çocuklar da dâhil olmak üzere tüm nüfus grupları arasında yay- gınlaşması yönünde çalışmalarda bulunulması, • Sosyal politika uygulamalarının sosyal etkilerinin (etkinlik ana- lizleri) yapılması, • Sosyal alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının güç- lendirmesi, • Sosyal politikalarda, sürekli kendini değerlendiren ve geri dönüt- lerle hizmet kalitesini sürekli yenileyen bir mekanizmanın oluş- turulması, • Vatandaşın sosyal refah hizmetlerine (sosyal hizmet, sosyal yar- dım, konut, sosyal güvenlik vb.) erişiminin kolaylaştırılması • Özel sektörün sosyal sorumluluk girişimlerine destek verilmesi şeklinde sıralanmaktadır. Sosyal politikaların odağını oluşturan sosyal hizmet ve sosyal yar- dımlar alanında hizmet standartlarının oluşturulması, gözetim ve denetim süreciyle eğitim kalitesinin yükseltilmesi, nitelikli persone- lin istihdamı ve denetiminin gerçekleştirilmesi, korunma gereksinimi altındaki çocuklara yönelik alternatif modellerin geliştirilmesi, artan SONUÇ VE DEĞERLENDİRME | 143 yaşlı nüfusa yönelik hizmetlerin çeşitlendirilmesi ve yaygınlaştırıl- ması ihtiyacı önemini bugün hala korumaktadır. Tüm bu uygulama- lar geleceğin Türkiye’sinde refah rejiminin daha da güçlenmesini sağ- layacaktır. 2053 vizyonunda Türkiye’nin en önemli hedefi; sosyal politikalarda kadim bir geçmişten refah ötesi uygulamalara ve hedeflere ulaşmak- tır. Bunun için; toplumun tamamını kapsayan, tam istihdamı hedef- leyen, sosyal adaletten, insan haklarından ve eşitlikten asla ödün ver- meyen, refahı tabana yayan, gelirin adaletli dağılımını ve paylaşımını önceleyen ve çalışma yoluyla refaha erişim hakkını uygulayan sonuç- ta da eksikliklerini belirleyerek kendini yenileyen ve insani sistem- lere dayalı politika stratejilerinin sürdürülmesi ve bunların sürekli geliştirilmesinin gerekli olduğu düşünülmektedir. 144 | YÜZYILIN SOSYAL POLİTİKALARI